Yatağımdaki Yabancı

5,9/10  (17 Oy) · 
98 okunma  · 
13 beğeni  · 
1.022 gösterim
Her biri yayınlandığı dönemin çok satanlarından olmuş Etekli İktidar, Bana Sırtını Dönme ve İki Kişilik Yalnızlık adlı kitapların yazarı Sinan Akyüz, günümüz ilişkilerini her yönüyle sorgulayan yeni bir kitapla karşınızda. Yatağımdaki Yabancı'yı okuyunca ilişki oyunlarını ve dürüstlüğün gücü hakkında sıra dışı bakış açılarını keşfedeceksiniz.

"Ne düşünüyorsun? Haydi başla anlatmaya . Bu işin sonunda acı çekeceğimi bilsem de seni dinleyeceğim.
"Bilmem. Hiç konuşmasak mı acaba? Dürüst olmak göründüğü kadar kolay değildir. Çoğu zaman kelimeler insanın boğazında düğümlenir. Anlatmak istersin ama o kadar kolay anlatamazsın."

Aşkta dürüstlük ne kadar mümkün?
Ya da mutlu olmak için dürüstlük şart mı?
Saklanmış sırlar söylenirse ilişki daha mı güçlenir?
Yoksa dürüstlüğün bedeli yalnızlık mıdır?
Evli bir çift, bir gece, birbirine karşı sınırsızca dürüst olmaya karar verirler. Gece karanlığında riskli bir oyun başlar. Sahne, bir yatak odasıdır. Başrollerde bir kadın, bir adam ve "gizlenmiş gerçekler" vardır. İtiraflar ardı ardına gelmeye başlar.
Acaba bir ilişki bu itiraf yükünü taşıyabilir mi?
Bir denemedir yaşananlar: "Acaba kırıp dökmeden, acı vermeden, yabancılaşmadan aşkta dürüst olmak mümkün mü?
(Tanıtım Yazısından)
Güler Ayata 
05 Oca 13:01, Kitabı okudu, 2 günde, 5/10 puan

Hikaye güzel olmasına rağmen, basit, kısa, gereksiz tekrarlarla geçen diyaloglar sıkıcı hale getirmiş. Okunmasa da olur denebilir ama amatörce de olsa yazarın emeğine saygı için başladığım kitabı bitirdim.

Nurten Ulaba 
20 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ben her kitaptan mutlaka bir şeyler alırım .Sinan Akyüz'ün bütün kitapları kitaplığımda yerini almış durumda .Konuları gerçek hayattan seçilmiş dili sade anlatım yalın. Hiç okumayı sevmeyen biri bu kitapları okuyarak okumayı sevecektir.
Kitabın kısaca konusu ikinci evliliklerini yapan bir çiftin yaşadıklarını birbirlerine itiraf etmeleri daha sonra da bu itiraflar saygı ve sevgilerine gölge düşürürken kadın evi terk ediyor.
Şunu anladım ki insanın yaşantısı kendine özeldir bunu en yakınına bile anlatması prestijini sarsar .Herkesin başına her şey gelebilir .Bizim toplum bunları tolera edebilecek seviyeye daha gelemedi .Dürüst olmak yaşadığını eşin dahi olsa çevrenle paylaşmak demek değildir. Dürüstlük verilen sözde durmak, hayatında olanlara sadık kalabilmek, görevini en iyi şekilde ifa etmek ,ödemelerini günü gününe yapma k,toplum kurallarına saygıda kusur etmemek insana ve çevreye karşı duyarlı olabilmektir. bu daha da artırılabilir .Ama yaşadığın olumlu ve olumsuz şeyleri kendince çözebilmek ,yoksa destek almak. bu kitapta almasını bilene verdiği mesajlar çok etkileyici elime aldım ve bir saatte bitirdim .Okunulacak bir kitap tavsiye ederim.

Ceren Acer 
12 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bir günde bitirdiğim romanlardan olan Yatağımdaki Yabancı kitabı, oldukça akıcıydı. Sinan Akyüz'ün kaleminden vazgeçemiyorum. Yazarın üslubu her ne kadar, basit ve yüzeysel olsa da kadın-erkek ilişkilerini bütün gerçekliğiyle ve üslubunun fevkalade akıcılığıyla gözler önüne sermeyi başarıyor. Yazarın kalemini oldukça benimsemişim, her ne türde yazarsa hiç düşünmeden alacak kadar güveniyorum iyi bir iş çıkaracağına. Evet, genellikle aynı temalı içeren kitaplarla karşımıza çıkıyor ama, kadın ve erkek ilişkilerindeki pürüzleri anlatış biçimini, gerçekçi bir üslupla kaleme alışını seviyorum. En önemlisi de, gerçeklikleri süslü bir dil yerine, sade bir dille kaleme alıyor olması.

Özge Uzun 
30 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Kitabın tarzını ve dilini pek sevmedim. Aslında bu yazarın tüm kitapları için geçerli. Yapmaması gerektiği yerlerde fazla edebiyat yapıyor, fazla süslü yazıyor ve pek doğal durmuyor. bunlara rağmen konu ve içerik insanı şöyle bir sarsıyor ve normal şartlarda görmezden geldiğimiz şeyleri bize hatırlatıyor. Aslanda en yakınımızı bile tam olarak tanımadığımıza yaptığı vurgu benim açımdan çok kıymetli.

