Unutma Beni Apartmanı

7,7/10  (3 Oy) · 
7 okunma  · 
2 beğeni  · 
587 gösterim
Terk etmeye ve edilmeye, köksüzlüğe dair sarsıcı bir hikâye Yalnızlık kaçınılmaz bir son değil, ulaşmaya gayret ettiğim bir mertebeydi kimi zaman. Sahip olduklarımın esaretinden kurtulmak için terk etmemiş miydim sevdiklerimi, seveceklerimi, sevenlerimi' Korkmamış mıydım vazgeçemeyecek kadar alışmaktan' Annesinin sesini ilk kez kırk üç yaşında telefonda duyan bir kadının hikâyesi bu. Sırlarla dolu bir geçmişin peşinde kendi yaşamını sorgulayan, tarihin başlangıcını doğumlarla değil ölümlerle belirleyen Süreyyanın öyküsü. Terk etmeye ve edilmeye, köksüzlüğe dair sarsıcı bir hikâye Nermin Yıldırım, cesurca bir yaklaşımla aile kavramını masaya yatırırken aşkı, insan ilişkilerini, toplumsal çalkantıların bireylerin iç dünyalarında yarattığı kopuşları ve yabancılaşmayı keskin bir gözlem gücüyle aktarıyor. Türkiyenin yarım yüzyıllık tarihine mercek tutan Unutma Beni Apartmanı kişisel ve toplumsal bellek ekseninde zekice kurgulanmış, etkileyici bir roman.
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    420
  • ISBN:
    9786050900125
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
İlay Yüksel 
23 Şub 09:46, Kitabı okudu, 9 günde, 8/10 puan

Hangi dürtüyle bu kitabı raftan indirip satın aldım bilemiyorum. Belki hayatım boyunca bende iz bırakan romanların büyük çoğunlukta yabancı yazarların elinden çıkmış olması; belki de günümüzde kağıt kaleme sarılan herkesin kendince ortaya bir roman koyuyor oluşundan, daha önce ismini duymadığım; herhangi bir romanını okumadığım, bir şekilde rastlayamamış olduğum bir türk yazarın romanını alma konusunda hep tereddütlerim olur. Belki sadece kitabın arkasındaki tanıtım yazısının bir kaç satırı çekmiş olabilir, ya da kapağın güzelliği, kimbilir...

Romanın kahramanı Süreyya'nın henüz bebekken kendisini bırakıp giden annesi Mesude'nin yıllar sonra ona telefon etmesiyle başlıyor. Annesinin gidişiyle babaannesinin sahip çıktığı, büyüttüğü Süreyya, babaannesinin ölümüyle yapayalnız kalıp, gerekmedikçe kimseyle samimi olmadan, sınırları içerisine kimseyi sokmadan yaşayan birine dönüşüyor. Babaannesinden kalan parayla "bir yere ait olma" korkusundan uzun süre otellerde kalıyor, devamlı bir iş sahibi olmaktan kaçınıyor.

İç dünyasını dışarı vurmakta en başarılı olduğu an yazdığı zamanlar, oldukça başarılı romanlar yazıyor ancak insanlardan kötülük görmemenin en iyi yolunungöz önünde olmamak olduğuna inanan Süreyya kimsenin ilgisini çekmemek için romanlarını N.Y. isimli, şımarık, zengin bir kıza satarak, kızın ünlü bir yazar oluşuna tanıklık ediyor.

Yaşadığı evler, hayatındaki insanlar, dostlukları acımasızca değişiyor. Öyle ki, bir seyahat sırasında Barcelona'da tanıştığı ve ilk görüşte aşık olduğunu sandığı Marcel için Barcelona'da yaşamaya başladıktan kısa süre sonra Ada'yı doğurduğunda kendini kafese kapatılmış gibi hissettiği anda kaçıp gidiyor. Kendisini bırakıp giden annesine duyduğu nefret ve özleme rağmen, kendisi de gözünü kırpmadan kızını bırakıp gidebiliyor.

Hiç bir yere, hiç kimseye ait olamayan Süreyya'nın öyküsü bu.

Nermin Yıldırım, aile içi kopuklukları, çocuk istismarını ve çoğu zaman insanlar içinde yaşadığımız yalnızlığı Süreyya'nın dilinden çok başarılı şekilde anlatırken bir tarftan da 12 eylül dönemini kendi bakış açısıyla yansıtıyor. Süreyya'nın yazdıkları ise roman içerisinde keyifle okunan öyküler olarak kitabı daha da zenginleştirmiş.

Elimden bırakamadan, bir solukta okudum. Süreyya'nın yaşadıklarını, hissettikleri öyle anlatılmış ki ben de o ne hissettiyse hissettim, bazen otellerin soğuk lobilerinde oldum, bazen Şişli'nin eski yüksek tavanlı bir evinde televizyonun karşısında oturdum, bazen depremleri hissettim.

Şiddetle tavsiye ediyorum...

Kitaptan 1 Alıntı

Kitapla ilgili 1 Haber

Nermin Yıldırım: “Kelimelere değil şiire inanıyorum”
Nermin Yıldırım: “Kelimelere değil şiire inanıyorum” Unutma Beni Apartmanı ve Rüyalar Anlatılmaz’ın ardından üçüncü romanı Saklı Bahçeler Haritası çıkan Nermin Yıldırım’ın Barcelona’daki kütüphanesini ziyaret etmem imkansızdı elbette. Ben de kütüphanesini ondan dinleyerek gözümün önünde canlandırmaya çalıştım. Yazarın İspanyol eşi Joan Alvado’nun fotoğrafları da bana yardım etti… Bu arada, Yazarın Yangında İlk Kurtarılacaklar listesi gerçekten çok güzel…