#'Mechulkız'
Seni sana yazıyorum, haberin yok. Dünü bugüne emanet ediyorum, göresin yok!..
09.05.18
00:35

Ayşe Y., Elveda Gülsarı'ı inceledi.
 03 May 21:29 · Kitabı okudu · 10/10 puan

ELVEDA DİYEMEMEK
“Uç yabankazı uç! Kanatların yorulmadan
arkadaşlarına yetiş! Diye derin bir iç çekti. Sonra:
Elveda Gülsarı! Elveda! dedi.”
(Bu inceleme, romanın içeriğine dair detaylı bilgi içerir!)

Veda etmeyi beceremeyenler sınıfındanım. Gideceksem susarak giderim, geri dönülemez sözler söylemekten korkarım hep, belki de vedaları becerememem bundandır. “Elveda Gülsarı”yı yeniden okurken bir veda metni okumanın hüznünü bir kez daha yaşadım. Oysaki vedalar da hayatın gerçeklerinden. Ama insan bu hayatta en çok da en sevdiklerine veda etmek zorunda kalıyor ya, belki de hayatın en trajik tarafı da bu. Sevmediklerimizle burun buruna yaşamak zorunda kalırken, en sevdiklerimizi hayat boyu uğurlamak, onlara hep hasret kalmak, küçük anlardan ibaret mutlu anları bir daha bir daha hatırlayıp hüzünlenmekten ibaret bir hayat…

“Elveda Gülsarı” romanının kahramanı, taypalma yorga cins bir at olan Gülsarı’dır. Aytmatov, romanı sondan başlatırken romana adını veren Gülsarı’nın ve onun sadık dostu, bakıcısı, sahibi Tanabay’ın yaşamlarını geriye dönüşlerle aktarır. Romanda tahminen 35-40 yıllık bir süreç geriye dönüşlerle anlatılır. Tanabay, kolhozlaştırma faaliyetlerinin tüm hızıyla devam ettiği Ekim devriminden hemen sonraki süreci gençlik yıllarında idrak etmiş, bu sürece canla başla katkıda bulunmuş, aradan yıllar geçtiğinde yanlış politikalar sebebiyle partiden de onun uygulamalarından da soğumuş, hayal kırıklığı yaşamış bir halk adamıdır. Gençliğinde ağabeyi Kulıbay’ı dahi kulak olduğu gerekçesiyle ihbar etmiş, onun sürgüne gönderilmesine sebep olmuş, bu sebepten ağabeyiyle arasında tamiri güç bir kırgınlık oluşmuştur. Roman dikkatle okunduğunda “Karagül Botam Bozlağı” ile Tanabay’ın ağabeyiyle olan ilişkisi arasında bir bağ kurulduğu görülecektir.

Asıl mesleği veterinerlik olan Aytmatov, romanlarında hayvan kahramanları son derece derin ve etkileyici şekilde tasvir eder, onlara insanlara has özellikler verir, hatta bunu o kadar doğal bir şekilde yapar ki bu durum okuyucu olarak bize asla rahatsızlık vermez. “Gün Olur Asra Bedel”in unutulmaz devesi Karanar, “Dişi Kurdun Rüyaları”nın kurtları Akbar ve Taşçaynar, “Beyaz Gemi”nin maralları, “Ebedi Nişanlı”nın kar parsı, onun ilk elde akla gelen etkileyici hayvan kahramanlardan birkaçıdır sadece. “Elveda Gülsarı” romanının kahramanı Gülsarı, Tanabay’a küçük bir tay iken yetiştirmesi için verilir. Zamanla yorga ile Tanabay arasında çok güçlü bir bağ oluşur. Ancak Gülsarı yarışlarda arka arkaya üstün başarı gösterince Parti yetkililerinin dikkatini çeker ve yorga Tanabay’ın elinden alınır, bu durumu kabullenemeyen Gülsarı defalarca kaçar, hatta zincire vurulur, sonrası daha da trajiktir. Gülsarı ve Tanabay’ın yolları yıllar sonra yeniden kesişse de artık ne Gülsarı koşarken rüzgarlarla yarışan o taypalma yorgadır, ne de Tanabay gençliğinin zirvesindeki Tanabay’dır. Onları romanın başında yaşlılık ve vedanın hüznü içinde görürüz. Öyle ki Aytmatov romanda bunu vurgulamak ister gibi “leit motif” şeklinde “yaşlı bir adam, yaşlı bir at” ifadesini dört kez kullanır.

