• 1. Kur'ân-ı Kerim okunmalı, okuyanlar dinlenmeli, uygun mekânlarda Kur'ân ziyafetleri verilmeli, Kelamullah'a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmelidir.🌷

    2. Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar, onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmelidir.🌷

    3. Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalıdır.🌷

    4. Peygamber Efendimiz (sas)'e salât ü selâmlar getirilmeli, O'nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmelidır.🌷

    5. Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli, idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalıdır.🌷

    6. Mü'minlerle helalleşilmeli, onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalıdır.🌷

    7. Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı, gönüller alınmalı, kederli yüzler güldürülmeli. 8. Kişi kendine ve diğer Mü'min kardeşlerine hattâ isim zikrederek dualar etmelidir.🌷

    9. Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı ve vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmelidir.🌷

    10. Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmelidir.🌷

    11. Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli ve va'z ü nasihat dinlenmelidir.🌷

    12. Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalıdır.🌷

    13. Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli, hoşnutlukları alınmalı ve manevî iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk'a niyazda bulunulmalıdır.🌷

    14. Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli, iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmelidir.🌷

    15. Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalıdır.🌷
  • 1-  MOZART
    Mozart hakkında herkesin bildiği 2 şey vardır. Bunlar, 6 yaşında beste yapabildiği ve 35 yaşında öldüğünde kimsesizler mezarlığına gömüldüğüdür. İnsanlık tarihinin belki de en yetenekli bestecisi olan bu özel şahsın saray ahalisi tarafından el üstünde tutulan bir müzisyenken nasıl sefalet içinde öldüğü halen bir muammadır. Yine de bu kısa sürede ürettiği 600’dan fazla eser ile ölümsüz olmayı başardı.Mozart'ın kedi taklidi yapmaktan hoşlandığını biliyor muydunuz? Bir prova sırasında sıkılıp bir masanın üzerine atlayarak miyavladığı söyleniyor!
     

    2- BEETHOVEN
    Beethoven, Mozart’ın aksine tüm hayatı boyunca saygı gördü ve çok kalabalık bir cenaze töreni ile omuzlarda taşınarak defnedildi. Asabi bir karaktere sahip olması nedeniyle etrafına kötü davranmasıyla meşhur olan dahi müzisyenin, 20’li yaşlarının sonuna doğru işitme problemleri başladı ve hayatının son 10 yılını sağır olarak geçirdi. Ama sağırlık bu dehayı durdurmadı ve bugün Avrupa Birliği’nin de marşı ve dayılarımızı telefon melodisi olan 9. Senfoniyi bu dönemde besteledi.


    3-Fıkracı Haydn
    Mozart’tan bahsedince Haydn’dan bahsetmemek olmaz. Nitekim ikili yakın arkadaşlar. Haydn da Mozart gibi şakaları sever, fıkralara bayılırdı. Haydn’ın çok sayıda enteresan öyküsü var. Bunlardan en ilginci ölümüyle ilgili olan: dâhilerin beynini inceleyen bir grup Haydn öldükten 1 hafta sonra mezarını açıp ve kafası çaldılar!
    Haydn, St. Stephen’den ayrıldıktan sonra birkaç yıl boyunca açlıktan ölme noktasına geldi. Bir piyanist ve kemancı olarak profesyonel düzeyde değildi. “Hiçbir çalgıda sihirbaz” olmadığını kendisi de kabul ediyordu; “ama hepsinin gücünü ve çalışmasını biliyordum. Kötü bir klavsenci ya da şarkıcı değildim ve kemanla bir konçerto çalabiliyordum.” Ama birçok müzisyen bunu yapabiliyordu. Sekiz yıl boyunca Haydn “berbat bir hayatı zar zor sürdürmek” zorunda kaldı. Bohem bir yaşam sürdü. C. P. E. Bach’ın müziğini inceledi ve zamanın ünlü bestecisi Nicola Porpora’dan birkaç ders aldı. Azar azar ilerleme kaydetti ve kuşkusuz ünü artıyordu. 1758’de Kont Ferdinand Maximilian von Morzin’in müzik müdürü ve bestecisi olarak atandı. İki yıl sonra yaşamının en büyük hatasını yaptı. Maria Anna Aloysia Apollonia Keller ile evlendi.

