• * ALLAH v&e İLİM *
    ALLAH bu mucizeli kitabın ilk satırlarını bana yazdır dı için ona çok şükürler olsun hamdolsun rabbim olan allahu tealamıza . hayatın şifresini buldunuz da herşeyi çözülücek diyor samet olan allahu tealamız ilim bizi bu akşam başka bi galaksiye götürcek hazırlıklı olmamız gerek koç burcu bugün dünya ya eş değer özelliklerine sahip tabi bu olay siz okumaya başladında gercekleşcek sizlere bu kitapta içimden ve bildiklerimle sizlere sunucam aslında ben bu kitabın yazarı allah olmasını istedim ama olmaz ki dedi ben dünyada diyilim senin görevin bu dedi bakın bu kitabı sizlerle çalışmış olucam hepimiz birbirimize yardım edicez bakın başka bi kitaplarda var bu işin sonunda onlarda allahın bize hediye edicek hepimizin müjdesi 16.09.2013 tarihli başbakanlığa gönderilen kargo kitaplar ilk bunu okuyıcaz sonra onlar bize yol göstericek söz veriyorum size hepimizin eğer ki allaha boyun eğip onun ipine sımsıkı tuta bilirsek rabbimize itatkar bi kul olursak bakın görün hayatımız nasıl güzelleşicek dünyada afedilmiş olucaz ahirete gidip gelmedim :) daha önce ama allahıma güvenim sonsuz orada var bu tüm alemlerin içinde bi uyarıcı varsa demekki bende bu işe baş koyduysam ellerimle kalemi mi tutuysam tutup hata yazdıysam bunları sizlere ulaştırdıysam demek ki herşeyin bi anlamlı kuran olan gün yüzüne cıkmayan kitap var peygamberler var allah var kitaplar var daha acıklanmayan ilim var herşey var isteseydi mevlamız yaratanımız allahımız dünya yı yarattım ahirete gidiceksiniz demez di o varya herşeyi kuşatmıştır bakmayın bu olaylara hepsinin gercekten bi anlamı var gidin önümüz yaz zaten gezin istanbulu o evliyaları zatları mukaddes insanların kabirlerini kuranı kerim de yeryüzünde bi dolaşın eskilerin hali ne olmuş diyo bizim dolaşmamızı istiyor rabbimiz (kuran-ı kerim)de allah de ilk emir sanırım bu sonra kelimeler gene aynı gibi ama allah ki olur birleştirelim deki allah de allah ki allah de ki allah dediki allah deki cıkıyor yüce kitabımız kuranı kerimimiz de bakın bugün günlerden pazartesi 2017yılı haziran ayının 5 deyiz yani 6.05.2017 yılı saat 20.45 size ne göstericem buldum bi buluş nedemek istiyo allahın izniyle bi göz atalım bu arada ramazanınız bayramlarınız herşeyiniz kabul olsun doğum günleriniz de kutlu olsun. kandileriniz mübarek olsun kabristandakiler de huzurla dolsun https://www.youtube.com/watch?v=F_7rYAu9ckw
    (Biz, kaderi, "Allah'ın sırlarından bir sır" olarak görmediğimiz gibi; Hz. Peygamberin de bu konudaki tartışmaları ve kendisine soru sorulmasını ya-sakladığına dair rivayetleri şüphe ile karşılıyoruz. Probleme makul bir izah tarzının bulunabilmesi için, hareket noktasının doğru belirlenmiş olması lazımdır. Kader insanın meselesi olduğuna göre, insandan hareket etmek durumundayız.
    Bu dünyada insan eli kolu bağlı mahkûm bir varlık mıdır? Yoksa çeşitli seçenekleri olan hür bir varlık mıdır? Her şeyi yapıp-eden Tanrı ise, in-san neyi yapıp etmektedir?4 Eğer insan, rotası çizilmiş bir varlıksa onda iradenin olmasına, aklın bulunmasına gerek var mıdır?
    Sorumluluğu olmayan varlıklar gibi, insandan da mihaniki olarak hareket etmesi mi istenmiştir? Ya da varoluşunun gayesini bilinçli olarak yerine getirmesi mi beklenmektedir?
    Mutlak varlık Allah'tır. Ancak, insan da bir varlıktır ve Allah'tan ayrı bir varlıktır. Şahsiyeti, aklı, iradesi bulunan ve sorumlu olan bir varlık. İn-sanı bu şekilde yaratan da Allah'tır. Kâinatta yaratılan her varlığın, kendisi-ne has bir kaderi bulunmaktadır. İnsanın kaderi de iyilik ve kötülük işleyecek tarzda yaratılmış ve kendisine akıl ve irade verilmiş olmasıdır. İnsanın gayesi Allah tarafından tespit edilmiş olmasına rağmen, bu hedefin gerçekleştirilmesini Allah, insana bırakmıştır. İnsan, aklı, iradesi ve tecrübesi ile bu gayeyi gerçekleştirebilecek imkâna sahiptir. Amacı gerçekleştirip gerçekleştirmemekte insan serbest bırakılmıştır: Yani, insana bu hürriyeti Allah vermiştir5. İnsan Allah tarafından yaratılmış fakat onun tarafından kurulmamıştır. Kısaca, insan; bilinçli sorumlu ve hür bir varlık olup, Allah tarafından yeryüzünde görevlendirilmiştir6.
    Âlemde olan ve olacak olanlar -bunlara insan davranışları da dâhildir- Allah tarafından tespit edilmiş ise, bu aynı zamanda Allah'ı da atıl bırakmaktır. Her şeyin ezeli program dâhilinde cereyan etmesi durumunda, ilahi faaliyet için de imkan kalmamaktadır. Hâlbuki Kuran: "Onu her an yeni bir iş meşgul eder" buyurmaktadır. Ezelde bizim için tespit edilenin dışında davranma imkânımız varsa bu tespitin, yoksa iradenin, hürriyetin ve sorumluluğun anlamı olamaz. Kısaca; klasik kader anlayışı, yalnız insanın varoluşunu anlamsız kılmamakta, ayni zamanda, Allah'ı da atıl hale getirmektedir.
    Allah, insanı kendi elinde oyuncak bir varlık olarak mı, yoksa akıllı ve vicdanlı, yani özgür ve sorumlu bir kul olarak mı yaratmıştır? Bu mesele üzerinde düşünmek gerekir. Kaldı ki, insanın hür ve sorumlu bir varlık olmasını Allah dilemiştir. Eğer insan daha önceden belirlenmiş bir yoldan gidiyor ve "Alemde olup biten her şey Allah tarafından tayin edilmiş" ise, "Allah tarafından tayin edilmiş bir şey başka bir tarzda ve başka bir 'düzende"11 olamayacağından insan için iradi-gayri iradi ayrımının yapılmasına da, Allah'ın kainata müdahale etmesine de gerek kalmayacaktır. Bu durumda, insanın yaptıklarından sorumlu olmasının12 dahi bir anlamı olmayacaktır. Bu neticeyi, Kuran'ın ortaya koyduğu dünya görüşü ile uzlaştırmaya imkan yoktur. O halde, kader kavramının keyfi olarak kullanılmasına Kuran müsaade etmiş midir?
    İslam öncesi Arap toplumunda da kader hususunda değişik görüşler vardı. Ezeli tespit ve tayini benimseyenler olduğu gibi, buna karşı çıkarak insanın hür olduğunu kabul edenler de bulunmaktaydı.13 Aslında, kader konusunda bu iki karşıt kutup, insan topluluklarında her zaman kendiliğinden ortaya çıkmıştır.14 Çünkü insanoğlunun, kendi kusuru neticesi ortaya çıkan en basit şeyleri dahi kadere yüklemesi, onun kolayına gelmektedir. Gerçekten de kader kavramı, aklını kullanmak istemeyene sığınma imkanı vermekte ve insanın kendi kendini hipnotize etmesine yaramaktadır.
    Hz. Peygamber döneminde; kader meselesinin sahabe arasında konuşulduğu, hatta Hz. Peygamberin, kader konusunda kendisine soru sorulmasını ve sahabe arasında tartışma yapılmasını yasakladığına dair haberler nakledilmistir15. Bu yasaklamaya rağmen; kader hususunda Hz. Peygambere isnat edilen ve hadisçilerin "sahih" olarak nitelendirdikleri hadisleri, hadis kitaplarında sıkça görmek mümkündür. Kader ile ilgili birkaç hadisi örnek olarak zikretmek faydalı olacaktır.
    Hz.Peygambere isnat edilen bir hadiste, Hz. Peygamberin, Allah'tan üç şey istediğini ve Allah'ın ikisini verdiğini bildirerek, "Müslümanlar arasında isyan olmamasını istedim, fakat Allah bunu kabul etmedi.16 buyurduğu nakledilmiştir. Keza Hz. Peygamber: "Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır bir fırka hariç, hepsi cehenneme girecektir."17 buyurarak, İslam ümmetinin geleceğinden haber vermektedir18. Müslümanlara haksızlıklar karşısında tepki göstermemeyi emreden bir hadiste Hz. Peygamber: "...sizler benden sonra bencillik göreceksiniz. Bana ulaşıncaya kadar sabredin."19 Başka bir hadiste; Hz. Adem'i cennetten kovulmasından dolayı kınayan Hz. Musa'ya, Hz. Adem'in: "Allah'ın beni yaratmadan kırk sene önce takdir ettiği bir şey için mi beni kınıyorsun?"20 dediği nakledilmiştir. Başka bir hadiste: "Allah cennet ehlini, cennet ehli olarak babalarının sulbünde yarattı."21 buyrulmaktadır. Diğer bir rivayette de Hz. Peygamberin: "İnsan cehennem ehlinin amelini yapar; ta ki onunla cehennem arasında bir zir'a kaldığında; kitap onun önüne geçer de cennet ehlinin amelini yapar ve cennete girer. İnsan cennet ehlinin yaptığı ameli yapar, ta ki onunla cennet arasında bir veya iki zir'a kaldığında, kitap onun önüne geçer de Cehennem ehlinin amelini yapar ve cehenneme girer."22 Bu durum karşısında, salih amel yapmanın faydasının ne olduğunu soranlara ise, Hz. Peygamberin, "amel yapınız. Herkes ne için yaratıldıysa ona göre işi kolaylaştırılır."23 cevabını verdiği bildirilmiştir. İnsan sorumluluğunu esas alıp, kaderciliğe karşı çıkanlar da hadislere konu olmuştur. Hz. Peygamberin, "Kaderiye bu ümmetin Mecusileridir."24 buyurduğu dahi nakledilmiştir. Ümmetinden kaderi yalanlayacak topluluk olacağını25 bildiren Hz. Peygamberin ". . . Küfrün anahtarı ancak kaderi yalanlamaktır."26 dediği rivayet edilmiştir.
    Yukarıda zikredilen hadislerle insan sorumluluğunu nasıl uzlaştıracağız? Bu tür rivayetlerin Hz. Peygambere isnat edilmesinin arkasında, Hz. Peygamberden sonra Müslümanlar arasında meydana gelen tatsız olaylara mazeret bulma ve farklı görüşlere sahip grupların, birbirlerini suçlama çabalarının bulunduğu sanılmaktadır.27 Hadis külliyatının, genelde, insan sorumluluğunu anlamsız kılan bir yaklaşımı telkin etmesi, Emevi yöneticilerinin kader anlayışı ile paralellik arz etmektedir. Hadislerin yazıya geçirilmediği bir dönemde, böyle bir yönetimin olması, Müslümanın geleceğini de olumsuz yönde etkilemiştir. Bugün, bilebildiğimiz ve elimizde mevcut olan en eski hadis kitabi, imam-i Malik'in Muvatta'sıdır.
    Bu eser Emevi Devleti'nin yıkılmasından sonra toplanmıştır.28
    Sahabe Dönemi'nde de kader konusunda zaman zaman tartışmaların yapıldığı bildirilmektedir. Bu devirde yapılan tartışmalardan birkaç örnek vererek, konuyu biraz daha açmak faydalı olacaktır. Şam tarafını ziyarete giden Halife Ömer, Şam'da veba salgını olduğunu haber alınca şehre girmekten vazgeçerek, buradan uzaklaşılması gerektiğini bildirir. Bunun üzerine Şam tarafında bulunan ordunun komutanı Ebu Ubeyde, kaderi gerekçe göstererek, Hz. Ömer'in uzaklaşma önerisini eleştirir.29 Hatta, Hz. Ömer'e, "Allah'ın kaderinden mi kaçıyorsun? diye sorar. Onun bu itirazına Halife: "Evet Allah'ın kaderinden Allah'ın kaderine kaçıyorum."30 karşılığını verir: Görülüyor ki; Hz. Ömer'in kader anlayışı ile Ebu Ubeyde'nin kader anlayışı çok farklıdır. Ebu Ubeyde'ye göre, her şey Allah tarafından ezelde tespit edilip, programlandığı için kaderden kaçmak mümkün değildir. Hz. Ömer'e göre ise, ezelde tespit edilenler imkânlar olduğu için veba hastalığı olan yere girenin, bu hastalığa yakalanması da Allah'ın kaderi, bu hastalığın olduğu yere girmeyerek ondan kaçanın kurtulması da Allah'ın kaderidir.
    Nitekim, Ebu Ubeyde ve Yezid b. Ebi Süfyan gibi, birçok ileri gelen sahabe veba hastalığından öldü32. Vebadan kaçan Hz. Ömer ise yaşamını sürdürdü. Müslümanlardan bir grup tarafından muhasara edilen Halife Osman, hilafetten ayrılmasını isteyenlere karşı, kaderi gerekçe göstererek, isteklerini reddetmişti.
    Ancak, ayni gerekçe ile isyancıların halifeyi taşa tutmalarından sonra, Hz. Osman'ın, onların kaderi gerekçe göstermelerini kabul etmediğini görmekteyiz.
    Hz. Ali'nin kader konusundaki düşüncesi daha açıktır. O, Allah'ın emir ve nehiylerinin konusu olan fiillerde, Allah tarafından önceden belirlenmiş bir hususun olamayacağını, aksi halde, Allah'ın kitap göndermesinin, peygamber göndermesinin, emretmesinin, nehyetmesinin bir anlamı kalmayacağını bildirmiştir. Ayrıca, kaderin ancak insanın sorumlu olmadığı konularda olacağını açıklayarak, kader kavramı ile insan sorumluluğu arasındaki ilişkiye de dikkat çekmiştir35. İnsanın sorumlu olduğu hususlarda ise "kader, iyi işi yapmak, kotu işi yapmamakta insanı serbest bırakmaktır."36 Yani, kader insanın neticesinden lehte ve aleyhte sorumlu olduğu fiillerinde hür olması ve istediğini yapabilmesidir. Hz. Hasan da irade hürriyeti ile sevap ve günah arasında bağı kurmuş ve insan fiillerinde önceden tespite karşı çıkmıştır.37 Ona göre, ön tespit irade hürriyetini ve dolayısıyla insan sorumluluğunu ortadan kaldırmaktadır.
    Halife Ali'ye karşı, kendine has metotlarla; yürüttüğü mücadeleyi kazanan Muaviye, Hicretin 41. yılında Emevi Devleti'ni kurdu38. Emevi yönetimi, kuruluşundaki gayri meşruluğun sıkıntısını, kader kavramının arkasına sığınarak gidermeğe çalışmış ve kaderci düşüncenin gelişmesi için elinden geleni yapmıştır. Çünkü onlar, kaderciliği siyasi geleceklerinin garantisi olarak görüyorlardı. Kaderci düşüncenin gelişip yayılması için ilk adımlar, bizzat devletin kurucusu Muaviye tarafından atılmıştı39 Muaviye'nin, Halife Ali'ye karşı isyanının, savaşının tutarlı dini ve siyasi gerekçesi yoktu. Onun tek sığınağı kader kavramı kalmıştı. Bu kavram öyle bir sığınaktır ki, ona hem zalim, hem de mazlum beraber sığınabilirler. Bir yandan zalimin zulmünün sebebi, diğer yandan mazlumun acizliğinin gerekçesi olabilmektedir.
    Emevi Devleti'nin yöneticilerine karşı gelmek, kadere dolayısıyla Allah'a karşı gelmek olduğundan, karsı gelenin öldürülmesi helal olmaktadır.40 Muaviye'nin oğlu Yezid halka şöyle seslenmişti: "Ey insanlar, sizin uğraşmanıza gerek yoktur. "Allah bir isi beğenmediği zaman onu değiştirir..."41 Allah bizi değiştirmediğine göre, Allah'ın istediğine karşı çıkmaya sizin hakkınız olamaz. Size düşen itaat etmek, Allah'ın iradesine rıza göstermektir.42 Emevi halifeleri, sadece Allah'ın ezelde yazdığı yazıyı, yani, "Allah'ın kaderini infaz" ettiklerini belirtiyorlardı.43

    Emevi yöneticilerinin kader kavramına sığınma taktikleri, Müslümanlar arasında değişik tepkilerin doğmasına sebep oldu. Ma'bed b. Halid el-Cühem, Gaylan ed-Dimeşki ve Yunus el-Esvari gibi düşünen alimler, yönetimin desteklediği düşünceyi yüksek sesle eleştirerek; Emevilerin tanımladığı kaderin olmadığını, yapılan zulmün Allah'tan değil, idarecilerden kaynaklandığını ve halkın bu zulmü ortadan kaldırabileceğini, belirttiler44. Nitekim bu düşünce halk arasında yayıldı. Emevi yöneticileri; başta yukarıda zikredilen alimler olmak üzere, kendileri gibi kaderi anlamayanların ileri gelenlerini katlettiler.45 Kaderci düşünceyi kabul etmeyenler, olaylarda insan sorumluluğunu benimsediklerinden, siyasi idare için tehlike teşkil ediyorlardı. Çünkü "Kader Doktrini" politikayla yakından ilgiliydi.46
    Hasan el-Basri de kader konusunda Emevilerin destekledikleri düşünceye karşı çıkmıştı. Fakat kendi düşüncesini açıkça ortaya koymamıştı.47 Şehristani, Hasan Basri'nin kader hususundaki görüşlerinin, kaderi kabul etmeyenlere benzediğini, bildirmektedir48.
    Emevi halifelerinin istediği şekilde kader kavramını yorumlayan Ca'd b. Dirhem, Cehm b. Safvan gibi yazarlar da vardı. Bunlara göre, "bütün fiillerde cebir olduğu gibi mükâfat ve ceza da cebirdir."49 Bu düşünceyi savunan ekole Cebriye Mezhebi, denmektedir. Bu mezhebe göre, hiçbir şeyden kaçınma imkânı yoktur. "Ne kadar çalışılırsa çalışılsın meydana gelecek bir şey önlenemeyeceği gibi, meydana gelmeyecek olan bir şey de meydana getirilemez."50 Cebriye'den Hüseyin b. Muhammed en-Neccar: "Allah; kulun hayır, şer, güzel ve çirkin amellerini yaratandır. Kul da o amelleri kesbeder",51 fikrini ileri sürerek; mezhebinin görüşlerini biraz yumuşatmıştır. Cebri düşüncenin, zamanla diğer mezheplere de sirayet ettiği görülmüştür. Bu düşünce şekline göre, olayları izah etmek çok kolaydır. Sahabe arasında siyasi çıkar çekişmelerinden doğan tatsız olaylar dahi, Allah'ın ezeldeki yazgısının yerine gelmesi olarak açıklanmıştır.52 Bundan dolayı da onların hatalarının araştırılmaması istenmektedir.53 Çünkü, onların bir kusuru yoktur. Allah'ın, ezelde takdir ettiği kaderi yerine getirmişlerdir.
    İslam ümmetinin en büyük şanssızlığı, hadislerin toplanarak kayda geçirilmediği bir dönemde, meşru yönetimi isyan sonucu devirerek kurulmuş bir yönetimin, kaderci düşünceyi desteklemesi olsa gerektir. Hadis külliyatının kaderci karaktere bürünmesinin arkasında bu olgu yatmaktadır. Düşünen Müslüman, Peygamberi ile karşı karşıya getirilmiştir. Hadisçilerimiz ise nakledilenleri değil, nakledenleri araştırmakla meşgul olmuşlardır: islam kültürünün teşekkül devrinde meşruluk sıkıntısı çeken siyasi yapının, islam ümmetinin geleceğini de ipotek altına alması bu hadisçilerin sayesinde gerçekleşmiştir. Bugün Müslümanlar hadis problemi ile de karşı karşıyadırlar. Müslüman'ın dünya görüşünün ortaya konması için tek olgu olması gereken Kuran-ı Kerim'in karşısına, hadis yedek bir olgu olarak çıkarılmış, hatta onun gibi bir olgu olduğu dahi ileri sürülebilmiştir54. Böylece, Kuran olgulardan biri durumuna düşürülmüştür. Olgular çoğalınca da İslam’ın hayata intibak esnekliği kaybolmuş ve hayata alternatif bir dünya görüşü halini almıştır.

