Venedik'te Ölüm Uzun Öykü

6,7/10  (31 Oy) · 
96 okunma  · 
14 beğeni  · 
1.081 gösterim
20. yüzyılın en büyük Alman romancısı Thomas Mann’ın yazarlık yaşamında, Buddenbrooklar, Büyülü Dağ ve Doktor Faustus gibi büyük romanların yanı sıra Venedik’te Ölüm’ün de benzersiz bir yeri vardır. 1929’da Nobel Edebiyat Ödü­lü’ne değer görülen Mann, I. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde yayınlanan Venedik’te Ölüm adlı bu uzun öyküsünde, sanatçının trajik çıkmazını işler: Yorucu bir çalışmanın ardından gerilimlerinden kurtulmak için Venedik’e giden ünlü yazar Aschenbach, genç Polonyalı Tadzio’nun olağanüstü güzelliği karşısında büyülenir. Salgın hastalık kenti sarınca da, tutkularına yenilerek ölüm isteğine teslim olur. Aşk ve ölüm simgeleri, Mann’ın yazarlık yaşamında bir dönemi kapayan bu yapıtın derin duyarlılığının temel öğelerini oluşturur. Güzellik, belki de sanat, yaşamı yok edici bir işlev yüklenir. Luchino Visconti’nin sinemaya da uyarladığı bu ölümsüz romanı, Behçet Necatigil’in ölümsüz çevirisiyle sunuyoruz.

Ödüller: 1929 Nobel Edebiyat Ödülü
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    109
  • ISBN:
    9789750707162
  • Orijinal Adı:
    Der Tod Venedig
  • Çeviri:
    Behçet Necatigil
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
KeMâL 
 13 Eki 2015, Kitabı okudu, 2 günde, 8/10 puan

Öykünün kahramanı yazar Gustav von Aschenbach'ın artık yoruldum diyerek başka bir yere gitmeliyim diye yola çıktığı ; orada romanın diğer kahramanı Polonyalı yakışıklı, güzel, harikulade bir çocuk olan Tadzio karşısında kayıtsız kalamayıp, tutku ile sonsuza gidişini görüyorsunuz. sanatçılığı, şairliği anlatıp betimlemelerle büyütmüş. Venediği yazarın anlatımıyla gözünüzün önüne getirecek kadar betimlemiş. yazarın dili çok anlaşılır değil. Cümleler uzun, yorucu ama akıcı ve anlamlı. Kesinlikle sakin kafayla okunmalı. Öykü dememeli bence harika bir roman tadı var. Thomas Mann'ın Büyülü Dağ'ı almak artık şart oldu. Zaten okunması gereken eserlerde. Tavsiye ediyorum tabiki. 103 sayfa elinizden kayıp gidecek...

Emre Ö. 
18 Tem 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Bir sanatçının gözünden güzelliğin tasviri.
Güzelliği merkez alarak Thomas Mann Sanat nedir? Sanatçı nedir? sorularına cevap aramak amacıyla yazılmış bir roman. Fakat bununla birlikte tasvirleri o kadar iyi ki kalemini mükemmeliğe ulaştırmış. Çok beğendim. Çok akışkan, polisiye roman tadında kitap değil.Durağan.Sade ve yalın.Fakat tasvirleri okurken Thomas Mann'a hayran kalacaksınız..
Şöyle mükemmel bir analiz de yapmış:

"Başka maksatlarla yapılsa korkaklık işareti diye kınanacak hareketler, ayaklara kapanmalar, yalvarmalar, yeminler, ricalar, niyazlar, kulluklar, kölelikler, bütün bunlar aşka bir aşağılama düşürmüyor, aksine bunlar yüzünden övgüler alıyordu."

Valkyrie 
12 Kas 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

İlk Thomas Mann kitabım ve beğendiğimi söyleyebilirim. 103 sayfalık ince bir kitap olmasına rağmen "okunması için sakin bir ortam ve kafa gereklidir" diyeceğim türden bir içeriğe sahip.

Gustav von Aschenbach adlı başarılı yazar Venedik tatili sırasında "güzelliğin tüm esaslarının" toplandığı 14 yaşındaki Polonyalı Tadzio ile karşılaşıyor ve tutkusunun ve o sırada Venedik'te peydah olan salgının esiri oluyor.

Estetik & güzellik felsefesinin, 40'lı yaşlardaki bir erkeğin 14 yaşındaki bir çocuğa karşı olan pasif tutkusu eşliğinde anlatılmaya çalışılması biraz rahatsız edici bulunabilir ama bu hissi pek almıyorsunuz kitaptan.