    4-Rahip Liszt
    Franz Liszt gençliğinde rockstarlara yakışır yaşam yaşadı ve evlilik dışı çocuklarıyla dikkatleri üzerine çekiyordu. Fakat yaşlandığında Liszt Katolik bir rahibe olma yolunda ilerledi. Resmen rahibe olamadı ama bu yönde eğitim aldı.
     
    5-Sıradışı Wagner
    Richard Wagner oldukça sıra dışı biri ve sayısız enteresan hikayesi var. Wagner’ın karısı Cosima, Litz’in gayrimeşru kızlarından biriydi. Wagner karısı Cosima’ya renkli kostümler ve iç çamaşırları sipariş ederdi. Bu kıyafetleri giyen ise kendisinden başkası değildi!
     
    6-Obur Handel
    Barok dönemden George Frideric Handel’in zamanına ışınlanalım. Handel zengin sofralara ve iyi şaraba bayılırdı. Bu öyle bir tutku ki zengin hastalığı olarak bilinen gut hastalığına tutulmuştu. Bir akşam evinde misafir ettiği bir çizer sanatçı bu yemekten sonra kendisiyle ilgili bir karikatür çizmiş, Handel’i şarap fıçısına oturan iri bir domuz olarak resmetmişti.
     
    7-Kahve Tutkunu Bach
    Benzersiz konçertolarıyla bilinen Bach Leipzig'de bulunan Café Zimmerman'da düzenli olarak 4 fincan kahvenin 3’ünü tüketirdi. Kendisinin kahve alışkanlığından kurtulmaya çalışan bir kadın hakkında ünlü ve bir o kadar saçma Coffee Cantata isimli bir eseri var.
     
    8-Papaz Vivaldi
    Bir papaz haberi de Barok dönemden geliyor: ünlü besteci Vivaldi 25 yaşında Katolik bir papaz olmuştu. Kendisi kızıl saçlı olduğu için Vivaldi’ye “Kızıl Papaz” olarak da anılıyordu.
     
    9-Bay Mükemmel Mendelssohn
    Felix Mendelssohn can sıkacak kadar her konuda başarılı olan bir adamdı. Bestekarlığı dışında iyi bir yazardı ve eğlencesine çizip boyayarak çizgi filmler yapmıştır. Mendelssohn’un arkadaşı Attwood bir taksinin arka koltuğunda Yaz Gecesi Rüyası uvertürünü kaybetti. Yerinde başkası yazdığı tek kopyanın kaybolması karışında çılgına dönebilirdi. Mendelssohn oturup aklındaki notaları yeniden kağıda döktü.

    10-Kalbi Pariste olan Frederic Chopin.
    Mozart gibi 6 yaşında piyano eğitimine başlayan süper yetenek Polonya’nın küçük bir köyünde doğdu. Dehası ortaya çıkıp şöhret kazandıktan sonra Fransa’ya yerleşti ve maddi olarak sıkıntısız, rahat bir hayat yaşadı. Buraya kadar normal giden hikaye 39 yaşında veremden ölmesiyle dramatik bir son ile bitti. Ama ilginç olan cenazesinde kendi bestelediği ve hepimiz ‘aaa evet, oymuş’ demesine sebep olan cenaze marşının çalınmasını istememesidir.Tarihin en büyük piyanistlerinden biri olan Chopin sağken çok az konser verdi ve özellikle salonun yakın çevresini tercih eden bir piyanistti. Chopin fiziksel olarak çelimsizdi ve en iyi çalışında bile hiçbir zaman salondan sesler yükselmedi. Sonlara doğru bir fısıltı olurdu. Yaşamının başında, büyük salonlarda asla çalmaması gerektiğini öğrendi ve Paris’te halkın önüne son çıkışı yirmi altı yaşındayken, 26 Nisan 1835’te gerçekleşti Geri kalan ömrü boyunca -1849’da öldü- yalnızca üç resital daha verdi ve onlar da, piyano imalatçısı Pleyel’in salonunda, sayıları 300’ü aşmayan özenle seçilmiş bir dinleyici topluluğuna verilen yarı-özel resitallerdi.