Romanın orijinal adı “Kopar Zincirlerini Gülsarı”dır ama çeviri sırasında “Elveda Gülsarı” şeklinde değiştirilmiştir. “Kopar Zincirlerini Gülsarı”, romanın içeriğine ve mesajına çok daha uygundur aslında. Romana adını veren Gülsarı ismindeki “taypalma yorga” at; romanda özelde Kırgızları genel manada da esaret altında olan bütün Türkleri temsil eder. Gülsarı’nın ayaklarının zincire vurulması ve ardından da iğdiş edilmesi sembolik bir anlam taşır. Sovyetler Birliği’nde uygulanan asimilasyon politikaları sonucunda öz değerlerine yabancılaşan bir nesil yetişir. Aytmatov’un birçok eserinde bu durum farklı semboller yardımıyla eleştirilir. "Gün Olur Asra Bedel"de mankurt efsanesi yardımıyla kendi değerlerine yabancılaşan insanları “mankurt” kavramıyla anlatan ve literatüre armağan eden Aytmatov, Sovyet yatılı okullarında yetişen Sabitcan vasıtasıyla da halihazırdaki mankurtlaştırmayı gözler önüne serer. Bu romanda da cins bir at olan ve kendine mahsus özellikleri bulunan Gülsarı’nın ehil olmayan ellerde cinsine mahsus özelliklerini birer birer yitirmesi sonucunda geldiği nokta çok çarpıcı bir şekilde anlatılır. Kitaptan alıntıladığım şu bölüm görünüşte Gülsarı’ya yapılanları anlatsa da, diğer yandan Sovyetlerin Türklere uyguladıkları baskı ve tek tipleştirme politikaları ile yapmak istediklerini de çok güzel özetler:

“Eski tutku ve özelliklerinden kala kala bu taypalma yürüyüşü kalmıştı. Başka tutkularının hepsi yok olmuştu. Sırtındaki biniciden ve yürüdüğü yoldan başka bir şey düşünmesin diye, insanlar onu başka her tutkudan mahrum bırakmışlardı. Şimdi Gülsarı’nın tek tutkusu koşmaktı. Böyle hızlı koşarak insanların ondan aldıkları şeylere yetişecek, onları yakalayacaktı sanki. Ama hiçbir zaman ulaşamıyordu onlara.” (s.121)

Roman bir Kırgız kültür ansiklopedisi gibidir. Ata verilen değer, göç kültürü, dinî unsurlar, el sanatları, geleneksel oyunlar, atasözleri, türküler, kopuz, ağıt yakma geleneği gibi pek çok unsur romanda detaylarıyla anlatılır. Roman bu haliyle sosyolojik bir kaynaktır aynı zamanda.

Aytmatov’un bu romanda kullandığı bir üslup özelliğinden de bahsetmek istiyorum. Yazar, acıklı olayları anlatırken paralelinde bir bozlaktan(romanda ağıt anlamında kullanılmaktadır) alıntı yaparak bu şekilde durumu okuyucusuna daha kuvvetli hissettirir:
“Şimdi Tanabay o kadından da, o yorgadan da ayrılıyordu. Her şey geçmişte kalmıştı. Baharda gelen, sonra gökte sıra sıra dizilip uzaklara giden, gözden kaybolan yaban kazları gibi uçup gidiyorlardı onun iç dünyasında…”
“O ana deve, o akmaya, günlerce ve günlerce, bozlaya bozlaya, yitik botasını arıyordu: Neredesin kara gözlü botacığım? Ses ver bana! Memelerim sütle dolup akıyor.. Mis gibi kokan ananın ak sütü.”(s.110)
Gülsarı iğdiş edilirken at korasının arkasında çelik çomak oynayan çocukların söyledikleri ağıtın duyulması da bu bağlamda düşünülebilir. Bunun yanı sıra yazarın bu ağıtı düzenli tekrarlar şeklinde vermesi de anlatımı güçlendirici bir özellik olarak dikkat çekmektedir:
“Gülsarı etine değen soğuk bir şeyle ürperdi. Yeni efendisi tam gözlerinin önüne çömelmiş bakıyordu. Birden korkunç bir acıyla canı çıkayazdı. Gözlerinde şimşekler çaktı. Ah! Kıpkızıl bir alev içine düşmüş gibi yandı. Dünya başına yıkıldı ve sonra zifiri bir karanlık oldu.”
“Kora dışındaki çocuklar hala çelik-çomak oynuyorlardı:
Gökbay, Akbay
Buzavındı bakpay
Kayda cürsin oynap
Apan seni soymak
Ay-Ay-Karabay zuvvv…”(s.102)