Emine ARSLAN 
30 Ara 2015, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 7/10 puan

Yazar, güzelliği bir sanatçının gözüyle derinlemesine anlatırkendiğer taraftanda sanatçıları eleştirmekde. Kurgu basit olsada güzellik temasının irdelenmesiyle konu derinleşiyor ve bilinçlere yerleşmiş olan güzellik kavramını sorgulatıyor

CANSU FINDIK 
23 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Güzellik karşısında mutlak direncin olmadığını sıklıkla hatırlatan biraz yorucu fakat enfes bir öykü. Öykünün kahramanı yazar Gustav von Aschenbach'ın "kusursuz" olarak tasvir ettiği Tadzio karşısında kayıtsız kalamayıp, tutku ile sonsuza gidişini görüyorsunuz. Aynı isimde uyarlama ile filminin de izlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Keyifli okumalar, iyi seyirler.

Memmedaga Memmedov 
30 Haz 2015, Kitabı okudu, 5 günde, 6/10 puan

Elif Şafak'ın Şemspare adlı eserinde bu kitaptan ve yazarından bahsedilmişti, zamanında Nobel ödülü almış bir yazarın eseri. Kitapta iki karakter var, birisi ünli bir yazar - ben 'Aşenbah' diye telafuz ediyorum - diğeri ise Polonyalı yakışıklı, güzel, harikulade bir çocuk. O kadar methedilerek anlatıldı ki bu çocuk gözümde canlandıramadım bir türlü. Ünlü yazarımız artık yorulmuştur, dinlenmek için Venedik'e gider aslında bu ilk gidişi değildir. Çabuk sıkılan birisidir, hızlı ve hemen arkasından pişman olacağı bir karar verir ama beklenmedik bir 'şanssızlık' sayesinde hikayenin yönünün çizileceği bir duruma gelir olaylar. Aslında olay yok genelde gözlemleme tarzında bir anlatımla devam ediyor.
Yunan tanrısı ve sembollerine anlatımlarında yer verilmiş, yabancı kökenli sözcüklerle ile kelime dağarcığıma katkıda bulunmuştur, mesela 'münzevi' kelimesi tam beni anlatırmış. Eserin adından da anlaşılacağı üzere sonunda ölüm var.

Bennu Akay 
12 Ara 2015, Kitabı okudu, 94 günde, Beğendi, 9/10 puan

Finali çok etkiledi sadece... Finali için de tekrar okunabilir ;)

Sefa Kumru 
19 Şub 06:44, Kitabı okudu, Puan vermedi

Derler ki; dünya romanında Balzac Dostoyevski ve Tolstoy'dan sonra Alman yazar Thomas Mann gelir! Nazi iktidara geldiğinde ülkeyi terk edip Amerika'ya yerleşmiş yazar. Daha 25'inde Buddenbrooklar: Bir Ailenin Çöküşünü yazmış ve Almanlar bu romanı için Thomas Mann asla affetmemiş. Elbetteki bu bana Mısırlı yazar Necip Mahfuz, Çinli yazar Mo Yan ve Orhan Pamuk hatırlattı. Hepsi nobel ödüllü ve hepsi ülkeleri tarafından adeta aforoza uğramış. Son olarak Venedik'te ölüm sanatçının düştüğü çıkmazı anlatıyor.

Umutlu Ev Kadını 
01 Tem 23:17, Kitabı okudu, 10 günde, 7/10 puan

Uzun cümleler, zorlayan betimlemeler. Memnuniyetsiz hayatın son döneminde yaşanan süpriz bir karşılaşmanın kavuran etkisinin öyküsü... Kolay okunacak 103 sayfa değil, yer yer bayıltabilir. Lise yıllarımdaki bunaltıcı etkisi hala var ama pişman değilim...

Burçin Esra Karadağ 
26 Şub 12:13, Kitabı okudu, Puan vermedi

'Çünkü insan insanı, hakkında bir yargıda bulunamayacağı sürece sever, yüceltir; özlem eksik tanımanın bir sonucudur.' Kitabın en can alıcı cümlesiydi sanırım.

2 /

Kitaptan 29 Alıntı

KeMâL 
12 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

İnsanlar bir sanat eserini niçin şöhrete eriştirdiklerini bilmezler. Sanat anlayışından yoksun, eserde bunca ilgiyi haklı gösterecek yüzlerce üstünlük bulduklarını düşünürler ama alkışın asıl nedeni, tartıya gelmeyen bir şeydir: yakınlık duygusu!