    11-TCHAİKOVSKY
    Kuğu Gölü, Uyuyan Güzel ve Fındıkkıran gibi bale müziklerinin bestecisi olarak ünlü olan Tchaikovsky’nin hayatı da diğerleri gibi çok inişli çıkışlı oldu. Duygusal ve sırlarla dolu olduğu bilinen besteci çok fazla takdir görmesine rağmen hiçbir zaman kişisel mutluluğu yakalayamadı. Bu durum gizemli bir ölümle son buldu. Şöyle ki, bazıları kolera salgınına bağlı olarak hayatını kaybettiğini söyler. Bazı müzik tarihçileri de bu naif insanın intihar ederek hayatına son verdiğini iddia ederler.

    12-PAGANİNİ
    Keman virtüözü Paganini’nin etkileyici kişiliğini şöyle açıklayabiliriz. Yukarıda saydığımız hiçbir deha onun gibi sahnede keman kırmadı. Sadece tek teli kalmasına rağmen konseri tamamladı. Kumar tutkusu yüzünden kendine ait bir kumarhane açtı. Tutuklandı hapis yattı. Ayrıca üstün yeteneği nedeniyle ruhunu şeytana sattığı söylendi. Daha ne olsun.

    13-Robert Schumann
    Schumann ilk ciddi müzik dersini on sekiz yaşında aldı. Ama profesyonel bir piyanist olarak meslek yaşamı, başlamadan bitti. Kısa yoldan parmak reflekslerini hızlandırmaya çalışan aceleci Schumann, bir parmağına kalıcı hasar veren bir zımbırtı icat etti. Kazadan ötürü çok üzülmemiş gibi görünüyor. Geleceğinin bestecilikte olduğunu zaten biliyor olmalı.
    Kulağına devamlı müzik sesleri geliyormuş, o kadar ki artık kendi müziklerinin tempini bile tutturamıyormuş, bu yüzden kendini köprüden suya atmış, kurtarılınca iki yıl akıl hastanesinde yatmış ve orada vefat etmiş..

    14-George Frideric Handel
    Handel dindardı ama bağnaz değildi; Hawkins’e Kitabı Mukaddes’i bestelemekten keyif alacağını söylemiş. Muazzam bir oburdu; Joseph Goupy’nin ünlü karikatürü, onu, etrafı yiyecekle çevrili bir şarap fıçısının başında oturmuş domuz suratlı biri olarak gösterir. (Handel, Groupy’yi vasiyetnamesinden bu yüzden çıkarmış gibi görünüyor.) Yüksek sosyetede rahatça dolaşıyordu. Sanat için sanat yapan müzisyenlerden değildi. Eğlenceye kolay ikna olabiliyordu.
  • 🥀BERAAT GECESİ🥀
    1.Geceyi sabaha kadar ibadetle geçirmek.
    2 Gündüzünde oruç tutmak.
    3.Kuran’ı Kerim okumak.
    4.Allah’tan af ve mağfiret istemek,
    5.Çokça dua etmek.
    6.Bol bol salavat okumak.
    7. Sağ göze 3, sol göze 2 defa sürme sürmek.
    8. Akraba ziyareti yapmak.
    9.İftara hububat pişirmek.
    10.Zemzem suyu içmek.
    11. Dargın kişilerle barışmak.
    12. Berat günü eve erzak almak
    13. Sadaka vermek.
    14. Kabir ziyareti yapmak.
    15. Fakirlere yardım etmek.
    16. Ya Rabbi! Bize dünya ve ahiret saadeti ihsan eyle, bize hidayet verdikten sonra kalplerimizi kaydırma” diye dua etmek sünnettir.
  • 1. Leonardo Da Vinci – İtalyan.
    Maymun iştahlı Da Vinci. Rönesansın en büyük sanatçılarından biri olarak kabul edilse de geriye 20’den az resim ve yarım kalmış heykeller bıraktı. İlgisini çabuk kaybeder, bir projeden diğerine atlar ve genelde de pek çoğunu bitirmezdi. Ondan geriye kalan en büyük eser 13 bin sayfadan oluşan eskiz defteridir. Gayrimeşru bir çocuk, eşcinsel eğilime sahip ve bu nedenle Mona Lisa başta olmak üzere her kadın figürünü biraz erkeğe benzeten usta sanatçıdır.

