Umran insanların ihtiyaçlarını gidermek için şehirlere yerleşip, orayı imar etmeleri, kültürlerini yaymaları ve başka kültürlerle kaynaşmalarıdır. Aynı zamanda yardımlaşma duygusu ile de hayat şartlarını yükseltmeleridir.
Bir ülkede halka yüklenen vergiler ne kadar az olursa, halk çalışmak ve üretmek için daha fazla mücadele eder. Yeni ürünler ve yenilikler çoğalır. Ülke kalkınır. Ancak devlet idarecilerinin refaha ve bolluğa alışması arttıkça ihtiyaçlar ve savurganlık çoğalır. Ve bununla birlikte masraflar artar. Bunun sonucunda ise halka yüklenen vergiler çoğalır, halk da buna dayanmaya çalışır. Bir süre sonra ise halk vergilerin yavaş yavaş artmasına alışınca da neyin nasıl arttığını bilmez.
İbni Haldun, "Devlet yöneticiliği bir geçim yolu değildir." der. Ona göre devlet gücünü elinde bulunduranlar makamları ve mevkilerini servet kazanmak için kullanmaya başladığında çöküş başlar. Bu yüzden İbni Haldun, Mukaddime eserinde sık sık insan ahlakından bahseder.