Tanios Kayası

8,1/10  (80 Oy) · 
322 okunma  · 
56 beğeni  · 
1.683 gösterim
Amin Maalouf'tan (1993'te yayınladığımız ilk iki romanı) Afrikalı "Leo ve Semerkant"tan sonra, yine bir Doğu öyküsü.
Mehmet Ali Paşa'lı yılların Mısır'ı. Güzelliğini çarmıh gibi taşıyan bir kadın: Lamia. Lamia'nın gölgesine sığındığı bir şeyh: Francis. Yasak aşk meyvesi bir oğul: Tanios. Başka bir kadın: Esma.
Bir serüven ve sadakat romanı...

Yazara ünlü "Goncourt" ödülünü getiren kitap ilk kez dilimizde.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    217
  • ISBN:
    9789750809941
  • Orijinal Adı:
    Le Rocher De Tanios
  • Çeviri:
    Işık Ergüden
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
emine çelikbaş 
24 Şub 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Öncelikle Amin Maalouf 1993’te yazdığı Tanios Kayası ile Fransa’nın en önemli edebiyat ödüllerinden olan Goncourt Ödülü’nü kazanmıştır ve bu ödül her yazara bir kere verilmekteymiş.
Osmanlı’nın artık iyiden iyiye çatırdadığı bir dönemde, Mehmet Ali Paşa’lı Mısır’ın şeyhler, derebeylikler, emirler arasındaki mücadelelerini, Fransız ihtilalinin Mısır’daki yansımalarını ele alıyor yazar. Ve tabii ki yaşananların Dağlılar üzerindeki etkileri.
Ve tarih yine gözler önüne öyle bir seriyor ki, yaşananlara sebep olan yine piyonlar değil, düzenin değişmesini sağlayıp, insanlığı sömürmeyi bekleyen dış güçler. Ama gerçekten bu bir sadakat ve serüven romanı (Yapı Kredi Yayınları – Tanios Kayası, arka kapak cümlesi). Henüz 16 yaşında aşık olup, kendini aşkında kaybeden bir oğul; oğlunun aşkı uğruna, yapılan haksızlıklara karşı ilk defa tavrını ortaya koyan, cinayet işleyen bir baba (ama gözümde asla katil değil). Baba oğulun Mısır’dan Kıbrıs’a kaçışı. Bu Dağ’ın emirinden, ölümden kaçışken, sürgün bir aşk içinken, henüz 18 yaşında Tanios’un kendini Dağ’ın kurtuluşundaki kilit adam olarak bulması, emirin hayatının Tanios’un iki dudağının arasında oluşunun hikayesi.
Olaylar öyle güzel anlatılıyor ki, hiç görmediğiniz Dağlılar arasında, şeyhin şatosunda, Lamia’nın bakışında, Tanios’un asi ruhunda, Papaz’ın evinde, kütüphanesinin raflarında, Katırcı Nadir’in gülüşünde, çeşme başında oyun oynayan çocukların yanında, kaçış yolunda gemide, Kıbrıs’ta Rum kahvesinde olabiliyorsunuz. Burnunuzda portakalın kokusu kalıyor. Ben oradaydım diyebilirim. Maalouf yalın ama büyülü bir dille sadece anlatmıyor, yaşatıyor da size olanları.
Semerkant hiç bitmesin isteyip, yarıya gelince başa dönüp kitabı tekrar okumuştum. Tanios Kayasıysa sabır gerektiren bir başlangıçla iyiki bırakmamışım dedirten harika bir eser. Ama çevirisine ayrıca bir hayran oldum: Işık Ergüden. Bu kitap çeviri değil, Türkçe yazılmış dedirtecek ustalıkta. Emeğine sağlık.

sezen 
15 Kas 2015, Kitabı okudu, 6/10 puan

Tanios Kayası 1993 yılında yayımlanmış. Yazarın "Semerkant" adlı eserini okuduysanız, o muhteşem tadı bu kitapta bulamayabilirsiniz. Kitabın konusundan bahsedecek olursak,
# Eser, Osmanlı Devleti'nin Mısır Hidivi olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa döneminde geçiyor. Siyasi ortam karışık. İşin içinde Osmanlı Devleti, İngilizler, Fransızlar var. Dönemin siyaseti belirleyici unsurları olan din adamları da eserde geniş yer tutuyor. Kfaryabda adlı bir dağ yerleşkesinde cereyan ediyor olaylar, Kıbrıs'a kadar uzanıyor.
#Şeyh Françis bu dağın şeyhidir, güçlüdür ve zaaflarına karşın halk tarafından sevilmektedir. Şeyh ile kahyasının karısı olan güzel Lamia'nın yaşadığı ilişkiden dünyaya gelen Tanios hikayenin düğüm noktasıdır. Ancak şunu belirtmeliyim ki, ben kitapta öyle büyük, yasak, yakıcı bir aşk görmedim. Kitabın arka kapağındaki ibareler üzerinde baya süsleme yapılmış. Aslında anlatılan büyük aşklar değil, büyük siyasi gerilimler, manevralar, halkın yaşayışı ve gelenekler... Eseri böyle düşünüp okursanız daha çok zevk alırsınız.

#Güçlü şeyh Françis, güzel ama silik kadın Lamia, Papaz Butros, Patrik, kahya Gerios, Peder Stolton, Françis'in asi oğlu Raad, eski kahya Rukoz, onun güzel kızı Esma ve Tanios...

#İyi okumalar dilerim...

Müzeyem Adem 
19 May 19:32, Kitabı okudu, 14 günde, 5/10 puan

Yazarın okuduğum ilk kitabı. Anlatımını ve hikayenin kurgusunu oldukça başarılı buldum. Kolay okunan hatta ''su gibi'' akıp giden bir kitap.
Romanın kasvetli bir havası var. Belirsizlik ve gerilim içinde yaşanan, huzura hasret kalınan bir dönem anlatılmakta bu kitapta. Bir yanda iktidar savaşı sürdüren ''büyükler'', diğer tarafta ise bu savaşta mağdur olan ''küçükler''- yerli halk. Bol, bol siyaset içeren bir eser. Bundan dolayı ben okurken bazı yerlerinde sıkıldım.
Genel olarak bakıldığında güzel bir kitap ama her ne kadar masalımsı bir anlatım söz konusu olsa da büyüleyici değil. Özetle okumasanız da olur.

Esra Dalkılıç 
20 Haz 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Mısır'da geçen hikaye yazarın diğer romanları gibi insanı hemencecik içine çekiveriyor.Sıkılmadan zevkle okuyabileceğiniz bir kitap.Yine de bana göre yazarın en iyi romanı Semerkant'tır.

Mehmet Yılmaz 
11 Kas 18:45, Puan vermedi

Amin Maalouf bu sefer de köklerinin olduğu coğrafyayı anlatmış. Ancak bu kez kahramanlar hristiyan Araplar. Açıkçası okurken bazen sıkıldığım yerler oldu. Asla bir Semerkant değilse de tipik bir Maalouf romanı.

Umut Çalışan 
26 Şub 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Yazar, olayı üçüncü kişinin ağzından anlatmak yerine, hikayeyi anlatacak bir karakter kurgulamış, hoş olmuş. Hikaye bu ya, adı verilmeyen anlatıcımız, köyünün tarihini araştırmaya karar veriyor ve köyü hakkında yazılan bir kaç tarihçeden okuduklarını, dedesinin bir arkadaşının anlattıklarını ve diğer araştırmalarını derleyerek bize aktarıyor.

Tanios, Kfaryabda köyünün Şeyhi Francis'in kahyası Gerios'un oğlu. Ancak kitabın sonuna kadar acaba Şeyh'İn oğlu olabilir mi sorusu gündem de tutuluyor. Lakin asıl mevzu bu değil. Tanios'un doğumundan itibaren, Mısır Paşası ve Osmanlı Padişahı arasındaki çekişmelerin köylülerin ve Tanios'un hayatı üzerindeki etkileri anlatılıyor.

İlk bölüm biraz sıkıcı gibi gelse de anlatımın büyüsüne kapılmanız uzun sürmüyor. Maalouf'un diğer kitaplarında olduğu gibi tam anlamıyla bir Arap masalı tadında bir anlatım var. Çok güzel. Diğer kitaplar demişken, yazarın okuduğum diğer kitapları içinde (Doğu'nun Limanları, Işık Bahçeleri, Semerkand) kurgusu en derli toplu, en rahat anlaşılır olanı.

YKY, her ne kadar arka kapakta "seven bir kadın Lamia, otoriter ve çapkın bir Şeyh, aşk, nefret, ihanet ve tabi kii melodrammmm, üç perdeeee" tadında bir yazı kullansa da bu tanıtım, kitabın içeriğine hakaret. Lamia kitabın bir kaç yerinde geçmekte ve kurguya etkisi Tanios'u doğurmaktan ibaret. Kimsenin gölgesine sığındığı falan da yok. Ha bir de Esma denmiş. Esma denen kızın koca kitapta üç satır diyaloğu yok. Güzelim kitabı yerli dizi fragmanıyla lanse etmekle ayıp etmişler.

hüzeyme demiralay 
10 Tem 20:27, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Semerkant'la sizi alıp Doğu'ya götüren Amin,güzel bir öykü ile karşınıza çıkıyor ve yine Doğu'nun mistik havasını solumanızı sağlıyor. Semerkant'tan hemen sonra okuduğum bu kitabın tadı hala damağımdadır :) mutlaka okumalısınız.

