Yaprak Dökümü

7,8/10  (334 Oy) · 
2.672 okunma  · 
244 beğeni  · 
5.749 gösterim
(1930 yılı) Osmanlıca baskısından birebir olarak yayıma hazırlanmıştır.

Yaprak Dökümü'nde Reşat Nuri Güntekin, bir memur ailesinin gelir darlığı ve ahlâk düşkünlüğü içerisinde parçalanıp çöküşünü, ustalıklı bir dille anlatıyor. Toplumsal yönü ağır basan bir roman. Eski görenek ve ahlâk anlayışına bağlı kalan bir küçük bürokratın, değişen sosyo-ekonomik koşulların belirlediği yeni hayatını yadırgaması başarıyla sergileniyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2008
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9789751026491
  • Yayınevi:
    İnkılâp Kitabevi
  • Kitabın Türü:
Sadettin TANIK 
29 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Eser, konusu, anlatımı ve kurgusu itibariyle belki de edebiyatımızın en önemli aile içi yaşam ile dış dünya arasındaki etkileşimi anlatan romanıdır. Açmazları, yıkımları, arayışları ve verdiği dersleriyle okunması gereken yoğun duygusallık ihtiva eden bir roman.

Handan sarıcaoğlu 
07 Tem 20:06, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 7/10 puan

Bu kitabı ilk lisedeyken okumustum. O zamanlar ne yalan soylim cokda fazla kitap okuyan bir insan değildim. Ama hiç kaçırmadan dizisini izlemisligim vardır :) sırf meraktan okumuştum.Bugün tekrar baktığımda daha farklı bir gözle okudum. Öncelikle şunu söylemeliyim Reşat Nuri Güntekin gerçekten iyi bir yazar.kalemi kuvvetli kelimeleri nasıl isleyecegini iyi biliyor .Kitap okuyucuyu hiç sıkmadan ilerliyor.Karekterler disinda diziyle alakası bile yok ben çok oturtamadim kafamda.Son olarak şu sozude eklemeden geçemeyeceğim "Bir babanın çocuklarına birakacagi en kıymetli miras temiz bir isimdir".

Malesef dizisini izlediğim için kitabını okurkenki yaşadığım heyecan, rüzgarın yaprağa dokunuşu kadar şiddetsizdi. Yazıldığı dönemin dilinden de dolayı okumam biraz daha uzun sürdü. 160 sayfalık bir kitap benim için zor olmaz okumak konusunda. Lakin Cumhuriyet Dönemi öncesindeki eserleri okumakta bir derece güçlük çekebiliyorum. Dizideki senaryosuyla kitabın aslında elbette belli başlı farklar var. Ebeveyn Ali Rıza bey ile çocukları arasındaki çatışmalar, beklentilerin boşa çıkmasını da gösteriyordu. Kitabın bir bölümünde aile reisliğinin Şevket'e devredilmesi mevzusu, bana biraz ataerkil tahakkümün sonucu gibi geldi. O böümü bulduktan sonra paylaşırım. Dizisine aldanmamak için kitabının da okunması gerektiğini düşünüyorum.

kays el ecer 
09 Eki 22:24, Kitabı okudu, 17 günde, Beğendi, 8/10 puan

Ali Rıza Bey Amca ile benzer özelliklerimiz bir hayli fazla umarım sonumuz da aynı olmaz . Bu devirde devrin adamı olmamak çok zor . Şimdi özlü sözler zamanı değil zaten filmini izlediniz
Lise döneminde adını vermek istemediğim bir kitapçıya gittim o dönemde bunun filmi çok popilikti kızın biri minnak sözleriyle
- Aaaa kanka gördün mü filmin kitabı çıkmış dedi
şahsen dükkan sahibine olan saygım olmasaydı ki her ne kadar dükkan sahibi ile bir tanışıklığımız olmasa bile . Düşüp bayılmam bayılıp acile kaldırılmam an meselesiydi :glck

Merve Akpınar 
09 Eki 19:58, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

Reşat Nuri Güntekin'in okuduğum ilk kitabıydı. Dili biraz zorlasa da konunun akıcı olması ve kitabın da kısa olması sebebiyle bitti. Daha önce dizisi yayınlanmış bir kitap olduğunu biliyordum ve dizisini tamamen bilmesem de dizisiyle çok farklı geldi bana. Yani kitabı çok değiştirerek aktarmışlar ekrana bunu fark ettim. Bu eserde bir ailenin yoksullukta ne kadar değişebileceğini ve paranın insanı ne kadar bozabileceğini gördük. Bir ağacın yaprakları gibi Ayşe hariç her evladın teker teker dağılışına hayret ettim açıkçası. Tamam para hayatını geçindirmek için gerekli fakat bu kadar değişmek gerçekten ilginç. Kitabı lise seviyesinden itibaren herkese tavsiye ederim. Özellikle gelişim dönemindeki gençler için faydalı olabilecek bir kitap.

