• Yalnızlık limanına demir atmış birini,
    Yokluğunuzla korkutamazsınız.
    Yazılan tarih ; 04.12.2018 saat ; 10.45

    Sevdiğim insanı kaybetmekten korkuyorum.
    Yazılan tarih ; 15.11.2019 saat ; 15.32

    Düşünceler değişebilir zamanla,
    Ama ertelemek çözüm değildir asla...
  • 02.08.14 15:34
    İki senenin ardından ilk defa sarıldığımız günü hatırlıyor musun? Kalbim az daha yerinden çıkacakdı. Hayatımın o anına kadar öyle bi duyguyu yaşamamıştım. Şuan yine aynı şekilde sıkışık sol yanım. İnsanlar buna aşk diyor sanırım. Ama artık benim bu aşka dayanacak gücüm kalmadı.
    Benim ömrümde her şeyim çok geç oldu. Hiç bir şeyim tam zamanında gerçekleşmedi. Bir sen hariç. Sen, sen çok erken geldin be bana. Ben seni çok erken buldum. Bilgisiz buldum en saf duygularla buldum ben seni. Kafasında sadece bi sen olan bi oğlan oldum. Tabiki böyle oluncada yine bir çok şeyi yaşayamadım yaşayamadık. Bir çok şeyi tecrübe edemedim belki. Yine bişeyleri çok geç tecrübe edinme fırsatım oldu. Ama tabiki normal zamanında olmadığı için her şey sarpa sardı. Kızdığını biliyorum ama benim istemediğin şeyleri yapıyo olmam belki daha önce hiç yapamamış olmamdı. O duyguların bastırılmış haliydi belkide.
    Ne yaşamış olursam olayım, ne kaybetmiş olursam olsun ben senle olmakdan asla pişman olmadım. Sen bana çok erken geldin ve şimdi bende bir senenin ardından senden çok geç gidiyorum. Şunu unutmaki ben seni gerçekten sevdim. İnsan sevdiğini unutmak için sevmiş olamaz, aşk bu olamaz. Hala sol yanımda biyerlerde olmaya devam edeceksin. Bunlar sana son göz yaşlarım. Hoşçakal ilk göz ağrım, ilk aşkım...
    20.08.2019 04:30
  • 192 syf.
    ·Puan vermedi
    Bu videodan Yusuf Atılgan'ın bütün kitapları hakkında filozof ve psikanalistler eşliğinde bilgi edinebilirsiniz: https://youtu.be/N7qPdz3QdlE

    "Aylak Adam, boyuna gerçek bir sevgi arıyor. Bence aradığı sevgi dünyada yoktur." Yusuf Atılgan

    Hepimiz hayatlarımızın bir döneminde de olsa mutlaka gerçek sevgiyi aramışızdır. Onu tek tutunacak dalımız yapmak istemişizdir, çünkü toplumda o kadar ikiyüzlü ve gülünç olan şeylerin yanında tutunmaya değer olan tek şey gerçek sevgidir. Fakat olmayan bir şeyi aramak da neyin nesidir?

    Yusuf Atılgan olmayanı arayanlardan biriydi. Sırf bu yüzden o güne kadarki roman türlerine karşı çıkan Yeni Roman türünde eser vermeye başladı. Aslında 50li yıllarda Demokrat Parti ile gelen kentleşmenin etkilerinden sonra 60lı yıllarda dünyada anarşizm, hippicilik, doğallık gibi bireysel özgürlük akımlarının özellikle genç kuşağı etkilediği yıllardan bahsedersek şiirde İkinci Yeni ve romanda da Yeni Roman gibi akımların da nereden geldiğini biraz olsun anlayabiliriz.

    Peki neden Yusuf Atılgan geçmişin romanına karşı çıkmak istedi? Neden C. adlı bir karakter tasarladı? Neden C nokta? Neden toplumun kalıplarına karşı çıkmak için savaştı?

