Üç Anadolu Efsanesi Köroğlu, Karacaoğlan, Alageyik

9,0/10  (73 Oy) · 
263 okunma  · 
56 beğeni  · 
2.524 gösterim
"Kilometrelerce yürüyüp, dağ bayır koşup ne kurtarırsa kardır kuralınca, öne ağıtları, sonra da türküleri, koşmaları, destanları, Çukurova'nın tüm uyaklı uyaksız söz çeşitlerini, tekerlemelerini, küfürlerini avlıyordu. Folklor derlemesi filan değildi, bu iş hayat memat işiydi, özbeöz malını kurtarıyordu Çukurova'nın, sorumlusuydu kurda kuşa karşı, şaka değil."
-Abidin Dino, Milliyet Sanat-

"Yaşar Kemal, Anadolu aşık-hikayelerinin geleneğine göbek bağıyla bağlanmış bir yazar. Onu ta çocukluğundan başlayarak Anadolu sözlü geleneğinin destansı türleri büyülemiş."
-Pertev Naili Boratav, Folklor ve Edebiyat 1-
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2013
  • Sayfa Sayısı:
    222
  • ISBN:
    9789750807459
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aykut 
 09 Eki 18:50, Kitabı okudu, 5 günde, 9/10 puan

Yaşar Kemal okuyanlar bilir; onun eserlerini okumazsınız, yaşarsınız. Anadolu'ya dair betimlemeleri ve anlatımları insanı alır götürür başka yerlere. Anadolu'da hissedersiniz kendinizi. Mevcut şu anki Anadolu'dan daha güzel bir yerde belki de. Elbette ki Kemal'in anlattığı, betimlediği Anadolu, günümüzdekinden daha farklı ve daha değerlidir. Bunun nedeni belki de yeniliklerin bizleri yozlaştırması.

İnsanları bir arada tutan şey neydi? Eski günlerden bahsediyorum. Çeşitli halk efsaneleri, masallar, bir aradaki toplu yaşam ve o dönem insanlarının değerlerimizin öneminin bilincinde olması. Bir büyüğün dizleri dibinde onun anlattığı masalları ya da efsaneleri merakla dinleyen çocuklar... Size de çok güzel gelmiyor mu bu? Televizyonun olmadığı günlerde "acaba bugün dedemiz ne anlatacak?" diye düşünen çocuklar. Bir büyüğün her ağzından çıkışta başkalaşan, daha da güzel hale gelen halk efsaneleri... Onların zihnimizde oluşturduğu hayalimsi görüntüler, o efsanelerdeki çeşitli dersler... Keşke, diyorum bazen, eski zamanlarda yaşayabilseydim. Bazı değerlerin yok olmadığı, insanların dertlerinin az olduğu o zamanlarda yaşayabilseydim. Keşke bir büyüğümden bir halk efsanesi dinleyebilseydim. Şahsen, yeni jenerasyon olduğum için eskileri yaşayabilmiş biri değilim. Yalnızca büyüklerin anlattıklarından yola çıkabiliyorum bu konularda, fakat yaşamak için neleri feda etmezdim... Lafı fazla uzattım.

Üç Anadolu Efsanesi isminin de belirttiği gibi, halk efsanelerini anlatıyor. Bir büyüğün her ağzından çıkışta başkalaşan efsanelerdir bunlar demiştik, Üç Anadolu Efsanesi için de denebilir ki; halk efsanelerini bir de Yaşar Kemal'in ağzından dinleme keyfidir bu eser. O destansı dili olsun, betimlemeleri olsun Yaşar Kemal sizleri alıyor Köroğlu'nun Karacaoğlan'ın yanına götürüyor. Kitap üç tane halk efsanesinden oluşmakta: Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik. Her efsane birbirinden güzel. Kemal kimi yerlerde dersler çıkarmış Köroğlu'nun yaşadıklarından, kimi yerlerde de Karacaoğlan'ın çektiklerinden kaybolan değerlerimizin önemini vurgulamış.

