Kitapta en ilgimi çeken kısım benlik bilincinin evreleri olduğu varsayımıydı.
1- İlki bebeğin benliğine dair bilinci oluşmadığı masumiyet evresi
2- Kişinin kendi çabalarıyla içsel gücünü oluşturmak üzere özgür olmaya çalıştığı isyan evresi (bkz: 2 yaş sendromu, ergenlik)
3- Kişinin kendi hatalarını görebildiği, kararlarını belli bir sorumlulukla alabildiği, kişiliğin sağlıklı halinden oluşan benlik bilinci evresi
ve son olarak
4- Kişinin bir soruna dair ani bir sezgi kazanabildiği, günlerdir kafa patlattığı bir konunun çözümünü aniden bulduğu ve ilham gelmesi gibi hisleri yaşadığı, bir duruma kendi sınırlı bakış açısının dışından herhangi bir yabancı gibi bakabildiği bu bilinç evresinde kişide öznellikle nesnellik arasındaki ayrımın kalktığını ve algıyla olgu arasındaki ayrımın kalktığını yani olanı olduğu gibi görebilecek bir bilinç evresi olduğunu ve bunun da yaratıcı bilinç olduğunu yazıyor yazar.
Farkındalığımızı ve bilincimizi üst düzeylere taşımaya çalışırken sezgiyi, ilhamı, yaratıcılığı, mantığın ötesini daha iyi kavramamız gerekiyor gibi. Benlik bilincimiz bol olsun gari.