• 512 syf.
    ·Puan vermedi
    Bu kitapla ilgili bir inceleme yazmak önce aklıma bile gelmemişti :) Bu sabah bir anda aklıma geldi romanda işlenen acılar ve birkaç kelime ile olsun konusuna değineyim dedim :)

    İngiltere, 1206 yılı, 16 yaşında üç senelik evli bir kadın, Kral John'un zorladığı işkence dolu bir evliliği yaşamaktayken leydi Johanna'ya kocası Baron Raulf'un ölüm haberi geliyor...

    Fakir halk değil sürekli zulme mâruz kalan! Kendini koruyamayacak durumda olan herkes zulümden payını alıyor! Güyâ medeniyetin beşiği olarak gösterilen ülke!.. Asiller de bu zulümden muaf değil! Özellikle kadınlar, kadınlar çok acımasızca zulüm altında... Kitapta tasvir edilen durumu anlatabilmek açısından kitabın ilk sayfalarından alıntılayacağım şimdi...

    AÇILIŞ
    Barnslay Manastırı, İngiltere, 1200

    "Kutsal Piskopos Hallwick, bize cennetteki ve dünyadaki hiyerarşiyi açıklar mısınız? Tanrı'nın Gözünde kim daha değerlidir?" diye sordu öğrenci.

    "Havâriler Tanrı'nın Gözünde daha değerli değiller mi?" diye sordu ikinci öğrenci.

    "Hayır" diye yanıtladı bilge piskopos. "Kadınların ve çocukların koruyucusu, mâsumların savunucusu baş melek Gabriel herkesten önce gelir."

    "Peki O'ndan sonra kim geliyor?" diye sordu ilk öğrenci.

    "Elbette, diğer bütün melekler," diye yanıtladı Piskopos. "Sonra başta Peter olmak üzere havâriler, ardından peygamberler, mûcize yaratanlar ve yeryüzünde Tanrı'nın sözlerini öğreten öğretmenler gelir. Cennette son sırada azizler bulunur."

    "Peki yeryüzünde en önemli kim, Piskopos Hallwick? Burada Tanrı'nın Gözünde en saygın olan kim?"

    "İnsan," diye yanıtladı Piskopos Hallwick hiç düşünmeden. "Ve insanların arasında en önemli ve saygın olan kutsal papamızdır."

    İki öğrenci bu dikteyi kafalarını sallayarak kabul ettiler. İki genç adamdan yaşça büyük olan Thomas ibâdethânenin dışındaki taş duvarın üzerinde oturduğu yerde öne doğru eğildi. Düşünceli bir şekilde kaşlarını çattı. "Papanın ardından Tanrı'nın Gözünde sırasıyla kardinaller ve emrindeki diğer insanlar gelir," diye araya girdi.

    "Öyle," diye O'na katıldı Piskopos, öğrencisinin tahmininden memnundu.

    "Peki önem sırasına göre onlardan sonra kim gelir? diye sordu ikinci öğrenci.

    "Elbette yeryüzündeki krallıkların hükümdarları," diye açıkladı Piskopos. Tahta sıranın ortasına oturup özenle süslenmiş siyah cübbesini yaydıktan sonra ekledi: "Kilisenin hazinesini besleyen liderler, elbette, kendi zevkleri için altın biriktirenlere kıyasla Tanrı Tarafından daha çok Sevilirler."

    Kutsal liderin öğütlerini dinlemek için üç genç adam daha da yaklaştı. Piskopos'un ayaklarının dibinde yarım dâire oluşturdular.

    "Sırada evli ve bekâr erkekler mi var?" diye sordu Thomas.

    "Evet," diye yanıtladı Piskopos. "Tüccarlar ve şeriflerle aynı konumdalar ama toprağa zincirli kulların üzerindelerdir."

    "Sonra kimler gelir, Piskopos?" diye sordu ikinci öğrenci.

    "İnsanın en sâdık dostu köpeklerle başlamak üzere hayvanlar gelir," diye yanıtladı Piskopos, ve beyinsiz öküzlerle son bulur. İşte böyle, yemininizi edip Tanrı'nın hizmetkârı olduğunuzda öğrencilerinize anlatacağınız bütün hiyerarşiyi size öğrettim."