Efsanelerin içeriğinden bahsetmeyeceğim. Zaten çoğu kişi az çok bu efsaneleri duymuştur ya da biliyordur. Bendeniz bu efsanelerden bihaber idim. Böyle şeyleri sevdiğimi iddia etsem de efsaneler hakkında fazla bir bilgim yoktu. Bu açıdan bu eser benim adıma çok yararlı oldu diyebilirim. Anadolu'nun aslında ne denli önemli olduğunu, değerlerimizi barındırması açısından bir anne şefkati kadar olan gönlü bolluğunu daha iyi anladım. Bu eseri okuduktan sonra Anadolu'ya bakış açım da değişti. Önceleri Anadolu dediğimiz şeyi yalnızca bir bölge; coğrafi bir olgu olarak görürdüm. Kitabı okuduktan sonra anladım ki Anadolu canlı bir kavramdır. Yüzyıllardan bu yana yaşayan bir kavramdır Anadolu. Gerek değerleri ile gerekse de kitapta anlatıldığı gibi efsaneleri ile.

Bu açıdan, bir şeye daha ulaştım aslında: Anadolu, canlı bir kavramsa onu besleyen şeyler de üstte bahsettiğim türden şeyler olmalıydı. Yine Anadolu gibi köklü ve değerli kavramlar. Onu yaşatan, üstündekileri bir arada tutan kavramlar. Bunları açıklamaya ne haddim var ne de bilgim fakat efsaneler açısından değerlendirmek isterim, Kemal'in kaleminin ışığında. Efsaneler ilk çıktığı andan bu yana dediğim gibi insanları birleştiren bir kavram olmasının yanı sıra insanlar arasındaki samimiyeti artırıcı olgulardır. Her milletin çeşitli efsaneleri, destanları mevcuttur. Bunlar o milletin köklerini, bir nevi o milletin 'o' millet olmasının yapı taşlarını oluşturur. Çünkü millet eskilerden bu yana o efsanelerden dersler çıkararak günümüze ulaşmış, kimi şeyleri doğru yanlış olarak ayırt edebilme yetisine sahip olmuşlardır. Mesela bir Alageyik efsanesindeki Sultan Ana'nın herkesten çok doğruyu haykırması, kadınların da halkta bir yerinin olduğunu, bir Köroğlu efsanesindeki çeşitli olaylar, haksızlığa karşı susmamak gerektiğini öğütler bizlere. Geleceğe elbette bakmalıyız fakat geçmişi unutursak halimiz ne olur? Bizi 'o' millet haline getiren efsanelerden, değerlerden kopar isek tıpkı gökyüzüne salınan balon misali bir süre sonra yerden; değerlerimizden çok uzaklaşırız. Mutlaka yer ile bağlantımız olmalı şeklinde düşünüyorum.

Geçmişte doğru yapılanlar kadar yanlış yapılanlar elbette ki olabilir, olacak da. Asıl mesele o yanlışlara bakarak doğruyu tasdik edebilme ve doğrulardan da yanlışlarımızı düzeltebilmektir bana göre. Bu açıdan, bir Köroğlu, bir Karacaoğlan unutulmaya layık mıdır? Zaten bu efsanelerde anlatılanlar da yenilikler, farklılıklar değil midir? Bir yenilik sonucu bir takım gericiler tarafından yaptırılan aksilikler de anlatılmaz mı efsanelerde? Geçmişi unutmadan geleceğe bakabilmektir asıl mesele, kimi insanlar bunu başarmıştır. Yaşar Kemal bunu en iyi başaran yazardır bana göre. Geçmişin de yanılabileceğini ama bunun değerlerimizi unutmamıza yol açamayacağını kanıtlayan bir yazardır. Gerek İnce Memed'de geçmişte yapılmış olan aksilik ve haksızlıkları anlattığı, gerekse de bu eserinde ve Ağrı Dağı Efsanesi'nde değerlerimizin önemini vurguladığı gibi.

Sözün özü, Yaşar Kemal gerçekten de aydın bir insandı. Onu, eserlerini okuyarak, okutarak anmalıyız zannımca. Anadolu'nun canlı bir varlık olduğunu bizlere hatırlatan bir kalem. Üç Anadolu Efsanesi de bunun belli olduğu eserlerinden yalnızca bir tanesi.

