Zorbalığın Pençesinde Silivri Günlüğü

6,0/10  (1 Oy) · 
3 okunma  · 
1 beğeni  · 
307 gösterim
Ergenekon tertibiyle 23 Eylül 2008'de, sabaha karşı 4:30'da polisler kapıma dayandığında, faşizmin geldiğini biliyordum. Sürecin uzun ve sancılı olacağını da biliyordum.

"Vatan... Namus... Ahde vefa..." demenin bir bedeli olacağını, hem "dostların" hem de kindar düşmanların bu bedeli isteyeceğini ve bu kıskanç talebin, canımızı istemeye kadar uzanacağını da biliyordum.

Ama...

Yurdumun güzel insanları! Güzel günler göreceğiz! İnsanlık onuru faşizmi yenecek! Biz o günler için diri diri gömüldük Silivri Toplama Kampına!

Mezarlıkta esir alındık, linç edildik...
Ey halkım!
Unutma!
Unutma bizi!
-Tuncay Özkan-

- Ergenekon'da sanıklar nasıl darbeci oluyorlar?
- Koğuş baskınında el konulan zarların öyküsü neydi?
- Bilgisayardaki savunmalar nasıl silindi?
- Tuncay Özkan hangi konuda "oh olsun bana" dedi?
- Domates ve marul nasıl suç unsuru oldu?
- Tuncay Özkan'a gelen mektup nasıl sansürlendi?
- Klasik müzik tehlikesi nasıl ortadan kaldırıldı?
- Ha UFO'ya inanmışsın, ha ETÖ'ye! Fark var mı?
- Tuncay Özkan mahkemede nasıl deliye döndü?
- Nazlıcan'ın elbisesindeki güvercinler neden söküldü?
(Tanıtım Bülteninden)