9,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
340 gösterim
Kemal, panik içinde ayağa fırladı. Ortada kötü bir şeyler olmazsa Numan onu, asla aramazdı. O an içinde garip bir acı hissetti.

"Ceyda!" Ceyda'ya bir şey mi oldu? diye sordu ve ne yazık ki içinde taşıdığı kaygıyı sesine de yansıtmaktan kendini alamadı.
"Onu hala, sevdiğini biliyordum dostum..."

"Tanrı aşkına Numan, ona bir şey mi oldu?" diye sordu yeniden, bu kez sesi sabırsızdı.

"Hayır, ama her an olabilir..."

Numan'ın yanıtı, Kemal'i büsbütün kaygılandırmıştı.
"Numan, ne demek bu!"
"Sulhi, burada ve..."
"Ve Ceyda'nın peşinde..."
"Onu zorluyor diyelim. Büyük bir alışveriş merkezinin üst katında, on yedi kişiyi rehin almış. Küçük bir kız çocuğun üzerine de uzaktan kumandalı tahrip gücü yüksek bir bomba yerleştirmiş."
"Orospu çocuğu!!!"
"Rehinelerin, karşılığında Ceyda'yı istiyor."

Ceyda, sadece baktı. Gözlerinde, yolun sonuna gelmişliğin ifadesi vardı. Bu işe girdiğinden beri, sıkça tehlikelerle karşı karşıya gelmişti. Ama bu kez, isteyerek gidiyordu. Bilerek ve gönüllü. Bu işi, burada bitirmek zorundaydı. Öyle görünmese de bunu, kendi için yapıyordu. Bitirmeliydi artık. Ya hep, ya hiç.
"Bombayı, çocuğun üzerinden alıp bana takacaksın!" dedi birden ve o anda çevresinde bulunanların yüz ifadeleri, tartışmasız cehennem azabını yaşadı. Semih bey, kendini kaybederek kızın üzerine atıldı. Telefonu kaptığı gibi kulağına götürdü.

"Soysuzun dölü!!! Unut!!! Baş komiseri de unut, anlaşmayı da!!! diye bağırdı. Sesi, sirenleri de uğultuyu da delmiş çevreye dağılarak yankılanmıştı.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2013
  • Sayfa Sayısı:
    328
  • ISBN:
    9786054611713
  • Yayınevi:
    Mola Kitap
  • Kitabın Türü: