• Ah ....
    Artık şapkandan kokun da gitmeye
    başlamış baba
    Senden kalan kokunu duyabileceğim tek eşya şapkandı.
    Burnumun direği sızlıyor baba , yalan dünyanın sahte insanları arasında kaldım. Ve sensiz, kimseye güvenemiyorum .
    Canım yanıyor baba.
    İçim acıyor .....
    #134
    .gün sensiz geçen. .....
  • Seni çok özlüyorum.
    Seni çok özledim.
    Seni çok özleyeceğim.
    Ama dayanamıyorum bir saatten sonra ,
    Bu dünya beni çok yoruyor baba .
    Artık yanına geleyim istiyorum ......
  • 18 Nisan 1912 gecesi Kaptan Arthur Roston'un yönetimindeki küçük Carpathia gemisi, New York Limanı'na girdi. Çan, düdük ve sirenlerini çalan belediye başkanının römorkörü ve irili ufaklı tekneler tarafından karşılandı. Rıhtımda yolcular borda iskelesinden inerken, hemen üzerlerine üşüşen kalabalık bir gazeteci grubu dahil, kırk binden fazla insan bekleşiyordu.
    Bu yolcular, birkaç gün önce anlaşılmaz bir şekilde okyanus sularına gömülen batmaz gemi, Titanic'ten kurtulan kazazedelerdi.
    Carpathia, Titanic'in SOS sinyallerini ilk kez 14 Nisan gece yarısından hemen sonra işitti. Roston, dev gemiyi kurtarmak için hemen rotasını değiştirdi. Roston Titanic'i parçalayan aynı buzul alanında ilerlemek zorunda olmasına karşın, Carpathia'nın hızını on yedi mile çıkarmıştı ki, bu, gemi için bir hız rekoruydu.
    Carpathia dört saat sonra, Titanic'in telsizle bildirdiği son mevkisine ulaştı. Yaklaşık bir buçuk saat gecikmişlerdi: Titanic, gemide kalan 1502 yolcu ve mürettebatı ile birlikte batmıştı. Roston birkaç saati gemiden kurtulanları arayarak harcadı. Sabah 08: OO'de Titanic'in filikalarına binmeyi başaran 750 kişiyi denizden toplamıştı.
    İşte tam bu noktada, Kaptan Stanley Lort'un gemisi, Californian sahnede belirdi. Kazadan kurtardığı yolcuları zaman geçirmeden New York'a götürmek isteyen Roston, son aramayı Lort'a bırakarak, uzaklaştı. Lort başka kazazede bulamadı ve ilk rotasına geri döndü. Carpathia'nın New York rıhtımına yanaşmasından dokuz saat sonra, Californian da sessizce Boston limanına süzüldü.
    Çok geçmeden. Lort tüm şimşekleri üzerine çekti. Birkaç gün içinde, dünyanın dikkati Carpathia'dan Californian'a yöneldi. Californian mürettebatıyla görüştükten sonra, birçok Boston gazetesinde, geminin sulara gömülmekte olan Titanic'e, Carpathia'dan daha yakın olduğu haberleri yayınlandı. Gerçekten de, 14 Nisan gecesi 11: 00 gibi, Lort ve mürettebatı sahiden, güneydoğu yönünde sadece birkaç mil uzaklıkta bir gemi görmüştü. Çok geçmeden, Titanic'teki bazı kişiler de kuzeybatıda bir gemi saptamışlardı.
    Böylece, gece yarısından, aynı zamanda, Titanic'in korkunç buzdağına çarpmasından, hemen sonra Californian'ın kaptanları diğer gemiden atılan bir havai fişek gördüler. Titanic'in yardım amacıyla havai fişekleri ateşlediği birkaç saat içersinde Californian'ın kaptanları ve mürettebatı yedi fişeğin daha gökyüzünde patlayışını seyrettiler.
    Gene de Lort yerinden bile kımıldamadı. Californian, tarihçi Leslıe Reade'nin sözleriyle, tarihe "yerinden bile kımıldamayan gemi" olarak geçecekti. Lort rotasını Titanic'in son mevkisine ancak şafak sökerken, 05:00'ten sonra çevirdi.
    O zamandan beri, tarihçiler merakla şu soruyu sorarlar: Acaba Californian, Titanic'tekileri kurtarabilir miydi? Peki, kurtarabilecek durumda olsaydı, Lort neden hiçbir şey yapmamıştı?
    Carpathia'yı New York'ta karşılayanlar arasında, felaketi araştırmak amacıyla bir altkomite kurmakta gecikmeyen Senatör William Alden Smith de vardı. 19 Nisanda, Carpathia'nın rıhtıma yanaşmasından bir gün sonra Smith, WaldoorfAstoria'da kazadan kurtulanlarla görüşmüş bulunuyordu. Boston'da Californian'ın batmakta olan geminin işaret fişeklerini gördüğü haberleri duyulur duyulmaz, Smith, Lort'u ve mürettebatını ifade vermeye çağırdı.
    Süvarisi ve mürettebatının tanıklığına göre, Californian 14 Nisan gecesi, Titanic'in de bulunduğu Kuzey Atlantik'in sürüklenen buzullarla kaplı aynı bölgesindeyken, Londra'dan Boston'a doğru yol almaktaydı. Buzullara rağmen hızını artırarak gemisini kötü sona mahkum eden Titanic'in süvarisi Edward Smith'in aksine, Californian'ın süvarisi çok temkinli bir adamdı. Lort gemisinin gece stop etmesi emrini verdi.
    Gece yaklaşık l l:00'de Californian'ın telsiz operatörü, Cyril Evans, aynı bölgede bir yerlerde olduğunu bildiği Titanic'e hiç de resmi olmayan bir mesaj geçti: "Baba konuşuyor; buzlarla sarıldık ve stop ettik."
    Titanic'in operatörü Jack Phillips, bu müdahaleden rahatsız olmuştu. Bütün gün geminin zengin yolcularının mesajlarını göndermek için uğraşmıştı ve sohbet edecek vakti yoktu. "Mesajı kesin! Bize engel oluyorsunuz!" diye cevapladı.
    Bütün gün çalışmış olan ve belki de bu sert cevaba biraz sıkılan Evans, telsizini kapatıp yattı. Californian'da sadece tek telsiz operatörü bulunduğundan, bu noktada telsiz temasından yoksun kalmıştı. Titanic gece yarısı yaklaşık 12:15'te SOS vermeye başladığında, Californian'da bunu duyabilecek ayakta kimse bulunmuyordu.
    Peki ya işaret fişekleri? Californian neden Titanic'in imdat işaretlerine yanıt vermemişti?
    Lort ifadesinde sadece bir fişeğin uçtuğunu gördüğünü ve sonra yattığını söyledi. Kaptanları daha sonra başka fişekler de gördüklerini haber verdiklerinde, uykulu uykulu bunların imdat işaretleri olabileceğini düşünememiş, kaptanları da ısrar etmediği için uyumaya devam etmişti.
    Ayrıca, Lort senatörlere bunların imdat işaretleri olduğundan hala emin olmadığını söylemişti. Gemiler her zaman geçen gemileri selamlamak için değişik tür fişekler kullanıyordu. İmdat fişekleri genellikle daha büyük ve gürültülü olduğundan, Californian'da hiç kimse gece boyunca hiçbir şey duymamıştı. Lort'un neden bazı gemilerden o gece işaret fişekleri atılmış olabileceği konusunda hiçbir fikri yoktu. En azından, o sırada bir geminin tehlikede olabileceğine inanması için bir neden yoktu.
    Lort, ifadesinin devamında aslında kendisini ve mürettebatının gördüğü geminin Titanic olmadığından emin olduğunu da söyledi. Evans telsizle temas kurmuş olduğu için, elbette Titanic'in bölgede bulunduğunu biliyorlardı. Ama Lort'un saptadığı gemi çok küçüktü ve iyi çalışır durumdaki geminin motorlarını yaklaşık olarak 02:00'de durdurduğunu görmüşlerdi, işte bu yüzden Californian'da hiç kimsenin aklına Evans'ı uyandırıp, SOS sinyalleri var mı diye araştırmak gelmemişti. Belki de fişeklerin kötüye alamet olduğunu hisseden Lort'un kaptanları Evans'ı ancak 04:00'de uyandırmış, o da diğer gemilerden Titanic'in buzdağına çarptığını o sırada öğrenmişti. Loıt'a haber verilir verilmez, süvari hemen Californian'ın harekete geçmesini emretmişti.
    Senatör Smith, Lort'un anlattıklarını doyurucu bulmamıştı. ABD Donanması'ndan o gece Californian ve Titanic'in bulunduğu mevkide başka bir geminin daha bulunup bulunmadığını araştırmasını istemişti. Smith Californian'ın seyir defterinin o geceye ilişkin notlarını da incelemiş Lort ve kaptanlarının tanıklığına rağmen işaret fişeklerinin görüldüğüne dair herhangi bir ifadeye rastlamamıştı. Daha da kuşku verici olan, resmi seyir defterinin bir çeşit müsveddesi olan seyir belgesinin 15 Niiitn tarihli bölümün kaybolmasıydı. Smith'e göre bu, Californian'ın yaptıkları konusunda bir soruşturma bekleyen Lort'un bağışlanamaz davranışını örtbas etme çabasıydı.
    Smith, Lort ve mürettebatının sözünü ettiği meçhul geminin gerçek olmadığı sonucuna vararak, "O buzullarda Californian ve Titanic'ten başka bir gemi olmadığı"nı ilan etti.
    Senato altkomitesi raporu Lort'u sert bir şeklide suçluyordu. "Komite, kaçınılmaz olarak, Californian'ın Titanic'e süvarisinin söylediğinin aksine, on dokuz milden yakın olması, süvarisi ve mürettebatının Titanic'in tehlike fişeklerini görmelerine rağmen, insanlığın ve uluslararası hukukun gereklerine aykırı olarak bu imdat çağrısına yanıt vermediği sonucuna varmıştır."
    O ay içinde daha sonra toplanan Britanya Ticaret Kurulu da aynı derecede ağır suçlamalarla doluydu. Lort Charles Mersey'in vardığı sonuca göre: "Californian ilk fişekleri gördüğünde, açık denizde ciddi bir risk taşımadan buzullar arasından ilerleyerek Titanic'in imdadına koşabilirdi... Bu şekilde davranmış olsaydı, ölenlerin hepsini olmasa bile birçoğunun hayatını kurtarabilirdi."
    Lort bütün suçlamaları sineye çekti, ancak çok sayıda destekleyici de buldu. Özellikle, diğer birçok denizci, deniz yollarının, dikkatleri Titanic'in sahibi White Star Line'ın ve deniz taşımacılığının güvenliğinden sorumlu Britanya Ticaret Kurulu'nun büyük ihmalinden uzaklaştırmak için Lort'u günah keçisi haline getirdiğine inanıyordu.
    Her iki kurumun da yanıtlaması gereken yüzlerce soru olduğu reddedilemezdi.
    İlk önce, Californian dahil, diğer gemilerden bölgede buzullar görüldüğünü bildiren sekiz mesaj alınmasına rağmen, Süvari Smith'in Titanic'in hızını kendi rekoru olan yirmi iki knotta tutma emri verdiği bir gerçekti. Gene de gemisiyle birlikte sulara gömülen Smith'i eleştirmek bir parça yakışıksız görülebilirdi ama birçok kişi, Süvari Smith'in hatasından kaynaklanan birçok suçtan Süvari Lort'un sorumlu tutulduğunu düşünüyordu.
    Daha kötüsü, Smith'in tehlikeli hızının, White Star'ın işletme müdürü olan ve o sırada Titanic'in ilk (ve son) seferinde yolculuk yapan armatör Bruce Ismay'in doğrudan emri değilse bile, baskısının sonucu olduğu şeklindeki kuşkular da giderek artıyordu. Titanic'in sadece en büyük ve en lüks değil, aynı zamanda en hızlı transatlantik de olduğunu kanıtlama telaşına düşerek, Smith'i hızlanmaya itip itmediğini merak edenler sadece Lort'u savunanlarla sınırlı değildi. Hatta Ismay'in buzul uyarısı yapan mesajlardan birini cebine attığı, böylece Smith'in yavaşlamadığı bile söyleniyordu.
    Ayrıca, Ismay'in kazadan sağ kurtulması bile başlı başına bir rahatsızlık kaynağıydı, çünkü o devirde "önce kadınlar ve çocuklar" ilkesi çok ciddiye alınıyordu. Titanic'te, 1300 erkeğin yanında 150'den fazla kadın ve çocuk da boğulduğundan, birçok kişi Smith gibi, Ismay'in de gemiyle birlikte batması ya da en azından, Titanic'teki bütün kadın ve çocukların kurtulduğunun kesinleşmesinden sonra bir filikaya atlaması gerektiğini düşünüyordu. Ama en azından Ismay bir biçimde, Smith'in kararlarını etkilediği şeklindeki suçlamaları reddetme fırsatı bulmuştu. Böylece ne Senato alt komitesi ne de Ticaret Kurulu kararlarında şanslı kazazedelerden biri olması dışında, hakkında herhangi bir suç bulunmuştu.
    Lort'u savunanlara göre, eğer şirket paçayı ucuz kurtarmışsa, Ticaret Kurulu daha da şanslıydı. Ticaret Kurulu bir geminin kaç adet cankurtaran sandalına sahip olması gerektiğini geminin tonajına dayanan bir formülle hesaplamıştı; Titanic'in sahipleri gemiye 14 adet nizami ve 4 adet portatif cankurtaran sandalı koyarak, geminin ihtiyacından fazlasını karşılamışlardı. Bu 18 sandal 1178 kişilikti. Buna rağmen, Titanic'in yolcu kapasitesi 350C'ü aşıyor ve daha ilk seferinde 2100 kişi taşıyordu.
    Öyleyse, başka kim ve ne suçlanırsa suçlansın, kurulun iyice eskimiş tüzüğünün de sorumlu olduğu açıktı. Ayrıca, acentenin görevi İngiliz deniz yollarının çıkarlarını korumaktı ve White Star Line onun en güçlü şirketlerindendi. Dolayısıyla, Lort'u destekleyenlerin Californian'ın süvarisini suçlayan kararı geçiren acenteye öfkelenmelerinde şaşılacak bir yan yoktu.
    Ama hem Ticaret Kurulu hem de Senatörün altkomitesine karşı adil olmak gerekirse, ne İngiliz ne de Amerikan kurulları, Lort'u savunanların iddia ettiği gibi suçları hasır altı etmişti. Her iki kurul da Smith'in, White Star Line'ın ve tüzüğün hatalarını incelemişti ve bunlar süvari Lort'unkiler gibi öne çıkarılmamakla birlikte, üstleri de örtülmemişti. Gerçekten de, hem ABD hem de İngiltere hükümetleri, gemilerdeki tüm yolcu ve mürettebat için yeterli sayıda cankurtaran sandalı taşımayı zorunlu kılan yeni tüzükleri hızla geçirmişti. Aynı şekilde, Titanic trajedisi özellikle, Titanic burnunun dibinde batarken kamarasında uyuyan Cyril Evans görüntüsü her iki hükümeti yirmi dört saat telsiz iletişiminin sürdürülmesinin gerektirdiğine de inandırmaya yetmişti.
    Kuşkusuz, bu değişiklikler denizyolları güvenliği açısından olumluydu ama Stanley Lort için yapılacak hiçbir şey yoktu. Kaptan Californian'in sahipleri tarafından işten atılmış ama o Californian'dan görülen geminin Titanic, Titanic'ten görülen geminin ise Californian olmadığını ısrarla söylemeye devam etmişti.
    Lort 1962'de öldü, aynı yıl en sadık savunucusu, Leslie Harrison o gece kaptanın hem Titanic hem de Californian'dan görüldüğüne inandığı meçhul gemiyi bulduğunu öne sürdü.
    Harrison gemi kaptanlarım temsil eden ve Lort'un savlarının baş savunucusu Ticari Deniz Hizmetleri Birliği'nin genel sekreteriydi. Harrison'a göre, meçhul gemi Samson adlı İzlanda balıkçı gemisiydi. Harrison'ın kanıtı, Samson'un tayfalarından birinin o gece teknelerinin Titanic ve Californian arasında öldüğünü kabul eden eski günlüğüne dayanıyordu. Kaçak fok avlamakta olan Samson, Titanic ya da Californian'a kaçak avlarıyla yakalanma korkusuyla ikisinden de mümkün olduğunca hızlı uzaklaşmıştı.
    Ne var ki, diğer araştırmacılar hem 6 Nisan hem de 20 Nisanda Samson'un İzlanda'da olduğunu belirlediğinde, Harrison'un savı çürütülmüştü. Bu kadar küçük bir teknenin on dört günde neredeyse tüm Atlantik'i geçip geriye dönerek, üç bin beş yüz millik bir yol kat etmesi olanaksızdı.
    Lort'u savunanlar 1985'te, okyanus bilimcisi Robert Ballard önderliğinde, AmerikanFransız ortak girişimi, Titanic enkazının yerini saptadığında nihayet bir açık yakaladıklarını düşündüler. Geminin en son SOS verdiği yerden doğu yönünde iyice uzaklaşmış olduğu ortaya çıktı. Böylece Titanic'in mevkisinin o gece Californian'ın yaklaşık yirmi bir mil uzağında olduğu ortaya çıktı. Bu uzaklığın ise Lort'un ya da kaptanlarından herhangi birinin Titanic'i görmesini olanaksız kıldığı apaçıktı. Ama Ballard, eğer Titanic'in kaptanlarının düşündüğü yerden doğuya doğru sürüklenmişse, Californian'ın da sürüklenmiş olabileceğini, bunu her iki gemiyi de birbirinin görüş alanının dışına çıkardığını da göstermişti.
    Harrison'un kararlı lobi faaliyetlerinin yanında, Titanic enkazının bulunması, en sonunda İngiltere Ulaştırma Bakanlığı'nı davayı yeniden açmaya itti. 1992'de açıklanan bakanlık raporu, Lort'a kısmi bir aklama sağladı. Raporda, Californian'ın Titanic'ten on yedi ile yirmi mil arasında bir uzaklıkta bulunmasının, eğer Lort ilk işaret fişeğinde harekete geçseydi bile, batmakta olan gemiyi görmesini ve belki de zamanında olay yerine ulaşabilmesini olanaksız kıldığı sonucuna varılmıştı.
    15 Nisan sabahı Lort'un Carpathia'ya yetişmesi iki saatten fazla sürmüştü ve karanlıkta buzullar arasında manevra yapmaya kalkışması halinde, bunun daha da uzun süre alabileceğini düşündüren nedenler vardı. Ve ilk işaret fişeğinin atılmasından iki saat sonra, Titanic zaten batmıştı. Rapora yazıldığına göre, dolayısıyla, Lort gemiden hiç kimseyi kurtaramayacaktı.
    Bununla birlikte, rapor her şeye rağmen Lort'un hareketsiz kalmasının bağışlanamayacağını açıkça belirtiyordu. Titanic'i kurtaramasaydı bile, açıkça bunu denemesi gerekirdi. Ve hatta Titanic'i görmediyse bile, bir fişek görmüştü ve kaptanları yedi fişek atıldığına tanıktılar. Deneyimli bir denizci bunların tehlike işaretlerinden başka bir şey olmadığını hemen anlayabilirdi. Buna rağmen ne Lort ne de kaptanları sorunun ne olduğunu anlamak için telsiz operatörünü uyandırma zahmetine girmişlerdi.
    Titanic'le ilgili araştırma yapan en son tarihçiler, 1992 raporuyla aynı fikirdeydi. Californian'dan görülen fişeklerin Titanic'ten atılması çok büyük olasılıktı ve yakınlarda başka bir gemi olduğuna ilişkin de hiçbir kanıt yoktu. Ama fişekler Titanic'ten atılmasaydı bile yardım isteyen başka bir gemiden atılmış olabilirdi. Lort'un buna yanıtı ise kamarasına çekilip yatmak olmuştu. Lort'un yataktan kalkmayışının birçok nedeni olabilirdi. Belki korkaktı. Ya da ne bileyim, belki o kadar kuralcıydı ki, kaptanları diğer fişeklerin atıldığını görmelerine rağmen, onu rahatsız etmekten korkmuştu. Ya da belki, sırf başka bir gemi buzulların arasında rekor denemesi yapıyor diye kendi gemisini riske atması gerektiğini hissetmemişti.
  • 264 syf.
    ·2 günde·9/10
    Kitap İnceleme Yazısı
    Kitap Adı: Köy Enstitüleri Dosyası
    Alt Başlık : Türk Rönesansı
    Yazarı : Ahmet Özgür Türen
    Yayınevi : Destek Yayınları
    Baskısı : 10.Baskı / Eylül 2018/ 263 Sayfa


