Es Selam Değerli Dostlar...
Ramazanımız hayr, ömrümüze bereketli ola duasıyla temennide bulunup kitap doğrultusunda kısa bir inceleme yapmak istiyorum...
Evet Kadim Şehir Kudüs...
Ortak Davamız...
İlk Kıblemiz..
Peygamberler Şehri..
Bereket Diyarı..
Peki neden biz müslümanların elinde değil?
Niçin Aksa mescidinin en güzel kapısı olan Amud dan ( Şam Kapısı ) giriş yaparken siyonistlerin nezaretinde yapıyoruz?
Megaribe Kapısından hiçbir sebep yokken sadece müslümanların girişine niçin izin verilmiyor?
Ve Karadavi şu güzel örnek ile aslında bir nev'i durumu açıklıyor:
Firavun'a sormuşlar, niçin azgınlaştın?
El Cevap: Beni yaptığımdan alıkoyacak birinin olmaması...
Yorumsuz..
Aksa Mescidinin batı kısmına girince hala Peygamber Efendimiz SAV in Mekkeli müşriklere tasvir ettiği sütunlarla karşılaşıyorsunuz.
Kubbetüs Sahra ( SAHİR ) nın hemen karşısında Nebi SAV'in tüm peygamberlere namaz kıldırdığı mekan ile Hz.Hızır as ın Aksaya uğradığında namaz kıldığı yeri görüyorsunuz..
Ve hemen ilerisinde Hıtta Kapısının karşında Kanuni nin yaptırdığı Su Sebili ve Namazgah..
Ve tam batısında Hz.Süleyman'ın vefat ettiği makamı...
Daha niceleri..
Buram buram tarih kokuyor,harikulade bir şekilde etkiliyor..
Ve diyoruz ki bu mekan niçin bizde değil sebebi ne?
Biraz önce dedim ya Yorumsuz diye..
Aslında hepimiz biliyoruz Arap dünyasının bu davadan geri adım attığını..
Hepsinin artık siyonistlerin maşası olduğunu...
Dolar uğruna satıldıklarını...
Filistin devletine dair ayrılan belediyelerin dahi siyonistlere hizmet edip maaşlarının ABD tarafından ödendiğini..
Ve en kötü tarafı en son açılan ABD Konsolosluğu hazırlıklarında temizlik görevini yapanların Filistinlilerin olduğunu...
Ne vahim değil mi?
Kudüs merkez'de oturan müslümanlara size izin veririz ama sesinizi çıkarmayacaksınız...
vermişler mavi kimlik..susturmuşlar..
Peki hayır davamdan vazgeçmem diyen ki Gazze gibi müslümanlara ise yeşil kimlik verip Aksaya dahi girmelerini yasaklamışlar 50 yaş sınırı getirmişler...
Peki bu bağlamda Kudüs kimin?
Filistinlilerin mi? Hayır...
Arapların mı? Asla...
Peki kimin?
Doğusu ile Batısı ile Kuzey ve güneyi ile tüm müslümanların...
Ve Karadavi diyor ki?
Kudüs' e turistik amaçla gidersen caiz değil, ama davam uğruna destek uğruna giderim Filistinli kardeşlerime yardım ederim muhabbet ederim dersen caiz..ve yerinde tespit...
Allah Resulu buyuruyor ki;
3 mescid var ki ibadet amacıyla gidilebilir...
Mescid-i Haram 100 bin sevap
Mescid-i nebevi 10 bin sevap
Mescid-i Aksa 1000 sevap...
Üç mescide de gittim Rabbim nasip etti, inşAllah sizlere de nasip eyler,
emin olun en garibi Mescid-i Aksa..
Evet Kadim şehir Kudüs..İşgal altında..
Beytüllahime gittiğinizde Hz.İsa as.
El-Halil'e gittiğinizde Hz.İbrahim,Hz.Yakup,Hz.Yusuf as ve Sare annemiz,
Eriha 'ya gittiğinizde Hz.Musa as...
Zeytin Dağına çıktığınzda Rabiyatül Adeviyye ve Selman-ı Farisi...
Peygamberlik ve Bereket Diyarı...
Ribat ve cihat yurdu ki Hz.Ömer bizzat gelip Ömer Sözleşmesini imzalamış şehrin anahtarlarını elden alarak.
Ve hemen mescid-i meşhur Kıyamet Kilisesin yanında ve orası da garip...
HAMİŞ;
1- İslam Dünyası bir olup siyasi ve askeri yönden güçlü olmadığı sürece üzgünüm ama Kudüs'ü almamız imkansız görülüyor.
2-Her ne kadar da tepkimiz vermeye çalışsak da ,İsrail yayılmacı politikasını devam ettiriyor,
farklı ülkelerdeki Yahudilere;
''gelin size ev araba verelim,çalışmasanız da aylık 7 bin dolar maaş başlayalım politikasıyla en can alıcı şehirlere noktalara Yahudileri yerleştiriyor...
3-Unutmayalım ki C.ALLAH İsra Suresinin ilk ayetleri ile Miraç mucizesi ile Mescid-i Haram ve Mescid-i Aksa'yı birbirine bağlamıştır ve biz görürmüyüz görmezmiyiz bilemem ama şu Hadis-i Şerif ileride Kudüs'ün biz müslümanların olacağına dair en somut delili beyan etmiştir;
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Müslümanlarla yahudiler çarpışmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Yahudi taşın, ağacın arkasına saklanacak, bunun üzerine o taş, o ağaç yahudiyi kovalayan kimseye, ‘Ey müslüman! Arkamda bir yahudi var, gel onu öldür!’ diyecek. Yalnız gargad ağacı bir şey söylemeyecek; çünkü o yahudilerin ağaçlarındandır.”
(Buhârî, Cihâd 94, Menâkıb 25; Müslim, Fiten 82)

