Tek Adam - Cilt 1 Mustafa Kemal / 1881-1919

8,8/10  (19 Oy) · 
74 okunma  · 
19 beğeni  · 
1.091 gösterim
Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam`da, değişen bir dünyada çöken bir dinsel - geleneksel imparatorluktan ve Sevr`i imzalanmış olan bir kalıntıdan, yepyeni bir ulusun, yepyeni bir devletin doğuşunu anlatıyor. Tek Adam, sadece Türk Devrimi`ni değil, aynı zamanında, Mustafa Kemal Atatürk`ün kişiliğinde, bir devrimciyi de çok iyi çözümleyen veokuyucuya aktaran bir başyapıt...

EMRE KONGAR
Hasan G. 
24 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Mustafa adlı bir çocuğun Mustafa Kemal Paşa olduğu, Kurtuluş meşalesinin yakıldığı yıllara kadar olan dönemin detaylarıyla anlatıldığı, sanki Mustafa Kemal’in yanındaymış, yaşadıklarına o döneme tanık oluyormuş hissiyatı veren bir anlatımın olduğu kitaptır. Doğmadan önce ailesinin, Osmanlı İmparatorlu’ğunun içinde bulunduğu şartlara paralel yaşamına konuk olur, harbiye yıllarındaki ilk devrim tomurcuklarının filizlenmesine şahit olursunuz. Suriye’deki sürgün hayatında yaşadığı odasına göz atar, Enver Paşa ile husumetlerini, ihtilalleri analiz edersiniz. Çanakkale ve Balkan savaşlarını detaylarıyla olmasa da Tek Adam’ın gözünden yaşamaya çalışırsınız.
Tabi anlatım Tek Adam’a tek yönlü olarak her zaman olumludur, zaman zaman mübalağaları fazlasıyla hissedersiniz, objektiflik doğal olarak zordur, aslında çok da rahatsız etmez. Olayların, sürecin anlatımında sık sık dip notlara başvurulur ve başka kaynaklara da yönlendirmeler yaparak ayrıntılarıyla anlaşılmasını kovalar. Özetle, önemli bir üçlemenin, Mustafa Kemal’in ‘arkadaşı’ olarak bulunduğumuz ilk kitabıdır.

Meşrebi Kalender 
 24 Tem 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Demokrat Parti 1951 yılında ,yani iktidara geldikten hemen bir yıl sonra, Atatürk’ü koruma kanununu çıkardı. Bu kanunu çıkarmasında, hissettiği yoğun Atatürk sevgisinden daha çok, bot bağlamaya meraklı “netekim” paşaların sahaya inmesine karşı duyduğu korku ön plana çıkıyordu.

Yasa o kadar yoruma açık ki eleştirmeye kalktığınız anda, içinde temiz iç çamaşırı ve sigara olan küçük çantanızda yakınlarınızda olmalı. Ne kadar anti demokratik di mi? Birini eleştirme özgürlüğünüz elinizden alınmış…

Dur hemen gaza gelme fani, önce silkelenen ve kendine sor sen ne kadar demokratiksin ki “anti” sinden bahsediyoruz???

Eğer bu özgürlüğü elde edersen mahalle kahvelerinde yaptığın gibi ( fırsatını buldun ya ) ana avrat sövecek misin yoksa objektif bir şekilde eleştirecek misin)

Ben söyleyeyim, ne kadar okumuş olsan da, damarlarındaki asil kanda buram buram arabesklik mevcut olduğundan…Bir derdim var bin dermana değişmem türküsü yerine, bu gece ölürüm beni kimse tutamaz şarkısı, daha çok hoşuna gittiğinden…Genç Cumhuriyetin öksüz ve yetim bir şekilde doğumundan beri ,Batı’nın doğusunda Doğu’nun batısında yer almasından ( İllaki gözünde canlandırmak da ısrarcıysan İsmail YK nın ülke halini tahayyül edebilirsin)… Favori renginin ya siyah ya beyaz olduğundan ( coşma Çarşı konu başka…) griye hiç yüz vermediğinden; yatağa düşmüş babana saldırır gibi saldıracaksın. Zamanında sevmekten çok, babanın kodu mu oturtma korkusundan dolayı ortaya çıkan o samimiyetsiz saygıdan hemen kurtulacak, önce sinsi sinsi laf sokacak sonrada abartıkça abartacaksın,( yağı buldun ya Arap gibi…) kendini mazlum görüp yaptığı zulmü hak gören tüm önceki ve sonrakiler gibi…

Çok mu üstüne geldim ? Tüm suç sende mi ? Estapitipiti…. Başını bu kitabın yazarı Şevket Süreyya’nın çektiği Kadro hareketi ve türevleri gibi kaş yapayım derken göz çıkaranların bir süperman yaratma tutkuları yüzünden hak ettiği şekilde sevemedik Ata’mızı.