    Kur'an'ın muhatabı insan aklıdır. Bundan dolayı insandan düşünmesini istemektedir.55 Kur'an'ın anlaşılmasında kültür seviyesi de önemlidir. Herkes kültürü nispetinde ondan istifade edebilir. Onu şartsız okumak, yararlanma imkanını artırmaktadır. Ancak, genelde Müslümanlar, Kur'an'ın ne dediğinden ziyade, kendi düşüncelerini doğrulamak için Kur'an'dan deliller aramışlar, neticede her birinin dayanağı Kur'an olduğu iddia edilen birbirine zıt görüşler ortaya çıkmıştır. Mesela, kaderciliği savunanlar da, insanın sorumlu olduğu fiillerinde ezeli tespitin olmadığını belirtenler de, bunların arasında uzlaşmacı bir tavır takınanlar da görüşlerinin doğruluğunu ortaya koymak için, Kur'an'ın ayetlerini delil getirmişlerdir. Kur'an'ı bir bütün olarak ele almayı düşünmemişlerdir. Hatta, bir konuda ayetlerin azlığına ve çokluğuna göre; çoğunluğun telkin ettiğini sandığı anlamdan yana tavır aldıklarını ileri sürenler dahi vardır56.
    Kur'an'ın ayetlerini, hiçbir insanın kendi arzusuna göre anlamaya hakkı ve yetkisi yoktur. Her insanın, Kur'an'ın muhatabı olması keyfiyeti, insana onun ayetlerini istediği doğrultuda yorumlama yetkisi vermemektedir. O halde, insan Kur'an ayetlerini nasıl anlayacaktır? Bu konuda ölçüleri neler olmalıdır? Kur'an'ın bir ayetini anlamak için; A-Ayet çerçevesini, B-Siyak-Sibak çerçevesini, C-Kur'an'ın Bütünlüğü çerçevesini,57 D-Kainattaki Fiziki ve Sosyal Kanunlar çerçevesini,58 E-Akli Selim çerçevesini59 göz önünde bulundurmamız gerekmektedir. Yani, bir ayeti anlamak için bu beş esasa dikkat edilmelidir. Anladığımız mananın, bunlardan hiçbirine aykırı olamayacağını bilmemiz lazımdır. Burada bir noktaya da işaret etmek gerekmektedir. Kur'an ayetlerini, yukarıda belirttiğimiz beş ilkeye dikkat ederek kavramaya çalışırsak; "herkese göre Kur'ani doğrular yerine, Kur'an'ın kendi doğrularını"60 ortaya koyma imkânını elde edebiliriz. Bu düşünce doğrultusunda kader problemine Kur'an'ın yaklaşım tarzını tetkik etmeye çalışacağız.
    Kader kelimesi, Kur'an'da; ölçme, güç yetirme, kudret, ölçerek takdir ederek tayin, rızkı daraltma, Allah'ın irade ettiği külli hüküm ve önceden ölçüp-biçip hüküm verme manalarında kullanılmıştır.61 Bu kelimeye bu anlamların dışında; her şeyin olduğu gibi kılınması, kaza ve hüküm manaları yüklenmiştir62. Son iki anlamın Kur'an'da kullanılmamış olması, kelimenin bu iki anlamı sonradan kazanmış olabileceğini düşündürmektedir.63 Kader kelimesinin yerine kaza kelimesi de kullanılmaktadır. Kaza kelimesi Kur'an'da on anlamda kullanılmıştır64; Istılahda; "Kaza; Allah'ım ezelde bütün eşyanın gelecekte ne şekilde olacağını bilmesi, kader ise, bu eşyanın Allah'ın ezeldeki eşya ile ilgili ilmine uygun olarak icat edilmesidir."65
    Kur'an'ın birçok ayetinde geçen kader kelimesi ve bu kelimenin müştaklarının mihverini, "bir olgu dahilinde tayin etmek, her şeyi bir olgu ve nizama göre tanzim"66 etmek teşkil etmektedir. Kader kelimesinin geçtiği ayetlerden hiçbiri, insanın sorumlu olduğu fiillerinin, alın yazısı manasında, ortaya çıkmasından önce takdir edildiği anlamını taşımamaktadır. Kader konusunda yapılan tartışma, Allah'ın kainati belli bir düzen dahilinde yaratmasında değil, işlediği fiillerinden lehte veya aleyhte sorumlu olan insanın, bu yaptıklarının Allah tarafından ezelde tayin ve tespit edilip-edilmediğinde yoğunlaşmaktadır. Eğer kader, "Bu kâinattaki ilahi kanunlardır."67 şeklinde anlaşılsaydı, bu hususta hiçbir tartışma olmayabilirdi. Kâinattaki düzenlemeyi insan fiillerine de teşmil edince, insan hürriyetinin anlamı kalmamaktadır. Hâlbuki insani hür bir varlık olarak yaratan Allah'tır.
    Hürriyet, hem iyiliğin hem de kötülüğün kaynağıdır. Kötülük yapma imkânı olmayanın iyilik yapmasından bahsetmek abes olur. Çünkü; bu durumda iyilik mecburi istikamettir. Seçeneği yoktur, Kader problemine çözüm bulmak için, Allah’ın ilminden değil, insan sorumluluğundan ve dolayısıyla insan hürriyetinden hareket etmek zorundayız.
    Bu konuda hareket noktamız sorunun çözümünde bize yardımcı olacaktır. Önceden tespit, irade konusu olmayan ve insanın sorumlu olmadığı alanlarda olabilir. İnsana bırakılan alanlarda ise kaderi, insanın davranışları belirlemektedir. Yani, insanın sorumlu olduğu hususlarda kaderi insan çizmektedir. Kur'an bu duruma işaretle, "...Bir millet kendini bozmadıkça Allah onların durumunu değiştirmez..."68 "insan ancak çalıştığına erişir"69 buyrulmaktadır.
    Kader konusunda, insanın iradesini ilgilendiren nokta ile tabii ve kevni hadiseleri ilgilendiren ciheti birbirinden ayırmak lazımdır.70 İnsanın dışındaki varlıkların mukadderatlarının tayin ve tespitinde, sorumlulukları olmadıklarından dolayı, bir sakınca yoktur. Ancak, insan sorumlu bir varlıktır. Kur'an bunu şöyle açıklamaktadır: "Doğrusu biz, sorumluluğu göklere, yere, dağlara sunmuşuzdur da onlar bunu yüklenmekten çekinmişler ve ondan korkup titremişlerdir. Pek zalim ve çok cahil olan insan ise onu yüklenmiştir."71 O halde, sorumlu olması cihetiyle diğer varlıklardan ayrılan insanın, sorumluluğu oranında hürriyetinin olması, sınırları Allah tarafından çizilmiş sahada insanın kendi kaderini kendinin belirlediği ortaya çıkmaktadır. İnsan kendi kaderini belirlerken Allah, ona yol göstererek yardımcı olmak için, peygamber ve kitap göndermektedir. Yani; insanın özgür iradesi olduğu için, Allah kuluna teklifte bulunmaktadır. İradenin mecburiyeti demek, irade yoktur demektir. Çünkü mecburiyetin olduğu yerde iradeden söz edilemez. Buna göre, insanın kaderi, iyiliği veya kötülüğü yapacak şekilde yaratılmış olmasıdır.
    Zemahşeri, Furkan suresinin ikinci ayetinin yorumunda Allah'ın takdiri konusunda,"... gördüğün gibi, Allah insanı takdir ettiği bu düzgün şekilde yarattı. Yaratılmasını takdir edip de yarattığı her şeyi farklı olarak yaratmadı."74
    Bu görüşe göre, takdir insanın sorumlu olmadığı alanları kapsamaktadır. İnsanın sorumlu olduğu fiillerinde ise birey, en az iki seçenekten birini tercih edebilecek şekilde hür bırakılmıştır75.
    Kader kelimesi ve müştakları geçmediği halde, kaderci görüşü benimseyenlerin insanın irade hürriyetini kaldırdığını anladıkları ayetler de bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi; "Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe sizler bir şey dileyemezsiniz,"76 Bu ayet, Onlara göre, insan iradesinde cebrin olduğunu ortaya koymaktadır77. İradedeki cebir ile fiildeki cebir arasında pek fark olmadığından, iradede cebrin olduğunu ileri sürenlere de "Cebriyeci" demekte bir sakınca olmasa gerektir. Eş'ari: "Kullar fiillerinde, hür, ihtiyarlarında (seçimlerinde) mecburdurlar."78 görüşündedir. Bazı yazarlara göre, "irade ve seçimdeki mecburiyet, fiillerde de mecburiyeti gerektirir."79
    Bundan dolayi Eş'ari'nin, "katıksız cebri" olduğu belirtilmiştir80. Gerçekten, söz konusu ayetten insan iradesini selbeden, yani, ortadan kaldıran bir anlam çıkarılabilir mi? Meşiet ile irade aynı manaları taşıyan iki kelimedirler81.
    Bu ayeti, Allah'ın "Sizin dilemenizi dilemesi, iradenizi irade etmesi ile diliyorsunuz."82 şeklinde anlamak lazımdır. Eğer; Allah insana dileme imkânını vermeseydi, insanın dileme hürriyeti olmazdı.
    Size verilen bu irade, Allah'ın size verdiği bir lütfudur. Aksi halde, bir irade hürriyetinden söz edilemezdi.83 Ayetin sibakını da dikkate alırsak, bu anlamın doğruluğu ortaya çıkmaktadır; "Ey insanlar nereye gidiyorsunuz? Kur'an, ancak aranızdan doğru yola girmeyi dileyene ve âlemlere bir öğüttür. "Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, sizler bir şey dileyemezsiniz."84 Yukarıda da belirttiğimiz gibi, burada ifade edilen husus, insana dileme hürriyetinin Allah tarafından verilmiş olmasıdır.
    Kur'an'ın bir konudaki görüşünü ortaya koymak için, o konu ile ilgili tüm ayetleri dikkate almak lazımdır. Kur'an'da "şae" ve müştaklarının geçtiği birçok ayet bulunmaktadır. Allah'ın dilemesine, cebrî anlam yükleyen müşriklerin gerekçelerini Allah kabul etmemiştir. Onların kabul edilmeyen gerekçelerinin, bazı Müslüman yazarlarca benimsenmesi, din açısından hayret uyandıracak bir tavır olsa gerektir. Allah, puta tapanların, "Allah dileseydi babalarımız ve biz puta tapmaz ve hiçbir şeyi haram kılmazdık." demelerini; "...siz ancak zanna uyuyorsunuz ve sadece tahminde bulunuyorsunuz..."85 buyurarak reddetmiştir. Bir sonraki ayette de; "...0 dileseydi, hepinizi doğru yola eriştirirdi."86 buyurmaktadır. Yunus suresindeki bir ayette, Allah'ın dilemesinin hangi anlama geldiği açıkça ifade edilmektedir. "Ey Muhammed, Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi inanırdı, öyle iken insanları inanmaya sen mi zorlayacaksın?"87 Allah, insanları zorlamadığına göre, yani, onlara hürriyet verdiğine göre, insanları zorlamaya hakkın yoktur. ".. Dileyen inansın, dileyen inkâr etsin."88 Görülüyor ki, bu ayetler insana dileme hürriyetinin verildiğini ortaya koymaktadır
    İnsan yaratılmadan önce, insan fiillerinin takdir edildiğine delil olarak gösterilen diğer bir ayet de [Hadid,22] ayetidir. Bu ayette şöyle buyrulmaktadır; "Yeryüzüne ve sizin başınıza gelen bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce o, kitapta bulunmasın. Doğrusu bu Allah'a kolaydır." Burada "kitap"tan anlaşılması gereken mana nedir? Bir başka ayette "...Yerin karanlıkları içindeki tek bir tane, yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır."89 Yaş ve kuru her şeyin bir kitapta olması, onların varlıkları değil, varlık alanında tabi olacakları kanunlar, kurallar olsa gerektir. Kitap kelimesi bu anlamda başka ayetlerde de kullanılmıştır.90 [Hadid, 22] deki ayeti Zemahşeri, musibetleri yaratmadan önce, hangi durumlarda insanların başına musibet geleceğini tespit etmişizdir, anlamında olduğunu belirtmiştir91 Diğer bir ayette: "Başınıza gelen herhangi bir musibet ellerinizle, işlediklerinizden ötürüdür.." Bu ayete göre, insanın başına gelen musibetten, insanın sorumlu olduğu ortaya çıkmaktadır. Eğer, insanın başına gelen musibet önceden takdir edildiyse, bunda insanın sorumlu olmasını bir manası olamaz. Ya da cebri görüşü benimseyen bir kimsenin ileri sürdüğü gibi, "Bunu böyle Allah yapıyor, fakat bir şey diyemiyoruz."93 şeklinde düşünmemiz gerekir ki; bu da insanın robot olduğunu kabul etmek demektir.
    İnsanın başına iyi veya kötü bir şeyin gelebilmesi, önceden tespit edilen kurallara göredir. Yani; Allah musibetleri yaratmadan, bunları insanlara verirken, hangi esaslara göre vereceğini belirlemiştir. İnsanın başına kendi fiili neticesi felaket gelebildiği gibi, kendi kusuru olmadığı halde de musibet gelebilir. Hatta, Kur'an, Allah'ın denemek için dahi çeşitli musibetler verdiğini bildirmektedir.94 Buraya kadar yaptığımız açıklamalardan; her şeyin ölçüsünün, kanununun ve nizamının Allah tarafından konulduğunu, bu kuralların bir kısmının insan tarafından da bilinebileceğini, bundan dolayı hür iradeli faillerin bu kurallar çerçevesinde hareket etmeleri istenmektedir. Netice olarak, insanlar tarafından bilinebilecek hususların Allah tarafından belirlendiğini ve kanunlarının tespit edildiğini, insanlarca bilinemeyeceklerin ise insan faaliyetleri neticesine göre kaderlerinin insan tarafından çizildiğini ifade etmek mümkündür.