Baki selamlarla ile hürmetler dilerim..
Ve Kudüs'ü anlamak için mutlaka kitabı en kısa zamanda okumanızı temenni ederim.
Keyifli okumalar.

Mavi Balina Oyununa Dikkat!
İnternet üzerinde oynanan şiddet içerikli pek çok oyun olduğunu ve sayısının gün geçtikçe arttığını biliyoruz. Çocuklar başta olmak üzere farklı yaş grubundaki bireyleri etkisi altına alan ve olumsuz manada psikolojik etkisinin giderek arttığını düşündüğüm bu oyunların en yeni ve dehşete düşüreni "Mavi Balina" isimli bilgisayar oyunu.

Dünya genelinde pek çok habere konu olan bu oyunun insan psikolojisi üzerindeki etkisi diğer oyunlardan çok daha fazla ve sonunda kişiyi "intihara" götürüyor olması.
Bu oyunla ilgili çıkan haberlerden bazıları:

İlk olarak Rusya'da ortaya çıkan ve sosyal medya üzerinden hızla yayılan Mavi Balina oyunu nedeniyle dünya genelinde 100'den fazla çocuğun intihar ettiğinin bildirilmişti. Bu dönemde sürpriz yumurtadan çıkan mavi balina bu haberlerin tekrar gündeme gelmesine neden oldu. İşte mavi balina hakkında merak edilenler ve ayrıntılı analiz...

MAVİ BALİNA OYUNU NEDİR?

Oyunun orijinal adı Siniy Kit. Bu ismin Rus rock grubu Lumen'in bir şarkısından alındığı düşünülüyor. Şarkının sözlerinde “Neden çığlık atarsın / Kimse sesini duymazken / Konu ne, konu ne” diyor. Şarkı “ağı delip geçemeyen devasa bir mavi balinanın” öyküsünü anlatıyor.

Bu oyuna bir şekilde katılan kişilerden, çoğu şiddet içeren 50 talimatı yerine getirmesi isteniyor. 50 günlük bir süreyi kapsayan bu komutlar arasında derin olmayacak şekliyle kol ve bacakların kesilmesi, belirli bir süre boyunca kimse ile görüşülmemesi, yüksek sesli olarak müzik dinlenilmesi gibi aşamalar yer alıyor. 50. günün sonunda da kişiye son aşama olan “yüksekten atlayarak ya da kendini asarak” intihar etme komutu veriliyor.

Oyunun adıyla ilgili ortaya atılan bir başka iddia da zaman zaman balinaların açıklanamaz şekilde karaya vurup intihar eden hayvanlar olması.

Oyunun hızla yayılmış olmasında sosyal medya önemli rol oynuyor. Özellikle 10-14 yaş arasındaki gençler hedef alınıyor. Bu oyunu düzenleyenler, belli etiketler kullanarak ya da sıkça ziyaret edilen gruplara mesaj atarak gençleri oyuna dahil etmeye çalışıyor.

