Zeytindağı

7,4/10  (53 Oy) · 
219 okunma  · 
41 beğeni  · 
3.755 gösterim
Zeytindağı, insanın kanını donduran tarihi bir süreci "bir imparatorluğun çöküşünü" o zamana göre en duru Türkçeyle karşımıza getiriyor. Kitapta Mehmetçiğin Yemen'de, Aden'de, Kanal'da, Gazze'de, Arap Çölleri'nde nasıl kırıldığını, yenilgiden sonra bir vagon dolusu "mecidiye altınını" nasıl bıraktığımızı hayretler içerisinde okuyacaksınız. 

Cemal Paşa'nın emir subayı olarak, o günlerde en yakınında olan Falih Rıfkı, Zeytindağı kitabıyla tarihimize bir ibret belgesi bırakırken, her biri destan olabilecek, askerin günlükleri ve adeta kumar masasında kaybedilen Ahmetlerin, Mehmetlerin hikayeleri tüylerinizi ürpertecek. 

Bu kitabı okumak adeta bir borçtur ve bir vazifedir. 
-Behçet Kemal Çağlar-

"...Falih Rıfkı'nın son eseri Zeytindağı, Cumhuriyet devri edebiyatının en büyük hâdiselerinden birini teşkil etti. Falih Rıfkı'nın bize hatırlattığı devir, Türk milletinin geçirdiği ve geçirebileceği felâket devirlerinin en facialısı, en dehşetlisi ve ruha en çok bezginlik verenidir. Eğer, muharririn keskin ve yüksek zekâsı bu devir üstüne berrak bir aydınlık gibi aksetmemiş olsaydı, biz ona doğru başımızı çevirip tekrar bakmak arzu ve cesaretini kendimizde bulamayacaktık." 
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu-

"... Zeytindağı'nı seve seve okudum. Zaten başladıktan sonra bırakmak kabil değil. Bence bu yeni kitabında Falih Rıfkı'nın üslubu, öbür kitaplarından daha göz kamaştırıcıdır ve zannedersem en güzel haline vâsıl olmuştur. Zeytindağı, bugünkü Türkçe ile ne kadar kuvvetli anlatım yapılabileceğine sağlam bir delildir." 
-Nurullah Ataç-
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2011
  • Sayfa Sayısı:
    192
  • ISBN:
    9786055514051
  • Yayınevi:
    Pozitif Yayınları
  • Kitabın Türü:
KeMâL 
 17 May 00:38, Kitabı okudu, 3 günde, 8/10 puan

Oldukça nadirdir tarihi kitaplar okumam. Zeytindağı'nı kitapyurdu sayesinde tanıdım. Puanla alınan eserlerin başında olduğu için okumak istedim. Yazarın dili bana çok iyi geldi diyemem yalan yok. Ama olaylar ve geçmişimiz gerçekten kahramanlıklarla ve acılarla dolu. Kanal Cephesini bu kitapta az da olsa tanıyabilirsiniz. Çöllerde askerlerimizin ne kahramanlıklarla çarpıştığını, arapların bize yaptıklarını, Türk'ün askeri gücü, çöl hayatı ve Osmanlı Devleti'nin son zamanlardaki acizliğini anlatan bir eser. Filistin ve Gazze hakkında bilmediğiniz şeyleri öğreneceksiniz. Çok detaylı anlatmak isterim ama baya spoilere gireceği için fazla girmiyorum. Son dölümleri günlükler ve anılardan oluşuyor çok daha güzeldi daha fazla beğendim itiraf edebilirim. Okunulabilir bir eser sabırla ve dikkatle okunması gerek; sıkılması kolay ve yabancı kelimeler çok o yüzden. Beklentiyi arttırmayın ama temin edip; gerçeklerle yüzleşin....

BİROL COŞKUN 
18 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Kitap, Osmanlı döneminin çöküş safhasını, sebeplerini kitabın yazarı Falih Rıfkı Atay'ın bizzat şahitliğinde Arap coğrafyasında gözler önüne seriyor. Zeytindağı mutlaka okunması gereken ölümsüz bir eser.

