Yol Ayrımı Esir Şehir Üçlemesi 3. Cilt

8,4/10  (14 Oy) · 
52 okunma  · 
8 beğeni  · 
1.145 gösterim
Kâmil Bey de Anadolu'da serbesttir artık ... Türkiye'yi kuşatan bir "serbest"lik rüzgarı esmeye başlar zamanla. Bu serbestlik, değişen ya da değişmiş gibi görünen insanların maskelerini birer birer düşürürken, İstanbul'da hayat giderek zorlaşır. Kâmil Bey, yıllardır özlemini duyduğu biricik kızı Ayşe'ye kavuşmaya çalışırken, Kurtuluş Savaşı'nda yüz binlerce insanın kanıyla kurtulan vatan, artık demokrasi mücadelesi vermektedir. Serbest Fırka'nın kuruluşu, Darülfünun'da meydana gelen ayaklanmalar, İstanbul sokakları ve tarihin derinliğinde kalan ayrıntılar...

"Yol Ayrımı", savaştan zaferle çıkmış bir milletin demokrasi yolunda attığı bebek adımlarının izdüşümlerini aktarıyor okura.
(Tanıtım Yazısı'ndan)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2012
  • Sayfa Sayısı:
    496
  • ISBN:
    9789752731295
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Berfun Berçin 
07 Eki 17:05, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 10/10 puan

Kitap içeriği hakkında bilgi içerir.Zaman zaman sıkılsam da konusuyla beni çeken bir kitaptı. Kâmil Bey de serbesttir,artık. Türkiye’yi kuşatan bir yeni yönetim vardır Ve bu değişim ile insanların maskelerini birer birer düşürürken, İstanbul´da hayat giderek zorlaşır. Kâmil Bey, özlemini duyduğu biricik kızı Ayşe´ye kavuşmaya çalışırken, Kurtuluş Savaşı’nda yüz binlerce insanın kanıyla kurtulan vatan, artık demokrasi mücadelesi veriyor.Çoklu partili dönemine geçişte anlatılmış.Zevkle okuduğum bir seriydi.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar.

Halil Yavuz KAYA 
07 Eki 2015, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 8/10 puan

"Esir Şehrin İnsanları"nın2.ci cilti 1921 yıllarında Ulusal Kurtuluş Savaşında henüz düzenli ordu kurulma aşamalarında. Başka bir ifade ile Kuvayi Milliye Aşamasında noktalanmıştı.
3. cü cilt "Yol Ayrımı" 1930 yılında başlıyor. 9 yıllık bir mola var arada. Bu aşamada Büyük taarruz olmuş, 9 Eylül de ordu İzmire ulaşmış, Lozan Barış Antlaşmaları gerçekleşmiştir...Tabi bunlar kitap da yok benim notum dur.
Demem o ki..., kitapları kronolojik bir sistematik içerisinde yolculuğa devam etmek istiyorsanız "Yorgun Savaşcı" yı tüketip belini bükmelisiniz.
Madrabazlık- Kuvayi Milli- Yol Ayrımı. Bölümlerinden oluşuyor kitap.
Maceraya Serbest Fırka ile yola koyuluyorsunuz... Neler karşılıyor sizleri:
Serbest Fırka ve İzmir olaylarının, perde gerisi cereyanı ve halkın belleğinde, tutum, hal ve davranışlarından devrin nabzını tutuyorsunuz.
O devrin gerçeklerindeki; çıkarcıların. vurguncuların, nasıl kendilerine bir yol ve rol bulduklarını,para hırsının nerelere vardığının, o günlerden bu günlere sirayet edeçek siyasi yelpazenin hissedilir esintilerini, Yazarın ince ince nükteleriyle usta kalem işlerliği, ince zeka becerisi ile bize gösteriyor, Hissettiriyor.Düşündürüyor.
O devir de yaşamış halkın halkın bu gerçekler içerisinde nasıl ayakta kalmaya çalıştığı, yaşam mücadelesi verdiğini. Yine o halkın "Hürriyet" anlayışı, kavrayışı,
Yeni yazı ya ( Harf Devrimi) geçişte yaşanan okur nezdinde olsun, basın yayın hayatında olsun meydana gelen müşkülatları, bu müşkülattan bazı çıkar düşkünlerinin nasıl nemalandığı, Yeni yazıdan önce yayın evlerinin, matbaaların hangi kitapları yada benzeri şeyleri kimlere nasıl sattıkları,
Eskişehir- Kütahya Sakarya savaşlarını bir dizeye güzelce sergiliyor yazarımız.
160 ıncı sayfadan sonra 2. nci kahramanları tekrar sahne alıyorlar kitapta.
Doktor Münir Bey ile Kamil Beyin kızı Ayşe'nin karşılıklı yüzleşme sohbeti duygusallık patlamasında tavan yapıyor.
Kitap da dikkat ettiğim bir konu da şu oldu: bazı ko konu ( hikaye ) örneğin pohça konusu, baldız avukat konusu,lastik top konusu gibi. "Hür Şehrin İnsanları" nda da ele alınmış hikaye edilmişti. burada başka bir versiyonla anlatılmış olsa da aynı olduğu gerçek.Bunu yazar neden böyle yapmış olabilir diye düşündüm. Vardığım sonuç şu oldu. Yıl 1930 lara geldiğin de yani kurtuluş gerçekleşip, cumhuriyetin kuruluşundan sonralara geldiğinden kısacası Hür Şehre kavuştuktan sonra iki seri kitabın arasına güzel köprü kurmuş, harika bir bağ atmış, bedene oturan gömleğin düğmelerini iliğine geçirerek eserini bütünlük vermiş Kemal Tahir.....
Demekteyim ki önce Esir Şehir üçlemesi- sonra Hür Şehrin İnsanları okunmalıdır. Amma bunları bütünlemek için Yorgun Savaşsız olmaz!
son olarak bugün siyasetle uğraşan, ilgilenen siyasetin uçundan kıyısından ,eteğinden tutunanlar bilhassa bu günlerin( partiler- siyasal yaşamımızın seceresi bakımından) tahlili için bu yapıtları mutlak okumalıdırlar.
Herkese tavsiye ederim. İyi okumalar dileğimle...

