• Buhari’nin Sahih’inde Ebu Ubeyde’den veya başka birinden alındığına dair her hangi bir şekilde işaret edilmeden iktibas olunmuş öyle garip gramer meseleleri vardır ki, bunların mülahazası, kitaba sonradan izafe edilen şartların ne kadar muhayyel olduğunu göstermeğe kâfidir. Bu hususun şarihler içinde Buhari’yi en çok savunan İbni Hacer tarafından bile itiraf edilmesi, Buhari’nin, kendisine atfedilen şartları taşımaktan ziyade, kitabını tasnif ederken kendinden önceki bazı eserlerin üslûb ve muhtevasına tabi olduğunu gösterir.(1)
    .
    Buhari’nin Sahih’inde Ebu Ubeyde’nin izahlarının biraz değiştirilerek alınması yüzünden meydana gelen bazı filolojik yanlışlıklar vardır. Bunların bir kısmı oldukça mühimdir. Bunların hemen hemen biç biri şarihlerin dikkatinde kaçmamış ve şiddetli tenkidlere uğramıştır.(2)
    .
    Mesela, Buhari, İsra suresi ayet 31 ile ilgili olarak İbni Abbas'tan isnadları hazfederek bazı filolojik izahlarda bulunur. Müteakiben ‘ve kale ğayruhu’ telmihiyle Ebu Ubeyde’den ardı ardına birçok ibare nakleder. Lakin bu ibarelerin sonuna doğru, filolojik bir izahın biraz değiştirilmiş olduğunu ama bu ufak değiştirme ile mühim bir yanlışlığın meydana geldiğini görüyoruz. Şöyle ki, Ebu Ubeyde’nin ‘hati’tu ve ahtat’tu luğatâni … ilh’ şeklindeki ibaresi Buhari’de ‘hat’itu bi-ma’na ahta’tu’ haline gelmiştir. Halbuki Ebu Ubeyde mevzubahis fiilin sül’asî şeklinin kasten işlenen, rubâ'isinin ise gayr-i iradî işlenen hatalar için kullanıldığını tasrih suretiyle, ikisinin ayni manaya gelmediğini açıkça ifade etmiştir.(3)
    .
    Fuat Sezgin, ‘böyle bir yanlışlığın nasıl meydana geldiğini izah etmek güçtür’ dedikten sonra Buhari’yi bu hata konusunda aklamaya çalışan İbni Hacer’in de ilginç bir çelişkisini ortaya koyar. Zira Ebu Ubeyde bu iki fiili mana bakımından birbirinden ayırdığı ve kitabındaki ifadesi de vazıh olduğu halde, İbni Hacer, yanlışlığı ona hamleder. Oysa Macâz al-Qur'ân'ın bizzat İbni Hacer tarafından iktibas edilen ibaresinde bile böyle bir yanlışlık bulunmamaktadır.(4)
    .
    Buhari’nin bazı iktibasları da iktibas olunan ibarenin esas sahibinin maksad ve ifadesini değiştirecek mahiyettedir. Mesela Ebu Ubeyde’den alarak hem ‘Kitâbu bed’il-halk’ta hem de ‘Kitâbu’t-tefsir’de iktibas ettiği ‘valiceten’ (9/16) kullu şey’in edhaltehu fi şey’in’ ibaresi buna örnek gösterilebilir. Bu ibarenin Mecâz al-Kur'ân'daki aslı ‘valiceten’ (9/16) kullu şey’in edhaltehu fi şey’in leyse minhu’ şeklindedir. Yani aralarında mana bakımından oldukça mühim bir fark vardır. ‘Valica’ Ebu Ubeyde’nin kitabında ‘kendi cinsinden olmayan, diğer bir şeye ithal edilen her şey’ şeklinde tarif edilmişken Buhari’nin kitabında bu ifadedeki ‘kendi cinsinden olmayan’ kaydı hazfe uğramıştır. Lakin bu hazfın ibarenin manasını ciddi biçimde değiştirdiği açıktır.(5)
    .