    2. Michelangelo Buonarroti – İtalyan.
    Fevri ve patlayıcı eğilimlere sahip Rönesansın en büyük sanatçısı. Onu kızdırmanın en kolay yolu ise ona ressam demekti; kendisini heykeltraş sayar ve mektuplarını dahi ‘Michelangelo Buonarroti, Heykeltraş’ diye imzalardı. Oysa kendisini ressam olarak kabul etmeyen biri için Rönesansın en başarılı resim örneklerini de vermişti. Sistine Şapeli fresklerini yaparken alçıları karıştıran ve boyaları hazırlayan asistanları olmuştu ancak bu asistanları çok sık değişirdi. Çünkü Michelangelo’nun yıkanmak gibi derdi yoktu. Banyo yapmanın sağlığa zararlı olduğuna inanırdı ve yanında çalışanları vücut kokusuyla kaçırırdı.

    3. Caravaggio – İtalyan.
    En kavgacı sanatçılardan biri idi. Bir kavgadan diğerine girer, tutuklanır ve sonunda hamileri tarafından kurtarılırdı. Barok sanatın en iyi örneklerini vermiş olan Caravaggio ne yazık ki girdiği kavganın birinden katil olarak çıktı. Bıcaklayarak öldürdüğü adamı oracıkta bırakarak kaçmış ve onu yakalaması için başına ödül konmuştu. Bu nedenle resimlerinde şiddet önemli bir rol aldı.

    4. Edgar Degas – Fransız.
    Empresyonist tarzda resimler yapan Degas bu akım içinde kendi tarzını yakalamış usta bir isimdi. Ancak o yalnızlığı seven biriydi. Ömrü boyunca pek kız arkadaşı olmadığı gibi hiç evlenmedi. Hatta bu durum üzerine küçük bir açıklaması olan Degas ‘’Neden bir karım olmasını isteyeyim ki? Stüdyoda yorucu bir günün sonunda orada birisinin olup ‘güzel bir resim, canım.’ dediğini hayal edin hele.’’ demişti. Zaten onun dekolte giymiş bir kadına dahi bakamadığı bilinmektedir.

    5. Paul Cezanne – Fransız.
    Arkadaşları tarafından hoşgörülen tavırları son derece iticiydi. Suratsız ve öfkeli hem de ortamda espiri yapılıyorsa bağırıp çağırıp giden biriydi. ‘Espiri canımı çıkarıyor.’ onun en çok kullandığı cümleydi. Hödüğün biri olsa da post-empresyonist tarzda sanatsal değeri olan bir çok eser ortaya koyabildi. Bazen yavaşça ve acı çekerek çalışıyor, bazen tuvallerindeki tüm boyayı kazıyıp baştan başlıyordu; bazen öfkesi patlak veriyor ve tuvallerine palet bıçağıyla saldırıyordu. Ancak o yapmış olduğu resimlerle pek çok sanatçıyı etkiledi; Picasso onun için ‘hepimizin babası’ diyecekti.

    6. Henri Rousseau – Fransız.
    Kendi kendisini yetiştirmiş bir ressam, yeteneğiyle herkesi şaşırtan biriydi. Ki resim yapmaya 40 yaşında başladı. Naif tarzda eserler ortaya koysa da Kübizm ve Sürrealizm gibi akımları etkiledi. Kendisi ne kadar naif biri olsa da sicilinde hırsızlık ve banka dolandırmak vardır.

    7. Vincent Van Gogh – Hollandalı.
    ‘’Resimlerimin satmaması konusunda bir şey yapamam. Gene de bir gün gelecek, insanlar onların boya parasından fazlasına değdiğini anlayacak.’’ diyen sanatçı hayattayken yalnızca 1 eserini sattı (o da kardeşi Theo sayesinde) ve eserleri hiç kıymet görmedi. Ama o ileri görüşlüymüş ki, bugün onun eserlerinin kopyasının kopyası dahi milyonlar ediyor. Sanat hayatı oldukça zor olan Van Gogh deliliğinin aşırı dönemlerinde doğrudan tüpten boya yediği ve kulağını kestiği bilinir.