Zeynep Aydemir 
31 Ağu 2015, Kitabı okudu, 1/10 puan

Bu kitapta Piruze'yi yazan Sinan Akyüz gitmiş, yerine başka bir adam gelmiş.
Kitaplığımdaki Yabancı!
Kitabın 189 sayfa olmasını önemsemeyin. Karşılıklı diyalog şeklinde gelişiyor ve iri puntolar kullanılmış. Taş çatlasa 70 sayfalık bir kitap yani.
Olay bir adamın eve "Eyes Wide Shut - Gözleri Tamamen Kapalı" filminin DVD'sini getirmesiyle başlıyor. Yani Sinan Abi bu filmi seyredince içinden kitap yazmak gelmiş. "Birbirlerine karşı tamamen dürüst olmaya karar veren beş yıllık evli çifti nasıl yapsam da kitaplaştırsam?" diye bayağı bir düşünmüş olmalı, düşünemeyesice.
Hiç bir evli çiftin konuşamayacağı bir şekilde konuşuyor bu adı olmayan adam ve kadın. Ne bileyim, mesela "Keza" diyorlar cümle arasında ya da "Bir hayalet gibi soğuksun" gibi edebi(?) cümleler kuruyorlar. Saçma yani.
Her neyse,
Filmi seyrettikten sonra gaza gelip dürüstçe geçmişlerini anlatmaya başlıyorlar. Her ikisinin de daha önce başlarından evlilik(ler) geçmiş.
Adam kadının evlenmeden önce başka bir erkekle yatmış olmasına kafayı takıyor, kadın adamın eski karısına. Kadın meğer evlatlıkmış, adam amca oğlunun yaptığı bir şeyden dolayı ondan intikam almış.
Saçma şeyler için birbirlerine hakaret yağdırıyorlar, adam bir kaç defa kadına sıkı bir yumruk indiriyor,. Kadın bi kere tokat atıyor, cevabı anında alıyor falan.
İçim sıkıldı.
Bir de - ne güldüm Allah'ım - Sinan Abi sayfa doldurmaya mı çalışmış ne, bu iki insan neredeyse her cümleyi tekrarlatıyorlar birbirlerine. Şöyle ki:
"O günden sonra hayallerimi kaybettim" dedi adam.
"Hayallerini mi?" (İlk tekrar, fazladan bir satır)
"Çocukluk hayallerimi. Masumiyetimi" (Bomba geliyor...)
"Masumiyet mi?" (Yok deve!)
"Çocuk saflığım..... diye devam ediyor.

Bu tekrarlar o kadar çok tekrar ediliyor ki, resmen satırları hoplaya zıplaya, atlayarak okudum. O yüzden diyorum; kitap aslında 70 sayfa falan.

Düşünüyorum, evet bir ilişkide dürüstlük gerçekten çok önemli. Ama gerçek bir suçlu değilse, birilerinden kaçmıyorsa, geçmişi bize zarar vermeyecekse (Ne bileyim çıkar biri "Bu adamın bana bir trilyon borcu var" falan der, yeriz naneyi) açıkçası karşımdakinin geçmişi beni ilgilendirmiyor. Benden önce aşık olmuş olabilir, hatta umutsuzca bir aşk yaşamış olabilir, bir yerlerde bir çocuğu olabilir, 857 kadınla yatmış olabilir (hastalık kapmadıysa nemo problemo).

Sevdiğim adam her ne yapmışsa geçmişte kalmıştır. İzleri bugüne geliyorsa da beraber göğüsleriz, ne var yani?

Diğer taraftan, kendini tanımalı insan. Aldığın cevaplarını kaldıramayacaksan o soruyu sorma arkadaş. Sus! Kurcalama. Beynini kemiriyorsa şüpheler zaten karşındakinin yapacağı bir şey yok sen psikopata bağlamışsın. Düşünsene, "Benden önce kaç kadınla beraber oldun?" diye soramıyor ama kafada sürekli "5-10 tane olmuştur. Neye benziyorlardı acaba? Yoksa şu geçen gün caddede karşılaştığımız üniversiteden arkadaşıyla yatmışlar mıdır? " şüpheleri dolanıyorsa vay o evliliğin haline...

Kitaba tekrar dönecek olursak; "zaman kaybı" diye nitelendiremeyeceğim çünkü sadece iki saatimi aldı okumam. Olabildiğince basit işlenmiş bir konu. O basitliği size nasıl anlatsam... Kenar mahalledeki bir fırından aldığınız yaş pasta ile Özsüt pastası gibi düşünün. Bu kitap kalitesiz malzemelerle yoğrulmuş sanki. Keşke yayınlamadan önce biraz daha kurcalansaymış. Çünkü bu konu kullanılarak çok şahane şeyler çıkabilirdi ortaya.

angelsbooks 
20 Mar 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Arkadaş tavsiyesiyle okudum. Gayet akıcı. Çok derin olmasa da, günü birlik irdeleyici bir hikaye. Hani kendimize bakmadan yargılamak kolaydır ya, işte öyle bir şey...

Burçin Esra Karadağ 
07 Şub 14:02, Kitabı okudu, Puan vermedi

İlkokul düzeyinde kitaplar kategorisinde ilk sırada yer alabilir.