Vatandaş Abuzer

8,3/10  (11 Oy) · 
40 okunma  · 
7 beğeni  · 
1.090 gösterim
General bir başka gardiyana döndü: "Buradaki tutukluların statüsü nedir?" Gardiyan soruyu pek anlayamamıştı. Bir şeyler söylemek istiyordu ama kem küm ediyordu. General bu kez soru şeklini değiştirdi: "Yani evladım" dedi "Buradaki tutuklular normal tutuklular mıdır?" Asker bu kez soruyu anlamanın şevkiyle cevap verdi. "Hayır komutanım?" "Ya Nasıl tutuklulardır?" "Anormal tutuklulardır komutanım." "Peki normal tutuklularla, anormal tutuklular arasındaki fark nedir?" "Normal tutuklular, normal cezaevlerinde bulunurlar komutanım. Hırsızlar, esrarcılar, ırza geçenler normal tutuklulardır. Vatanı yıkmaya kalkışanlar anormal tutuklulardır!" "Peki bunlara nasıl davranırız?" "Anormal komutanım"
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2012
  • Sayfa Sayısı:
    288
  • ISBN:
    9789757837138
  • Yayınevi:
    Evrensel Basım Yayın
  • Kitabın Türü:
Remzi Aydın 
25 Nis 10:03, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Ağlayarak güldüğüm ilginç bir eserdi. Yapılan işkenceyi bile böylesine bir dille anlatan nadir eserlerden biri. Yıllar oldu okuyalı, hatta bir kaç tane aldım sonra ve yakınlarıma hediye ettim.

Ensar. 
01 Eyl 2015, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

Aslında doğru düzgün yorum yapmak gibi bir yeteneğim yoktur. Sadece 3-5 cümleyle birşeyler yazar bırakırım ama bu guzel kitap hakkında hiçbir yorum yok ve çok az okunmuş sırf bunun için biraz uzun ve ayrıntılı bir yorum yapmaya çalışacağım.

İlk olarak kitabın konusu Abuzer isimli bir adamın 12 eylül döneminde yaşadıklarıdır. Abuzer vurdumduymaz, saf ve açık sözlü biridir.

Abuzer İstanbul 'a çalışmak için gelir, gelir fakat geldiği gibi şehirden çıkartılır. Çıkartıldığı gibi şehre yeniden girer. Daha sonra kendini karakolda sorgulanırken bulur...

Yazarı ilk kez duydum arkadaşın önerisi ile okuduğum bu yazardan bu kadar güçlü bir kalem beklemiyordum açıkçası.

Hiyerarşik düzeni her bölümde müthiş bir şekilde iğneleyerek asıl yüzünü göstermeyi çok net bir şekilde başarabilmiş. 12 eylül dönemi hakkında pek bir bilgim olmasa da cezaevlerinde neler olduğu konusunda az buçuk bir bilgim var ki kitapta zaten en çok eleştirilen ve yerden yere vurulan tam anlamıyla ALAY EDİLEN ,Tİ'YE ALINAN konu hiyerarşi ve cezaevlerinin durumudur.

Her ne kadar yazar bunu Abuzer ile güldürerek anlatsa da karanlık dönem, siz gulerken arkaplanda sıkı bir şekilde eleştirilmiş...

Hatta size şöyle açıklayayım: eğer siz kitaptan Abuzer'i cıkarırsanız elinizde "cezaevleri ve hiyerarşik düzen" adlı bir kitap kalacaktır...

Son olarak siyasetten sıkılanlar ya da siyasi kitap okumak istemeyenler ya da 12 Eylülü merak edip deneme inceleme şeklinde değilde tam bir roman tadında okumak isteyenler bu kitabı alın okuyun. Hiç kaçırmayın derim...

Bittikten sonra Abuzer'i özlemedim değil... Vay be...