Ezgi Sezgin 
28 Haz 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Akıcı ve güzel bir dille anlatılmış, sürükleyici bir kitap.
Her biri bir başka yere savrulmuş, hepsinin ayrı birer acıklı hayatı olan talihsiz bir ailenin yaşamı ve gözü önünde yitip giden hayatlara karşın bir şey yapamayan bir aile babası Ali Rıza Bey...
Bir ağacın sonbaharda yapraklarını dökmesi gibi, herkesin farklı yerlere savrularak bir ailenin dağılması anlatılıyor.

mithrandir21 | Uğur D. 
 07 May 11:45, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 10/10 puan

Ne de güzel yazmış Reşat Nuri Güntekin. Bir ailenin yıkımını ve ailenin her bir dalının kopuşunu, yapraklarının dökülüşünü, duygusallığı da ön planda tutarak yazmış. Az sayıdaki sayfalarında o kadar çok ders alınması gereken cümleler var ki keşke ders alabilirsek ya da ders almamız gerekmeden tüm insanoğlu olarak hakim olabilsek.

Sayfa sayısının aksine aslında çok dolu dolu olan bir eser ama okurken keşke daha uzun olsa önümüzde bu lezzetten 600 - 700 sayfa olsa diye düşünmedim değil.

Necmiye 
14 May 13:30, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 8/10 puan

Reşat Nuri Güntekin'in diğer romanlarında olduğu gibi dram,hüzünlü bir hikaye.Namusuyla çalışıp,evlatlarını da aynı şekilde terbiye etmeye çalışan bir babanın yürek burkan hikayesi.....

Emre Şeyda 
10 May 23:20, Kitabı okudu, 7/10 puan

Yaprak Dökümü uzun yıllar sonra okuduğum ilk Reşat Nuri Güntekin kitabı oldu. Dizisini de hiç izlemediğim için (dizilerle aram yoktur) kitaba çok rahat odaklandım ve bir solukta bitirebildim. 150 sayfalık bir kitaba da 5 sezonluk bir dizi yaptırılması da neredeyse her sayfa için bir dizi bölümü yapıldığı gibi bir istatistiği ortaya çıkarttı bende ki bu da senaristlerimizin hayal dünyası ile birlikte kitap ve dizi arasında çok büyük uçurumlar olma ihtimalinin bir göstergesi olarak görüyorum.

Kitap bir dram kitabı. Bir ailenin yavaş çökmesi ve kitabın adı gibi bir yaprak dökümü. Kitabın başında yaşanan olay neticesinde Ali Rıza Bey'in namus meselesi diye kendisi veya ailesi ile hiç bir alakası olmayan bir meseleden işi bırakması sonucunda oluşan hatta işten ayrıldığı gün oğlunun iş bulmasıyla da reisliği ona bırakması olayları bir zincirleme reaksiyon şeklinde tetikliyor ve üzücü olaylar gerçekleşiyor.

Dram yazarı olarak Reşat Nuri Güntekin'İ çok başarılı bulmakla birlikte bu kitap için oluşturduğu karakterler yapısal anlamda hoşuma gitmedi.

Bir miktar spoiler olabilir

Bunda karakterlerin oluşturulmasından çok her karakterin pek çok hata yapması ve üzülünecek bir karakter olmayışıdır. Pek çok kişi bana karşı gelecektir bunu biliyorum ama kitabın başından sonuna kadar Ali Rıza Beyden Ferhunde'ye veya Fikretten Necla'ya hepsi gerçek anlamda aile içi hatalar yapmış ve aile bu süreçte yıkılmıştır. Ali Rıza Bey'İn yok yere işten ayrılması, eşinin bu durumda ona destek olacağına köstek olması, Ali Rıza Bey'in reisliği oğluna vermesi ve her şeyden elini ayağını çekmesi (ki en vahim gördüğüm şeylerden birisidir) kızlara koca bulma derdinden Ferhundenin gerçekleştirdiği müzikli eğlencelerin (Ali Rıza Bey bu eğlenceleri gerçekten sevmiyor ama eşinin baskıları ile maalesef onaylıyor) Ailenin yıkılması için o kadar neden var ki yıkılma süreci gerçekten de şaşırtıcı olmuyor hatta ve hatta yıkılma olmasa şaşırtıcı bir son olabilirdi diye düşünüyorum. Dizidekinden tamamen farklı bir son (dizinin sadece son bölümüne bakabilmiştim) ile de karşı karşıya geliyoruz.

Meşrebi Kalender 
06 May 21:54, Kitabı okudu, 7 günde, 5/10 puan

Kitabımız herkesin malumu. Kitabı okumayanlar da en azından Halil Ergün’ün keman kaşlarını TV de seyrettiklerinden “ parça-pinçik” de olsa bahsettiğimiz konuya uzak durmayacaklarıdır.