    Köy enstitüleri konulu okuduğum bu üçüncü kitap. En çok da bu kitaptan istifade ettiğimi söyleyebilirim. Osmanlı dönemindeki eğitim sistemlerimizden anlatıma başlamış, köy enstitülerinin doğuşunu ve kapanışını, değişik kaynaklardan da alıntılar yaparak ortaya koymuş.
    Okuduğunuzda, bir toplumun inşasında, bireylerin yaşam sürecinde eğitimin ne kadar kutsal bir alan olduğunu anlayacaksınız.
    İkinci dünya savaşının çıktığı dönemlerde, bizlerin silahla değil, kitapla, kalemle, uygulamalı eğitimle mücadele etmesi ne kadar manidardır. Nüfusun %90’ının köylerde yaşadığı ve okuma oranının, mesleki deneyimin çok düşük olduğu bir tarih kesitinde, elbette ki eğitim hamlesine buradan başlamak gerekiyordu.
    Olağanüstü bir iyi niyet, planlama, özveri ve araştırmayla yola çıkılmıştı. Diğer ülkelerden heyetler geliyor, notlar tutuyor, bu mucizeyi kendi ülkelerine taşıyorlardı. Hatta İsrail bizden, bu sistemi uygulamak için öğretici heyet bile istemişti. Fakat biz ne yapmışız? Sistemi daha da genelleştirip
    kalitesini yükselterek tabana yaymamız gerekirken, “köylü uyanıyor, imajımız sarsılıyor, ağalığımız, aşiretimiz, şeyhliğimiz elden gidecek” bahanesiyle her türlü çirkin ithamı yakıştırarak, sistemin sarsılmasına neden oluyoruz. Şüphe, saldırı ve gölgelerle, dedikodu ve ithamlarla sistem ayakta ölüyor. Ve siyasi iradaye tek düşen şey, kabrini kazıp gömmek oluyor.
    Kapatıldı da ne oldu, daha iyisini mi açtık? Çocuklarımız internetin başında, gençler sevgilisiyle TV ve maç izleme telaşında, Orta yaşlılar, içki, kumar ve politikayla zehirlenmiş durumda çoğunlukla.
    Emeklilerimizin bir kısmı, kahve köşelerinde zaman öldürmekte. Bir kısmı da inançları yanlış kavrayıp uygulamakla tatmin.
    Oysa ki, köy enstitülerinde, insanlar üretirken öğreniyorlardı. Gence de iş var, emekliye de.
    Yaşamla iç içe bir üretim, mücadele ve dayanışma örneğiydi bu.
    Toprak ağaları, Kalkınmamızı istemeyen ABD, aşiretler ve imajı sarsılan şeyhler istemedi diye
    Kapısına kilit vurduk. Neden? Oy kaybederiz, partimiz tabela partisine döner, koltuğumuzdan oluruz çekincesiyle. İki partili dönemde, iki parti de bu konjonktür gereği hareket etmişlerdir.
    Amerikan hayranlığı başladığı bir dönemde, bir baş düşman seçmek gerekiyordu ve her muhalif düşünen “komünist” damgası yiyordu. Derini değiştirsen de bu suçlamadan kurtulamıyordun o dönemde. Ve Komünizmin yayıldığı bir kaynak olarak da köy enstitüleri seçilmişti.
    İşin ilginç yanı, “kendine yeten, bilinçlenen, kendi yağıyla kavrulan, devletle bütünleşen köylü kitleleri artınca, devrime taraftar bulamayız” endişesi ve çekincesiyle komünistler de bu eğitim projesine mesafeli durmuşlardır.
    Oysa ki buralarda, tarım, makine, elektrik, inşaat, edebiyat, fen, el sanatları, müzik, sağlık bilgileri, acil yardım gibi her aileye gerekli bilgiler öğretiliyordu. Amerika’ da sıcak bakmayınca kapattık hatta Ege gölgesindeki bir köy enstitüsü binasını Nato’nun emrine tahsis etmiştik. Şirinyer binasını şirin görünmek için Nato’ya feda ederek, bağlılığımızı pekiştirmiştik.
    Geldiğimiz süreçte ise Ne ABD ile dost olabildik, ne NATO ile tam müttefik. Komünist diye korkulu ve mesafeli durduğumuz Rusya’ya ise domates satıp, füze, doğalgaz, nükleer santral almaktayız.
    Kalkınmamızı, uçak yapmamızı, kendi yağımızla kavrulmamızı, demiryolu projemizin olmasını istemeyenler, Köy Enstitüleri gibi bir eğitim hamlesini niye istesin ki? “sen üretme biz sana satarız hatta yardım ederiz” cümleleriyle, elma şekeriyle kandırılan çocuk durumuna düşmüştük.
    Köy enstitüleri, benim de günlük yaşam öngörülerimle benzeşen, tam teşekküllü insan yetiştirmekteydi. Buna karşı olmak, ahmaklığın ve ihanetin, zirve noktası olarak tanımlanabilir ancak.
    Cehaleti kabulleneceksin ve eğitim yuvasını daha da geliştirmek yerine kapatıp, kitaplarını da yakacaksın. Böyle bir şey kabul edilemez.
    Bir kısım, “oy alamayız” diye gözden çıkarmış. Diğer kısım, “ırgat, köle, mürit bulamayız” endişesiyle düşman gözüyle bakmış. “ Amerika ile iyi geçinelim” niyeti de aktif rol almıştır bu kapatma kararında. Topraklarımız elimizden gidecek, bir köy öğretmeni her şeyi biliyor. Gelip okulun inşaatını yapıyor. Tarım öğretiyor, peynir yapıyor, iğne vuruyor, yarayı pansuman yapıyor, kitap okuyor, okutuyor, bağlama çalıyor, hayvancılığı da biliyor. Köy ağası, köy imamı, diğer şıhların tahtı sarsılınca bu kadar işi gönüllü yapan öğretmen olsa olsa “komünist” olur düşüncesiyle dışlanıyor. Bu cehalet tablosunu ilk görmüyorum. Fakir Baykurt’un Eşekli Kütüphaneci adlı kitabında,
    Köy köy eşekle dolaşıp gönüllü olarak kitap dağıtan Mustafa Güzelgöz’ ü kıskananlar ona yapmadığını bırakmamışlardır. Beyaz zambaklar Ülkesinde adlı kitapta Finlandiya’da geçen cehaletle savaş hikayesi manidardır. Bizdeki de bir nevi Türk Rönesansı başlangıcıydı. Dar, cahil ve sapkın kafalar özümseyemedi ve çöpe gitti.
    Buradan nasıl bir çıkarımda bulunabiliriz? Fikir, duygu ve düşünceler müzakere edilmiyor, mizaçlar, kinler, çıkar, makam ve beklentilerin çarpıştığı bir dünyada yaşıyoruz. Sosyal depremleri önleyemediğimiz gibi, fiziki sarsıntılara da neden oluyoruz.
    İhanet, gaflet, cehalet, rezalet ve melanet gibi kavramlar gündemimizden hiç düşmüyor.
    Yüzlerce tarihsel vaka vardır. Tek tek listelemek zor. Adam asmaktan, parti kapatmaya, demokrasiyi askıya almaya, taşeronluk yapmaya kadar varıyor.
    27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan, 15 Temmuz tarihleri ilk hatıra gelenlerdir.
    Tarım ve hayvancılık ülkesi olamadık çünkü et, bakliyat, buğday ithal ediyoruz.
    Sanayi ve teknoloji ülkesi de olamadık. Bu alandaki üretimimizin çoğunluğu montaj. Tam turizm ülkesi de olamadık. Bunun yanında, ülkemizde turizm amaçlı 20 kentimizi gezme ihtiyacı hissetmeden, 50 kez yurt dışında tatil yapanlarımız da var.
    Daha önceki eğitim makalelerimizde bahsedip kitaplarıma da aldığım bir konuyu burada kısaca özetleyeyim. Gençlerimiz çok duyarsız, dalgın, unutkan, beceriksiz, niteliksiz ve milli heyecansız yetişiyor. Üretim ve uygulama ile iç içe eğitime ağırlık verileceğini yeni Milli Eğitim Bakanımızdan duymak sevinç ve mutluluk kaynağı.
    Meslek Liselerinin Orta okul bölümü açılmalı. Lisenin ilgili mesleki alanından mezun olanlar, ilgili fakülteye ek puanla öncelikle girebilmeli.
    Ticaret, Endüstri, Turizm, Tarım, Sağlık, imam hatip gibi meslek lisesi mezunları, son iki sınıfta, sanayi, ticaret ve diğer kurumlarla içi içe uygulamalı eğitim almalı.
    Ayrıca genel beceri, donanım ve kültür için son iki sınıfta diğer meslek okullarının derslerine de seçmeli olarak girebilmelidir. Bir veli evladını imam hatip lisesine gönderiyor fakat ticaret, tarım ve elektrik bilgisi de olmasını arzu ediyor. Bu veli ve öğrenciye bu hakkı versek ne kaybederiz?
    Lise 3. Sınıfta 20 saat dersi gidip endüstri meslek lisesinde alsın. 10 Saat dersi gitsin tarım meslek lisesinde alsın. Lise 4. Sınıfta ticaret lisesinde gitsin ticaret ve finans bilgisi öğrensin.
    Okul servisleri de ücretsiz olsun. Buyurun, alın size Köy Enstitülerinin çağa uydurulmuş şekli.
    Üniversiteyi istemese de kazanamasa da, kendi işini kursa da, sanayide çalışsa da, el becerisi, genel kültürü, üretim kafası olan bir gençlik yetiştirelim. 100 m2 lik bir tarlası olsa bu genç, kimseye muhtaç olmadan evini geçindirir en azından. Bunlar yok da ne yapıyor. Yırtık bir kot pantolonla, elinde 5bin TL’lik cep telefonuyla, sinemeya gitmek için durakta sevgilisini bekliyor.
    Tamam bu da olsun peki 10 yıl sonra ne olacak, aç kalacak ve “ kurtar bizi devlet baba” diyecek.
    Bir de bu açıdan eğitime bakın istedim. Ben 36 yıl önce Teknik Lise Elektrik bölümünde okudum.
    Öğrendiğim teknik bilgiler ve öğretmenlerimiz adları halen aklımda. 42 yıl önce orta okuldan mezun oldum. Öğrendiğim temel bilgiler ve müzik notaları halen aklımda. Bugün bu kalite ve ilginin, bilinç seviyesinin yüz kat daha iyi olması gerekmez miydi?
    Taş yerinde ağırdır. Beraber iteklersek, dünyayı yerinden oynatabiliriz?
    Ne dersiniz, en azından hak verin, yalnız olmadığımı bileyim.
    02.12.2018
    Ali Rıza Malkoç
    #armozeyis
  • OLAY ÖZETİ
    02.12.2009 tarihinde Emniyette, A.M ve F.M 'nin , M.M 'yi öldürüp evin bahçesindeki kümesin altına gömdükleri ihbarı gelmiştir. M. M'yi öldürüp kümesin altına gömdükleri öne sürülenler M. M 'nin babası ve dedesidir. M.M henüz 16 yaşındadır ve kayıptır. Adli makamlarca evin bahçesindeki kümesin altındaki yaklaşık 10 cm yüksekliğinde beton kırılmış ,1.60 metre derinlikte M'nin sağ eli görülmüş, 1.90 metrede oturur vaziyette ,dizleri karnına doğru çekilmiş ,elbiseleri üzerinde,eşarplı,elleri kelepçe şeklinde iple bağlanmış vaziyetteki M.M 'nin cesedine ulaşılmıştır . Adli Tıp Kurumu raporuna göre, ölüm, canlı olarak toprağa gömülerek boğulma sonucu gerçekleşmiştir. Rapora göre, yemek borusu boyunca kum ve küçük taş parçacıkları ,lümen boyunca kum bulaşığı canlı canlı gömüldüğünü göstermektedir. Canlı gömülmeye bağlı mekanik asfiksi sonucu öldüğü anlaşılmıştır. M.M., toprağın altında yaşamak için adeta çırpınarak eziyet çeke çeke ölmüştür. Elleri kelepçe şeklinde iple bağlanmıştır. Toprağın altında can çekişmesi dolayısıyla dişler dökülmüş, dişlerinden ikisi ağzının içinde bulunmuştur. El turnalarından biri hariç hiç birinin yerinde olmadığı ,döküldüğü görülmüştür. Toprağın altında hayatta kalabilmek için çırpındığı, bütün insanı refleksleriyle yaşam mücadelesi verdiği,toprağı kazmaya çalıştığı ,bu nedenle tırnaklarının söküldüğü ,nefes almaya çalıştığı , ağzına giren toprak ve taş parçacıkları nedeniyle dişlerinin döküldüğü ,ciğerlerine kadar toprak yuttuğu ,tarifi imkânsız acılar içinde eziyet çekerek vahşice öldürüldüğünün anlaşıldığı tespit edilmiştir.

    M.M. ,kardeşleri, annesi ,babası hep birlikte dedeleri F.M . ile birlikte ikamet etmektedirler.Dede F.M. aşırı agresif ve despotik bir kişiliğe sahiptir. Ailedeki oğlan çocuklarının aksine kız çocuklarından hiçbiri okula gönderilmemiş ,eğitim hakkından yoksun bırakılmaları yanında sokağa dahi çıkmalarına izin verilmemektedir. 2009 yılının ocak ayında , dede F.M ,M.M 'yi evin kapısının önünde bir oğlan çocukla konuştuğunu görmüş,bu olay üzerine M.M'yi ölümle tehdit ederek döverek evin balkonuna bağlamıştır. Bu olay üzerine, M.M. dedesinden şikayetçi ölmüştür. Eylemi nedeniyle Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/82 E sayılı 2009 /244 K sayılı ilamıyla 10 ay hapis cezasına çarptırılan ve silahına el konan dede F.M. ,M.M 'ye düşman olmuş, üzerinde ağır baskı kurmuş,"ya kendini öldür ya da ben sana kötü şeyler yapacağım,seni öldüreceğim" demeye başlamıştır.
    M.M 'nin öldürülmesinden bir gün önce dede ve baba ,M.M'yi alıkoyarak bütün aileyi başka bir yerde kalmaları için göndermişler, giderlerken sanık sanık dede kümesi tamir edeceğim diyerek M.M.'nin annesine fırından tahta getirmesini söylemiş,anne tahtaları getirmiş, bahçeye bırakmıştır. Aile gittikleri yerde bir gece kalıp ertesi gün döndüklerinde kümesin tabanına beton döküldüğünü görmüşlerdir. Annesi M.M'yi bulamayınca dedeye sormuş o da M.M'nin evden kaçtığını ,kendilerinin de kayıp ihbarıyla polise başvurduklarını söylemiştir. Oysa polise herhangi bir başvuru yoktur. F.M. aile bireylerinden çevreye rezil olmamak için Antalya'ya eniştesinin yanına gönderdiklerini söylemelerini istemiştir. Poliste ve savcılıkta susma haklarını kullanan sanıkların mahkemedeki beyanları çelişkili ve tutarsızdır. Kovuşturma aşamasında sanık dede ,suçlamaları inkâr etse de diğer sanık ve tanıklar ,sanık dede F.M.'nin M.M'ye had safhada baskı ve işkence uyguladığını,defalarca"kendini öldür, öldürmezsen ben seni öldüreceğim" dediğini,dava açılınca da geline ve oğluna ,suçu üzerlerine almaları için baskı yaptığını anlatmışlardır. Mahkeme,babaya ve dedeye ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiş,iyi hal indirimi uygulamamış ve bu karar kesinleşmiştir.
  • Şehit Yakınları ve Gazilere Tanınan Haklar
    1.İSTİHDAM HAKKI :
    3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun Ek 1 inci Maddesine göre İçişleri Bakanlığı'nca yürütülen şehit yakını ve gazilerimizin istihdamına yönelik iş ve işlemler, 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 Sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Daire Başkanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı’nca birlikte yürütülmektedir. Başvurular; istihdam hakkından yararlanmak isteyenlerin ikamet ettikleri ilde ki Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne yapılmaktadır.
    - Vazife ve harp malullüğü kapsamındaki TSK mensubu ve güvenlik görevlilerinden hayatını kaybedenlerin yakınlarına 2,malul olanlara 1 kişi,
    - Vazife malullüğü kapsamında bulunan diğer kamu görevlilerinden hayatını kaybedenlerin yakınlarına veya malul olanlara 1,
    - Terör mağduru sivil vatandaşlardan terör eylemleri nedeniyle hayatını kaybeden veya engelli hale gelenlere bir istihdam hakkı verilmiştir.
    Başvuru Süresince İstenen Belgeler :
    1- SGK İl Müdürlüğü’nden alınan Hak Sahiplik Belgesi
    2- Adli Sicil Kaydı – (Konu kısmında Devlet Memuriyeti ibaresi olacak)
    3- Devlet Hastanesinden Sağlık Raporu (kamu kurumlarında çalışabilir. )
    4- Son mezun olunan okulun / üniversitenin diploması
    5- Askerlik Durum Belgesi
    6- 1 Adet Biyometrik Fotoğraf (Beyaz arka plan, 50×60 mm)
    7.Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Şehit yakınları ve Gazilere Hizmet Biriminde doldurulacak İstihdam Başvuru Formu
    8.İş için müracaat eden kişi diğer hak sahiplerinden alacağı “Haklarından Feragat Ettiklerine Dair Noter Tasdikli Beyanları” müracaat evraklarına ekleyecektir.
    3713 sayılı kanunun tanıdığı istihdam hakkından;
    -Bir başkasının bakımına muhtaç olacak derecede engelli olanlar,
    - Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlarda görev yapanlar ile İstihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar,
    - 45 yaşını doldurmuş olanlar faydalanamazlar.
    Başvurunun yapıldığı Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüklerinden başvuru takipleri, Devlet Personel Başkanlığı ve Şehit Yakınları ve Gaziler Dairesi Başkanlığı’ndan atama sonuçları öğrenilebilir.

    2.ÜCRETSİZ SEHAYAT KARTI
    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından hazırlanan “Ücretsiz veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği ”04.03.2014 tarihli ve 28931 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. TC kimlik numaraları ve bir adet biometrik fotoğrafla İl Müdürlüğüne başvuru yapılmaktadır.
    Yönetmelikte bu haktan yararlanacak kişiler 4. Maddede belirtildiği üzere şu şekildedir:
    4736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanacaklar aşağıda belirtilmiştir:
    1) Hayatını kaybedenlerin, 2) Harp veya vazife malulü sayılanlardan aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin, 3) Harp veya vazife malulü sayılmaları sebebiyle aylık almakta olanların, 4) Harp veya vazife malulü sayılmaları sebebiyle aylık almakta iken, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam etmekle birlikte veya 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre sigortalı olmayı gerektiren bir işte çalışmaya başlamış olmakla birlikte bu aylıkları kesilmesi gerekmeyenlerin,kendileri ,eşleri, anne ve babaları, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları.
    3.İŞE ALIMDA ÖNCELİK:
    Bu kapsamda; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 26/6/2009 tarihli ve 32379 sayılı yazısı üzerine, Bakanlar Kurulu’nca 29/6/2009 tarihinde karar alınmıştır (Karar Sayısı: 2009/15188). Sözü edilen Karar uyarınca 08.09.2009 tarih ve 27314 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren“Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in İşe Göndermede Öncelikli Olanlar başlıklı 5. Maddesinin 1. Fıkrasının a) bendinde belirtildiği üzere“Terörle mücadele sırasında malul sayılmayacak şekilde yaralananlar ile terörle mücadelede üstün başarılarından dolayı komutanlarınca takdire layık görülen yedek subay, erbaş ve erler.” e işe alımlarda öncelik sağlanmaktadır.
    Bu kapsamdaki iş ve işlemler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı Türkiye İş Kurumunun merkez ve taşra teşkilatınca yürütülmektedir.
    4.ATAMA İŞLEMLERİNDE ÖNCELİK
    Devlet memurlarının yer değiştirme suretiyle atanmalarına ilişkin yönetmeliğin (19/4/1983, 83/6525) Ek Madde 2 (Ek:7/3/2007-2007/11837 K.) ile; terörle mücadelede çalışamayacak derecede malul olan ya da malul olup da çalışabilir olan kamu görevlileri ile erbaş ve erlerin, Devlet memuru olarak görev yapan eş ve çocukları ile anne, baba ve kardeşlerinin çalıştıkları kurum ve kuruluşların hizmet birimleri olan yerlere münhasır olmak üzere; aynı kurum içinde yer değiştirme suretiyle atanma talepleri, bu durumlarının ilgili makamlarca belgelendirilmiş olması kaydıyla, kadro imkanları da dikkate alınmak suretiyle bu Yönetmelikteki kısıtlayıcı hükümlere bakılmaksızın öncelikle yerine getirilir.Bu konuda başvurular çalışılan kurum/kuruluş idaresine yapılır.
    Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği gereğince; eşi şehit veya malul gazi olan öğretmenler zorunlu çalışma yükümlülüğünden muaftır. Buna göre eşi şehit veya malul gazi olan öğretmenler, olay tarihinden itibaren altı ay içinde yer değiştirme isteğinde bulunabilmektedirler. Aynı zamanda söz konusu öğretmenlerin yer değiştirme isteklerinde norm kadro durumu veya alanlarındaki öğretmen ihtiyacı dikkate alınmamaktadır. Ayrıca bu kapsamdaki yer değiştirmelerde öğretmenlerin, bulundukları görev yerinde veya ilde çalışılması gereken süreyi tamamlama şartı aranmamaktadır. Bu konuda başvurular yer değiştirme formu, ilgili Kuv.K.lığı, J.Gn.K.lığı veya S.G.K.lığından alınacak şehit belgesi, vukuatlı nüfus kayıt örneği ve gerekli belgelerle birlikte İl Milli Eğitim Müdürlüklerine yapılır.
    7.J.GN.K.LIĞI İLK DESTEK YARDIMI (Sb./Astsb./Uzm.J./Uzm.Erb./Erb – Er.):
    Şehitlerin ailesine (evli ise eşine, bekar ise baba ve/veya annesine veya yakınına) J.Gn.K.lığı kantin gelirleri hesabından ailesinin ihtiyaç duyabileceği acil ve öncelikle masrafları karşılamaya yönelik olarak defnedileceği yerdeki İl J.K.lığınca ilk destek yardımı yapılmaktadır.
    8.Birlik Ölüm Yardımı ve Harcırah Ödenmesi :
    926 Sayılı TSK Personel Kanununun 177 nci maddesi gereğince, Şehit Sb., Astsb., Uzm.J.Çvş.ların varislerine en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) iki katı tutarında, 3269 Sayılı Uzm.Erbaş Kanununun 16 ncı maddesi gereğince, Şehit Uzm.Erbaşların kanuni varislerine kendi maaşının iki katı tutarında, görevli olduğu Birlik Komutanlığınca ÖLÜM YARDIM ÖDENEĞİ ödenir.
    Şehit olan rütbeli personelin birlikte ikamet ettiği ve bakmakla mükellef olduğu aile fertlerine 6245 Sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre; beyan ettikleri ikamet yerine kadar Yurtiçi Sürekli Görev Yolluğu (Harcırah) ödenir.
    9. TSK Mehmetçik Vakfı, TSK Dayanışma Vakfı ve Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Üye Yardımları
    TSK Mehmetçik Vakfı, TSK Dayanışma Vakfı ve Ordu Yardımlaşma Kurumu tarafından ölüm/maluliyet durumlarında üyelere çeşitli yardımlar yapılmaktadır.
    TSK Mehmetçik Vakfı yardım çeşitleri ve miktarları ile, yardım için gerekli şartlar konusunda detaylı bilgi http://www.mehmetcik.org.tr adresinden alınabilir.
    TSK Dayanışma Vakfı yardım çeşitleri ve miktarları ile, yardım için gerekli şartlar konusunda detaylı bilgi http://www.tskdv.org.tr adresinden alınabilir.
    OYAK yardımları ile ilgili detaylı bilgi http://www.oyak.com.tr adresinden alınabilir.
    10.Faizsiz Konut Kredisi :
    3713 ve 2330 sayılı Kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 56, mülga 45 ve 64. Maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47. Maddesi kapsamından yararlananlara bu imkan sağlanmıştır.
    Toplu Konut İdareleri tarafından Şehit Ailelerine Harp ve Vazife Malulleri ile Dul ve Yetimlerine Açılacak Faizsiz Konut Kredisi Hakkında Yönetmelik 13.02.2014 tarih ve 28912 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Uygulamalar ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda yapılmaktadır. Hak sahiplerine;
    1-Kredi istek dilekçesi, 2-Kredinin müştereken kullanılması halinde diğer hak sahiplerinin kredi kullanmaktan vazgeçtiklerini belirten noter onaylı feragatname, 3-SGK hak sahipliği belgesi, 4-Nüfus Cüzdanı fotokopisi,
    5-Konuta ilişkin tapu senedi ve örneği ve yönetmelikte belirtilen diğer belgelerle kredi açılmaktadır.
    Hak sahiplerinin yönetmelikte belirtilen belgelerle krediye aracılık eden banka şubelerine müracaat etmeleri gerekmektedir.(Ziraat Bankası)
    Krediden yararlanacak hak sahibinin belirlenmesi
    MADDE 4 – (1) Hayatlarını kaybedenler için; 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesi ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar kapsamında hayatlarını kaybedenlerden öncelikle; dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse, kredi kullanacak çocuklardan en az birisinin yetim aylığı almakta olması kaydıyla aylık bağlanma koşullarına bakılmaksızın talepte bulunan çocuklarına müştereken, bu kişiler bulunmadığı takdirde de öncelikle anaya olmak üzere ana veya babasını konut sahibi yapmak amacıyla bu Yönetmelik çerçevesinde bir konut ile sınırlı olmak kaydıyla idarece kredi verilir.
    (2) Harp veya vazife malulleri için; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesi ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü olmaları sebebiyle kendilerine aylık bağlananlardan öncelikle; malulün kendisine, faizsiz kredi hakkından yararlanmaksızın ölümü halinde, dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse, kredi kullanacak çocuklardan en az birisinin yetim aylığı almakta olması kaydıyla aylık bağlanma koşullarına bakılmaksızın talepte bulunan çocuklarına müştereken, bu kişiler bulunmadığı takdirde de öncelikle anaya olmak üzere ana veya babasını konut sahibi yapmak amacıyla bu Yönetmelik çerçevesinde bir konut ile sınırlı olmak kaydıyla idarece kredi verilir.
    (3) 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile ilgili mevzuata göre aylık bağlanan malullerden, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenler de faizsiz konut kredisi hakkından 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen öncelik sıralamasına göre yararlanırlar.
    Krediden yararlanmak isteyenlerin kredi talebini belirten bir dilekçe, SGK tarafından verilecek hak sahipliği belgesi, nüfus cüzdanının onaylı örneği, alacağı evin sahibine ait tapu veya onaylı örneği ile Ziraat Bankası şubelerine başvurması gerekmektedir.
    Kredi miktarı her yıl Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ilan edilen tüketici fiyat artışları kadar arttırılır. Krediye faiz uygulanmaz. Kredinin geri ödenmesi, hak sahibinin aylığının 1/4'ü tutarındaki miktarın SGK tarafından kesilmesi suretiyle yapılır. Ayrıca SGK tarafından aylık bağlanan şehit varisleri ile terörle mücadele kapsamında malul olan ve SGK tarafından aylık bağlanan personel TOKİ tarafından yapılan konutlarda, başvuru yapılan il sınırları içinde 5 yıldır ikamet ediyor olmak veya il nüfusuna kayıtlı olmak koşuluyla, kuraya tabi olmadan hak sahibidir. Bu hak dahilinde daha önce TOKİ'den konut ya da kredi alınıp alınmadığına bakılmaz. Konutun % 10'u peşin, kalanı evin teslimini müteakip sabit taksitle 20 yılda ödenir.
    11.Kamu Konutlarından Yararlanma ve Kira Yardımı :
    Lojmana girme hakkı olan Sb., Astsb., Uzm.J.Çvş., Uzm.Erbaşlar ve Sivil Memurların aylığa müstahak dul ve yetimleri faydalanır.
    3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 nci Madde (b) fıkrası gereği; “yurtiçinde ve yurtdışında kamu konutlarından yararlanmakta iken malül olanların kendileri, ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimleri, Kamu Konutları Kanununda gösterilen özel tahsisli konutlarda oturanlar hariç olmak üzere bir yıl süreyle kamu konutlarından yararlanmaya devam ederler. Bu süre sonunda kamu konutundan çıkacaklar ile kamu konutundan yararlanmayanlar ve özel tahsisli konutlarda oturanların istekleri halinde ikametgah olarak kullanacakları yurtiçindeki taşınmazın kira bedeli “ON YIL” süre ile Devletçe karşılanır. Yurtdışındaki özel tahsisli konutlarda oturanların yurtdışı kira bedelleri de istekleri halinde bir yıl süre ile Devletçe karşılanır.”
    12.Konut Kiralamak İçin Yapılacak İşlemler :
    Hak sahibi şehit yakını, olayın 3713 sayılı Terörle Mücadele kapsamında olduğunu gösterir bir belge ve kira yardımından faydalanmak istediğini belirtir dilekçe ile J.Gn.K.lığı Loj.Bşk.lığına müracaat eder.Kiralanacak konutun kullanım alanı (net) 120 m2yi geçemez ve bu alanın tespitinde konut sahibi ile konutu kiralayan arasında yapılan sözleşme esas alınır.
    İkametgah olarak kullanılacak konutlar lüks (sauna, jakuzi, dubleks, tribleks, şöm,ne) olmayan konutlardan seçilir. Büyükşehir Belediyelerinin bulunduğu illerde şehrin bulvar, ana cadde ve iş merkezi yoğunluklu mahalleleri dışında seçilir.Hak sahibi şehit yakını kiralamanın yapıldığı yerdeki belediye başkanlığından konutun rayiç bedelini gösterir bir belge alır. Hak sahibine ödenecek kira bedeli bu rayiç bedelinden fazla olamaz.
    Yakıt, su, elektrik, apartman ve site aidatı gibi ödemeler kira kapsamında olmadığından hak sahibi tarafından karşılanır.Kira sözleşmelerini onaylamaya ve kira bedellerini ödemeye J.Gn.K.lığı personeli için ikamet yerindeki Bölge veya İl Jandarma Komutanlıkları yetkili kılınmıştır.
    13.Nakdi Tazminat :
    2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun, 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 2453 sayılı Yurt Dışında Görevli Personele Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2566 sayılı Bazı Kamu Görevlilerine Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 4536 Sayılı Denizlerde ve Yurt Yüzeyinde Görülen Patlayıcı Madde ve Şüpheli Cisimlere Uygulanacak Esaslara İlişkin Kanun ve 3497 sayılı Kara Sınırlarının Korunması ve Güvenliği Hakkında Kanun kapsamında belirtilen hallerde şehit olanların eş, çocuk, anne ve babalarına en yüksek devlet memuru brüt aylığının (ek gösterge dahil) 100 katı tutarında, anılan Kanunlar kapsamında belirtilen hallerde yaralananlara iş ve güçten geri kalınan süreye göre, malul olanlara ise maluliyet derecelerine göre değişen miktarlarda ilgili Bakanlık (Kuv.K.lıkları için Milli Savunma Bakanlığı, J.Gn.K.lığı ve S.G.K.lığı için İçişleri Bakanlığı) tarafından nakdi tazminat ödenmektedir.
    14.Maaş Bağlanması :
