Zaman Yeli

8,8/10  (4 Oy) · 
7 okunma  · 
4 beğeni  · 
385 gösterim
"Geçmişi yeniden kuran" bir ütopya... İsyancılara karşı Selçuklu safında çarpışıp esir düşmüş kör askerle sağır kilise ressamının, Moğol istilası yıllarında Kapadokya'nın yeraltı âleminde dinleri, mezhepleri kaynaştıran bir ortaklaşmacı hayatın ortaya çıkışına varan macerası.

Vücudumuzdaki her şey dünyayla yaşıttır, bu nedenle benim hem otuzdört yaşında hem de altı milyar yaşında olduğum doğrudur. Zamanın geçişi, duruşlara benziyor. n Zaman geçip gitti derken maddenin biçim ve yer değiştirdiğini söylemiş oluyoruz yalnızca; çünkü zaman bir soyutlamadan başka bir şey değil. Bu yüzden olmalı, Kapadokya'nın geçip gitmiş zamanına, en az biçim değiştirdiği yerlerden girip çıktığımda kendimi 'tarihsel kurgu yapayım derken tarihsel zaman bulmuş düş definecisi' gibi hissettim. n Dil ve zaman ilişkisi bir yazarın 'arkeolojik arka planı'dır; oradan hiçbir anlamı olmayan böcek ölüleri de çıkar, bir heykel de. Günlük dilde ikona diyoruz, yeraltı şehirlerinden sözediyoruz, Haydar, Vasili veya Dimitri adlarını söyleyip geçiyoruz. Oysa 'tarihsel bilinçaltı'nı biraz kazıyınca, doğada hiçbir şeyin yok olmadığını, yalnızca "biçim değiştirdiğini" anlamamız kolaylaşıyor. Tıpkı bir noktadan diğer noktaya yer değiştiren hava akımı gibi: Yel gibi Zaman gibi. Zaman Yeli gibi.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2012
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9789754704563
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
sezen 
29 Ağu 18:25, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

"İnsan sevmeyen zalimler nasıl Tanrı adına hükmederler?" diyen sağır bir kilise ressamı ile kör bir Latin askerinin zamanın tozunu attıran macerasıdır anlatılan.

#Gürsel Korat Kadıköy'de kitapçıda tamamen tesadüfi bir şekilde tanıştığım bir yazar. Kitabın arka kapağını okuyunca dikkatimi çekti, aldım. Yaklaşık 120 sayfalık kısa ama bir o kadar derin, incelikli, ironik bir eser. Daha sonra araştırdığımda yazarın 15 kitabı daha olduğunu gördüm ve bundan böyle diğer eserlerini de okumaya karar verdim. Kitaba gelecek olursak; zaman olarak Moğolların Anadolu'yu işgal ettiği zamanları konu ediniyor. Moğol istilasına karşı Selçuklu tarafında savaşan kör bir asker ve sağır bir ressamın sıradışı/mecburi dostluğu okuru Kapadokya'ya sürüklüyor. Zulme karşı birleşen, ortak tavır takınmak zorunda kalan Kapadokya halkı dinsel, mezhepsel ayrılıkları bir kenara bırakıp, Kapadokya'nın yeraltı şehirlerinde bir ortaklık kuruyor. (Bu kurulan ortaklık bana Şeyh Bedreddin yoldaşlarının kurduğu düzeni anımsattı. Ayrıca Dimitri ve Leon isimleri, Dede Sultan diye bilinen "Börklüce Mustafa"nın en yakın adamlarının adıdır. Elbette bunlar benim aklıma gelenler...) Bunun dışında elde olmayan durumların yanlış yorumlanması sonucu efsaneye dönüştürülen, azizleştirilen Leon ve Dimitri, kitabın ikini kısmında anlatımı yörenin beylerinden Melik Mahmud bin Haydar'a bırakıyor. Vasili, Evdokya, Dimitri, Leon, Haydar... Kitaptaki hiçbir isim rastgele seçilmiş değil, tarihsel bilinçaltı olan isimler. Zaten Gürsel Korat kitaplarını tanımlayan en önemli özelliklerden biri tarihi roman olması değil, tarihsel bilinçaltını kazıyan romanlar olmasıymış. Aklıma kitabı bitirdikten sonra Mehmed Uzun'un şu sözü geldi: Hani mağlupların ve sessizce yıkılanların tarihi neredeydi? Bu romanı mağlupların ve sessizce yıkılanların tarihi diye kodladım kafamda. Ceyhun Atıf Kansu "Halk edebiyatı saray duvarının bittiği yerde başlar." der. Bana göre bu roman, o surların, duvarların dışında fevkalade bir eser.

#Kitapta "çift başlı aslan" Leitmotif olarak kullanılmış. Çift başlı aslan figürü Anadolu kültürü için oldukça önemlidir. Burada Leon ve Haydar isimleri buna istinaden kullanılmış. Çift başlı aslan dönemin yasaklı figürleri arasında. Kapadokya'nın yeraltı şehirlerinde Moğollara ve tüm baskıcı iktidarlara karşı kurulan örgütün de sembolü olarak geçiyor eserde.