    Buhari metnindeki filolojik izahlar arasında mana bakımından oldukça tehlikeli sayılabilecek bir başka yanlışlık da yine Ebu Ubeyde’den ve ‘kala ğahruhu’ telmihiyle naklettiği ibarelerde bulunur. Mesela Abese süresinin 6. ve 10. Ayetinde bulunan iki kelime ile ilgili Mecazu’l-Kur’an’da bulunan ‘tesadda: te’arrada lehu ve telehha:teğaffele anhu’ şeklindeki tefsir, Buhari tarafından bu ibaredeki te’arrada lehu ve telehhâ kelimeleri düşürülerek yani ikinci ayetin tefsiri birinci ayete mal edilerek -tesadda, teğaffele anhu şeklinde- iktibas edilmiştir. Yani sürede geçen tesadda fiilinin faili peygamber olduğuna göre bu iktibas ile –peygambere- isnad edilen fiil değiştirilmiştir. Ravilerden Ebu Zerr ve diğer birçok şarih buna itiraz etmişlerdir.(6)
    .
    Bütün bunlardan başka, Sahih’de, Buhari’ye kendisine sonradan izafe edilen şartlardan uzaklaştıracak kadar kuvvetli deliller bulmak kabildir…(7)
    ….
    ….
    Yukarıda gözden geçirdiğimiz misallerden vazıhen anlaşılıyor ki, Buhari, Peygamberin hadis ve sünnetlerini içine alan muhtasar bir kitap meydana getirmek şeklindeki gayesinin dışına çıkarak filolojik eserlerin cazibesine kapılmıştır. Hassaten Ebu Ubeyde ve sonra Ferrâ'nın fikirlerine Sahih’inde ehemmiyetli bir yer ayırmıştır. Ebu Ubeyde’nin naklinin hususiyetlerini hulâsa edecek olursak, Buhari bu iş için ya ‘kâle Ma’mer’ şeklinde tasrihi veya ‘kâle gâyruhu’, ‘yukâlu’ gibi müphem ifadeleri gelişi güzel bir şekilde seçer. Hiç bir telmihte bulunmadan aldıkları ise diğerlerinin toplamından fazladır.(8)
    *
    1)M.Fuad Sezgin, Buhari’nin kaynakları, Otto yayınları, Ankara, 2015, s.165-166
    2)Sezgin, age, s.172
    3)Sezgin, age, s.172
    4)Sezgin, age, s.172
    5)Sezgin, age, s.170
    6)Sezgin, age, s.175
    7)Sezgin, age, s.175
    8)Sezgin, age, s.177
  • Film önerisi isteyenlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum..

    1- Yağmur Adam (Otizm)
    2- Benim Adım Sam (Zeka geriliği olan bir baba ve kızı)
    3- Sol ayağım (Fiziksel engeli olan bir adam)
    4- Guguk Kuşu (Psikiyatri kliniğinde geçen olaylar)
    5- Aklım Karıştı (Psikiyatri kliniğinde geçen olaylar)
    6- Akıl Oyunları (Şizofreni)
    7- Wilber Ölmek istiyor (İntihar ve Depresyon)
    8- İçimdeki Deniz (Ötenazi isteyen bir adam)
    9- Kimlik (Çoklu kişilik bozukluğu)
    10- Şanslı
    11- Atlı Karınca
    12- Zenne
    13- Siyah Kuğu (Mükemmliyetçilik psikolojik gerilim)
    14- Gözlerimi de Al (Karı koca ilişkisi)
    15- Karanlıktakiler (Sosyofobi- cinsel taciz)
    16- Otomatik Portakal (Vicdan deneyi- vicdan var mıdır? var edilebilir mi?)