    Hegel’e göre yabancılaşma; insanın bireysel yaratıcılık ve bireyin kendisini tanıma sürecinin bir parçasıdır. Yani ne kadar içine dönersen toplumuna da doğal olarak o kadar tavır almış olursun. Biz de iç özümüzü, toplumumuzdan yabancılaştığımız kadar kendi entelektüel sürecimizi tanımamızın ürünü olarak 1000Kitap İstanbul Okuma Grubu 'nu örnek gösterebiliriz. Aylak Adam'daki C. karakteri bizim grubumuza katılmış olsaydı muhtemelen her toplantıya katılırdı.

    Şimdi, biraz daha derinlere inelim. Çünkü C. derin bir adam. Aylak olduğu kadar derin de...

    Gerçekliğin varlığı, anlam vermeye dayanır; anlam verebilmek ise, anlam veren bir şeyi şart koşar. İşte bu anlam veren şey C. karakterine göre salt bilinçtir; salt bilinç sayesinde ona göre nesneler varolabilirler. C'nin arayışı da salt bilincinin özüdür, Anayurt Oteli 'ndeki Zebercet'in yalnızlığı da onun salt özüydü misal. Canistan 'daki Selim için de erkeklik ve kendi iktidarını kanıtlamak onun salt özüydü.

    Husserl'ın fenomenolojisine göre, şeyler bizim dışımızda varolmaz, onların hepsi bilinçte kurulur. Roman kişileri nesnelerle olan ilişkilerinden dolayı orada bulundukları için kim oldukları ve ne oldukları artık önemli olmamaktadır. Bu nedenle onlara verilecek isimlerin artık eskisi gibi bir önemi, anlamı olmayacaktır. İşte bu yüzden, Atılgan'ın da severek okuduğu bir yazar olan Franz Kafka 'nın Dava ve Şato adlı romanlarında K. adlı bir karakter ya da Atılgan'ın romanında C. ve B. gibi karakterler olmasının nedeni aslında budur. Çünkü esas olan bilinçtir. Hadi bilinç kazısı yapalım!

    Bilinç akışı türünü pek çoğunuz duymuşsunuzdur, William Faulkner , James Joyce , Virginia Woolf vb. yazarların pek sevdiği bir edebi tarzdır hatta. Peki neden bilinç akışı? Neden bilinç akıyor?

    Fenomenolojide bilince gerçek görünen gerçektir. Husserl’e göre de nesneler, zihni ilişkiler ve edimler yoluyla nesneler olarak inşa edilmektedirler. E tamam işte. İnsan bilinci de bu nesnelerin gerçekliğini bizzat kuran değil midir? İnsan öznesi merkezleşirken deneyim dışında kalan veya bilince içkin olmayan her şeyin dışlanması, görmezlikten gelinmesi veya paranteze alınması, dış dünyanın yalnızca ama yalnızca bilincin içeriğine indirgenmesi C.'nin bu kadar hızlı kurguya sahip ve daldan dala atlayan bir hayata sahip olmasını, Zebercet'in otel resepsiyonunda işlerini görürken aklına sürekli başka şeyler gelmesini -ve Atılgan'ın da bunları inatla okuruna yansıtmasını- açıklamaz mı? Atılgan da zaten bu yüzden geçmişin romanına ve topluma karşı çıkmak istedi. Çünkü Yeni Roman türü de insanın zihinsel süreçlerini nesneleştirerek yansız bir biçimde anlatırdı. Atılgan'ın hiçbir zaman taraf tuttuğunu göremezdiniz.

    Herkesin birbirine benzediği, herkesin çeşitli bıyıklara, topuklara ve boyalara sahip olmayı arzuladığı bu toplumda Atılgan neden sürekli bıyık, boya, topuklu ayakkabılar gibi leitmotifleri kullanmıştır diye sorabilirsiniz, bu en doğal hakkınızdır. Biz, bir cevap çabası içerisinde bulunduk.

