Tante Rosa Bütün Eserleri 1

8,3/10  (24 Oy) · 
53 okunma  · 
18 beğeni  · 
1.019 gösterim
İletişim Yayınları Sevgi Soysal’ın bütün eserlerini yayımlıyor. İlk kitap Tante Rosa, Sevgi Soysal’ın ölüm yıldönümü olan 22 Kasım’ın haftasında çıktı. 1968’de yayımlandığında, çocukluğu Birinci Dünya Savaşı Almanya’sında geçmiş, Rosa adlı bir kadının hayat hikâyeciklerini içeren bu roman, edebiyat çevrelerini şaşırtmış ancak pek de anlaşılamamış. Sevgi Soysal’ı 12 Mart dönemi edebiyatı yoluyla tanıyan okura ise hiç ulaşamamış. Oysa Tante Rosa, Sevgi Soysal’ı 12 Mart döneminin simge yazarı yapanın yalnızca 12 Mart değil, Tante Rosa’da ilk filizlerini veren cesur bir kadınca duyarlılık olduğunun en güzel ispatı. Bütün Eserleri dizisinde önce kronolojik bir sırayla romanları yayımlanacak Sevgi Soysal’ın. Tante Rosa’dan sonra sırada kadın-erkek ilişkisi ve evlilik temasını işlediği romanı Yürümek var. Soysal bu romanıyla (1970) TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü’nü kazanmış. Ve yine bu romanı nedeniyle müstehcenlik gerekçesiyle yargılanmış. Daha sonra gelen Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, özellikle Ankaralı solcuların çok sevdiği, etkilendiği bir roman. Oradaki Ali karakteri, ideal bir devrimci modelidir; bir kuşak onu örnek alarak devrimciliği öğrenir. Bir sonraki romanı Şafak ise Murat Belge’nin sözleriyle “devrimci Türkiye romanı için çok yeni ve çok önemlidir” çünkü “Sevgi Soysal’ın olayların nesnelliği ve insanların öznelliği arasında kurduğu diyalektik ilişki, Marksist bir estetiğin ürünüdür.” Sevgi Soysal, kanser tedavisi için gittiği İngiltere’de “hastalık-tedavi ötesi şeyler yapmaya” çalışır. Burada yazmaya başladığı romanı Hoşgeldin Ölüm yarım kalır. İletişim Yayınları’ndan çıkacak Hoşgeldin Ölüm’ün ardına Sevgi Soysal’la aynı dönemde yaşamış ve yazmış, Attilâ İlhan, Oya Baydar, Tomris Uyar, Adalet Ağaoğlu, Ahmet Oktay ve Vüs’at Bener gibi isimlerin tanıklıkları eklenecek. Hoşgeldin Ölüm, bu haliyle belki de bir hüzün kitabı olacak. Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu, romanlardan sonra ilk yayımlanacak anı kitabı. Muzip bir dille yazılmış bu anılar, tefrika edilirken bazı solcuların tepkisini çekmiş. Öykü kitabı Barış Adlı Çocuk, 12 Mart öncesini, daha sonraki değişimi ve hastalığı konu ediyor. Yeni Ortam ve Politika gazetelerine yazdığı yazılarının toplandığı Bakmak ise ilk öykü kitabı Tutkulu Perçem’in ardından yayımlanacak. Yıldırım Türker, bu siyasi deneme yazılarının gazete yazarı olmaya kalkmasındaki en önemli neden olduğunu söylüyor. Türker, Sevgi Soysal’ın kendisi için “ilkgençliğinde dünyayla arasına gerili; şefkatle harelenmiş bir zekâ, isyankâr bir neşe, kül yutmaz bir duruştan dokunmuş bir tül” olduğunu yazıyor. Sevgi Soysal’ın İletişim’den çıkacak son eseri ise daha önce yayımlanmamış oyunu Venüslü Kadınlar. Yayına hazırlanan bir diğer kitap da, Sevgi Soysal’ın eserleri üzerine edebiyat eleştirisi ağırlıklı yazılardan oluşan bir derleme. Genç yaşta kaybettiğimiz Sevgi Soysal’ın bütün eserleriyle yeniden gündeme gelmesi, onunla büyümüş bir kuşağın ona borcunu ödemesi, onu tanımadan büyümüş bir kuşak içinse önemli bir fırsattır.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    105
  • ISBN:
    9789750500923
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:
sezen 
 24 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

"Tante Rosa tüm kadınca bilmeyişlerin tek adıdır."