İbrahim YILDIRIM 
05 Kas 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Kemal Tahir'in “Yol Ayrımı” isimli eserindeki analizden:
“Düşündün mü hiçbir dünya imparatorluğu nasıl tasfiye edilir?
Bir dünya imparatorluğu yüzyıllar boyu yüzlerce nesillerin birleşik gayretiyle kanları canları malları pahasına doğmuş kökleşmiş gelişmiş yaşatılmıştır.
Tarihin bir döneminde herhangi bir nesil tek başına bu tasfiyeye karar verebilir mi? `Veririm` derse bu kararın meşruluğu hangi vesikalarla ispatlanır?
1908`in padişahçı ittihatçıları imparatorluğu yıktılar;
1923`ün Kuvay-ı Milliyecileri bir dünya imparatorluğunun miras hesaplarını tasfiyeye oturdular.
Peki neydi tasfiye edilecek miras?
700 yıllık bir imparatorluk... 1908`de ittihatçıların ele geçirip on yılda yıktığı imparatorluk tam dört milyon üçyüz seksen üç bin kilometre kare toprağa sahipti.
Nüfusumuz kırk üç milyonu aşkındı."
Bu toprak üzerinde malımız olan yedi bin kilometre demiryolu döşeliydi.
Buna dört yüz yıllık hilafetin bütün dünya İslamları üzerindeki manevi haklarını katmıyorum.
Tasfiye edilen miras Osmanlı`nın sırf kılıç gücüyle aldığı tarih boyu vuruşarak savunduğu mirastı.
Evet oturuldu masaya...
Karşımızda yirmi iki devlet...
Tasfiye beş buçuk ayda tamamlandı.
Mahzenler dolusu arşivleri düşün...
Delegelerimiz incelediler mi bunları?
Kılı kırk yardılar mı?
Hayır! Çünkü İstanbul hükümeti delegeleri yani asıl uzmanlar bizim isteğimizle sokulmadı bu konuşmalara...
Bu iyiliğimize karşı İngiliz Generali Harrington`un teşekkürünü hatırlarım.
Demek dört milyon küsur kilometre karelik bir imparatorluğun yedi yüz yıllık hesapları tasfiye edildi beş ay içinde. Buna tasfiye denmez mirası reddettik.
Kurtuluş iki türlü olur:
Ya bütün haklarını en son zerresine kadar koruyarak kurtulursun ki gerçek kurtuluş budur;
Ya da haklarından birçoklarını vererek kurtulursun!
Bu da kurtuluştur ama öyle pek öğünülecek kasınılacak çeşitten sayılmaz.
Hele rejim değişmelerinin tarihsel haklardan vazgeçmekle hiçbir ilintisi olamaz.
Sözgelimi Bolşevikler Çarlık İmparatorluğu`na pekala sahip çıktılar.
Nitekim Fransa cumhuriyetçileri de kendilerinden önce çeşitli krallarının kurmuş oldukları imparatorluğu rejim değiştirdik bahanesiyle hiç kimseye bağışlamadılar.
Dünyada çok az milletin eline geçmiştir bizimki kadar büyük tarih birikimi... Eğer her millet ilk zorlukta yüzyıllar boyu biriktirdiği haklarını kaldırıp atarsa dünyada tarih diye bir şey kalmaz.
Neden sana yenik düşmüş gibi geldi bir tek adam karşısında koca bir iktidar?...
Hem de askeri bir zafer kazanarak gelmiş bir iktidar?
Çünkü Anadolu-Yunan savaşı belletilmek istendiği gibi bin yıllık tarihimizden ayrı bir Milli Kurtuluş Savaşı değildir. Bin yıldır süren Doğu-Batı boğuşmasının yüzlerce savaşlarından biri hem de küçüklerinden biridir.
Böyle bir savaşı kazanmak bin yıllık tarihin biriktirdiği hesabı kapatmaya yetmez ki iktidarı gerçek iktidar olsun.
Bu savaşa İstiklal savaşı da haşa denemez!
Çünkü biz hiçbir zaman milli devletimizi yitirmedik. Siz Cumhuriyet çocukları `gözümüzü zaferde açtık` avuntusundasınız. Şimdi umulmaz yerlerde, beklenmez yenilgilerle karşılaşınca apışmayın!..
Biz er geç Batıyla ister istemez hesaplaşmak zorundayız.
Bunu gerçekten yapmadıkça batıya hizmet teklif etmekle belayı başımızdan defleyemeyiz...