    Oedipus kompleksine göre, erkek çocuk annesine duyduğu aşırı sevgi sonucunda babasının yerine geçme isteğini saplantılaştırır. C.'nin babasının Zehra Teyze ile yaşadığı ilişkiden dolayı baba iktidarına duyulan öfke ve babanın bıyıklarını buruması C.'de baba iktidarını eline alma ihtiyacını doğurur. C. için Zehra Teyze, annesinin yerine geçen ideal bir seksüel objedir. Zebercet için ortalıkçı kadın, annesinin yerine geçen ideal bir seksüel objedir. Selim için Esma, Maslow ihtiyaçlar hiyerarşisinin sevişme ihtiyacını karşılayan ideal bir seksüel objedir. Aslında doktorların genellikle nevrozların tam bir sebebini bulamamaları, yani sebebini bulamadıkları olaylara nevroz demeleri gibi Freudçu bakış açısına göre bu seksüel objeler belki birer nevrozdurlar?

    İnsanların aynı tiplerde olmaları ve her durumda bunu korumaya çalışmaları C.‘yi yorar. Herkesin bıyıklı, boyalı ve topuklu görünüp birbirine benzeyen klonları andırması, toplumu ve bütünü reddetme ihtiyacını gerektirir. Tüm bunlar Kierkegaard'ın toplumdan uzaklaşmayı öğütleyen varoluşçuluğu gibi C.yi de toplumdan uzaklaştırıp kendisine yönelten şeylerdir.

    C. sanki Nietzsche gibi davranır :
    ‘’Siz de ahlâkınız da tamamen saçmalık, tamamıyla şartlanmış, hiçbir iyi niyet barındırmayan davranışlar bunlar.’’ der Nietzsche. C. toplumun benimsediği tüm değerleri sahte ve gülünç bulduğu için yalnızdır. Ona göre bıyıklar, boyalar ve topuklar iyi niyet barındıran, içten gelen davranışlar değildir. Zaten bunu en başta kendisi bize söylemiştir:

    "Onlar kalıplarının içinde rahat. Onlardan değilim ben." (s. 144)

    Farklı bir soru olarak, neden Atılgan'ın kitaplarında bu kadar cinsellik ögesi var diye soracak olabilirsiniz, bu da en doğal hakkınızdır. Fakat biz değerli 1000Kitap İstanbul Okuma Grubu ile bu konuyu da konuşup bir çözüme ulaştırdık. Atılgan’a göre romandaki kişi, klâsik roman kahramanlarının toplumsal örnek oluşturmalarının aksine, psikolojik sorunları, yaşadıkları ve yaşamadıklarıyla, takıntılarıyla ele alınmalıydı romanda. Gezen, uyuyan, çişi gelen, aksıran, gaz çıkaran, cinsel dürtüleri olan Selim, C. ve Zebercet gibi kişiler yer almalıydı romanda. Ona göre kötü yazar, romanına yasak bölgeler koyan yazardı.

    Biz de, yani 1000Kitap İstanbul Okuma Grubu olarak biz de, metropollerde yaşayan insanlarızdır. Biz de aylak adam ve aylak kadın olmak için çaba sarf edenlerizdir. "Flaneur", aylak aylak kalabalıktan bağımsız gezen adam tiplemesidir. Fakat ne yazık ki toplum normları buna pek izin vermemiştir. Çünkü her gün sabah 8-akşam 5 işe gidip her gün toplumun kalıplarının içinde bir sıvının bulunduğu kabın şeklini alması gibi bir hayat yaşayınca, insan kendi bilincinden ve kendini tanıma sürecinden de uzaklaşırdı. Hatta Moda Çay Bahçesi'nde buluşmak isterken kitap misyonerliği yapıyoruz diye kovulurduk...

    İşte biz de ayda 1 kere bile olsa bu bilinçten, bu kendini tanıma ve arayış bilincinden uzaklaşmamak için toplanıyoruz. Yukarıda yazılanlar tek kişinin değil, onlarca kişinin konuştuklarının size bir yansımasıdır. Aynı C.'nin salt özünün bilinç olması, Zebercet'in salt özünün yalnızlık olması, Selim'in salt özünün erkeklik iktidarı olması gibi İstanbul'un da salt özü 1000Kitap İstanbul Okuma Grubu kitap buluşmalarıdır. Eğer siz de bizimle birlikte koskoca bir metropolün içerisinde kendi bilincinizi kovalamak ve kendi aylaklığınızın sınırlarını keşfetmek isterseniz kapımız her daim açıktır.

