• Karlı, buzlu, ayazlı bir Eskişehir gününden herkese selamlar, sevgiler. 1000Kitap Eskişehir Okuma Grubu ekibi olarak Kedd Coffee'den bildiriyoruz.
    Eskişehir'de hava sıcaklığı: (-2)derece
    Etkinlik ortamında hissedilen sıcaklık ve samimiyet: Yazdan kalma.

    Eskişehir soğuğuna meydan okuyan bir enerji ile daha önceden demokratik yöntemlerle tarih ve kitabını kararlaştırdığımız 6. Buluşma Etkinliğimizi nihayet gerçekleştirdik. 1K Eskişehir tarihinin en kalabalık katılımlı toplantısı oldu. Misafirlerimiz de vardı üstelik, İzmir grubu müdavimi İbrahim (Sisifos) Ankara'dan gelerek, Nisanur Hanım sayesinde etkinliğimizden haberdar olan Ayber Bey ise Eskişehir'den katılım göstererek bizi mutlu ettiler. Hele ki İbrahim Bey, etkinliğimize renk kattı.

    Etkinlik kitabımız Sevgi Soysal dan Yenişehir´de Bir Öğle Vakti idi.

    Açılış tanışma ile oldu. Her birimiz sırayla kendini tanıttı. Ardından Sevgi Soysal'ın hayatı ve eserleri hakkında, ağırlıklı olarak da etkinlik kitabımız Yenişehir'de Bir Öğle Vakti hakkında kısa bir bilgi verildi. Sıra geldi kitap hakkında görüşlerimizi bildirmeye.

    İstedik ki öncelikle herkes kitap hakkındaki ilk düşüncelerini aktarsın. Herkes teker teker kitabı beğenip beğenmediğinden, kitabın hissettirdiklerinden, en çok etkilendikleri kısımlardan bahsetti. İlk düşüncelerden anlaşılan o ki bu toplantı birçok kişinin Sevgi Soysal ile tanışmasına vesile olmuş, aramızda ilk kez Sevgi Soysal okuyanlar çoğunluktaydı hatta Sevgi Soysal'ın ismini ilk kez etkinlik ile birlikte duyanlar vardı.

    Daha sonrasında ise kitapla ilgili uzunca bir sohbet başladı. Konuştukça okurken dikkat etmediğimiz yerlerin farkına vardık, unuttuğumuz yerleri hatırladık, anlamadığımız yerleri tartıştık. Kimimiz kitaptaki bazı karakterleri çok kibirli bulurken kimimiz tam tersine aynı karakterin çok olgun bir kişilik olduğunu söyledi. Farklı bakış açılarının başka okumalardan da edindiğimiz tecrübelerle desteklenmesi sonucu çok sesli ve çok renkli bir toplantıya imza attık.

    Kitap hakkında başka neler konuşuldu?

    # Kitabın kurgusuna ve yapısına değindik. Sevgi Soysal'ın karakterleri zincirleme şekilde birbirine bağlaması, olayları bölümlere ayırarak aktarması genel olarak beğenilmiş. Geri dönüş tekniğini kullanması üzerinde konuştuk biraz da. Acaba Sevgi Soysal asıl konuya geçmeden önce belli karakterler hakkında bilgi veren bölümleri asıl konuya hizmet etmesi için mi yazmıştı yoksa tamamen bu düşünceden bağımsız olarak bir giriş niteliğinde mi?
    İbrahim Bey'in sorduğu bu soru ile Çehov'un silahı terimini de öğrenmiş olduk. (Çehov'un silahı için bakınız: https://www.filmloverss.com/...ahi-ne-anlama-gelir/

    # Yapı ve edebiyat kuramı açısından kitap hakkında aklımıza takılan sorulara da Ferman Mamedov Bey açıklık getirdi. Dünya yazınından, yazın tekniği örneklerinden bahsederek işin teori kısmına yönelik sorulan sorulara çoğunlukla o cevap verdi.