    17- Sineklerin tanrısı (İnsanların medeniyetten uzaklaştıklarında “id” lerinin nasıl devreye giridğini anlatıyor)
    18- Babam Büfe (Fakir bir aile yapısı)
    19- Benny’nin Videosu (Psikolojik gerilim – Aile ilişkileri)
    20- Funny Games (Psikolojik gerilim – Aile ilişkileri)
    21- Hayat güzeldir (Nazi Almanyası, baba oğul ilişkisi)
    22-İnsomnia (Polisiye , gerilim uyuyamayan bir polisin maceraları)
    23- Akıl defteri (Hafıza Kaybı)
    24- Tehlikeli ilişki (Freud- jung)
    25- Dövüş kulübü (Saldırganlık)
    26- Ceket (Psikolojik gerilim)
    27- Truman şov (Kurgu bir yaşamda insan psikolojisi)
    28- Makinist (Uykusuzluk problemi- insomnia)
    29- Gizli pencere (Paranoya)
    30- Nietzsche Ağladığında
    31- Sen ne dilersen (İki kız kardeşin ilişkisi
    32- Dönüş (Aile içi ilişkiler)
    33- Yirmi Üç (Takıntılı kişilik)
    34- Sil Baştan (İki farklı kişiliğin beraberliği- bilinçte yolculuk)
    35- Piyano öğretmeni (Aşırı tutucu bir kişilik ve beraberinde getirdiği cinsel sapkınlığı anlatan bir film)
    36- Takva
    37- Büyük balık (Baba- oğul ilişkisi)
    38-Abim evin tek çocuğu (Aile ilişkileri- özellikle kardeş ilişkisi üzerinde durulmuş)
    39- Beyza’nın kadınları (Çoklu kişilik bozukluğu)
    40- Max ve Mary (Asperger sendromu)
    41- Babam ve Oğlum
    42- Benim Adım Khan / Konusu: Rizwan Khan Otizm türü rahatsızlığı olan sperger sendromu hastasıdır..
    43-Beşir'le Vals
    44- İnception
    45- 3 İdiot
    46- Her Çocuk Özeldir
    47- 28 Gün (Bağımlılık ve Alkol)
    48-Yukarıya Bak (Animasyon)
    49- Sybil
    50- Oğul Odası
    51) Ekim Düşü
    52) Muhteşem Üçlü
    53) Gökten İnen Melek
    54) Son Armağan
    55) Kırmızı Köpek
    56) Tavuklar Firarda
    57) Neşeli Günler
    58) Yumurcak (Yabancı Film)
    59) Altına Hücum
    60) Düşler Ülkesi
    61- Gen
    62- Ölü Ozanlar Derneği
    63- The Game
    64- Black (Kör bir kız çocuğunun hayatı)
    65- Billy Elliot
    66- Forrest Gump
    67- Atlıkarınca
    68- Tavşan Deliği
    69- Herkes Mi Aldatır?
    70- Mozart ve Balina
    71- Good Will Hunting (Can Dostum)
    72- American Psycho
    73- Rüzgar gibi geçti
    74- İn Treatment (Dizi Film, her bölüm bir danışma seansıdır)
    75- Lie To Me (Beden Dilini Anlatmaktadır)
    76- Sherlock Holmes (Psikolojik analizler ve vaka çözümlemeleri)
    77- Umudunu Kaybetme
    78- Zindan Adası
    79- Zoraki Kral
    80- Öğretmenim Mori
    81- Özgürlük Yazarları (Varoş bir okulda bir idealist öğretmenin verdiği mücadele)
    82) The Mentalist (Dizi)
    83- Uçurtmayı Vurmasınlar
    84- Kelebek Etkisi
    85-Çıldırış
    86- Ghajini
    87- Kuzuların Sessizliği
    88- Kır Zincirlerini
    89- Aile Babası
    90- Başkalarının Hayatları
    91) K Pax (Uzaydan geldiğini söyleyen bir adamın ilginç anlatıları)
    92) Shine (Pırıltı) (Sıradışı kabiliyetli bir çocuğun müzikteki başarısı ve ailesini bir arada tutma çabası anlatılmaktadır)