#Gürsel Korat uzun zaman sonra içimde inceleme yazma isteği uyandıran bir yazar oldu. Nasıl ki Faruk Duman'ı Rogojin ile daha iyi tanıyıp, meraklandık, Gürsel Korat'ı da benden duyun bakalım:) Çok değerli ama çok tanınmayan yazar eserlerini okuyup, okumak için istek uyandırmak bu sitenin en büyük katkılarından biri. Gürsel Korat sitede gerçekten edebiyat seven insanların hoşuna gideceğini düşündüğüm bir yazar, Özellikle de tarih seviyorsanız. Kendimi yeni ve farklı bir arkadaş edinmiş gibi hissediyorum. Kapadokya'nın gizemli, görkemli, masalsı, ürkütücü manzarasının içine beni elimden tutup sürükleyen ve bana sessizce yıkılanların tarihini anlatan Korat'a minnet duyuyorum. Yazarın kendine ait bir blogu var, merak edenler için; http://gurselkorat.blogspot.com.tr

#Ayrıca belirtmek isterim, nasıl ki Çukurova denilince aklımıza Yaşar Kemal geliyorsa, Gürsel Korat denilince de Kapadokya gelecektir. Kapadokya Dörtlemesinin birinci kitabı olarak Zaman Yeli, İkinci kitabı olarak da Güvercine Ağıt geçiyor.
Hepinize keyifli okumalar dilerim. Hem Türkçe'den aldığım hazzı katlayan, hem de düş gücümü tekrar harekete geçiren yazara teşekkürü borç bilirim.

Kitaptan 7 Alıntı

sezen 
29 Ağu 19:48, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Düşündükçe daha karamsar, öğrendikçe daha kötümser oldum.

Zaman Yeli, Gürsel Korat (Sayfa 69 - YKY)Zaman Yeli, Gürsel Korat (Sayfa 69 - YKY)
sezen 
29 Ağu 20:07, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Çıldırmış bir eski emir olmayı ne çok isterdim! İnsanların akla tahammül edemediğine tanık olmak çok acı. Akılsızlık seviliyor. Baktım ki, deli olduğum konusunda herkes aynı görüşte, baktım ki "akıllıyım" desem de herkes gülüyor, yoluma deli bir adam gibi devam ettim.

Zaman Yeli, Gürsel Korat (Sayfa 113 - YKY)Zaman Yeli, Gürsel Korat (Sayfa 113 - YKY)
sezen 
29 Ağu 19:44, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

İstediğimiz kadar imparatorların çıkarını koruyalım, ölenler hep yoksul insanlar... Ben, sen katılmasan da artık imparatorların, sultanların çizdiği yoldan gitmeyeceğim.

Zaman Yeli, Gürsel Korat (Sayfa 61 - YKY)Zaman Yeli, Gürsel Korat (Sayfa 61 - YKY)
sezen 
29 Ağu 20:03, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Baktım burası yaşayan ölülerin sığınağı. Bütün gözlerde ölüm bakışı var. Yenilginin ruh hali böyle bir şeydir; insan yaşadığı için suçluluk duyar ve bakışlarına ölüm yerleşir.

Zaman Yeli, Gürsel Korat (Sayfa 109 - YKY)Zaman Yeli, Gürsel Korat (Sayfa 109 - YKY)
sezen 
29 Ağu 19:47, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Şurası açıktı ki tek yumruk halinde duran düşmana karşı, kendi içinde hiçbir zaman uzlaşamayacak ayrılıklar taşıyan bir insan topluluğuna önderlik etmek çok güçtü. Kendimi ilk defa zayıf buldum. İlk defa güçsüz ve yeteneksiz olduğumu düşündüm.

Zaman Yeli, Gürsel Korat (Sayfa 63 - YKY)Zaman Yeli, Gürsel Korat (Sayfa 63 - YKY)
sezen 
29 Ağu 19:56, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Bir zamanlar ben nasıl düşünüyorsam öyle düşünüyorlar." diyordum: Oysa birbirine benzedikçe yolları ayrılacak; aynı yatakta uyuyan karı kocalar gibi. Aynı sözlerle konuşanlar birbirini çekemez, aynı şeyleri düşünenler de birbirinden sıkılır. İnsan, tabiatın niteliklerini taşıyor; hep yağmur yağsa ya da hava hep güneşli olsa yaşanmaz. Kapadokya'yı hem ayrılık hem ölüm bekliyor.

Zaman Yeli, Gürsel Korat (Sayfa 70 - YKY)Zaman Yeli, Gürsel Korat (Sayfa 70 - YKY)
sezen 
29 Ağu 20:05, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Hiçbir fikir, maddenin yalınlığı kadar karmaşık görünmüyor. Yaşam, maddenin yalınlığını kavrayacak düzeye gelindiği vakit insanlığın malı olur.

Zaman Yeli, Gürsel Korat (Sayfa 113 - YKY)Zaman Yeli, Gürsel Korat (Sayfa 113 - YKY)