"Elveda Gülsarı" romanında  türkülerin Tanabay’ın içinden taşan hislerini ifade etmek için bir vasıta olarak kullanıldığı görülmektedir. Aytmatov’un eserlerinde türkü ve aşk arasında yakın bir ilişki kurulduğu rahatlıkla söylenebilir ki Cemile hikayesinde Daniyar’ın söylediği türküler buna en çarpıcı örnektir. Romandan alıntıladığım şu cümleler türkü ve aşk arasındaki ilişkiyi göstermesi bakımından dikkat çekicidir:

“Tanabay’ın onu yüreklendiren sesi, hatta keyfinden şarkı söylemesi pek hoşuna giderdi Gülsarı’nın. Böyle zamanlarda, koşu temposunu onun türküsüne uydururdu sanki. Zamanla bu türkülere iyice alıştı, onları belledi: Bazıları hüzünlü, duygulu, uzun, kısa, sözlü, sözsüz bütün türkülerini.”(s.30)

 “Tanabay hafif bir sesle türkü söyler, sözleri pek anlaşılmazdı, ama herhalde anılarda kalmış yiğitlerin yaşadığı dönemi ve onların aşklarını, acılarını anlatan sözlerdi bunlar. Gülsarı, çok iyi bildiği yoldan, çayı geçerek ta yaylaya götürürdü sahibini.”(s.48)

“Elveda Gülsarı” baştan sona hüzün dolu bir roman. Bir adam ve bir atın; sözlere gerek duymadan anlaşmalarına ve birbirlerinin halleriyle hallenmelerine rağmen yollarının ayrılması, Tanabay’ın kaybettikleri, Gülsarı’nın başına gelenler, aslında hayatın kocaman bir hayal kırıklığından ibaret olduğu gerçeğini bize bir kez daha hatırlatıyor. Hayat kısa ve bu kısa yolculukta sevdiklerimizin kıymetini bilip mutlu anları çoğaltmak gibi bir sorumluluğumuz var. Ama hayat bizi görünmez iplerle öyle sımsıkı bağlamış ki kımıldamak istediğimizde iplerimizin farkına varıyor ve her seferinde durmak ve beklemek zorunda kalıyoruz. İçimizde kocaman bir umut taşısak da bir şey değişmiyor aslında, her hayal kırıklığı, her güven zedelenmesi içimizdeki umuttan bir parçayı daha alıp götürüyor. Ama her şeye rağmen umut hep var ve ben belki de bu sebeple vedaları hiçbir zaman sevmeyeceğim… Elveda Gülsarı…

Blogumdan okumak isterseniz:
https://hercaiokumalar.wordpress.com/...03/elveda-diyememek/

Aziz Nesin Okuma Etkinliği
Gün geçmiyor ki pek sevgili sitemizde yeni bir okuma etkinliği düzenlenmesin.

Baktık gördük etkinlik bağımlısı oldu bünyeler, bir etkinlik de bizden gelsin dedik!! Zaten sözünü vermiştik, sözümüzde duruyoruz ve sizlerden künyeye doğru ilerlemenizi rica ediyoruz. :))

Yapımcı : OSCARLI İŞSİZ Tuco Herrera !!
Yönetmen: Bendeniz NigRa

Başrolde : Türk edebiyatı ve yazım dünyasının yetiştirdiği en önemli yazar ve şairlerden Aziz Nesin !!

Fragman : https://www.youtube.com/watch?v=-gR6R4rwqF0

Vizyon tarihi : 02.04.2018
Vizyondan kalkış : 02.05.2018


Aziz Baba'nın 150 tane kitabı var, artık hangisini okuyacağınıza da biz karar vermeyelim(yazmaya üşendim diyemedi), seçin bir tane gelin hep birlikte okuyalım. Elden ele iletelim, buralar hep mizah dolsun !