    8. Gustav Klimt – Avusturyalı.
    Altınyaldızlara boyanmış resimleri kesinlikle ona hastır. Kendi tarzını yaratan usta isim Avusturya dışına seyahat etmekten hoşlanmazdı ve elinden geldiğince bu durumdan da kaçardı. Seyahat korkusu olan Klimt, tren istasyonlarıyla başa çıkmaya hiç alışık değildi ve arkadaşları onu aktarma yapacağı trene kadar eşlik etmeseler asla binemezdi.

    9. Edvard Munch – Norveçli.
    Ekspresyonist tarzda resimler yapan sanatçı, ömrü boyunca kimsenin evinin ikinci katına girmesine izin vermedi. Ölümünden sonra burası açılınca zeminden tavana doğru istiflenmiş halde 1.008 resim, 4.443 çizim, 15.391 baskı, 378 litografi, 188 oyma baskı, 148 ağaç baskı, 143 litografik taş, 155 bakır plaka, sayısız fotoğraf ve tüm günlükleri oradaydı.

    10. Picasso.
    Abartılı, adeta büyükten büyük bir isim... Tutarsız ve sonu gelmez sevgi seliyle dolu bir yaşam. Kübizmin çığır açmış ismi, 1911 yılında Mona Lisa tablosunun çalınmasında bir bağlantısı vardı. Ayrıca gerçek bir pasaklı idi. Kağıt, makbuz, tuval, boş şişe ve ekmek kabuğundan oluşan yüksek yığınlar arasında çalışır ve yaşardı. Köpekler, kediler, fareler ve hatta küçük bir maymundan oluşan bir de koleksiyonu vardı.

    11.Artemisia Gentileschi .
    17. yüzyıl başında yaşamış gerçek bir şahsiyet, resim tarihine geçmiş az sayıdaki kadın ressamdan biri. Bugün Caravaggio’dan sonraki ressamlar kuşağının en önemli temsilcisi kabul edilen Gentileschi’nin resimleri hâlâ bakanı derinden etkiliyor. Dönemin diğer ressamlarının aksine fazlasıyla ateşli, yoğun, şiddetli tablolar onunkiler. En ünlüsü 1614 tarihli “Judith Holofernes’i Katlediyor”. Gentileschi güçlü ama incitilmiş kadın karakterler çizmesiyle de tanınıyor. Çoğu zaman mitolojiden ya da İncil’den kadın karakterleri resmetti.
  • -Saatin kaçi gösteriyor.
    -1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12
  • Yayımlanan materyallerin sayısı 2018 yılında, 2017 yılına göre %11,3 artarak 67 bin 135 oldu. Yayıncılar tarafından 2018 yılında; 61 bin 265 kitap, 391 elektronik kitap (DVD, VCD, CD), 5 bin 177 web tabanlı elektronik kitap, 28 konuşan kitap (kaset, CD, DVD) ve 274 diğer olmak üzere toplam 67 bin 135 materyal için ISBN alındı.

    Özel sektör tarafından yayımlanan materyal sayısı 2018 yılında, 2017 yılına göre %10,7 artarak 61 bin 607 oldu. Türkiye'de 2018 yılında yapılan yayımların %91,8'i özel sektör, %5,8'i kamu ve eğitim kurumları, %2,5'i ise sivil toplum kuruluşları tarafından gerçekleştirildi.

    Yayınlar konularına göre incelendiğinde; 2018 yılında yayımlanan materyallerin %32,2'si eğitim, %17,4'ü yetişkin kültür, %16'sı akademik, %15,8'i yetişkin kurgu edebiyat, %13,9'u çocuk ve ilk gençlik, %4,7'si ise inanç konulu olarak yayımlandı. Yayımlanan materyallerin %92,1'inin yayın dili Türkçe, %4,7'sinin İngilizce, %3,2'sinin ise diğer diller olarak gerçekleşti.