Freddy Riedenschneider 
06 Ara 16:02, Kitabı okudu, Puan vermedi

“Bu kitabı okumak adeta bir borçtur ve bir vazifedir” Behçet Kemal Çağlar

Büyük imparatorlukların çöküşü dramatik oluyor. Roma İmparatorluğunun Vizigot Kralı Alaric tarafından yağmalanması ve yüzlerce yılda inşa edilen medeniyetin barbar Cermenlerin ayakları altında ezilmesi nasıl masum bir kadının tecavüze uğramasına benziyorsa Devleti Aliyyenin çöküşü de buna benzer. Kafkaslar Balkanlar Filistin Mekke ve Medine Suriye Irak ve binlerce kilometrekare vatan toprağının bir bir elden çıktığı bir memlekette vatanperver bir devlet adamı ya da subayın hissiyatı ancak bu kadar müthiş tarif edilebilirdi. İttihat ve Terakkinin en önemli üç isminden birisi olan Cemal Paşa Birinci Cihan Harbinde Kanal Harekatını idare etmek üzere görevlendirilir ve emir subayı olarak kendisine Falih Rıfkı eşlik eder. Yüzlerce yıl Osmanlı toprağı olan bu coğrafyanın elden çıkışını fevkalade tahassüs yüklü cümlelerle anlatmış Falih Rıfkı. Kendisini bu vatanın bir ferdi olarak gören herhangi bir Türk evladının duygulanmaması elde değil. Çölde kavrulan tifüse sıtmaya yakalanan cepheden cepheye sürüklenmiş yüzbinlerce neferin, bir medeniyetin, cihanşümul bir imparatorluğun yıkılışına tanık olması bu kadar güzel anlatılamazdı.

Zeytindağı Kudüse yakın bir dağ. Cemal Paşanın idaresinde olan 4. Ordu buraya konuşlanmış vaziyette. Burada geçirilen günlerin çaresizliği ve psikolojik atmosferi Osmanlının yıkılış sürecine benzediği için bence kitabın adı sembolik olarak da mana yüklü olmuş. Osmanlının Arap coğrafyasındaki tahakkümü ve ümmetçilik politikasındaki ısrarının beyhude olduğunu Falih Rıfkı’nın yaşadıkları neticesinde anladığı kitabın muhteviyatından çok iyi biçimde idrak ediliyor. Kitapta bir yerde Osmanlının kasasındaki altının tamamına yakınının cihan harbi sırasında Arap coğrafyasını elde tutmak adına harcandığı belirtiliyor. Hatta ricattan sonra memlekete avdet sırasında Anadolu için Cemal Paşanın keşke görev yerim burası olsaydı memleketin tekmil imkânını çöle ve bedevilere tahsis ettik diye nedamet duyduğu belirtiliyor kitapta. İmparatorluğun göz göre göre ve mecburiyetten cihan harbine çekilişi bilhassa Cemal Paşa cihetinden irdelenirken bir yandan da Mehmetçiğin haleti ruhiyesi insanı müteessir eden cümlelerle anlatılıyor.

Mesela şu kısım oldukça etkileyici:

“Yüz binlerce çocuğunu memesinden sökerek alıp götürdüğümüz bu anaya, şimdi kendimizi ve pişmanlığımızı getiriyoruz, istasyonda bir kadın durmuş, gelene geçene:
- Benim Ahmed'i gördünüz mü? diyor. Hangi Ahmed'i? Yüz bin Ahmed'in hangisini? Yırtık basmasının altından kolunu çıkararak, trenin gideceği yolun, İstanbul yolunun aksini gösteriyor:
- Bu tarafa gitmişti, diyor.
O tarafa? Aden'e mi, Medine'ye mi, Kanal'a mı, Sarıkamış'a mı, Bağdat'a mı?
Ahmed'ini buz mu, kum mu, su mu, skorpit yarası mı, tifüs biti mi yedi Eğer hepsinden kurtulmuşsa, Ahmed'ini görsen, ona da soracaksın:
- Ahmed'imi gördün mü?
Hayır... Hiçbirimiz Ahmed'ini görmedik. Fakat Ahmed'in her şeyi gördü.”

Kitabı okuyanlar cumhuriyetin kurucu kadrosunun nasıl bir ruh haline ve psikolojiye sahip olduğunu daha iyi anlayacaktır. 1911 Trablusgarp savaşı ile başlayıp Balkan Savaşları ve Cihan Harbi ile devam eden daha sonra Sakarya Meydan Muharebesi Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile neticelenen 10 yıllık harap edici bir savaş ve yıkım sürecinin insanların zihinlerindeki tezahürünü anlamak elbette kolay bir iş değil. Bugün otuz küsur ülkeyi barındıran topraklara hükmetme noktasından mütemadi savaşlar neticesinde Polatlıdan top seslerinin duyulduğu bir noktaya gelen nesilden bahsediyoruz. Mehmet Akif’e Çanakkale zaferini duyduğunda sabaha kadar gözyaşları içinde Çanakkale Şehitleri şiirini yazdıran bir duyguyu başka bir nesil yaşamadı ne bugün ne de daha evvel.

