Hekimoğlu İsmail

Hekimoğlu İsmail

Yazar 8.1/10 · 88 Oy · 25 kitap · 548 okunma ·  49 beğeni

Yazarın Bilgileri

  • Yazarın Adı:
    Hekimoğlu İsmail
  • Ünvan:
    Astsubay (emekli), Yazar, Gazeteci, Köşe Yazarı
  • Doğum:
    Erzincan 1932

Yazar İstatistikleri

49 okur beğendi.
88 puanlama · 53 alıntı
1 haber · 1.746 gösterim
548 okur kitaplarını okudu.
105 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
2 okur kitaplarını şu anda okuyor.
2 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Henüz ilgili bir haber eklenmedi.

Hekimoğlu İsmail'in Resimleri Resim Ekle

Henüz yazara ait resim eklenmedi.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Hekimoğlu İsmail'in Biyografisi

Hekimoğlu İsmail (d. 1932, Erzincan) astsubay (emekli), yazar, gazeteci, köşe yazarı.rnrnAsıl adı Ömer Okçu olup , yazılarında kullandığı "Hekimoğlu İsmail" müstearı dedesinin adıdır. 1932de Erzincanda doğup burada ilk ve orta öğrenimini bitirdikten sonra 1952de Zırhlı Birlikler Okulundan mezun olmuştur. Daha sonra astsubay olarak göreve başladığı Türk Silahlı Kuvvetlerinden 1972de emekli olmuştur.rnrn2009 itibari ile 80 baskıyı geçen, bir dönem yasaklanıp daha sonra serbest bırakılan Minyeli Abdullah romanını 1967te yazmış ve bu eser ile tanınmıştır. Gazeteciliğe haftalık İttihad gazetesi ile başlayıp 5 yıl Yeni Asya Gazetesinde köşe yazarlığı yapan ve 1975te Sur Dergisini çıkaran Okçu, Türdavın ve Timaşın kurucuları arasındadır. Birçok dergi ve gazetede yazılar yazan Hekimoğlunun 40tan fazla eseri olup yurt içi ve yurt dışında yüzlerce konferans vermiştir. Kendisine Harran Üniversitesi tarafından "Edebiyat Doktoru" ünvanı verilmiştir.rnrnYazıları sebebiyle 1950den itibaren çeşitli zamanlarda hakkında davalar açılmış, gözaltına alınmış, birkaç kere DGMye çıkarılmış, 163. maddeden yargılanmış, 1992de de Zamandaki "Demek ki öyle..." başlıklı yazısı sebebi ile TCK’nın 159. maddesini ihlal ettiği gerekçesi ile 1 sene mahkumiyet cezası alıp 72 gün hapis yatmıştır. Şubat 2002de felç geçirmesi sonucu sol bacağını ve sol elini kullanmakta zorluk çekmektedir. Askerlik hayatında başladığı kep giyme alışkanlığını bırakmayarak çoğunlukla kepiyle görüntülenen Hekimoğlu, 1988de başladığı Zaman Gazetesindeki köşe yazarlığını halen sürdürmektedir.rnKonu başlıklarırnrn 1 Hayatırn 2 Eserlerinin Etkisi ve Yazarlıkla İlgili Görüşlerirn 3 Eserlerirn 4 Kaynaklarrn 5 Dış bağlantılarrnrnHayatırnrn1932de fakir düşmüş bir ailede, Fahri-Mahbube çiftinin üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. İstiklal savaşı sırasında Kâzım Karabekir Paşanın emrinde çalışan babası, 4 yıl askerlik yapıp memleketine döndüğünde harap olan evinin onarımı için İstiklal Madalyasını satmıştır. Anne ve babasının okuma yazması olmaması sebebi ile kitap içinde bulunmayan bir evde büyümüştür. 1939 Erzincan Depreminde ablası, ağabeyi ve kardeşi depremde ölmüş, annesi, babası ve kendisi yaralı olarak kurtulmuştur.rnrnİlk ve orta öğrenimini Erzincanda tamamladıktan sonra 1950de İstanbula giderek Zırhlı Birlikler Okuluna yazılmıştır. Bu sürede 1953e kadar orta saha ve forvette görev aldığı Davutpaşa takımına da girmiştir. 