Tek Kanatlı Bir Kuş

8,0/10  (74 Oy) · 
218 okunma  · 
61 beğeni  · 
1.675 gösterim
Edebiyatımızın çınarı, büyük usta Yaşar Kemal'in Tek Kanatlı Bir Kuş kitabı, toplumda bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan korkunun destansı bir romanı. 

Halkının neden terk ettiği bilinmeyen, gizemli karanlık bir kasaba, bu kasabaya atandığı halde gidemeyen bir posta müdürü, yalnızlığın timsali bir istasyon şefi, "Alamancı" bir genç kadın...Ve bütün fantastikliğine karşın son derece gerçekçi gelen bir dünya... Metafor mu? Alegori mi yoksa?

Şaşırtıcı ve çok katmanlı olay akışı, kişilerinin zenginliği ve derinliği, zaman zaman bir röportaj keskinliği kazanan masalsı diliyle tam bir Yaşar Kemal romanı.

Tek Kanatlı Bir Kuş'da toplumda bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan korkuyu anlatan Yaşar Kemal, kitabın ana teması korku ile ilgili "Ben hep korkudan korktum. Korkudan çok korktum. Roman yazdığım zaman içimde bir korku istemezdim. O yüzden bu kitapta da korkuyu anlattım. Kayseri'de askerlik yaptığım kasabanın üzerinde büyük bir taş vardı ve bütün kasaba bu taşın üzerlerine düşeceğinden korkuyor, taşı üzerilerine düşmesin diye demir zincirlerle bağlıyorlardı. Madem korkuyorsunuz o zaman çekin gidin derdim. Seneler senesi bu korkuyu yazmak istedim" diyor.

Romanının başkahramanları olan Posta Müdürü Remzi Bey ve karısı Melek Hanım'ın çileli yolculuğundan ve o dönem için şartları çok daha ağır olan postacılık mesleğinden bahseden Yaşar Kemal, "O dönemde Anadolu'da postacıdan daha önemli bir kişi yoktu. Özellikle benim için postacı çok önemliydi. O zaman bana mektuplar geliyordu. Bu mektupları benden önce jandarmalar okuyordu. Bazen makale yazar gazeteye göndermek isterdim. Bu makaleler bazen gider, bazen de gitmezdi" diye ekliyor. 

Yaşar Kemal'in 1960'ların sonunda yazdığı ve şimdi yayımlamaya karar verdiği Tek Kanatlı Bir Kuş romanı, okuru 1960'lı yılların Anadolusu'na götüren tarihi bir belge olmanın yanı sıra büyük ustanın edebiyatında önemli bir dönemi de gözler önüne seriyor.
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2013
  • Sayfa Sayısı:
    76
  • ISBN:
    9789750826184
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Beyhude 
21 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Yaşar kemal'in öykü tadında olan romanı . Tayini çıkmış olan Remzi bey ve eşi Melek hanımın tren yolculuğuyla başlayan romanı .Ve yokuşlu kasabasına ulaşma çabalarını anlatımı. Bu çaba sürecinde Yaşar kemal yan karakterleri ve bu insanların olduğu gibi masumiyetini korkularını ve kendi aralarında diyaloglarını oldukça komik bir dille anlatmış. Anadolu insanın masumiyetini sıradanlığını su gibi doğallığını anlatımı oldukça hoşuma gitti. Okumuş olduğumuz içinde sıra dışı olaylar ve kahramanlarının yer aldığı , okuyucudan oldukça uzak olan romanların yanında işte bu dedirten roman. Son derecede insani zafiyetlerle , olay örgüsünün son derecede basit oluşu , insana yakın gelen her türlü yanıyla işte halkın romancısı , insanın romancısı dedirtecek kısa ironik imgelerle dolu olan bu roman oldukça iyi. Okuduğum kitaplarda özelikle yan karakterler beni daha çok ilğilendirmişdir. Bu romanda da o yan karakterlerin kendine özgü tavırları ve olağanlıkları oldukça güzeldi. Okunmalı mı ? Evet Okunmalı... Çok keyif alabileceğiniz bizim insanlarımızın sıradanlığını anlatan . Korkunun bulaşıcı bir salgın hastalık gibi insanları nasıl etkisi altına aldığını komik ve sade bir dille anlatan oldukça hoş bir roman.