Ezgi Sezgin 
11 Ağu 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Yaşar Kemal'in okuduğum ilk kitabıydı. Böylece yazarın kaleminin ne kadar güçlü olduğunu öğrenmiş oldum.Kitabı okurken içine çekildim diyebilirim.
Kitapta Köroğlu, Karacaoğlan, Alageyik efsanelerinden bahsediliyor. İnsan Köroğlu'nda sevinirken, Karacaoğlan ve Alageyik'te hüzünleniyor.
Kitapta eskiden aşıklara ne kadar değer verildiği, onlara nasıl saygı duyulduğu anlatılıyor.
Alageyik efsanesinde insanın vazgeçemediği tutkuları ve alışkanlıkları yüzünden başına neler gelebileceği gözler önüne serilmiş.Kitapta da beni en çok etkileyen Alageyik efsanesi oldu.Son sayfada yazılan türkü insanı hüzünlendiriyor.

Esra 
 21 Kas 2015, Kitabı okudu, 5 günde

Yine Yaşar Kemal... Yine doğayla insanın destansı mücadelesi... Kitap; Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik efsanelerinden oluşmakta. Üç efsanede de kahramanlığın yanısıra Yaşar Kemal'in tabiriyle insanı yalım eden sevda teması işlenmiş. Bu bazen kavuşmayla bazen de ayrılıkla sonuçlanıyor. Özellikle Alageyik efsanesinde insanın kendiyle hesaplaşmasını, ikircikli halini, tutkularına yenik düşmesini görüyoruz. Yaşar Kemal insanı her haliyle anlatmış; hüznü, sevinci, korkuyu, aşkı, cesareti... Üslubuna gelince fazla söze gerek yok, tasvirlerle alıp götürüyor zaten.
Okunmayı fazlasıyla hak ediyor.
İyi okumalar...

Mithril / Jake Epping 
20 May 11:18, Kitabı okudu, 12 günde, Beğendi, Puan vermedi

İstanbul kitap okuma grubunun bu ay seçilmiş olan kitap olması vesilesiyle tanıştığım bir efsane. Topraklarımızda doğan ve dilden dile aktarılan Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik efsanelerini Yaşar Kemal kusursuz kalemiyle ölümsüzleştirmiştir. Birbirinden etkileyici 3 efsanedeki aşk, yalanlar, yanlış anlaşılmalar, hatalar, dostluklar, iyilikler ve kötülükler arasındaki mücadele, gurur ve daha pek çok duygu yoğunlukla işlenirken Yaşar kemal'İn sürükleyici anlatımında kaybolmamak elde değil...

Halil Yavuz KAYA 
 25 Kas 21:31, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Şu anda kütüphanemde olmayan, akıbetinin ne olduğunu da hatırlayamadığım bu kitap, Yaşar Kemal'le beni tanıştıran "İnce Memed" den sonra okuduğum ikinci kitabı idi Yaşar Kemal'in.Yanılmıyorsam 65 ya da 66 yılları olsa gerekti okuduğum da Yani yarım asır öncesin den söz ediyorum. Bu üç efsane, üç hikaye beni çok etkilemiş, defa defa okumuştum... Köroğlu'nu ve Karacaoğlan'ı bilirdim de Alageyik'i buradan öğrenmiştim. Muhteşem bir anlatımla kaleme alınmış bu kitabın büyüleyici ifadelerini ezberlemeye de kalkmıştım. şimdi her biri kuş oldu kanatlanıp uçtu gittiler hafızamdan... Ama Adı anıldıkça o günleri yad ederim. O güzel hissin, duygunun kokusunu ruhumda hissederim.
Derseniz "bu kitabı bir daha okur musun?"
Cevabım "Hayır" olacak.
Niye mi?
Hatıralarımın sihrinin bozulmasından, o kokuyu bir daha duyamamak dan korkarım da ondandır... Çünkü, zamanı 14 yaşıma sabitlediğim anımdır bu kitap....

Celal Uslu 
07 Mar 14:14, Kitabı okudu, 5 günde, 10/10 puan

Yaşar KEMAL 'in kalemi moderatörlüğünde Anadolu yiğitlerinin destan yolculuğuna çıkmak eğiliminde bulunanların okumaktan aşırı zevk alacağı bir kitap.

Okumakta biraz ilerleyince, sanki yazar size bunu sözlü olarak anlatıyor hissine kapılıyorsunuz. Tıpkı küçüğüne kıssadan hisse çıkartması için hikayeler anlatan bir koca köy insanı gibi.

