Yaban Koyununun İzinde

8,3/10  (15 Oy) · 
44 okunma  · 
13 beğeni  · 
731 gösterim
Japonya hakkındaki tüm bildiklerinizi unutun...
Haruki Murakami'nin yarattığı, insanların tek bir kimono görmeden, meslekleri için ter döktükleri, aşırı içtikleri ve dağılmış evliliklerin girdabında sürüklendikleri dünyaya girin.

Bu değişik, unutulmaz öykünün yirmili yaşlarındaki kahramanı, çok ünlü bir dedektifin küçük erkek kardeşi ya da en azından Japon kuzeni olabilir pekâlâ. Kadınlarla ilişkileri ve kadın kulağına duyduğu aşırı ilgi yüzünden başının derde girmesi yetmiyor, bir de sırtında krem rengi bir yıldızı olan esrarengiz koyunun peşine düşmek zorunda kalıyor.

Tokyo'nun kent kargaşasında bir sağ kanat politikacısının geniş malikânesine, oradan da uzak Hokkaido Adası'nın buz gibi ıssızlığına sürükleyen bu kitap, Japonya'nın önde gelen romancısından unutulmaz, büyüleyici, heyecan dolu ve gizemli bir öykü.

"Rüyaların, sanrıların ve inanılmaz bir hayal gücünün, eldeki somut ipuçlarından çok daha önce geldiği, postmodern bir dedektif öyküsü."
-Publisher Weekly-
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    353
  • ISBN:
    9789759919559
  • Orijinal Adı:
    Hitsuji O Meguru Boken
  • Çeviri:
    Nihal Önol
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
ESRA ÖZGÜL 
04 Şub 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Her ne kadar içinde parapsikoloji ya da pagan dininden öğeler içerse de sizi tuhaf inandırıcılığı içerisinde hikayeye inandırıp koyunun peşine düşmenize neden olan roman.

Kitap ve Kahve Gezegeni 
11 May 22:29, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 9/10 puan

Haruki'nin ilk defa bir kitabını okudum. Ve nasıl yorumlasam bilemedim. Öncelikle kitabı çok beğendim ama sonunda beynim yandı diyebilirim. Kafamda sonucu sentezlemem gerekti. Bana göre anlatım izlediğim bir yabancı filmde aradaki diyologları anlamadığım halde sonunda olayı çözmem için bir satırını bile kaçırmamam gereken sahneler gibiydi. Anlatımın çoğunda betimlemeler mevcuttu konu itibariyle Japonya'nın doğal ve tarihinden bahsediliyordu. Eğer Albert Camus'nun yabancı kitabını okuduysa bilirler karakterin kendi kendine konuşur gibi bir anlatımı olduğunu. Haruki'nin anlatımı bana onu anımsattı. Gelelim konusuna; Kahramanımıza Fare diye lakabı olan arkadaşından seneler önce bir mektup gelir ve içinde bir dağın yamacında koyunların otladığı bir doğa manzarası bir fotoğraf gönderir ve işi olan reklam afişinde kullanmasını ister. Sonra çok güçlü statüsü ve mevkisi olan bir patronda bu afişleri ve reklamı iptal etmesini ve o fotoğrafta kahramanımızın hiç dikkatini çekmeyen sırtında yıldız dövmesi olan bir koyunu bulmasını ister. Kahramanımız güçlü patronun yaptırımları karşısında çaresiz kalarak belirlediği süre içinde bu koyunun izini sürmeye başlar. İzleri takip ettikçe bilmediği birçok şey öğrenir ve olaylar tahmin etmediği şekilde gelişir. Sonuna kadar koyundaki hikmetin ne olduğunu merak ederek okudum. En sonundada sorgulama yapmama neden oldu. Sakin bir dedektiflik havası da var azda olsa kitapta. Uzun lafın kısası ben çok beğendim ve herkese de tavsiye ediyorum...

emine karakaya 
05 Ağu 01:56, Kitabı okudu, 4 günde, Puan vermedi

Yalnızlık ve hayattaki kopuk yaşantılarımız?? İnsanların hayal gücü ve metaforlarin etkin bir sunumu gibi bazen birşeyleri devam ettirmek sizin elinizde olabilir mi ?