Ben sana defalarca darıldım baba, sana defalarca küstüm. Haberin bile olmadan seni defalarca affettim. Keşke beni biraz olsun sevseydin baba. Keşke öfkeni ellerin yerine gözlerinle ifade etseydin. Belki başka bir hayatta tekrar karşılaşırız. Belki o zaman beni kalan son duygu kırıntılarınla seversin baba. Başka bedenlerde...
Kendine nasıl bakarsan bak, nasılsa bir daha birbirimize bakamayacağız.
Şehrime gel sevgili.
Yarın çık gel.
Bırak her şeyi, bir bekleyenim var de gel.
Gel ki bu şehir adımlarınla anlamlansın.
Gel ki bu şehir nefretim olmaktan çıksın.
Gel ki nefes alayım
Gel.
Her şeyi tek başına halletmiş olma güçlülüğü, insanı ansızın bir bankta hüngür hüngür ağlatıyor. Ardından, bir kedinin başını okşarken bile mahzun bakıyorsun etrafa. Çok güçlü olmak da yenilmektir bazen. İnsan bazen, en dik yokuşları aşıp bir düzlükte yere yıkılabilir.