Suya Düşen Kan Bir Ehl-i Beyt Romanı

8,9/10  (11 Oy) · 
27 okunma  · 
11 beğeni  · 
1.025 gösterim
Hazreti Adem, Hazreti Yakub, Hazreti Yusuf, Hazreti Fatıma ve Zeynü'l Abidin...

Bu beş insan, tarihte herkesten çok ağlamıştır. Hazreti Adem, cennetten çıkarıldıktan sonra o kadar çok ağladı ki gözyaşları yüzünde iz bıraktı. Hazreti Yakub, oğlu Yusuf'a o kadar ağladı ki, gözlerini kaybetti. Bu yüzden Hazreti Yakub'a şöyle dediler: "Ey Yakub! Sen o kadar Yusuf'u düşünüp ağlıyorsun ki ağlamakla helak olacaksın."

Hazreti Yusuf da babası Yakub'dan uzak kaldığı için o kadar ağladı ki, hapiste olanlar rahatsız oldular ve şöyle dediler: "Ey Yusuf! Ya geceleri ağla gündüzleri sus veya gündüzleri ağla geceleri sus!" Hazreti Yusuf geceleri veya gündüzleri ağlama hususunda onlarla anlaştı. Hazreti Fatımatü'z Zehra da babasından sonra o kadar çok ağladı ki, Medine halkı rahatsız oldular ve: "Ey Peygamber'in kızı! Gece gündüz ağlaman bizde derman bırakmıyor ki iş yapalım" dediler. Hazreti Fatıma, babasının firakına ancak altı ay dayanabildi.

İmam Zeyn'ül-Abidin de kırk yıl boyunca Kerbela için gözyaşı döktü. Önüne yemek bıraktıklarında ağlıyordu, kendisine su getirdiklerinde ağlıyordu… Bir gün yakınlarından birisi, "Ağlamanızla kendinizi helak edeceğinizden korkuyorum!" deyince şöyle dedi: "Ben üzüntü ve kederimi Allah'a şikayet ediyorum. Ben bir takım şeyler biliyorum ki sizler bilmiyorsunuz. Ben Kerbela'yı hatırladığımda hıçkırıklar boğazımı sıkıyor...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2013
  • Sayfa Sayısı:
    394
  • ISBN:
    9786055314576
  • Yayınevi:
    Ufuk Kitapları
  • Kitabın Türü:
Bekir İstanbul 
30 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Bu kitabı okuyunca ehl-i beyt hakkında ne kadar az şey bildiğimi gördüm ve kendimden utandım. Kerbelada ne kadar büyük acılar yaşanmış, Peygamberimizin torununa, akrabalarına ne fena zulümler yapılmış, öğrendim.

Kitap kısa kısa peygamberimizin peygamberliğinden başlayıp Bedir, Uhud, Hendek, Mekke'nin fethi, cemel vakası, sıffin savaşı hakkında bilgiler veriyor. En son kufelilerin ne kadar dönek, acımasız olduklarını anlatıyor. Dili çok güzel ve akıcı. Tavsiye ederim..

Ayten Ernaz Tiryaki 
07 Eki 2015, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 8/10 puan

Ehl-i Beyt'i, yaşadıkları dönemi, şartlarını ve Kerbela'da yaşananları öğrenmek adına bilgilendirici bir kitap. Dili akıcı, kişiler ve olayların çokluğuna rağmen kulak dolgunlundan olsa gerek benim için öğretici oldu. Alevi kardeşlerimizi çok daha iyi anlıyorum artık. Ve onlardan farklı olmadığımı.Özde aynı iken farklı olduğumuzu düşündüren ney? Orası muğlak işte!

emine yiğit 
14 Kas 09:32, Kitabı okudu, 19 günde, Beğendi, 10/10 puan

ne kadar da eksikmiş bilgilerimiz...çok şey öğrendim ve uygulamaya çalıştım..okuduğum ve öğrendiğim en güzel kitap..,,,,,,,,,,,,,,,,

Cemil Cüneyt 
14 Ara 2013, Kitabı okumadı, Puan vermedi

Kitap Ehli Beyt ailesini akıcı bir dille anlatmış

Kitaptan 30 Alıntı

Bekir İstanbul 
23 May 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Halbuki vicdanların kabul etmediği her icraat, iktidarın tabutuna çakılan bir çiviydi.

Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 223)Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 223)
Metin Özdemir 
19 Mar 19:11, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Peygamberimiz(sav), Ensar ve Muhaciri bir yerde toplayarak onları birbirine kardeş yaptığı sırada Hazreti Ali çıkageldi. Henüz yirmi iki yaşında, hayatının baharında bir delikanlı idi.
" Ey Allah'ın Resulü, arkadaşlarını birbirine kardeş yaptın, beni kimseyle kardeş yapmadın." dedi.
Resulullah Efendimiz(sav) belli ki onu kendisine bırakmıştı.
Hazreti Ali'nin elini tuttu ve;
"Ali benim kardeşimdir, Ali benim dünya ve ahiret kardeşimdir."
Bu hadise "musahiplik" geleneğinin başlangıcıdır.
Musahip, kardeşinin inleyişini duyan insandır,vefalı ,yoldaşını ve gönüldaşını yolda bırakmayandır.

Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 65)Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 65)
Metin Özdemir 
19 Mar 19:28, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Hudeybiye'den dönüş yolunda inen Fetih suresinin son ayetindeki;
"...Secde eseri olan alametleri yüzlerindedir..." ilahi beyanı özellikle İmamı Ali'yi işaret etmekteydi. Allah'ın Resulü; "Gece namazı çok olanın gündüz, yüzü güzel olur." sözüyle bu gerçeği dile getirmişti.

Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 107)Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 107)
Metin Özdemir 
 19 Mar 20:13, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Bir zamanlar Kabe, taş taş , duvar duvar yükselirken İbrahim Aleyhisselam'ın;
"Allah'ım! Oğlum İsmail'le birlikte sana bir ev inşa ediyoruz, bizden bunu kabul buyur." dediği gibi; İmam Hüseyin de göçmen kuşlar misali "Ev Halkı"yla yeni bir dünya kurmaya gidiyordu.
İçinde zulüm barındırmayan bir dünya...
İçinde hep Hüseyinlerin olduğu, İsmaillerin olduğu bir dünya... Hüseyinlerin hunharca şehit edilmediği, İsmaillerin boğazlanmadığı bir dünya...
Yezitlerin, Şimirlerin olmadığı bir dünya...
Bu dünyayı kurabilecek miydi? Yoksa bu hayali onun Kerbelası mı olacaktı ?

Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 262)Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 262)
Metin Özdemir 
 19 Mar 20:28, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Kerbela bir çığlıktı, bir sesti: İkiyüzlülüğe, kaypaklığa ve arkadan vurma alçaklığına karşı yükselen bir ses...
Bağrından taş taş, duvar duvar medeniyetlerin yükseleceği bir ses...
Umranları öfke değil, ses kurardı.
Öfke sadece yıkar, yakar,yok ederdi.
Kerbela, Ses'in öfkeye tutsak olduğu yerdi.
Kerbela bir feryattı... Yüz üstü debelenen değil, izzetle yükselen bir feryat...
Kerbela, "Kula kulluk en büyük onursuzluktur!" diyenlerin diyarıydı.

Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 298)Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 298)
Metin Özdemir 
19 Mar 19:19, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Hazreti Fatımatüzehra'nın dudaklarından bir gün şu sözler döküldü:
"Hicret ne kolay, insanın Ensar gibi kardeşleri olduktan sonra."
Bir Mekkelilerin yaptıklarını düşünüyordu, bir de Medinelilerin. Şehirler ve insanlar ne kadar farklıydı. Biri işkence ederken diğeri yaralarını sarıyordu. Biri elindekini almaya çalışırken diğeri elindekini paylaşıyordu. Biri canına kast ederken diğeri canını veriyordu. Biri kovarken diğeri bağrına basıyordu.

Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 71)Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 71)
Metin Özdemir 
19 Mar 19:47, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Şu bir gerçek ki cahil dost, akıllı düşmandan daha çok zarar verir.

Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 183)Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 183)
Metin Özdemir 
19 Mar 18:27, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Onun içindir ki Peygamberimiz(sav) Hazreti Fatıma'yı bir başka sevdi.
Fatıma sevgisi, çöldeki çığlıklara isyandı.
Vahşete bir isyandı.
Çünkü o yıllarda bir kızları olduğu haberini alan babaların suratları düşüyor, gölgeleniyor ve kapkara kesiliyordu.
Baba, utancından günlerce evinden dışarı çıkmıyordu.
Kız çocukları kendi katilleri ile yıllarca aynı çatı altında yaşıyordu. Ve sonra bir gün "babaları" onları ellerinden tutup "Haydi seni dayına götüreceğim" diyordu. Ama kısa süre sonra baba eve yalnız dönüyordu; küçük kız, çöldeki isimsiz binlerce kuyudan birinin dibinde yatıyordu.
Nice kız çocukları, attıkları adımların son adımları, aldıkları nefeslerin son nefesleri olduğunu bilmeden babalarının önünde seke zıplaya koşturarak uzaklaşıyordu evlerinden. Anneleri yaşlı gözlerle bakıp kalıyordu arkalarından.

Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 38)Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 38)
Metin Özdemir 
 19 Mar 18:58, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Manzara pek hazindi. Mekkelilerden bazıları bu manzaraya dayanamıyor, boş evlerin önünde durup gözyaşı döküyorlardı. Allah'ın Resulü, " Sevr Dağı'nın doruklarında durmuş, doğup büyüdüğü şehri seyrediyordu. Yüreğindeki hüzün dudaklarından döküldü; "Ey Mekke! Vallahi seni çok seviyorum, eğer beni senden çıkarmasalardı asla senden ayrılmazdım."

Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 62)Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 62)
Metin Özdemir 
19 Mar 20:22, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Dünya gazap olmuş, asırların ve çağların hafızasını çağrıştıran en üstün annenin evlatlarının üzerine geliyordu.

Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 296)Suya Düşen Kan, Harun Tokak (Sayfa 296)
3 /