Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Yorum

Osman Y. isimli okurun asıl gönderisini gör
Hercaiokumalar /Ayşe okurunun profil resmi
Öncelikle Huzur'a inceleme yazarak bu özel kitaba dikkat çektiğiniz için teşekkürler. Huzur için Berna Moran "Huzursuzluğun romanı" ifadesini kullanır ki çok yerinde bir tespittir. Roman kahramanlarının neredeyse tamamına yakını huzursuzdur. Hatta romandaki tek huzurlu ve dingin karakter Macide'dir onun da aklî melekesi tam anlamıyla yerinde değildir. Sanki Tanpınar "akıllıysan huzur yok, huzursuzluk kaçınılmaz" der gibidir. Yazınızda katılmadığım hususlar var onları ifade etmek isterim: Nuran ve Mümtaz arasındaki tek engel Nuran'ın dul ya da çocuklu olması degidlir, yaş farkı da degildir. Nuran güzelliğini silah olarak kullanan bir kadın hiç değildir. Zaten Nuran ve Mümtaz arasında kurulan bağ öyle kolay kolay her faniye nasip olacak bir bağ da değildir. Elbette gönlümüz devam etmelerinden yanadır ama roman gerçeği anlatır / anlatmalıdir aksi masal olurdu...
Osman Y. okurunun profil resmi
Teşekkür ederim yorum için, bu kitabı ne kadar değerli bulduğunuzu biliyorum ki hak ediyor bu değeri zaten. Açıkçası ben biraz böyle okudum, belki erkek bakış açısıyla da değerlendirmiş olabilirim, Mümtaz karakterini de çok yakın buldum kendime ve önemsedim. Buradaki ayrılığın sebebi neydi peki size göre? Suat karakteri sebep oldu derseniz buna katılmam mümkün değil çünkü bu çok sıradan bir bahane olur, daha kökten bir sebep olmalı diye düşünüyorum, belki de sıradan yani, kökü mazide olan sadeliğin gücü gibi bir sebep, yani yazıda kastettiğim anneliğin ağır basması, kadınlığın ağır basması gibi, en sıradan(insanız yani nihayet)ve en doğal insanlık hali.. Suat diyecek olursanız da katılmasam da saygılıyım, değilse neydi temel sebep?
Hercaiokumalar /Ayşe okurunun profil resmi
Ben yorumumda tek engel değildi dedim zaten. Annelik tabii ki sebeplerden biriydi. Nuran buna rağmen yürümeye devam etti. Ama kızının histerik hallerinin artması da onu endişelendiriyordu. Bilhassa bahçede geçirdiği buhran Nuran'ı çok etkilemişti. Suat sebep değil diyorsunuz ancak Suat yaşamıyla yapamadığını ölümüyle yapmak istedi ve bence bunda muvaffak da oldu. Diğer yandan toplumun bakışı da etkili oldu bence. Ben Mümtaz'ın pasifliğinin de Nuran'a yeterince güven vermediğini düşünüyorum. Mümtaz, hülya adamıydı daha çok,. ama hayatın gerçekleri öyle değil. Pek çok etken bir araya geldi ama ben bu ayrılığın Nuran'a yüklenmesini doğru bulmuyorum. Bir de bu, mesajla cevaplanacak bir soru değil, kitaptan cümleler alınarak irdelenmeli bu mesele. Onu da mesajla yapmam mümkün degil.
Osman Y. okurunun profil resmi
Böylesi biraz daha açıklayıcı oldu, aslında Mümtaz da tamamen hatasız demiyorum veya tamamen çelişkisiz.. "Peki ya Nuran, senin hayalperest gönlünün kölesi miydi yani?" demişim az şey mi yani :) Bir roman en nihayetinde ama elimizdeki veriler bunlar, tam olarak bilemesem de Tanpınar açısından otobiyografik tarafları da yoğun diye düşünüyorum. Elbette birkaç yorumla büsbütün açıklamak zor, uzun bir hikaye. Belki çocuksuz da olsa sonuç çok farklı olmayacaktı, Suat hiç olmasaydı da aynı şekilde. Kadınların gerçekçi düşünüşüne iyi bir örnek Nuran evet, tıpkı Palyaço'daki Marie gibi, benzetiyorum her iki çifti de. Teşekkürler tekrar.
Hercaiokumalar /Ayşe okurunun profil resmi
Bu kitap büyük ölçüde otobiyografiktir doğru. İhsan pek çok açıdan Tanpınar'ın kıymetli hocası büyük şair Yahya Kemal'le benzerlik arz eder..Bilhassa bu konuda detaylı bilgi almak için Mehmet Kaplan'ın "Bir Şairin Romanı Huzur" makalesi çok iyidir. Onu okumanızı öneririm.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.