1923 sonrası yapılan tüm hatalara rağmen 1919-1923 arasında yaşananları okudukça sadece Mustafa Kemal ( Atatürk yerine Mustafa Kemal dediğinde hakaret etmiş oluyorsun. Daha da kötüsü Ata’ma hakaret etmek isteyen de bu şekilde ismini söylediğinde hakaret ettiğini sanıyor. Nasıl bir ülke bu ya….) değil tüm kurtuluş savaşının önderlerinin yaptıkları hataları hoş görmek zorundayız.

Keşke kendimizi daha iyi yetiştirebilseydik de, karşısına dikilip “Allah razı olsun bizi kurtardın da bu istiklal mahkemeleri zulmü nedir, Terakki Perver olayının gerçek yüzünü bir açıklar mısın, ya her şeyi anladım da, seni tutuklamayıp aslında zaferin gizli kahramanı olan, Karabekir’ e yapılanları nasıl reva gördün’ diye sorabilseydik. Olmuyor cancağızım bir şeyler eksik bizde….

Her ne kadar mürekkep yerine kitabı yağ ile bal ile yazmış olsa da Atatürk’ün hayatını derli toplu şekilde anlatan bence tek eser. Cebren okutunuz efenim….

Gamze Züleyha Üredi 
17 Eyl 14:12, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 10/10 puan

Kişilere olan hayranlığı/düşkünlüğü saçma bulurum hep, fakat söz konusu, yaşamıma yön veren üç adamdan biri olunca, hayranı olduğum bir diğer adamı, yani Atatürk'ü gördüğüm an, heyecanımı, coşkunluğumu, hayranlığımı güçlükle bastırabiliyorum.

Bugüne kadar Atatürk hakkında yarım yamalak birçok şey okudum, onu anlamaya çalıştım; hiçbir zaman abartılı bir biçimde sevmek istemedim kendisini ve bunu bir şekilde bastırdım da. Ama şimdi, Tek Adam'ın yalnızca bu birinci cildini okuduğumda bile, onun zaaflarını, güçlü duruşuyla insanı coşkun duygulara kaptıran bu adamın iç dünyasını keşfettiğimde, şu zamana kadar engel olmaya çalıştığım şey daha da bir anlam kazandı; artık onun kendi arzusu olana da uymayarak daha bir düşkünleştim ona.

Kitabı okurken, lisede gördüğümüz İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük'ün ders kitabı, keşke Tek Adam ve Nutuk'un belli bir düzen halinde dönüştürülmüş hali olsaydı, diye düşünmedim değil. Yazarın amacı, olabilecek en hafif şekilde Atatürk'ün hayatını anlatmak ve bunun yanında dönemin şartlarından da söz etmek, bunu kendisi yazıyor ön sözünde. Ve bence bu amacına da ulaşmış, her Türk vatandaşının bilmesi gerektiği ölçüde veriyor bilgileri Şevket Süreyya Aydemir. Mutlaka okumalısınız.

Süreyya Can 
27 Nis 23:32, Kitabı okudu, Puan vermedi

Tek Adam'ın birinci cildini okurken hayal kırıklığı yaşadığımı söyleyebilirim. Ben Atatürk üzerinden anlatılan bir tarih bekliyordum fakat tarih üzerinden anlatılan bir Atatürk ile karşılaştım. Gerçi 1. cilt balkan savaşları ile son buluyor. Yani Atatürk'ün tarih sahnesine henüz yeni çıktığı zamanlar.Kitapta doğumu, gençlik yılları ve Enver Paşa ile olan çekişmeleri anlatılmış. Daha doğrusu sanki M. Kemal Enver Paşa'yı kıskanıyormuş gibi bir izlenim uyandırdı kitap. Enver Paşa daha sonra çok aşağılanmış,Tabiri caizse yerden yere vurulmuş. Kısaca tarafsızlık korunamamış gibi hisssettim. Ama ne olursa olsun tarihe ışık tutan ve Atatürk!ü tanımak isteyenler için baş ucu niteliğinde bir kitap..

seher 
21 Nis 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Tek Adam’ın birinci cildinde, Atatürk’ün doğuşudan, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışına kadar olan devir ayrıntılı olarak anlatılmıştır

Kitaptan 9 Alıntı

Gamze Züleyha Üredi 
15 Eyl 18:54, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Kurmay mektebinde, kendi benliğinde manevi huzursuzluk içindeydi. O kendisinde mana ve mahiyetini henüz algılayamadığı duyguların çarpıştığını hissediyor, fakat bunlara ne müspet ne menfi, bir türlü anlam veremiyordu.

"O küskündür, kederlidir ve ruhundan gelen anlaşılmaz bir mana ile asidir. Fakat kime karşı ve niçin? Bunu kendi de bilmez."

(...) Halini kendisi şöyle anlatır:

"Kalkıyorum. Ama keyfim yerinde değildir. Kafam ve vücudum yorgundur. Tersanede buluştuğumuz arkadaşlar benden daha çok zinde, benden daha çok şendirler."

(...) Bu buhranların normal belirtileri, kendini çevresindekilerden ayrı görmektir. Kendinde hususiyetler sezmektir. Fakat bu hususiyetleri şekilleştirememektir. (...) Ama bunlar onun canlılığını bütünüyle kösteklemez. Bir taraftan okur, ne bulursa okur, diğer taraftan derslerin, kurmay problemlerinin içinde yoğrulur.