    Kader konusunda karşımıza çıkan önemli husus, Allah'ın ilmi meselesidir. Kainatın nizamını ve ondaki kanunları, Allah'ın, önceden tespit ettiğini ve bunlarda bir değişiklik olmadığını ve olamayacağını Kur'an bildirmektedir. "...bütün tabiat, Allah'a "otomatik bir irade" ile itaat eder."96 Acaba insan da buna dâhil midir? İrade verilerek diğer varlıklardan ayrılan insanın, sorumlu olması hasebiyle de başka varlıklardan ayrıldığı bilinmektedir. Tartışma, önceden tespit edilenlerin içine, iradeli ve sorumlu varlık olan insanın fillerinin girip-girmeyeceği meselesidir. Başka bir ifade ile kâinattaki nizamın, insanın iradesine ve fiillerine teşmil edilip edilemeyeceğidir. İnsanın sorumlu bir varlık olduğu inkâr edilmeden, bu düzenlemenin insan fiillerine teşmil edilmesi mümkün değildir. İnsanın sorumlu bir varlık olduğu veri olduğuna göre Allah'ın yasası, insan cinsi için ezelde çizdiği sınırlar içinde ferdin hür olmasıdır. Bu anlamda, insan için yalnız Allah'ın çizdiği kaderden değil, kendisinin, ailesinin milletinin ve diğer milletlerin çizdiği kaderlerden de bahsetmek mümkündür. Ancak, insanlar tarafından çizilen kaderleri, insanın aklını kullanarak değiştirmesi de söz konusudur. İnsanlar tarafından çizilen kaderlerin, çeşitli sebeplerden dolayı, Allah'a yüklenmesi, kader kavramının keyfi olarak kullanıldığını ortaya koymaktadır.
    İnsana irade veren ve onu hür kılan Allah'tır.97 Allah, hür iradeli insanı yaratmakla; kendi iradesini, insan davranışları konusunda kısıtlamıştır. Eğer Allah, insanı özgür kılmak için, insan davranışları hususunda, iradesini sınırlandırıyorsa; ona kendi "plan ve projelerini hazırlama imkanı vermek için bilgisini de sınırlıyor demektir."98 Kaldı ki Descartes (Dekart) da Allah'ın bilmesini ve irade etmesini bir ve aynı şey saymaktadır.99 İnsan için sorumluluk esas ise hürriyet de esastır. İnsan hürriyetini korumak, en azından Allah'ın ilmine zarar gelmesin endişesi kadar önem arz etmektedir. "İnsan hem mecbur hem de mesuldür. Bu iki durum arasında görülen çelişki kaderin sırrı olarak kalacaktır."100 tarzındaki bir düşünceyi, Kur'ani esaslarla uzlaştırmak mümkün değildir.101 Allah'ın, hem insanların düşünmelerini hem de aklını devre dışı kalmasını istemesini izah etmek mümkün olmasa gerekir.
    Allah'ın, insanın neticesinden sorumlu olduğu davranışlarını önceden bilmesi, insanın hürriyetine, bilmemesi ise Allah'ın ilmine zarar vermektedir. Allah'ın ilminin cebri gerektirmediğini ileri sürmek, problemi çözmemektedir. Hatta bazı yazarlar, cebrin Allah'ın ezeli ilminden kaynaklandığını belirtmektedirler.103 Fikirlerimizi ortaya koyarken tutarlı olmak zorundayız. Aklın ilkelerine aykırı bir şeyin, Kur'an'a uygun bir görüş olacağını düşünemeyiz. "Söz gelişi, insanın fiilleri de dahil olmak üzere her şeyin önceden bilindiğini, kesin olarak tayin ve tespit edildiğini öne süren bir görüşle, insanda irade hürriyetinin varlığını öne süren görüşü bir ve aynı anda savunamayız. Ortada giderilmesi gereken bir tutarsızlık bulunmaktadır."104 Daha önce de belirttiğimiz gibi, Kur'an'ın ayetleri gibi akıl da Allah'ın ayetidir. Allah'ın ayetlerinin birbirini nakzetmesi düşünülemez. Nitekim Kur'an-ı kerim'de 275 yerde, "düşünmüyor musunuz? Akıl erdiremiyor musunuz?" diye sorulmakta; 200 yerde de bizzat "düşünme ve tefekkür" emredilmekte 12 yerde "dolaşarak, araştırıp ibret alma" önerilmekte ve 670 yerde de ilme teşvik yapılmaktadır.105
    Bilmenin olabilmesi için fiili bir durumun olması lazımdır. Ortada fiili ve gerçek bir durum olmadığı zaman bilmenin olmaması Allah için bir eksiklik olur mu? İnsanın iyilik veya kötülük işleyecek tarzda yaratılmış olması, insan fiillerinin planlanamayacağının kanıtı olamaz mı? Hürriyet verilerek diğer varlıklardan ayrılan insanın, neticesinden sorumlu olduğu davranışlarında da Allah'ın ilminde istisna olması düşünülemez mi? İnsan davranışları ile Allah'ın ilmi arasında ilişki kuran Mutezile'den Muhammed b. Numan: "Allah, ancak takdir ve irade ettiği şeyi bilir. Takdirden önce bir şeyi bilmesi imkânsızdır. Eğer kulların fiillerini bilmiş olsaydı, onları imtihan etmesi ve denemesi imkânsız olurdu."106 görüşünü ileri sürmüştür.
    Yine Mutezile'den Hişam b. Hakem Bakara-143. Al-i imran-140,142. ve 167. Tevbe-16. Hadid-25. Ankebut-3 ve 11. Muhammed-31. Cin-28. ayetlerini delil getirerek, "Allah Teâlâ hadisatın hudusunu ancak vukuu anında bilir, Çünkü bu ayetler Allah’ın bu şeyleri ancak hudusu sırasında bildiğini ifade ediyor."107 demiştir. Farabi ve İbni Sina gibi Müslüman filozoflara göre, Allah'ın ilmi, objesini var kılan bir bilgidir. Yani, "Allah'ın bilmesi yaratması demektir"108
    Bu konuda Muhammed ikbal de; ilahi bilgide suje-obje ilişkisi yoktur. Allah'ın bildiği şey olur. Allah'ın bilgisinin, "kendi objesini yaratan bilgi" olduğunu söylemektedir.109 Görüldüğü gibi, beşeri bilgi ile ilahi bilgi mahiyet itibariyle de farklıdır. "İlim, ma'luma tabidir"110 görüşü insan bilgisi için söz konusu iken, ilahi bilgi için geçersizdir.
    Kader meselesine Allah'ın ilmi açısından değil, insanın sorumluluğu cihetinden bakmalıyız. Allah yüce bir değerdir. Fakat insanın bizzat kendisi de bir değerdir. Allah'ın çizdiği sınırlar dahilinde insan serbestçe hareket etmektedir.111 Bu açıdan baktığımızda "kader, bir şeyin kendi içinde var olan güç, onun yaratılışının derinliklerinde saklı bulunan ve gerçekleştirilebilecek olan imkanlardır."112 Ezeldeki tayin ve tespitin değil insanın hürriyetini, ilahi faaliyet imkanını da ortadan kaldığını ileri süren İkbal, Rahman suresinin 29. ayetini delil getirerek, Allah' her an bir işin meşgul ettiğini, bildirmektedir.113 İlahi hayatta "yeniliğin" söz konusu olduğunu belirten İkbal, "her yaratma fiilini, önceden tespit ve tayin edilmiş bir fiil olarak değil, yeni bir hadise olarak görür."
    Kader problemi ile yakından ilgili olan bir diğer konu da kulun fiilinin yaratıcısı olup-olmaması meselesidir. Bu tartışmanın temelinde "yaratma" kelimesine yüklenen değişik anlamlar yatmaktadır. İnsanın yaptıklarından sorumlu olduğu gerçeğinden hareketle Mu'tezile; "kul fiilinin yaratıcısıdır." Görüşünü benimsemişti. Maveraünnehir alimleri, bu görüşünden dolayı Mu'tezile mensuplarının, Mecusilerden daha şiddetli kafir olduklarını iddia etmişlerdi.115 Kendileri ise kulun fiilini, kulun Allah ile birlikte yaptığını söylüyorlardı116. Maturidi'ye göre de kula, fiilinin yaratıcısı denemez117. Maturidi Mezhebini benimseyenlerin, fiilde kulun sorumluluğunu ortaya koymak için, irade-i cüz'iyyeye ağırlık verdiklerini ve cüz'i iradenin mahluk olmadığını ileri sürdüklerini görüyoruz. Cüz'i iradenin mahluk olmadığından neyi kastettiklerini anlamak mümkün değildir. Acaba cüz'i iradenin olmadığını mı ifade etmek istemişlerdir?
    Eğer böyle bir irade varsa, bunun Allah tarafından yaratılmış olması gerekmektedir. Eger cüz'i irade yoksa, Maturidiler insan sorumluluğunu nasıl izah edeceklerdir? Bu, izaha muhtaç bir mesele olarak durmaktadır.
    Es'arilerin durumu daha açıktır. Kullar iradelerinde mecburdurlar.119 Bu düşünceye göre insan sorumluluğunu ispatlamak da mümkün olamamaktadır.
    Kur'an'a göre, "yaratma" kelimesini insan için kullanmak mümkün mü? Bu kelimeyi Kur'an'ın, Allah'tan başka varlıklar için kullandığını görüyoruz. [Maide/110] de; Hz. İsa'ya hitaben, "...sen iznimle, çamurdan kuş gibi bir şey yaratmış, ona üflemiştin de iznimle kuş olmuştu..." buyrulmaktadır. [Ankebut/17]de, "...aslı olmayan sözler yaratıyorsunuz..." [Mü'minun/14] de; "yaratanların en güzeli olan Allah ne uludur." [Saffat /125] de ise, "Yaratanların en güzeli olan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı tapıyorsunuz." buyrulmuştur. Kula yaratmanın verilemeyeceğini ileri sürenler de [Zümer/62]de: "Allah her şeyin yaratanıdır"120 [Saffat/ 96] da "Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır"; [A'raf /54], “..bilin ki, yaratma da emir de Allah'ın hakkıdır." buyrulmasını delil getirmektedirler. Hiçbir Müslüman'ın, Kur'an'ın bir ayetini, diğer bir ayetine karşı olacak şekilde anlamaya ve yorumlamaya hakkı yoktur.
    Bunu bizzat Kur'an'ın ayeti yasaklamaktadır. Böyle bir anlayış, Kur'an'ın Kur'anlığını tartışma konusu yapmak demektir. [Nisa /82] de: "Kur'an'ı durup düşünmüyorlar mı? Eğer O Allah'tan başkasından gelseydi, Onda çok aykırılıklar bulurlardı." buyrulmaktadır. "Kur'an'da ihtilaf olmadığı için, bizim Kur'an'ın ayetlerini birbirine aykırı olacak şekilde anlamaya yetkimiz olmasa gerektir.
    Yaratma (Halaka) kelimesini, yukarıda zikredilen her iki grup ayetlerin anlamlarını kapsayacak şekilde yorumlamak mümkündür. Kelimenin sözlük manası bize bu imkanı veriyor. Yaratma kelimesi; yoktan var etme ve vardan var etme anlamlarına gelmektedir.121 Ham maddesi, malzemesi bulunmayan şeyi var kılmak olan "yoktan var etme" gücü yalnız Allah'a aittir.122 "Vardan var etme"nin ise yapma ile karşılanabileceğinden, bunun yoktan var edilmiş şeyler üzerinde bir tasarruf, bir şekil değiştirme olduğunu, insanın yaratmasından bunun anlaşılacağını, dolayısıyla insanın gücü içerisinde olduğunu123 kabul etmek mümkündür. Daha önce de belirttiğimiz gibi, Kur'an'ın ayetlerini bir bütün olarak ele almadığımız zaman; yanlış neticelere varmaktayız. Görülüyor ki, Kur'an Allah'ın dışında yaratmayı kabul etmektedir. Bu durumda, kul fiilinin yaratıcısıdır, demekte bir sakınca olmasa gerektir.
    Allah ile kulun ortaklasa kulun fiilini gerçekleştirdiğini benimsemekten, insanın, fiilinin yaratıcısı olduğunu kabul etmek daha tutarlıdır. Kulun kendisinin yaratılması başka şey, fiilinin yaratılması başka şeydir: Davranışlarında hür bir varlık yaratmak; davranışları da programlı robot bir varlık yaratmaktan daha zor olsa gerektir. Bundan dolayı, kendi fiilini yaratacak kulu yaratmak, ilahi kudretin şanına daha çok layıktır. İslam'ın teklifleri irade hürriyetine ve imkana dayanır. Allah insana bir güç vermiştir. Bu gücün iyiliğe veya kötülüğe kullanılması insanın elindedir, iyiliğin veya kötülüğün yapılabilmesi imkanı kaderdir. Hürriyetin olabilmesi için çeşitli imkânlar olmalıdır. "Hürriyet, insana Allah tarafında verilmiş bir haldir. Neden Allah yaratıklar arasında insana hürriyet tanımıştır? sorusu Mutlak Varlığın fiiliyle ilgili olduğu için, insan tarafından cevaplandırılamaz."124 Ancak, "insan hem mecburdur hem de mesuldür. Bu iki durum arasında görülen çelişki kaderin sırrı olarak kalacaktır."125 tarzındaki yorumlara katılmamız söz konusu olamaz. Çünkü, İslam’da hiçbir konuda insan aklına aykırı izahların yapılmasına imkan yoktur. İnsanoğluna akıl denen nimeti veren de Allah, insandan düşünmesini, aklını kullanmasını isteyen de Allah'tır. "Gayba iman"ı aklın ilkelerine aykırı şeylere inanmak olarak anlayanlar da bulunmaktadır. Hâlbuki Kur'an gayba imanı isterken, insandan aklını kullanmasını da istemiştir.126 İnsanoğlu Allah'ın yarattığı bir varlık olup127 onun yanında bir değeri vardır. Dünyayı imar etmekle görevlendirilmiştir.128
    Kur'an'ın şartlı okunması birtakım yanlış değerlendirmelerin yapılmasına, yol açmaktadır. Mesela Gurabi; "Kur'an'da bazı ayetlerin cebre ve bazı ayetlerin de hürriyete delalet ettiğini "129 ileri sürmektedir. Hüseyin Atay da aynı görüşe katılarak; "insana tam sorumluluğu yükleyen ayetler olduğu gibi, her şeyi Allah'ın yaptığını bildiren ayetler de vardır."130 demektedir. Muhtemelen bu hatalı anlayışların sebebi, Kur'an'ın ayetlerinin, Kur'an'ın bütünlüğü içerisinde değerlendirilmesi esasından hareket edilmemesi olsa gerektir. Kur'an'ın bölünerek anlaşılmasına131, ayetlerinin birbirine zıt olacak şekilde yorumlanmasına132 bizzat Kur'an karşıdır. Kader konusunda da birbirlerine zıt ayetlerin olması düşünülemez. Allah'ın insana kitap ve peygamber göndermesi; emretmesi, nehyetmesi insanın hürriyetinin olduğunun en açık delilidir. "İnsan iradesini inkâr ederek, Kur'an'ın mutlak insan davranışının cebrini savunduğunu ileri sürmek, yalnız Kur'an'ın tümünü reddetmek değil, aynı zamanda, bizzat temelini de yok etmek demektir."133
    Takdir ile yakından ilgili bir diğer husus da "kötülük meselesi" olsa gerektir. Bu problemin de ortaya çıkış sebebi, insan sorumluluğu esas alınmayıp, Allah'ın "kudretinden hareket edilerek, bunun da yanlış değerlendirilmesi olarak görülmektedir. Allah'ın, insanı iyilik ya da kötülük yapacak şekilde yaratması; Allah'ın iyiliği veya kötülüğü yaratması olarak değerlendirilmiştir. Hâlbuki Allah, iyiliğin de kötülüğün de kanunlarını koymuş, iyiliğe gidecek yolu insanlara tavsiye etmiştir. Kâinat nötrdür. İyi veya kötü, dış âlemde var olan şeyler değil, insan davranışlarının ölçüleridir. İslam'ın dualizmi, insanın kendi içindedir.134
    Kainatta tek bir esas, Allah'ın kanunları caridir. Maturidi; "Şerrin takdiri şer değildir" görüşünü ileri sürerek, bu noktaya işaret etmek istemiştir. Bu durum, Kur'an'da açıka belirtilmektedir. Nisa suresini 78. ve 79. ayetlerinde: "...Onlara bir iyilik gelirse: "Bu Allah'tandır." derler, bir kötülüğe uğrarlarsa "Bu, senin tarafındandır" derler. Ey Muhammed de ki: "Hepsi Allah'tandır." Bunlara ne oluyor ki, hiçbir sözü anlamaya yanaşmıyorlar? Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır, sana ne kötülük gelirse kendindendir..." buyrulmaktadır, İyinin Allah'tan kötünün ise nefisten olması esası; iyiliği Allah'ın, kötülüğü ise nefsin telkin ettiğini ortaya koymaktadır. Hepsinin Allah'tan olmasına gelince, iyiliğin ve kötülüğün reel varlıklarının değil, kanunlarının Allah tarafından konulduğunu ifade etse gerektir. Kur'an'da bu tür ifadelere sık sık rastlamak mümkündür. Mesela: Rahman suresinin 21. ayetinde: "Denizde yürüyen dağlar gibi gemiler Allah'ındır." buyrulmaktadır. Gemilerin Allah'ın olması ne demektir? Bu soruya Lokman suresinin 31. ayetinde açıklık getirilmektedir. "Gemilerin denizde Allah'ın lütfuyla yürüdüğünü görmez misin?" Yani Allah'ın kanunları sayesinde o gemiler denizde yürümektedirler. Demek ki, gemiler Allah'ın koyduğu kanun sayesinde denizde yüzebiliyorlar. Zümer suresinin 7. Ayetinde Allah'ın, kullarının inkârından razı olmadığı bildirilmektedir. Allah'ın razı olmadığı fiilin, kullar tarafından yapılmasını nasıl izah edeceğiz? Razı olmadığı fiili Allah niçin önlememektedir? Hâlbuki insanlara iyiliği emretmelerini, kötülüğü nehyetmelerini bildirmiştir.136 Allah, kendi yapmadığı şeyi niçin bizden istemektedir? Yoksa, "kötülüğü önlemek istiyor da gücü mü yetmiyor?" "Gücü yetiyor da önlemek mi istemiyor?"137 diye düşünülebilir? Bu tür sorulara tutarlı cevap vermek için hareket noktamızı iyi tespit etmemiz lazımdır. Önce, iyilik ve kötülüğün ayrı ayrı yaratılması ile, iyiliği veya kötülüğü yapabilecek kabiliyette bir varlığın yaratılmasının; hangisinin daha büyük bir kudretin işi olabileceğine karar vermek gerekir. Şüphesiz, her ikisini de yapabilecek varlığı yaratmak, daha büyük bir kudretin işidir. O halde Allah insanı nötr olarak yaratmıştır.138 İyilik ve kötülük, insanın hür iradesi ile işlediği fiiller neticesinde ortaya çıkmaktadır. İmtihanın gereği de budur.139 İnsanın kaderi, onun bu kabiliyette yaratılmış olmasıdır.140
    Kader konusu içerisinde müzakere edilen bir diğer mesele de "ecel" olayıdır. Hiçbir insanın sonsuza değin yaşama imkanı yoktur.141 Her nefis ölümü tadacaktır.142 İnsan cinsi için dünya hayatı sürelidir. Bu süre ne kadardır? Bu sure nasıl sona ermektedir? Her insan için bu süre farklı mıdır? Maktul eceliyle mi, yoksa ecelini doldurmadan mı ölmüştür? Eceliyle öldüyse, katilin suçu nedir? gibi sorular insanları meşgul etmektedir. Bunlara da daha önce belirttiğimiz esaslar dâhilinde kısaca temas edeceğiz.
    Ecel kelimesi, lügatte müddet; süre gibi anlamlara gelmektedir.143 Ecel kelimesi ve müştakları birçok ayette geçmekte olup, bu kelimenin mihverini, sözlük manasına uygun olarak "süre, müddet" anlamları teşkil Bu ecel kavramı yalnız insanlar için değil, milletler için, Güneş ve Ay için, hatta, yer ile gök arasında bulunan her şeyin belli bir eceli olduğunu147, kısaca, her şeyin vakti ve suresinin belirlendiğini148 ifade etmek için kullanıldığı görülmektedir. Kelimenin bu kullanım alanları, insan ecelinden neyi anlamamız gerektiği konusunda bize ipuçları vermektedir. Tartışmanın özünü, Allah'ın, insan cinsi için bir ecel mi, yoksa her bir insan için ayrı ayrı eceller mi tayin ettiği sorusuna verilecek cevap oluşturmaktadır.
    Tespit edilen ecel, herhangi bir müdahale olmadığı zaman, insanın yaşayabileceği zaman dilimidir. Dünyaya gelen her insanın, yaşaması gereken sureye "ecel" yani, tabii ömür diyoruz. Bu, insan cinsi için takdir edilmiştir. Ragıp İsfehani; insanın ecelini, Allah'ın dünya hayatında hiçbir insanı, daha fazla bırakmadığı sınıra ulaşması olarak belirtmektedir. Ayrıca, kılıçla kesilme, boğulma ve yanma gibi illetlerle bu surenin kısaltıldığını ileri sürmektedir.149 Doğan her insanın, bu süreyi yaşama imkanı vardır. Çeşitli sebeplerden dolayı, bazı insanların ecelleri kısaltılmaktadır. Bunun kuralları da Allah tarafından konulmuştur: Fatır suresinin 11. ayetinde: "...Ömrü uzun olanın çok yaşaması ve ömürlerin azalması şüphesiz kitaptadır..." buyrulmaktadir150.
    İnsan ölümsüz olmadığına, yani, her insanın mutlaka öleceğine göre, bir insanı öldüren niçin bu fiilinden dolayı sorumludur? Zaten ölecek olan insanı öldürmek neden suç olsun?
    Kur'an'a göre, insan öldürmek büyük bir suçtur.151 Bu durumda, insan öldürmek fiilinin suç olması Kur'ani bir veridir. O halde, fiildeki insan sorumluluğunu nasıl izah edeceğiz? Burada Kur'an'da belirtilen ecel kavramından hareket ederek, meseleyi kısaca ortaya koymaya çalışalım: Acaba insan, Allah'ın insan cinsi için belirlediği sureyi kısaltabilir mi? insana bu imkân verilmiş midir? Birçok ayette; belli bir süreye kadar ertelemeden söz edilerek, bu surenin sonunda artık insana ilave bir sürenin (yaşama imkânının) verilmeyeceği buyrulmaktadır.152
    Kur'an'da: "Allah insanları haksızlıklarından ötürü yakalayacak olsaydı, yeryüzünde canlı bırakmazdı. Fakat onları belli bir sureye kadar erteler. Süreleri dolunca onu ne bir saat geciktirebilirler ne de öne alabilirler."153 buyrulmaktadır. Sürenin bitiminde uzatma yapılamayacağını anlıyoruz. Fakat ecelin öne alınmamasını nasıl anlayacağız? Demek ki, Allah insanın ecelini öne de almamaktadır. Bir kısım insanların doğal ömrünün tamamlanmasını engelleyen Allah değildir. Bundan dolayı, insanın ecelini tamamlaması için gerekli tedbirlerin alınması mümkün olmaktadır. Gelişmiş ülkelerde ortalama ömrün uzun, az gelişmiş ülkelerde kısa olması olgusu; bunu açıkça ortaya koymaktadır. İnsanın ecelini tamamlamasını engelleyen maniler keşfedildikçe ve gerekli önlemler alındıkça, Allah'ın insan cinsi için belirlediği sureye ferdin daha çok yaklaşması mümkün olacaktır. Görülüyor ki, maktul ecelini tamamlamamıştır. Öldürme fiili katile aittir. Bu fiile Allah'ın karışması söz konusu değildir. Kul, Allah'ın kendisine verdiği hürriyet sayesinde fiilini işleyebilmektedir. Ca'fer es-Sadik'ın; "Kulu yaptığından dolayı kınayabildiğin, kulun kendi fiilidir. Kınayamadığın ise Allah'ın fiilidir."154 dediği bildirilmiştir. Bu görüşün isabetli olduğu görülmektedir. Çünkü Allah'ın katıldığı fiilde, onun yarattığı kulu sorumlu tutmak tutarlı bir izah olmasa gerekir. Allah'ın takdir ettiği hususta kulun sorumlu olmasının bir anlamı olmadığı gibi, kulun tedbir almasına da imkan yoktur. Bu konuda Allah'ın kaderi, kulun fiillerinde hür olmasıdır. Aksi halde; insanda akil ve iradenin bulunmasının bir manası kalmayacaktır.)
    evet okudu allah bizlere ne mucizeler yaratıyor bu okudum yazı mucizesiydi hayat gercekten anlatılmıyor ama emin olun ki başbakanlığa gönderilen kargo 2 koli siyah poşet olan sayın cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan adına gönderilmiştir gercekten ben ne yazı yazardım arapca nede kitap okurdum allah kuranı kerim ayetinde böyle buyuruyor. sizlere böyle bi kitap yazıcamı aktarıcamı hiç sanımıyordum benim amacım sizlerden bi üçret almak diyil hakkı haykırmak onu cardığı yola davet etmek yol göstermek allah gösteriyorum benim bi mucizemde kolumda damarlarımda yazıyor zalim yazıyor kuranı kerimi cize biliyorum oda benim mucizem rabbimin verdi bi ilat latinceden cevrilmiş harfleri kelimeleri yazıları ilme aktarıyorum rabbimin izniyle ilim ve bilim üzerine çalışıyorum allahu teaLA cok iyi bi allah cok düşüncsel cok da yüce ve büyük sonsuzdur o yaaa bence zatınla bakiymiş zatını cok merek ediyorum kendini ders calışırken evimde kendini gördüm hata görmeden önce nete araştırma yapıyordum senin evine 2 kitap bide cd bıraktık diyordu evet cd buldum sanctum diye bi fillim esa-ala mağarası bunun projesini de sayın kırgın çiçekler deki dizi adı songül gercek adı gökçe akyıldız kardeşime yoladım allah onada bi hediye verdi insan beyyni ilim bilim ışığı allahın indirdi kırmızı bi kitabı o coğaltacak yani allah hepimizi kapsayan bi ilim ayırtmış yani kendine stok deriz ya hani oda bu ilmi kılavuz olarak kulanıyor. ben bu kitapları ve nete söylenen cd leri ne oldunu araştırken rabbimizi gördüm vallahi de billahi de allahımızı gördüm arada bi gözlerimi kaptıyorum o geliyo direk gözümün önüne 0.9.07.2013 salı akşam 9.30 sularından beri hep allahımızla konuşuyorum onla aramız cok iyi hep beni kendime darma dumandım önceden benimde herkez gibi yanışlarım oldu pişmanım evet cezamı cektim şimdi aslanlar gibi görevimin başındayım sizleri kurtarmam rabbime giden yolu göstermem boynumun borcu sizleri ilk böyle uyarmak istedim rabbim cok başka kitaplar indirdi ve bu kitapların içeriyi ilim ve bilim . . . .
    kuran da furkan süresine yorunlaştım ramazan ayında 2013 yılı 10.09.2013 bedir savaşından bi gün sonra vede size şöyle bi ayet söyliyim onunda diyor evet 10.09.2013 tarihinde çarşamba günü kadir gecesiydi ben bi yalan sayesinde buralara kadar geldim bu yaşanmış hikayenin devamı 2013 yılında başbakanlığa gönderilen üstünde allahu teala araştırmanızı istyor 2 4 kilo 2 siyah peşetteki usp flaş beleyin içinde yazılı bulucaksınız ben genede size burda içinizi kalbinizi yüreğenizi ferahlatmak istiyorum iylik hermzan gelir bulur senin yanına ne zaman ne yapsan hep cıkar karşınıza evet sizlere için varım ama unutmayın sizi benden önce rabbimiz hatırlamak vede kendini tanıtmak istedi gördünüz ya -allahı işte o böyle şefkatli böyle merhametli bir yaratan samet semih olan herşeye kadir olan yaratıcı eşi benzeri yok o sonsuz ama artık bişeylerin akla çarpması gerekti oda gizli bi hazineydi bilinmek sitedi furkan süresin başında tüm alemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna furkanı indiren diyor allah evet oo furkan musa aleyhiselama da verilmiş bu kitabın şifresi var 387526 bakın telefon tuş takımınıza furkan cıkıyor allahın indirdi kitaplar böyle bi akıl yaratmış size kitapların içindekilerden bahsedeyim en azından ben öbürlerini coğaltırken sizde bu kitabı okuyor olursunuz zaten size bi adres de vericem benim hikayemi ordan da takip ede bilirsiniz ilerleyen satırlarda evet şimdi geldik sizin hayatınıza benim hayatım 4 senedir değişti emin olun bu yazı olan kitapta sizi cok etkilicek cunku ön calışma ön test herkez bu kitapda denencek sonra rabbimin kayıp kitapları gün yüzüne cıkıcak bende haber bekliyorum sayın cumhurbaşkanımızdan bütün yaptım işleri kendisine bizat sunuyoruz allah la beraber sakın ola hayal kırıklına uğramayın cunku o cok başka bişey bu allah ve ilim kitabı SİZİ hayatınızı değiştirceği için sizlere aktarıyorum rabbim olan allahu teala tarafından coğu alimlerimiz hala var allahımıza cok şükür onlar da gerekli calışmaları yapıcandan eminim zaten allahu teala sayın cumhurbaşkanımıza usp flaş beleğin içine yazdı gereken herşeyi bide sayın nihat hatipoğlu hocamızada 2016 yılı ramazan ayında ilk sahur günü bi güvenlikle kendisine iletim 2 gün sonra gene gittim allah ona altan çizgili dosya kağıdına 10 satır altan başalayarak üst 10 çizgiye kadara allahımız bizat kendi yazdı bütün herşeyi gün yüzüne cıkıcak zaten bu kitabıda delil olsun diye canlı yayında acıklıcam umarım herşeyiniz düzelir bide size ilk müjdeyide vermem gerek herhalde allah gene dirilticek ama sonra ailelerimiz ne olur bilmiyorum cünkü okudumuz evlerimiz deki duvarlarda olan takvim de okumuştum 1.bucuk sene önce sanırsam biri kalktın mı hepsi kalkar diyor eve allahın herşeye güçü yeter kuran-ı kerim de allah de yazıyor sa dirilmeyle ilgili surelerin için de yazılı bulunuyor hem öldüren hem dirilten diyor buna da gücü yeter oooo dört mevsim yaratmış mevsimleri bile düşünmüş harbiden helal olsun cok başarılı bi şekilde tabiyatı kurmuş bu iklimler farklı ama her yeni bi sene ,işte gördünüz şu zaman kadar hata duydunuzda cok beklemiş bu gariplimiz o yoksa biz nasıl var ola bilirdik imkansız bakın size ne aktarcam sadece izleyin ve de alt yazıyı okuyun lütfen nasıl bi allahımız var biz düşünmemiz gerekcek artık.
    ( https://www.youtube.com/watch?v=eRGs-mlnLkE )
    furkan bi ayrım ama ne ayrımı sadece ilim üzerine mi kurulmuş çünku kitapta yazıyorki indirdi kitapların birinin içinde sen insan olan bi robotsun diyor bakın ben size onun aktarımını birazda olsa önceden yazıp türkiyedeki tv kanlarına yoladım gercekleşen hikaye sizede aktarıyım bide orayı okuyun ! vede yaşanmış anlatım izleyin https://www.youtube.com/watch?v=kYL7rlZDQmE
    selam tüm kainataki insanlar ben istanbul esenyurt semtin de ikamet etmekteyim ramazan ayı 08 .07.2013 pazartesi tarihinden beri allahu tela tarafından ilim ve bilim üzerine calışıyorum kuranı kerim vede din kitaplarının şifrelerini çözüp sayın cumhurbaşkanımız vede sayın eski başbakanımız ahmet davutoğlu vede sayın başbakanımız binali yıldırıma gönderiyorum kısacası allahu tealamızın kitap dalgıcıyım çok önemli bi konu var yüce rabbim yazmamı istedi efendim bildiniz gibi son 3 senedir ülkemiz ve kainatımızın düzeni değişti iklimler gibi bir çiçek acar sonra onu koklayıp şifa bulursun ya hani bizde şifaya huzura rahatlığa kavuşa bilmemiz için allahu teala kitaplar indirdi allahın saklı kitapları başbakanlığa gönderilen kitaplar hem benden öncekiler hemde bana indirilenler /KURANI kerimde iki ordunun bir biriyle carpıştı gün kulumuza indirdiklerimizi iman edin diyor allah evet ramazan günü bedir savaşı bildiniz gibi furkan süresinin indi tarih öncelikle tüm ekibinize başarılar dilerim gecmiş bayramlarınızın doğum günlerinizi kutlar mübarek olsun dilerim herkeze allahın selamını iletiyorum sevgili değerli Okurlar bu kitaplar bi kitap amerikadaki AHMED HULİSİ adına indi kitabın ismi İNSAN BEYYNİ İLİM VE BİLİM IŞIĞINDA AHMED HULİSİ ADI YAZIYOR kırmızı Bİ KİTAP KİTAPIN İÇİNDE 120 gün sonra beyyin ölümün olcak diyor adam sigaraya öyle bi bağlanmışki bırakamıyor diyor sen elektironik beyinsin sen insan olan bir robotsun nefsime uydum yazıyor kitabın şifresi 387526 furkan cıkıyor telefon tuş takımınıza bakınız tüm kainattaki insanlar hayvanlar sayıp sayamıcamız evrendekiler! allah din ceza hikmet ilim bilim şerif ve yeni bi kuranı kerim vede hüküm af ve ceza kitapları indirdi hata size kurandan söyliyim allahın birinci delili olsun hem sana hemde senden önceki indirdiklerimize iman ederler / furkan süresinin girişinde kısacası 1/ayetinde furkan'ı tüm alemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna indiren (Allah) ne yücedir ' 2.cisi furkan süresinin 77.inci ayetinde de demekki inanmadınız cekin azabı diyor bana inanmıyolar ben cok tebliğlik görevimi yaptım ve vefat edene kadarda dinimize hizmet edicem bakın o kitaplara inanmamalarından dolayı başımıza gelenleri bilip görüyoruz yaşıyoruz inşallah kainatca iyi gideriz allahın indirdi kitapları ben başbakanlığa yoladım size tatbin edicem yurt içi kargo gönderi kodu 102672825530 seri sıra no C105547 şuhan kitaplar cumhurbaşkanında acilen ahmed hulisi amcaya haber ucurmamız gerek bismillahirrahmanirrahim Allahu teala hikmet sel bi kitap indirmiştir bu kitabın ismi insan beyyni ilim ve bilim ışığın da kırmızı bi kitap üstünde AHMET HULİSİ YAZIyor ramazanın 11 de bu kitabı anannemin şehremindeki evin vitrinin üstünde buldum kitabın indirilmesi ve için dekiler tamamiyen allahımızın sözleri ve kendi yazmasıdır. kitabın iceriyinden biraz bahsediyim birincisi kırmızı hayvan derisinden yapılmış indirilen bütün kitapları allahımız 3 asırda yazmış 120gün sonra beyin ölümün gercekleşcek diyor nefsime uydum yazıyor sen elektronik beyinsin diyor insan olan bir robotsun diyor kitabın şifresi 387526 her hangibi telefonun tuş takımından bakın furkan cıkıyor şifre bu kitap yüce kitabımız Kur'an'ı kerim de iki ordunun birbiriyle carpıştı furkan günü bedir savaşı günü kulumuza indirdiklerimize inanın diyor allahu tealamız kainatın resulullahın doğum günü peygamberimize allah peygamberlerin sonuncusu diyo bakın kuran-kerim dikkat çekiyor sonu demiyo sonuncusu diyor sonu deseydi bitmiş bidaha uyarıcıda resul de nebi de peygamberde gelmicek demektir sonuncusu diyo nediyo kuran kerim de isteseydik her kavime köye bi uyarıcı gönderirdik madem biz seni sectik evet iki cihanada peygamberimiz için yaratılmıştır nediyo kuranda allah hanginizin daha güzel amel işlicek diye ölümü hayatı yaratım diyor bakın allahın yaratı hiristiyan ve yavudiler kısacası allahımızın yaratı insanlar allah son peygamberi tüm islam alemine diyil her kavmin peygamberi her alem icin yaratmıştır bakın bunu biyerden sizlere kanıtlıcam furkan süresi 1/ayetinde kuluna tüm alemlere bi uyarıcı olsun diye furkanı kuluna indiren Allah'ın Şanı ne yücedir diyor kuranı kerim alak süresinde insanı (embiyodan)kan pıhtısından yaratan diyor kuran allah bize cok şey öğrenin aklınızı kulanın diyor allah akıl vermiş bi cok kisiye ama onlar aklını kulanmaz diyor mavi bi kitapta sen ananın karnında yedi maddeden dolayı zehirlenip şuursuz doğdun için biz seni sectik diyor allah önceki kavimlerin peygamberlerine bana ve tüm kainata indirmiş oldu kitapları zamanı gelince duyurucak... bu yazıda hepimize delil olucak ben allahımı seviyorum allahın ve insanın allahı allahında insanı sevmesi banbaşka bişey allahın sevip yarattı sevmeyipte gene yaratmasında da büyük bişey çünkü her insan dünyada birkezde olsa iylik yapmıştır . bana allah annannem hastandedeyken cıkış kapısına giden yolda böyle söyledi demeki o iyliği karşılında allah yaratıp seviyo insan doğa üstü bir varlık insan tüm canlı ve cansız için (çalışıyor).bunun bilmeniz gerek rahman olan allahta bizler için yaratıyor bu kitapları indirme nedeni yapmamız ve yaşadıklarımız ve yaşayacağımız mavi galaksimiz de olucak olan olaylar karşımıza çıkıyor bu kitapları sayın T.C cumhurbaşkanımıza allahu teala tarafından yoladım yolamadan önce başımda cok olaylar gecti 71+5 gün de okumuşlum var temel bilgiler kitabını toplam 76 gün hikayem sürüyor 16.09.2013 pazartesi tarihinde başbakanlığa yoladım sayın cumhurbaşkanımız recep tayyip erdoğanımıza 2013 yılında başbakan dı şimdi ise dünyanın konuştu başkan oldu ... bizim milletimiz daima diri daima şafaklanan ay yıldızlı bayramız var bu ülke herşeye değer o büyük Allahımız böyle bir müslüman olan coğrafiyemizin bin kaç kıtalı türkiyemize kitaplar indirmiştir ... bu kitaplar gün yüzüne cıkıcak ozaman bu yazıyı delil olarak kulanın ... hocam acı sesizlikten cıkma vakti geldi ALLAH kitaplar indirmiştir 2013 yılında şuhan da T.C cumhurbaşkanındadır. 16.09.2013 pazartesi tarihin de allahu teala tarafından YURT içi kargoyla gönderildi kodu 102672825530 seri sıra no C105547 17.09.2013 salı günüde funda cetin erdiye bi bayan teslim almış sayın recep tayyip erdoğanımıza kitaplar usp flaş belek allahın yeni indirdi kuranı kerim filim cd leri kitaptan cıkardım ilimler bilimler hikmetler hepsi 2 poşet yoladım siyah bi poşettir üstünde allahu teala araştırmanızı istiyor yazan kargo poşeti olan içinde bi cok kitaplar var benim büyük bi hikayem var ben kuranı kerimdeki furkan süresin deki furkanım https://www.youtube.com/watch?v=dwN3zQKy0i8 rabbimden vahy alarak size bu mesajı yazıyorum adım furkan can topaloğlu t.c nom 16775737812 allahın kitaplarını başlama noktası zaman ve biz mavi bi kitaptan başlayın kitap faturası saygı değer nihat hatipoğlu hocamızdadır ramazan da bi güvenlik müdürü tarafından ona yoladım allah sultanahmet meydanına göndermişti 2016 yılının ramazan ayında ''Allahu tealamız gecmişe dayanarak bi konu arz etmek istiyo önceki Yıllar da bugünün geleceyini düşündü için 10.07.2013 ramazanı şerifi mübarek ramazan gününde kitaplar indirmiştir indirdi kitapları t.c sayın cumhurbaşkanı recep tayyip ERDOĞANA allahu teala tarafından yurt ici kargoyla gönderilmiştir 16.09.2013 tarihinde çapa da yurt ici kargo şubesinden 17.09.2013 salı sabahı başbakanlıktaki funda cetin ER adlı bi bayan teslim almış allah bu kitapları ramazanı şerif yani kısacası ramazanda indirdi 2013 yılı allahımız bu ki
  • Sizden benimle konuşmanızı rica ediyorum çünkü kendi suskunluğumda boğulmak üzereyim.
  • 20 Temmuz’dan bugüne kadar Terörle Mücadelede 403 şehit verdik
    İşte Gün gün şehitlerimiz
    20.07.2015 Adıyaman (Çatışma)
    Şehit Uzm. Onbş. Müsellim Ünal(22)Kayseri/Develi
    22.07.2015 Şanlıurfa/Ceylanpınar (Saldırı)
    Şehit Polis Memuru Feyyaz Yumuşak(25)Kırşehir/Kaman
    Şehit Polis Memuru Okan Açar(24)Niğde
    23.07.2015 Diyarbakır/Yenişehir (Saldırı)
    Şehit Polis Memuru Tansu Aydın(37)Zonguldak
    24.07.2015 Kilis/Elbeyli (Suriye Tarafı) Saldırı
    Şehit Jan.Ast.Mehmet Yalçın Nane(25)Gaziantep/Nizip
    26.07.2015 Diyarbakır/Bingöl Karayolu (Mayın)
    Şehit Jan.Uzm. Cvş. Mehmet Kocak(39)Yozgat
    Şehit Jan.Ast.Kıd.Bşcvş. İsmail Yavuz(37)Manisa/Salihli

    27.07.2015 İstanbul/Gazi Mahallesi (Saldırı)
    Şehit Polis Memuru Muhammet Fatih Sivri(24)

    28.07.2015 Muş/Malazgirt (Saldırı)
    Şehit İlçe Jan. Kom. Jan.Binbş. Arslan Kulaksız(46)Amasya/Merzifon

    28.07.2015 Hakkari/Şemdinli (Saldırı)
    Şehit Piy.Uzm. Çvş. Ziya Sarpkaya(27)Bolu/Göynük
    30.07.2015 Diyarbakır/Çınar (Saldırı)
    Şehit Polis Memuru Mehmet Uyar(30)Manisa/Salihli
    30.07.2015 Şırnak-Akçay (Çatışma)
    Şehit Piy. Üstg. İbrahim Tanrıverdi(26)Malatya
    Şehit Piy. Kom. Er Ömer Kağan Kandemir(21)Denizli/Çivril
    Şehit Piy.Onbş. Hamza Yıldırım(23)Ankara/Bala

    31.07.2015 Adana/Pozantı (saldırı çatışma)
    Şehit Polis Memuru İsa İpek(32)Adana/Ceyhan
    Şehit Polis Memuru Serdar Kazar(26)Bingöl/Genç
    01.08.2015 Kars/Kağızman (Mayın)
    Şehit Uzm. Cvş. Ali Gökçe(35)Osmaniye/Düziçi
    02.08.2015 Ağrı/Doğubayazıt (Saldırı çatışma)
    Şehit Jan. Er Medet Mat(22)Adıyaman/Kahta
    Şehit Jan.Er Mansur Cengiz(22)Siirt/ Şirvan
    02.08.2015 Mardin/Midyat (saldırı)
    Şehit Jan. Kom. Er Barış Akkabak(20) Antalya/Serik
    04.08.2015 Şırnak kırsalı (Mayın)
    Şehit Jan. Uzm.Çvş Mehmet Acar(36)Osmaniye/Kadirli
    Şehit Jan. Er Abdulkadir Pektaş(21)İzmir/Buca