Kitabın Türkçesi ise ayrıca sitayişi hak ediyor. Kelime kullanımı ve üslup harikulade. Bir başladığınız zaman anında bitiriyorsunuz. Zaten mühim edebiyatçıların bir kısmı kitabı modern Türkçe’nin kullanımı hususunda başyapıt olarak nitelendiriyorlar. Örneğin Nurullah Ataç günümüz Türkçesi ile de kuvvetli bir anlatım yapılabileceğine delil olarak bu kitabı gösteriyor. Gayet anlaşılır ve net ifadeler , lafı uzatmadan görece kısa ve etkili cümleler kitabı Türkçe için bir yüz akı haline getirmiş.

Mesela

“Medine çarşısında ve sokağında Asya, Afrika, Anadolu dilenmektedir. Büyük bir toprak kümesini oyunuz; kurum ve kül yığılmış bir ocağın karşısına kalın hasır ve değnekten
İskemle ve peykeler sıralayınız. Aksakalı kirlenmiş ve porsuk etini bir tahta parçasına dayamış, boynu sarkık, pinekleyen adam, sonra, iri, uzun ve zifire bulanmış çubuktan esrar çeken çekik gözlü çocuk ve kahvenin önünde derilerini güneşe seren yarı iskeletler, hep hac yolunda kalmış olanlardır.
Sokaktakiler açlıktan ve ıstıraptan kapanmış göz kapakları üzerinde bir gölge kararır kararmaz, parmaklarının kara kemiklerini dillerinin güç döndüğü kelimelerle çatlak dudaklarını oynatıyorlar.”

Betimlemeler ve teşbihler bu kadar duru bir Türkçe ile ancak bu kadar etkileyici olabilir. Benim şahsi kanaatim efsanevi bir yazım olduğu yönünde. Milli Eğitim Bakanlığının 100 temel eser listesinde zaten yer alıyor. Fakat her Türk gencinin hem Türkçenin doğru ve etkili kullanımını görmesi hem de evveliyatını anlaması için okuması gereken temel bir eser Zeytindağı. Elbette ayrıntılı bir tarihi malumat vermiyor ama mutlaka okunmalı ve tavsiye edilmeli...

Vedat Baysal 
 04 Tem 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Osmanlı İmparatorluğunun sonunu kesin olarak getiren Büyük harpde Cemal Paşa'nın emir subayı olan Falif Rıfkı Atay'ın anılarının yer aldığı eseri okurken Anadolu insanının can ve malıyla verdiği kahramanca mücadelenin sonuçsuz kalması insanı hüzne sevk ediyor. İttihat ve Terakkinin 3 kudretli adamının yaptığı hataların nelere mal olduğunu anlıyor, İmparatorluk topraklarında yaşanan açlık ve sefaleti birinci ağızdan dinliyorsunuz.
Kanal karekatı esnasında yaşanan zorluklar, çöllerde çekilen ızdıraplar, yitirilen Ahmetler ve tüm bunlara rağman kaybedilen topraklar. Ne hazin...

Halil Yavuz KAYA 
06 May 12:01, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Yakın Tarihimizin, Orta Doğu coğrafyası' nı ,anılar kalıbı içerisinde bu kadar derinlemesine bilgilendirilmenin ender bulunan eserlerinden birini sunmuş Falih Rıfkı Atay bize.
Orta Doğu, günün kan deryasına döndürülmüş toprağı, Dünün "Vadedilmiş Toprağı", toprağın kanı "petrol" ü bağrında barındırıp, uğrunda emperyalizmin sömürüsünü, zulmünü mazlumlara yaşatan toprağı, Peygamberlerin, dinlerin en az petrol kadar çok doğuran toprağı...Daha nelerini sayayım Ey! Orta Doğu....
Yakın Tarihimiz de yaşadığımız, o toprakları elden bırakmamak uğruna, Anadolu nun nice binlerce evladını çöl toprağına bıraktığımız maceranın, hazin öyküsünü, zaman zaman dramatik cümlelerle kaleme döken yazarımıza çok şey borçluyuz.
Olmayacak bir duanın, bir hayalin, bir maceranın peşinde koşanlar, Günün Saraylıları, Paşaları, Beyleri, ağaları, politikacıları, sadrazamları, kısacası tüm günahkarları... Yemen de, Sina da, Filistin de, "Mısır ı alacağım" hülyası ile yanıp tutuşan Cemal Paşanın İhtirası uğruna Süveyş de, Enver Paşanın emri ile donarak şehit olan doksan bin kınalı kuzuyu Sarıkamışta ; Tifusa, çöle, kum,'a, soğuk'a, Yüzme bilmedikleri halde kanal suyu na tulumlarla, tam teçizatla süren zihniyete, Mısırda daha fazla İngiliz i tutup,cephelerini rahatlatmak gayesindeki müttefiğimiz Almanla, kurşunlara feda ettiğimiz Vatan Evlatlarını...Bir devrin kısacası hikayesi bir kitap.....
Bu kitap; elimizden Düşmemesi gereken bir tarihtir OKUYUNUZ....

