Yüzyılın Aşkları

8,6/10  (48 Oy) · 
243 okunma  · 
36 beğeni  · 
2.132 gösterim
Bu kitapta geçtiğimiz yüzyılda yaşanmış 10 aşk öyküsü var. Kimi Nâzım'la Piraye'nin, Mustafa Kemal'le Latife'ninki gibi, üzerine çok kitap yazılmış aşklar... Kimi Yüksel Menderes'le İpek Kıramer'in, Selahattin Pınar'la Afife Jale'ninki gibi fazla bilinmemiş, mahremine girilmemiş aşklar... İçlerinde Bedri Rahmi-Eren Eyüboğlu gibi, Yıldız Kenter-Şükran Güngör gibi, Melih Kibar-Çiğdem Talu'nunki gibi tuvallerden, sahnelerden, notalardan tanıdığımız, yangınına hep birlikte tanık olduğumuz sevda öyküleri de var...

Adnan Menderes-Ayhan Aydan örneğindeki gibi mahkemeye düşmüş, alenileştirilip sere serpe ortalığa serilmiş ilişkiler de... Hiç yüzü görülmeden evlenilmiş sevgililer... Evliyken sevgiliye yazılmış şiirler... Güçten düşmenin acısını dayakla çıkaranlar... Eski aşkın acısını bir yenisinde unutan çapkınlar... Belki yaşanırken heyecan kadar acı da vermiş ve mutsuz sona ermiş aşklardı çoğu...

Can Dündar, tarihimizden ve sanat dünyamızdan, belleğimizde birer simge haline gelmiş sıra dışı kadın ve erkeklerin yaşadıkları en derin, en çetin duyguları; yüreklerini ve akıllarını ellerinden alan sevdalarını anlatıyor Yüzyılın Aşkları'nda.
(Tanıtım Bülteninden)
Özge Göksu 
13 May 08:28, Kitabı okudu, 5 günde, 10/10 puan

Aşkı satırlarda bulduğun zaman herhangi bir şekle büründüremezsin. Yüzyılın aşklarını okudukça her bir satırda ayrı ayrı hissettim; gerçekten paylaşılan ve hayran olunası bir aşk var. Gerçekten biribirini sorgusuz çıkarsız seven insanlar var. Cok uzakta değiller evet. Bu kitabın satırları arasındalar...

Ben bu kitabi cok begenmedim ama yinede iyiydi biraz kitapta tarihten falan bahsediyordu onunicin beni pek acmadi ama belki siz tarihi seviyorsaniz siz belki siz begenirsiniz

Burcu Sezgin 
22 Tem 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Yarım kalmış, tamamlanmamış, sonu ihanetle bitmiş ya da sonuna kadar savaşılmış aşklar.. Hepsi birbirinden farklı ilgi çekici. Ama bence en güzelleri Fatoş-Yılmaz çiftiydi.

CANSU FINDIK 
12 Nis 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Hiç aklımdan geçmeyen ilginç bir o kadar hüzünlü aşk hikayeleri okudum bu kitapta. Anlatım ve kitaba yorumları eklenen bu hikayelere tanık kişilerin ifadeleri etkileyici. Kuşkusuz en çok etkilendiğim Fatoş Güney-Yılmaz Güney ve Yıldız Kenter-Şükran Güngör kısımları oldu.
Bu güne dek özel hayatlarına bilmeden varlığına ya da var olmuşluğuna tanıklık ettiğimiz insanların aşklarını okumak hem keyifli hem hüzün vericiydi. Can Dündar'dan okunası bir kitap. Keyifli okumalar.

Banksy 
05 Oca 08:39, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 8/10 puan

Bence etkileyici ve hoş bir kitaptı , bilgilendirici özelliği de vardı.

zuhal gökçe 
12 Kas 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

bilmediğimiz, farklı bildiğimiz hikayelerin gerçek tarafı:)

salih 
07 Mar 20:47, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Kitap kapağında iki insan silüeti vardı.Ve yazar kapağın öyküsüyle yine vurdu kalbimden beni.Çok ilginç ve içten bir öyküydü.Kitabın sayfa düzenini ve kapak tasarımını yapan Selin Sobacı bir dönem flört ettiği şimdi eşi olan M.Sobacı ile kısa bir ayrılık yaşar.Çok zor bir ayrılıktır bu.