    93) Tabutta Rövaşata (Evsiz barksız bir adamın (hüzünlü) hikâyesini konu edinir)
    94) Anayurt Oteli (Otel müdürünün birbirine benzeyen olaylar içinde, iç dünyasındaki fırtınaları dizginlemeye çalışmasını anlatır)
    95) Kader ve Masumiyet (Hayat kadınına saplantılı bir adam olan Bekir (Haluk Bilginer), hapisten yeni çıkmış amaçsız biri olan Yusuf (Güven Kıraç) ve annesinin hamileyken yediği dayaktan dolayı sağır ve dilsiz doğan Çilem (Melis Tuna) etrafında gelişen sıradan olayları ele alır)
    96) Six Feet Under (Dizi) (Geçimlerini başkalarının ölümlerinden kazanan bir ailenin hikâyesi)
    97) Fil (Elephant) (Okulda şiddeti konu alıyor
    98) Prestij (Önceleri birlikte çalışan iki sihirbazın daha sonra rekabete ve hatta düşmanlığa dönüşen öyküsü anlatılmaktadır
    99) Korkuyorum Anne (İnsan nedir ki? Film bunu merak ediyor)
    100) Mama-Anne-(2013): Anne babalarının öldürülmesinden sonra ormanda kaybolan iki kız kardeşin hikayesi. Kızlar yıllar sonra kurtarılır ancak yeni hayata adapte olabilecekler mi ?
    101) Life Of Pi -Pi'nin Hayatı- (2012): Okyanusun ortasında bir salda mahsur kalan Pi'nin hayatta kalma savaşı. Pi keskin zekası ile bu savaşı kazanacak mı acaba ? Dev kaplan ile birlikte yaşamayı öğrenip adaya varacak mı ?
    102) Lorenzo'nun Yağı(1992): 7 yaşına kadar diğer çocuklar gibi normal bir hayat yaşayan Lorenzo amansız bir hastalığın pençesinde bulur kendisi. Gerçek bir hikayeden alınan filmde lorenzonun ailesinin mücadele azmini göreceksiniz. Ailesi Lorenzoyu bu amansız hastalıktan kurtaracak ilacı bulabilecek mi ?
    103) Fil Adam-The Elephant Man (1980): Genetik şekil bozukluğu. John Merrick'in hayatının anlatıldığı filmde John Merrick' in görünüşünden dolayı gördüğü kötü muamele ve biz insanların yapabileceği kötülüğün sınırının olmadığını gözler önüne seren bir baş yapıt.
    104) Yazı- Tura (2004): Doğu Anadolu bölgesinde askerlik yapan iki gencin hayatları boyunca atlatamadıkları travmalarını ele alıyor film.
    105) Cennetin Rengi (1999): Dramatik bir İran filmi. Görme engelli Muhammed'in çevresini sadece dokunarak ve duyarak anlamaya çalıştığı masalsı hikayesi. Baba evlilik planlarını bozacağından korktuğu Muhammed'ten kurtulabilecek mi ?
    106) Cennetin Çocukları (1997): Yoksul bir ailenin çocukları olan Ali ve Zehra'nın aynı ayakkabıyı paylaşmasının öyküsü.
    107) Mozart ve Balina(2005): Otizmin bir türü olan Asperger sendromlu olan iki gencin aşk hikayesi. Donalt ve Isabella toplumun baskısını, asperger sendromunun getirdiklerini yenip ortak bir hayat kurabilecekler mi ?
    108) 21 Gram(2003): Bir kaza sonucu yolları kesişen 3 kişinin yaşadıklarını ele alan filmde ayrıca "şans" denen şeyin geçmiş, şimdi ve gelecek zamanda hayatları nasıl etkilediği ele alınmıştır.
    109) Şifre Merkür(1998): 9 yaşında otistik bir çocuğun Amerikan hükümeti güvenlik birimi tarafından yapılan hiç kimsenin çözemeyeceği bir şifre olan "merkür"ü kırması ve başından geçenler anlatılmaktadır.