Katılımcılar :
0- Metin T. (BAŞ ONUR KONUĞU)
1 - NigRa
2- Tuco Herrera
3- Ayşe*
4- Harun Inan
5- Esengül E.
6- Medine T.
7- Ebru Ince (Lokasyon sorumlusu)
8- Suzan Koçaklı
9- https://1000kitap.com/Dentokan
10- nneslihann
11- Nur Altnbs
12- Aysss
13- Homeless
14- Esra D.
15- Sezen B.
16- Mehmet A.
17- Kasım
18- inci
19- Büşra A.
20- Murat Ç
21- Yasemin A.
22- gökçe c.
23- Anıl Y.
24- Muhayyelll
25- Burak
26- Hatciş
27- https://1000kitap.com/sessizol
28- Nesrin Ay
29- Bahar Öztekin
30- Samet Ö. (Menajer)
31- Semih
32- Hatice doğan
33- Cansu ️
34- Melike
35- zeyneb
36- Erhan
37- Necip Gerboğa (Protokol)
38- https://1000kitap.com/yagmurlubirsonbahargunu
39- https://1000kitap.com/Meltek
40- Canan
41- Hilal İşler
42- Beyza
43- Yadigar Soydan
44- Musab
45- Remziye
46- Muzaffer Akar
47- Enes Bayrak
48- Ümit Karaca
49- Anıl
50- l Bengü l
51- Portakal Çiçeği
52- Nephren Ka
53- ibiaryu
54- Nesrin
55- Roland Deschain
56- Metin Özdemir
57- Ahmet mulayim
58- Ferah
59- ozge
60- https://1000kitap.com/Hanimefendi
61- aLi | Cahil Bilge
62- Ne Kitapsız Ne Kedisiz (Kübra E.)
63- Rojbin tekce
64- siyal
65- Neytiri
66- Deniz Mavisi
67- Hilal Yıldız
68- kübra
69- Hakan S. (Gala Onur Konuğu)
70- Mevsim Ahenk
71- Aykut
72- Uğur KIRBUGA
73- https://1000kitap.com/Horselover
74- Zafer K.
75- mustafa tamer akder
76- https://1000kitap.com/deligoz
77- Rahime
78- akılkârıdeğil
79- Haydar Zaitsev
80- Gökhan
81- fazi
82- Mathmazel
83- Ali Aysberg
84- Tanburi
85- Beyhude
86- Haruni (Tellal)
87- Bal ile Kaymak
88- İbrahim (Sisifos)
89- İlgen Aktürk
90- Mine
91- Fatma şenlik
92- özlem
93- Uğur KIRBUGA
94- ÖZLEM
95- Hesna
96- Nefise Şahin
97- Arzunalbant
98- Fatma şenlik
99- Ömer Faruk
100- Okuma Delisi
101- https://1000kitap.com/Ekaterina
102- A.rahim Kara
103- Ahzen
104- Ebru Ince
105- Bir Garip Ayraç Koleksiyoncusu
106- https://1000kitap.com/enfexion
107- Serhad
108- https://1000kitap.com/YagmurM
109- Tuğba Dk
110- Tolga Alp
111- Cem Eren
112- Metin Kibar

ŞANLI ECDADIMIZ OSMANLI DEVLETİ'NİN SIRASIYLA MUHTEŞEM HÜKÜMDARLARI
1- OSMAN GAZİ (1281 - 1326)

Babası: Ertuğrul Gazi
Annesi: Halime Hatun
Doğumu: Söğüt, 1258
Ölümü: Bursa, 1326
Saltanatı: 1281 - 1326
Devlet Sınırları: 16.000 km2
Ölüm Sebebi: Kalp Yetmezliği
2- ORHAN GAZİ (1326 - 1359)

Babası: Osman Gazi
Annesi: Malhun Hatun
Doğumu: 1281
Ölümü: 1360
Saltanatı: 1326 - 1359
Devlet Sınırları: 95.000 km2
Ölüm Sebebi: Felç

3- SULTAN MURAD HÜDAVENDİGAR (I. MURAD) (1359 - 1389)