Bu oyun, Rusya'da ilk kez araştırmacı bir gazetecinin 12 yaşındaki bir kız çocuğunun intiharının ardından yaptığı araştırma sonucunda ortaya çıkarıldı. Rusya'da 2016 yılında Nisan ve Kasım ayları arasında 130'dan fazla çocuk intihar etti.

Mavi Balina kurucusu kimdir?
2016 yılının Kasım ayında tutuklanan 21 yaşındaki Rusya vatandaşı Philipp Budeikin, Rusya’Nın St Petersburg kentinde yer alan bir cezaevinde kalıyor.

Birçok genç çocuğu öldürmekle suçlanan Budeikin, çıkarıldığı son duruşmada, toplumda temizlik yaptığını söyleyerek, kurbanlarını “biyolojik atıklar” olarak tanımladı.

“Oyun Yöneticisi” adı verilen kişi yada kişiler tarafından yönetilen oyunda 8 tane ölüm grubu olduğundan şüpheleniliyor.
Gazeteci, Mayıs 2016'da ergenler arasında bu tarz oyunların oldukça popüler olduğunu ve bu gençlerin internette kendi aralarında iletişim kurabildikleri çok sayıda “ölüm grubunun” bulunduğunu tespit etti.

Çocukları intihara sürükleyen bu oyun, genellikle Rus sosyal medya sitesi Vkontakte ve Instagram üzerinden yayılıyor. Dünyanın farklı yerlerinde bu oyunla ilgili alınan önlemleri derledik:

Sosyal medya siteleri, özellikle Mavi Balina oyunuyla bağlantılı olduğu söylenen intihar vakalarının artmasının ardından çeşitli önlemler aldılar.

Tumblr, özellikle Mayıs 2016'da site içerisinde Mavi Balina bağlantılı aramaların çok ciddi miktarda arttığını tespit etti. Bunun üzerine site, arama sonuçlarını göstermeden önce kullanıcıya bir uyarı mesajı vermeye başladı. Bu mesajda, kullanıcının bulunduğu ülkede psikolojik destek için arayabileceği ücretsiz telefon numaraları gösteriliyor.

YouTube da aynı şekilde “Mavi Balina” kelimeleriyle arama yapıldığında benzer bir pencere açılıyor. Instagram'da da Mavi Balina ile bağlantılı etiketlerle ilgili arama yapıldığında kullanıcıya üç seçenek sunan bir pencere açılıyor. “Yardımcı olabilir miyiz?” başlıklı pencerede Yardım Alma, Sonuçların Görüntülenmesi ve İptal olmak üzere üç seçenek yer alıyor. Ancak bu uyarıların İngilizce terimlerle, yani #BlueWhale olarak arandığında görüldüğü, Türkçe Mavi Balina kelimeleriyle arama yapıldığında ise çıkmadığı anlaşıldı.

Mavi Balina oyunu, Türkiye'de son dönemde 14 yaşındaki Furkan Şen'in intiharıyla birlikte gündeme geldi.

Daha sonra Ağustos ayında da 24 yaşındaki Evrim Mertin intihar etti. Mertin'in ailesi, oyunla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Hükümet kanadında ise Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve İçişleri Bakanlığı'nın ortak bir çalışma yaptığı açıklandı.Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, Eylül ayında yaptığı açıklamada, “Zararlı içerikli yayınları BTK olarak durdurabiliyoruz ama böyle özel linklerle çalışan oyunlara bir şey yapamıyoruz. Üzerinde çalışıyoruz. BTK ve emniyet uzmanları çalışma yapıyor” dedi.

Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/...tili-analiz-2196793/
Kaynak: https://shiftdelete.net/...i-balina-oyunu-nedir

Milli Bayramlarımızdan Korkan İnsanlık Düşmanları
Türkiye Cumhuriyetinin Millî Bayramları, bu ülkede yaşayan herkesin gerçek insan onuruna kavuşmasının merhalelerini hatırlatan önemli günlerin ve o günlerde cereyan etmiş olan olayların milletçe tekrar hatırlama ve tekrar o günlerde cereyan eden olaylara sevinme vesileleridir. Ama her şeyden önce bu bayramlar ve onların kutlanması bizlerin insan haysiyetine kavuşmamızın kutlanmasıdır. O bayramları kutlamak istemeyenler, onlara cephe alanlar insanlık düşmanı olmalıdırlar. Bu düşüncelerimi açıklayayım:

23 Nisan Çocuk Bayramı: Bu bayramda kutlanan 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıdır. Bu olayla Türkiye’de yaşayan insanlar kendi kaderlerini kendi ellerine almaya karar verdiklerini dünyaya duyurmuşlar ve bu kararlılıklarını fiile geçirecek olan en mühim organı teşkil etmiş olduklarını tüm âleme ilân etmişlerdir. O yüce mecliste her etnik kökenden Türkiye insanı vardır ve bu insanlar kendilerini liderliği ile bir arada tutup selâmete çıkaracağına inandıkları Mustafa Kemal Paşa'yı başkan seçmişlerdir. Daha sonra milletin ilk kez kendini bulduğu, kendi kendine karar vermeye başladığı bu gün çocuk bayramı ilân edilerek tüm çocuklara aynı konuda ilham olunması kararlaştırılmıştır. Bu bayramı istememek, ona gölge düşürmeye çalışmak çocuk düşmanlığıdır. (Bu bayramı gölgelemek için İslam Peygamberi Muhammed’in doğduğu haftayı temel alan bir kutlu doğum haftası icat edildiği söylenmektedir. Nisan’ın ortasına yerleştirilmeye çalışılan bu haftanın zamanlamasındaki ciddî yanlışlık bu söylentileri ne yazık ki destekler görünmektedir. İslâm Peygamberi muhtemelen 570 miladi senesinin Mart sonunda dünyaya gelmiştir, zira Rebiülevvel’de olduğu iddia edilen doğumunun o sene Rebiülevvel’in baharın başına, yani bahar ekinoksu olan 21 Mart’ı izleyen haftaya müsâdif olduğuna eldeki tarihler işaret etmektedirler. Ancak bu tarihleme tüm Avrasya’da Nevruz ve diğer isimler altında kutlanan Ekinoks Bayramı’na rast gelmesi için yakıştırılmış bir tarih de olabilir. Muhammed’in doğumunun tarihini yazan ve daha sonraki İslam tarihçilerinin kullandığı İbn İshak’ın Resûlallah’ın Hayatı adlı eseri ne yazık ki kayıptır. Gerçi bu eser bile Hicretten 150 sene sonraya aittir. Yani İbn İshak eserini yazarken, peygamberi kişisel olarak tanımış kimse artık hayatta değildi.)

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı: 19 Mayıs 1919, genç bir Osmanlı generalinin Samsun'a ayak basarak Osmanlı’yı Orta Anadolu’ya hapsetmek isteyen müttefiklere karşı bir direniş ve ayaklanma hareketini başlattığı tarihtir. O zaman onun çevresindekiler de Balkan ve 1. Dünya Savaşı’nda pişmiş, bu felâketlerin acılarını kalplerinde en derin şekilde hissetmiş genç insanlardı. Onlar, kararlı, bilgili ve akıllı bir grup gencin neler yapabileceğini dünyaya gösterdiler. Bu nedenle o bayram daha sonra gençlik ve spor bayramı ilân edilerek gençlere o kararlılık, o bilgi ve o akıl hatırlatılmak istenmiştir. Bayramın aynı zamanda spor bayramı olması gençliğin sağlığına vurgu yapmak içindir. Bu bayramı gençlik ve spor bayramı yapanlar bunu “sağlıklı akıl sağlıklı vücutta bulunur” düşüncesine dayanarak yapmışlardır. Bu bayramdan çekinenler, gençlerden çekinen, gençleri bastırmak isteyen karanlık kafalar olabilir ancak.

30 Ağustos Zafer Bayramı: Bu gün 23 Nisan’da kendi kendine karar vermek istediğini dünyaya duyuran, 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkan ve ondan sonra bir araya gelen gençlerin rüyası olan kendilerini zincirlemek isteyenlerin zincirlerinin ve kafalarının kırıldığı mutlu bir tarihtir. Bu mutlu ânı millete tattıran onun genç çocuklarından oluşan ordumuzdur. Onun için 30 Ağustos milletin ordusunu kutladığı, kurtarıcısını ve koruyucusunu tekrar tekrar bağrına bastığı tarihtir. 30 Ağustosa düşman olan, hürriyet ve şahsiyet arayan insanların bu isteklerine kavuşmalarını istemeyen insan müsveddeleri olabilir ancak.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ise, 30 Ağustos’ta artık hürriyetine, şahsiyetine, haysiyetine kavuşmuş olan bir insanlar topluluğunun bundan böyle kimsenin kulu olmayacaklarını, kendi kendilerini yöneteceklerini dünyaya ilân ettikleri tarihtir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu bu günü bayram addetmeyen, Türkiye’deki insanları sadece kulluğa, şahsiyetsizliğe ve haysiyetsizliğe lâyık gören bir insanlık düşmanı olabilir.

