Yazar Olabilir Miyim?

7,0/10  (1 Oy) · 
8 okunma  · 
2 beğeni  · 
458 gösterim
Yazanlar ve okuyanlar için vazgeçilmez bir kılavuz kitap.

Doğru bir okuma biçimi edinmiş, dolayısıyla okuduklarının anlamlarını kendi başına sökebilen ve kendi yazdıklarını bütün yazınsal öğeleri soyutlayarak çözümleyebilen, eleştirebilen yazar adayı, aynı zamanda okumayla yoğun ve sürekli bir ilişki içinde yaşamayı başarabilirse, yazmayı da er geç başarır.
- Semih Gümüş-

Yazar Olabilir miyim? ister edebiyatın çetin yollarına gidin, ister ıssız bir adaya, yanınızda bulunması gereken bir kılavuz kitap.

-Yaratıcı Yazının Yolları, Yordamları
-Nasıl Yazmalıyım?
-Gerçek, Düş, Kurmaca
-Yazınsal Metin ve Hikâyesi
-Yazınsal Kişileri Yaratma Biçimi
-Metin Nasıl Başlar, Nasıl Biter?
-Bir Anlatım Sorunu: Birinci Kişi Anlatımı
-Yoğunluğun Sırrı
-Olay Örgüsü ve Düğümleri Bağlamak
-Mekân ve Nesneler
-Bir Anlatı Olarak Kısa Öykü
-Yalınlığın Zorluğu ve Olanakları
-Yalınlıktan Karmaşıklığa Geçiş
-Romancının Deneyimi
-İnsanın Yazıdaki Yeri
-Nasıl Yayımlayabilirim?
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2012
  • Sayfa Sayısı:
    183
  • ISBN:
    9786055904180
  • Yayınevi:
    Notos Kitap
  • Kitabın Türü:
Irem 
31 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Her okur bir gün ben de en sevdiğim yazar gibi bir şeyler yazabilir miyim diye düşünmez mi? Ben çok düşünürüm. Böyle bir yeteneğimin olmadığını bile bile yine de düşünürüm. Yol gösterici olabilecek nitelikte usta bir yazardan notlar. Ben bu kılavuzu kullanabilecek kadar bardağımı dolduramamışım. Belki bir gün olur.