Babası: Orhan Gazi
Annesi: Nilüfer Hatun
Doğumu: 1326
Ölümü: 1389
Saltanatı: 1359 - 1389
Devlet Sınırları: 500.000 km2
Ölüm Sebebi: I. Kosova Savaşı'ndan sonra savaş alanını gezerken bir Sırp askeri olan Milos Obilic tarafından hançerlenerek öldürüldü.
4- SULTAN YILDIRIM BAYEZİD (I. BAYEZİD) (1389 - 1403)

Babası: Murad Hüdavendigar
Annesi: Gülçiçek Hatun
Doğumu: 1360
Ölümü: 8 Mart 1403
Saltanatı: 1389 - 1403
Ölüm Sebebi: Yıldırım Bayezid 8 Mart 1403'te Akşehir'de nedeni hala bilinmeyen, esrarengiz bir şekilde ölmüştür. İbn Arabşah eserlerinde eceliyle öldüğünü yazar.
5- SULTAN MEHMED ÇELEBİ ( I. MEHMED) (1413 - 1421)

Babası: Yıldırım Bayezid
Annesi: Devlet Hatun
Doğumu: 1389
Ölümü: 26 Mayıs 1421
Saltanatı: 1413 - 1421
Ölüm Sebebi: Sultan Mehmed Çelebi, Edirne'de at sırtındayken felç geçirip düşmüş ve yaralanmıştır. Ölüm döşeğindeyken oğlu Murat'ın çağırılmasını ve o gelene kadar ölüm haberinin gizlenmesini emretmiştir. Amasya'da Vali olan Murat'ın Bursa'ya gelmesine kadar olan 42 günlük süreçte I. Mehmed'in ölümü gizlenmiştir. I. Mehmed ölümü gizlenen ilk padişah olmuştur.

6- SULTAN II. MURAD (1421 - 1451)

Babası: Çelebi Mehmed
Annesi: Emine Hatun
Doğumu: 1402
Ölümü: 3 Şubat 1451
Saltanatı: 1421 - 1451
Ölüm Sebebi: Şiddetli bir baş ağrısı sonucu yatağa düşmüş ve 3 gün sonra ölmüştür. Ölüm sebebi beyin kanaması veya beyindeki bir tümördür.
7- FATİH SULTAN MEHMED (II. MEHMED) (1451 - 1481)

Babası: İkinci Murad
Annesi: Huma Hatun
Doğumu: 29 Mart 1432
Ölümü: 3 Mayıs 1481
Saltanatı: 1451 - 1481
Devlet Sınırları: 2.214.000 km2
Ölüm Sebebi: Fatih, Anadolu’ya doğru yeni bir sefere çıkarken yolun başında hastalanmış ve 3 Mayıs 1481’de Gebze yakınlarındaki Hünkar Çayırı'ndaki ordugâhında ölmüştür. Ya gut hastalığından ya da zehirlendiğinden dolayı öldüğü sanılmaktadır.
8- SULTAN II. BAYEZİD (1481 - 1512)

Babası: Fatih Sultan Mehmed
Annesi: Mükrime Hatun
Doğumu: 3 Aralık 1447
Ölümü: 26 Mayıs 1512
Saltanatı: 1481 - 1512
Devlet Sınırları: 2.375.000 km2
Ölüm Sebebi: Sultan II. Bayezid İstanbul'dan Dimetoka'ya doğru yola çıkmıştı. Fakat hastalıktan dolayı yola at üzerinde değil tahtırevanla devam etti. Yola tamamlamaya ömrü yetmeyen II. Bayezid yola çıkışından 32 gün sonra Edirne yakınlarında vefat etti.

9- YAVUZ SULTAN SELİM (1512 - 1520)

Babası: Sultan İkinci Bayezid
Annesi: Gülbahar Hatun
Doğumu: 10 Ekim 1470
Ölümü: 21-22 Eylül 1520
Saltanatı: 1512 - 1520
Devlet Sınırları: 6.557.000 km2
Ölüm Sebebi: Kanser
10- KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN (1520 - 1566)

Babası: Yavuz Sultan Selim
Annesi: Hafsa Hatun
Doğumu: 27 Nisan 1495
Ölümü: 6-7 Eylül 1566
Saltanatı: 1520 - 1566
Devlet Sınırları: 14.983.000 km2
Ölüm Sebebi: Sigetvar Kuşatmasının son günü 6 Eylül'ü 7 Eylül'e bağlayan gece beyin kanamasından ölmüştür.
11- SULTAN II. SELİM (1566 - 1574)