#Tante Rosa kitabı henüz değeri tam olarak anlaşılamamış bir baş yapıt. Bir kadın olarak bu kitap benim bakış açımı değiştirdi diyebilirim. Başkaldıran, dibe vuran, inanan, aşık olan, aldatan, aldatılan, hayal kuran, tutkuları olan, heyecanları ve enteresan tespitleri olan anti bir karakter Rosa. Sevgi Soysal'ın bu karakteri yaratırken teyzesinden esinlendiği söyleniyor. Doğru olabilir ama yazarın kendi hayatına baktığımızda o da en aykırı kadınlardan. Aykırı lafını kasten kullanıyorum. Toplumlar orta zekalılardan oluşur, kurallara uyan, itaat eden, sorgulamayan ve kendilerine çizilen kadere göre yaşayan insanlardan oluşur. Farklı kim varsa, yaratıcı, üretici, yüksek zekalı; toplumlar bu kişileri eritmeye, kendine benzetmeye çalışır. Benzetemediğini dışlar ve çoğu kez öldürür hem ruhen hem bedenen... Tante Rosa bu yüzden başarısızdır hayatı yaşamada.
Rosa hiç bir yaşantısının üstüne basmadı denilebilir... Kitabındaki mizah, bu doğallıktan geliyor. Kitabındaki çizimler de oldukça başarılı.

#Hem kendi edebiyatımız hem de dünya edebiyatı için, içinizde yer etmiş karakterler kimler sizin için? Herkesin mutlaka bir çok etkilendiği karakter vardır. Bu karakter benim için Tante Rosa'dır. Onun çekip gidecek kadar özgürlüğüne düşkün karakteri beni etkiledi. "Bir daha hiç bir yaşantımın üstüne basmayacağım." Gerçekten de basmıyor. Daha küçük bir kızken, "Sizlerle Başbaşa" dergisinde okuduğu hikayelerle başlıyor kitap. Katolik kilisesi'nden atılan Rosa, Mezarlık bakıcısı olan Rosa, tuvalet bekçiliği yapan Rosa, aşık Rosa, aptal Rosa, kadın Rosa, at cambazı Rosa, prenses Rosa, komik Rosa, bunak Rosa, hayat dolu Rosa...

#Sevgi Soysal 12 Mart 1971 darbe döneminin en çok sansüre uğrayan yazarlarından. Hapse atılan onca yazardan biri.

#Bu kitap benim için okumaktan asla sıkılmayacağım, alıntıların hepsini aklıma kazıdığım, beni yüksek sesle güldüren ve de kalıplar, gelenekler, kader, inanç üzerine çokça düşündüren bir kitap. Kitabı okuyan pek çok kadın ve erkek, ne kadar özgür düşündüğünü iddia ederse etsin, aslında kalıplar arasında sıkışıp kalmış olduğunu hissedecek. Rosa batma riskini umursamadı ve yaşadı. Oysa çoğumuz bu riski göze alamıyoruz, dolayısıyla yaşamak ne demek, sınırları aşmak ne demek bunun da ne demek olduğunu tam olarak bilemiyoruz. Tıpkı İhsan Oktay Anar'ın "Puslu Kıtalar Atlası" kitabındaki Uzun İhsan Efendi gibi. Yazmak kendisine, yaşamak Oğluna kalır.

“Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya’nın şahidi olmaktı”.

Dünyaya şahit olamıyoruz, bari kitap okuyalım... Şahit olanların yazdıklarını...

kevser 
03 Ağu 2015, Kitabı okudu, 6/10 puan

Tante Rosa. Rosa Teyze yani. Sevgi Soysal'ın okuduğum ilk kitabı. Ondan önce hayatını okudum. Kısa süren, dolu geçmiş bir hayat... 40'ında son bulmuş.