    04.08.2015 Şırnak/ Silopi (Kışlaya saldırı)
    Şehit Jan. Er Abdulhalit Araz(20)Van/Özalp
    07.08.2015Ağrı/Doğubayazıt (yol kesme çatışma)
    Şehit Uzm. Onbş. Muhammet Oruç(23)Adana/Yüregir
    07.08.2015 Şırnak/Cizre (Saldırı çatışma)
    Şehit Polis Memuru Salih Hüseyin Parça(23)Artvin/Yusufeli
    07.08.2015 Şırnak/Silopi (hendek kapatma çatışma)
    Şehit Polis Memuru Muhammet onur Demir(24)Sivas
    08.08.2015 Mardin/Midyat (Pusu çatışma)
    Şehit Polis Memuru Abdullah Ümit Sercan(28)Antalya/Alanya
    10.08.2015 İstanbul /Sultanbeyli (saldırı çatışma)
    Şehit Polis Müdürü Beyazıt Çeken(42)Konya
    10.08.2015 Şırnak/Beytüşşebap (helikoptere saldırı)
    Şehit Jan Er Doğan Acar(21)Denizli
    10.08.2015 Şırnak/Silopi Mayın, patlayıcı)
    Şehit Özel hareket Polisi Savaş Akyol(22)Yozgat/Şefaatli
    Şehit Özel hareket Polisi Mustafa Yahya Mertcan(24)Çankırı/Eldivan
    Şehit Özel hareket Polisi Şahin Polat Aydın(22)Ankara/Güdül
    Şehit Özel hareket Polisi Resul Kayaoğlu(29)Elazığ/Kovancılar
    Şehit Polis Memuru Nurettin Ademoğlu(46)Kahramanmaraş/pazarcık (18.09.2015 tarihinde Şehit olmuştur)
    11.08.2015 Şırnak/Güçlükonak Akdizgin (karakol saldırı çatışma)
    Şehit Piy Onbş. Barış Aybek(21)Malatya/Doğanşehir
    12.08.2015 Diyarbakır/Sur (Karakola saldırı çatışma)
    Şehit Uzm.Jan. Çvş Fatih Gökşen(40)Osmaniye/Düziçi
    13.08.2015 Bingöl/Genç (patlayıcı)
    Şehit Uzm. Çvş.Veli Ateş(38)Konya/kadınhanı
    14.08.2015 Hakkari/Yüksekova (dağlıca çatışma)
    Şehit Uzm cvş İbrahim Taş(25)Şanlıurfa/Harran
    Şehit Uzm cvş Yasin Gencer(23)Tokat/Turhal -
    Şehit Ast Üstçvş. Dursun Taşdiken(27)Konya /Doğanhisar
    Şehit Uzm. Onbş. Mustafa Kemal Özata(23)Konya (28.08.2015 tarihinde şehit olmuştur)
    15.08.2015 Bingöl/Karlıova (mayın, patlayıcı)
    Şehit Jan.Ast. Muhammed Gürlek(21)Osmaniye/Kadirli
    Şehit Uzm. Çvş. Haşim Dirik(40)Manisa/Sarıgöl
    Şehit Uzm. Çvş Musa Saydam(41)Kırıkkale/Balışeyh
    15.08.2015 Hakkâri/Şemdinli (hendek kapatma çatışma)
    Şehit Başkomiser Polis Ahmet Çamur(46)Trabzon/Çaykara
    16.08.2015 Kars/Kağızman kırsalı (çatışma)
    Şehit Jan. Astkıd. Başcvş Nurettin Öztürk(35)
    17.08.2015 Erzurum/Şenkaya kırsalı(çatışma)
    Şehit korucu Yakup Aktürk(42) Erzurum/Şenkaya
    18.08.2015 Diyarbakır/Bingöl karayolunda(çatışma) yol kapama
    Şehit Jan. Teğmen Ubeyd Turan(23)Tokat
    Şehit Kom.Uzm Çvş. Latif Adıgüzel(24)Nevşehir/Acıgöl
    Şehit Kom.Uzm Çvş Muhammet Tufan(35)Eskişehir/çifteler
    Şehit Jan. Ast. Kıd. Çvş. Metin Aydemir(24)Erzurum/Palandöken
    19.08.2015 Siirt/Pervari (mayın)
    Şehit Jan. Uzm. Cvş Barış Akın (37)Ankara/Keçiören
    Şehit Jan Er Emre Kaan Arlı(23)Kocaeli/Derince
    Şehit Uzm. J. V. Kad. Çvş.Hakan Aktürk(37)Burdur
    Şehit Jan.Er Ömer Erüstün(20)Kahramanmaraş/Afşin
    Şehit Jan.Çvş. Bahadır Aydın(26)Bursa/Osmangazi
    Şehit Jan. Uzm.çvş. Ferdi Gerekli(40)Adana/Ceyhan
    Şehit Jan. Er Halil Barkın(21)Şırnak/Silopi
    Şehit J. Er Recep Beycur(22)Erzurum/Karaçoban
    21.08.2015 Şırnak Beytüşşebap karakola saldırı(çatışma)
    Şehit Jan.Yzb. Ali Alkan(32)Osmaniye
    23.08.2015 Diyarbakır/Kulp (HES) Saldırı (Çatışma)
    Şehit Uzm Onbş Mehmet Kara(24)Kırşehir
    23.08.2015 Mardin/Nusaybin(Saldırı)
    Şehit Polis Memuru Yakup Mete(20)Mardin/Nusaybin
    24.08.2015 Hakkâri/Şemdinli (Mayın, patlayıcı)
    Şehit Piy.Astsb Üstçavuş Kenan Ceyan(30)Tokat/Zile
    Şehit Piy.Söz.Er Ahmet Bıçakcı(25)Kahramanmaraş/Andırın
    27.08.2015 Diyarbakır/Lice (yol güvenliği çatışma)
    Şehit Uzm Çvş Ökkeş Korkmaz(23)Kahramanmaraş
    28.08.2015 Tunceli Nazimiye(Karakola saldırı, çatışma)
    Şehit Polis Memuru Ali Rıza Güneş(35)Nevşehir/Gülşehir
    29.08.2015 Şanlıurfa hastane önünde(saldırı çatışma)
    Şehit Polis Memuru Tanju Sakarya (26)Ankara
    Şehit Polis Memuru Fatih Kılbey(45)Hatay
    30.08.2015 Şırnak/Silopi Araca (roketatarlı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Yılmaz Dikmen(42)Kırıkkale
    30.08.2015 Diyarbakır - (çatışma) Trafik polis ekibine saldırı
    Şehit Polis Memuru Ahmet Gılıç(38)İzmir/Bergama
    Şehit Polis Memuru İlker Narin(31)Kastamonu/Taşköprü

    01.09.2015 Iğdır/Karakoyunlu (Pusu çatışma)
    Şehit Polis Memuru Olgun Kurbanoğlu(45)Kars

    01.09.2015 Batman (Polis aracına Silahlı saldırı)
    Şehit Komiser Burhan Gatfar(38)Elazığ/Baskil
    01.09.2015 Kilis (saldırı Suriye tarafı)
    Şehit Jan.Er Yusuf Beylem(21)Şanlıurfa/Akçakale

    02.09.2015 Hakkari/Şemdinli (Çatışma)
    Şehit Piy.Söz.Er Batıkan Avcı(24)Erzurum/Narman
    03.09.2015 Mardin/Dargeçit (Mayın, patlayıcı)
    Şehit İlçe Emniyet Müdürü İbrahim Halil Aksoy(45)Antalya/Alanya
    Şehit Polis Memuru Ahmet Akalın (22)Konya/Doğanhisar
    Şehit Polis Memuru Hüseyin Baltacı(31)Diyarbakır/Çınar
    Şehit Polis Memuru Akif Hatunoğlu(29)Adana/sarıçam
    03.09.2015 Tunceli (Karakola saldırı çatışma)
    Şehit Polis Memuru Murat Savaş Kale(30)Adana/Seyhan
    05.09.2015 Şırnak Cizre(Zırhlı araca saldırı)
    Şehit Polis Memuru Yunus Emre Akbaş(22)Aksaray (01.10.2015 tarihinde şehit olmuştur)
    06.09.2015 Diyarbakır sur (Hendek kapatma saldırı çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Muzaffer Can Ersoy(25)Kayseri/Bünyan
    Şehit Özel Harekât Polisi Mustafa Turanlı(30)Adana
    06.09.2015 Hakkâri Dağlıca (Mayın, Çatışma)
    Şehit Tabur Kom.Piy. Kurmay Yarbay İlker Çelikcan (39)Antalya/Manavgat
    Şehit Piy. Uzm. Çvş. Tolga Artuğ(24)Manisa/Turgutlu
    Şehit Uzm. Onb. Özgür Yatakdere(22)Manisa/Salihli
    Şehit Piy.Söz. Er Adnan Eergen(25)Muğla/Seydikemer
    Şehit Piy. Söz. Er Uğur Yıldız(28)Antalya
    Şehit Piy. Söz. Er Resul Çoşkun(23)Konya
    Şehit Piy. Söz. Onb. Fatih Duru(27)Ezine/Çanakkale
    Şehit Piy. Söz. Er Cihan Aksarı(27)Düzce
    Şehit Piy. Uzm. Çavuş Tayfur Hancer(25)Ardahan/Göle
    Şehit Top. Uzm. Çvş. Tuğrul Köseoğlu(28)Konya/Ereğli
    Şehit Piy. Er Muharrem Öksüz(20)Konya/Karatay
    Şehit Asts. Kıd. Çvş. Cemre Salih Gözen(25)Mersin/Tarsus
    Şehit Bak. Üstçvş. Okan Taşan(27)Ankara
    Şehit Bak. Uzm. Çvş. Harun Saltalı(29)Osmaniye/Kadirli
    Şehit Bak. Ast. Çvş. Deniz Göçkün(23)Balıkesir
    Şehit Bak. Ast. Çvş. Mustafa Özdemir(23)Eskişehir/Odunpazarı
    08.09.2015 Iğdır/Aralık (mayın)
    Şehit Başkmoiser Mehmet Parlak(32) Kahramanmaraş/Göksun
    Şehit Polis Memuru Yusuf Yelkenci(27) Zonguldak/Kozlu
    Şehit Polis Memuru Fehmi Şahin(43) Ankara
    Şehit Polis Memuru Ali Koç(27) Ankara/Haymana
    Şehit Polis Memuru Haluk Varlı(36) Van/Gürpınar
    Şehit Polis Memuru Burak Zor(29) Samsun
    Şehit Polis Memuru Yalçın Palıt – Adana/Çukurova
    Şehit Polis Memuru Yaşar Doğançay(30)Bolu/Dörtdivan
    Şehit Polis Memuru Hasan Eser(24)Denizli
    Şehit Polis Memuru İbrahim Derindere(25)Adana
    Şehit Polis Memuru Adem Cankurtaran(30)Yozgat
    Şehit Polis Memuru Bekir Serhat Kaya(22)Kırıkkale
    Şehit Polis Memuru Nebi Gündoğan(28)Kırıkkale/Balışeyh
    08.09.2015 Tunceli (yol kesimi silahlı saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Kadir Özkara(54)Adana/Sarıçam
    08.09.2015 Mardin Dargeçit (mayın)
    Şehit Polis Memuru Ercan Hırcın(37)Karabük
    09.09.2015 Tunceli Karakola (saldırı çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Aydın Nazillioğlu(21)Balıkesir
    10.09.2015 Hatay/Reyhanlı (Suriye tarafı saldırı)
    Şehit Piy. Er Gökhan Çakır(21)İzmir/Aliağa
    13.09.2015 Diyarbakır/Silvan(hendek kapatma saldırı)
    Şehit Polis Memuru Ali Öztürk(25)Diyarbakır/Çermik
    13.09.2015 Şırnak (Patlayıcı, Saldırı çatışma)
    Şehit Polis Memuru Şahin Altmış(45)Malatya
    Şehit Polis Memuru Soner Yıldırım(24)Trabzon/Tonya
    Şehit Özel harekât Polisi Ahmet Unkun(23) Kahramanmaraş/onikişubat (22.09.2015 tarihinde şehit olmuştur)

    16.09.2015 Hakkari (Mayın)
    Şehit Polis Memuru Mehmet Tuhal(29)Hatay/Hassa
    Şehit Polis Memuru Serkan Çölkesen(24)Antalya/Konyaaltı
    16.09.2015 Mardin/Nusaybin (Mayın, Patlayıcı)
    Şehit Polis Memuru Çağdaş Arslan(23)Zonguldak/Çaycuma
    Şehit Komiser Yardımcısı Oktay İzgi(40)Kayseri
    Şehit Polis Memuru Sezgin Uludağ(29)Isparta
    21.09.2015 Şırnak/Silopi (Araca saldırı çatışma)
    Şehit Korucu Osman İnal - Şırnak/Silopi
    23.09.2015 Diyarbakır/Silvan (saldırı)
    Şehit Jan.Uzm.Çvş. Mehmet Ali Sarak(25)Osmaniye
    25.09.2015 Şırnak/Beytüşşebap (saldırı çatışma)
    Şehit Jan. Uzm. Cvş Mehmet Ali Bozkurt(24)Adıyaman/Kahta
    Şehit Jan.Uzm. Çvş. Ali Çakar(23)Adana/Saimbeyli

    26.09.2015 Tunceli kırsalı (çatışma)
    Şehit Binbaşı Tabur Kom. Yavuz Sonat Güzel(39)Ankara
    28.09.2015 Adana/Seyhan (polis aracına saldırı)
    Şehit Polis Memuru Bircan İlhanlı(48)Adana/Kozan
    Şehit Polis Memuru Süleyman Çakır(39)Adana/Ceyhan
    29.09.2015 Batman/kozluk (Mayın, patlayıcı)
    Şehit Polis Memuru Nedim Erbay(47) Manisa/Kula
    29.09.2015 Hakkari/Şemdinli (Mayın, Patlayıcı)
    Şehit Uzm Cvş İzzet Alper Taşbaş(39) Afyonkarahisar/Dinar
    Şehit Uzm. Onbş. Yunus Arda(24) Erzurum/Aziziye
    01.10.2015 Diyarbakır/Silvan (saldırı)
    Şehit Uzm Çvş Sinan Uçan(31) İzmir/Gaziemir
    Şehit Ast. Tolga Topçuoğlu(26) Malatya
    01.10.2015 Mardin/Nusaybin (çatışma)
    Şehit j. Uzm. Onbş. Hakan Öcalan(26) İstanbu/Pendik
    01.10.2015 Şırnak/Beytüşşebap(Mayın, Patlayıcı)
    Şehit Uzm. Cvş Hasan Büber(24) Kütahya/Tavşanlı
    05.10.2015 Hatay Amanos dağları Çatışma
    Şehit J.Er Ufuk Demirel(25) Tokat/Turhal
    08.10.2015 Diyarbakır/Silvan (çatışma)
    Şehit Korucu Cemaledin Yorulmaz(49) Batman/Kozluk (12.10.2015 şehit olmuştur)
    09.10.2015 Diyarbakır/Hani (Yol kesme saldırı)
    Şehit Polis Memuru Salih Eroğlu(30) Ankara/Çubuk
    10.10.2015 Diyarbakır/sur (hendek kapatma saldırı)
    Şehit Polis Memuru Cem Tayfun(23) Mersin/Erdemli
    11.10.2015 Erzurum/Şenkaya (kırsalı çatışma)
    Şehit Jan Uzm Onbş Şükrü Şahin(24) Eskişehir/Odun pazarı
    Şehit Jan Uzm Onbş DOĞAN Akgöbek(24) Hatay/Dörtyol
    12.10.2015 Şırnak Cudi (Kırsalı çatışma)
    Şehit Uzm Çvş. Oğuz İlker Tosun(28) Aksaray/Gülaçaç
    14.10.2015 Van (pusu çatışma)
    Şehit Polis Memuru Yusuf Diri(28) Niğde/Altunhisar
    16.10.2015 Şırnak (Hendek Kapatma saldırı çatışma)
    Şehit Özel harekât Polisi Furkan Çelik(23)Sakarya/Akyazı
    17.10.2015 Hakkâri Dağlıca (çatışma)
    Şehit Tabur Kom. Tankçı Yarbay İhsan Ejdar(43)Ankara
    Şehit Üstğ. Ünal Darbogaz(29)İstanbul/Eyüp
    Şehit Jan. Ast. Üstçvş. Turgay Topsakaloğlu(34)Eskişehir/Odun pazarı
    Şehit As.Kd. Cavuş Samet Çakır(28) Trabzon
    18.10.2015 Tunceli/Pülümür (Mayın, patlayıcı)
    Şehit Jan. Astskıd cvş Mehmet Şimşek(26)Afyonkarahisar/çay
    Şehit Ast. Kıd. Çvş. Onur Sönmez(26)Kayseri
    26.10.2015 Diyarbakır/Kaya pınar (Hücre evi baskını çatışma)
    Şehit Polis Memuru Gökhan Çakıcı(22)Çorum/Dodurga
    Şehit Polis Memuru Sadık Özkan(25)Adana/Saimbeyli
    04.11.2015 Hakkari/Yüksekova (çatışma)
    Şehit Piy.Uzm.Cvş. Sadık Aparangil(35)Sinop/Boyabat
    Şehit Piy Uzm.Cvş. Caner Çelik(30)Ardahan/Hanak
    05.11.2015 Diyarbakır/Silvan (Saldırı)
    Şehit Polis Özel Harekât Polisi Nemci Çakır(40)Trabzon/of
    05.11.2015 Diyarbakır/Dicle (çatışma)
    Şehit Uzm. Cvş. Beytullah Tercan(30) Malatya/Kuluncak

    05.11.2015 Diyarbakır/Silvan (çatışma)
    Şehit Kom.Yrd. Enis Kırımlı(26) Ankara(23 Kasım 2015 tarihinde şehit olmuştur)
    07.11.2015 Şırnak/Uludere (mayın)
    Şehit Piy.Uzm.Cvş. Uğur Akyer(24) Bartın/kozcağız
    10.11.2015 Hakkâri/Yüksekova (mayın patlayıcı)
    Şehit İstk. Asts. üstcvş. Erdem Ertan(26) Ankara
    Şehit Özel harekât Polisi Mustafa Yavaş(42) Kocaeli/gölcük(01.12.2015 tarihinde şehit olmuştur)

    10.11.2015 Şırnak/Silopi (patlayıcı)
    Şehit Polis Memuru Hilmi Bardakçı(41) Adana/Yüreğir
    Şehit Polis Memuru Hasan Aslan(34) Gaziantep
    Şehit Polis Memuru Sabri Altınbaş(33) Düzce/kaynaşlı

    11.11.2015 Diyarbakır/Silvan (çatışma)
    Şehit Teğmen Altuğ Pek(24) Muğla/Menteşe
    11.11.2015 Diyarbakır/Silvan (roketatarlı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Arif Demir(26) Konya/meram

    13.11.2015 Van/Erciş (çatışma)
    Şehit Jan. Asts. Ahmet Çelik(38) Balıkesir/Burhaniye
    13.11.2015 Diyarbakır/Lice (mayın, patlayıcı)
    Şehit Uzm. Onbş. İbrahim Bağcı(23) Kahramanmaraş/Türkoğlu
    13.11.2015 Diyarbakır/Lice (mayın)
    Şehit Uzm.Çvş. Selim Vural(25) Tekirdağ/Malkara
    23.11.2015 Şanlıurfa/Siverek (saldırı)
    Şehit Polis Memuru Serdar Toprak(31) Malatya/Doğanşehir
    24.11.2015 Şırnak/Cizre (saldırı çatışma)
    Şehit Komiser Umut Tuncay(27) Ankara
    28.11.2015 Diyarbakır/sur (çatışma)
    Şehit Polis Memuru Cengiz Erdur(47) Elazığ
    Şehit Polis Memuru Ahmet Çiftaslan(41) Kahramanmaraş/ Dulkadiroğlu
    30.11.2015 Mardin/Derik (saldırı çatışma)
    Şehit Uzm. Cvş. Sezer Aydemir(24) Elazığ
    02.12.2015 Mardin/Artuklu – (patlayıcı infilak)
    Şehit Piy.Uzm.Cvş.Ergün Karaca(40) Adana/Kozan

    05.12.2015 Diyarbakır/Sur (kurşunlu cami saldırı)
    Şehit Özel Harekât polisi Mustafa Katırlı(24) Kahramanmaraş/Pazarcık
    05.12.2015 Şırnak/Cizre (saldırı)
    Şehit Uzm.Jan. Halil Karakuşoğlu(39) Gaziantep/Nizip
    Şehit Astsubay M. Burak Demirci(24) Osmaniye/Düziçi
    08.12.2015 Mardin/Nusaybin (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Memuru Mesut Demirkan(38) Çorum
    09.12.2015 Diyarbakır/Sur (saldırı)
    Şehit Polis Bomba imha uzm. Haydar Çetin(32) Ankara/sincan
    15.12.2015 Diyarbakır/Silvan (mayın)
    Şehit Özel Hareket Şube müdürü Ahmet Kabukçu(48) Ankara
    Şehit Polis Memuru Mustafa Nohut(47) Kırıkkale
    Şehit Polis Memuru Nuri Yazanel(38) Kayseri
    17.12.2015 Şırnak Cizre (çatışma)
    Şehit Polis Özel Harekât Polisi Atilla Güneş(45) Tokat/Pazar (22 Aralık 2015 tarihinde şehit olmuştur.)
    18.12.2015 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Jan. Uzm. Cvş. Serkan Has(25) Osmaniye
    19.12.2015 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Jan. Özel Harekat Uzm.Cvş. Yaşar Yeniören(27) İstanbul/maltepe
    20.12.2015 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Jan.Uzm. Cvş. Erdoğan Kaya(25) Manisa/Saruhanlı
    Şehit Jan. Ast. kıdcvş. Sıddık Uluocak(46) Sivas/Koyunhisar (24.12.2015 tarihinde şehit olmuştur.)
    21.12.2015 Bitlis (patlayıcı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Samet Pişkin(25) Tokat/Niksar

    21.12.2015 Diyarbakır/Sur (patlayıcı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş Birkan Gündüz(25) Giresun/Şebinkarahisar
    22.12.2015 Bitlis/Hizan (patlayıcı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Eren Kılıç(25) Ankara
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. İslam Çakar(25) Zonguldak/kilimli
    22.12.2015 Şırnak/merkez (roketatarlı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Gökhan Ünaldı(25) Kırşehir/Mucur
    23.12.2015 Diyarbakır/sur (patlayıcı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Serdar Denizer(27) Manisa/Akhisar

    25.12.2015 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Ufuk Fesli(23) Adana/Seyhan
    28.12.2015 Şırnak/Cizre (patlayıcı)
    Şehit Piy.Uzm Onbş. Faruk Gezen(25) Balıkesir/Dursunbey
    Şehit Jan.Uzm. Cvş. Kadir Kayveni(26) Erzurum/Aşkale
    Şehit Piy.Er Gürkan Neçatı Yenikapı(21) İzmir
    28.12.2015/Şırnak/Silopi (çatışma)
    Şehit Jan. Ast. Üstcvş. Kenan Yıldız(33) Adana/Yüreğir
    31.12.2015 Şırnak/Cizre saldırı (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Erol Aktürk(43) İzmir

    01.01.2016 Diyarbakır/Sur (patlayıcı infilak)
    Şehit Özel Harekât Polisi Kenan Ardıç(28) Sivas
    Şehit Özel Harekât Polisi Orhan Dilekçi(47) Erzurum/Uzundere

    01.01.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Asb.Kıd.Cvş. Abdulkadir Öner(27) Adıyaman/Besni
    04.01.2016 Diyarbakır/Sur (saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Musa Yüce(32) Kayseri/Bünyan

    04.01.2016 Diyarbakır sur (patlayıcı)
    Şehit Jan. Uzm. Cvş. Kenan Karabacaklı(29) Aydın/Karacasu
    04.01.2016 Diyarbakır/sur (saldırı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Nuh Özdemir(26) Ordu/akkuş
    05.01.2016 Diyarbakır/sur (saldırı)
    Şehit Korucu Mehmet Aygün(53) Diyarbakır/eğil
    06.01.2016 Şırnak /merkez (saldırı)
    Şehit Jan. Uzm.Cvş. Ramazan Emet(28) Afyonkarahisar/Bolvadin
    08.01.2016 Şırnak/Cizre saldırı (çatışma)
    Şehit Jan. Uzm.Cvş. Ümit İnan(23) Kocaeli/Gebze
    08.01.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Uzm.Cvş. Tolğa Sağlam(30) Aydın

    10.01.2016 Van/Edremit (hücre evi çatışma)
    Şehit Polis Özel harekât Polisi Önder Ertaş(41) İstanbul/Esenler
    10.01.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Buhari Ağçelik(28) Malatya/Yazıhan
    10.01.2016 Diyarbakır/sur çatışma
    Şehit Jan.Ast.kıdcvş. Metin Kıldış(29) Hatay/İskenderun
    11.01.2016 Diyarbakır/sur (çatışma)
    Şehit Uzm.Cvş Nazmi Ayyıldız(25) Diyarbakır/Bağlar
    12.01.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Ayhan Demirel(44) Aksaray/Sarıyahşi
    13.01.2016 Diyarbakır/Çınar (bombalı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Mehmet Şenol Çiftçi(28) Hatay/Antakya

    15.01.2016 Siirt/Merkez (hücre evi çatışma)
    Şehit özel harekât polisi Yalçın Yamaner(39) Ordu
    16.01.2016 Diyarbakır/sur (saldırı)
    Şehit Uzm.Cvş. Uğur Şahin(37) Kırşehir/Kaman
    16.01.2016 Diyarbakır/sur (saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Ali Bulduk(35) Adana/kozan
    17.01.2016 Diyarbakır/sur saldırı
    Şehit Jan Uzm.Cvş. Uğur Şahin(29) Adana/Ceyhan
    18.01.2016 Şırnak/idil (zırhlı araca patlayıcı)
    Şehit Özel Harekat Polisi Ersin Yıldırım(24) Gaziantep/Şahinbey

    18.01.2016 Şırnak/idil (patlayıcı)
    Şehit Polis Memuru Gültekin Tırpan(26) Amasya
    Şehit Polis Memuru Mahmut Bilgin(23) Ankara/Beypazarı
    Şehit Polis Memuru Mustafa Yaşar(36) Çorum/Ortaköy

    18.01.2016 Şırnak/merkez (roketatarlı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Ali can Öztürk(25) Karabük

    19.01.2016 Diyarbakır/sur (roketatarlı saldırı)
    Şehit Piy. Uzm. Cvş. Fazlı Altuntaş(36) Sivas/Gemerek
    19.01.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit özel harekât polisi Ömür Erbay(29) Bayburt
    21.01.2016 Diyarbakır/Sur (patlayıcı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Ali Şahin(26) Manisa/Turgutlu

    21.01.2016 Diyarbakır/Sur (saldırı roketatar)
    Şehit Uzm.Cvş Adem Aktaş(25) Kahramanmaraş/Elbistan (30 ocak’ta şehit olmuştur.)
    21.01.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Uzm.Cvş Caner Vural(24) İstanbul/Pendik
    22.01.2016 Şırnak/Cizre (saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Bayram Özdere(44) Kocaeli/Gölcük
    23.01.2016 Şırnak/Cizre (saldırı çatışma)
    Şehit Üsteğmen Uğur Taşçı(24) İstanbul/Sarıyer

    27.01.2016 Diyarbakır-sur (çatışma)
    Şehit Jan. Yüzbaşı Yiğitcan Çiğa(33) Mersin/mezgitli
    Şehit Piy. Astsubay Üstcvş. Özgür Erdoğan(34) Sivas/Divriği
    Şehit Uzm.Cvş. Osman Ateş(27) Tokat/Pazar
    Şehit Komiser Yrd. Zekeriya Bilgen(43) Balıkesir/susurluk
    Şehit Özel Harekât Polisi Mehmet Bora Tayfur(31) Ankara
    29.01.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Jan.uzm.Cvş. Yusuf Haldun Uslu(27) Eskişehir/Odunpazarı
    Şehit Uzm.Cvş. Enver Buğur(24) Adana (12.02.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    29.01.2016 Diyarbakır/sur (saldırı)
    Şehit Jan. Özel harekât Ast. başcvş. Tamer Meriç(36) Erzincan
    30.01.2016 Şırnak/Merkez (saldırı)
    Şehit korucu Murat Sevim(44) Şırnak

    30.01.2016 Diyarbakır/sur (çatışma)
    Şehit Jan.Özel Harekat Uzm.Cvş Selçuk Paker(25) Ankara
    31.01.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit jan.astkıd.cvş. Ahmet Semerci(29) Balıkesir/Sındırgı

    31.01.2016 Diyarbakır/Sur – (saldırı)
    Şehit Jan. Uzm.Cvş. Nebi Arslan(24) Konya/Akşehir (04.02.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    31.01.2016 Şırnak/Cizre (saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Ömer Güney (25) Sivas
    Şehit Özel Harekat Polisi Taner Cinpolat(27) Gaziantep/Şahinbey
    01.02.2016 Diyarbakır/sur (çatışma)
    Şehit Jan.Astsubay kdı.cvş Nusret Atmaca(36) Yozgat/sorgun
    Şehit Jan. Uzm.Cvş Bekir Şimşek(25) Yozgat
    Şehit Jan. Uzm.Cvş Sercan Bulak(27) Ankara
    01.02.2016 Diyarbakır/sur – (saldırı, çatışma)
    Şehit Jan.Teğmen Recep Erdoğan (25) Gümüşhane
    Şehit Piy.Uzm.Cvş. Hüseyin Şerbetci(27) Hatay/Antakya
    Şehit Piy Uzm.Cvş. Hasan Talay(27) Balıkesir/Bigadiç(09.02.2016 tarihinde şehit olmuştur.)

