Yalnız Kadınlar Arasında

7,8/10  (12 Oy) · 
33 okunma  · 
9 beğeni  · 
1.185 gösterim
İtalyan edebiyatında yenigerçekçilik akımının kurucusu sayılan Cesare Pavese, bu yapıtında kadınların dünyasına eğiliyor ve günlük gerçeklerin ötesine geçerek, insanı saran büyük yalnızlığın ve hüznün romanını yazıyor. Çocukluk yıllarını geçirdiği Torino'ya, bu kez bir iş kadını olarak dönen Clelia'nın resim sergilerinde, bohem çevrelerde karşılaşıp dostluk edeceği genç, orta yaşlı ve yaşlı kadınlar, erişemeyeceklerini bildikleri bir mutluluğun peşinde ömür tüketirler. Mutluluğun anahtarı kimisi için erkektir, kimisi için eşcinsellik, kimisi için para, kimisi için de ölümdür. Clelia'nın, bir otel odasında intihara giriştiğine tanık olduğu gencecik Rosetta ile kuracağı dostluk, Rosetta'yı yaşama bağlayabilecek midir? Sorunun yanıtını yine Torino'da, yine bir otel odasında 27 Ağustos 1950'de yaşamını kendi elleriyle noktalayan Cesare Pavese veriyor. "Yalnız Kadınlar Arasında", dostlukların, başlamadan biten aşkların, umutsuzluğa dönüşen umutların ve büyük yalnızlıkların romanı. Her Pavese romanı gibi bir çırpıda okunuyor ve okur ancak son satıra ulaştığında, Pavese'nin kırık dökük cümlelerle anlattığı öykünün gizlediği derinlikleri kavrıyor.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    141
  • ISBN:
    9789755108148
  • Orijinal Adı:
    Tra Donne Sole
  • Çeviri:
    Rekin Teksoy
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
ihtiyar 
13 Eyl 2015, Kitabı okudu, 3 günde, Puan vermedi

Roman başlangıcı beni çok etkiledi, Tezer Özlü'nün peşinden gittiği yazarlardan birinin kitabını okurken Tezer Özlü ile kıyaslamalarda yapmaya çalıştım. Başlangıç Tezer Özlü başlangıcı gibiydi, sonraları yalnız kadınların mutsuzlukları, umutsuzlukları, yaşama bakışları ile devam eden bol bol diyaloglarla geçti. Rosetta karakterinin otel odasında uyku hapı alarak intihar girişiminden kurtulması ve kitabın finalinde tekrar intihar girişimiyle ölmesi ve iki intihar girişimi arasında yaşama tutunması için arkadaşlarının çabaları kitabın içinde yer almaktadır. Erkek yazardan başarılı bir şekilde kadın karakterleri okuyoruz. Roman Torina'da yaşayan kadınların yalnızlıklarını dile getirirken intihar girişiminde bulunan Rosetta'dan da kesitler sunmaktadır. Okurken Torino sokaklarına ve revaklarına gittim, oralarda ben de sabah erken saatlerde, kitabın baş karakteri Clelia gibi dolaştım ve otel odasında kaldım. Arada bir de Clelia karakterinde Tezer Özlü'yü gördüm. Kitabı ilginç hale getiren ise 1950 yılında yazar bu romanı sayesinde İtalya'nın en prestijli Strega ödülünü alıyor ve zirve yaptığı böyle bir dönemde otel odasında 21 uyku hapı alarak intihar ediyor. Roman'da Rosetta karakterini nasıl öldürdüyse, kendi yaşamına da o şekilde son veriyor.

Cesare Pavese, İtalyan edebiyatında çok önemli bir isim. Okuduğum üçüncü kitabı ve her kitapta kendisine biraz daha hayran oluyorum. Bu kitapta iş kadını Clelia ve bir otel odasında intihara kalkışan genç Rosetta'nın dostluğunu anlatıyor. Kitabı okurken hayattan ölüme kadar olan her şeyi sorguluyorsunuz. İnsanlar,kalabalıklar arasında yalnız olduğunu hissetmek, özgür olduğunu hissetmek,mutlu olma çabaları ve sonunda hüsran... Gerçekten Pavese kendi ruh halini yansıtmış.

Küçük kara balık 
08 Haz 14:53, Kitabı okudu, 19 günde, Beğendi, 8/10 puan

okuduğum ilk pavese kitabı idi dili, akıcılığı ile sıkılmadan okunacak harika bir eser, özellikle kadınların kendilerinden mutlaka bir şeyler bulacağına eminim. okuyunuz ve okutunuz efendim.

