Küçük prens "iyi de burada yargılanacak kimse yok ki"
1. Gezegendeki kral "iyi ya öyleyse sen de kendini yargılarsın. Hem insanın kendini yargılaması baskalarını yargılamasından çok daha güçtür. Ancak bunu başarırsan gerçek bilgeliğe ulaşırsın"
Eğer büyük insanlara pembe tuğladan yapılmış güzel bir ev gördüm. Penceresinde sardunyalar, catısında güvercinler biçiminde anlatacak olsanız bu ev hakkında hiçbir şey anlamazlar. Bunun yerine onlara yüzbin franklık ev gördüm demeniz lazım.
Çocuklar, bağbaplara dikkat edin. (Küçük prensin yaşadığı göktaşında güllere oldukça benzeyen ve eger küçükkken farkedilip sökülmezlerse hızla büyüyüp baş edilemez bir hal alırlar. Öyle ki özen gösterilip düzenli olarak temizlenmezlerse göktaşını ele geçirip yutarlar.) İçsel bir mesaj taşıdığını düşünüyorum. İçimize dönüp korkularımıza, endişelerimize, öfkemize, nefretimize kulak verip ilgilenmezsek sonunda geri döndürülemez bağbap istilasına uğrar tüm benligimiz.
Büyük insanlar gibi konuşuyorsun şimdi bak. Her şeyi birbirine karıştırıyorsun her şeyi karman çorman ediyorsun. Bir gezegen biliyorum orada pancar gibi kızarmış bir beyefendi var. Hiç çicek koklamamış, hiçbir zaman bir yıldıza bakmamış, hiç kimseyi sevmemiş, hesap kitap işi dışında hiçbir şey yapmamış ve bütün gün senin gibi ben ciddi birisiyim ben ciddi birisiyim deyip durmuş ve bundan dolayı da kibirden şişinip durunuyor ama o bir insan değil o bir mantar.(: demiş küçük prens