    Thomas kafasını evet anlamında salladı. "Kadınları unuttunuz, Piskopos Hallwick. Tanrı'nın Gözünde onlar nerede yer alıyor?"

    Piskopos bu soruyu düşünürken kaşlarını ovuşturdu. "Kadınları unutmadım," dedi en sonunda. "Onlar Tanrı'nın Gözü'nde son sırada yer alırlar."

    "Beyinsiz öküzlerden sonra mı?" diye sordu ikinci öğrenci.

    "Evet, öküzlerden sonra gelirler."

    Yerde oturan üç genç adam hemen kafalarını evet anlamında salladılar.

    "Piskopos?" dedi Thomas.

    "Ne var, oğlum?"

    "Bize Tanrı'nın hiyerarşisini mi yoksa kilisenin hiyerarşisini mi anlattınız?"

    Piskopos bu soru karşısında şaşırdı. Ona dine hakâret gibi geldi. "İkisi de aynı şey, öyle değil mi?"

    Yüzyıllar önce yaşayan erkeklerin çoğu Tanrının Görüşleri'nin kilise tarafından her zaman doğru yorumlandığına inanırlardı...
  • Mevlâna çocukluk veya ilk gençlik yıllarında iken; babası Bahaeddin Veled Belh şehrinden
    ayrılmayı gerekli gördü. Bu yıllarda Belh'de siyasî istikrar bozulmuştu. Şehir 1198'de Gürlular'ın,
    1206'da Hârezmşahlar'ın eline geçmiş ve Moğol tehlikesi de baş göstermişti.
  • Abdüsselam: (1926-19..) Pakistanlı Fizik Bilgini ilk Nobel ödülü alan Müslüman Bilim Adamı.

    Ahmed Bin Musa: (10.yüzyıl) Sistem mühendisliğinin Öncüsü. Astronom ve Mekanikçi.

    Akşemseddin: (1389-1459) Pasteur önce Mikrobu bulan ilk bilim adamı. İstanbul’un fethinin manevi babasıdır. Fatih sultan Mehmet' in Hocasıdır.

    Ali Bin Abbas: (?-994) 1000 sene önce ilk kanser ameliyatını yapan bilim adamı. Kılcal damar sitemini ilk defa ortaya atan bilim adamıdır. Eski çağın en büyük hekimlerinden olan hipokratesin (Hipokrat) Doğum olayı görüşünü kökünden yıktı.

    Ali Bin İsa: (11.yüzyıl) İlk defa göz hastalıkları hakkında eser veren Müslüman Bilim Adamı.

    Ali Bin Rıdvan: (?-1067) Batıya tedavi metodlarını öğreten İslâm Âlimi.

    Ali Kuşçu: (?-1474) Ünlü Bir Türk astronomi ve matematik bilginidir.

    Ammar: (11.yüzyıl) İlk katarak ameliyatını kendine has biçimde yapan Müslüman Bilim Adamı.

    Battani: (858-929) Dünyanın en meşhur 20 Astronomundan biri, trigonometrinin mucidi, sinus ve kosinüs tabirlerini kullanan ilk bilgin.



    Beyruni: (973-1051) Dünyanın döndüğünü ilk bulan bilim adamı ümit burnu, Amerika ve Japonya’nın varlığından bahseden ilk bilim adamı. Beyruni Amerika kıtasının varlığını Kristof Colomb'un Keşfinden 500 sene önce bildirmiştir. Matematik, Jeoloji, Coğrafya, Tıp, Felsefe, Fizik, Astronomi gibi dallarda eserler yazmıştır. Çağın En Büyük Alimidir.

    Bitruci: (13.yüzyıl) Kopernik'e yol açan öncülük eden astronom bilim adamı.

    Cabir Bin Eflah: (12.yüzyıl) Ortaçağın büyük matematik ve astronom bilginidir. Çubuklu güneş saatini bulan ilk bilim adamıdır.