    110) Maraton-Marathon(2004): otistik Cho-won' un yılmamak ve yorulmamak prensibi ile devam ettirdiği hayatını ele alıyor film.
    111) Kelebekler Hürdür- Butterflies Are Free(1972): Don, ailesinde, toplumdan uzak hayatını devam ettirmeye çalışan bir genç. Yaşadığı yerde hippi bir kız olan Jill ile tanışır aşık olurlar. Jill Don'a yaşama sevinci aşılayabilecek mi ?
    112) Kelebeğin Rüyası(2013): Veremli iki şairin 2. dünya savaşı döneminde halka şiiri sevdirme çabası ve kendi geleceklerini kurabilme adına gösterdikleri çabayı ele alıyor film.
    113) Ben X(2007): Ben otistik bir gençtir. Çevresiyle uyum sorunları yaşamaktadır. Ben, internet ortamında oynanan bir oyunda gerçek hayatında olduğunun tam tersi bir hayat kuracaktır kendisine.
    114) Koro(2005): Müzik öğretmeni Clement yatılı bir okula müdür olarak atanır. Kendisinden bu yatılı okuldaki çocukları rehabilite etmesi beklenilir ancak çocukların umursamazlıkları ve baskıcı eğitim sistemi başlarda onu hayal kırıklığına uğratır ancak Clement müziğin gücünü kullanacaktır.
    115) Ron Clark'ın Hikâyesi-The Ron Clark Story(2006): Gerçek bir hikayeden alınan filmde öğretmen Ron Clark'ın öğrencilerinin hayatını nasıl etkilediğini izleyiciye sunan biyografi filmi.
    116) İnception-Başlangıç(2010) : Rüya içinde rüya. Bilim kurgu ve aksiyon dolu bir film. Filmin başrol oyuncusu Leonardo Dicaprio için zihnin bilinçaltı derinliklerinde saklı değerli bilgileri çalmak için rüya görme anı kadar daha değerli bir an olamaz.
    117) Erkek Severse (1994): Alkolizmin pençesinde bir aile ve bu ailenin bu büyük soruna rağmen sevgi ve aşk ile birbirlerine destek olma çabaları
    118) Saklambaç(2005): Annesi intihar ettikten sonra Emily depresyona girer psikiyatrist olan babası kızına yardımcı olmaya çalışır ancak kendisi de çeşitli sorunlar yaşamaktadır. Yeni taşındıkları evde Emily hayali bir arkadaş edinmiştir.
    119) Benden Bu Kadar(1997): Udall "obsesif kompülsif" başarılı bir yazardır.
    120) Kevin Hakkında Konuşmalıyız(2011): Çocuk gelişimi ve anne çocuk ilişkisini ele alan filmde anne Eva kariyerini ve planlarını bir kenara bırakarak çocuğu Kevini dünyaya getirir. Ancak Kevin toplumsal normlardan uzak kurallara aykırı bir hayat yaşar, çete gruplarına katılır. Anne Eva çocuğunun davranışlarından dolayı derin bir sorumluluk duymakta ve nerde hata yaptığını sorgular.
    121) Tehlikeli Oyun-Die welle (2008): 1967 yılında Kaliforniya'da geçen gerçek bir olayı perdeye aktaran filmde insanları robotlaştıran ideolojilerin insanlar ve toplum üzerindeki etkisi ele alınıyor. The Wave grubu ilk başlarda dayanışma, saf bir birliktelik olarak ortaya çıkmışsa da durum kontrolden çıkmaya başlar ve farklı boyutlara ulaşır
    Toplum psikolojisi nasıl harekete geçirilir nasıl bir tehlikeli bir hal alır, bunu anlatıyor. Olay bir lisede geçiyor. Basit bir proje ödevi olarak başlayan hareket, çok tehlikeli bir hale dönüşüyor.
    122) Experiment (Deney): Bir bilim adamı grubunun, hapishane ortamına deney yapmak amacıyla girmesini ve sonrasında işlerin çığırından çıkmasını konu almaktadır.