Özellikle Karacaoğlan bölümü beni derinden etkiledi, belki Karacaoğlan 'a yazılmış onun üzerinde kitap okudum ama en can alıcısı bu kitapta yatıyor diyebilirim.

Kendine has engin betimlemeleriyle olay örgüsüne ayrı bir tat katan Yaşar KEMAL 'in bütün kitapları okunabilir, okunmalıdır.

Burak@ 
18 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Yakın Çağ'ın Homeros'u Yaşar Kemal, Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik efsanelerini kendine has masalsı uslübuyla anlatmış. Köroğlunda sevinirken Karacaoğlan ve alageyikte dertleniyorsunuz. Yıllar sonra geri dönüp okunacak bir eser.

emre karaca 
02 Kas 16:49, Kitabı okudu, 5 günde, Puan vermedi

Yaşar kemalin o eşsiz dilini bu kitapta da buluyosunuz.sanki Yeşilçam filmi izler gibi oluyosunuz. 3 hikayede de birbirini tekrarlar gibi aslında ama her birinde ayrı ayrı anlamlar cikariyosunuz.keyifli okumalar

Mehtappp 
13 Oca 08:59, Kitabı okudu, 11 günde, 9/10 puan

Köroğlu: Bolu Bey’inin at yetiştiricisi Koca Yusuf’un ünü her yere ulaşmıştır. Aynı zamanda oğlu Ruşen Ali, Bey’in kızıyla nişanlıdır. Bir gün denizden gelen bir kırat ile Bey’in üç atını çiftleştirir ve onların dünyadaki en iyi atlar olacağını düşünerek özenle bakar. Bolu Bey’inin Osmanlı ile arası kötüdür ve barışmak için Osmanlıya en iyi üç atını seçip göndermek ister. Bunun için Koca Yusuf’tan en iyi üç atı seçmesini ister. Koca Yusuf düşünür taşınır istemeyerek gözü gibi baktığı kıratın yavruları olan üç kıratı seçer ancak atlar o kadar çelimsiz ve zayıftır ki Bey kendisiyle dalga geçildiğini düşünür. Koca Yusuf’un gözlerine mil çektirir ve oğlu ile ikisini sürgün eder. Koca Yusuf intikamını alması için oğluna yemin ettirir lakin Ruşen Ali zayıf, korkak bir gençtir. Ancak bir gün sokakta göreceği it, onu değiştirecektir. (Babası Koca Yusuf’un gözlerine mil çekilince Ruşen Ali’ye halk Körünoğlu demeye başlar ve Ali, Köroğlu adını alır.)

Karacaoğlan: Karaca, diyar diyar gezerken bir gün Deli Hüseyin ile karşılaşır ve ona ettiği yardımdan dolayı Deli Hüseyin onu obasına götürür. Kan kardeşi olurlar. Karaca, sazıyla türküler söyleyerek tüm obayı kendine hayran bırakır. Bir gün obanın beyinin kızı Elif’in devesi çöker ve oturduğu yerden kimse kaldıramaz. Karaca, sazıyla türküsüyle deveyi kaldırmayı başarır ve obanın gözüne girer. Bu sırada Elif Karaca’ya vurulur Karaca da ona. Ancak Karaca çulsuz parasız bir halk aşığıdır Elif ise Bey kızı. Tek çare kaçmaktır.(Sadece gözümüzün gördüğüne inanmanın ve ona göre hareket etmenin yanlışlığını ,sonuçlarını çok güzel dile getirmiş destan. O dönemlerde halk aşıklarına verilen önem ve değer üstünde durulmuş ayrıca.)

Alageyik: Sarıcalı köyü ile Gökdere köyü iki düşman köydür. Gökdereli Halil’in en büyük tutkusudur geyik avı ve dağlar. Dağlara çıkar, günlerce gelmez, geldiğinde ise köylüye ziyafet çektirir. Köyden Zeynep ile nişanlıdır. Bir gün Sarıcalı Karaca Ali, Zeynep’i su doldururken görür ve ona aşık olur. Kızın Halil’le nişanlı olduğunu öğrenince onu elde edebilmek için Halil’i öldürmeye karar verir. Köylüyü korkutarak Halil’in dağda olduğu bir zamanda Zeynep ile nişanlanır. Ancak tüm bu olanlardan Halil’in haberi yoktur. (Alageyik, dağlardaki bir kayanın adıdır. Anlamını efsaneyi bitirdiğiniz de anlayacaksınız. Aşırı tutkuların insanın başına neler getirebileceği gözler önüne serilmiş.)