Tante Rosa'yı inceleyenler Rosa'nın kadınlara rol biçen topluma karşı baş kaldırdığını söylüyorlar. Evet, toplum kurallarına karşı bir yaşam sürmüş Roza. Fakat bence pek bir anlamsızca. İnceleyenler, eleştirmenler "Toplumun biçtiği rollere girmeyi reddedenlerin de mutlu olabileceğini" söylüyorlar. Bu mümkün olabilir. Yalnız seçilen hayat Tante Rosa'nın hayatıysa mutlu olmak pek mümkün değil bence. Karşı duruş adına yapılan bütün anlamsız seçimleri kutsamaktır bu yapılan. Ve samimi değildir, gerçek hiç değildir. Yanlış yönlendirir.

Toplum bize bazı roller biçmiştir ve bunları elbette kabul etmek istemeyebiliriz. Fakat toplumun bize gizliden biçtiği rollere kapılmayı da reddetmek gerekir. Neyi seçersek seçelim toplumun içindeyiz. Dolayısıyla seçimlerimiz de toplumun var ettiği seçeneklerdir.

Tante Rosa'dan benim çıkardığım sonuç hoş değil. Bencil bir yaşam, bile isteye yaşanan yanlışlar, sıkıntılı zamanlar. Öyle bir hayatı seçip de yaşamaya karşı bu kadar istek duyan biri olacağını pek zannetmiyorum. Dolayısıyla gerçekçi değil.

Sevgi Soysal'ın üslubuna gelince, şiirsel bir dili var. Çok hoşlandığımı söyleyemeyeceğim. Fakat dilinin alaycılığı eğlendirici bir kitap olmasını sağlamış. Diğer kitaplarını okumak için istek uyandırdı bu kitabı. Tante Rosa sadece okunabilir, bir yazarın düşüncelerine, hayal gücüne tanıklık etmek için. Çok büyük anlamlar çıkarmayı beklemek yanlış olur. Dediğim gibi gerçekçi değil.

Seda 
12 Oca 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

14 öykücük, hepsinin ana karakteri de Tante Rosa (isim ve hikayeyi Sevgi Soysal, teyzesi Rosel'in kişiliğinden yola çıkarak yaratmış). 11 yaşında at cambazı olmayı kafasına koyan hayallerle dolu Tante Rosa, at cambazı olamayacağını anladığında rahibe olmaya, rahibe okulundan atıldığında ise evlenmeye karar veriyor. Zorlama evlilik hayatından bunaldığında eşini ve çocuklarını arkasında bırakarak, başka bir kente gidiyor. Mezar düzenleyicisinden, pansiyonculuğa kadar bin bir türlü iş deniyor, kimisinde başarılı olurken, çoğunda çuvallıyor. Asla denemekten vazgeçmiyor, yılmıyor, sil baştan yeni hayatlara başlayabiliyor. Çok farklı, toplumun dışında bir karakteri anlatıyor Tante Rosa. Sanki bir Türkün değil de yabancı bir yazarın elinden çıkmışçasına özgün bir anlatımı ve konusu var kitabın.

Biz okurlar, Tante Rosa'nın doğumundan ölümüne kadar geçen, çoğu zaman hüzünlü, yer yer komik ve alaycı bu farklı hikayesine eşlik ediyoruz yol boyunca. Tante Rosa özgürlüğüne sahip çıkan, yılmayan, farklı olabilen, cesaret dolu bir kadının öyküsü. Kitabın giriş kısmında hem Murat Belge'nin hem de Funda Soysal'ın yazmış olduğu yazılar Sevgi Sosyal'ı ve Tante Rosa'yı daha iyi anlamamızı sağlıyor. Tante Rosa ve Sevgi Soysal'ı okuduğum bu ilk kitapla sevdim. Tavsiye ederim.