Venedik'te Ölüm, Thomas Mann (Sayfa 23 - Can Yayınları)Venedik'te Ölüm, Thomas Mann (Sayfa 23 - Can Yayınları)
İlayda G. 
07 Haz 22:41, Kitabı okudu, 9/10 puan

Yalnızlık
Yalnızlık özgünlüğü, o cesurca ve yadırgatıcı güzelliği, şiiri yaratır. Yalnızlık aynı zamanda ters, orantısız ve saçma olanı, izin verilmeyeni de yaratır.

Venedik'te Ölüm, Thomas Mann (Sayfa 40)Venedik'te Ölüm, Thomas Mann (Sayfa 40)
Emre Ö. 
18 Tem 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Kusursuz uğruna didinen, mükemmelde dinlenmeye can atar; hiçlikse mükemmelin bir biçimi değil midir?

Venedik'te Ölüm, Thomas MannVenedik'te Ölüm, Thomas Mann

Bu atılım onu gersin geri götürecek, onu asıl kişiliğine iade edecekti; şu da var ki kendinden uzaklaşmış bir kimse için, tekrar kendini bulmaktan daha sıkıntılı bir şey olur muydu?

Venedik'te Ölüm, Thomas Mann (Sayfa 92)Venedik'te Ölüm, Thomas Mann (Sayfa 92)
Emre Ö. 
18 Tem 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Çünkü insan insanı, hakkında bir yargıda bulunamadığı sürece sever, yüceltir; özlem, eksik tanımanın bir sonucudur.

Venedik'te Ölüm, Thomas MannVenedik'te Ölüm, Thomas Mann

Güzellik karşısında cesaretimizi kırıp havalardaki başımızı yere eğdiren, Tanrı'dır kuşkusuz...

Venedik'te Ölüm, Thomas Mann (Sayfa 69)Venedik'te Ölüm, Thomas Mann (Sayfa 69)
seher 
 30 Eyl 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Çünkü kader karşısında vakar; ıstırap karşısında kibarlık yalnız katlanma anlamına gelmez, o aktif bir başarı, olumlu bir zaferdir.

Venedik'te Ölüm, Thomas Mann (Sayfa 23)Venedik'te Ölüm, Thomas Mann (Sayfa 23)
seher 
30 Eyl 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Fikir, güzelliğin önünde tapınarak eğildiğinde doğanın hazla titrediği düşüncesiydi bu!

Venedik'te Ölüm, Thomas Mann (Sayfa 67)Venedik'te Ölüm, Thomas Mann (Sayfa 67)
seher 
30 Eyl 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Tamamen duygu olabilen düşünce, tamamen düşünce olabilen duygu bir yazar için mutluluktur

Venedik'te Ölüm, Thomas Mann (Sayfa 67 - can yayınevi)Venedik'te Ölüm, Thomas Mann (Sayfa 67 - can yayınevi)
Pelin Tunç 
26 Eki 2015, Kitabı okudu, 6/10 puan

... soylu ve mert bir ruh, her şeyden önce ve her şeyden çok, bilginin keskin ve buruk çekiciliğine karşı körleşir ve olgunlaşmamış adamın iradeyi, eylemi, duyguyu, hatta ve hatta tutkuyu az da olsa felce uğratmaya, pısırıklaştırmaya, değersizleştirmeye hizmet ettiği takdirde, bilgiyi inkar etme ve yadsıma, başı havalarda görmezden gelme kararının yanında, gencin o melankolik ve çok dürüst kalan derinliği hiç kuşkusuz sığlık anlamına gelir.

Venedik'te Ölüm, Thomas Mann (Sayfa 25)Venedik'te Ölüm, Thomas Mann (Sayfa 25)
3 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Ölmeden Önce Okunması Gereken Yükte Hafif Fikirde Ağır 10 İnce Kitap
Ölmeden Önce Okunması Gereken Yükte Hafif Fikirde Ağır 10 İnce Kitap Hayat kısa, kuşlar uçuyor.” demiş Süreya’lardan Cemal. Okuduktan sonra kendi içinizde özümseyeceğiniz, arkadaşlarınızla kritiğini yapacağınız, altı çizili cümlelerinizi temize geçireceğiniz o kadar fazla kitap var ki. Bu galeriyle sizlere fiziksel anlamda biraz yardım etmiş olacağım. Üstelik bu galeriyi incelediğinizde ağzını yaya yaya ”Bu tuğla gibi kitapları nasıl okuyorsunuz?” diyen arkadaşların tezlerini de çürütmüş olacaksınız. İşte size dünyaca ünlü yazarların duyu belleklerinden süzüp gelen 10 muazzam kitap.