    Cabir Bin Hayyan: (721-805) Atom bombası fikrinin ilk mucidi ve kimyanın babası sayılır. Maddenin en küçük parçası atomun parçalanabileceğini bundan 1200 sene önce söylemiştir.

    Cahiz: (776-869) Zooloji İlminin öncülerindendir. Hayvan gübresinden amonyak elde etmiştir.

    Cezeri: (1136-1206) İlk sistem mühendisi ve ilk sibernetikçi ve elektronikçi Bilgisayarın babası; oysa bilgisayarın babası yanlış olarak İngiliz matematikçisi Charles Babbage olarak bilinir.

    Demiri: (1349-1405) Avrupalılardan 400 yıl önce ilk zooloji ansiklopedisini yazan alimdir. Hayat’ül Hayavan isimli kitabı yazmıştır.

    Dinaveri: (815-895) Botanikçi ve Astronom bir alim olarak bilinir.

    Ebu Kamil Şuca: (?-951) Avrupa’ya matematiği öğreten islam bilgini.

    Ebu'l Fida: (1271-1331) Büyük Bir bilgin tarihçi ve coğrafyacıdır.

    Ebu'l Vefa: (940-998) Matematik ve Astronomi bilginidir trigonometriye tanjant, kotanjant, sekant ve kosekantı kazandıran matematik bilginidir.

    Ebu Maşer: (785-886) Med-cezir olayını (gel-git) ilk keşfeden bilgindir.

    Evliya Çelebi: (1611-1682) Büyük Türk seyyahı ve meşhur seyahatnamenin yazarıdır.

    Farabi: (870-950) Ses olayını ilk defa fiziki yönden ele alıp açıklayıp izah getiren ilk bilgindir.

    Fatih Sultan Mehmet: (1432-1481) İstanbul’u feth eden ve Havan topunu icad eden yivli topları döktüren padişahtır. Fatih’in kendi icadı olan ve adı "şahi" olan topların ağırlığı 17 ton ve bakırdan dökülmüş olup 1.5 ton ağırlığındaki mermileri 1km ileriye atabiliyordu. Bu topları 100 öküz ve 700 asker ancak çekebiliyordu.

    Fergani: (9.yüzyıl) Ekliptik meyli ilk defa tesbit eden astronomi alimi.

    Gıyasüddin Cemşid: (?-1429) Matematik alimi. Ondalık kesir sistemini bulan çemşid cebir ve astronomi alimi.

    Harizmi: (780-850) İlk cebir kitabını yazan ve batıya cebiri öğreten bilgin. Adı algoritmaya isim oldu rakamları Avrupa' ya öğreten bilgin. Cebiri sistemleştiren Bilgin.

    Hasan Bin Musa: (-) Dünyanın çevresini ölçen, üç kardeşler olarak bilinen üç kardeşten biri..

    Hazini: (6-7.yüzyıl) Yerçekimi ve terazilerle ilgili izahlarda bulunan bilgin.

    Hazerfen Ahmed Çelebi: (17.yüzyıl) Havada uçan ilk Türk. Planörcülüğün öncüsü.

    Huneyn Bin İshak: (809-873) Göz doktorlarına öncülük yapan bilgin.

    İbni Avvam: (8.yüzyıl) Tarım alanında ortaçağ boyunca kendini kabul ettiren bilgin.

    İbni Battuta: (1304-1369) Ülke ülke , kıta kıta dolaşan büyük bir seyyah.

    İbni Baytar: (1190-1248) Ortaçağın en büyük botanikçisi ve eczacısıdır.

    İbni Cessar: (?-1009) Cüzzam hastalığının sebep ve tedavilerini 900 sene önce açıklayan Müslüman doktor.

    İbni Ebi Useybia: (1203-1270) Tıp Tarihi hakkında eşsiz bir eser veren doktor.

    İbni Fazıl: (739-805) 12 asır önce ilk kağıt fabrikasını kuran vezir.

    İbni Firnas: (?-888) Wright kardeşlerden önce 1000 sene önce ilk uçağı yapıp uçmayı gerçekleştiren alim.

