Uzun Hikaye

8,4/10  (132 Oy) · 
522 okunma  · 
117 beğeni  · 
3.148 gösterim
Ben o zamanlar on altı yaşındaydım, lise birde. İnce uzun bir oğlan. Saçlarım kirpi gibi dik duruyor; ne yana, ne geriye taranmıyor, beni deli ediyordu.
Babam "İnatsın inat... İnatçı adamın saçı yatmaz. Dedene çekmişsin besbelli. Keşke annene benzeseydin" diyordu.
Keşke...

Annemin lepiska gibi yumuşacık, sarı saçları vardı. En çok o mavi gözlerini özlüyorum. "Benim oğlum okuyacak yüksek bir memur olacak" der, sonra da göz ucuyla babama bakardı. Sanki anlaşmışlar gibi babam da ona bakar, dudaklarında muzip bir gülümseme:
"Hıh... Biz okuduk bir şey olduk sanki" diye omuz silkerdi.
(Kitabın İçinden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2000
  • Sayfa Sayısı:
    115
  • ISBN:
    9789759953331
  • Yayınevi:
    Dergah Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rıfat ÇELEBİ 
26 Haz 19:35, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Kelimeler kifayetsiz kaldığında susar ya insan, "Uzun Hikaye"de onun gibi birşey işte. Ciltlere sığacak bir hikayeyi 114 sayfada anlatıp, adına da "Uzun Hikaye" demek her yazarın harcı olmasa gerek. Yine sonunda kavuşmak olmayan, kitap sayfaları arasında başlayıp ahirete kalan yarım bir sevda, hüzzam bir hikaye... "Tirende Bir Keman" hikayesinde olduğu gibi baba ile oğulun benzer sonu...Acılar, aşklar, yolculuklarla yoğrulan göçebe bir hayat, bir yere ait olmadan geçen bir ömür...Olur olmadık yerde boşalan kaderin kurulu yayı... Aşkların ve samimiyetin naylonlaşmadığı zamanlar...Kısacık uzun bir hikaye... Bu kitap hakkında daha bir sürü şey yazarım ama uzun hikaye... Okuyun işte...

EMRE YAMAN 
 05 Kas 23:53, Kitabı okudu, 5 günde, 9/10 puan

Hepimiz küçüklere bir hikaye anlatmışızdır.Biz çocuklardan kaç kez dinledik belki hiç.Bir çocuktan hikaye dinlemek onunla arkadaş olmak,dertlenmek,gülmek isterseniz bu hikayeyi okuyun yani bir çocuktan dinleyin.

Hayatı göç ile geçen,annesini kaybetmiş,babasının idealleri yüzünden sürgün yiyen bu çocuğun hikayesi çok özel.Yazarın okuduğum ilk kitabı.Kitap çocuk ağzıyla yazılmış.Tatlı tatlı gülümsemeler,yavru bir kuş edasıyla oradan oraya giden çocuk.Sizi sıkmadan son sayfasına kadar sizin yanınızda.


Yazar sosyalist babanın sürgününde yanında yaşayan çocuğun hikayesini yazmış hatta yaşamış.Sürgün günlerinde çocukların düşüncelerini,neler hissettiklerini anlatmış.

Bu incelemeyi yaparken ne yazacağımı bilemedim.Kelimelerim birbirine dolandı etkilendim sanırım.Siz en iyisi alın okuyun.

Kimin sözüydü, hatırlamıyorum: Hikaye hayata açılan pencerelerden biridir. UZun hikayede tıpkı böyle. Bir pencerenin ardından hayatı seyreder gibi... Anlıyorsunuz, hissediyorsunuz, kahramanlarla birlikte yol alıyorsunuz ama seyrediyorsunuz. Usta kalem, usta işi öykü. Okuması tek kelimeyle: Keyif...