    Akademik konulu yayınların sayısı 2018 yılında, 2017 yılına göre %32 artarak 10 bin 751'e ulaşırken, eğitim yayınları ise %26,1 artarak 21 bin 628 oldu.

    Satılan kitap bandrolü sayısı 2018 yılında, 2017 yılına göre %0,7 artarak 410 milyon 641 bin 305 adet oldu.

    Kaynak: http://www.tuik.gov.tr/...ltenleri.do?id=30589
  • Ağzımızdan çıkanı kulaklarımız duyuyor mu⁉️

    1-YAPAMAM;
    Tüm yapabilme imkanlarınızı kısıtladınız.
    Başaracak güce sahip olsanız da artık başaramazsınız.

    2-OLMAZ;
    Olabilecek olan tüm olasılıkların önüne bir SET çektiniz. Olabilecek olasılıkları da devre dışı bırakarak bloke ettiniz. Artık ne yaparsanız ne kadar çabalarsanız çabalayın sistem devre dışı. Yapamazsınız.

    3- DEĞİŞMEZ;
    Böyle geldi böyle gider zihniyeti. Yapacak hiçbir gücünüz de kalmadı. Hatta daha da çektiniz negatiflikleri.

    4- HER ŞEY ÇOK KÖTÜ;
    İşte tüm iyi olasılıkları ve imkanları sildiniz.
    Hepsi uçtu gitti.

    5- GÜVENMEM = KİMSEYE ve HİÇBİR ŞEYE;
    Güvene dayalı tüm kapıları kapattınız.
    Tüm güven veren şeyler sizden uzaklaştı gitti.

    6- SEVMEM;
    Kalp merkezi tüm sevgi iletişimine dayalı şeylere kapandı. Kalp merkezi, duygular, hisler, sevgiye dair,
    sevgiye dayalı olan her şeye kapandı.

    7- İNANMIYORUM;
    Hiçbir şeyin dolduramayacağı bir boşluk oluşturdunuz.

    8- ŞANSSIZIM;
    Talihsizlikler yakanızı bırakmaz. İşleriniz ters gider,
    olacak işleriniz bir anda olmaz, herşey bozulur da bozulur. Şanssızım diyerek kötü şansı da çektiniz.
    Yani NEGATİF ÇEKİM YASASI çalıştı.

    9- HEP AYNI İNSANLAR,ARIZALAR,
    KÖTÜLER BENİ BULUR;
    Yeni insanların ve yeni işlerin hayatınıza girmesini bloke ettiniz. Yine NEGATİF ÇEKİM YASASINI çalıştırdınız.

    10-HEMEN HASTALANIRIM;
    İşte yine kendi kendinizi hasta etmek için BAĞIŞIKLIK sisteminizi bloke ettiniz. İlaç şirketleri için potansiyel biri oldunuz.

    11- KORKTUĞUM ŞEY BAŞIMA GELİR ,
    AKLIMA GELEN BAŞIMA GELİR;
    Ben medyum gibiyim. Falanca zaman rüya gördüm.
    kötü idi. Bak işte çıktı. Korkularınızın gerçekleşmesi için onu güçlendirdiniz.

    12- BIKTIM USANDIM;
    Olumsuz her şey sürekli olarak üstünüze üstünüze gelmeye başlayacak.

    13- NEYE ELİMİ ATSAM KURUR;
    Bereket kapılarını kapattınız. Rızık yok. Aşk yok.
    Para yok. Evlilik hayatı berbat. Yolda yürürken ayakkabınızın topuğu kırılır ya da arabayla giderken kaza yaparsınız.

    14- İMKANSIZ;
    Ben asla başaramam. Yine NEGATİF ÇEKİM YASASINI çalıştırdınız. Ne kadar çalışırsanız çalışın başarılı olamazsınız.

    15- BUNU ASLA AFFETMEYECEĞIM;
    Geçmişe takılı kaldınız ve artık özgür değilsiniz.

    Hepsinin tam tersini düşünün,
    HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK! 🙏🍀