    İbni Haldun: (1332-1406) Tarihi ilim haline getiren sosyolojiyi kuran mütefekkir. Psikolojiyi tarihe uygulamış, ilk defa tarih felsefesi yapan büyük bir islam tarihçisidir. Sosyolog ve şehircilik uzmanı.

    İbni Hatip: (1313-1374) Vebanın bulaşıcı hastalık olduğunu ilmi yoldan açıklayan doktor.

    İbni Havkal: (10.yüzyıl) 10 asır önce ilmi değeri yüksek bir coğrafya kitabı yazan alim.

    İbni Heysem: (965-1051) Optik ilminin kurucusu büyük fizikçi. İslam dünyasının en büyük fizikçisi, batılı bilginlerin öncüsü, göz ve görme sistemlerine açıklık kazandıran alim. Galile teleskopunun arkasındaki isim.

    İbni Karaka: (?-1100) Dokuzyüz yıl önce torna tezgahı yapan bilgin.

    İbni Macit: (15.yüzyıl) Ünlü bir denizci ve coğrafyacı. Vasco da Gama onun bilgilerinden ve rehberliğinden istifade ederek hindistana ulaştı.

    İbni Rüşd: (1126-1198) Büyük bir doktor, astronom ve matematikçidir.

    İbni Sina: (980-1037) Doktorların sultanı. Eserleri Avrupa üniversitelerinde 600 sene temel kitap olarak okutulan dahi doktor. Hastalık yayan küçük organizmalar, civa ile tedavi, pastör'e ışık tutması, ilaç bilim ustası, dış belirtilere dayanarak teşhis koyma, botanik ve zooloji ile ilgilendi, Fizikle ilgilendi, jeoloji ilminin babası.

    İbni Türk: (9.yüzyıl) Cebir’in temelini atan İslam bilgini.

    İbni Yunus: (?-1009) Galile'den önce sarkacı bulan astronom.

    İbni Zuhr: (1091-1162) Endülüs’ün en büyük Müslüman doktorlarından asırlarca Avrupa'da eserleri ders kitabı olarak okutuldu.

    İbnünnefis: (1210-1288) Küçük kan dolaşımını bulan ünlü İslam alimi.

    İbrahim Efendi: (18.yüzyıl) Osmanlılarda ilk denizaltıyı gerçekleştiren mühendis.

    İbrahim Hakkı: (1703-1780) Büyük bir sosyolog, psikolog, astronom ve fen adamı. En ünlü eseri marifetnâme, Burçlardan, insan fizyoloji ve anatomisinden bahsetmiştir.

    İdrisi: (1100-1166) Yedi asır önce bügünküne çok benzeyen dünya haritasını çizen coğrafyacı.

    İhvanü-s Safa: (10.yüzyıl) çeşitli ilim dallarını içine alan 52 kitaptan meydana gelen bir ansiklopedi yazan ilim adamı. Astronomi , Coğrafya, Musiki, Ahlâk, Felfese kitapları yazmıştır.

    İsmail Gelenbevi: (1730-1791) 18 yüzyılda Osmanlı’ların en güçlü matematikçilerinden.

    İstahri: (10.yüzyıl) Minyatürlü coğrafya kitabı yazan bilgin.

    Kadızade Rumi: (1337-1430) Çağını aşan büyük bir matematikçi ve astronomi bilgini. Osmanlının ve Türklerin ilk astronomudur.

    Kambur Vesim: (?-1761) Verem mikrobunu Robert Koch'dan 150 sene önce keşfeden ünlü doktor.

    Katip Çelebi: (1609-1657) Osmanlılarda Rönesansın müjdecisi coğrafyacı ve fikir adamı.

    Kazvini: (1203-1283) Ortaçağın Herodot'u Müslümanların Plinius'u, astronom ve coğrafyacı bilgin.

    Kemaleddin Farisi: (?-1320) İbni Heysem ayarında büyük İslam matematikçisi, fizikçi ve astronom.

    Kerhi: (?-1029) İslam Matematikçilerinden.

    Kindi: (803-872) İbni Heysem'e kadar optikle ilgili eserleri kaynak olan bilgin. Fizik, felsefe ve matematik alanında yaptığı hizmetleri ile tanınmıştır.