Babası: Kanuni Sultan Süleyman
Annesi: Hürrem Sultan
Doğumu: 28 Mayıs 1524
Ölümü: 15 Aralık 1574
Saltanatı: 1566 - 1574
Devlet Sınırları: 15.162.000 km2
Ölüm Sebebi: Düşmeye bağlı gögüş soşluğu kanaması ve beyin travması.
12- SULTAN III. MURAD (1574 - 1595)

Babası: Sultan İkinci Selim
Annesi: Afife Nur Banu Hatun
Doğumu: 4 Temmuz 1546
Ölümü: 15-16 Ocak 1595
Saltanatı: 1574 - 1595
Devlet Sınırları: 19.902.000 km2
Ölüm Sebebi: Prostat Kanseri
13- SULTAN III. MEHMED (27 Ocak 1595 - 1603)

Babası: Sultan Üçüncü Murad
Annesi: Safiye Sultan
Doğumu: 26 Mayıs 1566
Ölümü: 20-21 Aralık 1603
Saltanatı: 27 Ocak 1595 - 1603
Ölüm Sebebi: Kalp Krizi
14- SULTAN I. AHMED (21 Aralık 1603 - 1617)

Babası: Sultan Üçüncü Mehmed
Annesi: Handan Sultan
Doğumu: 18 Nisan 1590
Ölümü: 21-22 Kasım 1617
Saltanatı: 21 Aralık 1603 - 1617
Ölüm Sebebi: 27 yaşındayken mide kanserinden ölmüştür.
15- SULTAN I. MUSTAFA (I. Dönem: (1617 - 1618), II. Dönem: (1622 - 1623))

Babası: Sultan Üçüncü Mehmed
Annesi: Handan Sultan
Doğumu: 1592
Ölümü: 20 Ocak 1639
Saltanatı: İki Dönem
1. Dönem : 22.11.1617 - 26.02.1618
2. Dönem : 19.05.1622 - 10.09.1623
Ölüm Sebebi: Sara Nöbeti
16- SULTAN GENÇ OSMAN (II. OSMAN) (1618 - 1622)

Babası: Sultan Birinci Ahmed
Annesi: Mahfiruz Haseki Sultan
Doğumu: 3 Kasım 1604
Ölümü: 20 Mayıs 1622
Saltanatı: 26 Şubat 1618 - 1622
Ölüm Sebebi: Asker isyanı sırasında Sarazam Davut paşa ve yanındakiler tarafından boğularak öldürülmüştür.
17- SULTAN IV. MURAD (1623 - 1640)

Babası: Sultan Birinci Ahmed
Annesi: Mahpeyker Kösem Sultan
Doğumu: 27 Temmuz 1612
Ölümü: 8 - 9 Şubat 1640
Saltanatı: 10 Eylül 1623 - 1640
Ölüm Sebebi: Siroz veya Damla Hastalığı
18- SULTAN I. İBRAHİM (1640 - 1648)

Babası: Sultan Birinci Ahmed
Annesi: Mahpeyker Kösem Sultan
Doğumu: 05 Kasım 1615
Ölümü: 18 Ağustos 1648
Saltanatı: 09 Şubat 1640 - 1648
Ölüm Sebebi: Boğarak öldürülmüştür. Tahttan inidirilen Sulran İbrahim kapatıldığı yerde durmamış feyatları heryeri inletmiştir. Sultan İbrahimi yeniden tahta çıkarmak isteyenlerin sayısı artınca Kösem Sultan ve diğer ileri gelenler Sultanı boğdurtmuşlardır.
19- SULTAN IV. MEHMED (1648 - 1687)

Babası: Sultan Birinci İbrahim
Annesi: Turhan Hatice Sultan
Doğumu: 02 Ocak 1642
Ölümü: 06 Ocak 1693
Saltanatı: 08 Ağustos 1648 - 1687
Ölüm Sebebi: Zaatüre
20- SULTAN II. SÜLEYMAN (09 Kasım 1687 - 1891)