"Kim bilir, bir insanın iyilik mi kötülük mü, dostluk mu, düşmanlık mı düşündüğünü , şöyle yüzüne bakınca kim bilir? Tanışmadan konuşup görüşmeden insan korkuludur, başka bir şeydir. Konuşup görüşüncedir ki insan, işte o zaman insan olur"
Kısacık hatta bende yarım kalmış hissi uyandıran bir kitaptı.
Fantastik bir anlatımı vardı. Korku ve belirsizlik duygusu çok iyi işlenmişti bence.
Karakterin sayısı azdı , ama ilginçlerdi:) Özellikle Melek Hanım karakteri benim çok hoşuma gitmişti. Hani eski reklamlarda bir Ayşe Teyze vardı, çantasında her ihtiyaca çözüm olacak eşyalar , malzemeler çıkardı. İşte Melek Hanım da öyle şirin bir karakterdi benim için:)

Şükran Güngör 
29 Mar 2015, Kitabı okudu, 4 günde, 8/10 puan

Kitabı elinize aldığınızda diyorsunuz ki "Bu kadar sayfada ne anlatılabilir?" Okumaya başlıyorsunuz - ve hemen bitiyor- aslında çok kişi var, çok kişilik var, çok hayat var. Kitabın kurgusu da farklı. Konusu:Anadolu. Evet bizden diyorsunuz ama bir o kadar da sıradışı geliyor. Sonu ya da posta müdürünün köye girememesi nedendir bilinmez... Kitabın hemen bitmesi Yaşar Kemal in o güzel anlatımından kaynaklanıyor. Bu kitap büyük ustanın okuduğum ilk kitabı ve dilin sadeliğini haddim olmayarak çok beğendim.

İnce bir kitap ama içi bi o kadar da dolu. Az ama öz. Basit gibi duran ama aslında kalitesini sonuna kadar hissettiren bir eser. Yaşar Kemal, yurdum insanının kulaktan dolma haberlere nasıl itibar ettiğini çok iyi bir şekilde anlatmış. Kaynağı belli olmayan bir korku insanı ne kadar etkiler sorusunun cevabı bu kitap. Daha uzun olsaydı diyeceksiniz.

Bizimmahalleninkitapcisi 
04 Ara 17:43, Kitabı okudu, 1 günde, 10/10 puan

Tek Kanatlı Bir Kuş, uzun zamandır kalemi ile tanışmayı çok istediğim Yaşar Kemal'den okuduğum ilk eserdi. Oldukça ince bir kitap olmasına rağmen başarılı ve merak uyandıran kurgusu ile okuru içine alıyor, sarıp sarmalıyor diyebilirim. Anadolu insanının hayatına araladığı pencere ile son derece içimizden ve bir o kadar da gerçekçi bir eser olmasının yanı sıra sayfalar boyunca çıktığım kısacık yolculukta "Tadı damağımda kaldı." dediğim güzel eserler arasında da yerini aldı.

Kitabın konusuna şöyle kısaca değinecek olursam; olaylar posta müdürü olan Remzi Bey'in Yokuşlu kasabasına tayininin çıkması ile başlamaktadır. Her şeyden habersiz eşi Melek Hanım'ı da yanına alıp yeni hayatına doğru yola çıkan Remzi Bey'i Yokuşlu kasabasında bir sürpriz beklemektedir. Deyim yerinde ise kasaba adeta "Kuş uçmaz kervan geçmez" bir kasabaya dönmüştür ve halkının kasabayı neden terk ettiği, kasabaya ne olduğu da bilinmemektedir. Kimse kasabaya girmek şurada dursun kasabanın yakınına yaklaşmaya bile cesaret edememektedir.Fakat Remzi Bey ne pahasına olursa olsun kasabayı kendi gözleriyle görmekte kararlıdır...

Bu kitapta sadece Remzi Bey ve Melek Hanım'ın kasabaya ulaşma yolunda yaşadıklarına değil aynı zamanda yolu Yokuşlu kasabasına düşen insanların yaşadıklarına da tanık olacaksınız. Şu kısacık yolculuk boyunca kâh büyük bir derde düşmüş Hüsam'ın derdine derman arayacak kâh yolu gurbet ellere düşmüş Zeliha'nın anacığına olan hasretine ortak olacaksınız. Haa bir de yıllar var ki eşinden, çoluğundan çocuğundan uzakta bir başına yaşayan istasyon şefi Sadrettin Bey var. Oralara kadar gidip buram buram Anadolu havası almışken ona da uğrayıp mis kokulu çayından bir yudum almayı, yalnızlığına yoldaş olmayı da unutmayın.

onur yalçın 
19 Eki 18:17, Kitabı okudu, 5/10 puan

Derin bir hayal kırıklığı içindeyim. Yaşar Kemal gibi Türkçe'nin büyük bir yazarını bu kitapla tanımamalıydım.

Öncelikle iletişim fakültesinde okuduğum ve Türkiye'nin önde gelen reklamcılarına ders vermiş hocalardan ders aldığım için söylemezsem olmayacak bir noktaya değinmeliyim; bu kitap tamamen "Yaşar Kemal" ismini -reklam diliyle; markasını- kullanarak para kazanmak üzere piyasaya sokulmuş bir eser.