Cihan Gençoğlu 
06 Tem 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Çok sıkılmadığım, ancak yeniden okumayacağım bir eser. Yazarın "Semerkant" adlı eserini okumuşsanız, beklentinizin altında kalabilir. Ki benim için de öyle oldu.

Derya Özyurt 
02 Oca 21:11, Kitabı okudu, 219 günde, 3/10 puan

Çok zor bitirdiğim bir kitaptı, bırakmamak için çok direndim, sonunda bitirdim, okumak isteyenlere kolay gelsin☺

Doğunun kültürünü içinde barındıran,anlatım bakımından dili çok akıcı bir kitap.Amin Maalafuf'un gergeç bir öykü üzerinden esinlenerek yazdığı ve gerisini kurguladığı mistik bir hava oluşturmuş.Romanın baş kahramanı Tanios ve onun şüpheli doğumuyla başlıyor hikayemiz.Olaylar 19.yy'da Mısır emirliklerinden birine bağlı bir dağ köyünde geçiyor. Köyün Şeyh'i Francis, güzelliği dillere destan bir kadın Lamia ..dönemin siyasal ve toplumsal gelişmelerini de ele alan harika bir Maalouf anlatımı daha .

2 /

Kitaptan 38 Alıntı

Sadettin TANIK 
19 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Tanrı uzakta değil, oğlum. Bu insanların seni kendi kinleri doğrultusunda gütmelerine izin verme, kendi kendine kaldığında ve Tanrı huzurunda yüzünü kızartmayacak şekilde davran.

Tanios Kayası, Amin MaaloufTanios Kayası, Amin Maalouf
emine çelikbaş 
21 Şub 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Eğer önündeki kapılar bir daha yüzüne kapanacak olursa, hayatının sona ermediğini düşün. Sona eren şey yalnızca hayatlarının birincisidir ve diğeri başlamak üzere sabırsızlanmaktadır. O zaman bir gemiye bin, seni bekleyen bir kent vardır.

Tanios Kayası, Amin Maalouf (Sayfa 120)Tanios Kayası, Amin Maalouf (Sayfa 120)

Yürekten istediğin ve gerçekleştiğinde mutluluğa boğulacağın bir dileğin varsa, onu yerine getirmesi için Tanrı’ya yalvarırsın. Ama bu işi nasıl yapacağını ona emredemezsin.

Tanios Kayası, Amin MaaloufTanios Kayası, Amin Maalouf
emine çelikbaş 
14 Şub 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

"Karanlık dönemlerden geçmenin yolunun sahte aydınlıkların peşinden koşmak olduğu söylenmez mi? Tıpkı dağda, ilkbaharda, insan bir akarsuyun ortasında kaldığında, kıyıya ancak bir kaygan taştan diğerine basa basa geçmesi gibi."

Tanios Kayası, Amin Maalouf (Sayfa 60 - YKY)Tanios Kayası, Amin Maalouf (Sayfa 60 - YKY)
emine çelikbaş 
14 Şub 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Bilge adamın sözü, aydınlıkta akan su gibidir. Ama insanoğlu her çağda, en karanlık mağaralardan fışkıran suyu içmeyi yeğlemiştir.

Tanios Kayası, Amin Maalouf (Sayfa 63 - Nadir, Katırcının Bilgeliği)Tanios Kayası, Amin Maalouf (Sayfa 63 - Nadir, Katırcının Bilgeliği)
sezen 
15 Kas 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 6/10 puan

"Eğer bir genelev patronunu görmeye gidiyorsam, bakireliğin meziyetleri üzerine söylev çekmesini dinlemek için değildir."

Tanios Kayası, Amin Maalouf (Sayfa 201)Tanios Kayası, Amin Maalouf (Sayfa 201)

Heybetli bir koltuk görünümünde, kalçaların konduğu yer sanki oturula oturula yıpranmış gibi çukurlaşmış, yüksek ve düz bir arkalığı olan ve her iki yana kolçak gibi sarkan bir kaya. Sanıyorm insan adı taşıyan tek kaya odur: Tanios Kayası!

Tanios Kayası, Amin MaaloufTanios Kayası, Amin Maalouf
4 /