Ahmet Özaysın 
14 Ara 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Yazar olmak günümüzde birçok insanın arzuladığı hayli revaçta olan bir meslek haline geldi. İnsanların büyük kentlerdeki kalabalıklar içinde kendilerini yalnız hissetmelerinden mi, teknolojinin hızla ilerlemesiyle ters orantılı olarak ruhsal bunalımların giderek artmasından mı, yazar olmanın getireceği para ve şöhretin cazibesinden mi yoksa kitap okuyanların çoğalmasıyla birlikte yazma ihtiyacının doğmasından mıdır bilinmez bu işe merak saranlar kervanına her gün yeni bir yazar adayı ekleniyor.
Ben de naçizane bu kervanın yolcularından biri olarak yaratıcı yazarlık temalı kitaplara meyleden okurlardan biriyim. Sebebi her ne olursa olsun yaratıcı yazma, kurgulama, karakter oluşturma gibi konuları işleyen bu tür kitapların artmasından çok memnunum. Çünkü bu kitaplar hem yazar adaylarına faydalı oluyor hem de edebiyat alanında eksikliği çok hissedilen deneme-eleştiri türünde nitelikli eserlerin sayısını artırıyor.
Size bahsedeceğim Yazar Olabilir miyim? adlı kitap piyasada bu alanda yazılmış en başarılı ve özgün birkaç eserden biri. Semih Gümüş tarafından kaleme alınan kitap, yazmayı seven, yazar olmak isteyen her yaştan adaya hitap eden birbirinden güzel denemelerden oluşuyor. Yaratıcı yazarlık eylemi birçok yazın türünü kapsıyor olsa da yazar daha çok roman ve öykü üzerinde durmuş. İyi ki de böyle yapmış. Çünkü hedef kitlenin yani yüzlerce yazar adayının üzerine eğildiği iki temel tür roman ve öyküdür, hatta daha çok romandır diyebiliriz. Zaten hem bizde hem de dünyada en çok okunan ve ilgi gören türün roman olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Yazarın son derece akıcı ve yumuşak bir üslubu var. Hayatımda hiç roman okur gibi deneme kitabı okumamıştım. Bu kitap bir istisna oldu. Kitabı okuduğunuzda çok bariz bir biçimde fark edeceksiniz ki yazar Semih Gümüş yazdığı alana fazlasıyla hakim, ne dediğini çok iyi biliyor. Edebiyat alanında geniş bir birikim sahibi olduğunu daha ilk sayfalarda hissedebiliyorsunuz.
Yazar Olabilir miyim yazar adaylarına şunu yapın, bunu yapın şeklinde çeşitli kurallar ya da prensipler sunmuyor. Her sayfada türlü türlü tavsiyelerle de karşılaşmıyorsunuz. Moral bozucu, can sıkıcı, umut kırıcı cümleler görmüyorsunuz. Yazar Semih Gümüş bu kitapla yaratıcı yazarlığı öğrenebileceğinizi garanti etmiyor elbette. Okuyucunun bu konudaki ufkunu açmayı hedefleyen bir kitap bu. Yazma yolculuğundaki zorlukları, engelleri ya da yapılmaması gerekenleri söylüyor ve yaratıcı yazma üzerinde okuyucuyu yoğun bir düşünce yolculuğuna davet ediyor.
Henüz ilk sayfadan tüm edebiyat severleri düşünmeye sevk eden bir soruyla başlıyor. “Bütünü de yazarın kurguladığı bu hikayeler ve yarattığı kurmaca kişiler, gerçek olmadıkları da bilinmesine karşın, niçin okurun derin üzüntüler duymasına neden olur? Nasıl olur da sözcüklerle yaratılmış dünyalar okuru bu denli etkileyebilir?” (S. 19) Bu soruyla birlikte kelimelerin büyülü dünyası üzerine yazarla beraber sıcak bir sohbete başlıyorsunuz.
Yazmaya yeni başlayan adaylara tecrübelerden damıtılmış pratik yol göstergeleri sunuyor; “Yazmaya başlayınca usta bilinenlere, Yazdıklarım nasıl olmuş diye sorulur ya, işte bunun yerine o yolun üstünde karşımıza çıkan kitaplar, usta bildiklerimizden çok daha önemlidir. Başkasının düşüncesi, başkasınındır sonunda; oysa kitaplarla aramızda hiç kimse olmaz. Kendimiz okur, bilgi ve görgümüze göre değerlendirir, alacaklarımızı alarak bizi etkileyecek bir başka kitapla karşılaşmak için yola devam ederiz.” (S. 39)
Kitaptan altını çizdiğim bölümlerden bazıları;
“Yaratım süreci içinde yazarın zihinsel sınırlarının nerede biteceğini yazarın kendisi bile bilmez.” (S. 45)
“Edebiyat dış dünyanın gerçekliğinden çıkarken insanın iç dünyasını, bireylik sorunlarını kurgulayarak yaratmaktadır yeni dünyaları.” (S. 48)
“Yazmaya oturduğumuz zaman nasıl başlayacağınızı çözmek, yazdıklarımızın en çetin düğümleri arasındadır. O ilk cümle, en usta yazarlara bile hemen kendini göstermez ki, genç yazar adayına nasıl versin ipucunu.” (S. 81)
Yazarın okurken beni gülümseten enteresan bir paragrafı; “Otuz yıldır değişmeyen duygum: Kağıt üstüne kalemle yazdığım düşündüğümden, daktiloyla yazdığım kalemle yazdığımdan, bilgisayarla yazdığım daktiloyla yazdığımdan, beyaz kağıda aldığım çıktıdaki ekranda görünenden, dergide basılı olan kağıttakinden, kitaptaki dergidekinden daha güzel, pırıltılı, anlamlı, daha tam gelir bana.” (S. 82)
Yazarın anlatımda yoğunluktan bahsederken Vüs’at O. Bener’in “İlki” adlı öyküsünden yaptığı bir alıntı; “Şehir tortoptu, dumansızdı, büzülmüştü. Mangallarda kıvılcımlar bile sönmek üzeredir. Üstlerini örten kül çoktan soğumuştur. Odalar soluk kokuyordur: Ağır, kekre.” (S. 93)
Çehov’dan yaptığı güzel bir alıntı; “Sözgelimi, su seti üzerindeki kırık bir şişenin boynundan küçük parıltılı bir yıldız noktası çakıp söndü ve bir köpeğin ya da kurdun yuvarlak, kara gölgesi belirip koşmaya başladı, diye yazarsan, mehtaplı bir gecenin tüm etkisini iletmiş olursun.” (S. 104) Yazar bu alıntının arkasından şöyle devam ediyor; “Su seti, kırık bir şişe, pırıltılı bir yıldız, kara gölge: hikayenin geçtiği yeri ve zamanı mehtaplı bir geceydi gibi, düz ve dolaysız bir dille betimlemek yerine, yazınsal dilin dolaylı ve kendi ilk anlamlarından başka bir durumu belirten, metin içindeki kişilerden de ayrı göstergeler… Yazınsal dille işlevsel dilin ayrıldığı çizgi buradan geçer.”
“Gerçek yaşamın gölgesinden kurtuldukça insanı da bulunduğu yerden çekip çıkaran romanın, yazınsal kişiliğe dönüştürdüğü insandan kendini kurtarması olanaksız değil mi? Yaratıcı yazının geleceği, insanın yaratıcı yazıdaki geleceğiyle örtüşecektir. Yazı, insanı sonsuza dek temsil edebilecek en köktenci güçtür. Ölülerin yaşadığı tek mekan, insanın anayurdu olan dildir.” (S. 147)
Yazar Olabilir miyim? Yaratıcı Yazarlık Dersleri yazmayı, okumayı, edebiyatı seven ve aynı zamanda yazma konusunda kendini geliştirmek isteyen kitapseverler için sıcak, akıcı, ufkunuza açacak ve daha iyi yazmanıza katkı sağlayacak başarılı bir kitap.

