Yağmurlu Sokak

9,0/10  (1 Oy) · 
5 okunma  · 
3 beğeni  · 
623 gösterim
İki usta yazarın birlikte kaleme aldığı Yağmurlu Sokak, aşkı edebiyatın gölgesinde yaşamayı deneyen bir delikanlının romanı. Kahramanımız, edebiyatın, sanatın ölümsüz ve el değmemiş aşklarını gerçek yaşamda bulmaya kalkışınca hayatın içinde beceriksizleşecek, gitgide gerçeküstü bir ilişkiye sürüklenecektir. Ancak hayat onun edebiyatsever duygusallığının çok dışında bir zeminde akmaktadır. Ne gerçek yaşam roman sahnelerine, ne de insanlar roman kahramanlarına benzemektedir.

Yağmurlu Sokak hayatın içinde aşkın yolunu şaşıran bir delikanlının romanı...

"Bana inanmadı, beni adam yerine koymadı, beş paralık değer vermedi bana. Çünkü ben zayıf bir adamım, kişiliğim yok benim, hiçbir şeyim yok... Benim gibi birinin bu yüzyılda yeryüzünde bulunabileceğine kimse inanmaz. Ben çağdışı bir insanım. Ya eskiden kalmayım, ya geleceğin işaretiyim. Fakat herhalde bugünün insanlarına benzemiyorum. Bundan utanıyorum, ama için için değil ha. İçin için insanın benim gibi olması gerektiğini düşünüyorum. Bana gülenler şüphesiz benden daha aptaldır. Onlar kendilerine yalan söyleyince yutamıyorlar, hileci adamı gözünden okuyorlar. Çünkü kendileri de yalancı, kendileri de hileci. Bunun övünülecek nesi var? Yenildiğini anlayan ruh, kendini haklı bulmaya çalışır, bulur da...."
(Tanıtım Yazısı'ndan)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2005
  • Sayfa Sayısı:
    178
  • ISBN:
    9789752892132
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
sezen 
22 Eyl 23:30, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

İki güzel şairin birlikte yazdığı bu kitabı, kitapçıda rafların arasında gezinirken fark ettim. Kitabın konusu kadar anlatım şekli de çok iyiydi. Hisli, duyarlı, çok okuyan karakterimiz genç Fuat'ın kitaplarda bulduğunu hayatta bulamayışının acıklı ve ironik hikayesi. Nasıl mı? Örneğin aşık olduğu kız Güler, onun tarafından öpülmeyi, dokunulmayı o kadar arzu ettiği halde bu Fuat'ın aklına bile gelmez. Çünkü onun gözünde sevgili ulaşılmaz ve dokunulmaz olandır. Aşkın öpücükle bir alakası yoktur, yıldızlar altında yürümek kafidir. Dante'nin Beatrice'e olan aşkını örnek alır. Genç şair adayımız görevi icabı Kars'a gidince işler biraz karışır. Dairedeki memur Ahmet İnan ve güzel karısı Necla ile tanışınca hayatı baya değişir. Cinselliğin keşfinden, utangaçlığını atışına, tutkuların esiri olmaktan, suçluluk duygusuna kadar ince ince çözümlenir Fuat ve diğer karakterler. Hayatı sadece romantik kitaplarda okuduğu gibi sananların trajedisi Fuat'ın karakterinde vücut bulmuş. Küçük bir Bildungsroman(oluşum romanı) diyebiliriz. Karakterin yediği darbelerle ve tecrübeyle olgunlaşması ama aynı zamanda masumiyetinden oluşu akıcı bir şekilde anlatılmış. Kitapta gereksiz ve abartılı tek cümle yok. Diyaloglar da monologlar kadar geniş yer kaplıyor. İki güzel şairin yazdığı güzel bir roman. İyi okumalar...

Kubra Cangul 
13 Kas 21:57, Kitabı okudu, 8 günde, Puan vermedi

Özel sebeplerden dolayı baya uzun bir zamanda bitirdiğim kitabı sindire sindire okumuş oldum. Bu kitapla, eminim ki bu sitedeki çoğu insanın tanıdığı ve sitede tek abla dediğim çoğu konuda kendime rehber edindiğim Sezen Ablam sayesinde tanıştım ve çok beğendim. Kitabı bitirdikten sonra onun incelemesini tekrar okuyup paylaştım çünkü öyle güzel bir inceleme yapabilmem için daha kırk fırın ekmek yemem gerekir :) Yer yer kızıp çoğu zaman üzüldüğüm Fuat hayatımda uzun zaman yer edindi. Okuduktan sonra keşke biraz daha sürseydi dedim.. Ben bu kitabı anlatımını, bende bıraktığı hissi çok sevdim sizlere de tavsiye ederim.