Aybeniz Hasanova 
02 Oca 20:25, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 9/10 puan

Kitap çocukluğundan başlayarak ölümüne kadar Tante Rosa'nın hayatını anlatan 14 öyküden oluşuyor. Bir solukta bitti. Yazarın alaycı dili yer yer yüzümüzü gülümsetiyor, bazen düşündürüyor, bazen kendimize bile itiraf etmekten korktuğumuz yanlarımızla yüz yüze geliyoruz. Kitap ilk basıldığı dönemlerde bolca eleştiri almış, kahramanın türk değil bir yabancı - Alman kadını olmasını eleştirmişler. Sevgi Soysal'ın kızı Funda Soysal kitaba yazdığı ön sözde Tante Rosa'yı "...Türkiye için erken ötmüş bir horoz" diye nitelendiriyor. Aslında çok haklı, bizimki gibi toplumlarda Tante Rosa gibi özgürlüğünü sahiplenen, sevmediği düzeni bırakıp gidebilen, farklı olmaktan korkmayan kadınları bügün bile kabullenemiyor o dönemde bunun anlaşılması daha da zor olmalı. Okumaya geç kaldığımı düşündüğüm bir kitap oldu benim için. Farklı ve farklı olduğu kadar da güzel bir kitap. Mutlaka okuyun derim.

Sinan Tütüncüler 
 09 Ara 2015, Kitabı okudu, 1 günde, 6/10 puan

"Yenişehir'de bir Öğle Vakti" beklentisi ile okuduğum kitaptan, beklentimin gerisinde kalan bir hazla ayrıldım. Bu bana bir kez daha kitaplara bir beklenti ile oluşturmadan, mümkünse boş bir zihinle yaklaşmam gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Kitabın kötü olduğunu söyleyemeyeceğim. Sadece alışkın olduğum bir şarkıcıdan alışkın olduğum müzik haricinde birşey dinlemişim hissine sahip oldum. Hikayeler birbirinden ilginçti. Kitabın çizimlerle desteklenmesinden midir bilmem ama Rosa bana fazlası ile karikatür karakteri gibi geldi. İngiltere ziyareti, İngiliz bir çiftçi ile yaptığı evlilik anlaşması, eski eşleri olan ilişki bu algımı güçlendirdi. Değişik bir hikaye denemesi olduğunu söyleyebilirim. Büyük olasılıkla yazarın hayatına dair yakın gözlemlere dayanıyor ama hikaye öğeleri kazandırılmış bir gözlem. Tüm bunlara karşın tam ve olgun bir kitaptan çok bir ara deneme girişimi ile karşı karşıya olduğumu düşündüm. Okuduğum için mutluyum, okumasam eksik kalırdım.

selma gülen 
04 Eyl 13:46, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 9/10 puan

Sevgi Soysal'ın okuduğum ilk kitabı. Çok basit bir dille hatta kısa kısa cümlelerle yazılmış -bence daha zor bir yazım şekli- ve fakat anlatımı çok kuvvetli ifadelerle dolu bir kitap. Tante Rosa'nın başından geçenleri kısa kısa hikayelerle anlatırken aslında onun tüm hayatına şahitlik etmiş oluyor okur. Ve Tante Rosa'nın karşılaştığı bütün zorluklara rağmen, toplumun ona biçtiği yaşam şekli yerine kendi istediği gibi yaşamasını zaman zaman komedi tadında anlatıyor. Çok keyifli ve bir o kadar da düşündürücü bir kitap. Kesinlikle öneririm. Keyifli okumalar.

Burcu Yenidoğan 
28 Oca 15:42, Kitabı okudu, 2 günde, Puan vermedi

Sıradışı bir kitap.
Hayatı boyunca devamlı yeni girişimlerde bulunup, hepsinde başarısız olmuş, yine de denemekten hiç vazgeçmemiş bir kadın anlatılıyor.
Yazarın dili , cümleleri çok farklı, hatta yazarla kitap sonunda yapılan söyleşide yazar 'kötü cümle yapmaktan korkmadan yazdım, yazdığım hiç bir hikayeyi de sonradan düzeltmedim.' diyor. Kitabı okurken bunu çok net hissediyorsunuz zaten.
Çok beğendim diyemeyeceğim ancak yazarın kendine has tarzı olması yazarın özgüvenine hayran bıraktırıyor.