    Sb.,Astsb.,Uzm.J.Çvş.,Uzm.Erbaşların kanuni mirasçılarına 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununa göre hizmet süresi 30 yıldan az olan şehit personelin eşi, çocukları, anne ve babalarına kendi derece kademesi üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi, hizmet süresi 30 yıldan fazla olanlara ise fiili ve itibari hizmet süresi toplamı üzerinden aşağıdaki esaslara göre aylık bağlanır.
    Görevin sebep ve tesiri ile meydana gelen olaylarda şehit olan erbaş ve erlerin kanuni varislerine, şehit personelin tahsil durumuna göre T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce görev aylığı bağlanır. Ancak; terörle mücadele, asayiş ve güvenliğin sağlanması, kaçakçılığın men ve takibi gibi görevlerin dışındaki olaylarda şehit olan erbaş ve erlerin ANNE VE BABALARINDAN MUHTAÇLIK VE 65 YAŞINDAN KÜÇÜK BABALAR İÇİN MALÜLLÜK RAPORU (ÇALIŞARAK HAYATINI KAZANAMAZ ŞEKLİNDE) ALINMASI ŞARTI ARANIR.
    5434 Sayılı Kanunun 64 ncü ve 2330, 2453, 2566, 2629, 3713 Sayılı Kanunlar kapsamındaki görevler ile ayrıca barışta veya olağanüstü hallerde yapılan eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik halinde intikaller sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle şehit olanların dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar, her yıl kademe ilerlemesi, her üç yılda bir derece ilerlemesi işlemine tabi tutulur.
    TC. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunca, olayları itibariyle 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına alınarak maaş bağlanan Şehit Sb (Yd.Sb. Dahil)., Astsb., Uzm.J., Uzm.Erbaşların dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan az olmayacak şekilde Emekli Sandığınca ödenir.
    5434 Sayılı Kanunun 64 ncü maddesinin (a,b,c,ç,d,e) fıkralarında açıklanan durumlardan dolayı veya 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun kapsamında mütalaa edilen görevler nedeniyle malül olanların vefatı halinde; baba ve annelerine (geride eş ve çocuklarının kalması hali de dahil) MUHTAÇLIK ŞARTI aranmaksızın vefat tarihini takip eden aybaşından geçerli olarak aylık bağlanır. Bağlanan aylıklar eş ve çocukların aylıklarını azaltmaksızın hazineden karşılanır. Babaya bağlanan aylık, ana ve babaya eşit şekilde paylaştırılarak ödenir.
    15.Emekli İkramiyesi :
    3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu kapsamına giren olaylar nedeniyle hayatlarını kaybetmiş olanların dul ve yetimlerine en yüksek Devlet memuru aylığı üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. (ERBAŞ VE ERLER HARİÇ)
    3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu kapsamı dışındaki olaylar nedeniyle hayatlarını kaybetmiş olanların dul ve yetimlerine ise, şehidin görevde iken almakta olduğu aylığının hizmet süresi ile çarpımı kadar emekli ikramiyesi ödenir (ERBAŞ VE ERLER HARİÇ)
    16.Bayrak Verilmesi :
    TSK Tören Yönergesi uyarınca; şehitlerin tabutları üzerine sarılan bayraklar özel kutusu içerisinde, eşi, en büyük erkek evladından başlayarak çocukları, baba veya annesi, sırasına göre kanuni mirasçılarına verilir.
    17. Madalya ve Berat Verilmesi :
    24.10.1983 tarihli ve 2933 Sayılı Madalya ve Nişanlar Kanununun uygulamasına yönelik 7.8.1988 tarihli ve 19892 Sayılı Devlet Madalya ve Nişanları Yönetmeliği hükümlerince, Devlet Övünç Madalyası; Yurtiçinde veya dışında gösterdiği sorumluluk ve görev anlayışı içinde feragat ve fedekarlık, başarı ve yararlık dolu çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti adına haklı gurur kaynağı teşkil ederek malül olanlara ve şehit olan kişilerin, ilgili yönetmeliğin 12 nci maddesinde belirtilen mirasçılarına verilen madeni ve altın kaplama semboldür. Bu madalya ilgili bakanın teklifi, Bakanlar Kurulunun onayı ve Cumhurbaşkanının tevcihi ile verilir.
    2933 sayılı Madalya ve Nişanlar Kanunu’nda belirtilen görevler (emniyet, asayiş, terörle mücadele ve benzeri) sonucu şehit/malul olarak gösterdiği sorumluluk ve görev anlayışı içinde feragat ve fedakarlık, başarı ve yararlılık dolu çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti adına haklı gurur kaynağı teşkil eden Birlik K.lığının teklifiyle Devlet Övünç Madalyası verilir.
    18.Askerlikten Muaf Tutulması :
    1111 sayılı Askerlik Kanunu hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getirmekte iken hayatını kaybedenler ile maluliyet aylığı almasını gerektirecek şekilde malul olanların anne/babasının müşterek olarak talep ettiği veya anne/babasından biri ölmüş ise sağ olanın talep ettiği kardeşlerinden biri, istekli olmadıkça silah altına alınmaz veya silah altında ise terhis edilir. Anne/babanın müştereken anlaşamadıkları veya her ikisinin de ölmüş olması durumunda; öncelikle silah altında olan kardeşi var ise istekli olması halinde terhis edilir, silah altında olan kardeşi yok ise ya da silah altında olan kardeşi terhis olmak istemez ise askerlik hizmet sırası gelen ilk kardeş istekli olmadıkça silah altına alınmaz.
    Ayrıca yine 1111 sayılı Kanun hükümlerine göre; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında hayatını kaybeden yükümlülerin kendilerinden olma erkek çocukları ile aynı anne/babadan olan kardeşlerinin tamamı, istekli olmadıkça silah altına alınmaz ve silah altındakiler istekleri halinde terhis edilir.
    Bu haktan 1076 sayılı Kanuna tabi yedek subaylar ile, 1111 sayılı Kanuna tabi erbaş/erlerin çocukları ve kardeşleri yararlanır. Bu haktan yararlanmak için hak sahiplerinin kayıtlı bulundukları Askerlik Şubesi Başkanlığına dilekçe ile başvurmaları gerekmektedir.21.Şehit
    19.Yakın Bir Yerde Askerlik Hizmetini Yapması
    TSK Erbaş ve Er İşlemleri Yönergesi uyarınca; askerlik hizmetini yapmakta iken şehit/malul olan kamu personelinin askerlik hizmeti yapacak kardeş ve çocuklarının dağıtımları mümkün olduğu kadar ikamet ettikleri yere yakın birlik, kurum ve karargahlara yapılır.
    Bu haktan yararlanmak için; hak sahibi veya ailesinin öncelikle Askerlik Şubesi Başkanlığına, bu başvuru için geç kalınmışsa, eğitim birliğine veya oğlun/kardeşin mensup olduğu Kuv.K.lığına dilekçe, vukuatlı nüfus kayıt örneği ve şehit belgesi ile başvurması gerekmektedir. Bu talep askerliğin her safhasında yapılabilir.
    20.Hastanelerden Yararlanma :
    Maaş bağlanan eş, çocuk, anne ve babalar başka bir sosyal güvenlik kurumunun sağlık hizmetlerinden faydalanmıyorsa, bunların tedavi giderleri T.C.Emekli Sandığı’nca ilgili mevzuat hükümlerine göre karşılanır ve sağlık karneleri için T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne veya bağlı bulunan Bölge Müdürlüklerine başvurulur.
    İç Hizmet Kanununun 70 nci maddesine göre; harp ve vazife malullüğünü gerektiren sebeplerden dolayı ölen yedek subay, erbaş ve erlerin aylık almaya müstahak dul ve yetimleri de askeri hastanelerden istifade ederler.
    21.Tütün ve Alkol Ürünlerinin Satış Bedellerinden Pay Verilmesi
    Harp / vazife malulleri ve malul gazilere Emekli Sandığı Kanunu’nun Ek 79’uncu maddesi gereğince ek ödeme yapılır. Ödenecek miktar, T.C. SGK Emekli Sandığınca belirlenen sakatlık derecesine göre hesaplanarak yılda bir defa ödenir. Ödeme, aylık bağlanmasına esas olay tarihinden geçerli olarak müteakip yılın en geç ilk üç ayı içinde yapılır. Bu ödeme maaş bağlanma tarihi ile o yılın Aralık ayı sonuna kadar geçen süre için yapılır. Ay farkları yıllık miktarın on ikiye bölünmesi suretiyle hesaplanır.
    Harp ve vazife malullerine hayatta bulundukları sürece ödeme yapılır. Malulün ölümü halinde ise ölen malulün en son yılda aldığı pay tutarının 5 katı bir defaya mahsus olmak şartıyla dul ve yetim aylığı bağlanacaklara eşit miktarda paylaştırılmak suretiyle yardım olarak ödenir ve
    22.ÖZEL KREŞ VE GÜNDÜZBAKIMEVLERİNDEN ÜCRETSİZ YARARLANMA
    Şehit ve malul gazi çocukları özel kreş ve gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerinden, yapılacak sosyal inceleme sonucu uygun bulunması halinde ücretsiz yararlandırılmaktadırlar. Bu konuda başvuruların Aile ve Sosyal Politikalar İl ve İlçe Müdürlüklerine yapılması gerekmektedir.
    23. TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezinden Yararlanma:
    TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezinde (Lodumlu-Ankara) başta malul gaziler olmak üzere hak sahibi tüm TSK personeli ve ailelerine hizmet verilmektedir. Merkezde malul gazi personelin, her türlü ortopedik (eklem hareket kısıtlıkları, ampüteler, ortez ve protez uygulamaları, sekel bırakan nitelikte romatizmal hastalıklar, yürüyüş bozuklukları ve diğer ağrılı kas iskelet sistemi hastalıkları vs.) ve nörolojik (omurilik yaralanması, beyin hasarı, inme, sinir sistemi hastalıkları vs.) rahatsızlıklarının rehabilitasyonu yapılmaktadır.
    Bakıma muhtaç malul gaziler için 50 yataklı bakım merkezi ile Ankara dışından gelmiş hastalar ve refakatçileri için 50 yataklı otel merkez bünyesinde hizmet vermektedir.
    24. İlköğretim ve Ortaöğretimde Parasız Yatılı veya Burslu Öğrenci Okutma ve Bunlara Yapılacak Sosyal Yardımlar :
    2684 Sayılı Kanunun 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre; durumları 5434 sayılı TC Em.San. Kanununun 65 inci maddesinin (d) fıkrası, 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2453 Sayılı Yurtdışında Görevli Personele Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına uyan kişilerin çocuklarından, Milli Eğitim Bakanlığınca tespit edilecek kontenjan kadarı sınavsız olarak parasız yatılı öğrenciliğe alınırlar.
    Ancak bu gibi öğrencilerden özel giriş sınavı ve kayıt kabul şartları bulunan eğitim/öğretim kurumlarına alınacakların, bu kurumların kayıt/kabul şartlarını taşımaları ve sınavlarını kazanmaları gerekmektedir.
    25.Askeri Okullara Girişte İlave Kontenjan Uygulaması) :
    Giriş koşullarını taşıyan şehit çocuklarına ilave puan veya kontenjan verilmek suretiyle öncelik sağlanmaktadır. Bu haktan istifade edebilmek için alım yapılacak yılın başvuru kılavuzlarında belirtildiği şekilde hareket edilmesi gerekmektedir.
    26.Şehit Sb./Astsb./Uzm.J./Uzm.Erb. Şahsi Tabancalarının Varislerine Devri :
    Tabancayı adına tescil ettirecek varis, veraset ilamı ve 18 yaşından büyük varislerden alacağı noterden onaylı feragatname ile J.Gn.K.lığı Lojistik Başkanlığına müracaat eder. Buradan verilecek menşei belgesini aldıktan sonra ruhsat için Jandarma Bölgesinde ikamet edenler İl Jandarma Komutanlıklarına, diğerleri ise İl Emniyet Müdürlüklerine başvurur.
    27.TSK.Ali ÇETİNKAYA İlk Kurşun Rehabilitasyon Merkezi’nden Yararlanma :
    Balıkesir İli, Ayvalık İlçesinde dört yıldızlı bir otel konumunda olan, TSK Ali ÇETİNKAYA İlk Kurşun Rehabilitasyon Merkezi, şehit ailesine (eş/çocuk/anne/ baba) oniki ay boyunca hoşça vakit geçirilebilecekleri güzel bir tatil imkanı sunmaktadır.
    Tesisten faydalanan şehit erbaş/er ailesinin (eş/çocuk/anne/baba) gidiş-dönüş yol paraları (otobüs/tren bilet ücreti veya özel aracıyla gelenlere şehirlerarası belediye rayici dikkate alınarak) ve tesisteki tabldot usulü yemek paraları (sabah/öğle/akşam) TSK.Mehmetçik Vakfı bütçesinden Rehabilitasyon Merkez K.lığınca karşılandığından, tesisten yararlanan şehit ailesine ücretsiz bir tatil geçirme imkanı sunulmaktadır.
    Tesisten faydalanmak için KKK lığı Per.İşl.D. Bşk.lığı (Yücetepe/ANKARA) adresine dilekçe ile müracaat edilmesi gerekmektedir. (Dilekçe örnekleri As.Ş.Bşk.lığı ile en yakın Askeri Birlik K.lığından temin edilebilir.)
    28. Elektrik İndirimi
    SGK Emekli Sandığı Genel Md.lüğünce kendilerine maaş bağlanan muharip ve malul gaziler ile hayatını kaybeden gazilerin dul eşlerinin ikamet ettikleri konutta tükettikleri elektrik enerjisine % 40 indirim uygulanmaktadır. Bu imkandan yararlanmak isteyenlerin, bağlı oldukları Elektrik Dağıtım Müessesesine, SGK Emekli Sandığınca verilen “maaş bordrosu” ile müracaat edilmesi ve bu haktan devamlı olarak yararlanabilmek için her yıl Ocak ayında aynı belgenin Elektrik Dağıtım Müessesesine onaylatılması gerekmektedir.
    29.Su İndirimi :
    1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun gereğince; şehit dul/yetimi sıfatıyla aylık bağlananlar ile malul gazilere, belediyelerce tahakkuk ettirilecek su ücretinde % 50'den az olmamak koşuluyla indirim uygulanmaktadır.
