7,5/10  (35 Oy) · 
124 okunma  · 
23 beğeni  · 
1.359 gösterim
"Çözüldün ve utancından ölecek haldesin. Adın, ancak dünyanın yarısı havaya uçarsa temizlenir diye düşünüyorsun. Zaten durmadan bunu planlıyorsun. Birbirinden nafile intikam planlarıyla oyalanıyorsun. Kafana kurşunu sıkana kadar da bundan başka bir şey yapacağın yok. Geçen sene aldığın o allahlık Kırıkkale tutukluk yapmazsa tabii."
(Arka Kapak)

Epeydir yazmayan ayyaş bir şairle hayattan çoktan vazgeçtiği halde son noktayı koyamayan genç bir musahhihe, Diyarbakır'a yaptıkları tren yolculuğunda eşlik ediyoruz bu romanda. İstasyonları birbiri ardında geçerken Türkiye'nin yakın siyasi tarihi de yavaş yavaş seriliyor gözlerimizin önüne, hem de sesi bize genellikle ulaşmayan aktörlerin ağzından. Murat Uyurkulak bu ilk romanında çok güç bir işi başarıyor: acıklı olduğu kadar komik, eleştirel olduğu kadar yandaş, hüzünlü olduğu kadar ümitli olmayı. 
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2013
  • Sayfa Sayısı:
    264
  • ISBN:
    9789753423724
  • Yayınevi:
    Metis Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Yasemin Yavuz 
 12 Nis 23:42, Kitabı okudu, 14 günde, 7/10 puan

Ciddi anlamda beyin yakıcı bir kitap. Yavaş yavaş okumama rağmen karakterler, zaman, mekan arasında kayboldum. Dili akıcı ve anlaşılır. Kurgu inanılmaz karışık. Hikaye çok farklı.Tekrardan okumak üzere rafa kaldırıp biraz akıcı bir kitap tercih edeceğim.
Sonrasında yine yazarin BAZUKA adlı romanını okumak istiyorum.

Meşrebi Kalender 
01 Ağu 21:40, Kitabı okudu, 7 günde, 7/10 puan

Yazarın canı yanmış, yazdıkça canının acısı geçer sanmış, yazdıkça daha da yanmış…

Yakınçağ Türkiye ve dünya tarihi kitaplarını gördüğünüzde, Japon turistler gibi şaşkın şaşkın bakmaya başlıyorsanız kitabı tam olarak özümsemeniz zor.

Birbirinden farklı olayları art arda sıralıyor derken bir süre sonra tek bir şeyi anlattığını fark ediyorsunuz. Kurgu takdire şayan…

Sözün özü, çook karamsar bir kitap. İnsanda ne parçalayacak edebiyat ne de söyleyecek söz bırakıyor. Ne yaparsak yapalım değiştiremeyeceğimiz DÜZEN i diyor.

O zaman ne yapıyoruz ????

Hunileri çıkarıyoruz, kim ne derse desin umut fakirin ekmeğidir deyip , bugün gülmeyebilirim ama benden alamayacağınız bir “yarın” var diyoruz.

Gelmeyeceğini adımız gibi bilsek de “o gemi bir gün gelecek İsmail Abi” demeye devam ediyoruz…

Yani şarkı söylüyoruz hemi de avaz avaz…

https://www.youtube.com/watch?v=o28aI34_pms

Züleyha SALUR 
05 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Devrim vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi sözü işte bu kitabın ilk cümlesidir. Bir devrim romanı tol. Okurken kendinizi kaybedebilir, kendinizi bulabilirsiniz. Sorgulamaya iten bir kitap. Yerlileri, ibneleri, kadınları, çocukları, sakatları, bitkileri, hayvanları, taşı, toprağı sevicez ama en çok da ayyaşları.

Derya Yalınkılıç 
21 Ara 2015, Kitabı okudu, 4 günde, 5/10 puan

Kitabın ilk cümlesi "Devrim vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi." kitabı özetliyor zaten.Kimi zaman sıkıcı kimi zaman akıcı bir kitap. Fazlaca karakter oluşu sürekli önceki sayfalara dönmeme sebep oldu. Vakti çokça olanlara önerebilirim ancak. Meraklısı için Tol un kelime anlamının da kürtçe de intikam olduğunu an itibari ile öğrenmiş bulunmaktayım :)

Kitaptan 26 Alıntı

“Hep yarım kaldım, hiç tam doymadım, tam bağırmadım, tam dokunmadım. Bıçak ruhumda dehşet bir fısıltı gibi ilerledi ve ben tam ortamdan yarıldım. Ruhuma bir hayat yakıştıramadım.”