Kalpler birbirini ister, beyin sürekli sevdiğini düşünür ama ayrı kalmışlardı işte.Selin Sobacı bir heykeltıraş arkadaşına anlatır bu durumu.Ve ondan bu halin bir heykelini yapmasını ister.Ve yukarıda kitap kapağında resmedilen heykel çıkar ortaya.Kadın ve erkek kolsuzlar, kavuşamıyorlar, sarılamıyorlar.Ama kadının başı erkeğin omzunda.Dünyaları ayrı olsa da, birbirlerine dokunamasalar da, baş başalar, bir aradalar.
İşte bu önsözden sonra daha bir dikkatle okunuyor kitap. Birazda 'Mutlu Aşk Yoktur' diyen Aragon' u haklı çıkararak.

Kimi çok duyulmuş, kimi az bilinen, kimi hiç duyulmamış aşk öyküleri var.Yaşadığı döneme ait ipuçları vererek anlatılan ve yazarında önsözde söylediği "Ama insanlık tarihi gibi, aşkların tarihi de dikensiz gül bahçesi değildir" diyen öyküler bunlar.

Mustafa Kemal ve Latife Hanımdan,

Enver Paşa ve Naciye Sultana,

Adnan Menderes ve Ayhan Aydandan,

Nâzımla Pirayeye,

Bedri Rahmi-Eren Eyüboğludan,

Yüksel Menderes ve İpek Kramere,

Yılmaz-Fatoş Güneyden,

Yıldız Kenter ve Şükran Güngöre,

Melih Kibar ve Çiğdem Taludan,

Selahattin Pınarla Afife Jaleye...

Beni en çok etkileyen 2 öykü vardı.Belki de daha önce duymamış olmamdı etkilenme sebebim. Bir tanesi şairinin içinde hangi fırtınaların koptuğunu bilmeden defalarca okuduğumuz , ezber ettiğimiz " karadutum, çatal karam çingenem" dizelerinin sahibi Bedri Rahmi Eyüboğlu ve eşi ressam Eren Eyüboğlu' nun aşkları .Danimarka'lı olan ve şair ile tanıştıktan sonra ismini değiştiren 'Türk Ressam'olarak Türk Resim Tarihinde önemli bir yer edinen Eren Eyüboğlu eşinin ihaneti ve kendisine yazıldığı zannedilen 'karadut' şiirinin başka bir sahibinin olduğunu öğrenerek yıkılan bir kadın .Şiirinde "kadınım, kısrağım, karımsın" dediği kadın, karısı değildi. bu şiiri 3 yıl önce, bir başka kadın için yazmıştı.

Oğlunun hatırına evliliğine sahip çıkan , herkesin eşini affettiğini zannettiği, aslında hiç affetmemiş olduğunu , eşini gömdükten sonra itiraf eden onurlu bir insan. Bedri Rahmi Eyüboğlu öldüğü gün, eşi Eren cenazeden dönüşte, 35 yaşına gelmiş oğlunu karşısına oturtur "babanı uğurladık ama şunu bilmeni istiyorum ki, ona çok kırıldım. Yaşadığı ilişkiyi unutmadım.Hiçbir kadın aşağılanmayı kabul etmez. Buna katlandımsa, bil ki, sadece senin hayatın kararmasın diyedir." der.İşte "elektrik alamayan, aynı evde iki yabancıydık" diye bitirilen günümüz evlilik ve aşklarına tokat gibi bir cevap.

Bir diğer öykü ise Adnan Menderes' in oğlu Yüksel Menderes ve İpek Kramer' in yaşadığı aşk, çalkantılı ve buhranlı evlilikleri neticesinde eşinin kendisini terk etmesine dayanamayan Yüksel Menderes' in intihar etmesi.Ve ölürken yarattığı mizansen.Bu kısmı kitaptan alıntı yapıyorum.


Yüksel Menderes'in ölümünden hemen önce yazdığı son mektup :

"Yıllar önce beni seven, benim de sevdiğim eşsiz sevgilim... İpeğim... Canım İpeğim...

Sana bazı günlerimizin hatırası olarak benden kalan biçare buseyi bırakırım. Ne olur eşsiz sevgilim, aşkımızın eseri olan çocuklarımızı sen kabullen. Seni sevdim. Yanından uzak olsam da yine sana yakınım. Gerisi boş. Bir an için var, sonra yokuz. Ne olur kabir acımı paylaş.

Seni severek sana veda ederim."

Yüksel Menderes mektubunu bitince kahverengi takımını giydi. Kravatını taktı.

