Tatlı Betüş

8,1/10  (9 Oy) · 
50 okunma  · 
4 beğeni  · 
782 gösterim
O kadar çok kaçak eşya çıkardık ki, kaptan şaşıp dehşet içinde kaldı.

-Bu eşyalar katiyen bu gemiden çıkmış olamaz, dedi.Çünkü bizim ki yolcu gemisidir ve bu kadar yükü şu kadar bin tonilatoluk şilepler bile kaldıramaz.Siz bu eşyaları geminin neresinden çıkardınız?

-Kıçından, dedim, geminin kıç ambarı kaçak eşya dolu...İkinci kaptanda,

-Artık alamayız, dedi.Aldıkca kaçak eşya çıkıyor, bu gemi bu kadar yükü taşıyamaz, sonra durduk yere gemiyi batıracağız.Biz mesuliyet kabul edemeyiz...
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2005
  • Sayfa Sayısı:
    333
  • ISBN:
    9759038374
  • Yayınevi:
    Nesin Yayınevi
  • Kitabın Türü:

Aziz Nesin'in ilk olarak 1958 yılında "Bayan Döviz" adıyla yazdığı kitabını, 1960’da "Bir Mirasçı Aranıyor" adıyla düzeltmiş, Barış gazetesinin kitap istemesi üzerine ise 1973’te "Tatlı Betüş" ismi ile son halini almıştır. Aziz Nesin’in sıradışı bir kadını merkezine alan zamanın yüksek sosyete diye tabir edilen kesiminin yozlaşmışlığını her zamanki hicivsel üslubu ile anlattığı bir kitabıdır. Birçok insan tarafından farklı isim vede lakaplarla anılan Tatlı Betüş, etrafındaki insanların ikiyüzlülüğünü kendisi üzerinden kanıtlayarak onlardan intikam almak peşindedir. Ayıplanacak her türlü davranışı sergilemekten çekinmez, buna rağmen onu tanıyanlar onun aslında ne kadar iyi, naif ve hayırsever bir kadın olduğunu anlatıp dururlar.

Kitaptan 1 Alıntı

“Yani diyeceğim şu ki, Mahmut Bey, enternasyonal bir kadındı.
Memleketimizin döviz kaynağıydı ama, ne yazık ki kadrini bilemedik.
Bir komşu devletin gümrükçüsü bana aynen
“Bu kadın bizde olsa el üstünde tutarız ve sizde yaptığı vazife karşılığında
ellibin lira maaş bağlarız” demişti. Bugün bizim en büyük döviz kaynağımız nedir? Avrupa’lara, Avustralya’lara gönderdiğimiz işçilerimiz değil mi?
Hey gidi hey! Vaktiyle atalarımız dünyanın üç kıtasında nal şakırdatıp kılıç sallarken, onların torunları bugün oralarda çekiç takırdatıp sokak süpürgesi sallıyorlar. Memlekete döviz kazandırsınlar diye iki milyon işçimiz yurt dışında…
Çok değil, Betül Hanım ayarında ikiyüz kadınımız olsaydı, yeterdi;
ne diye iki milyon işçimizi gurbet ellere salacaktık…
İnan olsun ikiyüz Betül, iki milyon işçiden daha çok döviz getirirdi memlekete…

Size birşey söyliyeyim mi, bunca senelik gümrükçüyüm, gümrüklerin bir faydası olduğuna emin değilim. Elinde Betül Hanım gibi birkaç kadın olacak, s
alacaksın Avrupa’ya, Amerika’ya… Sermayesi de kendinden, sen hiçbir şey koymayacaksın. Yatırım yok, kazanıp kazanıp getirecekler memlekete beyim.
Sonra da, neme lazım, kaçak eşyalarını yakaladığımız zaman bize karşı eli gayet
açık bir kadındı. Bu bizim işler, maaşla olmaz beyim…
Betül Hanım gibisi olduktan sonra ben ne yapayım maaşı, değil mi ama…
Böyle bir beynelmilel şöhret kolay kolay yetişmez, zaten bizde,
malum, iş adamı kıtlığı var.”

Tatlı Betüş, Aziz NesinTatlı Betüş, Aziz Nesin