Ahmet Samsa 
23 Kas 2015, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 9/10 puan

Bir uzun göç hikayesi.
İlk defa Mustafa Kutlu okuyorum ve çok beğendim. Zaten ben böyle kitapların adamıyım. Kitaptaki betimleme ve tasvirler çok güzel. Akıcı bir dille yazılmış, hiç sıkmadan okunuyor. Hatta kendi adıma seve seve okunuyor da diyebilirim. :)
Sosyalist Ali'nin hikayesini anlatıyor oğlu. Ama bir başka anlatıyor. Çok genç bir adamın ağzından anlatılması sayesinde daha da ilgimi çekti anlatım. Bir 'vagon-ev'de başlayan hikaye farklı anadolu kasabalarında devam ediyor. Ali'nin haksızlığa dayanamayan bir yanı var. "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar" misali de bu yüzden barınamıyor bir yerde, barındırmıyorlar. Yanında oğlu, saka kuşu, küpe çiçeği ve karısının bir fotoğrafıyla sizi de davet ediyor, kendi içinizde bir yolculuğa Sosyalist Ali.
Arkadaşımdan aldığım ve geri vereceğim bir kitap olması konusu da ayrıca üzücü benim için.
Tavsiyedir.

M.Y. 
13 Eyl 23:14, Kitabı okudu, 1 günde, 9/10 puan

Kitap vakti zamanında Bulgaristan’dan göçüp Türkiye’ye yerleşen, haksızlığa gelemediği ve eşitlikten yana olduğu için sosyalist damgası yiyen Ali ve oğlunun hayat hikayesini anlatıyor. Damga dedim çünkü kitap, Türkiye’de sosyalist olmanın hakaret veya zararlı bir şey olarak görüldüğü zamanlarda geçiyor. (Gerçi hoş hala bazı düşünceler değişmiş değil ya)

Mustafa Kutlu’nun sade anlatımını fazlasıyla beğendim. Sanki bir tanıdığınızın öyküsünü okuyormuşsunuz gibi hissettiriyor. Sayfa sayısı olarak kısa ama adı gibi uzun bir hikaye anlatılıyor. Kitap bir yere kök salamadan yollarda geçen sürgün gibi bir ömrü, baba oğul ilişkilerini, dönemin siyasi portresini siyasetsiz ve abartmadan güzel anlatmış. Kitap bittikten sonra garip bir şekilde insanı hüzün ve umudun arafında bırakıyor.

Not: Kitabın filminde bazı olaylar, karakterler ve sonu değiştirilmiş ama hikayenin özü aynı.

KeMâL 
29 Haz 21:16, Kitabı okudu, 2 günde, 9/10 puan

Uzun süredir rafımda bekleyen Mustafa Kutlu ile tanıştım. Tanıştım ki tanıştığıma çok ama çok memnun oldum. Bu kadar tatlı dil, sade, akıcı, samimi bir dil uzun süredir görmemiştim. Betimlemeler, tasvirler o kadar sağlam ki göz önünde canlanıyor. Ayrıca bu kadar uzun soluklu bir yaşamı, hikâyeyi 115 sayfaya sığdırmak da büyük başarı. Bu arada filmini önceden izlediğim için çok daha güzel canlandırdım karakterli, filmi. Neyse yazarın diğer kitaplarını da mutlaka edinmeye çalışacağım. Yazarla ilgili anlatacaklarım bu kadar.

Gelelim kitaba adı üstünde Uzun Hikaye öykü türünde yazılmış bir eser. Kısacık bir kitap 115 sayfa ben 1 günde bitirdim. Zaten dili o kadar güzel ki akıp gidiyor. Yazar oğlunun dilinden kitabı anlatıyor.

Konusu hakkında ise Sosyalist bir baba ile oğlun göçlerle hayatını sürdürmesi ve doğruluktan şaşmaması diyebilirim. Başta aşkla giren ortalarda o kadar güzel cümlelerle beni benden alıcı dersler veren bir roman. İçinde acı, aşk, siyaset, seyahat, dostluk vb. konulara değinmiş yazar. Bir tek sonunu kısa kesip belirsizlik içinde bırakmasını sevmedim.

