Yazı Odasında Yolculuklar

9,0/10  (5 Oy) · 
22 okunma  · 
3 beğeni  · 
446 gösterim
Bir yatak, bir yazı masası ve bir iskemleden başka bir şey bulunmayan, tek kapılı, tek pencereli bir oda. Yaşlı bir adam, bu odada belleğini yitirmiş olarak uyanır. Kim olduğunu, buraya nasıl geldiğini anımsamaz. Odaya gelen belli belirsiz kişiler, Bay Boş'a anımsayamadığı suçlar yöneltirler, kimliği ve geçmişine ilişkin örtük sözler ederler. Tavana gizlenmiş bir kamera durmadan fotoğrafını çeker, bir mikrofon odadaki her sesi kaydeder. Biri izlemektedir sanki. Günümüz Amerikan edebiyatının en yaratıcı yazarı Paul Auster'ın yeni romanı Yazı Odasında Yolculuklar, gizemli metinleri, bilmece kimlikleri, kahramanının gizli geçmişi ve belirsiz işkencecisiyle belki de yazarın en tuhaf romanı. Ama Bay Boş'un dünyasının bizim dünyamızdan çok da farklı olmadığını düşünürsek, belki de o kadar tuhaf değil. Bay Boş'un kurmaca yaşamı, Kafka, Beckett ve Borges'in yarattıkları dünyadaki yerini alırken, günümüz gerçekliğini tüm ürkünçlüğüyle sezdiriyor okura.
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2007
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9789750707117
  • Orijinal Adı:
    Travels İn The Scriptorium
  • Çeviri:
    Taciser Ulaş Belge
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
elif akkoca 
26 Kas 22:55, Kitabı okudu, 6 günde, 8/10 puan

Hepimiz az çok bir şeyler karalarız, hiç olmadı zihnimizde var ettiğimiz karakterler vardır seçim yapmak zorunda bıraktığımız, misyonlar yüklediğimiz, bizim zihnimizde dönen bir oyun yüzünden zor durumda bıraktığımız.Peki günün birinde tüm o kurguladığımız şeyler gerçek olsa ve zihnimizdeki oyunun oyuncuları yaşadıkları zorlukların hesabını sormaya gelse ne yapardık? ''Hadi canım'' değil mi? İşte senaryo ''hadi canım'' dediğimiz yerden başlıyor. Auster insan yaşamındaki anların toplam hiçliği üzerinden tüm o karakterleri Bay Boş ile yüzleştiriyor.Oldukça etkileyici bir konu ve Auster'ın betimlemedeki başarısıyla kitabı daha da okunulası kılıyor.
Benzer bir konuyu Antonio Tabucchi'in ''Fernando Pessoanın Son Üç Günü '' adlı novellasında okumuştum ilk ama bu kitapta direk birinci ağızdan Bay Boş üzerinden kendi hesaplaşmasını yapıyor Auster.Hal böyle olunca da ortaya konusu sürükleyici, merak uyandıran bu kitap çıkıyor.Unutmadan, kitapta bahsedilen karakterler yazarın diğer kitaplarındaki karakterler olduğu için biraz devam niteliğinde bir kitapmış gibi olsa da, diğer kitaplar okunmasa da anlaşılabiliyor.

Nuray Kirik 
02 Oca 22:38, Kitabı okudu, 12 günde, Puan vermedi

Her kitabında olduğu gibi okuyucuyu içine çeken, akıcı Paul Auster romanı. Karşımıza çıkan Bay Boş karakteri hoş sürprizler yaratıyor.Romanın tamamen özgün bir kurgusu var. Paul Auster tüm okuyucu kitlesi için ifade ettiği değerinin ve yazı yazmadaki becerisinin takdire değer olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Kitaptan 7 Alıntı

elif akkoca 
26 Kas 21:57, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Bu korkuya neden kapıldığı, kendine de açıklayamadığı bir şeydir. Kelimelerden başka bir şey değil, der kendi kendine.Kelimeler, kelimeler insanları korkudan öldürecek güce ne zaman sahip oldu?

Yazı Odasında Yolculuklar, Paul AusterYazı Odasında Yolculuklar, Paul Auster
elif akkoca 
26 Kas 21:54, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Resimler yalan söylemez ama baştan sona bütün hikayeyi de anlatmazlar.Onlar yalnızca geçen zamanın bir kaydıdır, dışarıdan görünüşün kanıtlarıdır.

Yazı Odasında Yolculuklar, Paul Auster (10ı)Yazı Odasında Yolculuklar, Paul Auster (10ı)
elif akkoca 
26 Kas 22:13, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Ben bir insanım, melek değil ve çektiğim acı bazen doğruyu görmeme izin vermemiş, davranışlarımda bozulmaya yol açmış olsa da bu durum anlattığım hikayenin doğruluğunu gölgelememeli.

Yazı Odasında Yolculuklar, Paul AusterYazı Odasında Yolculuklar, Paul Auster
elif akkoca 
26 Kas 21:59, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Zoraki yalnızlığa katlanabilirim, kimseyle konuşmamaya, insan dokunuşundan yoksun yaşamaya katlanabilirim, ama yeniden açık havaya ve gün ışığına kavuşmaya hasretim.Şu sivri köşeli taşlardan başka hiçbir şeye bakamayan gözlerimin açlığıyla kıvranıyorum.

Yazı Odasında Yolculuklar, Paul AusterYazı Odasında Yolculuklar, Paul Auster
elif akkoca 
26 Kas 22:11, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Şimdi hem öfkeli hem bunalmış bir halde yumruğuyla da cama birkaç kez vurur, son sözü camın söylemesini istemez, çünkü bir camın kırılması için et ve kemik, bir ayakkabıdan daha etkilidir.

Yazı Odasında Yolculuklar, Paul AusterYazı Odasında Yolculuklar, Paul Auster
elif akkoca 
26 Kas 22:07, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Beni ya dinleyecekler ya da dinlemeyecekler ama sonra dışarı çıkarılıp vurulacağım. Artık bundan iyice eminim.Önemli olan kendimi kandırmamak, umut beslemenin çekiciliğine karşı koymak.En sonunda beni duvarın önüne getirip tüfekleriyle bedenime nişan aldıklarında onlardan isteyeceğim tek şey, göz bağımı çözmeleri olacak.Beni öldürecek adamları gözlerimle görmek hiç umrumda değil, ama gökyüzüne bir kez daha bakmak istiyorum.Şimdi istediklerim bu kadar.

Yazı Odasında Yolculuklar, Paul AusterYazı Odasında Yolculuklar, Paul Auster