    123) Billy Elliot(2000): Billy 11 yaşında bir çocuktur ancak yaşına fazlasıyla olgundur. Yeri geldiğinde babası ve abisi ile birlikte grevlere katılmaktadır. Ancak Billy bir gün bale yapmak istediğini söylediğinde ailesi nasıl bir tepki verecektir ?
    124) 12 Kızgın Adam-12 angry man (1957): Grup psikolojisinin, yabancı düşmanlığının kararları vermede ne kadar etkili olduğunu ortaya koyan bir film. Filmde babasını öldürmekle suçlanan latin amerikalı genci suçlu bulan 11 jüri üyesi ve genci suçsuz bulan 1 jüri üyesinin arasında geçen muhteşem diyologlar.
    125) İçinde Yaşadığım Deri(2011): Tarantula adlı romandan çevrilen filmde Ünlü bir plastik cerrahın kaza sonucu yanan eşine deri yaratmak için 12 yıl boyunca uğraşması, eşinin intiharı ve bu intihar sonucu psikolojik travma yaşayan küçük kızını konu alır ancak olanlar sadece bunlarla sınırlı kalmayacaktır. Plastik cerrahın kızı tecavüze uğrar ve baba intikam için tecavüzcü üzerinde deri deneyleri yapar.
    126) Amedeus (1984):8 dalda Oscar ve birçok ödül kazanan filmde ünlü besteciler Amadeus Mozart ile Antonio Salieri' nin başından geçenlere tanık olacaksınız.
    127) Beethoven'i Anlamak -Copying Beethoven (2006): Beethoven' ı daha iyi, daha yakından tanımak isteyenler için güzel bir film. Sağırlığı giderek artmakta olan Beethoven son bestesini bitirmeyi hedeflediği sürede bitirip başarısına başarı katabilecek mi ?
    128) Küçük Gün Işığım(2007): Hoover ailesinin küçük bireyi yarışmaya katılmak için ailesini ikna eder ve calofirniya' ya doğru eğlenceli bir yolculuk başlar.
    129) Bir Zamanlar Anadolu'da(2010): Bir Nuri Bilge CEYLAN filmi. Filmde cinayet soruşturmasında doktor ve savcının 12 saatlik gerilimli hikayesi.
    130) Baran -Yağmur(2001): Majid Majidi yapımı bir iran filmi. Büyük bir kinin derin bir aşka dönüşmesinin hikayesi.
    131) Kulübe-Enter Nowhere(2011): Gizem dolu izlenilesi bir film. Film ormanda kaybolan 3 gencin bir kulübede buluşması ve bir türlü kurtulamamalarını ele alıyor. Bu gençler farklı zamandan ve mekandan mı gelmişler ?
    132) Kız kardeşimin Hikâyesi(2009): Kate adından çocukları olan çift kısa bir süre sonra çocuklarının lösemi olduğunu ve ilik nakli yapılmazsa bir kaç yıldan fazla yaşayamayacağı bilgisi ile hayatları altüst olur. Çift bir çare olarak Anna adında bir bebek daha yaparlar ve 11 yaşında kate'e böbrek nakli yapılması gerekmektedir. Ancak anna kendisinin bu amaçla kullanılmasına karşı ailesine dava açar.
    133) Dorothy Mills(2008): Ailesini trafik kazasında kaybeden bir psikiyatrist ve daha sonrasında yolları kesişen aynı kazadan kurtulan bir kız çocuğu ile yaşadığı garip olaylar.
    134) Uyanış -Awakenings- (1990) (Dr. Sayer, uzun süre bilincini kaybetmiş hareketsiz bir nevi koma durumunda olan hastalarını iyileştirmek amacıyla çabalamaktadır. L-Dopa adlı ilacı deneyecektir ancak pahalı olduğu için sadece bir kişi üzerinde deneyecektir. Ancak ilacın yan etkileri de kaçınılmazdır.
