• Theodore Herzl Hicaz Demiryolu yapımında kullanılması için devlete bir miktar para gönderiyor; Abdulhamid Han ise 'Proje tamamen müslümanlara ait ve ancak müslümanların parası kullanılabilir" diyerek parayı geri gönderiyor.
    Aynı Herzl Basel'de 1. kongresini yaptığı siyonist toplantısında "Basel'de ben Yahudi Devleti'ni kurdum. Eğer yüksek sesle söylesem, bana bütün dünya güler. Oysa, belki beş fakat hiç şüphesiz ki elli yıl içinde herkes bu gerçeği görecektir."diyor,yazık ki haklı çıktı. 1904 senesinde ölen Herzl o günü göremedi belki ama torunları onun kemiklerini 1948' de Filistin'e,onların deyimiyle İsrail'e, getirdiler. Dedem Abdülhamid sonunu bildiği bir savaşta sonuna kadar savaştı ancak rüşvetle, torpille yahudilere toprak satanlar savaşı ve neticesini hızlandırdılar. Herzl "Aslanın pençesinde çekilip çıkarılması gereken bir kıymık var." derken aslanla Osmanlı'dan kıymıkla da Düyunu Umumiye'den bahsediyordu. O aslana yardım amacıyla yaklaşmış onun kalbini sökmüştü. En acısı da aslan böyle yapacağını zaten biliyordu.
  • 11 Kasım 1918, 1. Dünya Savaşı sona erdi. Savaşın bedeli... (1914-1918)

    Müttefik Kuvvetleri ( İngilitere-Fransa-Rusya-İtalya-Japonya-Sırbistan-Romanya-Belçika-Karadağ-Yunanistan-Portekiz-Abd)
    Toplam Seferberlik: 42.188.810
    Toplam Kayıplar: 22.104.209
    Toplam Kayıp Oranı: %52,3

    İttifak Kuvvetleri ( Avusturya-Macaristan İmparatorluğu-Almanya-Bulgaristan-Osmanlı Devleti)
    Toplam Seferberlik: 22.850.000
    Toplam Kayıplar: 15.404.477
    Toplam Kayıp Oranı: %67,4

    Toplam Seferberlik: 65.038.810
    Toplam Kayıp: 37.508.686
    Toplam Sivil Kayıplar: 6.642.633

    Ekonomik / Finansal Bedel (Milyon $)
    281,887

    "Birisi barışı başlatmalı. Tıpkı savaşı başlattığı gibi!"
    - Stefan Zweig

    Savaş; korku ve sefaletten başka bir şey veremez. Yakar, yıkar, öldürür, yok eder.
    - Nazım Hikmet

    Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadığı sürece, harp bir cinayettir.
    - Mustafa Kemal Atatürk
  • Osmanlı 400.000 şehit vermişti. 180.000 asker yaralı ve 1,5 milyon asker ise tutsaktı.
    Görünen tablo bir gerçeği İttihatçıların yüzüne çarpıyordu. Hem Osmanlı hem de İttihatçılar kaybetmişti.
  • Balkan Harbinden sonra Ordunun modernleştirilmesi için Almanya'dan çok sayıda subay ve general geldi. Osmanlı birliklerine eğitim ve lojistik hizmet vermek üzere oluşturulan komisyona başkan olarak Liman Von Sanders atanmıştır. Liman Von Sanders başta Çanakkale Savaşında olmak üzere bir çok cepheye komutanlık yapmıştır.Bu kitap, Liman Von Sanders'in 1. Dünya Savaşı'ndaki anılarını kapsıyor. Kitabı okurken sıkıldım.Tarih kitapları okunurken akıcı olmadığı için sıkıcı oluyor ama bu kitap daha bir sıkıcı geldi. Bu hatıratını yazarken çok bariz bir şekilde Alman yanlısı olduğunu göstermiştir. Yani bu komutana göre Almanlar olmazsa hiçbir cephede galip gelemeyecekmişiz gibi, ordumuz çok lakayit, maddi yönden çok kötü, Almanların verdikleriyle ayakta kalmışız izlenimi vermeye çalışmış. Trablusgarb Savaşı, Türk-Yunan Harbi, 93 Harbi, Balkan savaşlarından sonra ordunun dinç olması zaten beklenemez ama savaştığımız düşmanlarımızdan olan İngiliz General Townshend: "Avrupa'da hiçbir asker yoktur ki müdafaada Türklerle mukayese edilebilsin." demiştir. Kitabın sonunda Liman Von Sanders'e gerekli cevaplar verilmiş.
  • Tek kelimeyle mükemmel bir kitap. Günümüzde dahi tartışılan, kimine göre hain kimine göre gelmiş geçmiş en dahi hükümdar... Osmanlı'nın çöküş surecinde devletin başına gecen ve 33 yıl boyunca Osmanlıyı ayakta tutan yegane akil sahibi birisi o. Kitap Abdülhamid Han'i tüm yönleriyle ele almış ve aradığınız her bilgiyi bulmanız mümkün. Kitabi okurken bu adamın dehasına, davranışlarına ve liderliğine hayran kalmamak mümkün değil. Dış devletleri birbirleriyle oyalayarak Osmanlıyı güçsüz durumda ayakta tutan bir deha denilebilir ona.
    Bize yanlış öğrettiler azizim !
    Abdülhamid Han bu memleketin bir karış toprağını bile satmadı ve onun zamanında en buyuk yenilikler, devrimler gerçekleşti. Sadece yanlış zamanda gelen doğru adamdı.

    Eğer tahttan indirilmesiydi 1.Dünya Savası çıkmayacaktı. Zaten onu indirdikten sonra Osmanlı toprakları paramparça oldu ve günümüz Orta Doğusu da bataklığa dönüştü.

    Rusya'da iken bizde olmayan bir şey dikkatimi çekmişti. Adamlar I.Petrosundan Putin'e kadar, eski çarları hakkında bile her şeyi biliyorlar ve eserlerini hala koruyorlar. Biz ise mükemmel ötesi tarihimizi öğrenmekten aciziz. Bazı şeyleri kabullenmemek lazım, araştırmak ve öğrenmek lazım. Ben de bu kitapla kendimi 1 adim daha geliştirdim .
  • 19 Mayıs 1919 Gençlik ve Spor Bayramı: 19 Mayıs 1919, genç bir Osmanlı generalinin Samsun'a ayak basarak Osmanlı'yı Orta Anadolu'ya hapsetmek isteyen müttefiklere karşı bir direniş ve ayaklanma hareketini başlattığı tarihtir. O zaman onun çevresindekiler de Balkan ve 1. Dünya Savaşı'nda pişmiş, bu felaketlerin acılarını kalplerinde en derin şekilde hissetmiş genç insanlardı. Onlar, kararlı, bilgili ve akıllı bir grup gencin neler yapabileceğini dünyaya gösterdiler. Bu nedenle o bayram daha sonra gençlik ve spor bayramı ilan edilerek gençlere o kararlılık, o bilgi ve o akıl hatırlatılmak istenmiştir.