Babası Adnan Menderes'in büyük boy portresini, İpek'le evlilik fotoğraflarının bulunduğu albümü ve yorganını alıp mutfağa taşıdı.

İpek'le evlendikleri gün çekilen fotoğraflarına ve babasının resmine son bir kez baktı.

Sonra yorganı yere serdi, havagazını açtı ve sırt üstü yorgana uzandı...

Devam eden, geride kalan, çok seven , çok sevilen aşkların hatırına okunası bir kitap Yüzyılın Aşkları.

Rezzan 
25 Ara 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Mustafa Kemal ve Latife Hanım,
Enver Paşa ve Naciye Sultan,
Adnan Menderes ve Aylan Aydan,
Nazım ve Piraye,
Bedri Rahmi ve Eren Eyüboğlu,
Yüksel Menderes ve İpek Kremer,
Yılmaz Güney ve Fatoş Güney,
Yıldız Kenter ve Şükran Güngör,
Melih Kibar ve Çiğdem Talu,
Selahattin Pınar ve Afife Jale

Bir döneme damgasını vurmuş aşklarına,
mektupları, şiirleri ve fotoğraflarıyla tanıklık ediyoruz.
Siyaset ve sanat dünyasından tanıdığımız kişilerin mahremine
ait bilgiler.

Nurten Ulaba 
02 Şub 22:25, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Ünlü kişilerin aşklarını anlatmış. Beni çok etkiledi. Aşk ferman dinlemiyor , seni yerle bir ediyorsa da yine de insanlar aşık olmaktan geri durmuyor. Aşk ne makam ne mevki ne kadın ne de erkek dinliyor ,geldi mi fırtınalar estiriyor. sefası da güzel cefası da .Mutlaka okunmalı ....

İlay Yüksel 
08 Mar 15:33, Kitabı okudu, 4 günde, 8/10 puan

Yüzyıla damgasını vuran aşk hikâyelerini içeren bir belgeselin kitaplaştırılmış hali...
Her biri aşkın neredeyse elle tutulacak kadar somut olduğunun kanıtı... En vurucu ise Melih Kibar ve Çiğdem Talu hikayesi...

2 /

Kitaptan 15 Alıntı

Özge Göksu 
10 May 09:14, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

Nazım Hikmet
'Burası benden başka kaç insanın evidir?
Bilmiyorum.
Ben bir başıma onlardan uzağım,
Hep birlikte onlar benden uzak.
Bana kendimden başkasıyla konuşmak yasak...'

Yüzyılın Aşkları, Can DündarYüzyılın Aşkları, Can Dündar
Aslı 
29 Oca 14:33, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Ben bütün hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
Yaşamak ne güzeldir be sevgili !
Sevinerek, severek, sevilerek, düşünerek.
Ve o vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın.

Yüzyılın Aşkları, Can DündarYüzyılın Aşkları, Can Dündar
Banksy 
02 Mar 19:25, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Zira güneşin daimi ziyası altında yaşayanlar medid bir karanlığın ne müthiş bir uçurum olduğunu bilmezler.

Yüzyılın Aşkları, Can DündarYüzyılın Aşkları, Can Dündar
Özge Göksu 
09 May 10:21, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

'Belki yaşanırken heyecan kadar acı da vermiş ve mutsuz sona ermiş aşklardı çoğu... Ama tutkuluydular.'

Yüzyılın Aşkları, Can DündarYüzyılın Aşkları, Can Dündar
NAGEHAN YILMAZ 
15 Oca 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Piraye'm, kızıl saçlı bacım benim,
Seni arkandan bıçakladım. Bir damlası benim damarlarımdaki bütün kana bedel kanınla boyandı ellerim. .Yeryüzünde hiçbir insan hiçbir insana benim sana yaptığım kötülüğü yapmamıştır.Bütün bunlara rağmen sana geri gel diyecek kadar yüzsüz ve alçaksam ne halt edeyim,öyleyim işte.Fakat gel. Oğlumuz Memet’in başı için gel ve ben kalan ömrümde ona layık bir baba olmak fırsatını kazanabileyim. Senin yüzüne nasıl bakabilecegimi bilemiyorum. Seninle karşılastığım anda ayaklarının dibine yıkılacağım belki. Belki de sadece bayrağını kendi eliyle düşmana teslim etmiş bir hainin cesaretiyle yüzüne bakmaya calışacağım. Belki de tek kelime söylemeden gözlerimi iskarpinlerine dikip oturacağım. Fakat gel. Hayatım yalnız kendime ait olsaydı gebermeyi çoktan tercih ederdim. Kendi ferdiyetimden, fizyolojimden, kafamin deli hasta tarafından öylesine nefret ediyorum. Fakat yaşamam lazım. Beni affetmek icin değil, beni oğlumuz, kızımız ve onlar gibi iyi namuslu insanlarımız icin yaşatmak için gel ve bir daha da yalnız bırakma. Eteklerinden öperim.

