Kitabı elime aldığımda hiç bu kadar keyifle okuyacağımı düşünmemiştim. Samimiyetle yazılmış birbirinden güzel öykülerle karşılaşıp, hem kahkaha atıp hem de boğazımın düğüm düğüm olacağını da...
Bozkırda açılmış bir gül misali bütün öyküler emek emek örülmüş: "Bazısında yokluk, bazısında gariplik kokusu..."
Bir çırpıda bitirdiğim kitabı öyküseverlere içtenlikle tavsiye ederken, benim gibi daha az öykü okuyanların mutlaka okumalarını, Mustafa Çiftci'yle tanışmalarını isterim.
Hiç bitmesini istemesem de, "kedere neşe katarak" anlattığı hikâye kahramanlarından canım Mamay'a burnumun direği sızım sızım sevgilerimi yollayıp, Nuruş'la bir deniz kenarında buluşma umudumu içimde saklayıp, gülümseyerek kapattım kitabın kapağını...