1952de askeri okulu tamamlamasının ardından Kartal Maltepedeki 1. Zırhlı Birlikler Tugayında Tank Astsubayı olarak göreve başlamış, bir süre Erzurum, Kandillide görev yapmasının ardından 1960ta Hava Kuvvetlerine geçerek füzeci olmuştur. Amerikaya elektronik üzerine 6 aylık eğitime göderilmiş ve füzeler üzerinde uzmanlaşmıştır. Askerlik hayatı boyunca 10dan fazla kez Amerikada eğitimlere katılmıştır. Birçok kez Avrupaya da gönderilen Okçu, bu geziler hakkında "Avrupa’yı İslamiyet’ten fazla bilirim, Allah beni affetsin. Yani hayatımı oraya harcadım. Avrupa ülkelerini bir bir dolaştım. Ordu beni dolaştırdı, orduya minnettarım." demektedir. 1958de New Yorktan İstanbula gelirken Atlas Okyanusu üzerinde iken 4 motorlu uçağın 3 motorunun stop etmesi sonucu bir ölüm tehlikesi atlatmıştır.rnrnAskerlik hakkında "Askerlik çok iyi bir meslek. Ben kültürümü orada artırdım, orada tahsil yaptım. Orada dinimi, imanımı öğrendim. Dünyaya tekrar gelsem, herhalde yine asker olurdum. Askerlik tabii ters gidene de çok kötü bir meslek." diyen Ömer Okçu, ilk kez 1957de gördüğü Kuranı okumanın yanında, Arapça, İngilizce ve Osmanlıcayı da kendi çabasıyla öğrenmiştir. Dinle ilgilenmeye başlaması üzerine eserleriyle tanıştığı Said Nursi ile bizzat tanışmak için 1957de Emirdağa giderek Said Nursînin talebeleri arasına katılmış, daha sonra Erzurumda sohbetine katılarak tanıştığı Mehmet Kırkıncıya da talebe olmuştur. Fethullah Gülen ile tanışıp ona talebe olması 1970lerdedir. 1972de ordudan emekli olan Okçu Nurcu kimliği sebebi ile birçok kez üstlerine şikayet edilmesine karşın çalışkanlığı ve bilgisi onun ordudan atılmasını önlemiştir. Ancak, askeriyede birçok defa da mahkeme kararı ile olmasa da komutan emri ile hapis cezası almıştır.rnrn1959da Şermin Hanım ile evlenmiş ve bu evliliğinden Osman ve Ayşe adında iki çocuğu olmuştur. 1967de haftalık İttihad Gazetesi ile yazı hayatına başlayan Okçu, kendini gizlemek ve kitaplarını korumak adına Hekimoğlu İsmail müstear adını kullanmayı tercih etmiştir. "Hekimoğlu İsmail" adının tanınmasını sağlayan Minyeli Abdullah romanı kitaplaşmadan önce 1967de İttihad Gazetesi’nde yayımlanmıştır. 2009 itibari ile 80den fazla kez baskısı yapılan, yüzbinlerin okuduğu Minyeli Abdullah romanını hem ordudan, hem de cemaatten, hem de ailesinden gizli olarak ve parası yetmediği için çöplükten topladığı kâğıtları kullanarak yazdığını ifade etmektedir. 1969-1974 yılları arasında Yeni Asya Gazetesinde köşe yazarlığı yapmış, 1975te Sur Dergisini çıkarmıştır. 1975te Ahmed Günbay Yıldız ile birlikte Türdavı, 1982de ise birçok ortakla beraber, şu anda başında oğlu Osman Okçunun bulunduğu, Timaşı kurmuştur. 1988den beri Zaman Gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.rnrnKimliği ortaya çıkmasının ardından 163üncü maddeden yargılanmıştır. Minyeli Abdullah romanı 1986da toplatılıp sonra serbest bırakılmıştır. 