10 Kasım ise bir bayram değil, bir yas ve düşünce günüdür. O gün, Türkiye’de yaşayan insanlara yukarıda saydığım özgürlüğü, saygınlığı ve insan olarak yücelme şansını veren insanların kendilerine lider ve önder olarak seçtikleri, bütün dünyanın hayranlıkla kutsadığı o büyük insanın insanlığa veda ettiği kara gündür. O günü düşünerek üzülmeyene ise insanlık' sevgisinden, insana saygıdan hiç nasibini almamış bir zavallı olarak bakılabilir ancak. Türkiye Cumhuriyeti’nin millî bayramları insanlık şölenleridir. Bunu böyle görmemek için insanın gerçekten gaflet, dalâlet veya insanlığa karşı bir hıyanet içinde olması gerekir.

Prof.Dr.A.M.Celal Şengör, Aptalı Tanımak, KA Kitap, V.Baskı, İstanbul, 2015, s.192-194.

Kübra A., bir alıntı ekledi.
15 May 18:37 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Şiddet her yerde
Avrupa Konseyi ve Dünya Bankası raporları, 16-44 yaş arası kadınların başlıca sakatlanma ve ölüm nedeninin şiddet olduğunu öne sürüyor.

Hindistan’da her gün 14, ABD’de 3 kadın, eşi ya da erkek arkadaşı tarafından öldürülüyor.

Dünya Sağlık Örgütü; İngiltere, Avustralya, Kanada, İsrail, Güney Afrika ve ABD’de öldürülen kadınların katillerinin yarısının, birlikte yaşadıkları erkekler olduğunu açıklıyor.

İsveç’te her 10 kadından 7’si, Botswana’da 6’sı şiddete uğruyor.

Yeryüzünde her 3 kadından 1’i, tanıdığı bir erkek tarafından dövüldüğünü, cinsel ilişkiye zorlandığını ya da bir başka biçimde istismara uğradığını bildiriyor.

Hollanda’da her yıl 200 000 kadın, eşinin şiddetiyle karşılaşıyor.

Moldova’da 16-19 yaşları arasındaki her 3 genç kızdan 1’i, cinsel şiddet mağduru.

Dominik Cumhuriyeti’nde, şiddet uygulayanların yarısı, eşler ya da eski eşler.

Gürcistan’da her 2 aileden 1’inde şiddet yaşanıyor.

Ortadoğu ve Körfez ülkelerinde, çoğu Asyalı 1,2 milyon kadın evlerde hizmetçi olarak çalışıyor. Kuveyt’te kaçmasınlar diye pasaport ve kimlikleri ellerinden alınan kadınlar, dayak yemekten ve cinsel tacizden şikâyetçiler.

Labirent, Sevil Atasoy (Sayfa 175 - Doğan Kitap (E-kitap))Labirent, Sevil Atasoy (Sayfa 175 - Doğan Kitap (E-kitap))
Rabia, İyiyim Oturuyorum'u inceledi.
10 May 23:00 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yaşasın hayata nefes aldıran kitaplar! Çok önemli bir sınav, arkasından gelen belli koşuşturmalar derken bir günde bitecek kitap günlerce elde sürünebilir ama zaten böyle kitaplar da böyle zamanlarda okunmaya çok idealdir.

Ceylan Taş'ı ilk kez Burak Aksak'ın yayınevi olan Küsurat'tan çıkan kitabı ile tanıdım, sonra instagramda yazdıklarını okumaya başladım. Ben çok seviyorum fotoğraf altında hayata dokunan birkaç cümlelik yazıları okumayı. (Geçenlerde bütün o güzel yazıları kaldırmış bazı sebeplerle gerçi, bunun için de epey üzgünüm.) Neysee gidip de alacağımı sanmazdım çünkü malum öğrencilik, para vereceğimiz kitapları iyi seçmek zorundayız. Ama sonra Ankara kitap fuarında tanıştım kendisi ile aylar önce, okumak da şimdiye kısmet oldu.