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya AydemirTek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir
Gamze Züleyha Üredi 
15 Eyl 19:02, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

...Zaten insan hamurunun soyluluğu buradadır. Bir gün gelip bir misyonu olacak insan, bu misyonun ne olabileceğini kesin olarak sezmese bile, kendi ham maddesini durmadan işleyen insandır. Bu ham madde, o insanın kendi kabiliyetleri ve ihtiraslarıdır. Kendini yapan, kendini aşabilen ve çevresinden sivrilebilecek olan insan, ancak bu soy insan'dır.

O da kendini her tarafa çarpar. Derslerin dışında en ihtiraslı meşgalesi siyasi düşüncelerdir. Bu düşünceler gerçi dumanlıdır, belirsizdir. Ama mademki onu günlük sınırların dışına aşırmaktadır, o halde vardır ve gerçektir. Önemli olan da budur.

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya AydemirTek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir
Gamze Züleyha Üredi 
13 Eyl 22:30, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Ancak bu arada şunu önemle kaydetmeliyiz: Atatürk'ün Samsun'a çıkışı ile başlayıp bu savaşın, hatta Lozan antlaşması ile sonuçlanan devresi hakkında yabancı kaynaklar ve bilhassa İngiliz Dışişleri arşivleri, o kadar çok ve zengin belgelerle doludur ki bu belgelerin şimdiden yayınlanmış kısımları bile, baş döndürecek kadar çoktur. Mesela Türk Tarih Kurumu'nun sadece İngilizce olarak son yayınladığı 500 büyük sayfalık birinci cildi, henüz ve ancak "1919 Nisan - 1920 Mart" devresini içine alır. Halbuki bu konuda basılacak ikinci büyük cilt de ancak 1920 sonuna kadar olan belgeleri verecektir. Anlaşıldığına göre yalnız bu İngiliz belgeleri 7 büyük cilt tutacaktır.

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya AydemirTek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir
Gamze Züleyha Üredi 
16 Eyl 20:27, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

...Enver Paşa'nın cevabı şudur:

-Mustafa Kemal'in mirlivalığa (tuğgeneral) terfi iradesi cebimdedir. Ama siz onu bilmezsiniz. O hiçbir şeyle memnun olmaz. General olur, korgenerallik ister. Orgeneral olur, müşirlik ister. Müşir yaparsınız, bununla yetinmez, padişahlık ister!

Mustafa Kemal'e, Enver Paşa'nın bu sözlerini naklettikleri zaman cevabı şu olmuştur:

-Ben Enver'in bu kadar zeki ve ileri görüşlü olduğunu bilmezdim...

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya AydemirTek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir
Gamze Züleyha Üredi 
17 Eyl 13:48, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

İşte bu adam, şartlara, olaylara boyun eğmeyen, şartları ve olayları yeniden yoğurup yeniden inşa etmeye muktedir olan, hem bu uğurda yalnız kellesini değil, asıl zekasını, idaresini ve ihtirasını koyan adamdır. Çünkü kelle, en son gidecek şeydir. Çünkü kelle gidince zeka, irade ve ihtiras kalmaz.

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya AydemirTek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir
Sergen Ayd' 
15 Tem 13:12, Kitabı okudu, Puan vermedi

Nitekim bir gün gelecek Mustafa babasının bu resminden, baştaki fes kısmını kestirerek yüz kısmını büyüttürecek ve kendisiyle aradaki benzerliği karşılaştıracaktır.Şu farkla ki, Ali Rıza Efendi'de ancak kendi halinde memuru canlandıran bu hatlar ve gözler, bir gün gelecek, oğlu Mustafa'da bütün dünyayı büyüleyecek derin, iradeli manalar alacaktır.

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 35)Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 35)
Sergen Ayd' 
15 Tem 13:20, Kitabı okudu, Puan vermedi

Kendisine gene de, ruhunda dayanaklar arar. Gene Namık Kemal'e sarılır :

" Hakîr olduysa millet, şânına noksan gelir sanma
Yere düşmekle cevher, sâkıt olmaz kadr-ü kıymetten... "

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya AydemirTek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir
Gamze Züleyha Üredi 
13 Eyl 22:41, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Ali Rıza Efendi, belki de eski bir memur olmanın zihniyetinden hareket ederek kendini kanunlarla korumak, eşkıyaya teslim olmamak istiyordu. Bir defasında, vilayette asayiş ilerine bakan Ali Paşa'ya başvurdu. Eşkıyanın temizlenmesini istedi. Paşanın cevabı şuydu:

-En iyisi, sen bu kereste işini bırak!

Ali Rıza Efendi biraz yalvarınca da, paşa, eşkıyayı kovalamaktansa, eşkıyanın barınmaması için Olimpos ormanlarını yaktırmaya karar verdi. Orman bitince hem kerestecilik hem de eşkıya ortadan kalkacağı için mesele kökünden halledilmiş olacaktı...

Tek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya AydemirTek Adam - Cilt 1, Şevket Süreyya Aydemir