    Kurşunoğlu Behram: (1922-?) Genelleştirilmiş izafiyet teorisini ortaya atan beyin güçlerimizden. Halen Prof.Behram Kurşunoğlu Amerika’da Florida Üniversitesinde teorik fizik merkezinde başkanlık yapmaktadır

    Lagarî Hasan Çelebi: (17.yüzyıl) Füzeciliğin atası, Osmanlılarda ilk defa füze ile uçan bilgin.

    Macriti: (?-1007) Matematikte başkan kabul edilen Endülüslü Matematikçi ve astronom.

    Mağribi: (16.yüzyıl) Çağının en büyük matematikçilerinden. Mağribinin eseri olan Tuhfetü'l Ada isimli kitabında üçgen, dörtgen, daire ve diğer geometrik şekillerinin yüz ölçümlerini bulmak için metodlar gösterilmiştir.

    Maaşallah: (72?-815) Meşhur İslam astronomlarındandır. Usturlabla İlgili ilk eseri veren bilgindir.

    Mes'ûdi: (?-956) Kıymeti ancak 18. 19. Yüzyıllarda anlaşılan büyük tarihçi ve coğrafyacı. Mesudi günümüzden 1000 sene önce depremlerin oluş sebebini açıklamıştır. Mesûdinin eserlerinden yel değirmenlerinin de Müslümanların icadı olduğu anlaşılmıştır.

    Mimar Sinan: (1489-1588) Seviyesine bugün dahi ulaşılamayan dahi mimar. Mimar Sinan tam manası ile bir sanat dahisidir.

    Muhammed Bin Musa: (9.yüzyıl) Dünyanın Çevresini ölçen 3 kardeşten biri. Matematikçi ve astronom.

    Mürsiyeli İbrahim: (15.yüzyıl) Piri reisten 52 sene önce bugünkü uygun Akdeniz haritasını çizen haritacı. Günümüzden 500 sene önce kadar önce yaşamıştır.

    Nasirüddin Tusi: (1201-1274) Trigonometri sahasında ilk defa eser veren, Merağa rasathanesini kuran, matematikçi ve astronom.

    Necmeddinü-l Mısri: (13.yüzyıl) Çağının ünlü astronomlarından.

    Ömer Hayyam: (?-1123) Cebirdeki binom formülünü bulan bilgin. Newton veya binom formülünün keşfi Ömer Hayyam’a aittir.

    Piri Reis: (1465-1554) 400 sene önce bu günküne çok yakın dünya haritasını çizen büyük coğrafyacı. Amerika kıtasının varlığını Kristof Kolomb 'dan önce bilen ünlü denizci.

    Razi: (864-925) Keşifleri ile ün salan asırlar boyunca Avrupa'ya ders veren kimyager doktor ünlü klinikçi. Devrinin En büyük bilgini İbni Sina ile aynı ayarda bir bilgin.

    Sabit Bin Kurra: (?-901) Newton' dan çok önce diferansiyel hesabını keşfeden bilgin. Dünyanın çapını doğru olarak hesaplayan ilk İslam bilgini. Matematik ve astronomi alimi.

    Sabuncu Oğlu Şerefeddin: (1386-1470) Fatih devrinin ünlü doktor ve cerrahlarındandır. Deneysel fizyolojinin öncülerindendir.

    Seydi Ali Reis: (?-1562) Ünlü bir denizci, matematik ve astronomi alimidir.

    Şemsettin Halili: (?-1397) Büyük bir astronomi bilginidir.

    Şihabettin Karafi: (?-1285) orta çağın en büyük fizikçi ve hukukçularından.

    Takiyyüddin Er Rasit: (1521-1585) İstanbul rasathanesi ilk kuran çağından çok ileride asrın önde gelen astronomi alimidir.

    Uluğ Bey: (1394-1449) Çağının en büyük astronomu ve trigonometride yeni çığır açan ünlü bir alim ve hükümdar.

    Zehravi: (936-1013) 1000 sene önce ilk çağdaş ameliyatı yapan böbrek taşlarının nasıl çıkarılacağını ve ilk böbrek ameliyatını gerçekleştiren bilim adamı..