Babası: Sultan Birinci İbrahim
Annesi: Saliha Dilaşub Sultan
Doğumu: 15 Nisan 1642
Ölümü: 22 haziran 1691
Saltanatı: 09 Kasım 1687 - 1691
Ölüm Sebebi: Böbrek Yetmezliği
21- SULTAN II. AHMED (1691 - 1695)

Babası: Sultan Birinci İbrahim
Annesi: Hatice Muazzez Sultan
Doğumu: 25 Şubat 1643
Ölümü: 06 Şubat 1695
Saltanatı: 22 Haziran 1691 - 1695
Ölüm Sebebi: Edirne'de kalp yetmezliğinden dolayı vefat etti.
22- SULTAN II. MUSTAFA (1695 - 1703)

Babası: Sultan Dördüncü Mehmed
Annesi: Emetullah Rabia Gülnuş Sultan
Doğumu: 06 Şubat 1664
Ölümü: 29 Aralık 1703
Saltanatı: 06 Şubat 1695 - 22 Ağustos 1703
Ölüm Sebebi: Bir isyan sonucu tahttan indirien II. Mustafa yaşadığı kederin de etkisiyle prostat kanserinden vefat etti.
23- SULTAN III. AHMED (1703 - 1730)

Babası: Sultan Dördüncü Mehmed
Annesi: Emetullah Rabia Gülnuş Sultan
Doğumu: 30 Aralık 1673
Ölümü: 01 Temmuz 1736
Saltanatı: 1703 - 1 Ekim 1730
Ölüm Sebebi: Patrona Halil İsyanı sonucu tahttan indirilen III. Ahmed yıllarca topkapı sarayında hapis hayatı yaşadıktan sonra şeker hastalığından dolayı vefat etti.
24- SULTAN I. MAHMUD (1730 - 1754)

Babası: Sultan İkinci Mustafa
Annesi: Saliha Valide Sultan
Doğumu: 02 Ağustos 1696
Ölümü: 13 Aralık 1754
Saltanatı: 2 Ekim 1730 - 1754
Ölüm Sebebi: Cuma namazı dönüşü attan düşüp beyin kanaması geçirdi, beyin kanamasına bağlı ölüm gerçekleşti.
25- SULTAN III. OSMAN (1754 - 1757)

Babası: Sultan İkinci Mustafa
Annesi: Şehsuvar Valide Sultan
Doğumu: 02 Ocak 1699
Ölümü: 30 Ekim 1757
Saltanatı: 13 Aralık 1754 - 1757
Ölüm Sebebi: Şirpençe
26- SULTAN III. MUSTAFA (1757 - 1774)

Babası: Sultan Üçüncü Ahmed
Annesi: Mihrişah Sultan
Doğumu: 28 Ocak 1717
Ölümü: 21 Ocak 1774
Saltanatı: 30 Ekim 1757 - 1774
Ölüm Sebebi: Kalp Yetmezliği
27- SULTAN I. ABDÜLHAMİD (1774 - 1789)

Babası: Sultan Üçüncü Ahmed
Annesi: Rabia Şermi Sultan
Doğumu: 20 Mart 1725
Ölümü: 07 Nisan 1789
Saltanatı: 21 Ocak 1774 - 1789
Ölüm Sebebi: Beyin Kanaması
28- III. SELİM (1789 - 1807)

Babası: Sultan Üçüncü Mustafa
Annesi: Mihrişah Sultan
Doğumu: 24 Aralık 1761
Ölümü: 28 Temmuz 1808
Saltanatı: 07 Nisan 1789 - 29 Mayıs 1807
Ölüm Sebebi: Boğularak öldürüldü. Padişah IV. Mustafa'nın emriyle boğdurulmuştur. III. Selim ile onu idam etmeye gelen yeniçeriler arasında büyük bir boğuşma geçtiği söylenmektedir.
29- SULTAN IV. MUSTAFA (1807 - 1808)

Babası: Sultan Birinci Abdulhamid
Annesi: Nüketseza Kadın Sultan
Doğumu: 08 Eylül 1779
Ölümü: 16 Kasım 1808
Saltanatı: 29 Mayıs 1807 - 28 Temmuz 1808
Ölüm Sebebi: Boğularak Öldürüldü. IV. Mustafa, III. Selim'e yaptırdığının aynısını yaşadı. IV. Mustafa'yı askerlere boğdurtan ise II. Mahmud'du.
30- SULTAN II. MAHMUD (1808 - 1839)