Menderes Urhan 
09 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Zeytindağı, bir imparatorluğun çöküşü resmi belgelersen yada ağızlardan değil de bizzat o günleri yaşamış askerlerin ağzından çıkan ifadelerle kaleme alınmış bir kitap. Kitapta Mehmetçiğin Yemen'de, Aden'de, Kanal'da, Gazze'de, Arap Çölleri'nde yaşadığı açlık, susuzluk, yokluk anlarını okuyacak ve ne badireler atlattıklarına içiniz sızlayarak şahit olacaksınız. Duru, yalın bir dil kullanılmış.

Murat ÇALIK 
13 Eyl 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı'nın Mısır'da, Filistin'de, Arabistan'da, Suriye'de..v.s karşı karşıya kaldığı zorlukları akıcı bir dille anlatan ve Çankaya'yı okumuşlar için içinde bol şekilde Falih Rıfkı nefesini hissedeceğiniz, tarihi bir kitap.

ahmet kaplan 
10 Şub 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Imparatorlugun kayip yıllarını canli canli yasayan birinin agzindan yazilan cok guzel bir kitap..kudus şam hicaz beyrut gibi yerlerin o zamanlar nasil oldugunu ve orada yasayan insanlari anlatiyor.

YASİN YILMAZ 
 29 Kas 23:45, Kitabı okudu, 2 günde, 3/10 puan

Kitap 1932 yılında basılmış. Yazar 1932 yılının atmosferinde 1915-1918 yılları arasında Cemal Paşa'nın hizmetinde yedek subay olarak görev yaptığı Suriye, Filistin ve Kanal cephelerinde yaşadığı anıları derlemiş. Kitap ilk baskısından bu yana çok sadeleştirilmiş ve sivri uçları törpülenmiş. Kitapta Enver Paşa'ya, Cemal Paşa'ya ve Talat Paşa'ya bir çok eleştiri var.
Kitapta Hz. Muhammed'e yönelik bana çok ağır gelen şu ifade yeni baskılarda çıkartılmış; " Hayır… Hiç birimiz Ahmed’ini görmedik. Fakat Ahmed’in her şeyi gördü. Allah’ın Muhammed’e bile anlatamadığı cehennemi gördü." (sayfa 118) . Yine Hz. İsa'ya yönelik şu ifadeler bana saygısızca geldi. "Çıplak İsa Nasıra'da marangoz çırağı idi"(43.sayfa). "İsa çivilendikten atmış yıl sonra" (sayfa 72).
Dilinin çok iyi olduğuna yönelik övgüler ise bana abartılı geldi. Falih Rıfkı anılarını yüzeysel ve hissiz yazmış. Olaylar kronolojik sırasına göre yazılmamış, bu durum kafa karışıklığına sebep oluyor. Genel olarak kitaba verilen değer, kitabın hak ettiğinden çok fazla geldi bana.

Sehertan 
28 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

İkinci kez okuduğum bu eser, I. Dunya Savaşı yıllarında Osmanlı'nın Arap coğrafyasında ne kadar yalnız ve çaresiz olduğunu bir kez daha anlamamı sağladı. Yazarın, Floransa bize ne kadar yabancıysa, Kudüs'te o kadar yabancıdır, tabiri zaten hiç bir zaman tam anlamıyla bize ait olmayan bu topraklar için verilen ölüm kalım savaşını bütün gerçekleriyle,savaşın içinde olan biri olarak kaleme alıyor.