Yazar, en bilinen halk efsanelerini kendi dili ve tarzıyla şiirlerle harmanlayarak dile getirmiş. Sevdalar yanık yanık türkülerle dillendirilmiş. Halk aşıkları, düşmanlar, ağıtlar, yerel benzetmeler üçünde de yer alan unsurlar. Yaşar Kemal’e başlamak için güzel bir kitap. Halk edebiyatını sevenlere tavsiye ederim.

ayşenben 
17 May 12:54, Kitabı okudu, 12 günde, Beğendi, 10/10 puan

Bittiğinde derin bir nefes aldığım, durup dinlendiğim bir kitap oldu. Yazar ismi yazmasa kesinlikle Yaşar Kemal demezdim, üslubu ve tarzı çok farklı olmuş. çok beğendim, hayran kaldığım romanlarından biri oldu.
Kitap üç efsaneyi konu alıyor. Alageyik efsanesi benim favorim oldu ve hep bir cümle sonrasını, bir sayfa sonrasını merakla ve sabırsızlıkla okuduğum bir bölümdü.

2 /

Kitaptan 35 Alıntı

Ezgi Sezgin 
 05 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

İnsan anadan yiğit doğmaz, insanı hem yürekli, hem de korkak yapan görgüsü ve aklıdır.

Üç Anadolu Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 34 - Cem Yayınevi)Üç Anadolu Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 34 - Cem Yayınevi)
Derya Yalınkılıç 
08 Tem 06:27, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Dostluk
İnsanoğlu şu dünyada neyi arar, arasa arasa dostluğu, kardeşliği arar, sözü çok uzatmak neye yarar...

Üç Anadolu Efsanesi, Yaşar KemalÜç Anadolu Efsanesi, Yaşar Kemal
Derya Yalınkılıç 
10 Tem 06:47, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

kibir
İnsanlara böcek gibi, karınca gibi bakamazsın. Şu evren içinde ne kadar yaratık varsa en kutsalı insandır. Hiçbir insanı küçük göremezsin, aşağılatamazsın. İnsanı aşağılatan önce kendisini aşağılatmış demektir. Kendine saygısı olan, olumlu, sağlıklı bir adam başkalarına da en büyük saygıyı duyar.

Üç Anadolu Efsanesi, Yaşar KemalÜç Anadolu Efsanesi, Yaşar Kemal
Derya Yalınkılıç 
11 Tem 04:53, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Akıl
Bir adamda akıl ve de feraset olmazsa o adam bir hiçtir. Ne kadar güçlü olursa olsun bir adam, aklı işe karışmazsa her zaman, her zaman yenilir.

Üç Anadolu Efsanesi, Yaşar KemalÜç Anadolu Efsanesi, Yaşar Kemal

Karacaoğlan
Yürü bre yalan dünya
Sana konan göçer bir gün
İnsan bir ekin misali
Seni eken biçer bir gün

Üç Anadolu Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 151 - Yapı Kredi Yayınları)Üç Anadolu Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 151 - Yapı Kredi Yayınları)
Başak Otsukarcı 
19 Eyl 22:07, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

"Göl yatağında su eksik olmaz. Eskiden de kurt eniği kurt olur... Koca Yusufun oğlu da Koca Yusuf gibi olacaktır eninde sonunda."

Üç Anadolu Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 28 - YKY)Üç Anadolu Efsanesi, Yaşar Kemal (Sayfa 28 - YKY)
4 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Yaşar Kemal’siz 1 yıl...!!!
Yaşar Kemal’siz 1 yıl...!!! Yaşar Kemal, 28 Şubat 2015’te vefat etmiş, 2 Mart 2015 günü 92 yaşında, büyük bir törenle sonsuzluğa uğurlanmıştı. Türkiye'nin Evrensel Yazarı Yaşar Kemal'i saygı ve sevgiyle anıyoruz...