Tarihe Tanıklığım

8,7/10  (3 Oy) · 
11 okunma  · 
5 beğeni  · 
955 gösterim
Aliya İzzetbegoviç faktörü olmadan Bosna'nın bağımsızlık mücadelesi anlaşılamaz.
Aliya'yı herhangi bir özgürlük savaşçısından ayıran özellik liderliğinin çokyönlü yansımalarında aranmalıdır. Bu kitap, onun kendi kaleminden kişiliğinin yansımalarıdır.
Onun hayatı, toplumunun değerlerine sahip çıkan, bu değerlerin entelektüel ve siyasi olarak yeniden diriltilmesine adanmış bir ömürden ibarettir.

Bosnalı Müslümanların, asimile edilerek kimliklerinin silinmesine yönelik sistematik uygulamalara karşı bir aydın olarak direnmiş, yıllarca hapis yatmıştır.
Bir özgürlük savaşçısı ve devlet adamı olarak bağımsızlık mücadelesine öncülük etmiş, bağımsız Bosna'nın yeniden kurulmasında belirleyici olmuştur.

Düşünür, özgürlük savaşçısı, devlet adamı olarak Aliya İzzetbegoviç yeni bir lider tipinin öncüsüdür.
Bilge kral Aliya İzzetbegoviç'in anılarını okumak, imkansızlıklar içinde büyük umutları besleyen, adaletsizliğe karşı ahlâkın zaferine inanan bir ulusun tarihine tanıklık etmektir.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2003
  • Sayfa Sayısı:
    590
  • ISBN:
    9789758740086
  • Çeviri:
    Ahmet Demirhan, Alev Erkilet Başer, Hanife Öz
  • Yayınevi:
    Klasik Yayınları
  • Kitabın Türü:

Aliya İzzetbegoviç’in Türkçe olarak da neşredilen otobiyografisi ‘Tarihe Tanıklığım’ sadece Aliya’nın hayatının değil onun kaderiyle sıkı sıkıya örtüşen Bosna tarihinin ve bağımsızlık savaşının da önemli ipuçlarını sunuyor bizlere. Aliya’nın kitapta yazdıklarına göre, dedesi İstanbul’da askerliğini yaparken Üsküdar’da yaşayan bir Türk ailenin Sadıka isimli bir kızla evlenir ve Bosna’ya döner. Yani, Aliya’nın babaannesi bir Türk’tür. Zaten babası da Türkçe anlar ama çok fazla konuşamazmış.
Aliya İzzetbegoviç, dine düşkünlüğünün temelinde kısmen de olsa annesinin yattığını söyler. Annesi dindar bir kadındır ve hiç aksamadan her sabah namazına kalkar; bundan çok hoşlanan küçük Aliya’yı da kaldırır ve camiye gönderir. Hodzijizka Camiinin ihtiyar imamı Mujezinoviç ( Müezzinoğlu ) her sabah mutlaka Rahman Suresini okur ve bu küçük Aliya’yı adeta cezb eder.
Aliya’nın okul yılları Yugoslavya’da komünist fikirlerin hızla yayıldığı bir dönemdir. Ancak o, komünizmin Avrupa’daki faşizme karşı bir hareket olarak yayıldığını ve birinin kara totalitarizmse öbürünün de kızıl totalitarizm olduğunu düşünür. Yoğun ateizm propagandalarına rağmen içinde her zaman taşıdığı Allah inancı galip gelir ve kendi ifadesiyle ‘ inancı bir-iki yıllık sallantıdan sonra gelir.’ Üstelik bu kez sadece bir ata mirası, gelenek olarak değil, yeni baştan edinilmiş ve bir daha da hiç kaybedilmeyecek bir inançtır artık!
Aliya’nın aynı ismi taşıdığı diğer dedesi Bosna’da bir validir. I. Dünya Savaşını başlatan suikastın ardından Avusturyalılar suçlu olsun olmasın pek çok Sırp’ı tutuklamaya başlarlar. Bu sırada Aziziye’de 40 kadar masum Sırp da tutuklanır ancak dedesi bu haksızlığa izin vermez. Duruma müdahale edip onları kurtarır. 1944’te ise Ustaşalar’dan kaçıp, Müslüman bölgesine girmek isteyen Aliya, yolda Sırpların eline düşer. Çetnikler epey bir işkence yaparlar ve boğazını keserek onu öldürmeye karar verirler. Ancak Çetnik komutanlardan birisi olan Albay Keseroviç, Aliya’nın kim olduğunu öğrenir ve öldürülmemesi emrini verir. Çünkü dedesinin 30 yıl önce ölümden kurtardığı Sırplardan birisi de odur!
Tarihe Tanıklığım’da bunlar gibi pek çok kişisel hatırası var Aliya’nın. Kitap hacimce kalın lakin Bosna Savaşına ve Bosna’ya ilgi duyanlar için hiç de sıkıcı değil. Aliya’nın şahsi tarihine paralel olarak Boşnakların tarihini de okuyabiliyorsunuz. Hatta 1992-95 arasındaki kara günler o kadar ayrıntılı anlatılıyor ki Bosna iç politikasını ve savaşın seyrini dahi ince ayrıntılara kadar öğrenebiliyorsunuz.
Rahmetli Aliya İzzetbegoviç büyük bir adamdı. Bir entelektüel, bir aydın, bir mütefekkir. Belki bunların hepsinden daha az siyasetçi idi. Genç Müslümanlar teşkilatıyla başlayan siyasi hayatında hep zorluklarla mücadele etmiş ancak Osmanlı/Müslüman kimliğini hiç unutmamış değerli bir şahsiyetti.
Belki de son Osmanlı idi…

Mehmet Feyzi Çetinkaya 
02 Ağu 22:39, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Bu kitapta Aliya İzzetbegoviç önderliğindeki direnişin size uluslararası bir duygu geçişi sağlayacak .Şahsen ben orada yalnız bir kelime olan "Srebrenica" yı ilk defa görünce onu hissettim. Asla büyük devletlerin sahip oldukları imkana sahip olmadılar ve belki olamayacaklar. Ama onların elde ettiği o ahlak zaferi her türlü imkandan değerli.

Kitaptan 2 Alıntı

elif 
28 Ara 2014, Kitabı okuyor, Beğendi, 10/10 puan

"Ben bir Müslümanım ve öyle kalacağım. Kendimi dünyadaki İslam davasının bir neferi olarak telakki ediyorum ve son gününe kadarda böyle hissedeceğim. Çünkü İslam benim için güzel ve asil olan her şeyin diğer adı; dünyadaki Müslüman halklar için daha iyi bir gelecek vââdinin ya da umudunun, onlar için onurlu ve özgür bir hayatın, kısacası benim inancıma göre uğrunda yaşamaya değer her şeyin adıdır."

Tarihe Tanıklığım, Aliya İzzetbegoviçTarihe Tanıklığım, Aliya İzzetbegoviç

Çocukluğum şimdi çok uzak görünüyor ,tıpkı açık bir günde dağlara bakiyormuşum gibi detaylarini değil ama ana hatlarini mükemmel bir şekilde görebiliyorum.hayat kısa değil ,ben onu uzun buluyorum.

Tarihe Tanıklığım, Aliya İzzetbegoviçTarihe Tanıklığım, Aliya İzzetbegoviç