Türk Hafif Yazıları E-Kitap

0,0/10  (0 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
333 gösterim
Edebiyat dünyası Mehmet Bilâl’i çok iyi tanıyor. “Üçüncü Tekil Şahıs” ve “Adresinde Bulunamadı” adlı kitapları, hem radikal tavrı ve üslubu, hem de anlattığı konuların farklılığı ile her türden insanı çarptı.

Televizyon dünyası da çok iyi tanıyor Bilâl’i; kendisi “Aliye”, “Rüya Gibi” ve “Binbir Gece” dizilerinin senaristlerindendir. Hemen hemen herkes, “Bu kanallarla, bu dizilerle nereye varacak sonumuz?” diye kaygılanmaktayken başladı senaryo yazmaya ve hepimiz gördük ki, önemli olan ‘niyet’tir; insan isterse en daralmış, en sıkışıp kalmış alanda bile işin ‘insani’ yanını öne alabilir, yukarıya taşıyabilir.

Böyle yazarlardandır Mehmet Bilâl, insanı insan yapan her türden duyguyu layıkıyla kaleme alır; tarif eder, betimler, gösterir. Üstelik şarkılar eşliğinde yapar bunu.

Yazarın can damarlarından biridir müzik. Çalan (ya da yazarın çalmasını arzu ettiği) şarkı, o sırada olup biten her neyse ona eklenir, onu daha anlaşılır kılar. Anlatılana hem güç hem de berraklık katar Bilâl’in çaldığı şarkılar. Yazılanlar-konuşulanlar duyduğumuz şarkının da etkisiyle yüreğimize dokunur. Bu şarkılar anlatılanlara uysa da uymasa da, kendi maceramızı çağırır, filmin yeniden dönmesine sebep olur.

İçinden şarkılar geçirip duran biridir Mehmet Bilâl.

Böyle birinin müzik üzerine yazı yazıyor olması da, bu nedenle çok anlaşılır, çok olağan. Aynı zamanda biz okurlar ya da müzik tutkunları için de büyük bir şans. Şarkılara tutunmanın, şarkılara bağlanarak yaşamı sürdürmenin nasıl bir şey olduğunu bilenler, Bilâl’in müzik üzerine yazdığı yazılardaki her ‘takıntı’yı, her ‘imge’yi eminim ki sevinç çığlıkları atarak, “Ah evet! Tıpkı benim gibi, aynen benim gibi, benim yaptığım gibi!” diye düşünecek, bir ‘ikiz kardeş’e rastlamış gibi huzur, keyif duyacaklar.

Şarkılar bütün bunları yapmaya muktedir mi gerçekten? Evet öyleler. Aliye’de “Ben Varım” (Ayten Alpman) laf olsun diye dönmedi; o şarkı binlerce sözün anlatamadığını anlattı bize; ya da anlatılanları katladı-güçlendirdi. ‘Duygu’ dediğimiz şey bazen suya yazılmış bir yazı, bazen de yüreği boydan boya biçmiş bir kılıçtır. Mehmet Bilâl, (aradaki diğer renk ve dereceleri de atlamadan) ‘duygu’yu boydan boya kavrıyor, her iki uç arasında ustalıklı bir biçimde gidiyor-geliyor. Bunu yaparken de, fazla değil yalnızca birkaç silahı var: Tanrı vergisi yeteneği, usta dili ve müzik tutkusu.

Şarkılarla dolup taşan bir yazar Mehmet Bilâl; müzik üzerine yazdıklarını okurken bunu net bir biçimde zaten göreceksiniz. Bir de şunu göreceksiniz: O şarkılar kağıttan-ekrandan size de ulaşacak, sizi de sarıp sarmalayacak. Direnmeyin; bırakın kendinizi! Yeniden bir yerlere tutunmak istediğinizde, bunu şarkılarla yapabileceğinizi bilin. Şarkılar kimseyi yarı yolda bırakmamıştır.