    İşte o aylak insanlar:
    1- Oğuz Aktürk
    2- Ebru Ince
    3- Osman Y.
    4- Bülent
    5- Yunus
    6- Esra Koç
    7- Primadonna
    8- Arzu K. ve eşi
    9- Uğur De Molinari
    10- Nilüfer ve kızı İnci Ç
    11- Keyik Nurcanova
    12- ersal demirayak
    13- Zafer Kaçar
    14- CEYLAN*
    15- Moiz Efendi

    Bize görüntülü konuşmayla katılan esas aylak:
    1- Turhan Yıldırım

    Gelmesi beklenen aylak:
    1- Hacı Seydaoğlu

    İşte o aylakların görüldüğü rivayet edilen fotoğraflar:
    https://i.ibb.co/...8-04-at-17-20-03.jpg
    https://i.ibb.co/pv422F2/sfsd.jpg
    https://i.ibb.co/...aa581-1564953646.jpg
    https://i.ibb.co/r0BcLCy/ssf.jpg
    https://i.ibb.co/WK66rFb/bbvvcc.jpg
    https://i.ibb.co/...2bd04-1564953707.jpg
    https://i.ibb.co/0MvC3sz/sdfsdsd.jpg
    https://i.ibb.co/...ea56d-1564953663.jpg

    En tatlı aylak:
    https://i.ibb.co/...6237c-1564953730.jpg

    KAYNAKÇA:
    * Aylak Adam , Yusuf Atılgan
    * Anayurt Oteli , Yusuf Atılgan
    * Canistan , Yusuf Atılgan
    * Yusuf Atılgan'a Armağan , Kolektif
    * Aylak Adam'dan Anayurt Oteli'ne, Berna Moran yazısı
    * YUSUF ATILGAN: Aylak Adam ve Anayurt Oteli, Ömer Şentürk makalesi
    * Aylak Adam ve Oedipus Sendromu, Ebuzer Çalışkan makalesi
    Yusuf Atılgan'ın romanlarında kahraman tipolojisi, İrfan Murat Yıldırım dergi yazısı
    * Aylak Adam ve Anayurt Oteli’ne Psikanalitik Yaklaşım: Atılgan’ın Oidipal Roman Kişileri Olarak C. ve Zebercet
    * Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam Romanı ve A…’dan C.’ya (A üç noktadan C noktaya) Roman kişisi, Ali Büyükaslan makalesi
    * Aylak Adam ve Anayurt Oteli'nde Modernleşme ve Batılılaşmanın Sembolik Görünümü, Ensar Yılmaz ve Ayhan Şahin makalesi
    * Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam Kitabındaki Yabancılaşma İzlenimleri, Büşra Fidancı makalesi
    * Canistan'da iktidarın hem bedeli hem ödülü olarak: Erkeklik, Pelin Aslan makalesi
    * Yusuf Atılgan’ın Canistan Adlı Romanında Bir Anti-Kahraman: Selim, Zübeyde Şenderin yazısı
  • Bir edebiyat grubundan bulup paylaştım. Okumak isteyenler için güzel bir liste olduğunu düşünüyorum. Umarım beğenirsiniz:

    1) Temmuz 2017 = Kuşlar Yasına Gider
    2 ) Ağustos 2017= 1984
    3) Eylül 2017 = Sevgili Arsız Ölüm
    4) Ekim 2017 = Karun ve Anarşist
    5) Kasım 2017 = Merhume
    6) Aralık 2017 = Günden Kalanlar
    7) Ocak 2018 = Dersaadet'te Sabah Ezanları
    8) Şubat 2018 = Yalan
    9) 1 Mart 2018 = Dorian Gray'in Portresi
    10) 28 Mart 2018 = Körlük
    11) 1 Nisan 2018 = Açlık
    12) 26 Nisan 2018 = Puslu Kıtalar Atlası
    13) 5 Mayıs 2018 = Fareler ve İnsanlar
    14) 23 Mayıs 2018 = Kassandra Damgası
    15) 04 Haziran 2018 = Genç Werter'in Acıları
    16) 18 Haziran 2018 = Beşpeşe
    17) 22 Haziran 2018 = Toprak Ana
    18 ) 09 Temmuz 2018 = Fransız Teğmen'in Kadını
    19) 30 Temmuz 2018 = Selvi Boylum Al Yazmalım
    20) 15 Ağustos 2018 = Budala
    21) 19 Ağustos 2018 = Cemile
    22) 30 Ağustos 2018 = Fahrenheit 451
    23) 13 Eylül 2018 = Otomatik Portakal
    24) 17 Eylül 2018 = İlk Öğretmenim
    25) 30 Eylül 2018 = Demirciler Çarşısı Cinayeti Akçasazın Ağaları 1
    26) 07 Ekim 2018 = Kızıl Elma
    27) 10 Ekim 2018 = Peygamberin Son Beş Günü
    28) 18 Ekim 2018 = Unutkan Ayna
    29) 30 Ekim 2018 = Gölgeler ve Hayaller Şehrinde
    30) 07 Kasım 2018 = Sultan Murat
    31) 14 Kasım 2018 = Hakkari'de Bir Mevsim
    32) 23 Kasım 2018 = Gömülü Dev
    33) 30 Kasım 2018 = Dava
    34) 06 Aralık 2018 = Yüzyüze
    35) 14 Aralık 2018 = Nefesi Bir Tutku Olan Kadın Afife Jale
    36) 29 Aralık 2018 = Savaş ve Açlar
    37) 11 Ocak 2019 = Kuştimur Kahvehanesi
    38) 20 Ocak 2019 = Hanna ve Kızları
    39) 01 Şubat 2019 = İnsan Ne ile Yaşar
    40) 08 Şubat 2019 = Ana ( Pearl Puck )
    41) 20 Şubat 2019 = Bülbülü Öldürmek
    42) 12 Mart 2019 = Anayurt Oteli
    43) 29 Mart 2019 = Oblomov
    44) 14 Nisan 2019 = Çöplük ( Şebnem İşigüzel )
    45) 26 Nisan 2019 = Lacivert Taşı
    46) 13 Mayıs 2019 = Her Gece Bodrum
    47) 10 Haziran 2019 = Aşıklar Delidir ya da Yazı Tura
    48) 13 Haziran 2019 = Kırlangıç Mabedi
    49) 26 Haziran 2019 = Benim Adım Kırmızı
    50) 05 Temmuz 2019 = Bir Kedi Bir Adam Bir Ölüm
  • Önceden Türk Edebiyatı'ndan Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam kitabını okuma ve tartışma fırsatınız olmuş muydu? O zaman sizin için Yusuf Atılgan'ı onlarca kitap dostuyla beraber konuşabilmek için bir fırsat!

    04.08.2019 tarihinde 20. İstanbul 1000kitap buluşmamızı yapacağız, Yusuf Atılgan ve Türk Edebiyatı hakkında konuşacağız.

    Okunacak Kitaplar: Aylak Adam ve Canistan
    Tarih: 4 Ağustos 2019 Pazar
    Saat: 14:00
    Mekan: Moda Çay Bahçesi
    Adres: Caferağa, Park İçi Yolu, 34710 Kadıköy/İstanbul

    Toplantıya katılmak isteyen arkadaşlar katılım durumlarını bildirirse listeye ekleme yapalım.

    1- Oğuz Aktürk
    2- Osman Y.
    3- Muzaffer Akar
    4- Madame Adeline
    5- Turhan Yıldırım
    6- bikedibolkitap
    7- Arzu K.
    8- Serdal Şimşek
    9- Primadonna
    10- Nilüfer
    11- Esra Koç
    12- Yunus
    13- Fırat İnan SARIÇİÇEK
    14- Metin Özdemir
    15- •Büş
    16- Zafer Kaçar
    17- Ebru Ince
    18- Uğur De Molinari
    19- Furkan
    20- CEYLAN*
    21- Mehmet Cuma
    22- Hakan Özen
    23- Keyik Nurcanova
    24- Bülent
    25- Moiz Efendi
    26- https://1000kitap.com/Terzarima
    27- Ebru Ince