ZEYNEP BULAN YAZICI 
04 May 23:13, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Romanda ki bütün kadınların mutluluk anahtarı birbirinden farklıydı. Bu anahtar kimin de bir erkek, kiminde sadece para, kimin de ise hemcinsine duyduğu şaşırtıcı ama bir o kadar da kuvvetli aşk, bir diğerinde ölüme duyulan istek olarak kendini gösteriyordu.…(Belki de bu anahtarların hepsi ellerimde olsa mutlu olamayacaktım, bunu da yansıtmıştı Celelia bana. Mutluluk erişilemeyecek kadar yüksekteyse ancak kırpıntılarına razı olmam gerektiğini fısıldıyordu Paves ve Celelia) Yazar romanında ki bütün kadınlarla sanki kadınsı isteklerini ve kadınların melankolik dünyasına duyduğu gizli merakı tatmin ediyordu.Erkek egemen bir dünyada aslında kadının egemen olma çabasını sergiliyordu.
Yalnız Kadınlar Arasında her Pavese romanı gibi bir solukta okunuyor..Ve son satırlarda okuyucu Pavese’nin romanın ilk satırında bu son satırı hesapladığını sezinliyor.
Yalnız Kadınlar Arasında, dostlukların, başlamadan biten aşkların, umutsuzluğa dönüşen umutların ve büyük yalnızlıkların romanı.

Dila. 
17 Haz 10:24, Kitabı okudu, 3 günde, 4/10 puan

Ben pek bir şey bulamadım, daha doğrusu aradığımı bulamadım.
Pavese'ye nerden başlasam derken kütüphanede bu kitaba denk geldim. Çok doğru bir seçim değildi ya da Pavese bana göre değilmiş. İkisi de olabilir.

Hikayeye nerden nasıl girdiği belli olmayan karakterler var bu rahatsız edici geldi bana... Ana karakteri oldukça soğuk buldum, işin aslı iç dünyası anlatılıyorsa da ben kaçırmışım demek.
Yüzeyseldi bence...Gittik geldik yedik içtik o böyle dedi ama ben böyle dedim'den öte pek bir şey göremedim.

Hayal kırıklığıydı.Ha açılır ha düzelir diye diye çok zor bitti.

Bitince de e yani? diye kaldım öylece.

Kitaptan 28 Alıntı

"İnsan bir başkasını kendinden daha fazla sevemez. Kendini kurtarmayı beceremeyeni, kimse kurtaramaz."

Yalnız Kadınlar Arasında, Cesare PaveseYalnız Kadınlar Arasında, Cesare Pavese

"Öyle yaşlı ki... Korkutuyor..."
''İşte bunun için tanımalısınız. Yaşlılardan korkarsanız yaşamaktan da korkarsınız."

Yalnız Kadınlar Arasında, Cesare PaveseYalnız Kadınlar Arasında, Cesare Pavese
ihtiyar 
13 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Dünyanın nasıl olduğunu düşündüm. Hepimiz çalışmayacak duruma gelmek için çalışıyorduk, ama biri çalışmayacak olursa kızıyorduk ona.

Yalnız Kadınlar Arasında, Cesare Pavese (Sayfa 75)Yalnız Kadınlar Arasında, Cesare Pavese (Sayfa 75)
ihtiyar 
12 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Eğlenmeyi bile beceremiyorlar. Tartışmayı bilmiyorlar, bağırıyorlar Yaşlıların kusurlarına sahipler, ama yaşlıların deneyiminden yoksunlar...

Yalnız Kadınlar Arasında, Cesare Pavese (Sayfa 37)Yalnız Kadınlar Arasında, Cesare Pavese (Sayfa 37)
Küçük kara balık 
27 May 11:14, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

O gulmedi "çocuğu olan" dedi gözlerini bardağa dikerek , " yaşamı da kabul etmiş olur. Yaşamı kabulleniyor musun sen? "
..
"Sorun bu değil " diye araya girdi momina. "Sorun, çocuk sahibi olan kadının, artık kendisi olmaktan çıkması . Bir sürü şeyi kabullenmesi , evet demek zorunda kalması . Evet demeye değer mi?
...
Çocuk sahibi olmak için çocuğu köpekler gibi karnında taşımak gerektiğini , kan kaybedip ölünebilecegini - bir suru şeye evet denilecegini - söyledi . Bilmek istiyordu . Yaşamı kabulleniyor muydum?

Yalnız Kadınlar Arasında, Cesare PaveseYalnız Kadınlar Arasında, Cesare Pavese

Yaşamak öyle saçma bir şey ki, insan dünyaya gelişin saçmalığına bile tutunmaya çalışıyor.

Yalnız Kadınlar Arasında, Cesare Pavese (Sayfa 48)Yalnız Kadınlar Arasında, Cesare Pavese (Sayfa 48)
ihtiyar 
12 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Çok varlıklı olup da bir şey yapmamakla, çok yoksul olup da bir şey yapmamak arasında büyük bir ayrım mı var?

Yalnız Kadınlar Arasında, Cesare Pavese (Sayfa 25)Yalnız Kadınlar Arasında, Cesare Pavese (Sayfa 25)
ihtiyar 
12 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

"Beni nasıl buldunuz?" dedim gülerek.
"Hiçbir şey yapmadım. Bekledim."
"Bütün gece mi?"
"Bütün bir kış."
"Vaktiniz bol öyleyse."

Yalnız Kadınlar Arasında, Cesare Pavese (Sayfa 16)Yalnız Kadınlar Arasında, Cesare Pavese (Sayfa 16)
3 /