ve Kırar Göğsüne Bastırırken

7,8/10  (6 Oy) · 
36 okunma  · 
4 beğeni  · 
648 gösterim
"Sevdiğimiz her şeyi göğsümüze bastırırken kırıyoruz. Vatanı seviyoruz ve sevgiyle bastırırken göğsümüze vatanı, onu parçalara ayırıyoruz; vatanseverler yapıyoruz parçalardan, hainler yapıyoruz, düşmanlar yapıyoruz, kuşkular ve korkular yapıyoruz, sevgimizle bir kezzaba dönüp delik deşik ediyoruz sevdiğimiz şeyi.

"Göğsümüze bastırırken kırdığımız vatan sevgisinden hayatla aramıza duvarlar örüyoruz, özgür olamıyoruz, rahat olamıyoruz, düşüncelerimizi söyleyemiyoruz, kendi ülkemizde ferah fuhur dolaşamıyoruz, hayatın içine giremiyoruz bir türlü.

Kadınları seviyoruz ve sevgiyle parçalıyoruz onları, evlere kapatıyor, yasaklarla kuşatıyor, sokaklarda gezmelerine izin vermiyor, dövüyor, bıçaklıyor, öldürüyoruz; ne kendimiz yaşayabiliyor, ne kadınları yaşatıyoruz; kadınlara duyduğumuz parçalanmış sevgiler hayatın bize sunmaya hazır beklediği her türlü mutlulukla, zevkle, keyifle aramızda büyük bir duvar gibi yükseliyor."
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    152
  • ISBN:
    9786051416250
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Elif Şahin 
01 Eki 15:14, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 7/10 puan

Yayınlanmış bütün kitaplarını okumuş bir kişi olarak Sayın Altan'ın "deneme" tarzındaki bu son kitabını öncekilere nazaran daha nitelikli bulduğumu söylemeliyim.Bu kitabın konusu olan sosyal çarpıklıkları,toplumsal düşünce hayatındaki sancıları ve oldukça cesur sistem eleştirilerini okuduğunuzda ayaklarınız bu topraklara daha sağlam basacak.

Kitaptan 14 Alıntı

Kimi Zaman Da...
Bazen ölüleri ziyaret ederim.
Taş lahitlerin yanında, teselli bekleyen bir ruhun dolaşabileceğini düşünürüm.
Ama kimi zaman da, oralarda gezinen bir ruh değil de o lahitlerin altında yatan ölüleri ziyaret edenler bir teselli buluyor bu ziyaretten.
Ölüler, kendilerini dinleyenlere, ümit verici hikayeler anlatıyor.

ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Sayfa 38 - Can Yayınları)ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Sayfa 38 - Can Yayınları)

Gerçeği Söylemek
........... , hayatın lezzet skalasında kalabalıkların ulaşamayacağı estetik derinliklere ulaşmanın ve bütün bunların gizli ya da açık tatminini yaşamanın bedeli, zor zamanlarda kalabalıkların önüne çıkıp gerçeği söylemektir.

Aksi takdirde daha ağır bir bedel ödersin.

ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Sayfa 107 - Can Yayınları 2003)ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Sayfa 107 - Can Yayınları 2003)

Ama Gene De...
Bazen ölüleri ziyaret ederim.

Bunu niye yaptığımı tam bilmiyorum aslında; o mermer lahitlerin altında kaybolup gidenlerin birilerine ihtiyaç duyduğuna inanmam ama gene de teselli bekleyen bir ruhun oralarda dolaşabileceğini düşünmekten hoşlanan bir yanım var sanırım. Bu tuhaf çelişkinin patikasından, bu çelişkiden pek de rahatsız olmadan, yürür giderim yanlarına arada bir.

ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Sayfa 34 - Can Yayınları)ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Sayfa 34 - Can Yayınları)

İnançsızlar
Bizim gibi inançsızlar, hayatın bütün mihnetiyle, yok olmanın çaresizliğiyle, sevdiğini bir sonsuzlukta yitirmenin kederiyle, hiçbir güce sığınmadan, hiçbir güçte çare aramayarak tek başına boğuşurken, onlar(dinciler) hem bütün çaresizliklerinin ıstırabını Allah'a yüklüyorlar hem de cennetin kapılarının kendileri için açık olduğunu iddia edip en büyük "küfrün" içine batıyorlar.

ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Sayfa 58 - Can Yayınları, 2003)ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Sayfa 58 - Can Yayınları, 2003)

Biz
Biz,hayatı savunanlarız.
Biz,hayatı ölmeyi bilerek savunanlardanız.
Bahardır bizim müttefikimiz.
Ölümden korktuğumuzdan değil yaşadığımız,biz savaşmayı sevdiğimizden yaşarız.
Yaşamaktır savaşımız.
Bir nakış işler gibi,her ilmeğine kendimizden bir şey katarak yaşarız.

ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Sayfa 9 - Can Yayınları)ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Sayfa 9 - Can Yayınları)
Molla Mihyedîn 
 11 Kas 14:08, Kitabı okudu, 9/10 puan

Yenildiğimizi söyleyenlere kulak vermeyi bırakın.

Biz yenilmeyiz, biz ölür, asılır, hapse atılır, mahkemelerde yargılanır, işsiz kalır, işkence görür, kurşunlanır ama yenilmeyiz.

Hayatı savunanlarız biz.

ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Everest)ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Everest)

Büyük Günah
....
Asıl büyük günah bu değil bence.

Büyük günah, bir zamanlar bazı SOLCULARIN Marx'ı, şimdilerde bütün "VATANSEVERLERİN" vatanı, kendilerini biraz daha büyük ve diğer insanlardan daha farklı göstermek için ayaklarının altına alıp, kendilerine basamak yapmaları gibi şimdi DİNCİLERİN de kendi dinlerini ayakları altına alması; kendi inançlarını, kendilerini diğer insanlardan daha önemli gösterebilmek için kullanmaları, inançlarıyla böbürlenmeleri, inancı bir gösterişe çevirmeleri.
......(paragraf)
İnançları onları mütevazi değil tam aksine gururlu yapıyor.
İnançlarını bir süs gibi boyunlarına takıp bununla övünüyorlar, Allah'la kendi aralarındaki ilişkiyi, insanlarla aralarındaki ilişkilerinde kullanıyorlar.
İnanç, onların "nefsini" terbiye etmiyor, tam aksine onların "nefsi" bu inançla oburlaşıyor.
Kendi inançlarının gerektirdiği 'ödülü' Allah'tan değil, diğer insanlardan bekliyorlar.
'Öteki dünya' çoktan çıkmış akıllarından, akılları tümüyle bu dünyada ama bir 'mümin' olduklarını iddia ederek diğer insanları küçümseyip bundan da dünyevi bir tatmin sağlıyorlar.

ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Sayfa 57 - Can Yayınları, 2003)ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Sayfa 57 - Can Yayınları, 2003)

Geçmişle Yüzleşmek
Tarihinden bile konuşmaya korkan bir toplum bugününden konuşma cesaretini nasıl bulacak; ellerinin yanmasından korktuklarından tarihin içindeki sırlara bile dokunma cesaretini göstermeyenler, bugünkü sırlara dokunma cesaretini nasıl bulacak?

ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Sayfa 113 - Can Yayınları 2003)ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Sayfa 113 - Can Yayınları 2003)

Ölüm Emri Verenler...
İnsanlardan cesur olmalarını bekleme hakkına sahip değiliz elbet; ölüm kapıyı çaldığında herkes o kapıdan kendince, bir boşluğa yürümenin iç ürpertisiyle geçecektir.

Bütün bir ömür, dehşetiyle titrediğimiz o an geldiğinde korkmak herkesin hakkıdır.

Ama, daha önce o kapıdan geçmeleri için başka insanlara emir verenlerin o kapıdan başkalarından farklı geçmeleri gerekir.
....

ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Sayfa 59 - Can Yayınları, 2003)ve Kırar Göğsüne Bastırırken, Ahmet Altan (Sayfa 59 - Can Yayınları, 2003)
2 /