Nurten Ulaba 
04 Ara 22:19, Kitabı okudu, 5 günde, 10/10 puan

Serinin üçüncü cildi çok güzel bir konu ele alınmış. Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki yaşamı anlatmış. Kişilerin mücadelesi savaş esnasında ve sonrasında yaşananlar.

ihtiyar 
29 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Esir şehir üçlemesinin üçüncü ve son kitabı. Serbest Fırka'nın kuruluşu ve bu esnada yaşananlar özelinde bir devrin, hatta koca bir tarihin muhasebesinin yapıldığı kitap.

Zafer DENİZ 
23 Şub 10:44, Kitabı okudu, 8/10 puan

Yol Ayrımı Kemal TAHİR'in Esir Şehir üçlemesinin son kitabı. ilk ikisini daha bir heyecanla okunmuştum. ama bu kitabı okumazsanız gerçekten eksik kalır

Kitaptan 22 Alıntı

Halil Yavuz KAYA 
19 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Bir memlekette insanlar namuslu olduklarıyla ayrıca övünüyorlarsa, o memleketin hali dumandır.

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 278)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 278)
Halil Yavuz KAYA 
19 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Akıllı adam, paranın kendisini sevmeyecek, kazanmasını, bir de tutmasını...

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 230)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 230)
Halil Yavuz KAYA 
19 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Bu kapının üstünde bir kuş resmi vardır. Kanatlarını açmış bir kartal kuşu ki, canlı sanırsın. Eskiden derlerdi ki, bu kuş "Kazanca güvenme, uçar gider haaa öğüdüdür." derlerdi.

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 225)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 225)
Halil Yavuz KAYA 
19 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Teslim olmak başka şey,
Esir düşmek başka.
Seni sevmek başka bir hürriyet,
Uğrunda dövüşmek başka...

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 283)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 283)
Halil Yavuz KAYA 
07 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Kaç kere böyle öldü sanmışımdır. Kaç kere öldü sandımsa, o kadar taze ölüm acısı çektim.

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 175)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 175)
Berfun Berçin 
07 Eki 17:53, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

-Nedir o? Ajans kağıdı mı?
-Yok Murat Bey'im... Telgraf kağıdı...
-Ver bakalım! Nereden?
-Yalova'dandır telgrafımız. Asım Bey'imizdendir ve de gayet önemlidir ki, bana kalırsa...
-Daha söyleniyor! Ver şunu...
Aldı. Açılmıştı. Kaşlarını çatarak okudu:
"Birinci sayfa basılmayacak stop... Mürettiphane tam kadro beklesin stop... Geliyorum. Çoruk Mebusu Asım..."

Yol Ayrımı, Kemal TahirYol Ayrımı, Kemal Tahir
Halil Yavuz KAYA 
19 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Bizim millete ne oldu yahu? Yiğitlendik de ölümden mi korkmazlandık, yoksa, parayı canımızdan çok sevmeye başladık da, mal canın yongasıyken dönüp can mı malın yongası kesildi.

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 227)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 227)
Halil Yavuz KAYA 
07 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Sevdiğimiz insanın acı çekmesini seyretmek, ölüm acısından çok daha zor gelmiştir bana.

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 175)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 175)
Halil Yavuz KAYA 
19 Eki 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Lamba şişesini çok temiz tuttuğu, fitile dikkat ettiği halde, bu sarı ışık, ona her an güçsüzlüğü hatırlatmakta, okuduğundan önemli bir şeyleri göstermiyor gibi tedirginlik vermekteydi.

Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 337)Yol Ayrımı, Kemal Tahir (Sayfa 337)
3 /