    01.02.2016 Şırnak/İdil (patlayıcı)
    Şehit Polis Memuru Tayfun Yüce(25) Adana/Ceyhan (09.02.2016 tarihinde şehit olmuştur.)
    03.02.2016 Diyarbakır/sur - (saldırı)
    Şehit Jan. Uzm.cvş Göksal cin(24) Zonguldak

    03.02.2016 Diyarbakır/sur – (çatışma)
    Şehit Jan. Uzm.Cvş Recep Aslan(28) Mersin
    Şehit Özel Harekât Polisi Mustafa Büyükpoyraz(53) Ankara

    04.02.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Özel Harekat Polisi Uğur Kutku(26) Gaziantep
    05.02.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Özel harekât Polisi Kemal Yılmaz(41) Konya (12.02.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    05.02.2016 Diyarbakır/Sur (saldırı, çatışma)
    Şehit Asttcvş. Bomba imha uzm. Ünal Bıçakçı(24) Trabzon
    05.02.2016 Diyarbakır/Sur (saldırı)
    Şehit Teğmen Şehit Abdulselam Özatak(24) Hakkari
    08.02.2016 Hakkâri/Yüksekova (silahlı saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Abdulkadir Oğuz(26) Şanlıurfa

    08.02.2016 Diyarbakır/Sur (Saldırı)
    Şehit Uzm.Cvş. Yetkin Ersan - Hatay/Payas (23.02.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    09.02.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Osman Yurt(44) Sivas
    Şehit Piy.Er Vedat Dolançay(21) Van/saray
    09.02.2016 Şırnak/idil (Suriye sınırı çatışma)
    Şehit Piy.Er. Arif Subaşıoğlu(21) Kocaeli/Gölcük
    09.02.2016 Diyarbakır/sur çatışma
    Şehit Dnz. Yüzbaşı Fatih Yaşar(36) Konya/Seydişehir
    09.02.2016 Şırnak/merkez (roketatarlı saldırı, çatışma)
    Şehit özel harekât Polisi Mehmet Güngördü(32) Kayseri/Yeşilhisar
    10.02.2016 Diyarbakır/sur (çatışma)
    Şehit Uzm.jan.Cvş Osman Öz(37) Afyonkarahisar/Evciler
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Yusuf Alsancak(30) Kırıkkale
    Şehit Jan.Uzm.Onbş. Kadir Genç(26) Adana/Seyhan
    17.02.2016 Diyarbakır/Sur (Çatışma)
    Şehit Jan. Astsubay Üstçavuş Seçkin Çil(29) Ankara/Etimesgut
    Şehit Astsubay Mehmet Ali Dinç(23) Malatya
    17.02.2016 Ankara (Bombalı saldırı)
    Şehit Astsubay Hav.Kd. Bçvş. Recep Gülen(45) Amasya
    Şehit Hava Ast.kıd.cvş. Erkan Tümer(44) Uşak/Banaz
    Şehit Astsubay Kd. Bçvş. Ertan Akgül(39) Ankara
    Şehit Ast. Bscvş. Mehmet Kutlu(33) Balıkesir/Bandırma
    Şehit Bscvş. Eren Ördek(35) İzmir/Buca
    Şehit Kıd. Ast. Cüneyt Sertel - Ankara/Haymana
    Şehit Astsubay İbrahim Baran(42) Ankara
    Şehit Astsubay Uğur Fatih Özdemir(36) Erzincan
    Şehit Hav. Asts. Mehmet Koray Pınar(27) Bursa
    Şehit Muh. Asts. Kıd. Çavuş Feyyaz İlhan(25) Bursa/Mudanya
    Şehit Hava Asb.Bşcvş. Mehmet Yener(38) Gaziantep/İslahiye
    Şehit ulaş. Er Ali Öztaş(28) Adana/Çukurova
    18.02.2016 Diyarbakır/Lice (patlayıcı)
    Şehit Jan.Ast.Bşcvş. Halit Zilani Çelik(37) İzmir
    Şehit Jan.Er Kadir Görgülü(21) Adana
    Şehit Jan.Er Recep Bodur(21) Amasya
    Şehit Jan.Er Fatih Yeniay(24) Adana
    Şehit Jan.Er Mustafa Bilgili(21) Amasya/Suluova
    Şehit Jan.Er Mustafa Nerkis(21) Kütahya/Simav
    Şehit Jan.Er Oğuz Arslan(23) Aydın/Söke (21.02.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    18.02.2016 Şırnak/idil (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Veysi Kakı(26) Mersin/Toroslar
    Şehit Uzm.Cvş. Burak Güneş(23) İstanbul/Pendik
    18.02.2016 Diyarbakır/sur (Silahlı Saldırı)
    Şehit Uzman Çvş. Vedat Öz(24) Manisa (10 Mart 2016 tarihinde şehit olmuştur)
    19.02.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Mücahit Soydemir(30) Osmaniye
    şehit Özel Harekât Polisi Ömer Faruk Sayıl(27) Kahramanmaraş/Dulkadiroğlu
    Şehit Uzm. Çavuş Sercan Yılmaz(25) Adana
    Şehit Uzm.Onbş. Osman Kaya(24) Van/Erciş
    19.02.2016 Diyarbakır/Sur – (Bina, Patlayıcı)
    Şehit Asb. Kd.Çvş. Doğukan Tazegül(24) Ankara
    Şehit J.Asb. Üçvş. Hüseyin Gümüş(32) Ordu
    Şehit P.Ütğm. Enes Demir(26) Ankara
    21.02.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit, J.Uzman Çavuş Serdar Akın(31) Muş/Varto
    Şehit Uzm Çvş Coşkun Karabulut(26) Konya/Akşehir
    21.02.2016 Şırnak/idil (çatışma)
    Şehit Uzm Çvş Mustafa can Kalfe(23) Kahramanmaraş/Afşin
    23.02.2016 Diyarbakır/Sur (Çatışma)
    Şehit Uzm.cvş. Selçuk Dost(29) Adıyaman/Besni
    24.02.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Uzm.Cvş. Osman Kablan(41) Kırıkkale
    Şehit Jan. Uzm.Cvş.Mustafa Hakan Kaçar(26) Afyonkarahisar/Hocalar
    25.02.2016 Diyarbakır/sur (silahlı saldırı)
    Şehit Piy. Astsubay Üstçavuş Burhan Kaplan(31) Kayseri/Melikgazi
    25.02.2016 Şırnak/Merkez (silahlı saldırı)
    Şehit Jan.Asb.Ömer Koca(27) Mersin/Akdeniz
    28.02.2016 Mardin/Nusaybin (roketatar saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Mustafa Çetin(25) Konya/Ilgın
    29.02.2016 Diyarbakır/Sur (Silahlı saldırı)
    Şehit Ast.kd. cvş. Can Çalışkan(25) Ankara/Polatlı
    02.03.2016 Mardin/Dargeçit (çatışma)
    Şehit Üsteğmen Emrah Şahin(38) Mersin/Akdeniz
    Şehit jan.Uzm.Onş. Muhammet Karadal(22) Gaziantep
    Şehit astsubay çavuş Abdil kadir Çelik(34) Manisa/Gördes

    03.03.2016/ Diyarbakır/sur (Çatışma)
    Şehit Uzman Çavuş Fatih Efiloğlu(25) Ordu/Ünye
    04.03.2016 Mardin/Nusaybin (Bombalı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Ercan Günay(45) Adana/Kozan
    Şehit Polis Memuru Murat Dündar(35) Diyarbakır/Çüngüş
    04.03.2016 Şırnak/İdil (çatışma)
    Şehit Jan. üsteğmen Mehmet Çiftçi(28) Ankara/Ayaş
    Şehit Jan. Uzman Çvş. Musa Yılmaz(26) Elazığ
    06.03.2016 Şırnak/idil (çatışma)
    Şehit Astsubay Üstcvş. Mehmet Uygun(28) Ankara
    07.03.2016 Diyarbakır/Sur (silahlı saldırı)
    Şehit Uzman Çavuş İbrahim Tetik(27) Kütahya
    Şehit Uzman Çavuş Gürsel Demir(27) Eskişehir
    08.03.2016 Şırnak/İdil (çatışma)
    Şehit Polis Özel Hareket Polisi Hakan Yılmaz(38) – Karaman
    08.03.2016 Şırnak/İdil (çatışma)
    Şehit Polis Özel Harekât Polisi Muzaffer Tufaner(43) Yozgat/Yerköy
    13.03 2016 Ankara (bombalı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Nevzat Alagöz(42) Iğdır
    15.0.3.2016 Mardin/Nusaybin (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisimiz Kazım Esmer(44) Antalya
    15.03.2016 Diyarbakır/Bağlar (çatışma)
    Şehit Polis Özel Harekât Polisi Ebubekir Durmuş(25) Adana/Yüreğir

    18.03.2016 Mardin Nusaybin (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisimiz Cebrail Aksöz(25) İzmir
    19.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Uzman Cvş. Bilal Kurtoğlu(37) Hatay-Reyhanlı
    Şehit Polis Özel hareket Oğuzhan Günaydın(25)(Malatya)
    Şehit Uzman Çavuş Süleyman İyikul(32)(Diyarbakır)
    20.03.2016 - Şırnak/Merkez
    Şehit J. Uzm. cvş. Cemil Turan - Bursa –Karacabey
    Şehit Özel Harekât Polisimiz Emre Beker(28)(Çorum)
    Şehit Kom.yrd. Özel harekât polisi Ayhan Kıymacı(40) Hatay
    20.03.2016 Hakkâri Yüksekova (çatışma)
    Şehit Piy. Üsteğmen Erdem Keskin(36) Gümüşhane/Kelkit (28.03.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    21.04.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Özel Harekât Polisi Gökhan Osman Karaduman(Yozgat)- Ankara
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Gökhan Bayraktar(23)(İzmir)
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Hidayet Altmış(37)(Hatay)
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Emre Tunca(25)(Ankara)
    Şehit Jan. Astsubay Kıdemli Üstçavuş Halit Halal(30)(Hatay)
    22.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Uzm. Çavuş Raşit Atçı(28)(Kahramanmaraş)
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Muammer Faruk Salgar()(Elazığ)
    Şehit özel harekat polisi Yasin Boran(23) Ankara
    Şehit Özel Harekât Polisi Murat Yatarkalkmaz(Çorum)-Ankara
    Şehit kom.yrd.Kubilay ER(Ankara)
    24.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Uzm. Çvş. yıldırım Oflaz (Bolu)
    Şehit Uzman cvş. Ulaş Açıkgöz(28) Çanakkale
    Şehit Jan. Astsubay Başçavuş Gökhan Bakır(37) Balıkesir
    Şehit Özel Hareket Polisi Osman Belkaya(23)(Yozgat)
    Şehit Özel Hareket Polisi Cemil Koç-İzmir-Gaziemir
    24.03.2016 Diyarbakır, Lice’de Karakola Bomba yüklü saldırı
    Şehit Jan. Astsubay Üstçavuş Halil Türkoğlu(28) Bayburt
    Şehit Jan. Astsubay Çavuş Mustafa Gökçeli(Kahramanmaraş-Andırın
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Sabri Acem(26) – Mersin-Tarsus
    25.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Jan. Uzman Çavuş Mustafa Şahin/Niğde
    Şehit GKK Abdullah Fidan(41) Şırnak
    Şehit Özel Hareket Polisi Emre Fıstıkeken(24)(Nevşehir)
    26.03.2016 Kuzey ırak Gedu Üs Bölgesi
    Şehit Topçu Üsteğmen İsmail cazgır(28) İzmir
    27.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Polis özel Harekât Coşkun Nazilli (Antalya)
    Şehit Uzm. Cvş. Vedat Aykut(28) Diyarbakır
    Şehit Jan. Yüzbaşı Halil Özdemir (Mersin)Tarsus
    Şehit Jan. Uzm. Çvş. İbrahim Etiz (Osmaniye)
    28.03.2016 Şırnak
    Şehit özel harekât polisi volkan çay(Adana) sarıçam
    31.03.2016 Hakkâri Yüksekova
    Şehit Özel Harekât İdris Bolat(23)(Amasya)
    31.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Uzm. Çavuş Gökhan Alıcı(Gaziantep)
    Şehit Uzm. çavuş Emre Sarıtaş - Trabzon/Maçka
    31.03.2016 Diyarbakır
    Şehit Polis Memuru Alper zor(Ankara)
    Şehit Polis Memuru Necdet Alıcı(Mersin)
    Şehit Polis Memuru Fatih Mehmet ERTUĞRUL(Osmaniye)
    Şehit Polis Memuru Mustafa Yiğitalp(Yozgat)
    Şehit Polis Memuru Serkan Talan(Hatay)
    Şehit Polis Memuru Mustafa Karakaya 27 (Erzurum) ispir
    Şehit Polis Memuru İlyas Kaygusuz(Bursa)
    02.04.2016 Şırnak Merkez
    Şehit Jandarma Uzm. Çavuş Sami Saygı(38)(Çorum)
    02.04.2016 Hakkâri Yüksekova
    Şehit Özel Harekât Komiser Yardımcısı Mustafa Sezgin(40)(Kayseri)
    02.04.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Jan. Astsubay çavuş Atilla Kaya Balıkesir
    Şehit Uzm. çavuş Bekir Kelleci(25)Giresun -Eynesil
    Şehit Jandarma Uzm. cvş. Aycan Özdil(22) Balıkesir - Edremit
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Mehmet Polat(26) Kayseri
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş İbrahim Akdemir- Diyarbakır
    Şehit Özel Harekât Polisi İsrafil Kargı(25)Kahramanmaraş-elbistan
    04.04.2016 Mardin Nusaybin silahlı saldırı
    Şehit Piy. Kur. Binbaşı Turgay Çelik() 39 kayseri
    Şehit Asts. üst çavuş Selçuk Karabakla(34) Nevşehir/Derinkuyu
    04.04.2016 Mardin Nusaybin (saldırı)
    Şehit G.K.K Adnan Durak(45)
    05.04.2016 Şırnak Silopi
    Şehit Özel harekât polisi Yaşar Yavaş(43) Rize/Pazar

    Diyarbakır-Bismil (silahlı saldırı)
    Şehit Uzm.J.I Kad.Çvş. Muhammed Said ÇELİK
    06.04.2016 Bitlis
    Şehit G.K.K Rıfat Kaya Bitlis
    07.04.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Piy. Binbaşı Ahmet Karaman (İstanbul)-pendik
    Şehit Emniyet Amiri Doğan Sakarya(45) Manisa- Salihli
    Şehit Bomba İmha uzmanı polisi Salih Taç(Malatya)
    Şehit Özel Harekât Polisi Erkan Başpehlivan
    Şehit Emniyet Amiri Zafer Kurt(Yozgat) Ankara
    09.04.2016 Mardin Nusaybin (Silahlı saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Serkan Yılmaz(25) Kahramanmaraş (10.04.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    Şehit Uzm.Cvş.Mustafa Kahraman(Çorum) Sungurlu (12.04.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    09.04.2016 Mardin Derik (Bombalı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Ahmet Benli( Hatay)
    11.04.2016 Diyarbakır/Hani (bomba yüklü araçlı saldırı)
    Şehit Jan. Uzm.Çvş.Halis Uysal(Mersin) Anamur
    Şehit Jan. Uzm. Onb. Sezgin Burak Cantürk(Giresun)
    12.04.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Piyade Astsubay Üstçavuş Tevfik Ayhan Gençleşen(Sivas)
    Şehit uzm.cvş Kadir Demiryürek(Adana) İmamoğlu
    12.04.2016 Şırnak
    Şehit uzman çavuş Cihangir Can(Mersin)
    UNUTMADIK—UNUTMAYACAGIZ
    Ruhunuz Şad, Mekânlarınız cennet olsun
  • 50 sahte Can Yücel şiiri
    Can Yücel, ölümünün 19. yılında anılıyor. Şairin 'sahte' şiirlerini toplayan Prof. Dr. Semih Çelenk, şimdiye kadar 50 sahte Can Yücel şiiri tespit etti.

    Çelenk’in blogunda yayımladığı liste şöyle:

    1.Bağlanmayacaksın

    2.Kadın Dediğin

    3.Erkek Dediğin

    4.Seninle Olmanın En Güzel Yanı

    5.Anladım

    6.Herşey Sende Gizli

    7.Eğer

    8.Herkes Gitmek İstiyor

    9.Sevdiğin Kadar Sevilirsin

    10.Sağlık Olsun

    11.Tam zamanında Yaşamak (Yaşamak Zamanı)

    12.Tersten Yaşamak

    13.Biraz Değiştim

    14.Bir gün Anlarsın

    15.Gitmek

    16.Seninle Yaşlanmak İstiyorum

    17.Asla Keşkelerim Olmadı

    18.Özledim Seni

    19.Bilmelisin ki

    20.Aşk

    21.Boşver ve Yaşı Başı

    22.Olmuyorsa Zorlamayacaksın

    23.Ben Benden Olgun İnsan İsterim Karşımda

    24.Öyle Sabah Uyanır Uyanmaz Fırlama Yataktan

    25.Farkında Olmalı İnsan

    26.Bir Eşi Olmalı İnsanın

    27.Unutma

    28.Sevgi Emekmiş

    29.Özleme Dair (Kim Özlerdi?)

    30. Ömür Dediğin Bir Gündür O da Bugündür

    31.Aşk Ayakkabı Gibidir

    32.Rakı İçen Kadınlar

    33.AteşveSu

    34.Ülke Bölünsün İstiyorum

    35.Kadınım Ben

    36.Senin İçin Yasak Dediler

    37.Bayram Şiiri

    38.Dostlar Irmak Gibidir

    39.Öye Bir Hayat Yaşadım ki

    40.Bir Yolun varsa Gidilecek

    41.Ömür Dediğiniz Nedir Ki

    42.Fakirin Gayrimeşru Çocuğu

    43.Ey Yüreğim

    44.Özlersin

    45.Hepsi Bu

    46.Birşey Eksik

    47.Kendimden Özür Diliyorum

    48.Bir Kadını Ağlatmak

    49.Ölüm Bir An

    50.Galiba Yoruldum

    ‘BAYRAM’

    Can Yücel’e ait olduğu iddiasıyla paylaşılan meşhur metinlerden biri “Bayram”. Ramazan Bayramı’nda da sıklıkla internette rastladığımız bu metin Can Dündar’ın 10 Ocak 2006 tarihli Milliyet köşe yazısı. Ancak Nazlı Ilıcak’tan Reha Muhtar’a pek çok isim bu metni Can Yücel’e ait olduğu iddiasıyla gazete köşesinden paylaştı.

    Kaynak:https://www.gazeteduvar.com.tr/...hte-can-yucel-siiri/
  • 150 syf.
    ·5 günde·Beğendi·10/10
    Falih Rıfkı Atay etkinliği kapsamında yapacağım ikinci incelemem olacak. Etkinlik için Link: ->> #27899814

    Babanız Atatürk kitabı ile Atatürk’ü yeniden okumaya var mısınız? Kronolojik biyografi incelemesi yapacağım, biraz uzun olacak ama unuttuğumuz bazı bilgileri hatırlamamıza yardımcı olacak.

    Falih Rıfkı Atay bu kitabında kendi bildiği Atatürk'ü anlatıyor bize. Çocukluğundan başlayarak, aralara anılar ekleyerek bize doyumsuz bir zevk sunuyor. Diğer kitaplarından aşina olduğum dilini aynı şekilde koruyor ve kullanıyor. Atay'ın kaleminden Atatürk'ü okumak zevk veriyor.

    “Bu inceleme kronolojik ve uzun bir incelemedir. Kitabın temasına uygun bir şekilde yapılmış ve konusu dışına çıkılmamıştır. Kitabı okuduğunuzda detaylarına fazlasıyla kavuşacaksınız.”

    1881’de Selanik’te doğdu,
    Annesi Zübeyde Hanım, Babası Ali Rıza Efendi’dir.
    Annesi onu mahalle mektebine vermek isterken, babası modern eğitim almasını istiyordu. Annesini kırmadı ve mahalle mektebine yazıldı. İstemeye istemeye gidiyordu. Dik kafalılık o zamanlardan beri vardı. Bu mektep'te arkadaşlarının yaptığı yaramazlığı üstlendi ve hocadan dayak yedi. Bu onun için dönüm noktası oldu.

    Ali Rıza Efendi, Mustafa’yı modern eğitim yapan Şemsi Efendi İlkokulu’na yazdırdı. Artık Mustafa'nın istediği olmuştu.
    Babası bu dönemde vefat etti ve çok zorluk yaşadılar. Annesi ile birlikte dayısının çiftliğine gittiler. Bu fazla uzun sürmedi, teyzesi Mustafa’yı okutmak için tekrar Selaniğe yanına aldı.
    Artık Orta Okula gidiyordu ve buradan da mezun oldu.

    1893 yılında gizli olarak sınavlara hazırlanıp, çok istediği “Selanik Askeri Rüştiye’sine (okulu) girdi.
    Çok başarılı bir öğrencilik geçiriyordu ve Üniforma onun övünç kaynağı idi.
    Osmanlı toprak kaybetmeye devam ediyordu. Selanik artık düşman hedefindeydi.
    Mustafa, aynı adı taşıyan matematik öğretmeninin verdiği Kemal adını aldı. Daha sonra kazanacağı rütbelere ilk olarak adı ile başlıyordu. O artık Mustafa Kemal’di!
    Mustafa diğer arkadaşlarına kıyasla daha iyi giyiniyor, kendisine bakıyor, bu dışarıdan fazlasıyla dikkat çekiyordu.

    1893 ‘te girdiği Selanik Askeri Rüştiyesi'ni bitirince, 1895’te Manastır Askeri İdadisi'ne (Lise) girdi. (Bazı kaynaklarda 1985, bazılarında ise 1986. Başvurduğu tarih olarak 1985 gözüküyor.) Hitabet ve edebiyata yöneldi, şiirler yazdı. Türkçe öğretmeni onun bu yöne pek yönelmemesini, asıl derslerinden geri kalmaması için uyardı. Yaz tatilinde Fransızca dersler almaya başladı. 1898’de ikincilikle mezun oldu.

    1899 13 Mart’ta İstanbul Harp Okulu Piyade sınıfına girdi.
    1902 10 Şubat’ta Harp Akademisi'ne girdi ve burada gazete çıkardı. Elle yazılan bu gazetede, arkadaşlarıyla ülke yönetimini eleştiriyordu. Okul Müdürü Rıza Paşa’nın çabasıyla ceza almaktan kurtuldular. Aldıkları ufak cezaları da affetti çünkü kendisi de ileri görüşlü bir Müdürdü. Mustafa artık devletin idari yönetimini eleştiriyor ve yayınlar çıkarıyordu.

    https://isteataturk.com/...07466324_ataturk.png
    https://isteataturk.com/...07470225_ataturk.png

    1905 11 Ocak’ta Harp Akademisi'ni Yüzbaşı olarak bitirdi, Şam'a 5. Ordu'nun 30. Süvari Alayı'nda staj yapmak için atandı.
    https://isteataturk.com/...07472679_ataturk.png

    1906 Ekim’de Şam'da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni kurdu. Şam'da topçu stajını yaptı ve Kıdemli Yüzbaşı(Kolağası) oldu.
    https://isteataturk.com/...07479134_ataturk.png

    1908- 23 Temmuz’da ilan edilen II.Meşrutiyet için çalışanlar arasındaydı.
    https://isteataturk.com/...07479692_ataturk.png

    1909 31 Mart(13 Nisan) İsyanı’nda Hareket Ordusu Kurmay Subayı olarak görevli.
    Adı aktif olarak bu olayda duyuldu. 1911- 13 Eylül’de İstanbul'a Genelkurmay'a naklen atandı.
    https://isteataturk.com/...07480318_ataturk.png
    https://isteataturk.com/...07492671_ataturk.png

    1911 27 Kasım’da Binbaşılığa yükseldi.
    https://isteataturk.com/...07481057_ataturk.png

    15 Ekim’de gazeteci Mustafa Şerif kimliği ile İskenderiye üzerinden, İtalya’nın saldırısına uğrayan Trablusgarp’a gitmek için İstanbul’dan ayrıldı.
    1912 9 Ocak’ta, Trablusgarp'ta İtalyanlar’a karşı Derne saldırısını yönetti. Savaş alanındaki ilk tecrübeleri burada kazandı.
    https://isteataturk.com/...08225809_ataturk.png

    1912 8 Ekim’de Karadağ’ın Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etmesiyle Balkan Savaşı başladı. Osmanlı devleti “Ouchy”(Uşi) Antlaşması ile Trablusgarp ve Bingazi’yi İtalya’ya bırakınca, diğer subaylarla geri çağrıldı. 8 Kasım’da Selanik Yunanlılar tarafından işgal edilince, Derne’den Mısır’a, oradan İstanbul’a döndü.
    https://isteataturk.com/...07568647_ataturk.png

    1912- 25 Kasım’da Çanakkale Boğazı’nı korumak için Gelibolu’ya “Bahr-i Sefid(Akdeniz) Kuvvetleri Komutanlığı Harekât Şubesi Müdürü” olarak atandı. Daha sonra Bolayır Kolordusu adını alan bu kuvvetlerin Kurmay Başkanlığına getirildi.Bu görevi sırasında Çanakkale Boğazı’nın topoğrafik haritasını hazırlattı.

    1912’de General Litzmann’dan çevirdiği “Bölüğün Muharebe Talimi” adlı kitabı İstanbul’da yayınladı.
    http://farm3.static.flickr.com/...27529_661c5cecbb.jpg
    Asalet: https://isteataturk.com/...07496583_ataturk.png

    1913 27 Ekim’de Sofya Ateşemiliterliği'ne atandı.
    https://isteataturk.com/...07569763_ataturk.png

    1914 1 Mart’ta, Yarbaylığa yükseltildi.
    https://isteataturk.com/...07575352_ataturk.png

    1914’te Yeni Çeri kıyafeti ile Sofya’da baloya katıldı ve davetlileri kendisine hayran bıraktı.
    https://isteataturk.com/...07571365_ataturk.png

    1915 2 Şubat’ta, Tekirdağı'nda 19. Tümeni kurdu.
    1915 25 Şubat, Maydos'a gitti.
    1915 25 Nisan, Arıburnu'nda İtilaf Devletleri'ne karşı koydu.
    1915 1 Haziran Albaylığa yükseltildi.
    1915 9 Ağustos, Anafartalar Grup Komutanlığı'na atandı.
    https://isteataturk.com/...07573317_ataturk.png
    1915 10 Ağustos, Atatürk komutasındaki kuvvetlerin, Conkbayırı’nda İngilizlere taarruzu ve düşmanın ilerlemesine durdurmuş ve anafartalar kumandanı Mustafa Kemal düşmanı püskürtmüştür. Bugünkü muharebeler esnasında Atatürk’ün kalbini hedef alan bir kurşun, göğüs cebindeki saate çarpıp geri döndüğünden, kendisi mutlak bir ölümden kurtulmuştur.)
    https://isteataturk.com/...07573416_ataturk.png

    Çanakkale geçilemedi ise bir sebebi vardır. Akıl vardır, ölüme düşünmeden giden vatan evlatları vardır. Mustafa Kemal’in varlığı ve dehası Çanakkale’ye damga vurmuştur.