    # Kitaptaki karakterlerin anlatımı hepimizin ilgisini çekmişti. Karakterler o kadar iyi anlatılmış ki hepimiz onlardan bahsederken sanki gerçek hayatta görmüş, tanımış gibi bahsediyorduk. Sevgi Soysal'ın bu eseri cezaevinde yazdığını da öğrenince şöyle bir tartışmaya giriştik: Acaba Sevgi Soysal bu kitaptaki karakterleri daha önceden gözleyip hapiste iken dışarıya duyduğu özlemin bir sonucu olarak mı bu kadar iyi anlatmıştı ya da gözlemlediği bu kişiler hapiste rastladığı kişilerden yola çıkarak mı kurgulanmıştı?

    # Kitaptaki metaforlara değindik. Özellikle de kavak ağacına. Kitap hakkında internetten bulduğumuz bir makalede kavak ağacı metaforu ile ilgili kısmı okuyarak kavak ağacı metaforunun ne anlama geldiğini, Türk tarihi ve kültüründe nasıl bir yere sahip olduğunu öğrendik. (Makale için: https://drive.google.com/...6D/view?usp=drivesdk )

    #Kitabın içerisinde iki karakter arasında geçen bir diyalogdan yola çıkarak duvar metaforunu ele aldık. Sarter'ın Duvar eserine, bu eserin bir dönem Türkiye'deki insanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığına dair konuştuk.

    # Kitabın bir de dönemin siyasi koşullarını anlatan kısmı vardı. Karakterlerin benimsedikleri düşünceler ve davranışlarından yola çıkıp bunları tarihteki siyasi düşüncelerle ilişkilendirmeye çalıştık. Bu kısımda da bizi teori bilgileri ile sevgili Füreyya aydınlattı.

    Bir ara, birkaç arkadaşımızın erken kalkması gerektiği için bir sonraki etkinlikte hangi kitabı okuyacağımızı belirleyelim dedik. Herkes bir kitap ismi önerdi, kitapları sırayla oyladık. Bir sonraki etkinliğin talihli kitabı Yaşar Kemal - Sarı Sıcak oldu.

    Öncesinde etkinlik fotoğrafını çekmeyi de unutmadık tabi :)

    https://i.hizliresim.com/5aVn0z.jpg

    Fotoğraftakiler;

    Sol taraf önden geriye
    İlayda G.
    Füreyya
    Şeref Köşnek
    Nisanur
    İbrahim (Sisifos)
    Zeynep

    Masa başındakiler;
    Çağlar Görova
    Erdi Çetin

    Sağ taraftakiler önden geriye;
    Ferman Mamedov
    Ayber Bey
    Bendeniz (•••MERVE•••)
    Erhan Akın

    https://i.hizliresim.com/ZXdzBV.jpg

    Fotoğraftakiler;
    Yine aynı kadro. Tek farkı bir önceki fotoğrafta benim yüzümden kadraja giremeyen Erhan Akın'ın yüzü burada tam görünüyor.

    Erken ayrılmak zorunda olan arkadaşlar gittikten sonra biz kalanlar biraz daha konuştuk kitap hakkında. Ferman bey yanında getirdiği birkaç kitapları imzalayarak birkaç arkadaşımıza hediye etti. Saat 7'ye yaklaşırken hep birlikte bir zengin kalkışı yaptık :))

    Birkaç arkadaşımız da burda ayrıldı bizden. Biz ( İbrahim (Sisifos) - Erhan Akın - Şeref Köşnek - Ferman Mamedov - •••MERVE••• ) İbrahim beye daha önceden bahsettiğim sahafa gitmek üzere yola çıktık. Ben biraz yolu karıştırmış olabilirim ama neticede doğru yere gittik. Şansa bakın ki o gün sahafta mezat varmış, ortasında katılmış olsak da arkadaşlar istedikleri birkaç kitabı almak için yeterli oldu.

    Günü etkinlik sonrasında kitap mezatı ile taçlandırıp bir etkinliğin de böylelikle sonuna gelmiş olduk. Yeni etkinliklerde görüşmek üzere