3 /

Kitaptan 154 Alıntı

Halil Yavuz KAYA 
05 May 16:05, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

Mustafa Kemal, Büyük Harp'e girme aleyhinde idi:Kafa ve sanat adamı olduğu için!
Mustafa Kemal, Kurtuluş Harbini bırakma fikrinde asla bulunmadı: Vatan adamı olduğu için.

Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 105)Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 105)
Vedat Baysal 
03 Tem 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Suriye, Filistin ve Hicaz'da:
- Türk müsünüz?
Sorusunun birçok defalar cevabı:
-Estağfirullah! idi.

Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 44)Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 44)
Halil Yavuz KAYA 
02 May 16:25, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

1913' te bir Mustafa Kemal, yüzyıl sonrası için bile hayaldi, Fantazi romanlarında bile yeri yoktu.

Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 26 - CUMHURİYET Yayınları)Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 26 - CUMHURİYET Yayınları)
BİROL COŞKUN 
03 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Anadolu hepimize hınç, şüphe ve güvensizlikle bakıyor. Yüz binlerce çocuğunu memesinden sökerek alıp götürdüğümüz bu anaya, şimdi kendimizi ve pişmanlığımızı getiriyoruz istasyonda bir kadın durmuş, gelene geçene:
- Benim Ahmed'i gördünüz mü? diyor. Hangi Ahmed'i? Yüz bin Ahmed'in hangisini? Yırtık basmasının altından kolunu çıkararak, trenin gideceği yolun, İstanbul yolunun aksini gösteriyor:
- Bu tarafa gitmişti, diyor. O tarafa? Aden'e mi, Medine'ye mi, Kanal'a mı, Sarıkamış'a mı, Bağdat'a mı?
Ahmed'ini buz mu, kum mu, su mu, skorpit yarası mı, tifüs biti mi yedi? Eğer hepsinden kurtulmuşsa, Ahmed'ini görsen, ona da soracaksın:
- Ahmed'imi gördün mü?
Hayır... Hiçbirimiz Ahmed'ini görmedik. Fakat Ahmed'in her şeyi gördü. Allah'ın Muhammed'e bile anlatamadığı cehennemi gördü.
Şimdi Anadolu'ya, batıdan, doğudan, sağdan, soldan bütün rüzgârlar bozgun haykırışarak esiyor. Anadolu, demiryoluna, şoseye, han ve çeşme başlarına inip çömelmiş, oğlunu arıyor.
Vagonlar, arabalar, kamyonlar, hepsi, ondan, Anadolu'dan utanır gibi, hepsi İstanbul'a doğru, perdelerini kapamış, gizli ve çabuk geçiyor. Anadolu Ahmed'ini soruyor. Ahmed, o daha dün bir kurşun istifinden daha ucuzlaşan Ahmed, şimdi onun pahasını kanadını kısmış, tırnaklarını büzmüş, bize dimdik bakan ana kartalın gözlerinde okuyoruz.
Ahmed'i ne için harcadığımızı bir söyleyebilsek, onunla ne kazandığımızı bir anaya anlatabilsek, onu övündürecek bir haber verebilsek... Fakat biz Ahmed'i kumarda kaybettik!

Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 104)Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 104)
Vedat Baysal 
04 Tem 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Bir sabah kumandanın odasına girdiğim zaman, gözlerinin ağlamaktan yorulmuş olduğunu gördüm. Kudüs İngilizlerin elinde idi.
Oradaki son Türklerin nasıl kahramanca vuruştuklarını masanın üstünden aldığım şifreli telgraftan okudum. Kudüs'ü İsrailoğulları gibi bırakmadık. Türkler gibi bıraktık.

Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 116)Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 116)
Vedat Baysal 
04 Tem 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

-Bir şey yapmak istiyorum, kanun karşıma çıkıyor. Kanun nedir? Ben yaptım, ben bozarım.

Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 97)Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 97)
BİROL COŞKUN 
01 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

En azılı katili, eli titrek bir hakim mahkum eder ve bir çingene asar.

Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 37)Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 37)
BİROL COŞKUN 
03 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Türk, harpte kullanılmış, kıymetlendirilmiş, destanlaştırılmış, sulhta ise bırakılmıştır.

Zeytindağı, Falih Rıfkı AtayZeytindağı, Falih Rıfkı Atay
Emine Zengin 
03 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Biz, ormanlarımızı, madenlerimizi, mahsüllerimizi değil, biz Türk'ümüzü işletmiyoruz.

Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 136)Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay (Sayfa 136)