26 Ocak 1987 tarihli duruşmasında bu roman ile devlet düzenine karşı çıkmakla suçlanmıştır. Yazıları sebebi ile 11 defa hakkında soruşturma açılmıştır. Zamandakki "Demek ki öyle..." başlıklı, Harp Okulları sınavına İmam Hatip Lisesine gittiği için kayıt yaptıramayan gençlerin ve ailelerinin durumlarını konu aldığı yazısının ardından Türk Ceza Kanunu’nun 159. maddesini ihlal ettiği sebebi ile 1 sene mahkumiyet cezası almış, infaz yasası gereği cezasında indirime gidilmesi üzerine 1992de Şile Kapalı Ceza ve Tevkifevinde 72 gün hapis yatmıştır. Birkaç kere DGMye çıkarılan Okçu, 1994te 15 yıl ağır hapsinin istenmesine karşın delil yetersizliğinden beraat etmiştir.rnrn3 Şubat 2002’de Eyüp Sultan Camii’nde beyin kanaması geçirmiş, komadan kurtulup evine getirilmesinin ardından 1 Mart 2002de ikinci defa beyin kanaması geçirmiştir. Kendisine müdahale eden doktorların yüzde 5 yaşama şansı vermesine karşın hayatta kalmış ancak vücudunun sol tarafı felç olmuştur. 10 Haziran 2009da mide ve bağırsak rahatsızlığı nedeniyle yeniden hastaneye kaldırılmış ve yeni bir ameliyat geçirmiştir.rnEserlerinin Etkisi ve Yazarlıkla İlgili GörüşlerirnrnRomanlar hakkındaki görüşlerini "Şimdi ben dünyayı görmüşüm. Bir Çin’e gitmedim. Grönland Adası’na bile gittim. Sıcak sular fışkırıyor, buzların arasından. Avrupa’yı Avrupa yapan, romanlardır. Müslümanların romanları olsaydı, bu kötü hallere düşmezlerdi. Çünkü, romanda her şeyi söylersin, diğer kitaplarda söyleyemezsin." şeklinde ifade eden Okçu, 1980lerin sonunda aynı adla sinemaya da aktarılan "Minyeli Abdullah" romanı ile İslamî kesimde 1970’lerde "Hidayet Romanları" da denilen bir akımın başlamasına ve bu kesimde romanın yaygınlaşmasına sebep olmuştur.rnrnEleştirmenler tarafından edebî değeri hâlâ tartışılan Minyeli Abdullah romanı hakkında "Ben roman yazmadım, ben dertlerimi yazdım, ister beğensinler, ister beğenmesinler." diyen yazar, romancılığını "Ben dünyanın en büyük romancılarından biriyim. Kitlelere tesir etmişim. İnsanları sürüklemişim peşimden. İnsanları ağlatmış, güldürmüşüm. Bir nesli ayağa kaldırmışım. Minyeli Abdullah bir lokomotiftir. Minyeli Abdullah’tan sonra, yüzlerce roman yazıldı. Ama tutturamadılar tabii. Neden tutturamadılar? Geldim, gittim demekle roman olmaz. Ben roman yazarken, oturup ağlıyorum. Ağlıyorum hüngür hüngür. Gözyaşlarım kağıda dökülüyor." şeklinde anlatarak, roman yazarlığı hakkındaki görüşlerini "Ağlayarak yazmayan okuyucuyu ağlatamaz. Yüreği yanmayan başkasının yüreğini yakamaz. Sırça köşklerde ayak ayak üstüne atarak roman yazılmaz. Bir işe talip olan insan yanacak, kavrulacak ki bir tesir bıraksın. Dinim, imanım, milletim, vatanım diye feryat edecek. Eğer bu aşk ve şevkle bir kitap yazılmışsa okunur." sözleri ile ifade etmektedir.rnrn"İdealist, Müslümanları ayağa kaldırmak için yazılmış bir kitaptır." diye anlattığı "Müslüman ve Para" isimli kitabı üzerine Turgut Özalın önemli ekonomi kurmaylarından Adnan Kahveci kendisini arayarak kitabı okuyup, çok hoşuma gittğini ve kendisiyle mutlaka tanışmak istediğini belirtmiştir. Adnan Kahvecinin bu konuşmadan 15 gün sonra trafik kazasında vefat etmesi üzerine bu buluşma gerçekleşmemiştir.