    Gelibolu Kuvvetleri Komutanı Alman Generali telefonla aradı.
    —Emrinizdeki kuvvetleri emrime veriniz.
    Komutan alaylı bir dille:
    —Çok gelmez mi? dedi.
    Mustafa Kemal olanca ciddiliği ile cevap verdi:
    —Az gelir! Sy.44

    https://isteataturk.com/...07573035_ataturk.png

    1916 10 Ocak’ta Almanlar’dan Çanakkale’deki başarıları nedeniyle “Demir Salip Nişanı”,
    17 Ocak’ta Sultan Reşat tarafından “Muharebe Altın Liyakat Madalyası” ile ödüllendirildi.
    https://isteataturk.com/...07575142_ataturk.png

    1 Nisan’da Tuğgeneralliğe yükseltildi.
    https://i2.wp.com/...-04-istasy10net.jpg

    1916 6 Ağustos, Bitlis ve Muş'u Ruslar’dan kurtardı.
    https://isteataturk.com/...07653304_ataturk.png

    1917 20 Eylül, memleketin ve ordunun durumunu açıklayan raporunu yazdı.
    Mustafa Kemal’in İsyan Muhtırası (Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.)

    1917 Ekim İstanbul'a döndü.
    https://isteataturk.com/...07657988_ataturk.png

    24 Mayıs 1918 tarihinde, yakın arkadaşı Ruşen Eşref Ünaydın'a bir fotoğraf imzalyıp vermiştir. Fotoğraf üzerine şunları yazmıştır:
    ''Her şeye rağmen, muhakkak bir nura doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletim hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıkları, ahlaksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.''
    https://isteataturk.com/...07660819_ataturk.png

    1918 26 Ekim, Halep'in kuzeyinde bugünkü sınırlarımız üzerinde düşman saldırılarını durdurdu.
    https://isteataturk.com/...07658306_ataturk.png

    30 Ekim’de Mondros Mütarekesi'ni imzalandı.
    1918 31 Ekim, Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'na atandı.

    1918 13 Kasım, Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'nın kaldırılınca, Mustafa Kemal İstanbul'a döndü. Boğaz’da düşman donanmasını görünce, yaveri Cevat Abbas’a “Geldikleri gibi giderler!” dedi.
    https://isteataturk.com/...07658381_ataturk.png

    1919 30 Nisan Erzurum'da bulunan 9. Ordu Müfettişliği'ne atandı.

    1919 15 Mayıs Kara gün… İzmir'e Yunan'lılar asker çıkardı.
    (Bu konular hızlıca geçilecek konular değil ama kronolojik bir inceleme olduğu için sadece tarih ve olaylar hakkında bilgi veriyorum.)
    1919 16 Mayıs Bandırma vapuruyla İstanbul'dan ayrıldı.
    1919 19 Mayıs Mustafa Kemal Paşa Samsun'a çıktı.
    1919 15 Haziran3. Ordu Müfettişi ünvanını aldı.
    1919 21 Haziran, Ulusal Güçleri Sivas Kongresi'ne çağırdı.
    19 Mayıs Samsun’a çıkışı ile ilgili 19 Mayıs 1999 Atatürk Yeniden Samsun'da ‘da kitabına yaptığım incelemeden detay alabilirsiniz. #29768419

    1919 22 Haziran, Amasya Genelgesi’ni yayınlayarak, vatanın tehlikede olduğunu duyurdu.
    1919 8/9 Temmuz, Mustafa Kemal Paşa askerlikten çekilerek, sine-i millete döndü. Artık sivildi.
    ADAM GÖRÜN, ADAM!!!! https://isteataturk.com/...07664899_ataturk.png
    Not: Üzerindeki kıyafetler ona ait değildir. Para yok, nereden alacaklar? Etraftan ayrı ayrı toplanmış ve kendisine verilmiştir.

    1919 23 Temmuz, Mustafa Kemal'in başkanlığında Erzurum Kongresi toplandı. Tüm yurdu kapsayan kararlar alınarak, bir Temsil Kurulu seçildi. (7 Ağustos 1919)
    https://isteataturk.com/...07663796_ataturk.png

    1919 4 Eylül, Mustafa Kemal'in başkanlığında Sivas Kongresi toplandı. Millî Mücadele’ nin yöntemi belirlenip, bütün dernekler “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştirildi.
    https://isteataturk.com/...07665246_ataturk.png

    11 Eylül’de Mustafa Kemal, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Temsil Heyeti Başkanlığı'na seçildi.
    https://isteataturk.com/...07666376_ataturk.png

    1919 22 Ekim, Osmanlı Hükümeti ile Amasya Protokolü'nü imzaladı.
    1919 7 Kasım, Erzurum'dan milletvekili seçildi.
    1919 27 Aralık, Heyeti Temsiliye ile Ankara'ya geldi.
    https://isteataturk.com/...07665730_ataturk.png
    https://isteataturk.com/...07665637_ataturk.png

    1920 18 Mart, İstanbul'da Meclis-i Mebusan'ın son toplantısı.
    https://isteataturk.com/...07742082_ataturk.png

    1920 19 Mart, Mustafa Kemal tarafından Ankara'da üstün
    yetkiyi taşıyan bir Millet Meclisi toplanması hakkında illere duyuruda bulundu.
    1920 20 Mart, İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından işgali, Mustafa Kemal'in protestosu, Ankara'da yeni bir Millet Meclisi toplama girişimi.
    1920 23 Nisan, Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açıldı.
    https://isteataturk.com/...07742381_ataturk.png

    1920 24 Nisan, Mustafa Kemal Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi.
    https://isteataturk.com/...07742783_ataturk.png

    1920 5 Mayıs, Mustafa Kemal'in başkanlığında ilk B.M.M. Hükümeti toplandı.
    https://isteataturk.com/...07745465_ataturk.png

    1920 11 Mayıs, Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti tarafından ölüm cezasına çarptırıldı.
    1920 24 Mayıs İdam kararı Padişah tarafından onaylandı.
    1920 10 Ağustos, Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında I.Dünya Savaşı’nı sona erdiren Sevr Antlaşması imzalandı.

    1921- 9/10 Ocak, I. İnönü Savaşı.
    https://isteataturk.com/...07749933_ataturk.png

    1921- 20 Ocak, İlk Teşkilat-ı Esasiye (Anayasa) Kanunu'nun esas maddelerinin kabulü.
    https://isteataturk.com/...07839390_ataturk.png

    1921 30 Mart / 1 Nisan, II. İnönü Savaşı, Yunanlılar’la milletin aksak talihi de yenildi.
    https://isteataturk.com/...07748701_ataturk.png

    1921 10 Mayıs, Mustafa Kemal tarafından Büyük Millet Meclisi'nde “Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu” kuruldu, başkanlığına Mustafa Kemal seçildi.
    https://isteataturk.com/...07838180_ataturk.png

    1921 5 Ağustos, Mustafa Kemal'e Başkumandanlık görevi verildi.
    https://isteataturk.com/...08175553_ataturk.jpg
    https://isteataturk.com/...08185365_ataturk.png

    1921 22 Ağustus/23 Eylül, Mustafa Kemal'in yönetiminde Sakarya Meydan Savaşı'nın başlaması ve zaferle sonuçlanması. 1683’ten beri süren savunma ve geri çekiliş durduruldu.
    https://isteataturk.com/...07746193_ataturk.png

    1921 19 Eylül, Mustafa Kemal'e B.M.M. tarafından Mareşallik rütbesi ve Gazi ünvanının verilmesi.
    https://isteataturk.com/...07747904_ataturk.png

    1922 26 Ağustos, Bir yıllık hazırlıktan sonra, Mustafa Kemal Paşa Büyük Taarruz'u başlattı.
    https://isteataturk.com/...08273692_ataturk.JPG

    1922 30 Ağustos, Gazi Paşa, Dumlupınar’da düşman ordusunun büyük kısmının imha edildiği, Başkumandanlık Meydan Savaşı'nı kazandı.
    https://isteataturk.com/...13190926_ataturk.jpg

    1922 1 Eylül, "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, İleri!" buyruğunu verdi.
    https://isteataturk.com/...08275530_ataturk.png

    1922 9 Eylül Türk Ordusu İzmir'e girdi. Düşman kalıntıları denize döküldü.
    1922 10 Eylül, Gazi İzmir'de…
    http://manisanokta.com/...r-1923-600x320.jpg

    1922 11 Ekim, Mudanya Mütarekesi'nin imzalandı.
    https://isteataturk.com/...08308942_ataturk.png

    1922 1 Kasım, Saltanat, TB.M.M. tarafından kaldırıldı.
    https://isteataturk.com/...13278488_ataturk.jpg

    1922 17 Kasım, VI.Mehmet Vahdettin, Malaya adlı İngiliz harp gemisiyle İstanbul'dan ayrıldı.
    1923 29 Ocak, Gazi Mustafa Kemal, İzmir’li Latife Hanım'la evlendi.
    https://isteataturk.com/...08479768_ataturk.png

    1923 9 Ağustos, Gazi Mustafa Kemal Halk Fırkası'nı kurması.
    https://isteataturk.com/...08484903_ataturk.png

    1923 24 Temmuz, Kurtuluş Savaşı’nı sona erdiren Lozan Antlaşması imzalandı.
    https://isteataturk.com/...08685244_ataturk.png

    1923 11 Ağustos, Gazi Mustafa Kemal 2. Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçildi.
    https://isteataturk.com/...08685350_ataturk.png

    1923 29 Ekim, Cumhuriyet ilan edildi. Gazi Mustafa Kemal ilk Cumhurbaşkanı seçildi.
    https://ibb.co/eCMD0p

    1924 1 Mart , Gazi Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi'nde Halifeliğin kaldırılması ve öğretimin birleştirilmesi hakkında açış nutkunu verdi.

    1924 3 Mart, Hilafetin kaldırılması, Tevhid-i Tedrisat(öğrenimin birleştirilmesi), “Şer'iye ve Evkaf Vekaleti” ile “Erkanı Harbiye-i Umumiye Vekaleti”nin(Bakanlığı) kaldırılması hakkındaki yasalar, Büyük Millet Meclisi'nce kabul edildi.
    1924 20 Nisan, Türkiye Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye (Anayasa) Kanunu kabul edildi.
    https://isteataturk.com/...08696520_ataturk.png

    1925 17 Şubat, Aşar (1/10) vergisi kaldırıldı.
    https://isteataturk.com/...09061694_ataturk.png

    1925- 24 Ağustos, Gazi Mustafa Kemal ilk defa Kastamonu'da şapka giydi. https://isteataturk.com/...09477164_ataturk.png

    1925- 25 Kasım, Şapka Kanunu Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
    https://isteataturk.com/...09517640_ataturk.png

    1925- 30 Kasım, Tekkelerin ve zaviyelerin kapatılması hakkında kanun kabul edildi.
    https://isteataturk.com/...09518837_ataturk.png

    1925- 25 Aralık, Uluslararası takvim, saat ve ölçüler kabul edildi.
    https://isteataturk.com/...09520015_ataturk.png

    1926- 17 Şubat, Türk Medeni Kanunu kabul edildi.
    https://isteataturk.com/...10342832_ataturk.png

    1927- 1 Temmuz, Gazi Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı sıfatıyla, ayrıldıktan 8 yıl sonra ilk kez İstanbul'a gitti.
    1927- 15/20 Ekim, Gazi Mustafa Kemal Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kurultayı'nda tarihi Büyük Nutku'nu okudu.
    1927- 1 Kasım, Gazi Mustafa Kemal 2. kez Cumhurbaşkanlığı'na seçildi.
    1928- 9 Ağustos, Gazi Mustafa Kemal Sarayburnu'nda Türk harfleri hakkındaki nutkunu verdi.
    https://isteataturk.com/...10644067_ataturk.png

    1928- 3 Kasım, Türk Harfleri Kanunu Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
    https://isteataturk.com/...10511935_ataturk.jpg

    1931- 15 Nisan, Türk Tarih Kurumu kuruldu. 1931- 4 Mayıs, Gazi Mustafa Kemal 3.kez Cumhurbaşkanlığı'na seçildi.
    https://isteataturk.com/...10435164_ataturk.JPG

    1932- 12 Temmuz, Türk Dil Kurumu'nun kuruldu.
    https://isteataturk.com/...10488443_ataturk.jpg

    1933- 29 Ekim, Gazi Mustafa Kemal, büyük bir coşkuyla “Onuncu Yıl Marşı” eşliğinde kutlanan Cumhuriyet'in 10. yıldönümünde tarihi nutkunu verdi.
    https://isteataturk.com/...10510719_ataturk.jpg

    1934- 24 Kasım, Gazi Mustafa Kemal'e Büyük Millet Meclisi tarafından ATATÜRK soyadının verilmesi kanunu kabul edildi. 1935- 1 Mart, Atatürk 4. kez Cumhurbaşkanı seçildi.
    https://isteataturk.com/...10510998_ataturk.jpg

    1937- 1 Mayıs, Atatürk'ün çiftliklerini Hazine'ye ve taşınamaz mallarını da Ankara Belediyesi'ne bağışladı.
    https://isteataturk.com/...10437082_ataturk.jpg

    1938- 31 Mart, Atatürk'ün hastalığı hakkında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nin ilk resmi duyuru yapıldı. 1938- 15 Eylül, Atatürk vasiyetnamesini yazdı.
    1938- 16 Ekim, Atatürk'ün durumu hakkında günlük resmi duyuruların yayınına başlandı.
    1938- 10 Kasım Perşembe günü, saat 9.05’te Atatürk diyerek ebediyete göçtü. Son sözü) “Aleykümselam” oldu.
    1938- 11 Kasım, İstanbul Şehir Meclisi olağanüstü toplandı.
    Saraydaki Cumhurbaşkanlığı forsu yerine yarıya kadar indirilmiş Türk Bayrağı çekildi.
    1938- 12 Kasım, Yüksek Öğrenim gençliği, Üniversite Konferans Salonu'nda toplandı.
    1938- 13 Kasım, Gençlik, Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde toplanarak Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'i koruyacaklarına and içti..
    1938- 14 Kasım, Büyük Millet Meclisi toplandı.
    1938- 15 Kasım, Hükümet, Atatürk'ün Ankara'da ebedi istirahat yerine konulacağı 21 Kasım 1938 tarihini ulusal yas günü olarak duyurdu.
    1938- 16 Kasım, İstanbul halkı, Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu'ndaki katafalkı önünde sabahın ilk saatlerinden gecenin son saatlerine kadar saygı ve üzüntü içinde son görevini yaptı.
    1938- 19 Kasım, Büyük bir törenle, Atatürk'ün Dolmabahçe'den alınan aziz cenazesi(na’şı), önce Sarayburnu'na, oradan Zafer torpidosuyla Yavuz zırhlısına götürüldü. Yavuz zırhlısıyla İzmit'e kadar götürülen tabut, oradan Ankara'ya yolcu edildi.

    Görüntüler:

    https://ibb.co/ixdcbU

    https://ibb.co/fvgxbU

    https://ibb.co/e9KB39

    https://ibb.co/hxvjO9

    https://ibb.co/bWSyi9

    https://turkcetarih.com/...aflar-13.3.7.jpg

    https://ibb.co/irdtGU

    https://ibb.co/mXikwU

    https://ibb.co/jM1cAp

    https://ibb.co/jKwcAp

    1938- 20 Kasım, Atatürk'ün aziz cenazesi Ankara'ya ulaştı. Büyük Millet Meclisi önündeki katafalka konuldu. Ankara'lılar da son görevlerini saygıyla yaptılar.
    1938- 21 Kasım, Atatürk'ün cenazesi, Etnoğrafya Müzesi'ndeki geçici kabre(mezara konuldu.
    1938- 25 Kasım, Atatürk'ün vasiyetnamesi Ankara 3.Sulh Hukuk Hakimliği tarafından açıldı.
    1938- 26 Aralık, Atatürk'ün “Ebedi Şef” sanıyla anılması kabul edildi.

    Fotoğraflar ve daha fazla detay için 10 Kasım Yas Günü kitabına kesinlikle bakınız. Büyüklük ve Onur nasıl bir şey, tekrar tekrar görünüz.

    1941-1 Mart’ta, Anıtkabir'in yerinin seçilmesi için görevlendirilen komisyon uluslararası bir yarışma açtı. Yarışmaya; Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslovakya'dan toplam 47 proje katıldı. Bu projelerden 3 tanesi komisyon tarafından ödüle layık görüldü. Milli konuyu daha başarılı ifade etmesi ve projenin araziye uygunluğu nedeniyle, Prof. Dr. Emin Onat ve Doç. Dr. Ahmet Orhan Arda'nın projesinin uygulanması kararlaştırıldı.

    1944- 9 Ekim, Rasattepe’de Anıtkabir inşaatına başlandı. İlk harcı Başbakan Şükrü Saraçoğlu koydu.

    1953- 4 Kasım, Atatürk'ün Etnografya Müzesi’ndeki Geçici Kabri açıldı.Tahnit edilmiş na’şını hiç bozulmadığı görüldü.Kurşun tabuttan çıkarılarak, ceviz ağacından yapılan bir tabuta alındı. 1953- 10 Kasım, Atatürk'ün cenazesi, Anıt-Kabir'e nakledildi. Milletin sinesine gömüldü.

    4 Kasım 1953 - Atatürk'ün naaşı Anıtkabir'e götürülmek üzere Etnoğrafya Müzesi'ndeki geçici kabrinden çıkarıldı.
    https://ibb.co/ezdcbU

    https://ibb.co/egBKqp

    https://ibb.co/k7JSbU

    https://ibb.co/kodtGU

    https://ibb.co/cMBr39

    Video: http://www.trtarsiv.com/...nitkabir-e-tasinmasi

    Video: http://www.trtarsiv.com/...nitkabir-e-tasinmasi


    Tüylerim diken diken oluyor her izlediğimde, her dinlediğimde...

    Kronolojik incelememiz burada bitiyor. Falih Rıfkı Atay’ın “Babanız Atatürk” kitabında tam olarak yapmış olduğu çalışma bize Atatürk’ü çocukluğundan itibaren anlatmaktır. Keyifle okuyacağınız bir kitap. Her kitabın sonun da olduğu gibi Atatürk’ün ölümü bizleri üzüyor. ÖLÜMÜ bölümü en zor okunan bölüm. İnsan istiyor ki, zamanı geriye sarıp onu o hastalıktan kurtarsın. Ama olmuyor haliyle. Dünya Tarihine adını silinmez harflerle yazdırdı. Hem Devlet Adamı olarak hem Başkomutan olarak. Yaptığı inkılaplar ve kurduğu Cumhuriyet en temel hazinesi ve övünç kaynağıdır.

    https://isteataturk.com/...11554187_ataturk.jpg

    Biz Mustafa Kemal'iz efendim...! ve Mustafa Kemaller ÖLMEZ....! Fikrimiz’ de, Kalbimiz ‘de ve Ruhumuzdadır...! Hiç görmedik, gözünün içine canlı olarak dahi bakamadık ama FARK ETMEZ! Onu GÖRMEK demek mutlaka YÜZÜNÜ görmek değildir. ONUN fikirlerini, ONUN duygularını anlıyorsak ve hissediyorsak bu kafidir.....! #28815684

    Kitabı okuyunuz, okutturunuz, hediye ediniz. Mustafa Kemal Atatürk sevginiz hiç bitmesin.

    *** Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi 'den ve http://www.anitkabir.org/...urk-kronolojisi.html den ödünç aldığım bilgiler oldu. Kaynak oldukları için teşekkür ederim. Bazı bilgileri iki üç şekilde teyit ettim ama Kronoloji de bazen sıkıntı olabiliyor. Falih Rıfkı'nın verdiği tarihlerde bu kaynaklar ile örtüşmeyebiliyor. Muhtemelen yeni raporlar ve resmi tutanaklar sonradan bulunup güncellenmiş olmalı. Ufak farklar diyelim bunlara. Fotoğraflar ayrı olarak eklenmiştir. Hepsi özenle seçilmiş ve konulara eklenmiştir.

    https://isteataturk.com/...11687449_ataturk.jpg

    Herkese iyi okumalar diliyorum.

    https://www.youtube.com/...+t%C3%BCrk%C3%BCler+
  • Değerli 1000K üyeleri; bir süredir ivme kazanmış olan okur buluşma etkinlik ve sayfalarını hem bir araya toplamak hem de fikir ve önerileri güncel tutmak adına böyle bir ileti paylaşmaya karar verdim, katkılarınızla yorum ve tekrar paylaşımlarınızla destek olabilirsiniz, teşekkürler. Hedef bütün Türkiye :)


    01 Adana 1K Adana Okuma Grubu

    02 Adıyaman ?

    03 Afyon ? 1k Afyonkarahisar Buluşma Grubu

    04 Ağrı ?

    05 Amasya ?

    06 Ankara 1K Ankara Okuma Grubu

    07 Antalya 1K Antalya Okuma Grubu

    08 Artvin ?

    09 Aydın 1K Aydın Okuma Grubu

    10 Balıkesir ?

    11 Bilecik ?

    12 Bingöl 7nci adam ϟ™

    13 Bitlis #31297336

    14 Bolu ?

    15 Burdur ?

    16 Bursa 1k Bursa Okuma Grubu

    17 Çanakkale ?

    18 Çankırı ?

    19 Çorum ? 1K Çorum Okuma Grubu

    20 Denizli ? 1K Denizli Okuma Grubu

    21 Diyarbakır 1K GRUBU DİYARBAKIR(DB KİTAP&EVİ)

    22 Edirne ? 1K Edirne Okuma Grubu

    23 Elazığ ?

    24 Erzincan 1000kitap Erzincan okuma grubu

    25 Erzurum ?

    26 Eskişehir 1000Kitap Eskişehir Okuma Grubu

    27 Gaziantep https://1000kitap.com/1000Kitapgaziantep

    28 Giresun ?

    29 Gümüşhane ?

    30 Hakkari 1000Kitap Hakkâri Okuma Grubu

    31 Hatay Hatay Okuma Grubu

    32 Isparta 1K Isparta Okuma Grubu

    33 Mersin https://1000kitap.com/33_33

    34 İstanbul 1000Kitap İstanbul Okuma Grubu

    35 İzmir 1K İzmir Okuma Grubu

    36 Kars ?

    37 Kastamonu ?

    38 Kayseri ? 1K Kayseri Okuma Grubu

    39 Kırklareli ?

    40 Kırşehir ?

    41 Kocaeli 1K Kocaeli Okuma Grubu

    42 Konya 1k Konya Okuma Grubu

    43 Kütahya ?

    44 Malatya 1000K Malatya Okuma Grubu

    45 Manisa ?

    46 K.maraş 1K Kahramanmaraş Okuma Grubu

    47 Mardin ?

    48 Muğla ?

    49 Muş ?

    50 Nevşehir ?

    51 Niğde ?

    52 Ordu ? Şimdilik iritbat için , Fazıl Şengül

    53 Rize ? DUA ve müstakbel kişiler :)

    54 Sakarya ?

    55 Samsun 1K SAMSUN OKUMA GRUBU

    56 Siirt ?

    57 Sinop ?

    58 Sivas ? sivas okuma grubu

    59 Tekirdağ ? Tekirdağ Okuyamama Grubu

    60 Tokat ?

    61 Trabzon 1K Trabzon

    62 Tunceli ?

    63 Şanlıurfa ?

    64 Uşak ?

    65 Van ? https://1000kitap.com/1KVAN

    66 Yozgat ?

    67 Zonguldak ?

    68 Aksaray ?

    69 Bayburt ?

    70 Karaman https://1000kitap.com/1KKaramanOkumaGrubu

    71 Kırıkkale 1K Kırıkkale Okuma Grubu

    72 Batman ? 1K Batman Okuma Grubu

    73 Şırnak ?

    74 Bartın ?

    75 Ardahan ?

    76 Iğdır ?

    77 Yalova ?

    78 Karabük ?

    79 Kilis ?

    80 Osmaniye ?

    81 Düzce
  • Şehit Yakınları ve Gazilere Tanınan Haklar
    1.İSTİHDAM HAKKI :
    3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun Ek 1 inci Maddesine göre İçişleri Bakanlığı'nca yürütülen şehit yakını ve gazilerimizin istihdamına yönelik iş ve işlemler, 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 Sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Daire Başkanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı’nca birlikte yürütülmektedir. Başvurular; istihdam hakkından yararlanmak isteyenlerin ikamet ettikleri ilde ki Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne yapılmaktadır.
    - Vazife ve harp malullüğü kapsamındaki TSK mensubu ve güvenlik görevlilerinden hayatını kaybedenlerin yakınlarına 2,malul olanlara 1 kişi,
    - Vazife malullüğü kapsamında bulunan diğer kamu görevlilerinden hayatını kaybedenlerin yakınlarına veya malul olanlara 1,
    - Terör mağduru sivil vatandaşlardan terör eylemleri nedeniyle hayatını kaybeden veya engelli hale gelenlere bir istihdam hakkı verilmiştir.
    Başvuru Süresince İstenen Belgeler :
    1- SGK İl Müdürlüğü’nden alınan Hak Sahiplik Belgesi
    2- Adli Sicil Kaydı – (Konu kısmında Devlet Memuriyeti ibaresi olacak)
    3- Devlet Hastanesinden Sağlık Raporu (kamu kurumlarında çalışabilir. )
    4- Son mezun olunan okulun / üniversitenin diploması
    5- Askerlik Durum Belgesi
    6- 1 Adet Biyometrik Fotoğraf (Beyaz arka plan, 50×60 mm)
    7.Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Şehit yakınları ve Gazilere Hizmet Biriminde doldurulacak İstihdam Başvuru Formu
    8.İş için müracaat eden kişi diğer hak sahiplerinden alacağı “Haklarından Feragat Ettiklerine Dair Noter Tasdikli Beyanları” müracaat evraklarına ekleyecektir.
    3713 sayılı kanunun tanıdığı istihdam hakkından;
    -Bir başkasının bakımına muhtaç olacak derecede engelli olanlar,
    - Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlarda görev yapanlar ile İstihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar,
    - 45 yaşını doldurmuş olanlar faydalanamazlar.
    Başvurunun yapıldığı Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüklerinden başvuru takipleri, Devlet Personel Başkanlığı ve Şehit Yakınları ve Gaziler Dairesi Başkanlığı’ndan atama sonuçları öğrenilebilir.