Şöyle ki; kitap sözde 72 sayfa fakat 9. sayfadan başlıyor ve aradaki boşlukları çıkarırsak 60 sayfa civarı fakat bununla da bitmiyor; yazı puntosu büyük kullanılmış ve satır aralarında da büyük boşluklar var.

https://kelimelersahneler.blogspot.com.tr/...us-kitap-yorumu.html

niluferinkitapligi 
 06 Eyl 01:00, Kitabı okudu, 7/10 puan

İstanbul'lu posta müdürü Remzi Bey'in tayini,Yokuşlu isimli bir kasabaya çıkar.Eşi Melek Hanım'la birlikte yeni görev yerlerine gitmek için bindikleri trende yaşadıkları ve uzun yolculuklarıyla başlar kitap.Tayinleri çıkmıştır çıkmasına,hatta varmışlardır da Yokuşlu'ya ama bir türlü içeri giremezler kasabanın sınırından.Hiçbir araba geçmez,hiçbir otobüs götürmez Onları;başına ne geldiği bilinmeyen kasabaya.Remzi Bey,Melek Hanım,Almanya'dan kasabaya gelmiş karı-koca,komşu köyden yaşlı bir adam ve hanımı çevresinde döner olay örgüsü.Hayalle gerçek,korkuyla ümit,rüya ile karabasan arasında ayırt edilemez kitap boyu.Yine masalsı,yine emsalsiz bir anlatım.Kısa ama fantastik bir yeni çağ romanı.Bir içimlik :)

Seyla 
30 Eyl 2015, Kitabı okudu, 14 günde, Beğendi, 9/10 puan

Toplumsal korku bu kadar kisa bir romanda bu kadar guzel anlatabilirdi. Yaşar Kemal usta ne kadar büyük bir anlatıcı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Özkan ARSLAN 
29 Eyl 10:03, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 10/10 puan

Tabiri caizse kitabın her karesi aklımda kaldı. Sürükleyici bir kitap nasıl bitti anlamadım. Acaba bu romanın devamı var mı? O köyde ne var? :)

Merve Fikir 
15 Eki 2015, Kitabı okudu, 2 günde

Yaşar Kemal' in ilk okudum kitabıdır. O kadar akıcı ve yalın bir dille yazılmış ki bir çırpıda okunup bitti. Bundan sonrasında Yaşar Kemal' in diğer kitaplarını da yavaş yavaş okumayı düşünüyorum.
Kitabı okurken sanki yazar ile karşılıklı konuşuyormuşsunuz hissini veriyor.

2 /

Kitaptan 13 Alıntı

Bunlar gösteriş için kendilerini tutarlar da uçurumdan aşağı atarlar. Atarlar da paramparça olurlar. Sırf paramparça olmuş, desinler diye.

Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 47)Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 47)

Ceviz ağacı çok değerlidir ama altında uyumayacaksın, gölgesi ağırdır. Bir de ceviz ağacının bir huyu vardır, budaklarından birisi oluşurken yakınında kim varsa, ne varsa hemencecik budağın içine resmini nakşediverir. Zamanla budakla birlikte resim de büyür. Ceviz budağından çok acaip resimler çıkmıştır. Ulu ağaçlar, bulutlar, denizler, uzun yollar, kamyonlar, otobüsler, otomobiller, sincaplar, tilkiler, ayılar, kurtlar, çakallar. Zinhar, ceviz ağacı altında cima etmeyesin, sakıncalıdır. Ola ki, resmimiz olduğu gibi, o durumda budaklara çıkar.

Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 25)Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 25)

"Nasıl alışsın, her yer başka başka, her yerin her insanı başka başka. Remzi Bey tanımadığı insandan, tanımadığı yerden korkardı. Kim bilir, bir insanın iyilik mi kötülük mü, dostluk mu düşmanlık mı düşündüğünü şöyle yüzüne bakınca, kim bilir? Tanışmadan, konuşup görüşmeden bir insan korkuludur, başka bir şeydir. Yani herhangi bir şeydir. Konuşup görüşüncedir ki işte o zaman insan insan olur. (...) Tanışmadan görüşmeden bir insan bir ıssız ada gibidir. Tehlikelerle doludur."

Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar KemalTek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal

"Mersi, mersi," dedi Hüsam, çok mersi. Ne güzel pilavdı. Bu Anadolu kadını gibi güzel pilav yapan yok."

Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 58)Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 58)

"Kim bilir, bir insanın iyilik mi kötülük mü, dostluk mu düşmanlık mı düşündüğünü şöyle yüzüne bakınca, kim bilir?"

Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 11)Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 11)
EMRE YAMAN 
01 Mar 12:59, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

''Ona kalsa beş vakit namazını ona, yirmiye çıkarırdı ama şu kasabaların pasaklı memurlarının karıları namaz kılana, oruç tutana şöyle bir tepeden bakıyorlar,aşağılıyorlardı.''

Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 27)Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 27)

"Bir kuş bile uçmuyor. Sahi Remzi biz buraya indik ineli hiçbir canlı gördük mü? Bir kuş, bir böcek, bir kurbağa, bir sinek... Ne tuhaf ikimizden başka bir canlı yok."
"Yok," diye iç geçirdi Remzi Tavdemir. "Şu koskocaman asfaltı yapmışlar, kimse geçmesin diye mi ?"

Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 32)Tek Kanatlı Bir Kuş, Yaşar Kemal (Sayfa 32)
2 /

Kitapla ilgili 3 Haber




Burası çok ıssız