Bence inanılmaz keyifliydi okuması. Cidden bazen bütün o ağır kitapları kenara koyup böyle bi nefes almak lazım. Ceylan Taş evlilik ve annelik serüvenini anlatıyor, bazen hüzünlü ama çoookça komik. O kadar samimi ki keşke onunla kanka olabilsem diyorum şimdi, aramızda 10 yaş varsa n'olmuş ki.. Şu an onun evlendiği yaşlardayım. Okurken annemin sesi kulaklarımda çınladı sürekli, bütün ev işlerindeki becerisizliğime tepkisi: "Senin yaşındakiler evlenip çocuk yetiştiriyor!!!" Haklısın anne...

Ceylan Taş'ın anlattıklarına empati yapmak dışında elimden bir şey gelmedi, anneliğe ve evliliğe dair henüz bir tecrübem olmadığı için sadece üzerine düşündüm. Ama cidden onun ve ailesinin hayatına konuk olmak o kadar keyifliydi ki. Çocuklarını kitap boyu Yiğit oğlum ve Deniz kızım diye çağırması hatrına bile okunur. Ben bile bu kadar çok sevdiysem bu kitabı, anneliği tadanların çok daha seveceğine eminim. Bütün annelere öneriyorum. Tabiii anne olmayanlara da öneriyorum. :)))
Keyifli okumalar.

SosyologÇa, Walter Benjamin Üzerine'yi inceledi.
 09 May 21:40 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 8/10 puan

Walter Benjamin üzerine

20.yüzyılın en ender iki düşünürü: Walter Benjamin ve Theodor Adorno. Tıpkı iki nehirin farklı kaynakta doğup aynı deltada birleşip, birbirini yok etmeden daha da
çoğalıp; insanlığın düşünce ve kültür havzaya akması gibidir.
Walter Benjamin, müstesna dehası ile düşünce, kültür ve felsefe alanda özgün yeri olan bir düşünürdür. Modernizm, tarih ve kültür alanında orataya atığı özgün tezlerle bilinir. Ancak yaşamın trajedisi bu olsa gerek; en verimli döneminde kendini faşizmin pençesinde kurtarma çabasıyla geçirdi. Ve asla ilk pes edenlerden değildi. “Bu cephe de da yapılacak çalışmalara ihtiyaç var” diyordu. Ancak sınırların daraldığı, ölüm ile yaşamın arasındaki o ince ipin kopma üzere olduğu bir zamanda yaşamına son verdi. Walter, Avusturya ve Almanya sınırında Hitler faşizmine esir düşmemek için 1940 da yaşamın son verdi. Öldüğünde 46 yaşındaydı, ve geride daha bitmemiş bir çok eser bıraktı. Belki 20.Yüzyılın en önemli temel eseri sayılacak “ pasajlar” kitabıda eksik kaldı. İnsanlık böyle bir dehaya sahip çıkamadı.

Theodor Adorno ise, bildiği üzere eleştirel kuramın teorisyeni, sosyal bilimlerde çığır açan Frankfurt Ekolün öncüsüdür. Modernizmin ve modernizm metalaştırdığı her şeye karşı orijinal ve sert eleştirileriyle bilinir. Kültürün endüstrileşmesi, popüler kültür, anlam Yittimi ve daha bir çok kavramın kuramcısıdır. Adorno daha 20’li yaşlarındayken Benjamin ile tanışır. Aralarındaki 10 yılık yaş aralığına rağmen zamanla iyi dost olurlar. İlkin İtalya’da 1925’te görüşürler teki ölümüne dek dostlukları devam eder. Adorno’ya göre Benjamin, çağın en önemli dehası, mütevazi ve özgün kişlikli düşünürlerdendi. Bu olumlu özellikleri bir anlamda onun talihsizliği olduğunu ima ediyor

