Defne

"Of Gökçen of," Yanağına sulu bir öpücük kondurup ayağa kalktım. "Evlatlara of denmez, Leyla Sultan." "Evlatlar senin gibiyse hakkı dayak ama ben geç kaldım işte."
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Annem," dedim en tatlı sesimle. Milli replik gecikmedi. "Deme bana anne!" Yılışmaya tam gaz devam. "Tamam şimdilik dayım ol o zaman,"
Kampüsün popüler erkeklerindendi. Hani şu Boys Over Flower misali çiçek oğlanlar tantanası var ya, tam olarak onlardandı. Üniversite zamanı çok peşimde koşmuştu. Böyle bir tipinin peşinde koşması, insanı ister istemez bir tık havalandırıyordu. Bu çabasından etkilenip sevgili olmuştum ama burası Kore değildi, malum. Flower götümüzde patlamıştı.
"Al şunu," dedim yılmış bir şekilde. "Bu ne lan?" dedi boğuk bir sesle. Elini yüzüne atıp donu aldı. Benimkilerle aynı renk olan mavi gözleri boş bir bakış attı dona. "Halamın donu," dedim umursamaz bir tonla. Anında yüzünde bir iğrenme ifadesi belirdi. Vahşet içinde böğürdü. Ellerini radyoaktif bir zımbırtıya dokunmuş gibi titreterek donu yere fırlattı. "Neden yaptın bana bunu, abla?" diye sordu ağlamaya yakın bir sesle.
"Hem ne demiş Atsız Usta?" "Lan şehit oluyoruz ne Atsız'ı?" "Son sözlerimi hep Atsız'dan söylemek istemişimdir," "Tamam lan, söyle, ne demiş Atsız Usta? Söyle!" "Ölüm o kadar güç değildir. Unutulmak yamandır, demiş." "Usta yine güzel demiş, ama biz askeriz. Unutuluruz." "Al bayrağın gölgesi mezarımıza vurdukça biz de yaşarız, devrem, varsın, adımız unutulsun."