Bu bunaltıcı kitabı oldum olası sevmedim. Hak ettiğinden abartılı şekilde fazla önem verildiğini düşündüğüm bu kitapta dikkatimi çeken bazı noktaları paylaşmak istedim.

Kitabın özellikle başlarında Ali Rıza Bey’in dürüstlüğünden bahsedilirken “Kaldı bu zamanda böyle insanlar a dostlar “ diye içimizden geçiriyorsak, bu davranış biçimini üstün bir insani özellikmiş gibi iki yüzlü bir şekilde övüyorsak ,kıçı dışarıdaki devekuşu gibi davrandığımızın farkına varmalıyız bence…

Dürüst olmakta zorlandığımızda suçu zamanda veya toplumda bularak kendimize masal anlatmaya devam ediyoruz. Homo economicus’ luğumuzu çapımızca yaptığımız üç kağıtlarda kılıf olarak kullanıp, görevi zaten topu yakalamak olan kalecilerin üzerine atılan şutlar gol olmayınca, kalecileri yere göğe sığdıramayıp, kendi “Kova Yaşar”lığımızı unutmaya çalışıyoruz.

İnsanların çağlar ilerledikçe daha da bozulduğu, kötüleştiği falan yok! Dün duymadığımız şeylerden bugün çok daha fazla haberdar olduğumuz gerçeği var sadece. Star wars deyimiyle dün de kendisi seçiyordu “ karanlık veya aydınlık tarafı” bugün de kendisi seçiyor…

Eğer sen “ Kabil” olmaya karar verdiysen, yıl M.S 3500 de olsa farketmez kardeşin “ Habil” i öldürürsün. ( Tabi ki teknolojinin nimetlerinde yararlanıp, öldürürken bu sefer taş değil de ışın kılıcı kullanırsın…)

Bir diğer konu; ailenin parasız kaldıktan sonra tamamen dağılması, dürüstlük-para ilişkisinde paraya hak etmediği bir rol verildiğini gösteriyor. Aile fertlerinin her yaptığı yanlışın maddi yetersizliğe dayandırılması, “ Herkesin bir fiyatı vardır” gibi çirkin sözlerin kanıtlanmaya çalışılması gibi olmuş.

Haksız mıyım ? Peki o zaman. İlk taşı en günahsızınız atsın!

4 /

Kitaptan 33 Alıntı

Aysel 
22 Kas 2014, Kitabı okudu, 8/10 puan

Çirkin bir kalbin içine uyanık bir ruh koymak niçin? Beğenilmediğini, her yerde, her şeyde ihmal edildiğini daha çabuk fark etsin diye mi? Çirkinin ağzındaki güzel söz, acizin ağzındaki haklı söz kadar faydasız bir şeydi.

Yaprak Dökümü, Reşat Nuri GüntekinYaprak Dökümü, Reşat Nuri Güntekin
Sadettin TANIK 
06 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Temiz bir isim, bir miktar dünyalıkla beraber olursa âlâ; fakat züğürt evlatlarda ancak bir, nihayet iki göbek dayanabilir.

Yaprak Dökümü, Reşat Nuri GüntekinYaprak Dökümü, Reşat Nuri Güntekin
Yasin Eren 
09 Oca 09:22, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Ben eski bir insanım. Anlaşmamıza imkan yok. İnsanların paradan başka şeylerle de mesut olacaklarına inanarak yaşadım. O kanaatle öleceğim.

Yaprak Dökümü, Reşat Nuri Güntekin (Sayfa 10 - İnkılap)Yaprak Dökümü, Reşat Nuri Güntekin (Sayfa 10 - İnkılap)
Sadettin TANIK 
06 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Kendi etinden ve kalbinden bir parça demek olan bir insanı, ümit ve şerefin mezarı demek olan bir hapishanede bırakmıştı.

Yaprak Dökümü, Reşat Nuri GüntekinYaprak Dökümü, Reşat Nuri Güntekin
Troublemaker 
22 Eki 21:27, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Çocuklar o güne kadar babalarının ağladığını görmemişlerdi. Helsi de bu yaşları sevinçten, iftihardan geliyor sandılar.

Yaprak Dökümü, Reşat Nuri Güntekin (Sayfa 30 - İnkılap)Yaprak Dökümü, Reşat Nuri Güntekin (Sayfa 30 - İnkılap)
Ezgi Sezgin 
27 Haz 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Büyütülecek beş çocuğu olan bir adam, hayata karşı bir kayıtsız seyirci mevkinde kalamazdı.

Yaprak Dökümü, Reşat Nuri Güntekin (Sayfa 14)Yaprak Dökümü, Reşat Nuri Güntekin (Sayfa 14)
4 /