Şeyma 
12 Ağu 14:03, Kitabı okudu, 7/10 puan

İlk kez okuduğum bir yazar olmasına rağmen beğendiğim bir eserdi. 12 Eylül döneminin acımasız yüzünü mizahi bir dille okuyucuya aktarmış yazar. Hiçbir suçu olmadığı hâlde, yolda yürürken tutuklanıp cezaevine götürülen ve hayatı zindan edilen Abuzer isimli karakter üzerinden yansıtılmış olaylar. Pek çok sıkıntıya maruz kalmasına rağmen hâlâ masumiyetini ve direncini sürdüren Abuzer okuyucuyu esprileriyle kitaba bağlıyor. İnsan kitabı okurken kâh Abuzer'in esprilerine ve iyimserliğine gülüyor kâh o dönemde insanların bir hiç uğruna heba edilen hayatlarına ve ćektiklerı her türlü işkenceye bir kez daha şahit olmanın hüznünü yasıyor. Yazar üzüntü ve sevinci iç içe geçirerek başarılı bir kurgu oluşturmuş. Okunan her satır insana bu kadar çok zalim insanın olduğu dünyada iyi insanlara ne denli ihtiyaç olduğunu hatırlatıyor. Türkiye'nin karanlık dönemlerinden biri olan 12 Eylül dönemini unutmamak ve unutturmamak adına okuyun, okutturun dostlar.

Emin Taşdemir 
24 Kas 16:25, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 10/10 puan

Yaklaşık olarak yedi yıl önce okumuştum ama kitabın o kadar güçlü bir imgesi vardı ki hala aklıma geldikçe büyük bir heyecan yaşıyorum. Abuzer'in gülüşünü görüyor gibiyim. 12 Eylül Faşizmi karşısında gülüşü ile direnen bir kişilik. Koşullar ne olursa olsun çevresine pozitif bir enerji yayan Abuzer 'izahı olmayanın mizahı olur' sözünün hakkını yüzde yüz vermiş bir karakter olarak en kıymetliler listemdeki yerini almıştır. Yazarın emeğine sağlık iyi ki yazmış ve iki ben de o kitabı okuma fırsatını bulmuşum...

rojda tekce 
 11 Eyl 05:13, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bu kitabı 5 sene önce okumuştum.Hayatımda okuduğum en komik ve zekice bulduğum tek kitaptır.Hâlâ hatırlıyorum okurken ablam bana niye gülüyorsun ne kadar komik olabilir deyip duruyordu.Benden 10 yas büyük bir akrabama verdim ve ertesi gün cok saçma olduğunu düşünerek bana geri verdi.O gün şükretmiştim iyi ki böyle bir kitabı kaybetmedim,eğer onda kalsaydı kaybedebilirdi.O gün tekrar okumaya başladım.Bu sene öğretmenim sınıfta okurken kitabı gördüğümde bir anda gülmeye başladım,hocamda neye güldüğümü açıklamadan,tamam anladım neye güldüğünü deyip oda güldü.Yani söyleyeceğim müthiş bir kitap...

Kitaptan 6 Alıntı

Ensar. 
31 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Milyonlarca doları, markı bomba yapıp insanları öldürmek icin ayiriyorlar, sonra bunları da yetersiz görüp daha büyüğünü daha gelişmişini nasıl yaparız da daha fazla insanı öldürürüz, diye daha büyük paralar harcıyorlar ve aynı devletler, bu tip hastalıkların insanları göz göre göre yok edip öldürmesi karşısında çaresizlikten yakınabiliyorlar.

Vatandaş Abuzer, Yücel Sarpdere (Sayfa 153)Vatandaş Abuzer, Yücel Sarpdere (Sayfa 153)
Ensar. 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Başçavuş niye uğraştı seninle?" dedi. "Askerler de silahlarını sana doğrultmuşlardı."
"Yanlış hedefe doğrultmuşlar," dedi Abuzer ve iç çekti. "Ahh! O silahlardan biri bende olsaydı..."
Köylü heyecan, merak ve biraz da korkuyla irkildi.
"Ne yaparsın o zaman?"
"Hiç," dedi Abuzer. "Ağaçtaki kargaları bir güzel vururdum."

