Eğer küçük bir kesim bulundukları makamı kötüye kullanarak kendi zenginliklerini çoğaltıyor, işi ehli olmayana veriyor, yani yapılmaması gereken bütün kötülükleri yapıyorlarsa adaletsizliğin en büyüğünü yapıyorlar demektir.
Adaletsizliğin yayılmasının en temel sorunlarından birisi kuralsızlık ve kuralları hiçe sayanlardır. Eğer yasalar bir yerde yeterli değilse, doğal olarak oralarda yozlaşma ile karşılaşmak mümkündür.
İbni Haldun yönetimlerin ve devletlerin çöküş işaretlerini şöyle sıralar:
●Yöneticilerin aykırı seslere tahammülü olmaması, baskı ve şiddeti yönetim biçimi olarak görmesi.
●Etrafında toplananları devlet kademelerine getirmesi.( Ehil olmayana iş verilmesi)
●Yöneticilerin bireysel zenginleşmeye gitmesi.
●Vergilerin yükseltilmesi, keyfi uygulamalar yapılması.
●Ekonomiyi bozmak, halka haksız işler yüklemek ve haksız çalışmaya zorlamak.
Mukaddime'yi incelediğimizde sürekli olarak "asabiyet" kavramının geçtiğini görürüz. Bazı araştırmacılar asabiyeti grup davranışı, bazıları ise görev bilinci gibi açıklar. Toplumsal dayanışma, paylaşma, milliyetçilik, işi ehline verme gibi de açıklanabilir asabiyet kavramı.
Devletlerin çöküş sebepleri her zaman ahlaki çöküşle başlar. Güce, zenginliğe kapılan yöneticiler yozlaştıkça devlet yozlaşır, yozlaşma büyüdükçe de çöküş başlar.