Yağmurcuk Kuşu Kimsecik 1

9,1/10  (9 Oy) · 
27 okunma  · 
8 beğeni  · 
586 gösterim
Kimsecik, "dağları bekleyen" korkunun yıkıcı gücünün, üç kitaplık dev efsanesidir. Korku insanın benliğim parçalarken, bu insanlık durumundan büyük bir trajedi doğar. Ama çocuklar korkuya yenik düşmez, üstüne yürürler.

Üçlünün ilk kitabı Yağmurcuk Kuşu bir cinayetin yarattığı korkuyla şekillenir. Roman katliamların nedenleri ile sonuçları arasındaki ürpertici ilişkiyi açığa çıkarırken, bir yanıyla da bir köy çocuğunun masum ve cesur dünyasının nasıl belirdiğini ortaya koyar.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    443
  • ISBN:
    9789750807305
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
ZEYNEP BULAN YAZICI 
11 May 14:14, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 9/10 puan

Yağmurcuk Kuşu’nda o denli büyük kapılardan geçmiş bir edebiyatçının anlatısı vardı ki; kitap okunup bittiğinde “İnsan bir hayat boyu böyle bir taamın dimağından eksik kalmamasını ister” dedirten bir lezzetti.

Her defasında derim, mesele, hikayeyi herhangi bir dilde anlatmak değildir. Mesele, edebiyatı yapılan dili çok iyi kullanıp edebiyata malzeme olan insan ve mekânları hak ettikleri yere oturtarak edebiyat yapmakla ilintilidir.
İşte Yaşar Kemal bunu haysiyetiyle yapan bir ustadır. Onun edebiyatının satır aralarına kadar nüfuz eden dile, vakıf olanlar elbette bilir ki; Yaşar Kemal’de Anadolu ve Mezopotamya halklarının renk cümbüşü ve ahengi vardır.

Rezzan 
24 Ara 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Çokurova'yı kırsalı derinden hissettiriyor.
Akıcı ve sürükleyiciydi.
Dilerim devamındaki kitaplar da aynı lezzettedir.

Kitaptan 2 Alıntı

“Annesi İsmail Ağa’ya şöyle öğütler:
‘Bir de senden dileğim, oğlum, o kasabaya gidersen, o Ermenilerden kalma evleri, tarlaları kabul etme. Sahibi kaçmış yuvada, öteki kuş barınamaz. Yuva bozanın yuvası olmaz. Zulüm tarlasında zulüm biter.”

Yağmurcuk Kuşu, Yaşar KemalYağmurcuk Kuşu, Yaşar Kemal
ZEYNEP BULAN YAZICI 
11 May 14:16, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

"İsmail Ağa, yayla halkı, mutlu muydular, mutsuz muydular hiç düşünmemişlerdi. Onlar yalnız savaşlar, kırımlar, salgınlar, kıtlıklar, hayvan kırımlarını biliyorlardı. Belki mutsuzluk dedikleri bunlardı. Uzun sürerse ölümlerde de, kıtlıklarda, salgınlarda, kırımlarda da gülüyorlardı. Acı ne kadar acıysa, sevinç de o kadar sevinçti.
Mutsuzluk sözünü, bir İstanbul dönüşü Hüseyin Beyden duydu İsmail Ağa.
'Ben mutsuzum İsmail,“ dedi Hüseyin Bey içini derinden çekerek. Bunun ne demek olduğunu bir türlü anlamadı İsmail Ağa.
'Hasta mısın?’ diye sordu ona.
Hüseyin Bey:
'Hasta değilim, keşki hasta olsam, verem olsam, cüzzam olsam,’ dedi. ‘Ben mutsuzum.’
Bunu başka tür bir hastalık saydı İsmail Ağa. Beter, onulmaz, insanı iflah etmez bir hastalık.”

Yağmurcuk Kuşu, Yaşar KemalYağmurcuk Kuşu, Yaşar Kemal