Vatandaş Abuzer, Yücel Sarpdere (Sayfa 10)Vatandaş Abuzer, Yücel Sarpdere (Sayfa 10)
Ensar. 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Abuzer, "rahatsız ettiğim için özür dilerim," dedi. "Işıkta uyumak çok zor. Acaba rica etsem lambayı söndürebilir misiniz?
Yukarıdaki polis okkalı bir küfür savurduktan sonra o lambayı kafasında kıracağını söyledi. Bunun üzerine abuzer:
"Öyleyse zahmet etmeyin," dedi. "Çünkü sağlam bir lamba, kırık bir lambadan her zaman daha iyi ve faydalıdır"

Vatandaş Abuzer, Yücel Sarpdere (Sayfa 19)Vatandaş Abuzer, Yücel Sarpdere (Sayfa 19)
Ensar. 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Köylü şansını bir daha denemek için, "şu yolları da bir türlü duzeltmediler," diye söylendi. "Yıllardan beridir böyle köstebek çukuru gibidirler. Kimse düzelteyim demez. Başımızdakiler ancak seçim zamanı uğrarlar, bir suru sözler verirler, sonra kodunsa ara bul birini"

Vatandaş Abuzer, Yücel Sarpdere (Sayfa 7)Vatandaş Abuzer, Yücel Sarpdere (Sayfa 7)
Ensar. 
31 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Doktorun yanına ilk giren kalbindeki sıkışmadan ve çarpıntıdan şikayetçiydi. Elinde bir kutu aspirinle dışarı çıktı. İkinci giren sırt ağrılarından şikayetçiydi, geceleri bile zorlukla uyuyabiliyordu. Doktor onu yalancılık la suçlayıp, tedavisini gardiyanlara bıraktı. Sırt ağrılarından şikayetçi hasta doktorun bu sözlerine şiddetle karşı çıkarak, doktora bir gün bu yaptıklarının hesabının sorulacağını, onun bir doktor değil işkenceci sadist bir yaratık olduğunu haykırdı ve zorla odadan çıkartıldı. Az sonra gardiyan odasından cop sesleri ve siyasi tutuklunun yenilgiyi kabullenmeyen sloganları duyuldu. Üçüncü hasta da aynı akıbete uğradı. Dördüncü hasta nefes darlığından şikayetçiydi, aspirin tedavisine hak kazanmıştı.

Sıra abuzer'e gelmişti. Doktor, tekrar abuzer'i karşısında görünce suratını astı.
"Ne o?" dedi. "Geçen günkü tedavi fayda sağlamadı mı?"
Abuzer, doktorun tam karşısında durdu.
"Beni yanlış anlamanızı istemem," dedi. "Ancak fayda sağladığını söyleyemiyeceğim."

...

Doktor öfkeyle koltuğundan fırladı.
"Demek beni tedavi yöntemlerini bilmemekle itham ediyorsun öyle mi?"

...

Doktor hırsla, "götürün bunu! Götürün bunu! Nasıl biliyorsanız öyle yapın," diye bağırdı gardiyanlara. Gardiyanlar, Abuzer'in koluna girip götürmeye çalışırken, Abuzer'in şu sözleri duyuluyordu.

"Sinirlendiniz mi doktor bey? Öyleyse size bir kutu aspirin vereyim!"

Vatandaş Abuzer, Yücel Sarpdere (Sayfa 127)Vatandaş Abuzer, Yücel Sarpdere (Sayfa 127)
Ensar. 
31 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Sorgu yine aynı şiddetle başladı. Abuzer'e durmadan neden geri döndüğünü, nerede kaldığını, kimlerle görüştüğünü sorup durdular. Abuzer'e bedeni defalarca havaya kalktı indi, aynı anda iri bedeni elektrikle defalarca titredi, sarsıldı. Ama o ağzını açıp cevap bile vermedi, yalnızca bir seferinde neden hiç konuşmadığını sorduklarında, "konuşup da sizin dikkatinizi dağıtmak istemem," dedi. "Ne de olsa siz devlet görevi yapıyorsunuz. Bu yüzden kıymetli zamanınızı almak istemem. Siz bana aldırmayın işinize devam edin."

Vatandaş Abuzer, Yücel Sarpdere (Sayfa 45)Vatandaş Abuzer, Yücel Sarpdere (Sayfa 45)