Sezer Altunoğlu 
28 Ağu 01:40, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Yazarın dili çok mizahi ve ironik , bana bir an Sylvia Plath'ın gizdökümcü şiirlerini anımsattı; fakat bazı yerlerde yer yer sıkıldım. Daha çok kadın okurlara hitap eden mizahi bir şekilde kadınlık sorunsalı işleyen bir kitap...

Kitaptan 30 Alıntı

sezen 
20 Tem 13:44, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Gülünç bir ihtilalim ben,kötü bir askeri cuntayım. Gerillalarım var.ne onlar beni devirebiliyor, ne ben onların kökünü kurutabiliyorum...

Tante Rosa, Sevgi Soysal (Sayfa 66)Tante Rosa, Sevgi Soysal (Sayfa 66)
Seda 
11 Oca 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

"İnsanları sevmemeye başladı mı insan, insan gibi yaşamayı da sevmemeye başlıyor, insan gibi çalışmayı, kazanmayı, yemeyi, içmeyi, sevişmeyi, ölmeyi."

Tante Rosa, Sevgi Soysal (Sayfa 60)Tante Rosa, Sevgi Soysal (Sayfa 60)
Seda 
11 Oca 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

"Her yeni aşka yeni bir aptallıkla başlarsan sonunda orospudan beter olursun. O bile olamazsın; aşkı tadabilmek gibi satabilmek de beceri ister."

Tante Rosa, Sevgi Soysal (Sayfa 65)Tante Rosa, Sevgi Soysal (Sayfa 65)
Seda 
11 Oca 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

"İnsan hiçbir şeylere aldırmamaya bir başladı mı, ne kendi durumunu, ne de bütün durumları, üstünde durulmaya değer bulmadı mı; bu bir kış uykusudur ki hiçbir yaz sökemez...”

Tante Rosa, Sevgi SoysalTante Rosa, Sevgi Soysal

“Herkesle alay edilebilir. Ama kendi alaylarını yöneltmek yüceltmek elindedir kişinin.”

Tante Rosa, Sevgi SoysalTante Rosa, Sevgi Soysal
sezen 
08 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Evlilik birlikte edinilmiş eşyalardı ve kesin mal ayrılığı olmadıkça tam anlamıyla bitmiyordu.

Tante Rosa, Sevgi Soysal (Sayfa 73)Tante Rosa, Sevgi Soysal (Sayfa 73)
sezen 
08 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Her şey özlenebilir. Her şey tutku konusu olabilir. Her şey aynı ölçüde kutsal ve aşağılık olabilir. Tutkular çevreye göre değişen şeylerdir. Evli kadınlar toplantısında, en temiz pak aile kadını olmaya özenen aynı kadın, orospuların yanında en orospu olmayı niçin istemesin? Önemli olan istektir, hiçbir istek diğerinden soylu değildir, böyle düşünmüş olabilir Rosa gizliden...

Tante Rosa, Sevgi Soysal (Sayfa 69)Tante Rosa, Sevgi Soysal (Sayfa 69)
Seda 
11 Oca 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

“Bir elmanın bir meyve olduğu, bir babanın baba, bir savaşın savaş olduğu, bir gerçeğin gerçek olduğu, bir yalanın yalan olduğu, bir aşkın aşk olduğu, bir bıkmanın bıkma olduğu, bir başkaldırmanın başkaldırma olduğu, bir sessizliğin bir sessizlik olduğu, bir haksızlığın bir haksızlık olduğu, bir düzenin bir düzen ve bir evliliğin bir evlilik olduğu, olacağı günler gelecekti, inanıyordu Tante Rosa.”

Tante Rosa, Sevgi Soysal (Sayfa 47)Tante Rosa, Sevgi Soysal (Sayfa 47)
BİROL COŞKUN 
27 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Ne diyor Sizlerle Başbaşa dergisinde? "Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." Kolay mı boğulmak? Boğulmak herkesin üstesinden gelebileceği bir şey değildir. Herkesin sadece bir kez boğulma hakkı vardır. Ya ben; boğul babam boğul, sonra yine de yaşamaya devam eder bul kendini.

Tante Rosa, Sevgi Soysal (Sayfa 66)Tante Rosa, Sevgi Soysal (Sayfa 66)
3 /