    2.ÜCRETSİZ SEHAYAT KARTI
    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından hazırlanan “Ücretsiz veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği ”04.03.2014 tarihli ve 28931 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. TC kimlik numaraları ve bir adet biometrik fotoğrafla İl Müdürlüğüne başvuru yapılmaktadır.
    Yönetmelikte bu haktan yararlanacak kişiler 4. Maddede belirtildiği üzere şu şekildedir:
    4736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanacaklar aşağıda belirtilmiştir:
    1) Hayatını kaybedenlerin, 2) Harp veya vazife malulü sayılanlardan aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin, 3) Harp veya vazife malulü sayılmaları sebebiyle aylık almakta olanların, 4) Harp veya vazife malulü sayılmaları sebebiyle aylık almakta iken, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam etmekle birlikte veya 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre sigortalı olmayı gerektiren bir işte çalışmaya başlamış olmakla birlikte bu aylıkları kesilmesi gerekmeyenlerin,kendileri ,eşleri, anne ve babaları, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları.
    3.İŞE ALIMDA ÖNCELİK:
    Bu kapsamda; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 26/6/2009 tarihli ve 32379 sayılı yazısı üzerine, Bakanlar Kurulu’nca 29/6/2009 tarihinde karar alınmıştır (Karar Sayısı: 2009/15188). Sözü edilen Karar uyarınca 08.09.2009 tarih ve 27314 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren“Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in İşe Göndermede Öncelikli Olanlar başlıklı 5. Maddesinin 1. Fıkrasının a) bendinde belirtildiği üzere“Terörle mücadele sırasında malul sayılmayacak şekilde yaralananlar ile terörle mücadelede üstün başarılarından dolayı komutanlarınca takdire layık görülen yedek subay, erbaş ve erler.” e işe alımlarda öncelik sağlanmaktadır.
    Bu kapsamdaki iş ve işlemler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı Türkiye İş Kurumunun merkez ve taşra teşkilatınca yürütülmektedir.
    4.ATAMA İŞLEMLERİNDE ÖNCELİK
    Devlet memurlarının yer değiştirme suretiyle atanmalarına ilişkin yönetmeliğin (19/4/1983, 83/6525) Ek Madde 2 (Ek:7/3/2007-2007/11837 K.) ile; terörle mücadelede çalışamayacak derecede malul olan ya da malul olup da çalışabilir olan kamu görevlileri ile erbaş ve erlerin, Devlet memuru olarak görev yapan eş ve çocukları ile anne, baba ve kardeşlerinin çalıştıkları kurum ve kuruluşların hizmet birimleri olan yerlere münhasır olmak üzere; aynı kurum içinde yer değiştirme suretiyle atanma talepleri, bu durumlarının ilgili makamlarca belgelendirilmiş olması kaydıyla, kadro imkanları da dikkate alınmak suretiyle bu Yönetmelikteki kısıtlayıcı hükümlere bakılmaksızın öncelikle yerine getirilir.Bu konuda başvurular çalışılan kurum/kuruluş idaresine yapılır.
    Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği gereğince; eşi şehit veya malul gazi olan öğretmenler zorunlu çalışma yükümlülüğünden muaftır. Buna göre eşi şehit veya malul gazi olan öğretmenler, olay tarihinden itibaren altı ay içinde yer değiştirme isteğinde bulunabilmektedirler. Aynı zamanda söz konusu öğretmenlerin yer değiştirme isteklerinde norm kadro durumu veya alanlarındaki öğretmen ihtiyacı dikkate alınmamaktadır. Ayrıca bu kapsamdaki yer değiştirmelerde öğretmenlerin, bulundukları görev yerinde veya ilde çalışılması gereken süreyi tamamlama şartı aranmamaktadır. Bu konuda başvurular yer değiştirme formu, ilgili Kuv.K.lığı, J.Gn.K.lığı veya S.G.K.lığından alınacak şehit belgesi, vukuatlı nüfus kayıt örneği ve gerekli belgelerle birlikte İl Milli Eğitim Müdürlüklerine yapılır.
    7.J.GN.K.LIĞI İLK DESTEK YARDIMI (Sb./Astsb./Uzm.J./Uzm.Erb./Erb – Er.):
    Şehitlerin ailesine (evli ise eşine, bekar ise baba ve/veya annesine veya yakınına) J.Gn.K.lığı kantin gelirleri hesabından ailesinin ihtiyaç duyabileceği acil ve öncelikle masrafları karşılamaya yönelik olarak defnedileceği yerdeki İl J.K.lığınca ilk destek yardımı yapılmaktadır.
    8.Birlik Ölüm Yardımı ve Harcırah Ödenmesi :
    926 Sayılı TSK Personel Kanununun 177 nci maddesi gereğince, Şehit Sb., Astsb., Uzm.J.Çvş.ların varislerine en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) iki katı tutarında, 3269 Sayılı Uzm.Erbaş Kanununun 16 ncı maddesi gereğince, Şehit Uzm.Erbaşların kanuni varislerine kendi maaşının iki katı tutarında, görevli olduğu Birlik Komutanlığınca ÖLÜM YARDIM ÖDENEĞİ ödenir.
    Şehit olan rütbeli personelin birlikte ikamet ettiği ve bakmakla mükellef olduğu aile fertlerine 6245 Sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre; beyan ettikleri ikamet yerine kadar Yurtiçi Sürekli Görev Yolluğu (Harcırah) ödenir.
    9. TSK Mehmetçik Vakfı, TSK Dayanışma Vakfı ve Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Üye Yardımları
    TSK Mehmetçik Vakfı, TSK Dayanışma Vakfı ve Ordu Yardımlaşma Kurumu tarafından ölüm/maluliyet durumlarında üyelere çeşitli yardımlar yapılmaktadır.
    TSK Mehmetçik Vakfı yardım çeşitleri ve miktarları ile, yardım için gerekli şartlar konusunda detaylı bilgi http://www.mehmetcik.org.tr adresinden alınabilir.
    TSK Dayanışma Vakfı yardım çeşitleri ve miktarları ile, yardım için gerekli şartlar konusunda detaylı bilgi http://www.tskdv.org.tr adresinden alınabilir.
    OYAK yardımları ile ilgili detaylı bilgi http://www.oyak.com.tr adresinden alınabilir.
    10.Faizsiz Konut Kredisi :
    3713 ve 2330 sayılı Kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 56, mülga 45 ve 64. Maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47. Maddesi kapsamından yararlananlara bu imkan sağlanmıştır.
    Toplu Konut İdareleri tarafından Şehit Ailelerine Harp ve Vazife Malulleri ile Dul ve Yetimlerine Açılacak Faizsiz Konut Kredisi Hakkında Yönetmelik 13.02.2014 tarih ve 28912 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Uygulamalar ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda yapılmaktadır. Hak sahiplerine;
    1-Kredi istek dilekçesi, 2-Kredinin müştereken kullanılması halinde diğer hak sahiplerinin kredi kullanmaktan vazgeçtiklerini belirten noter onaylı feragatname, 3-SGK hak sahipliği belgesi, 4-Nüfus Cüzdanı fotokopisi,
    5-Konuta ilişkin tapu senedi ve örneği ve yönetmelikte belirtilen diğer belgelerle kredi açılmaktadır.
    Hak sahiplerinin yönetmelikte belirtilen belgelerle krediye aracılık eden banka şubelerine müracaat etmeleri gerekmektedir.(Ziraat Bankası)
    Krediden yararlanacak hak sahibinin belirlenmesi
    MADDE 4 – (1) Hayatlarını kaybedenler için; 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesi ve 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar kapsamında hayatlarını kaybedenlerden öncelikle; dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse, kredi kullanacak çocuklardan en az birisinin yetim aylığı almakta olması kaydıyla aylık bağlanma koşullarına bakılmaksızın talepte bulunan çocuklarına müştereken, bu kişiler bulunmadığı takdirde de öncelikle anaya olmak üzere ana veya babasını konut sahibi yapmak amacıyla bu Yönetmelik çerçevesinde bir konut ile sınırlı olmak kaydıyla idarece kredi verilir.
    (2) Harp veya vazife malulleri için; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesi ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü olmaları sebebiyle kendilerine aylık bağlananlardan öncelikle; malulün kendisine, faizsiz kredi hakkından yararlanmaksızın ölümü halinde, dul eşine, eşi hayatta değilse veya evlenmişse, kredi kullanacak çocuklardan en az birisinin yetim aylığı almakta olması kaydıyla aylık bağlanma koşullarına bakılmaksızın talepte bulunan çocuklarına müştereken, bu kişiler bulunmadığı takdirde de öncelikle anaya olmak üzere ana veya babasını konut sahibi yapmak amacıyla bu Yönetmelik çerçevesinde bir konut ile sınırlı olmak kaydıyla idarece kredi verilir.
    (3) 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden kamu görevlileri ile ilgili mevzuata göre aylık bağlanan malullerden, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenler de faizsiz konut kredisi hakkından 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen öncelik sıralamasına göre yararlanırlar.
    Krediden yararlanmak isteyenlerin kredi talebini belirten bir dilekçe, SGK tarafından verilecek hak sahipliği belgesi, nüfus cüzdanının onaylı örneği, alacağı evin sahibine ait tapu veya onaylı örneği ile Ziraat Bankası şubelerine başvurması gerekmektedir.
    Kredi miktarı her yıl Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ilan edilen tüketici fiyat artışları kadar arttırılır. Krediye faiz uygulanmaz. Kredinin geri ödenmesi, hak sahibinin aylığının 1/4'ü tutarındaki miktarın SGK tarafından kesilmesi suretiyle yapılır. Ayrıca SGK tarafından aylık bağlanan şehit varisleri ile terörle mücadele kapsamında malul olan ve SGK tarafından aylık bağlanan personel TOKİ tarafından yapılan konutlarda, başvuru yapılan il sınırları içinde 5 yıldır ikamet ediyor olmak veya il nüfusuna kayıtlı olmak koşuluyla, kuraya tabi olmadan hak sahibidir. Bu hak dahilinde daha önce TOKİ'den konut ya da kredi alınıp alınmadığına bakılmaz. Konutun % 10'u peşin, kalanı evin teslimini müteakip sabit taksitle 20 yılda ödenir.
    11.Kamu Konutlarından Yararlanma ve Kira Yardımı :
    Lojmana girme hakkı olan Sb., Astsb., Uzm.J.Çvş., Uzm.Erbaşlar ve Sivil Memurların aylığa müstahak dul ve yetimleri faydalanır.
    3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 nci Madde (b) fıkrası gereği; “yurtiçinde ve yurtdışında kamu konutlarından yararlanmakta iken malül olanların kendileri, ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimleri, Kamu Konutları Kanununda gösterilen özel tahsisli konutlarda oturanlar hariç olmak üzere bir yıl süreyle kamu konutlarından yararlanmaya devam ederler. Bu süre sonunda kamu konutundan çıkacaklar ile kamu konutundan yararlanmayanlar ve özel tahsisli konutlarda oturanların istekleri halinde ikametgah olarak kullanacakları yurtiçindeki taşınmazın kira bedeli “ON YIL” süre ile Devletçe karşılanır. Yurtdışındaki özel tahsisli konutlarda oturanların yurtdışı kira bedelleri de istekleri halinde bir yıl süre ile Devletçe karşılanır.”
    12.Konut Kiralamak İçin Yapılacak İşlemler :
    Hak sahibi şehit yakını, olayın 3713 sayılı Terörle Mücadele kapsamında olduğunu gösterir bir belge ve kira yardımından faydalanmak istediğini belirtir dilekçe ile J.Gn.K.lığı Loj.Bşk.lığına müracaat eder.Kiralanacak konutun kullanım alanı (net) 120 m2yi geçemez ve bu alanın tespitinde konut sahibi ile konutu kiralayan arasında yapılan sözleşme esas alınır.
    İkametgah olarak kullanılacak konutlar lüks (sauna, jakuzi, dubleks, tribleks, şöm,ne) olmayan konutlardan seçilir. Büyükşehir Belediyelerinin bulunduğu illerde şehrin bulvar, ana cadde ve iş merkezi yoğunluklu mahalleleri dışında seçilir.Hak sahibi şehit yakını kiralamanın yapıldığı yerdeki belediye başkanlığından konutun rayiç bedelini gösterir bir belge alır. Hak sahibine ödenecek kira bedeli bu rayiç bedelinden fazla olamaz.
    Yakıt, su, elektrik, apartman ve site aidatı gibi ödemeler kira kapsamında olmadığından hak sahibi tarafından karşılanır.Kira sözleşmelerini onaylamaya ve kira bedellerini ödemeye J.Gn.K.lığı personeli için ikamet yerindeki Bölge veya İl Jandarma Komutanlıkları yetkili kılınmıştır.
    13.Nakdi Tazminat :
    2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun, 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 2453 sayılı Yurt Dışında Görevli Personele Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2566 sayılı Bazı Kamu Görevlilerine Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 4536 Sayılı Denizlerde ve Yurt Yüzeyinde Görülen Patlayıcı Madde ve Şüpheli Cisimlere Uygulanacak Esaslara İlişkin Kanun ve 3497 sayılı Kara Sınırlarının Korunması ve Güvenliği Hakkında Kanun kapsamında belirtilen hallerde şehit olanların eş, çocuk, anne ve babalarına en yüksek devlet memuru brüt aylığının (ek gösterge dahil) 100 katı tutarında, anılan Kanunlar kapsamında belirtilen hallerde yaralananlara iş ve güçten geri kalınan süreye göre, malul olanlara ise maluliyet derecelerine göre değişen miktarlarda ilgili Bakanlık (Kuv.K.lıkları için Milli Savunma Bakanlığı, J.Gn.K.lığı ve S.G.K.lığı için İçişleri Bakanlığı) tarafından nakdi tazminat ödenmektedir.
    14.Maaş Bağlanması :
    Sb.,Astsb.,Uzm.J.Çvş.,Uzm.Erbaşların kanuni mirasçılarına 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununa göre hizmet süresi 30 yıldan az olan şehit personelin eşi, çocukları, anne ve babalarına kendi derece kademesi üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi, hizmet süresi 30 yıldan fazla olanlara ise fiili ve itibari hizmet süresi toplamı üzerinden aşağıdaki esaslara göre aylık bağlanır.
    Görevin sebep ve tesiri ile meydana gelen olaylarda şehit olan erbaş ve erlerin kanuni varislerine, şehit personelin tahsil durumuna göre T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce görev aylığı bağlanır. Ancak; terörle mücadele, asayiş ve güvenliğin sağlanması, kaçakçılığın men ve takibi gibi görevlerin dışındaki olaylarda şehit olan erbaş ve erlerin ANNE VE BABALARINDAN MUHTAÇLIK VE 65 YAŞINDAN KÜÇÜK BABALAR İÇİN MALÜLLÜK RAPORU (ÇALIŞARAK HAYATINI KAZANAMAZ ŞEKLİNDE) ALINMASI ŞARTI ARANIR.
    5434 Sayılı Kanunun 64 ncü ve 2330, 2453, 2566, 2629, 3713 Sayılı Kanunlar kapsamındaki görevler ile ayrıca barışta veya olağanüstü hallerde yapılan eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik halinde intikaller sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle şehit olanların dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar, her yıl kademe ilerlemesi, her üç yılda bir derece ilerlemesi işlemine tabi tutulur.
    TC. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunca, olayları itibariyle 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına alınarak maaş bağlanan Şehit Sb (Yd.Sb. Dahil)., Astsb., Uzm.J., Uzm.Erbaşların dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan az olmayacak şekilde Emekli Sandığınca ödenir.
    5434 Sayılı Kanunun 64 ncü maddesinin (a,b,c,ç,d,e) fıkralarında açıklanan durumlardan dolayı veya 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun kapsamında mütalaa edilen görevler nedeniyle malül olanların vefatı halinde; baba ve annelerine (geride eş ve çocuklarının kalması hali de dahil) MUHTAÇLIK ŞARTI aranmaksızın vefat tarihini takip eden aybaşından geçerli olarak aylık bağlanır. Bağlanan aylıklar eş ve çocukların aylıklarını azaltmaksızın hazineden karşılanır. Babaya bağlanan aylık, ana ve babaya eşit şekilde paylaştırılarak ödenir.
    15.Emekli İkramiyesi :
    3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu kapsamına giren olaylar nedeniyle hayatlarını kaybetmiş olanların dul ve yetimlerine en yüksek Devlet memuru aylığı üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. (ERBAŞ VE ERLER HARİÇ)
    3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu kapsamı dışındaki olaylar nedeniyle hayatlarını kaybetmiş olanların dul ve yetimlerine ise, şehidin görevde iken almakta olduğu aylığının hizmet süresi ile çarpımı kadar emekli ikramiyesi ödenir (ERBAŞ VE ERLER HARİÇ)
    16.Bayrak Verilmesi :
    TSK Tören Yönergesi uyarınca; şehitlerin tabutları üzerine sarılan bayraklar özel kutusu içerisinde, eşi, en büyük erkek evladından başlayarak çocukları, baba veya annesi, sırasına göre kanuni mirasçılarına verilir.
    17. Madalya ve Berat Verilmesi :
    24.10.1983 tarihli ve 2933 Sayılı Madalya ve Nişanlar Kanununun uygulamasına yönelik 7.8.1988 tarihli ve 19892 Sayılı Devlet Madalya ve Nişanları Yönetmeliği hükümlerince, Devlet Övünç Madalyası; Yurtiçinde veya dışında gösterdiği sorumluluk ve görev anlayışı içinde feragat ve fedekarlık, başarı ve yararlık dolu çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti adına haklı gurur kaynağı teşkil ederek malül olanlara ve şehit olan kişilerin, ilgili yönetmeliğin 12 nci maddesinde belirtilen mirasçılarına verilen madeni ve altın kaplama semboldür. Bu madalya ilgili bakanın teklifi, Bakanlar Kurulunun onayı ve Cumhurbaşkanının tevcihi ile verilir.
    2933 sayılı Madalya ve Nişanlar Kanunu’nda belirtilen görevler (emniyet, asayiş, terörle mücadele ve benzeri) sonucu şehit/malul olarak gösterdiği sorumluluk ve görev anlayışı içinde feragat ve fedakarlık, başarı ve yararlılık dolu çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti adına haklı gurur kaynağı teşkil eden Birlik K.lığının teklifiyle Devlet Övünç Madalyası verilir.
    18.Askerlikten Muaf Tutulması :
    1111 sayılı Askerlik Kanunu hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getirmekte iken hayatını kaybedenler ile maluliyet aylığı almasını gerektirecek şekilde malul olanların anne/babasının müşterek olarak talep ettiği veya anne/babasından biri ölmüş ise sağ olanın talep ettiği kardeşlerinden biri, istekli olmadıkça silah altına alınmaz veya silah altında ise terhis edilir. Anne/babanın müştereken anlaşamadıkları veya her ikisinin de ölmüş olması durumunda; öncelikle silah altında olan kardeşi var ise istekli olması halinde terhis edilir, silah altında olan kardeşi yok ise ya da silah altında olan kardeşi terhis olmak istemez ise askerlik hizmet sırası gelen ilk kardeş istekli olmadıkça silah altına alınmaz.
    Ayrıca yine 1111 sayılı Kanun hükümlerine göre; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında hayatını kaybeden yükümlülerin kendilerinden olma erkek çocukları ile aynı anne/babadan olan kardeşlerinin tamamı, istekli olmadıkça silah altına alınmaz ve silah altındakiler istekleri halinde terhis edilir.
    Bu haktan 1076 sayılı Kanuna tabi yedek subaylar ile, 1111 sayılı Kanuna tabi erbaş/erlerin çocukları ve kardeşleri yararlanır. Bu haktan yararlanmak için hak sahiplerinin kayıtlı bulundukları Askerlik Şubesi Başkanlığına dilekçe ile başvurmaları gerekmektedir.21.Şehit
    19.Yakın Bir Yerde Askerlik Hizmetini Yapması
    TSK Erbaş ve Er İşlemleri Yönergesi uyarınca; askerlik hizmetini yapmakta iken şehit/malul olan kamu personelinin askerlik hizmeti yapacak kardeş ve çocuklarının dağıtımları mümkün olduğu kadar ikamet ettikleri yere yakın birlik, kurum ve karargahlara yapılır.
    Bu haktan yararlanmak için; hak sahibi veya ailesinin öncelikle Askerlik Şubesi Başkanlığına, bu başvuru için geç kalınmışsa, eğitim birliğine veya oğlun/kardeşin mensup olduğu Kuv.K.lığına dilekçe, vukuatlı nüfus kayıt örneği ve şehit belgesi ile başvurması gerekmektedir. Bu talep askerliğin her safhasında yapılabilir.
    20.Hastanelerden Yararlanma :
    Maaş bağlanan eş, çocuk, anne ve babalar başka bir sosyal güvenlik kurumunun sağlık hizmetlerinden faydalanmıyorsa, bunların tedavi giderleri T.C.Emekli Sandığı’nca ilgili mevzuat hükümlerine göre karşılanır ve sağlık karneleri için T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne veya bağlı bulunan Bölge Müdürlüklerine başvurulur.
    İç Hizmet Kanununun 70 nci maddesine göre; harp ve vazife malullüğünü gerektiren sebeplerden dolayı ölen yedek subay, erbaş ve erlerin aylık almaya müstahak dul ve yetimleri de askeri hastanelerden istifade ederler.
    21.Tütün ve Alkol Ürünlerinin Satış Bedellerinden Pay Verilmesi
    Harp / vazife malulleri ve malul gazilere Emekli Sandığı Kanunu’nun Ek 79’uncu maddesi gereğince ek ödeme yapılır. Ödenecek miktar, T.C. SGK Emekli Sandığınca belirlenen sakatlık derecesine göre hesaplanarak yılda bir defa ödenir. Ödeme, aylık bağlanmasına esas olay tarihinden geçerli olarak müteakip yılın en geç ilk üç ayı içinde yapılır. Bu ödeme maaş bağlanma tarihi ile o yılın Aralık ayı sonuna kadar geçen süre için yapılır. Ay farkları yıllık miktarın on ikiye bölünmesi suretiyle hesaplanır.
    Harp ve vazife malullerine hayatta bulundukları sürece ödeme yapılır. Malulün ölümü halinde ise ölen malulün en son yılda aldığı pay tutarının 5 katı bir defaya mahsus olmak şartıyla dul ve yetim aylığı bağlanacaklara eşit miktarda paylaştırılmak suretiyle yardım olarak ödenir ve
    22.ÖZEL KREŞ VE GÜNDÜZBAKIMEVLERİNDEN ÜCRETSİZ YARARLANMA
    Şehit ve malul gazi çocukları özel kreş ve gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerinden, yapılacak sosyal inceleme sonucu uygun bulunması halinde ücretsiz yararlandırılmaktadırlar. Bu konuda başvuruların Aile ve Sosyal Politikalar İl ve İlçe Müdürlüklerine yapılması gerekmektedir.
    23. TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezinden Yararlanma:
    TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezinde (Lodumlu-Ankara) başta malul gaziler olmak üzere hak sahibi tüm TSK personeli ve ailelerine hizmet verilmektedir. Merkezde malul gazi personelin, her türlü ortopedik (eklem hareket kısıtlıkları, ampüteler, ortez ve protez uygulamaları, sekel bırakan nitelikte romatizmal hastalıklar, yürüyüş bozuklukları ve diğer ağrılı kas iskelet sistemi hastalıkları vs.) ve nörolojik (omurilik yaralanması, beyin hasarı, inme, sinir sistemi hastalıkları vs.) rahatsızlıklarının rehabilitasyonu yapılmaktadır.
    Bakıma muhtaç malul gaziler için 50 yataklı bakım merkezi ile Ankara dışından gelmiş hastalar ve refakatçileri için 50 yataklı otel merkez bünyesinde hizmet vermektedir.
    24. İlköğretim ve Ortaöğretimde Parasız Yatılı veya Burslu Öğrenci Okutma ve Bunlara Yapılacak Sosyal Yardımlar :
    2684 Sayılı Kanunun 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre; durumları 5434 sayılı TC Em.San. Kanununun 65 inci maddesinin (d) fıkrası, 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 2453 Sayılı Yurtdışında Görevli Personele Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına uyan kişilerin çocuklarından, Milli Eğitim Bakanlığınca tespit edilecek kontenjan kadarı sınavsız olarak parasız yatılı öğrenciliğe alınırlar.
    Ancak bu gibi öğrencilerden özel giriş sınavı ve kayıt kabul şartları bulunan eğitim/öğretim kurumlarına alınacakların, bu kurumların kayıt/kabul şartlarını taşımaları ve sınavlarını kazanmaları gerekmektedir.
    25.Askeri Okullara Girişte İlave Kontenjan Uygulaması) :
    Giriş koşullarını taşıyan şehit çocuklarına ilave puan veya kontenjan verilmek suretiyle öncelik sağlanmaktadır. Bu haktan istifade edebilmek için alım yapılacak yılın başvuru kılavuzlarında belirtildiği şekilde hareket edilmesi gerekmektedir.
    26.Şehit Sb./Astsb./Uzm.J./Uzm.Erb. Şahsi Tabancalarının Varislerine Devri :
    Tabancayı adına tescil ettirecek varis, veraset ilamı ve 18 yaşından büyük varislerden alacağı noterden onaylı feragatname ile J.Gn.K.lığı Lojistik Başkanlığına müracaat eder. Buradan verilecek menşei belgesini aldıktan sonra ruhsat için Jandarma Bölgesinde ikamet edenler İl Jandarma Komutanlıklarına, diğerleri ise İl Emniyet Müdürlüklerine başvurur.
    27.TSK.Ali ÇETİNKAYA İlk Kurşun Rehabilitasyon Merkezi’nden Yararlanma :
    Balıkesir İli, Ayvalık İlçesinde dört yıldızlı bir otel konumunda olan, TSK Ali ÇETİNKAYA İlk Kurşun Rehabilitasyon Merkezi, şehit ailesine (eş/çocuk/anne/ baba) oniki ay boyunca hoşça vakit geçirilebilecekleri güzel bir tatil imkanı sunmaktadır.
    Tesisten faydalanan şehit erbaş/er ailesinin (eş/çocuk/anne/baba) gidiş-dönüş yol paraları (otobüs/tren bilet ücreti veya özel aracıyla gelenlere şehirlerarası belediye rayici dikkate alınarak) ve tesisteki tabldot usulü yemek paraları (sabah/öğle/akşam) TSK.Mehmetçik Vakfı bütçesinden Rehabilitasyon Merkez K.lığınca karşılandığından, tesisten yararlanan şehit ailesine ücretsiz bir tatil geçirme imkanı sunulmaktadır.
    Tesisten faydalanmak için KKK lığı Per.İşl.D. Bşk.lığı (Yücetepe/ANKARA) adresine dilekçe ile müracaat edilmesi gerekmektedir. (Dilekçe örnekleri As.Ş.Bşk.lığı ile en yakın Askeri Birlik K.lığından temin edilebilir.)
    28. Elektrik İndirimi
    SGK Emekli Sandığı Genel Md.lüğünce kendilerine maaş bağlanan muharip ve malul gaziler ile hayatını kaybeden gazilerin dul eşlerinin ikamet ettikleri konutta tükettikleri elektrik enerjisine % 40 indirim uygulanmaktadır. Bu imkandan yararlanmak isteyenlerin, bağlı oldukları Elektrik Dağıtım Müessesesine, SGK Emekli Sandığınca verilen “maaş bordrosu” ile müracaat edilmesi ve bu haktan devamlı olarak yararlanabilmek için her yıl Ocak ayında aynı belgenin Elektrik Dağıtım Müessesesine onaylatılması gerekmektedir.