Çok daha üzerinde konuşulabilecek bir eser. Yazarı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Kalemi kesinlikle farklı. Şimdiden iyi okumalar… Filmini de izlemeyi unutmayınız… Ha unutmadan film müziği ve içinde geçen şu parçayı da ekstradan dinlemeyi de unutmayın….

https://www.youtube.com/watch?v=ziUKW1ND2gs

"Hele dursun, kitapların da bir kaderi vardır" Sayfa 79

kevser 
 28 Şub 19:13, Kitabı okudu, 5 günde, 5/10 puan

Devamlı göç etmek zorunda kalmış bir babanın (Sosyalist Ali) göç etmeyi tercih eden ve gitgide babasına benzeyen oğlunun ağzından dinlediğimiz bir Anadolu hikayesi. Yalın, pek sürprizi olmayan, tekdüze bir hikaye. Ne kötü ne iyi...

Hacer Demir 
01 Ara 12:36, Kitabı okudu, 10/10 puan

Ayakkabılar eskir be Ali'm. Her şey eskir, bak sen, sen hala sevdiğim adamsın. Sen eskime.
Belki kısa bi kitap ama anlattıklarıyla beni derinlere götüren uzun bir hikaye...
Muhteşem bir aşk hikayesi

abdullah pak 
29 Haz 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

mustafa kutlu anadolu insanını anlattı. uzun hikaye benim için yılmayan ve uslanmayan insanların hikayesi. mücadele ederken korkmadan bir o kadar da hayatı ıskalamadan yaşama telaşı..

Uzun Hikaye çok özel bir eser bence...
Hani,bitmemesi için dua ettiğiniz,kitapçı raflarında gördüğünüzde "keşke daha evvel okumasaydım;şimdi ne de keyifli okunurdu!" diyeceğiniz cinsten yani. kitap bittikten sonra sanki sizi ziyarete gelen bir dostunuz "elveda" demiş ve gitmiş gibi hissediyorsunuz. kendinizi hikayeye o kadar kaptırıyorsunuz ki, gitme demeyi çok sonra tahattur edebiliyorsunuz. evet,kitaptan geriye çok bir şey kalmıyormuş gibi düşünebilirsiniz ama ismiyle müsemma zaten; uzun hikaye! Nitekim filmi de çekildi.

4 /

Kitaptan 46 Alıntı

mavera 
04 May 19:53, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Bizim sevdamız artık ahirete kalmıştır, böyle bilsin..

Uzun Hikaye, Mustafa Kutlu (Sayfa 108)Uzun Hikaye, Mustafa Kutlu (Sayfa 108)

“Ayakkabılar eskir be Ali’m.

Her şey eskir.

Bak sen hâlâ sevdiğim adamsın, sen eskime.”

Filminden alınmıştır.

Uzun Hikaye, Mustafa KutluUzun Hikaye, Mustafa Kutlu
KeMâL 
29 Haz 19:34, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Öyle... İnsan ne oldum dememeli, ne olacağım demeli.

Uzun Hikaye, Mustafa Kutlu (Sayfa 109 - Dergah Yayınevi)Uzun Hikaye, Mustafa Kutlu (Sayfa 109 - Dergah Yayınevi)
KeMâL 
29 Haz 19:33, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Yere düşmekle cevher sâkıt olmaz kadr ü kıymetten

Uzun Hikaye, Mustafa Kutlu (Sayfa 90 - Dergah Yayınevi)Uzun Hikaye, Mustafa Kutlu (Sayfa 90 - Dergah Yayınevi)

Hani silah dedin ya, bak bu kalem. Yazan bir elle buluştuğunda şu dünyada ki en büyük silahtır. Hele kalem kelamın dik duran hali olduğundan; daha da çok acıtır.

Uzun Hikaye, Mustafa KutluUzun Hikaye, Mustafa Kutlu
KeMâL 
 29 Haz 19:33, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Altı üstü bir tanışma faslı.
Ama her ilişkinin mayası bu ilk anlarda, ilk saniyelerde gizli değil midir ?

Uzun Hikaye, Mustafa Kutlu (Sayfa 93 - Dergah Yayınevi)Uzun Hikaye, Mustafa Kutlu (Sayfa 93 - Dergah Yayınevi)
5 /