    3713 ve 2330 sayılı Kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 56, mülga 45 ve 64. Maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47. Maddesi kapsamından yararlananlar ile 1005 sayılı Kanun kapsamında Şeref Aylığı alan Gazilerimiz bu imkandan yararlanmaktadırlar.
    Su ücreti indiriminden yararlanmak isteyenlerin, su sayaçlarının üzerlerine kayıtlı olması şartıyla, nüfus cüzdanı fotokopisi ve ikamet edilen evin abone numarasını gösterir belge ile birlikte her yıl Ocak ayı içerisinde ilgili Belediye Başkanlıklarına başvurmaları gerekir.
    30.Mesken Vergisinden Muafiyet :
    Şehitlerin dul ve yetimleri, yurtiçinde 200m2yi geçmeyen tek eve sahip olmaları halinde bina vergisinden muaf olurlar. (2003/6576 Sayılı Kararname)
    31.Huzurevi Hizmeti:
    Huzurevleri ile huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezleri yönetmeliğinin 62. maddenin c bendi kapsamında 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca aylık bağlanan kişiler, bu gelirlerinden başka hiçbir yerden geliri olmadığını belgelemesi durumunda, varsa eşleri ile birlikte ücretsiz kabul edilir.Gazilerimiz Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı huzurevlerinden ücretsiz yararlanabilmektedir.
    32.Ordu Evlerinden Yararlanma;
    Şehit subay, yedek subay, astsubayların dul ve yetimleri (eş,çocuk, baba ve anne) kendilerine verilen TSK Kimlik Kartı ile Orduevleri ve Sosyal tesislerden istifade edebilirler.
    TSK’de görev yaparken şehit olan yedek subayların (3713 sayılı Kanun kapsamında olmayanlar) aile fertlerinin talepleri halinde, orduevi günübirlik giriş kartı vermeye yetkili makamlarca yapılacak incelemeyi müteakip uygun görülenlere “ORDUEVLERİ GÜNÜBİRLİK GİRİŞ KARTI” verilir.
    33.Şehit Personel Çocuklarının Özel Öğretim Kurumlarından Ücretsiz Yararlanma :
    Öncelik şehit çocuklarında olmak üzere şehit ve malul gazi personel çocukları %1 oranında özel eğitim kurumlarından ücretsiz istifade ederler.
    34.Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünce Bayilik Ruhsatı Verilmesi :
    İdarece, yerleşim yerlerinde bayilik verme ihtiyacının bulunması halinde baş bayiler ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun değişik 21 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılanlara bir yıldır faaliyet gösterme şartı aranmaksızın ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre çalışma gücünün en az yüzdekırk (%40) ını kaybetmiş olanlardan bu maddedeki diğer koşulları taşıyan gerçek kişilere kura çekilişine tabi tutulmaksızın öncelik tanınır.
    35.Elektronik Ortamda İlköğretim Okullarına Kayıt :
    Milli Eğitim Bakanlığınca çıkarılan 2007/45 numaralı Genelge ile; ilköğretim kurumlarına kaydedilecek veya okullar arasında nakledilecek şehit çocuklarına, talepleri halinde istedikleri okullarda öğrenim görebilme imkanı sağlanmıştır.
    36.Tüp Bebek Uygulamaları :
    Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sağlık Uygulama Tebliğinde yapılan değişiklik ile tüp bebek tedavisinde deneme sayısı 2’den 3’e çıkmış ve 3. denemede katılım payı yüzde 20'ye düşürülmüştür.
    İkinci evliliklerinden çocuk sahibi olamayan kişilerin daha önceki evliliklerinden çocuğunun olmaması şartı kaldırılarak onlara da tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olma olanağı sağlanmıştır.
    Ayrıca harp/vazife malulleri ve eşleri ile gazi ve eşlerine yönelik olarak Genel Sağlık Sigortası kapsamındaki diğer kişilere uygulanan; tüp bebek tedavisinden son üç yıl içerisinde tedaviden yanıt alamama ile 5 yıl ve 900 prim gün sayısı koşulu kaldırılmıştır. Böylece tüp bebek uygulamaları için bu gruba ayrıcalık sağlanmıştır.
    37.VERGİ İNDİRİMİ:
    193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 3239 sayılı Kanunla değişik 311’nci maddesi gereğince herhangi bir kamu veya özel kuruluşta çalışan, sakatlık derecesi % 40 ve daha fazla (çalışma gücü asgari %80’nini kaybetmiş meslek erbabı 1 nci sakat, %60 nı kaybetmiş meslek erbabı 2 nci derece sakat, %40 ını kaybetmiş olan meslek erbabı 3 ncü derece sakat sayılır.) olan personel, vergi indiriminden yararlanır(1 nci derece sakat için 680, 2 nci derece sakat için 330, 3 ncü derece sakat için 160 sakatlık indirimi uygulanır.). Bu maksatla malul personel , aşağıda belirtilen belgeler ile birlikte çalıştığı kurumun veya iş yerinin bulunduğu yerdeki Defterdarlık Gelir Müdürlüğü, Vergi Dairesi Müdürlüğü veya Mal Müdürlüğüne başvurması gerekir.
    38.MESKEN VERGİSİ MUAFİYETİ:
    1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu hükümlerine göre, şehitlerin dul/yetimleri ile gazilerin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2‘yi geçmeyen tek meskeni (intifa hakkına sahip olunması dahil) olması halinde, bu meskenlere ait vergi oranlarını sıfıra indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Vergi indirimi uygulamasından yararlanmak için konutun bulunduğu yerdeki Belediye Başkanlıklarına başvurulmalıdır.
    39.MİLLİ PİYANGO BAYİLİK:
    İdarece, yerleşim yerlerinde bayilik verme ihtiyacının bulunması halinde baş bayiler ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun değişik 21 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılanlara bir yıldır faaliyet gösterme şartı aranmaksızın ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre çalışma gücünün en az yüzde kırk (% 40) ını kaybetmiş olanlardan bu maddedeki diğer koşulları taşıyan gerçek kişilere kura çekilişine tabi tutulmaksızın öncelik tanınır.
    40.SOSYAL TESİSLERDEN YARARLANMA:
    2006/16 sayılı Başbakanlık Genelgesi gereğince; şehitlerimizin eş, anne, baba ve çocukları ile gaziler, harp ve vazife malulleri, bunların eş, anne, baba ve çocuklarının kamu kurum ve kuruluşlarına ait misafirhane ve sosyal tesislerden bu kurum ve kuruluşların kendi personeline uyguladığı ücret tarifesine göre yararlandırılır.
    41. İDARİ İZİNLİ SAYILMA:
    2005/27 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile; 18 Mart Şehitler Gününde yapılacak etkinliklere rahatlıkla katılabilmelerini sağlamak amacıyla kamu kurum/ kuruluşlarında çalışan şehit dul ve yetimleri ile anne, baba ve kardeşlerinin 18 Mart Şehitler gününde idari izinli sayılmışlardır. Ayrıca 19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜNDE DE İDARİ İZİN VERİLMİKTEDİR.
    42.Şeref Aylığı :
    1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında, milli mücadeleye iştirak eden ve bu sebeple kendilerine İstiklal Madalyası verilmiş bulunan Türk vatandaşları ile 1950 yılında Türk Tugayının Kore'ye ayak bastığı Ekim ayında başlamak ve 1953 yılı Pan-Munjon Ateşkes Anlaşmasına kadar Kore'de fiilen savaşa katılmış olan Türk Vatandaşlarına ve 1974 yılında Temmuz 1 inci ve Ağustos 2 nci Barış Harekatına Kıbrıs'ta fiilen görev alarak katılmış olan Türk Vatandaşlarına, hayatta bulundukları sürece, vatani hizmet tertibinden 5750 gösterge rakamının her yıl Bütçe Kanunu ile tespit edilen memur maaş katsayısı ile çarpılmasından bulunacak miktarda aylık bağlanır. Hak sahibinin ölümü halinde bu aylık dul eşe % 75 oranında bağlanır, ancak dul eşin tekrar evlenmesi halinde kesilir. Vatani hizmet tertibinden bağlanan aylıklar hiç bir suretle haczedilemez.
    2.) Yukarıda belirtilenlerden herhangi bir geliri ya da sosyal güvencesi olmayanlar için, bir işte de çalışmadığını belgelemek suretiyle yazılı talepte bulunan hak sahiplerinin aylıkları ise taleplerinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden aydan geçerli olmak üzere ve bu durumları devam ettiği müddetçe 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan 30 günlük net asgari ücret tutarı (dul eşler için bu tutarın % 75'i) esas alınarak ödenir.
    43.Müsabaka Yerlerine Girme:
    Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Müsabaka Yerlerine Serbest Giriş Yönetmeliği hükümlerine göre söz konusu Genel Müdürlük tarafından çıkarılan talimatlar uyarınca;
    Uygulamalar Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne ait olup, spor kulüplerine veya kamu kurum ve kuruluşlarına protokol karşılığında devredilen, kiralanan veya süreli kullanım hakkı tesis edilen stadyumlara, gazilerin girmesi için her türlü tedbir alınır ve gereken kolaylık gösterilir.
    44.Şehit Çocuklarına Ödenen Aylıklar ve Evlenme Yardımı :
    5434 sayılı Kanunun 74 ve 75'inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 34'üncü maddesine göre; şehit personelin vefat tarihinde, evli bulunmayan kız çocuklarına aylık bağlanır. Evlenme nedeni ile aylığı kesilmiş olanlardan sonradan boşanan veya dul kalanların da eski aylıkları bağlanarak ödenir. Ölüm tarihinde evli olmaları sebebiyle aylık bağlanmamış kız çocuklarından bilahare boşanan veya dul kalanlara da bu tarihleri takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.
    Şehit personelin vefat tarihinde 18 yaşını, ortaöğrenim yapmakta ise 20 ve yükseköğrenim yapmakta ise 25 yaşını doldurmamış erkek çocuklarına (SGK Sağlık Kurulunca belirlenen oranda malul olduğu anlaşılanlarda yaş kaydı aranmaksızın) aylık bağlanır. Ortaöğrenimi bitirdikten sonra ve 20 yaşını doldurmadan önce ilk ders yılında yükseköğrenime başlayan erkek çocukların aylıkları aralıksız ödenir. Ortaöğrenimi bitirdikten sonra yükseköğrenime devam edebilmek için yurt dışında yabancı dil öğreniminde geçen sürenin en çok bir yılı ile lisans üstü uzmanlık öğrenimlerinde geçen sürelerin tamamı yükseköğrenimden sayılır.
    5510 sayılı Kanunun hükümleri gereğince; evlenmeleri nedeniyle, gelir veya aylıklarının kesilmesi gereken kız çocuklarına talepte bulunmaları halinde almakta oldukları aylık veya gelirlerinin iki yıllık tutarı evlenme ödeneği olarak bir defaya mahsus olmak üzere SGK tarafından peşin ödenir.
    SGK tarafından sağlanan haklarla ilgili detaylı bilgi http://www.sgk.gov.tr adresinden alınabilir.
    45.Aylıkların Kesilmemesi :
    Terörle mücadele kapsamında malul olan personelin devlet memuru olarak yeniden çalışmaya başlaması halinde, (halen 5434 sayılı Kanuna göre göreve devam edenler dahil) daha önce bağlanmış olan malullük aylıkları kesilmeden ödenmeye devam edilir.
    46. Silah Bulundurma ve Taşıma Yetki Belgelerinin Vergi ve Harç Muafiyeti
    6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun gereğince; harp malulü olanlar ile 2330, 2453, 2566, 2629 ve 3713 sayılı Kanunlar kapsamında şehit olanların anne, baba, eş ve çocuklarına bu kişilerden intikal eden ateşli silahlar ile malul olanlara ait ateşli silahların taşınmasına veya bulundurulmasına yetki veren kayıt ve belgeler her türlü resim, vergi ve harçtan muaftır.Ayrıca yine 6136 sayılı Kanun gereğince barışta veya olağanüstü hallerde iç güvenlik ve asayişin sağlanması amacıyla yürütülen her türlü faaliyet, eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik veya grup halinde intikaller sırasında bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle vefat edenler ile malul olanlardan (erbaş/er dahil) intikal eden silah bulunmaması durumunda; bunların ana, baba, eş ve çocuklarından sadece birinin, bir ateşli silahla sınırlı olmak kaydıyla, silah taşımasına veya bulundurmasına yetki veren kayıt ve belgeler her türlü resim, vergi ve harçtan muaftır.
    47.Hususi damgalı pasaport :
    5682 sayılı Pasaport Kanununa göre; aylıkları, emsalleri esas alınarak yükseltilmesi suretiyle 1, 2 veya 3'üncü maaş derecesine gelen şehit eşlerine, vazife/harp malullerinin kendilerine ve eşlerine ve bunların yanında yaşayan, evli bulunmayan ve iş sahibi olmayan kız çocuklarına ve yine yanında yaşayıp reşit olmayan erkek çocuklarına talepleri halinde diğer şartları da taşımaları kaydıyla "Hususi Damgalı Pasaport" verilmektedir.
    T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 2009/18 sayılı Genelgesi uyarınca; 5434 sayılı Kanunun Ek 77'nci maddesinin son fıkrasına istinaden, şehit ebeveynin hakkından dolayı hususi damgalı pasaport almak isteyen kız/erkek çocuklarının talepleri, yanında yaşama şartı aranmaksızın ve ayrıca hayatını kaybeden ebeveyninden dolayı maaş alıyor olsa bile; ebeveynin hakkından dolayı hususi damgalı pasaport almak isteyen 18 yaşından büyük kız çocuklarının talepleri yerine getirilir.
    Hususi Damgalı Pasaport almak isteyenlerin; bağlı bulunduğu Kuv.K.lığından alacakları derece ve kademe gösterir belge, şehit/malul belgesi ve Emniyet Müdürlüklerinden istenecek diğer belgeler ile bulundukları yerdeki İl Emniyet Müdürlüklerine başvurmaları gerekir.
    48.Müze ve ören yerlerinden ücretsiz istifade etme :