Yüzyılın Aşkları, Can Dündar (Sayfa 126)Yüzyılın Aşkları, Can Dündar (Sayfa 126)
CANSU FINDIK 
12 Nis 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

"Şükraaaan!
Canım,
Güzelim,
Bebeğim,
Koca kafalım,
Kara adamım,
Eğri bacaklım,
Yakışıklım,
Bunları çabucak, arka arkaya sıraladığımda gülerdin mutlaka. İnanılmaz güzellikte bir gülüş...
Mahmut'un çektiği resimdeki gibi... En İyi Oyuncu Ödülü'nü aldığında, sevinçle kucaklaştığımızda çekilen fotoğrafımızdaki gibi...
O resimlere ve kafamdaki sonsuz resimlerine baktığımda, büyük acıma senin gibi gülümseyerek bakmaya ve büyümeye çalışıyorum. Kafamda, yüreğimde, önümde, ardımdasın. Hep yanımdasın. Çiçeklerde, esen rüzgârda, doğan güneşte, incecik beliren ayda, dolunayda hep sen varsın. Yanımdasın.
Seni duyuyorum, seninle yaşıyorum. Sana uzanmak, o şefkatli ellerine dokunmak istiyorum.
Dokunamıyorum... Ağlıyorum."

Yıldız Kenter'in eşi Şükran Güngör'ün ölümü ardından yazacağı onlarca mektuptan ilki.

Yüzyılın Aşkları, Can DündarYüzyılın Aşkları, Can Dündar
CANSU FINDIK 
30 Mar 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

"Piyaye'yi çoktandır gördüğüm yok. Fakat sık sık mektuplaşıyoruz. Birbirimizi günden güne seviyoruz, birbirimize günden güne aşık oluyoruz. Burjuvazinin bana yaptığı biricik iyilik, beni mütemadiyen karıma hasret yaşatarak ölünceye kadar ona aşık kalmamı temin etmek oldu."

1943 - Nazım'ın Kemal Tahir'e yazdığı mektuptan...

Yüzyılın Aşkları, Can DündarYüzyılın Aşkları, Can Dündar
Berfun Berçin 
27 Şub 19:39, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Hepimiz aynı tutkuyla yoğrulmuş, ama iyi finalli aşklar temennisiyle...

Yüzyılın Aşkları, Can Dündar (Sayfa 13 - Can Yayınları-Belgesel)Yüzyılın Aşkları, Can Dündar (Sayfa 13 - Can Yayınları-Belgesel)
CANSU FINDIK 
30 Mar 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

"Hayatımda mesut olduğum ilk gece... Sanatın ruhuma verdiği güzel bir sarhoşluk içindeyim. O piyeste güzel bir sahne vardır, orada taşkın bir saadetle ağladım, ağladım. Sahiden ağladım. Alkış, alkış, alkış!.. Perde kapandı. Bana çiçekler getirdiler. Muharrir Hüseyin Suat Bey kuliste bekliyormuş, ben çıkarken durdurdu, alnımdan öptü. "Bizim sahnemize bir sanat fedaisi lazımdı, sen iste o fedaisin!" dedi."

Afife Jale ilk sahneye çıkışını Refik Ahmet Sevengil'e anlatiyor.

Yüzyılın Aşkları, Can DündarYüzyılın Aşkları, Can Dündar
CANSU FINDIK 
11 Nis 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

"... Benden istediğiniz fotoğrafları bir dahaki mektubumda gönderirim. Sabırlı olmalısınız. Zaten fotoğraflar ne işe yarar ki; onlar ölü, ben ise hayat doluyum.
..."
Ernestine Leibovici

Ernestine'nin Bedri Rahmi Eyüboğlu'na ilk mektubundan. Sonrasında Ernestine, Bedri Rahmi'nin 'çatalkaram, çingenem' dediği değil ama eşi Eren Eyüboğlu olacak.

Yüzyılın Aşkları, Can DündarYüzyılın Aşkları, Can Dündar
2 /