http://www.kitapvedusunce.com

Kitaptan 8 Alıntı

“Sözgelimi, su seti üzerindeki kırık bir şişenin boynundan küçük parıltılı bir yıldız noktası çakıp söndü ve bir köpeğin ya da kurdun yuvarlak, kara gölgesi belirip koşmaya başladı, diye yazarsan, mehtaplı bir gecenin tüm etkisini iletmiş olursun. Su seti, kırık bir şişe, pırıltılı bir yıldız, kara gölge: hikayenin geçtiği yeri ve zamanı mehtaplı bir geceydi gibi, düz ve dolaysız bir dille betimlemek yerine, yazınsal dilin dolaylı ve kendi ilk anlamlarından başka bir durumu belirten, metin içindeki kişilerden de ayrı göstergeler… Yazınsal dille işlevsel dilin ayrıldığı çizgi buradan geçer.”

Yazar Olabilir Miyim?, Semih GümüşYazar Olabilir Miyim?, Semih Gümüş

“Yazmaya başlayınca usta bilinenlere, Yazdıklarım nasıl olmuş diye sorulur ya, işte bunun yerine o yolun üstünde karşımıza çıkan kitaplar, usta bildiklerimizden çok daha önemlidir. Başkasının düşüncesi, başkasınındır sonunda; oysa kitaplarla aramızda hiç kimse olmaz. Kendimiz okur, bilgi ve görgümüze göre değerlendirir, alacaklarımızı alarak bizi etkileyecek bir başka kitapla karşılaşmak için yola devam ederiz.”

Yazar Olabilir Miyim?, Semih Gümüş (Sayfa 39)Yazar Olabilir Miyim?, Semih Gümüş (Sayfa 39)

“Gerçek yaşamın gölgesinden kurtuldukça insanı da bulunduğu yerden çekip çıkaran romanın, yazınsal kişiliğe dönüştürdüğü insandan kendini kurtarması olanaksız değil mi? Yaratıcı yazının geleceği, insanın yaratıcı yazıdaki geleceğiyle örtüşecektir. Yazı, insanı sonsuza dek temsil edebilecek en köktenci güçtür. Ölülerin yaşadığı tek mekan, insanın anayurdu olan dildir.”

Yazar Olabilir Miyim?, Semih Gümüş (Sayfa 147)Yazar Olabilir Miyim?, Semih Gümüş (Sayfa 147)

“Otuz yıldır değişmeyen duygum: Kağıt üstüne kalemle yazdığım düşündüğümden, daktiloyla yazdığım kalemle yazdığımdan, bilgisayarla yazdığım daktiloyla yazdığımdan, beyaz kağıda aldığım çıktıdaki ekranda görünenden, dergide basılı olan kağıttakinden, kitaptaki dergidekinden daha güzel, pırıltılı, anlamlı, daha tam gelir bana.”

Yazar Olabilir Miyim?, Semih Gümüş (Sayfa 82)Yazar Olabilir Miyim?, Semih Gümüş (Sayfa 82)

“Bütünü de yazarın kurguladığı bu hikayeler ve yarattığı kurmaca kişiler, gerçek olmadıkları da bilinmesine karşın, niçin okurun derin üzüntüler duymasına neden olur? Nasıl olur da sözcüklerle yaratılmış dünyalar okuru bu denli etkileyebilir?”

Yazar Olabilir Miyim?, Semih Gümüş (Sayfa 19)Yazar Olabilir Miyim?, Semih Gümüş (Sayfa 19)

“Yazmaya oturduğumuz zaman nasıl başlayacağınızı çözmek, yazdıklarımızın en çetin düğümleri arasındadır. O ilk cümle, en usta yazarlara bile hemen kendini göstermez ki, genç yazar adayına nasıl versin ipucunu.”

Yazar Olabilir Miyim?, Semih Gümüş (Sayfa 81)Yazar Olabilir Miyim?, Semih Gümüş (Sayfa 81)

“Edebiyat dış dünyanın gerçekliğinden çıkarken insanın iç dünyasını, bireylik sorunlarını kurgulayarak yaratmaktadır yeni dünyaları.”

Yazar Olabilir Miyim?, Semih Gümüş (Sayfa 48)Yazar Olabilir Miyim?, Semih Gümüş (Sayfa 48)

“Yaratım süreci içinde yazarın zihinsel sınırlarının nerede biteceğini yazarın kendisi bile bilmez.”

Yazar Olabilir Miyim?, Semih Gümüş (Sayfa 45)Yazar Olabilir Miyim?, Semih Gümüş (Sayfa 45)