    Şehit dul ve yetimleri ile gaziler; "Müze ve Ören Yerlerine Girişlerde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Yönergesi" esaslarına göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait tarihî ve turistik yerlerden ücretsiz olarak istifade edebilmektedir.
    49.Devlet tiyatrolarından ücretsiz istifade etme :
    Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünce, sezon boyunca gazi, şehit dul ve yetimlerine oyunlar, ücretsiz olarak izlettirilmektedir.
    Konuyla ilgili bilgi http://www.devtiyatro.gov.tr adresinde yer almaktadır.
    50.Şehit yakınları ve gazilere maaş bağlanması ile ilgili işlemler için başvuru kurumu
    Şehit yakınları ve gazilere maaş bağlanması ile ilgili işlemler için istenen belgelerle birlikte kendi kurumuna müracaat ederler. Kurumları gerekli belgeleri tamamladıktan sonra dosyalarını Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne(Mithat paşa Cad. No:7 Kızılay-ANKARA) gönderirler.
    51.Vazife Malulü Aylığı :
    5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre subay, astsubay, uzman jandarma, sivil memur, uzman erbaş ve erbaş/erlerin vazife malullüğünü gerektiren sebeplerle hayatlarını kaybetmeleri halinde; hizmet süresi 30 yıla (10.800 güne) kadar olanlara 30 yıl (10.800 gün) hizmet yapmış gibi, hizmet süresi (30) yıldan fazla olanlara ise fiili ve itibari hizmet süresi toplamı üzerinden aylık bağlanır. Vazife malullüğü gerektiren sebeplerle malul olan subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlara hizmet süresi ve malullük derecesi üzerinden, erbaş/erlere ise öğrenim durumlarına göre hesaplanan miktarlarda aylık bağlanır.
    SGK tarafından sağlanan haklarla ilgili detaylı bilgi http://www.sgk.gov.tr adresinden alınabilir.
    52.Emsal Aylığı :
    3713 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanan şehit subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşların dul ve yetimleri ile malul olan subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşlara bağlanan aylıklar, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan az olmayacak şekilde SGK tarafından ödenir.
    SGK tarafından sağlanan haklarla ilgili detaylı bilgi http://www.sgk.gov.tr adresinden alınabilir.
    53.Devlet Övünç Madalyası :
    24.10.1983 tarihli ve 2933 Sayılı Madalya ve Nişanlar Kanununun uygulamasına yönelik 7.8.1988 tarihli ve 19892 Sayılı Devlet Madalya ve Nişanları Yönetmeliği hükümlerince, Devlet Övünç Madalyası; Yurtiçinde veya dışında gösterdiği sorumluluk ve görev anlayışı içinde feragat ve fedekarlık, başarı ve yararlık dolu çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti adına haklı gurur kaynağı teşkil ederek malül olanlara ve şehit olan kişilerin, ilgili yönetmeliğin 12 nci maddesinde belirtilen mirasçılarına verilen madeni ve altın kaplama semboldür. Bu madalya ilgili bakanın teklifi, Bakanlar Kurulunun onayı ve Cumhurbaşkanının tevcihi ile verilir.
    54.Yüksek Öğretimde Katkı Payı ve Öğrenim Ücreti Alınmaması
    31 Ağustos 2013 tarihli ve 28751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2013/5172 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları gereğince; 5510 sayılı Kanun’un 47 inci maddesi ile 2330, 2453, 2629 ve 3713 sayılı Kanunlar kapsamındaki görevlerini yürütürken hayatını kaybedenlerin eş ve çocuklarından, 3713 sayılı Kanun kapsamında malul olanlar ve 1005 sayılı Kanun kapsamında şeref aylığı alanların kendileri ile eş ve çocuklarından yüksek öğrenim öğrenci katkı payı ve öğrenim ücreti alınmamaktadır.
    Şehit ve gazi çocukları ile gazilerin; bu haktan yararlanmak için durumlarını gösterir belge ile öğrencisi oldukları üniversitenin ilgili birimlerine başvurmaları gerekmektedir. Öğrencinin anne/babasının şehit/gazi olduğunu gösterir belge, personelin mensubu olduğu Kuv.K.lığı, J.Gn.K.lığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nca verilmektedir.
    55.Özel Öğretim Kurumlarından Ücretsiz Yararlanma :
    Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği hükümleri uyarınca, özel öğretim kurumları, öğrenim gören öğrenci sayısının % 3’ünden az olmamak üzere ücretsiz öğrenci okutmakla yükümlüdür ve ücretsiz okutmada şehit ve malul gazi çocuklarına öncelik verilir. Özel Öğretim Kurumlarında ücretsiz okumak için başvuracak öğrenci/kursiyerlerin bir önceki sınıfını geçmiş olması ve davranış notunun indirilmemiş olması şartları aranır.
    19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 sayılı Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik sonucu 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
    “Ücretsiz okutmada; 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı, mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi kapsamında harp veya vazife malulü sayılanların ilk ve orta öğretim çağındaki çocukları ile haklarında korunma, bakım veya barınma kararı verilen çocuklara öncelik verilir.”
    Bu haktan yararlanmak isteyenlerin İl Milli Eğitim Müdürlüklerine ya da ilgili özel öğretim kurumuna başvurmaları gerekmektedir.
    56.Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna (YURTKUR) Bağlı Yurtlardan, Yüksek Öğrenim Kredilerinden Öncelikle Yararlanma ve Burs Verilmesi
    2330 sayılı Kanun ve Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği hükümlerince, 2330 sayılı Kanun kapsamında giren görevler esnasında şehit olan ya da çalışamayacak derecede sakat kalanların çocukları devlete ait yurtlar ile öğrenim kredileri ve burslardan öncelikle yararlandırılırlar. Ayrıca bu çocuklardan, devlete ait yurtlarda kalmaları halinde kendilerinden yurt ücreti ve depozito alınmamaktadır. Her öğrenim dönemi içinde iki defa sınıfta kalanlar bu haklarını kaybetmektedir.YURTKUR burs ve kredileriyle ilgili olarak;
    1. Başarılı ve ihtiyaç sahibi öğrencilere verilen burslar karşılıksızdır.
    2. Öğrencileri maddi yönden desteklemek, sosyal ve kültürel gelişmelerini kolaylaştırmak amacıyla verilen öğrenim kredileri geri ödemelidir.
    3. Burs alan öğrenciye öğrenim kredisi, öğrenim kredisi alan öğrenciye ise burs verilmemektedir.
    Şehit ve gazi çocuklarının; yurt, burs ve öğrenim kredilerinden yararlanmak için öğrenci seçme ve yerleştirme sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından, durumlarını gösterir belge ile YURTKUR'a başvurmaları gerekmektedir. Öğrencinin anne/babasının şehit/gazi olduğunu gösterir belge, personelin mensubu olduğu Kuv.K.lığı, J.Gn.K.lığı ve S.G.K.lığınca verilmektedir. Başvurular kurumun internet adresinden de yapılabilmektedir. Yurtlar, krediler ve burslar ile ilgili detaylı bilgi http://www.kyk.gov.tr adresinden alınabilir.
    57.İlköğretim ve ortaöğretim okullarına elektronik ortamda kayıt işlemleri :
    Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürlüğü'nün 2009/30 sayılı Genelgesi uyarınca, ilköğretim okullarına kayıt yaptıracak muharip gazi çocuklarının öncelikle merkezi sistemle ikametgahına en yakın ilköğretim okuluna yapılır. Daha sonra bu öğrenciler nakil yoluyla istedikleri okula gidebilir.
    Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'nün 2009/51 sayılı Genelgesi uyarınca, ortaöğretim okullarına kayıt yaptıracak muharip gazi çocuklarının, durumlarını belgelemeleri halinde, istedikleri genel veya meslek liselere kayıtları yapılır.
    58.Muharip Gazi Çocuklarının Askeri Okullara Alınmasında Öncelik :
    TSK bünyesinde görev yapmakta iken muharip gazi olanların çocuklarına, askeri okullara girişte, giriş koşullarını sağlamaları halinde ek puan veya kontenjan verilerek öncelik sağlanır.
    Bu haktan yararlanmak isteyenler; alım yapılacak yılın başvuru kılavuzlarında belirtildiği şekilde hareket ederek, ilgili Askeri Okul K.lıklarına başvuruda bulunur.
    59.Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından her yıl bir defaya mahsus yapılan yardımlar:
    3713 ve 2330 sayılı Kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 56, mülga 45 ve 64. Maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47. Maddesi kapsamından yararlananlara bu imkan sağlanmıştır.
    5510 ve 5434 sayılı Kanunlar gereğince; harp/vazife malullüğünü gerektiren sebeplerle hayatını kaybeden ya da harp/vazife malulü olan personelin;
    1. Dul/yetimlerine ya da kendilerine SGK tarafından aylık bağlanmasına esas olan tarihten geçerli olmak üzere, başvuru tarihini izleyen yılın en geç ilk üç ayı içinde ve takip eden her yıl ek ödeme yapılır. İlk ödeme maaşa bağlanma tarihi ile o yılın Aralık ayı sonuna kadar geçen süre için yapılır. Ay farkları yıllık miktarın on ikiye bölünmesi suretiyle hesaplanır. (5434 sayılı Kanun, Ek Madde:79) Malulün ölümü halinde, en son yılda aldığı pay tutarının 5 katı bir defaya mahsus olarak dul/yetim aylığı bağlanacaklara eşit miktarda paylaştırılmak suretiyle yardım olarak ödenir ve kesilir.
    2. Ayrıca çocuklarına, ilköğretim öğrencileri için (1250), lise öğrencileri için (1875) ve yüksek öğrenim öğrencileri için (2500) gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar her yıl eğitim ve öğretim yardımı yapılır. Bu yardımlar, 01 Eylül-31 Aralık tarihleri arasında yılda bir kez olmak üzere ve ilgili eğitim öğretim yılında öğrenci olduklarını gösterir belge ile müracaat edenlere, başvurularını izleyen ay içinde SGK tarafından toptan ödenir.
    60. Sağlık Hizmetlerinden Katılım Payı ve İlave Ücret Alınmaması:
    5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca harp malullüğü aylığı ile 2330 ve 3713 sayılı Kanunlar kapsamında aylık alanlar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilerden sağlık hizmetleri katılım payı alınmamaktadır.
    3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren olaylar nedeniyle vazife malullüğü aylığı alan malul personel (erbaş/er dahil) ile bakıma muhtaç vazife ve harp malullerinin sağlık kurulu raporu ile ihtiyaç duydukları her türlü ortez/protez ve diğer iyileştirici araç/gereçler, herhangi bir katılım payı veya fark alınmaksızın ve kısıtlama getirilmeksizin SGK tarafından karşılanır. Bu kapsamda bedelleri karşılanacak ürünlerin yenilenmesine dair usul ve esaslar SGK tarafından belirlenmektedir.
    61.Puan ve kontenjan şartı aranan liselerde nakil uygulaması :
    Anadolu Liseleri, Anadolu Öğretmen Liseleri, Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri ve İmam-Hatip Liselerinde öğrenim görmekte iken şehit veya gazi çocuğu durumuna düşen öğrencilerin nakilleri, istemeleri ve durumlarını belgelendirmeleri hâlinde bir defaya mahsus olmak üzere boş kontenjan ve puan şartı aranmaksızın istedikleri farklı bir yerleşim yerindeki aynı kapsamdaki okullardan birine yapılmakta, nakilleri yapılan öğrencilerin yerleştirme puanı, nakil gidilen okulun nakillere esas taban puanı ve kontenjanında dikkate alınmamaktadır.
    62.Vakıflar Genel Müdürlüğünce Burs :
    Vakıflar Genel Müdürlüğünce, belirlenecek öğrencilere tutarı Genel Müdürlükçe tespit edilen tutarlarda burs verilmektedir. Burstan yararlanmak isteyen öğrencilerin, burs başvuru formu, okul idaresinden alınacak öğrenci belgesi, iki adet vesikalık fotoğraf ve nüfus cüzdanı fotokopisi ile birlikte, 01 Eylül ile 01 Ekim tarihleri arasında, Vakıflar Bölge Müdürlüklerine başvurmaları gerekmekte, başvuru posta yoluyla da yapılabilmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarından burs alan öğrencilere Vakıflar Genel Müdürlüğünce burs verilmemektedir.
  • 23-31 Aralık : Elma Ağacı
    01-11 Ocak : Köknar
    12-24 Ocak : Karaağaç
    25 Ocak-3 Şubat : Selvi
    04-08 Şubat : Kavak
    09-18 Şubat : Sedir
    19-28 Şubat : Çam
    01-10 Mart : Salkımsöğüt
    11-20 Mart : Ihlamur
    21 Mart : Meşe
    22-31 Mart : Fındık
    01-10 Nisan : Üvez
    11-20 Nisan : Akçaağaç
    21-30 Nisan : Ceviz
    01-14 Mayıs : Kavak
    15-24 Mayıs : Kestane
    25 Mayıs-3 Haziran : Dişbudak
    04-13 Haziran : Gürgen
    14-23 Haziran : İncir
    24 Haziran : Huş
    25 Haziran-4Temmuz : Elma
    05-14 Temmuz : Çam
    15-25 Temmuz : Karaağaç
    26 Temmuz-4Ağustos : Selvi
    04-13 Ağustos : Kavak
    14-23 Ağustos : Sedir
    24 Ağustos-2 Eylül : Çam
    03-12 Eylül : Salkım söğüt
    13-22 Eylül : Ihlamur
    23 Eylül : Zeytin
    24 Eylül-3 Ekim : Fındık
    04-13 Ekim : Üvez
    14-23 Ekim : Akçaağaç
    24 Ekim-11 Kasım : Ceviz
    12-21 Kasım : Kestane
    22 Kasım-1 Aralık : Dişbudak
    02-11 Aralık : Gürgen
    12-21 Aralık : İncir
    22 Aralık : Kayın

