Çocukken benim için lüks, kürk mantolar, uzun elbiseler ve deniz kıyısındaki villalardı. Daha sonra, bunun entelektüel bir yaşam sürmek olduğuna inandım. Şimdi bana öyle geliyor ki lüks aynı zamanda, bir erkeğe ya da bir kadına olan tutkuyu yaşayabilmektir.
Sonra, eve döndüğünden beri, akrabasına karşı olan sevgisinin daha başka bir hal aldığına dikkat etti:
-Acaba, hep alışkanlık mı? Hep yanımızdakileri mi seviyoruz? dedi.
Carstensen, beynin duygu merkezlerinden biri olan amigdalanın, genç katılımcılarda hem olumlu hem de olumsuz görüntüler karşısında aktif hale geldiğini, diğer yandan yaşlı katılımcılarda amigdala aktivitesine yalnızca olumlu görüntüler söz konusu olduğunda rastlandığını bulguladı. Carstensen'in iddiasına göre yaşlı katılımcılar, prefrontal kortekslerini, olumsuz uyaranlar karşısında amigdalayı devre dışı bırakacak şekilde eğitmişlerdi. Bu yaşlı katılımcıların genç katılımcılardan daha mutlu olmalarının sebebi daha iyi koşullarda yaşamaları değildi. Onları daha mutlu kılan, beyinlerini olumsuz olanı önemsemeyip olumlu olanın tadını çıkaracak şekilde yeniden yapılandırmış olmalarıydı. Somut herhangi bir değişikliğe gitmeksizin sadece dikkatlerini ustalıkla yöneterek dünyalarını daha yaşanır kılabiliyorlardı.
Saydım, tam beş yüz altmış üç tane şarkı biliyorum. Ezbere. Bir sürü dilde.
Buna rağmen yine de ölür müyüm dersin çocuğum? Sana çocuğum diyebilirim değil mi doktorcuğum?