Hekimoğlu İsmail'in Kitapları Kitap Ekle

4. Menan Cinleri (Hikayeler)
7.0/10  (5 Oy) ·  22 Okunma
6.7/10  (3 Oy) ·  18 Okunma
8.8/10  (4 Oy) ·  16 Okunma
0.0/10  (0 Oy) ·  7 Okunma
10. Neye Nasıl İnanırım (Ben Bir Müslümanım)
0.0/10  (0 Oy) ·  7 Okunma
Bütün Kitapları Göster

Hekimoğlu İsmail sözleri ve alıntıları Alıntı Ekle

ebruli, bir alıntı ekledi.
29 Nis 16:58, Kitabı okudu, İnceledi

İnsan çakı ile ölecek kadar cılız,
Dünya haritasını değiştirecek kadar güçlüdür.

Derdimi Seviyorum, Hekimoğlu İsmail
Leyla Eraslan, bir alıntı ekledi.
25 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Mideler gıda, beyinler ilim ve iman ister. Nasıl evin bir mutfağı varsa, bir de kütüphanesi olmalıdır.

Mecnun Gezenin Leyla'sı, Hekimoğlu İsmail (Sayfa 9)
ebruli, bir alıntı ekledi.
18 Nis 12:05, Kitabı okudu, İnceledi

Hekimoğlu İsmail, dalgın dalgın konuşuyordu:
-Perşembe günü hem devlet güvenlik mahkemesinde yargılandım, hem de hasta idim . Arkadaşlar "Bu akşam derse gitmeyelim" dediler. Hatalı bir teklif. Kahveye gidenler oldukça, barların kapısı açık kaldıkça, biz yerimizde oturamayız. En azından, cehenneme gidenler kadar gayretli olmalıyız.

Derdimi Seviyorum, Hekimoğlu İsmail
ebruli, bir alıntı ekledi.
18 Nis 13:56, Kitabı okudu, İnceledi

Oysa bizler İslamiyet'i sırf namaz ve oruç zannetmişizdir. Kur'an'ın ilim ögrenin diyen ayetlerini dinlerken hıçkıra hıçkıra ağlamış,sonra da yan gelip yatmışızdır.

Derdimi Seviyorum, Hekimoğlu İsmail
ebruli, bir alıntı ekledi.
29 Nis 16:57, Kitabı okudu, İnceledi

-Fatih gibi olacaksınız. Fatih Sultan Mehmet Han gibi... O, top yapmasını biliyordu. Dört dil konuşabiliyordu. Ve orduya namaz kıldırıyordu...

Derdimi Seviyorum, Hekimoğlu İsmail
ebruli, bir alıntı ekledi.
18 Nis 13:53, Kitabı okudu, İnceledi

...
-Şunu tekrar belirtmek istiyorum. Geri kalmamıza din sebep olmadı. Geri kalmamıza dini anlamayan müslümanlar sebep oldu.

Derdimi Seviyorum, Hekimoğlu İsmail
Bütün Alıntıları Göster

Hekimoğlu İsmail ile iligli okur yorumları Yorum Ekle

Henüz yorum eklenmedi.