    Elma : (Aşk) Cazibeli, fiziksel olarak dikkat çekici, etkileyici...Hoş bir auraya sahip. Flörtöz ve maceraperest ama hassas ve her zaman asik birtip. Sevmeye ve sevilmeye merakli. Sadik ve hassas bir es. Cömert. Bilimsel konulara yetenegi var. Bugün için yasar.Hayalgücü yüksek.

    Kestane : (Dürüstlük) Alışılmadık bir güzelliği vardır ama insanları etkilemek gibi bir derdi yoktur. Adil ve neşelidir. Doğuştan diplomattır. Çok kolay huzursuzluğakapılır ama her türlü ilişkisinde hassastır. Bazen olağandışı davranır. Sevgili bulmakta güçlük çeker.

    İncir : ( Hassasiyet) Çok güçlü, bağımsız, tartışmalara ve zıtlıklara fazla izin vermeyen, aile hayatına düşkün, iyi bir baba ve hayvan severdir. Sosyal bir kelebekgibidir. Espriden anlar, aylaklığı ve tembelliği de sever. Bencilliği vardır. Akıllı ve pratiktir.

    Dişbudak : (Hırs) Farklı bir çekiciliğe sahip, hayat dolu,talepkar, düşüncesizce hareket eden ve eleştirilere kulak asmayan biri. Hırslı, akıllı, yetenekli, kaderine
    hükmetmeyi seven, egoist olmaya elverişlidir. Ama ona güvenebilirsiniz. Bazen beyni kalbine hükmedebilir. İlişkiler çok ciddiye alır ve sadıktır.

    Kayın : (Yaratıcılık) İyi bir zevki vardır. Görünüşe ve kendi görüntüsüne önem verir. Materyalistik sayılır. Hayati ve kariyeri için çok ve düzenli çalışır. Ekonomiktir.Gereksiz risklere girmez. Makul bir tiptir. Diyet ve sporla fizikine dikkat eder

    Huş : (Esinlenme) Hayat dolu, etkileyici, elegan, arkadaş canlısı, gösterişten uzak, mütevazı, aşırılıklardan hoşlanmayan, kaba şeylerden nefret eden biridir.Doğal ve sakin bir yaşamı tercih eder. Fazla tutkulu değildir. Hayal gücü yüksek ve az hırslıdır. Sakin ve uygun ortamlar yaratır.

    Sedir : (Güven) Zarif, her ortama ayak uydurabilen, lüksü seven, sağlığına dikkat eden, kendine güvenen, başkalarına da biraz yukarıdan bakan biridir. Kararlı,sabırsız ve başkalarını etkilemeyi sever. İyimserdir ve beceriklidir. Tek ve gerçek aşkını bekler. Çabuk karar verir.

    Selvi : (Sadakat) Güçlü, fiziksel olarak kaşlı, her ortama uyabilen, hayatla fazla uğraşmayan, hoşnut, iyimser, paraya meraklıdır Yalnızlıktan nefret eder. Kolaykolay tatmin edilemeyecek kadar tutkuludur. Ama sadıktır. Modu çabuk değişir. Kurallara boyun eğmez. Biraz da ukala ve ilgisizdir.

    Karaağaç : (Asil): Müşfik, fiziksel olarak düzgün, giyimine dikkat eden, taleplerinde aşırılığa kaçmayan, insanlara neşe verebilen, liderlik etmeyi seven ama kendisialtta olmayı sevmeyen biridir. Dürüst ve sadık bir estir. Başkaları için karar vermeyi sever. Cömerttir. Pratik zekası güçlü ve iyi bir espri anlayışı vardır

    Köknar : (Gizem) Sıra dişi bir zevki vardır. Sofistike ve kadirşinastır. Güzel olan her şeyi sever. Dik başlı, çabuk mod değiştiren,bencil olmasına rağmen kendisineyakın olanlarla ilgilenen biridir. Çok mütevazı olduğu söylenemez. Hırslıdır. Memnun edilmesi zor bir sevgilidir. Çok arkadaşıvardır. Çünkü ona güvenebilirsiniz.

    Fındık : (Olağanüstü) Çekici, anlayışlı, insanları nasıl etkileyeceğini bilen, fazla talepkar olmayan, sosyal hayatta aktif ve girişken hatta dövüşken biridir.Popülerdir. Psikolojik durumu çabuk değişir. Kaprisli bir aşıktır. Ama dürüst ve eşine toleranslı davranır. Kusursuz bir yargı yeteneğivardır.

    Gürgen : (Zevk sahibi) Cool bir güzel. Diş görünüşüne ve bakımlı Olmaya dikkat eder. Zevk sahibidir. Başkalarını kendinden fazla düşünür. Hayati mümkünolduğunca kolay bir hale getirmeye çalışır. Disiplinli bir hayat için kılavuzluk eder. İlişkilerinde kibardır. Farklı Sevgililer bulmak ister. Duygularıyla ilgili olarak mutluluğuyakalaması kolay olmaz. Çoğunlukla da başkalarına güvenmez. Kararlarından da asla emin olmaz.

    Ihlamur Şüphe) Hayatin ona getirdiklerini kabul eder. Kavga ve tartışmadan nefret eder. Çalışkandır, tembelliği ve bencilliği hiç sevmez, streslidir.Yumuşak huyluve merhametlidir. Arkadaşları için çekinmeden fedakarlık yapar. Becerikli olmasına rağmen bunları değerlendirmesini bilmez. Mızmızdır. Kıskanç fakat vefalıdır.

    Akçaağaç : ( Özgür zeka) Hayal gücü ve orijinalliklerle dolu hiç de sıradan olmayan biridir. Utangaç, hırslı, gururlu, kendine güvenli, yeni deneyimlere aç biridir.Genellikle sinirli ve gergin bir yapısı vardır. Hafızası kuvvetlidir. Çok kolay öğrenir. Aşk hayati biraz karmaşıktır. Başkalarını etkilemeyi sever.

    Meşe : (Cesaret): Sağlam yaradılışlı, cesur, güçlü, bağımsız ve girişkendir. Acıma duygusu çok yoktur. İşini sansa bırakmayı sevmez. Ayaklarını yere sağlam
    basmak ister. Hareketlidir

    Zeytin : (Erdem): Güneşi, sıcak havaları sever. Makul biridir.Kibar duyguları vardır! Agresyon ve şiddetten kaçınır. Sakin ve toleranslıdır. Adalet duygusu gelişmiştir.Hassas, kıskançlıktan uzak bir yapısı vardır. Okumayı ve sofistike insanlarla muhatap olmayı sever

    Çam : (Titiz) Uyumlu ilişkileri sever. Dinç ve güçlüdür. Nasıl rahat edilebileceğini bilir. Doğal ve hareketli biridir. İyi bir partnerdir Çok arkadaş delisi değildir. Çabukaşık olur ama ateşi çabuk söner.Her şeyden kolay vazgeçebilir. İdeali bulana kadar her şey geçicidir. Güvenilir ve pratiktir.

    Kavak : (Tatminsiz) Fazla kendine güvenmeyen, sadece gerektiği zaman cesaretli olan biridir. Arkasının güçlü olmasını ve sıkı insanlarla muhatap olmasını sever.Çok seçicidir. Genellikle yalnızdır. Artistik bir doğası vardır. Kin tutar. İyi bir organizatördür. Felsefi takılmayı sever. Ama herdurumda güvenilebilir biridir. İlişkilerini de çok önemser.

    Üvez : (Hassasiyet) Dikkat çekici, neşe verici, bencillikten uzak dikkat çekmeyi seven biridir. Hayata bağlıdır. Yerine ve duruma göre hem bağımlı hem bağımsız
    olabilir. Zevklidir. Duygusal, hassas, tutkulu ve artistik özellikleri vardır. İyi bireş olur ama çok zor affeder.

    Ceviz : (Tutku): Garip ve zıtlıklarla dolu biridir. Egoist ve agresiftir. Beklenmedik tepkiler gösterir. Asil bir ruhu vardır. Spontanedir. Çok hırslıdır ve hiç esnekliğiyoktur. Zor ve alışılmışın dışında bir estir. Çok zor beğenir. Sadece takdir eder. Çok kıskanç ve tutkuludur. Uyum göstermek için fazla fedakarlık etmekten de hoşlanmaz.İlginç stratejiler üretir.

    Salkımsöğüt : (Melankoli) Güzel ve çok melankoliktir.Etkileyicidir. Güzel ve zevkli şeylere meraklıdır. Seyahat etmeyi sever. Hayalperesttir.Kaprisli ama dürüsttür.Başkalarının duygularına önem verir.Çabuk etki altında kalır ama beraber yaşanması zordur. Talepkardır. Sezgileri de kuvvetlidir. Aşıkken acı çeker ama demir atabileceği birini bulabilir.O
  • Gün geçmiyor ki pek sevgili sitemizde yeni bir okuma etkinliği düzenlenmesin.

    Baktık gördük etkinlik bağımlısı oldu bünyeler, bir etkinlik de bizden gelsin dedik!! Zaten sözünü vermiştik, sözümüzde duruyoruz ve sizlerden künyeye doğru ilerlemenizi rica ediyoruz. :))

    Yapımcı : OSCARLI İŞSİZ Tuco Herrera/Duvar/ !!
    Yönetmen: Bendeniz NigRa

    Başrolde : Türk edebiyatı ve yazım dünyasının yetiştirdiği en önemli yazar ve şairlerden Aziz Nesin !!

    Fragman : https://www.youtube.com/watch?v=-gR6R4rwqF0

    Vizyon tarihi : 02.04.2018
    Vizyondan kalkış : 02.05.2018


    Aziz Baba'nın 150 tane kitabı var, artık hangisini okuyacağınıza da biz karar vermeyelim(yazmaya üşendim diyemedi), seçin bir tane gelin hep birlikte okuyalım. Elden ele iletelim, buralar hep mizah dolsun !

    Katılımcılar :
    0- Metin T. (BAŞ ONUR KONUĞU)
    1 - NigRa
    2- Tuco Herrera/Duvar/
    3- Ayşe*
    4- Harun İnan
    5- OkurYazarKıvırcık
    6- Medine T.
    7- Ebru Ince (Lokasyon sorumlusu)
    8- https://1000kitap.com/piraye1972
    9- https://1000kitap.com/Dentokan
    10- nneslihann
    11- https://1000kitap.com/NoDayWithoutCoffee
    12- Aysss
    13- Homeless
    14- €sra D.
    15- Sezen B.
    16- https://1000kitap.com/salakoglan
    17- Kasım
    18- inci
    19- Büşra A.
    20- Murat Ç
    21- Yasemin A.
    22- gökçe c.
    23- Anıl Y.
    24- https://1000kitap.com/muhayyelll_
    25- Burak
    26- https://1000kitap.com/0161umay
    27- https://1000kitap.com/sessizol
    28- https://1000kitap.com/Nesrinay
    29- Bahar
    30- https://1000kitap.com/Kuyruksuzprimat (Menajer)
    31- Semih
    32- Hatice doğan
    33- Cansu ️
    34- Melike
    35- zeyneb
    36- Erhan
    37- Necip G. (Protokol)
    38- https://1000kitap.com/yagmurlubirsonbahargunu
    39- Meltek
    40- Canan
    41- Hilal İşler
    42- https://1000kitap.com/Beyzaca
    43- Yadigar Soydan
    44- https://1000kitap.com/Felicita
    45- https://1000kitap.com/piruze
    46- Muzaffer Akar
    47- Enes Bayrak
    48- Ümit K.
    49- https://1000kitap.com/JayGarrick
    50- Bengü
    51- Hakan Bulut
    52- Nephren Ka
    53- ibiaryu
    54- Nesrin
    55- https://1000kitap.com/Rolan
    56- Metin Özdemir
    57- Ahmt
    58- Ferah
    59- ozge
    60- Esra Kümük
    61- aLi | Cahil Bilge
    62- https://1000kitap.com/nekedisiznekitapsiz
    63- Rojbin tekce
    64- siyal
    65- Neytiri
    66- https://1000kitap.com/denizmavisi20
    67- Hilal Yıldız
    68- kübra
    69- Hakan S. (Gala Onur Konuğu)
    70- https://1000kitap.com/Mevsimiahenk
    71- Aykut Taşdemir
    72- https://1000kitap.com/n_azende
    73- Beyza
    74- https://1000kitap.com/onlyyou
    75- mustafa tamer akder
    76- https://1000kitap.com/deligoz
    77- Rahime
    78- Deva
    79- Haydar Zaitsev
    80- Gökhan
    81- fazi
    82- Mathmazel
    83- Ali Aysberg
    84- Nurhan ATA
    85- https://1000kitap.com/Sudesuuu
    86- Haruni (Tellal)
    87- Bal ile Kaymak
    88- İbrahim (Sisifos)
    89- İlgen Aktürk
    90- Mine
    91- Fatma
    92- özlem
    93- https://1000kitap.com/n_azende
    94- ÖZLEM
    95- Hesna
    96- https://1000kitap.com/cikolataliBrowni
    97- Arzunalbant
    98- Fatma
    99- Ömer Faruk
    100- https://1000kitap.com/okuma_delisi
    101- Ayse Ozgur
    102- A.rahim Kara
    103- Ahzen
    104- Ebru Ince
    105- Bir Garip Ayraç Koleksiyoncusu
    106- https://1000kitap.com/enfexion
    107- Serhad
    108- Icetree
    109- Tuğba Dk
    110- Tolga Alp
    111- https://1000kitap.com/ErdalistEren
    112- Metin Kibar