    Zerkali: (1029-1087) Keşif ve hizmetleri ile ün salmış astronomi alimidir.
  • Birûni

    - 1051

    Yoğunluk aleti piknometre, matametikte kosinüs formülü, sekant, kosekant kavramaları ve üçgenin alan formülleri[2][3][4]

    Ebu'l-Vefa

    940-988

    İlk göz ameliyatı, bağırsağın ameliyat dikişlerinde kullanılması, ameliyat sonrası oluşan iltihapları çıkaran seton (kıl fitili) [5]Petrolün ilk defa damıtılıp naft adı altında kullanılmaya başlanması[6]

    Ebu Bekr Zekeriyya Râzi

    865-925

    İlk robotlar ve sibernetik ilmi. Ayrıca pistonlu motorlarda kullanılan ve doğrusal hareketi dönme hareketine çeviren krank mekanizması.[7][8]

    El Cezeri

    -1206

    Çeliklerde paslanmanın önlenmesini sağlama.[9] Maddenin en küçük parçasının cüz-ü la yetecezza (atom) olarak tarifi ve parçalandığında Bağdat'ın altını üstüne getirebilecek enerjiyle yüklü olduğunun tespiti[10]

    Cabir Bin Hayyan

    - 815

    Barutla çalışan iki katlı ve yedi kollu bir roketle, 2.5 km yol katederdek uçuş denemesi yapılması[11]

    Lagari Hasan Çelebi

    1633

    Dünya'nın Güneş etrafındaki dönüşünün 365 gün 6 saat 9 dakika 6 saniye olduğunun günümüzdeki değerden sadece 58 saniyelik farkla hesaplanması[12]

    Uluğ Bey

    1393-1449

    Newton'dan 500 yıl önce yerçekimi ivmesinin bulunması[13]

    Hazini

    1100-1155

    Görme hâdisesi ve anatomisinin açıklanması; karanlık oda, mercek, prizma, aynalar, optik, atmosfer basıncı, atmosfer tabakasının kalınlığı gibi konularda öncü çalışmalar[14]

    Ebu'l-Heysem

    965-1051

    Einstein'dan 1100 yıl önce rölativite (izafiyet-görecelik) teorisinin ortaya atılması[15][16]

    Ebu Yusuf El Kindi

    796-872

    Kaynak: VİKİPEDİ

    ^ El-Biruni (973 - 1051)

    ^ “Modern Bilimin Müslüman Öncüleri”, http://www.mercek.org

    ^ Şaban Döğen, “Müslüman İlim Öncüleri”, Yani Asya neşriyat, İstanbul, 2004.

    ^ İslâm Dünyasının Mucitleri” Focus, Sayı:2005/01-112414 Ocak 2005.

    ^ Prof. Dr. Mehmet Bayraktar, “İslam’da Bilim ve Teknoloji Tarihi”, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınlar, Ankara, 2000.

    ^ Prof. Dr. Mehmet Bayraktar, “İslam’da Bilim ve Teknoloji Tarihi”, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınlar, Ankara, 2000.

    ^ Şaban Döven, “Müslüman İlim Öncüleri”, Yani Asya neşriyat, İstanbul, 2004.

    ^ İslâm Dünyasının Mucitleri” Focus, Sayı:2005/01-112414 Ocak 2005.

    ^ Prof. Dr. Mehmet Bayraktar, “İslam’da Bilim ve Teknoloji Tarihi”, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınlar, Ankara, 2000.

    ^ Şaban Döven, “Müslüman İlim Adamları”, Yani Asya neşriyat, İstanbul, 2004

    ^ İslâm Dünyasının Mucitleri” Focus, Sayı:2005/01-112414 Ocak 2005.

    ^ Şaban Döven, “Müslüman İlim Adamları”, Yani Asya neşriyat, İstanbul, 2004

    ^ Şaban Döven, “Müslüman İlim Öncüleri”, Yani Asya neşriyat, İstanbul, 2004.

    ^ Şaban Döven, “Müslüman İlim Adamları”, Yani Asya neşriyat, İstanbul, 2004

    ^ M. Bayraktar, Kindi ve Einstein’e Göre Rölativite ve Benzerlikleri. Bilim ve Teknik, C.XIII. sayı 153.1980.

