Zafer Yahut Hiç

6,5/10  (4 Oy) · 
44 okunma  · 
2 beğeni  · 
533 gösterim
Makedonya kralı İskender, Dara'yı yendikten sonra doğuda ilerlemektedir. Dara'nın hızı Rukzan hüviyetini gizleyerek Pencap hükümdarı Eşber'in sarayına sığınır. Eşber'in kızkardeşi Sumru, İskender'i gömeden ona aşık olmuştur. Gizlice buluşan ve şevişen Sumru ile İskender arasında gidip gelirken Rukzan da İskender'i sever. İskender Sumru'nun bütün ricalarına rağmen Pencap ülkesine yürür. Sumru sevgilisine söz geçiremeyince ağabeyini bu savaştan vazgeçirmek ister ancak Eşber halkına karşı sorulu olduğunu bilir. Savaşır ve bir hain sandığı Sumru'yu öldürür. Bu haber İskender'e ulaşınca kıral kendisine engel olmak isteyen Rukzan'ı atıyla çiğneyerek geçer. Pencap düşer, Eşber zincire vurulur. Eşberin kahramanlığına hayran kalan İskender onu serbest bırakır ve kılıcını geri verir. Kılıcı alan eşber intihar eder etrafı Eşber'in, Sumru'nun ve Rukzan'ın cesetleriyle çevrili olan İskender, bunun manasını hocası Aristo'ya sorar. Eser Aristo'nun cevabı ile biter:

-Zafer yahut hiç!
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2010
  • Sayfa Sayısı:
    197
  • ISBN:
    9789759952006
  • Yayınevi:
    Dergah Yayınları
  • Kitabın Türü:
Kütüphane bekçisi 
04 Haz 2015, Kitabı okudu, 6/10 puan

Sürekleyici olması sayesinde bir çırpıda okudum,fakat kitabın kurgusu biraz basite indirgenmiş.Son olarak,mutsuz sonla biten hikaye mi olur yav :)

Mehmet Yılmaz 
08 Tem 2015, Puan vermedi

Sıkmadan, bir sohbet tadında yazılmış bir uzun hikaye daha... Mustafa Kutlu'nun üslubu eserin her tarafına hakim, bu kesin... Karşılıksız aşk, güven, sadakat, sevgi, sığınacak bir liman... Hepsi var ama sanki çok fazla ölüm eklenmiş ve sonuna da sirayet etmiş bu. Hiç olmuş sonunda!

Kitaptan 3 Alıntı