Adorno, bu dostluğun güzelliğini ve hak ettiği değerini anlaşılması için bu kitabı yazmıştır. Kitap boyunca temel eserlerini irdelemektedir. Son bölüme doğru ise Benjamin ile olan mektupları yer vermektedir. Bu yöntemle hem yaşamları ve düşünsel alandaki ortak dayanışmalarını açıklık getirmekte hem de kendisine karşı yapılan haksız suçlamalara cevap vermektedir. Bence mektupları çok değerlidir; İki düşünür dostun bir birine karşı ne kadar tutarlı ve gerçekçi olduğunu göstermektedir. Birbirini çalışmaları hakkındaki eleştiri ve önerileri saygı çerçevesinde birbirini güçlendirecek şekilde yapmaktadır. Eleştirinin nasıl olumlu bir araça dönüştüğüne tanık olmaktayız.
Sonuçta Walter’i biraz anlamak için bu kitap iyi bir başlangıç olabilir. İnsanlığın birbirini boğazladığı bir dönemde; insanlık için bu kadar iyi düşünen iki güzellik abidesi. Bu dünya bazen bu tür insanları hak etmediğine inanıyorum; yaşama tanık oldukça. Adorno’nun dediği gibi “ yanlış hayat doğru yaşanmaz”...

{Ç News}'te Bugün;
Merhabalar Efendim....!!!

Kısa Bir Açıklama:
Dün olanlar ile ilgili bir kaç kelam ederek konuya giriyorum..! Bu ülke'de mizahın ne olduğunu bilmeyen, empati'den uzak insanlar türedi. Birisi bir şey diyor ve ona cevaben Twitter üzerinden 2 Milyon cevap geliyor ve Dünya'da gündeme oturuyorsa, TV'ler de, Gazeteler de, Internet Haberlerin de vs. 1 Numaraya yükseliyorsa, hangi sosyal ortam olursa olsun, siz de bir mizah yapar ve konuya değinirsiniz..! Ama gördük ki, mizah zihniyetinden uzak kısır bir döngü ile yaşıyor insanlar.. Biz onlara sadece TAMAM diyoruz, engelliyor ve sessize alıyoruz. Bizden uzak durun!! Bizim yapacağımız budur.! Neslihan'a hakaret eden, bir şeyler yazma çabası güden vb. cümleler kuran kişilere de diyoruz ki; sizin kurduğunuz cümleler bizim için 0-6 yaş seviyesinde olup, fikir barındırmayan cümlelerdir.. Yok olan bir şeyin fikri olur mu hiç? O hakaretlerin hak bulduğu yer, yine sizsiniz, yani kendiniz....! Mizah sizi her yerde yenecektir..! Biz-Siz ayrımı yapmayız biz, bunu 'siz' yapıyor ve yaptırtıyorsunuz bilin istedik..! #29504361

Kahveleri hazırlayın...!!! {Ç News} Yayında....!!!!!

Son Üç {Ç News} #29437326 #29462664 #29490231

Günün Sözü:

“Budalalığa karşı ilahlar bile aciz kalmışlardır.”

F. Schiller

~

Dün zor bir test sunduk sizlere.. Kendimiz de dahil düşük notlar aldık.. Haberler kısmına bakınız, güzel bir test daha bırakıyoruz..!! Biz 13'te 10 Yaptık.. Sizlerin sonuçlarını yoruma bekliyoruz... :)

[Şimdi; Üç Edebiyat haberi, Üç İnceleme ve Üç Alıntı...!
Yerli - Yabancı Film önerisi ve Müzik Paylaşımı..!
Hazırsanız, haydi başlayalım....!]

KayıpRıhtım Batman okuma Rehberi yayınladı.. Malumunuz bizim de 1 Haziran'da Bilimkurgu, Çizgiroman etkinliğiniz var ve o yüzden sizlerle bu haberi paylaşmak istedik. Buyrunuz;
 https://kayiprihtim.com/...n-okuma-rehberi/amp/

Ve TEST!!! 13 Soruda “George Orwell” Testi..! Bakalım Orwell'ı ne kadar tanıyorsunuz.. Belirttiğimiz üzere biz 13'te 10 Yaptık. 20 Saniye fazlasıyla yetti.. Testi çözüp, sonuçları yoruma bırakınız..!! :)
 http://www.neokuyorum.org/...george-orwell-testi/

Ünlü Japon Yazar Haruki Murakami Hakkında Bilmeniz Gereken 20 Gerçek;

https://listelist.com/haruki-murakami-kimdir/

~

Haberlerimiz bitti... Şimdi sıra günün incelemelerinde;

silaes 'in ->> #16032434

Freddy Riedenschneider 'in ->> #11501440

Kitap Kurdu 'nun ->> #28276789

~

"Özenle ve emek harcanarak yazılmış bu incelemeleri öneriyoruz... Her gün üç inceleme diyoruz.. Bu incelemeler kişisel beğenim karşılığında eklenmiştir..! İyi okumalar...!"