Tol, Murat UyurkulakTol, Murat Uyurkulak

Fiziki haritayı daha çok severdim, dünya bir bütün olurdu çünkü o zaman, sınırlar kaybolurdu ve benim için bütün o kesik çizgilerle birbirinden ayrılmış ülkeler varılabilir, görülebilir birer coğrafya haline gelirdi...

Tol, Murat UyurkulakTol, Murat Uyurkulak
bitter 
17 Oca 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ben şimdi nereye gideyim? Surlara çık dolaş dedi. Ama dedim, ben topalım. Olsun dedi, zaten surlar da yıkık.

Tol, Murat UyurkulakTol, Murat Uyurkulak
Nihan 
17 Kas 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Dünyada varoluşumun bu kadar sorunlu olacağını hiç tahmin etmezdim. Yirmi yaşında kalıbı, rotası, adı gayet belli bir hayata yazılıydım. Otuz yaşına geldiğimdeyse, bin kapıdan kışlanmış bir tavuk kadar şaşkındım. Ne bir rotam, ne bir kalıbım, ne de adım kalmıştı artık. Bildiğim, öğrendiğim hiçbir şeyden emin değildim. Ağzımı araladığımda dudaklarım yuvarlaklaşıp bir balık misali ağır ağır açılıp kapanıyor, beynimde cümle fikrimi felç eden sıcak, koyu sıvılar dolaşıyordu. Oysa yaşlandıkça en azından birkaç şeyden emin olması gerekmez miydi insanın? Bu sefilliğimin nedenleri üzerine uzun uzun düşünecek vaktim de yoktu. Otuzlu yaşlarında insanın en az sahip olduğu, sahip olduğu yıllara karalar bağladığı şeydi vakit…. Bazıları için vaktin kendine uygun işlerle buluşup, tek bir hücreye sığışıp, bir hale yola koyulduğu oluyordu elbet. Ama benim gibiler için, kendine göre yatak bulamamış, bulacağa da benzemeyen bir hayatın bütün ferahlıkları es geçerek azalttığı bir vakitle, ancak azap verici bir karşılaşma söz konusuydu."

Tol, Murat UyurkulakTol, Murat Uyurkulak

“Çünkü benim aklım yol kuşlarının tüneyip sessiz sedasız terk ettikleri bir harabedir...”

Tol, Murat UyurkulakTol, Murat Uyurkulak
Osman Yüksel 
25 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 6/10 puan

Her yaşın kendine göre bir güzelliği yoktu. Emin olduğun farkında olduğun hiç bir yaşın güzelliği yoktu. Yaş öyle bir şey olacaktı ki sen bilmeyecektin. Sana yaşını sorduklarında şaşırıp, şöyle durup bir hesaplamak zorunda kalacaktın. Yaş günü hediyesi verenlere ajan provokatör gözüyle bakacaktın. "benim yıllarımı paketlemeyin ulaaan, bırakın dağınık kalsın " diye bağıracaktin..

Tol, Murat UyurkulakTol, Murat Uyurkulak
Yasemin Yavuz 
05 Nis 23:43, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Boğazıma dizilen hıçkırıkları zorla geri ittim, tüm kalbimle karşılık verdim ellerine.

Tol, Murat Uyurkulak (Sayfa 59)Tol, Murat Uyurkulak (Sayfa 59)
cansu tekcan 
28 Ağu 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Uzun yıllar yalnızlığımla teselli buldum. Çünkü yalnızlık kolay bulunur bir olanak değildi. En azından herkes yalnız kalamamaktan şikayet ettiğine, şikayet ettikçe çözülüp çoğalıp düzüştüğüne göre öyle olması gerekirdi. Bense bundan şikayet etmek bir yana, aşırı dozda yalnızlıkla iştigal halindeydim.

Tol, Murat Uyurkulak (Sayfa 13)Tol, Murat Uyurkulak (Sayfa 13)
seher 
 29 Oca 18:06, Kitabı okudu, Puan vermedi

Makul bir alışveriş vardı o gazetelerle aramızda. Onlar zekice kurgulanmış, çıkıntıları budanmış yasal öfkeler, incesinden yazılmış sinema yazıları arz ediyor, benimse en azından neye öfkelenilmesi gerektiğinden ve Amerikan filmlerinden düzenli olarak haberim oluyordu.

Tol, Murat Uyurkulak (31)Tol, Murat Uyurkulak (31)
3 /