    ^ Ebu Rida, M., Kindi ve Falsafatü’l-Ula, Kahire 1950, c.l, s.119.
  • 1206'da vuku bulan büyük Moğol Kurultayı'nda Şaman Kukçe, Tanrı'nın emriyle konuştuğunu bildirerek Timuçin'e, "Cengiz Han" ismini verip Tanrı'nın ona ve oğullarına cihan hakimiyetini verdiğini söyler. Cengiz Han da bu Şamana en yüksek dini unvan olan "Teb-tengri" adını verir. Resmi devlet kurultayında Şamanın etkin rolü bu inanç sisteminin Moğol döneminde resmileştiğini kanıtlar. Ü. Hassan'ın, Cengiz Han'ın defnedilme töreniyle ilgili V. Bartold'dan aktardığı bir bilgiye göre, tabutun önünde at üstünde kadın Şamanlar gitmişlerdir.
  • 590 syf.
    ·Puan vermedi
    Eser, dünyanın en büyük fatihlerinden olan Cengiz Han'ın yaşam hikayesini anlatıyor; henüz Cengiz olmadan önce (Yani Temuçin iken) yaşamın zorluklarını, babasızlık ve ihanetin acı yüzünü tadan bu küçük çocuk, günün birinde dünyanın en büyük fatihlerinden birisi olacaktı...

    Temuçin'in, 1206 Kurultayı'nda Cengiz Han olmasıyla beraber, Asya'nın doğusu; Mançurya ve Kore'nin ilhakı gerçekleşmişti. Çeşitli Türk kavimleri (Kırgız, Uygur) itaat altına alınmış, Maveraünnehir ve Harezm bölgesi talan edilmişti. Çin'in kuzey bölgesi de alındıktan sonra Cengiz Han, dünya hakimiyetini az çok gerçekleştirmişti...

    Yukarıda da kısaca özetlediğim gibi, kitabın ilk kısımları Cengiz Han'ın siyasi faaliyetlerine değiniyor; onun 1227'de ölümünden sonra ardılları ve onların kurdukları devletlerin siyasi tarihleri aktarılıyor.

    Yazar Jean Paul Roux, başlangıç kısmında Cengiz Han'ın menşei mevzusuna da değiniyor; burayı özellikle belirtmek istiyorum, zira günümüzde üçüncü sınıf Türkçü kesim tarafından Türk olarak kabul edilen bu adamın (Cengiz Han) Türklük ile bir alakası bulunmadığını dönemin kaynakları (Moğolların Gizli Tarihi, Cüveyni, Reşideddin vs) belirtmekte.
    Hâlâ Cengiz'in Türk olduğunu iddia eden varsa da kitabın ortalarında, Türkistan katliamları ile ilgili kısımların okunmasını şiddetle tavsiye ederim. (Sultan Sancar, Gazneli Mahmut ve Muhammed Harezmşah'ın mezarlarının talan edilip yakılması mevzusu bile yeterli olacaktır)


    Cengiz, 1227'de ölünce ardılları miras kalan büyük imparatorluktan çeşitli devletler meydana getirmişlerdir. Iran'da Ilhanlılar, Deşti Kıpçak sahasında Altın Ordu, Çin'de Kubilay Hanlığı, Cengiz'in oğulları ve torunları tarafından idare edilmiştir.
    Kitabın ilerleyen kısımları da bu devletlerin siyasi tatihlerine ayrılmış ve güzel bir şekilde anlatılmış.

    Özellikle Moğol tarihi ile alâkalı olanların mutlaka okuması gereken bir kitap; verdiği bilgiler kaliteli, bilgilerin dönemin kaynaklarına dayanması, eseri daha kıymetli hale getiriyor. Tabii yer yer yazarın da tarafsız kalamadığı durumlar olmuş; özellikle Islâm ve Müslümanlar konusunda bu öznellik biraz hissediliyor.

    Hulâsa bu alanla ilgili okunabilecek güzel bir çalışma olmuş; meraklısına tavsiye edilir.