İncelemerimiz bitti. Şimdi sırada günün Alıntılarında;

Fox Mulder 'un bugün için seçtiği üç alıntı;

~

"Yaşasın Cumhuriyet!"

Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk  #25630995

~

“Türkiye Cumhuriyeti Başkanlığı için yapılan seçim oylamasına yüz elli sekiz kişi katılmış ve Cumhuriyet Başkanlığı’na yüz elli sekiz üye oybirliğiyle Ankara Milletvekili Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’ni seçmişlerdir.”

Nutuk - Gençler İçin Fotoğraflarla, Mustafa Kemal Atatürk #28996655

~

"Ülkenin ve ulusun kurtuluşu ve mutluluğu, hak ve adalet, ülke içinde güven ve huzurun sağlanmasıyla mümkündür."

Nutuk - Gençler İçin Fotoğraflarla, Mustafa Kemal Atatürk #19484061

~

"Alıntıların sonlarında ki linklere giderek, asıl alıntı sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Desteği ve emeği için Fox Mulder'a Teşekkürlerimizle.."

Alıntılarımız bitti. Şimdi sıra Film önerilerimizde;

Yerli Film Önerisi (Fox Mulder Tarafından):

Ziya Öztan - Cumhuriyet (1998)

Detaylar İçin ->>
http://www.sinematurk.com/film/1153-cumhuriyet/

Yabancı Dizi/Film Önerisi:

Glendyn Ivin - Gallipoli (Gelibolu) (2015)

Detaylar İçin ->> http://www.turkcealtyazi.org/...77058/gallipoli.html

 Yerli filmlerin detayları için genellikle sinemalar.com ve beyazperde.com, yabancı filmler için ise TurkceAltyazi.com'u kullanacağız.. Yerli Filmler Fox Mulder, Yabancılar tarafımca önerilecektir.

İzlemeyenlere iyi seyirler dileriz...

~

Film Önerilerimiz bitti. Şimdi sıra Günün Şarkısında;

https://youtu.be/CUy6zCCg-aw

~
 
Bizler paylaşımlarımızı yaptık.. Beğenmeniz dileğiyle.. Sizlerin paylaşımlarını da yorumlara bekliyoruz..

Test Sonuçlarını da paylaşmayı unutmayınız...!!

Birlikteliğimizin bugün de sonuna gelmiş bulunmaktayız... Yarın görüşmek dileğiyle...!!

Keyfiniz eksik olmasın..

Hergün;
Üç Edebiyat haberi, Üç İnceleme ve Üç Alıntı...!
Yerli - Yabancı Film önerisi ve Müzik Paylaşımı..!  ile sizlerleyiz...

Dolu dolu bir içerik sunduk ve ayrılık vakti geldi...!

Sağlıcakla kalın....!

{Ç News}

G, Harry Potter ve Felsefe Taşı'ı inceledi.
08 May 22:29 · Kitabı okudu · 6/10 puan

çıkar çıkmaz okuduğum bir kitaptı. yanlış hatırlamıyorsam yıl 98 veya 99'du. ben dişlerini dökmeye başlayan bir velettim. harry ile farklı boyutlara gidiyor, ara sıra "bu duvarda gizli bir geçit var mıdır lan?" diyerek duvarlara kafa atıyor, uyuyamadığım gecelerde hogwarts'tan kabul edildiğime dair bir mektup bekliyordum. Mektup asla gelmedi, ben büyüdüm, harry potter şimdilerde tam bir saçmalık gibi gözüme görünse de o yıllarda enfes bir mutluluk getirirdi. akabinde diğer kitapları da okumama rağmen popüler kültür manyaklığından ötürü kendisinden uzaklaştım.

peki bu kitabı önerir miyim? eğer 0-10 yaş arasındaysanız öneririm. ya da çocuğunuza okutabilirsiniz. hayal kurmayi farklı bir boyuta yöneltiyor. ama dikkat edin, oğlunuz kızınız duvarlara kafa atmasınlar. ben attım, pişmanım.