    29.Su İndirimi :
    1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun gereğince; şehit dul/yetimi sıfatıyla aylık bağlananlar ile malul gazilere, belediyelerce tahakkuk ettirilecek su ücretinde % 50'den az olmamak koşuluyla indirim uygulanmaktadır.
    3713 ve 2330 sayılı Kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 56, mülga 45 ve 64. Maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47. Maddesi kapsamından yararlananlar ile 1005 sayılı Kanun kapsamında Şeref Aylığı alan Gazilerimiz bu imkandan yararlanmaktadırlar.
    Su ücreti indiriminden yararlanmak isteyenlerin, su sayaçlarının üzerlerine kayıtlı olması şartıyla, nüfus cüzdanı fotokopisi ve ikamet edilen evin abone numarasını gösterir belge ile birlikte her yıl Ocak ayı içerisinde ilgili Belediye Başkanlıklarına başvurmaları gerekir.
    30.Mesken Vergisinden Muafiyet :
    Şehitlerin dul ve yetimleri, yurtiçinde 200m2yi geçmeyen tek eve sahip olmaları halinde bina vergisinden muaf olurlar. (2003/6576 Sayılı Kararname)
    31.Huzurevi Hizmeti:
    Huzurevleri ile huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezleri yönetmeliğinin 62. maddenin c bendi kapsamında 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca aylık bağlanan kişiler, bu gelirlerinden başka hiçbir yerden geliri olmadığını belgelemesi durumunda, varsa eşleri ile birlikte ücretsiz kabul edilir.Gazilerimiz Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı huzurevlerinden ücretsiz yararlanabilmektedir.
    32.Ordu Evlerinden Yararlanma;
    Şehit subay, yedek subay, astsubayların dul ve yetimleri (eş,çocuk, baba ve anne) kendilerine verilen TSK Kimlik Kartı ile Orduevleri ve Sosyal tesislerden istifade edebilirler.
    TSK’de görev yaparken şehit olan yedek subayların (3713 sayılı Kanun kapsamında olmayanlar) aile fertlerinin talepleri halinde, orduevi günübirlik giriş kartı vermeye yetkili makamlarca yapılacak incelemeyi müteakip uygun görülenlere “ORDUEVLERİ GÜNÜBİRLİK GİRİŞ KARTI” verilir.
    33.Şehit Personel Çocuklarının Özel Öğretim Kurumlarından Ücretsiz Yararlanma :
    Öncelik şehit çocuklarında olmak üzere şehit ve malul gazi personel çocukları %1 oranında özel eğitim kurumlarından ücretsiz istifade ederler.
    34.Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünce Bayilik Ruhsatı Verilmesi :
    İdarece, yerleşim yerlerinde bayilik verme ihtiyacının bulunması halinde baş bayiler ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun değişik 21 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılanlara bir yıldır faaliyet gösterme şartı aranmaksızın ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre çalışma gücünün en az yüzdekırk (%40) ını kaybetmiş olanlardan bu maddedeki diğer koşulları taşıyan gerçek kişilere kura çekilişine tabi tutulmaksızın öncelik tanınır.
    35.Elektronik Ortamda İlköğretim Okullarına Kayıt :
    Milli Eğitim Bakanlığınca çıkarılan 2007/45 numaralı Genelge ile; ilköğretim kurumlarına kaydedilecek veya okullar arasında nakledilecek şehit çocuklarına, talepleri halinde istedikleri okullarda öğrenim görebilme imkanı sağlanmıştır.
    36.Tüp Bebek Uygulamaları :
    Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sağlık Uygulama Tebliğinde yapılan değişiklik ile tüp bebek tedavisinde deneme sayısı 2’den 3’e çıkmış ve 3. denemede katılım payı yüzde 20'ye düşürülmüştür.
    İkinci evliliklerinden çocuk sahibi olamayan kişilerin daha önceki evliliklerinden çocuğunun olmaması şartı kaldırılarak onlara da tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olma olanağı sağlanmıştır.
    Ayrıca harp/vazife malulleri ve eşleri ile gazi ve eşlerine yönelik olarak Genel Sağlık Sigortası kapsamındaki diğer kişilere uygulanan; tüp bebek tedavisinden son üç yıl içerisinde tedaviden yanıt alamama ile 5 yıl ve 900 prim gün sayısı koşulu kaldırılmıştır. Böylece tüp bebek uygulamaları için bu gruba ayrıcalık sağlanmıştır.
    37.VERGİ İNDİRİMİ:
    193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 3239 sayılı Kanunla değişik 311’nci maddesi gereğince herhangi bir kamu veya özel kuruluşta çalışan, sakatlık derecesi % 40 ve daha fazla (çalışma gücü asgari %80’nini kaybetmiş meslek erbabı 1 nci sakat, %60 nı kaybetmiş meslek erbabı 2 nci derece sakat, %40 ını kaybetmiş olan meslek erbabı 3 ncü derece sakat sayılır.) olan personel, vergi indiriminden yararlanır(1 nci derece sakat için 680, 2 nci derece sakat için 330, 3 ncü derece sakat için 160 sakatlık indirimi uygulanır.). Bu maksatla malul personel , aşağıda belirtilen belgeler ile birlikte çalıştığı kurumun veya iş yerinin bulunduğu yerdeki Defterdarlık Gelir Müdürlüğü, Vergi Dairesi Müdürlüğü veya Mal Müdürlüğüne başvurması gerekir.
    38.MESKEN VERGİSİ MUAFİYETİ:
    1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu hükümlerine göre, şehitlerin dul/yetimleri ile gazilerin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2‘yi geçmeyen tek meskeni (intifa hakkına sahip olunması dahil) olması halinde, bu meskenlere ait vergi oranlarını sıfıra indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Vergi indirimi uygulamasından yararlanmak için konutun bulunduğu yerdeki Belediye Başkanlıklarına başvurulmalıdır.
    39.MİLLİ PİYANGO BAYİLİK:
    İdarece, yerleşim yerlerinde bayilik verme ihtiyacının bulunması halinde baş bayiler ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun değişik 21 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılanlara bir yıldır faaliyet gösterme şartı aranmaksızın ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre çalışma gücünün en az yüzde kırk (% 40) ını kaybetmiş olanlardan bu maddedeki diğer koşulları taşıyan gerçek kişilere kura çekilişine tabi tutulmaksızın öncelik tanınır.
    40.SOSYAL TESİSLERDEN YARARLANMA:
    2006/16 sayılı Başbakanlık Genelgesi gereğince; şehitlerimizin eş, anne, baba ve çocukları ile gaziler, harp ve vazife malulleri, bunların eş, anne, baba ve çocuklarının kamu kurum ve kuruluşlarına ait misafirhane ve sosyal tesislerden bu kurum ve kuruluşların kendi personeline uyguladığı ücret tarifesine göre yararlandırılır.
    41. İDARİ İZİNLİ SAYILMA:
    2005/27 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile; 18 Mart Şehitler Gününde yapılacak etkinliklere rahatlıkla katılabilmelerini sağlamak amacıyla kamu kurum/ kuruluşlarında çalışan şehit dul ve yetimleri ile anne, baba ve kardeşlerinin 18 Mart Şehitler gününde idari izinli sayılmışlardır. Ayrıca 19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜNDE DE İDARİ İZİN VERİLMİKTEDİR.
    42.Şeref Aylığı :
    1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında, milli mücadeleye iştirak eden ve bu sebeple kendilerine İstiklal Madalyası verilmiş bulunan Türk vatandaşları ile 1950 yılında Türk Tugayının Kore'ye ayak bastığı Ekim ayında başlamak ve 1953 yılı Pan-Munjon Ateşkes Anlaşmasına kadar Kore'de fiilen savaşa katılmış olan Türk Vatandaşlarına ve 1974 yılında Temmuz 1 inci ve Ağustos 2 nci Barış Harekatına Kıbrıs'ta fiilen görev alarak katılmış olan Türk Vatandaşlarına, hayatta bulundukları sürece, vatani hizmet tertibinden 5750 gösterge rakamının her yıl Bütçe Kanunu ile tespit edilen memur maaş katsayısı ile çarpılmasından bulunacak miktarda aylık bağlanır. Hak sahibinin ölümü halinde bu aylık dul eşe % 75 oranında bağlanır, ancak dul eşin tekrar evlenmesi halinde kesilir. Vatani hizmet tertibinden bağlanan aylıklar hiç bir suretle haczedilemez.
    2.) Yukarıda belirtilenlerden herhangi bir geliri ya da sosyal güvencesi olmayanlar için, bir işte de çalışmadığını belgelemek suretiyle yazılı talepte bulunan hak sahiplerinin aylıkları ise taleplerinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden aydan geçerli olmak üzere ve bu durumları devam ettiği müddetçe 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan 30 günlük net asgari ücret tutarı (dul eşler için bu tutarın % 75'i) esas alınarak ödenir.
    43.Müsabaka Yerlerine Girme:
    Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Müsabaka Yerlerine Serbest Giriş Yönetmeliği hükümlerine göre söz konusu Genel Müdürlük tarafından çıkarılan talimatlar uyarınca;
    Uygulamalar Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne ait olup, spor kulüplerine veya kamu kurum ve kuruluşlarına protokol karşılığında devredilen, kiralanan veya süreli kullanım hakkı tesis edilen stadyumlara, gazilerin girmesi için her türlü tedbir alınır ve gereken kolaylık gösterilir.
    44.Şehit Çocuklarına Ödenen Aylıklar ve Evlenme Yardımı :
    5434 sayılı Kanunun 74 ve 75'inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 34'üncü maddesine göre; şehit personelin vefat tarihinde, evli bulunmayan kız çocuklarına aylık bağlanır. Evlenme nedeni ile aylığı kesilmiş olanlardan sonradan boşanan veya dul kalanların da eski aylıkları bağlanarak ödenir. Ölüm tarihinde evli olmaları sebebiyle aylık bağlanmamış kız çocuklarından bilahare boşanan veya dul kalanlara da bu tarihleri takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.
    Şehit personelin vefat tarihinde 18 yaşını, ortaöğrenim yapmakta ise 20 ve yükseköğrenim yapmakta ise 25 yaşını doldurmamış erkek çocuklarına (SGK Sağlık Kurulunca belirlenen oranda malul olduğu anlaşılanlarda yaş kaydı aranmaksızın) aylık bağlanır. Ortaöğrenimi bitirdikten sonra ve 20 yaşını doldurmadan önce ilk ders yılında yükseköğrenime başlayan erkek çocukların aylıkları aralıksız ödenir. Ortaöğrenimi bitirdikten sonra yükseköğrenime devam edebilmek için yurt dışında yabancı dil öğreniminde geçen sürenin en çok bir yılı ile lisans üstü uzmanlık öğrenimlerinde geçen sürelerin tamamı yükseköğrenimden sayılır.
    5510 sayılı Kanunun hükümleri gereğince; evlenmeleri nedeniyle, gelir veya aylıklarının kesilmesi gereken kız çocuklarına talepte bulunmaları halinde almakta oldukları aylık veya gelirlerinin iki yıllık tutarı evlenme ödeneği olarak bir defaya mahsus olmak üzere SGK tarafından peşin ödenir.
    SGK tarafından sağlanan haklarla ilgili detaylı bilgi http://www.sgk.gov.tr adresinden alınabilir.
    45.Aylıkların Kesilmemesi :
    Terörle mücadele kapsamında malul olan personelin devlet memuru olarak yeniden çalışmaya başlaması halinde, (halen 5434 sayılı Kanuna göre göreve devam edenler dahil) daha önce bağlanmış olan malullük aylıkları kesilmeden ödenmeye devam edilir.
    46. Silah Bulundurma ve Taşıma Yetki Belgelerinin Vergi ve Harç Muafiyeti
    6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun gereğince; harp malulü olanlar ile 2330, 2453, 2566, 2629 ve 3713 sayılı Kanunlar kapsamında şehit olanların anne, baba, eş ve çocuklarına bu kişilerden intikal eden ateşli silahlar ile malul olanlara ait ateşli silahların taşınmasına veya bulundurulmasına yetki veren kayıt ve belgeler her türlü resim, vergi ve harçtan muaftır.Ayrıca yine 6136 sayılı Kanun gereğince barışta veya olağanüstü hallerde iç güvenlik ve asayişin sağlanması amacıyla yürütülen her türlü faaliyet, eğitim, tatbikat ve manevralar ile birlik veya grup halinde intikaller sırasında bu harekat ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle vefat edenler ile malul olanlardan (erbaş/er dahil) intikal eden silah bulunmaması durumunda; bunların ana, baba, eş ve çocuklarından sadece birinin, bir ateşli silahla sınırlı olmak kaydıyla, silah taşımasına veya bulundurmasına yetki veren kayıt ve belgeler her türlü resim, vergi ve harçtan muaftır.
    47.Hususi damgalı pasaport :
    5682 sayılı Pasaport Kanununa göre; aylıkları, emsalleri esas alınarak yükseltilmesi suretiyle 1, 2 veya 3'üncü maaş derecesine gelen şehit eşlerine, vazife/harp malullerinin kendilerine ve eşlerine ve bunların yanında yaşayan, evli bulunmayan ve iş sahibi olmayan kız çocuklarına ve yine yanında yaşayıp reşit olmayan erkek çocuklarına talepleri halinde diğer şartları da taşımaları kaydıyla "Hususi Damgalı Pasaport" verilmektedir.
    T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 2009/18 sayılı Genelgesi uyarınca; 5434 sayılı Kanunun Ek 77'nci maddesinin son fıkrasına istinaden, şehit ebeveynin hakkından dolayı hususi damgalı pasaport almak isteyen kız/erkek çocuklarının talepleri, yanında yaşama şartı aranmaksızın ve ayrıca hayatını kaybeden ebeveyninden dolayı maaş alıyor olsa bile; ebeveynin hakkından dolayı hususi damgalı pasaport almak isteyen 18 yaşından büyük kız çocuklarının talepleri yerine getirilir.
    Hususi Damgalı Pasaport almak isteyenlerin; bağlı bulunduğu Kuv.K.lığından alacakları derece ve kademe gösterir belge, şehit/malul belgesi ve Emniyet Müdürlüklerinden istenecek diğer belgeler ile bulundukları yerdeki İl Emniyet Müdürlüklerine başvurmaları gerekir.
    48.Müze ve ören yerlerinden ücretsiz istifade etme :
    Şehit dul ve yetimleri ile gaziler; "Müze ve Ören Yerlerine Girişlerde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Yönergesi" esaslarına göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait tarihî ve turistik yerlerden ücretsiz olarak istifade edebilmektedir.
    49.Devlet tiyatrolarından ücretsiz istifade etme :
    Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünce, sezon boyunca gazi, şehit dul ve yetimlerine oyunlar, ücretsiz olarak izlettirilmektedir.
    Konuyla ilgili bilgi http://www.devtiyatro.gov.tr adresinde yer almaktadır.
    50.Şehit yakınları ve gazilere maaş bağlanması ile ilgili işlemler için başvuru kurumu
    Şehit yakınları ve gazilere maaş bağlanması ile ilgili işlemler için istenen belgelerle birlikte kendi kurumuna müracaat ederler. Kurumları gerekli belgeleri tamamladıktan sonra dosyalarını Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne(Mithat paşa Cad. No:7 Kızılay-ANKARA) gönderirler.
    51.Vazife Malulü Aylığı :
    5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre subay, astsubay, uzman jandarma, sivil memur, uzman erbaş ve erbaş/erlerin vazife malullüğünü gerektiren sebeplerle hayatlarını kaybetmeleri halinde; hizmet süresi 30 yıla (10.800 güne) kadar olanlara 30 yıl (10.800 gün) hizmet yapmış gibi, hizmet süresi (30) yıldan fazla olanlara ise fiili ve itibari hizmet süresi toplamı üzerinden aylık bağlanır. Vazife malullüğü gerektiren sebeplerle malul olan subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlara hizmet süresi ve malullük derecesi üzerinden, erbaş/erlere ise öğrenim durumlarına göre hesaplanan miktarlarda aylık bağlanır.
    SGK tarafından sağlanan haklarla ilgili detaylı bilgi http://www.sgk.gov.tr adresinden alınabilir.
    52.Emsal Aylığı :
    3713 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanan şehit subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşların dul ve yetimleri ile malul olan subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşlara bağlanan aylıklar, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan az olmayacak şekilde SGK tarafından ödenir.
    SGK tarafından sağlanan haklarla ilgili detaylı bilgi http://www.sgk.gov.tr adresinden alınabilir.
    53.Devlet Övünç Madalyası :
    24.10.1983 tarihli ve 2933 Sayılı Madalya ve Nişanlar Kanununun uygulamasına yönelik 7.8.1988 tarihli ve 19892 Sayılı Devlet Madalya ve Nişanları Yönetmeliği hükümlerince, Devlet Övünç Madalyası; Yurtiçinde veya dışında gösterdiği sorumluluk ve görev anlayışı içinde feragat ve fedekarlık, başarı ve yararlık dolu çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti adına haklı gurur kaynağı teşkil ederek malül olanlara ve şehit olan kişilerin, ilgili yönetmeliğin 12 nci maddesinde belirtilen mirasçılarına verilen madeni ve altın kaplama semboldür. Bu madalya ilgili bakanın teklifi, Bakanlar Kurulunun onayı ve Cumhurbaşkanının tevcihi ile verilir.
    54.Yüksek Öğretimde Katkı Payı ve Öğrenim Ücreti Alınmaması
    31 Ağustos 2013 tarihli ve 28751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2013/5172 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları gereğince; 5510 sayılı Kanun’un 47 inci maddesi ile 2330, 2453, 2629 ve 3713 sayılı Kanunlar kapsamındaki görevlerini yürütürken hayatını kaybedenlerin eş ve çocuklarından, 3713 sayılı Kanun kapsamında malul olanlar ve 1005 sayılı Kanun kapsamında şeref aylığı alanların kendileri ile eş ve çocuklarından yüksek öğrenim öğrenci katkı payı ve öğrenim ücreti alınmamaktadır.
    Şehit ve gazi çocukları ile gazilerin; bu haktan yararlanmak için durumlarını gösterir belge ile öğrencisi oldukları üniversitenin ilgili birimlerine başvurmaları gerekmektedir. Öğrencinin anne/babasının şehit/gazi olduğunu gösterir belge, personelin mensubu olduğu Kuv.K.lığı, J.Gn.K.lığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nca verilmektedir.
    55.Özel Öğretim Kurumlarından Ücretsiz Yararlanma :
    Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği hükümleri uyarınca, özel öğretim kurumları, öğrenim gören öğrenci sayısının % 3’ünden az olmamak üzere ücretsiz öğrenci okutmakla yükümlüdür ve ücretsiz okutmada şehit ve malul gazi çocuklarına öncelik verilir. Özel Öğretim Kurumlarında ücretsiz okumak için başvuracak öğrenci/kursiyerlerin bir önceki sınıfını geçmiş olması ve davranış notunun indirilmemiş olması şartları aranır.
    19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 sayılı Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik sonucu 8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
    “Ücretsiz okutmada; 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı, mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi kapsamında harp veya vazife malulü sayılanların ilk ve orta öğretim çağındaki çocukları ile haklarında korunma, bakım veya barınma kararı verilen çocuklara öncelik verilir.”
    Bu haktan yararlanmak isteyenlerin İl Milli Eğitim Müdürlüklerine ya da ilgili özel öğretim kurumuna başvurmaları gerekmektedir.
    56.Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna (YURTKUR) Bağlı Yurtlardan, Yüksek Öğrenim Kredilerinden Öncelikle Yararlanma ve Burs Verilmesi
    2330 sayılı Kanun ve Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği hükümlerince, 2330 sayılı Kanun kapsamında giren görevler esnasında şehit olan ya da çalışamayacak derecede sakat kalanların çocukları devlete ait yurtlar ile öğrenim kredileri ve burslardan öncelikle yararlandırılırlar. Ayrıca bu çocuklardan, devlete ait yurtlarda kalmaları halinde kendilerinden yurt ücreti ve depozito alınmamaktadır. Her öğrenim dönemi içinde iki defa sınıfta kalanlar bu haklarını kaybetmektedir.YURTKUR burs ve kredileriyle ilgili olarak;
    1. Başarılı ve ihtiyaç sahibi öğrencilere verilen burslar karşılıksızdır.
    2. Öğrencileri maddi yönden desteklemek, sosyal ve kültürel gelişmelerini kolaylaştırmak amacıyla verilen öğrenim kredileri geri ödemelidir.
    3. Burs alan öğrenciye öğrenim kredisi, öğrenim kredisi alan öğrenciye ise burs verilmemektedir.
    Şehit ve gazi çocuklarının; yurt, burs ve öğrenim kredilerinden yararlanmak için öğrenci seçme ve yerleştirme sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından, durumlarını gösterir belge ile YURTKUR'a başvurmaları gerekmektedir. Öğrencinin anne/babasının şehit/gazi olduğunu gösterir belge, personelin mensubu olduğu Kuv.K.lığı, J.Gn.K.lığı ve S.G.K.lığınca verilmektedir. Başvurular kurumun internet adresinden de yapılabilmektedir. Yurtlar, krediler ve burslar ile ilgili detaylı bilgi http://www.kyk.gov.tr adresinden alınabilir.
    57.İlköğretim ve ortaöğretim okullarına elektronik ortamda kayıt işlemleri :
    Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürlüğü'nün 2009/30 sayılı Genelgesi uyarınca, ilköğretim okullarına kayıt yaptıracak muharip gazi çocuklarının öncelikle merkezi sistemle ikametgahına en yakın ilköğretim okuluna yapılır. Daha sonra bu öğrenciler nakil yoluyla istedikleri okula gidebilir.
    Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'nün 2009/51 sayılı Genelgesi uyarınca, ortaöğretim okullarına kayıt yaptıracak muharip gazi çocuklarının, durumlarını belgelemeleri halinde, istedikleri genel veya meslek liselere kayıtları yapılır.
    58.Muharip Gazi Çocuklarının Askeri Okullara Alınmasında Öncelik :
    TSK bünyesinde görev yapmakta iken muharip gazi olanların çocuklarına, askeri okullara girişte, giriş koşullarını sağlamaları halinde ek puan veya kontenjan verilerek öncelik sağlanır.
    Bu haktan yararlanmak isteyenler; alım yapılacak yılın başvuru kılavuzlarında belirtildiği şekilde hareket ederek, ilgili Askeri Okul K.lıklarına başvuruda bulunur.
    59.Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından her yıl bir defaya mahsus yapılan yardımlar:
    3713 ve 2330 sayılı Kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 56, mülga 45 ve 64. Maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 47. Maddesi kapsamından yararlananlara bu imkan sağlanmıştır.
    5510 ve 5434 sayılı Kanunlar gereğince; harp/vazife malullüğünü gerektiren sebeplerle hayatını kaybeden ya da harp/vazife malulü olan personelin;
    1. Dul/yetimlerine ya da kendilerine SGK tarafından aylık bağlanmasına esas olan tarihten geçerli olmak üzere, başvuru tarihini izleyen yılın en geç ilk üç ayı içinde ve takip eden her yıl ek ödeme yapılır. İlk ödeme maaşa bağlanma tarihi ile o yılın Aralık ayı sonuna kadar geçen süre için yapılır. Ay farkları yıllık miktarın on ikiye bölünmesi suretiyle hesaplanır. (5434 sayılı Kanun, Ek Madde:79) Malulün ölümü halinde, en son yılda aldığı pay tutarının 5 katı bir defaya mahsus olarak dul/yetim aylığı bağlanacaklara eşit miktarda paylaştırılmak suretiyle yardım olarak ödenir ve kesilir.
    2. Ayrıca çocuklarına, ilköğretim öğrencileri için (1250), lise öğrencileri için (1875) ve yüksek öğrenim öğrencileri için (2500) gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar her yıl eğitim ve öğretim yardımı yapılır. Bu yardımlar, 01 Eylül-31 Aralık tarihleri arasında yılda bir kez olmak üzere ve ilgili eğitim öğretim yılında öğrenci olduklarını gösterir belge ile müracaat edenlere, başvurularını izleyen ay içinde SGK tarafından toptan ödenir.
    60. Sağlık Hizmetlerinden Katılım Payı ve İlave Ücret Alınmaması:
    5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca harp malullüğü aylığı ile 2330 ve 3713 sayılı Kanunlar kapsamında aylık alanlar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilerden sağlık hizmetleri katılım payı alınmamaktadır.
    3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren olaylar nedeniyle vazife malullüğü aylığı alan malul personel (erbaş/er dahil) ile bakıma muhtaç vazife ve harp malullerinin sağlık kurulu raporu ile ihtiyaç duydukları her türlü ortez/protez ve diğer iyileştirici araç/gereçler, herhangi bir katılım payı veya fark alınmaksızın ve kısıtlama getirilmeksizin SGK tarafından karşılanır. Bu kapsamda bedelleri karşılanacak ürünlerin yenilenmesine dair usul ve esaslar SGK tarafından belirlenmektedir.
    61.Puan ve kontenjan şartı aranan liselerde nakil uygulaması :
    Anadolu Liseleri, Anadolu Öğretmen Liseleri, Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri ve İmam-Hatip Liselerinde öğrenim görmekte iken şehit veya gazi çocuğu durumuna düşen öğrencilerin nakilleri, istemeleri ve durumlarını belgelendirmeleri hâlinde bir defaya mahsus olmak üzere boş kontenjan ve puan şartı aranmaksızın istedikleri farklı bir yerleşim yerindeki aynı kapsamdaki okullardan birine yapılmakta, nakilleri yapılan öğrencilerin yerleştirme puanı, nakil gidilen okulun nakillere esas taban puanı ve kontenjanında dikkate alınmamaktadır.
    62.Vakıflar Genel Müdürlüğünce Burs :
    Vakıflar Genel Müdürlüğünce, belirlenecek öğrencilere tutarı Genel Müdürlükçe tespit edilen tutarlarda burs verilmektedir. Burstan yararlanmak isteyen öğrencilerin, burs başvuru formu, okul idaresinden alınacak öğrenci belgesi, iki adet vesikalık fotoğraf ve nüfus cüzdanı fotokopisi ile birlikte, 01 Eylül ile 01 Ekim tarihleri arasında, Vakıflar Bölge Müdürlüklerine başvurmaları gerekmekte, başvuru posta yoluyla da yapılabilmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarından burs alan öğrencilere Vakıflar Genel Müdürlüğünce burs verilmemektedir.