Babası: Sultan Birinci Abdulhamid
Annesi: Nakşidil Valide Sultan
Doğumu: 20 Temmuz 1785
Ölümü: 01 Temmuz 1839
Saltanatı: 28 Temmuz 1808 - 1839
Ölüm Sebebi: Verem
31- SULTAN I. ABDÜLMECİD (1839 - 1861)

Babası: Sultan İkinci Mahmud
Annesi: Bezm-i Alem Valide Sultan
Doğumu: 25 Nisan 1823
Ölümü: 25 Haziran 1861
Saltanatı: 01 Temmuz 1839 - 1861
Ölüm Sebebi: Tanzimat dönemini başlatan I. Abdülmecid de babasının kaderini yaşadı. Veremden vefat etti.
32- SULTAN ABDÜLAZİZ (1861 - 1876)

Babası: Sultan İkinci Mahmud
Annesi: Pertevniyal Valide Sultan
Doğumu: 08 Şubat 1830
Ölümü: 04 Haziran 1876
Saltanatı: 25 Haziran 1861 - 30 Mayıs 1876
Ölüm Sebebi: Sultan İkinci Mahmud tahttan indirildikten birkaç gün sonra 4 Haziran 1876'da Feriye Sarayı'nda bilekleri kesilmiş bir halde bulunmuştur. Padişahın üzüntüden intihar ettiği söylense de öldürülmüş olma ihtimali de çok yüksektir.
33- SULTAN V. MURAD (30 Mayıs 1876 - 31 Ağustos 1876)

Babası: Sultan Abdülmecid
Annesi: Şevk Efza Kadın Efendi
Doğumu: 21 Eylül 1840
Ölümü: 29 Ağustos 1904
Saltanatı: 30 Mayıs 1876 - 31 Ağustos 1876
Ölüm Sebebi: Tahtta en kısa süre kalan ve Osmanlı'nın ilk ve tek piyanist padişahı olan V. Murad şeker hastalığından dolayı vefat etmiştir.
34- SULTAN II. ABDÜLHAMİT (1876 - 1909)

Babası: Sultan Abdülmecid
Annesi: Tir-i Müjgan Kadın Efendi
Doğumu: 21 Eylül 1842
Ölümü: 10 Şubat 1918
Saltanatı: 31 Ağustos 1876 - 27 Nisan 1909
Ölüm Sebebi: Verem
35- SULTAN MEHMED REŞAD (V. MEHMED) (1909 - 1918)

Babası: Sultan Abdülmecid
Annesi: Gülcemal Kadın Efendi
Doğumu: 02 Kasım 1844
Ölümü: 03 Temmuz 1918
Saltanatı: 27 Nisan 1909 - 1918
Ölüm Sebebi: Şeker
36- SULTAN MEHMED VAHDEDDİN (VI. MEHMED) (1918 - 1922)

Babası: Sultan Abdülmecid
Annesi: Gülistu Kadın Efendi
Doğumu: 02 Şubat 1861
Ölümü: 15 Mayıs 1926
Saltanatı: 04 Temmuz 1918 - 01 Kasım 1922
Ölüm Sebebi: San-Remo'da 16 Mayıs 1926'da kalp krizinden vefat etmiştir.

6:25
Gökyüzünden yeryüzene selam var
Yer yüzü sağır ve kör bilen yok
6:30
Güneş cilveli
Yeryüzü sessiz
Gökyüzü şımarık
6:35
Günüş yere küskün
Gök güneşe aşık
Yer göğe aşık
6:40
Annelerin dilinde dua var
Çocukların gözü kapalı
6:45
Baba konuşuyor
Dudaklardan kelime çıkmıyor
6:50
Anne uyuyor
Baba uyuyor
Çocuk uyanıyor
6:55
Çocuk susuz
Yer susuz
Gök susuz
Güneş su yoksunu
6:00
Sessizlik hükmünde her yer
6:05
Renk çümbüşünde hisler
6:10
Karmaşım olmuş her yer
6:15
Dolanbaşta saklambaç oyunu bu yer
6:20
Ebe söbeledi
6:25
Gökyüzünden yeryüzüne selam var
Yer yüzü sağır ve kör bilen yok