    135) Behzat Ç. -Seni Kalbime Gömdüm-
    136) Aynı Yıldızın Altında (2014) – 3 yıldır troid kanseri ile boğulan 16 yaşındaki bir genç kız ve kanserli hastalar için oluşturulan terapi grubunda yaşadıkları.
    137) Lorenzo’nun Yağı(1992) –7 yaşına kadar diğer çocuklar gibi normal bir hayat yaşayan Lorenzo amansız bir hastalığın pençesinde bulur kendisi. Gerçek bir hikayeden alınan filmde lorenzonun ailesinin mücadele azmini göreceksiniz. Ailesi Lorenzoyu bu amansız hastalıktan kurtaracak ilacı bulabilecek mi ?
    138) Sevgili Öğretmenim (1967) – Asıl mesleği mühendislik olan Thackeray iş bulamadığından öğretmenlik yapar. Ancak idealist öğretmenimizi okulun haylaz öğrencileri rahat bırakmayacaktır. Thackeray pes edecek midir ?
    139) Tedavi – The Great Hypnotist(2014) – Xu, alanında uzman bir o kadar da ukala çinli, bir psikiyatristir. Hayalet gördüğünü iddia eden hastasına inanmamakta ve hastasını hipnoz terapisine alacaktır.
    140) Musaranas (2014) – 1950 İspanyasında geçen psikolojik gerilim filminde Montse agorafobisi (açık alan korkusu) bir bireydir. Hayatı bir apartman dairesinde geçmektedir. Montse hayatının kalanını bu apartman dairesinde mi geçirecek yoksa başına çok daha farklı olaylar mı gelecek ?
    141) Edit ve Ben (2009)– Psikoloji bölümü okuyan genç zekasını arttırmak amacıyla kendisine çip taktırır ancak içinde yapay bir benlik olması nedeniyle birçok tuhaf olay yaşayacaktır. Bir yandan da otistik olan matematik dehasının gizli araştırmanın formülünü çözmesi Edit ile yakınlaşmasını sağlar.
    142) İnfaz-Calvary (2014)– Psikolojik ögelerin yer aldığı bir kara komedi filmi. Günah çıkartmak için Rahibi ziyaret eden bir adam rahibe onu öldüreceğini söyler ancak rahip adamın yüzünü görememiştir. Rahip bir yandan ölüm hazırlıkları yaparken bir yandan da bu adamın kim olduğunu bulmaya çalışır.
    143) Koku -
    144) Yalanın İcadı –
    145) 12 yıllık esaret
    146) Şeytan Üçgeni -Triangle (2009) – Arabasıyla giderken çaptığı bir martı nedeniyle trafik kazası geçiren Jess, bu kazanın hayatının değiştireceğini sonradan öğrenecektir.
    147) İhtiyarlara Yer Yok (2007)- Birçok ödül alan filmde uyuşturucu çetelerinin kanlı bir pazarlığına denk gelen Moss'un hikayesine yer verilmektedir. Moss parayı alıp gidecektir ancak akşam yaralı birisine yardım amacıyla tekrar dönecektir. Ancak başına neler geleceğinin farkında değildir
    148) Yüksek Tansiyon (2003)– Psikopat bir katilin evdekileri teker teker öldürmesini ele alan gerilim dolu bir film.
    149) İhtiyar Delikanlı -Old Boy (2003)– Muhteşem bir psikolojik film. 15 yıl boyunca tek başına bir odada esir tutulan bir adam ve yaşadıklarının hikayesi. Aklını yitirmemesi için Oh Dae-Su' ya şizofreni ilaçları verilmektedir. Oh Dae-Su bu esaretten kaçıp kurtulabilecek mi ?
    150) Yalın Ayak -Barefoot(2014) – Annesini kaybetmiş, psikiyatrik bir hasta olan Daisy, zengin bir ailenin çocuğu olan Joy ile tanışır. Romantik komedi tadında saflık ve masumiyet dolu bir film.
    151) Kayıp Otoban -Lost Highway (1997) – Fred, eşinin geçmişinden habersiz onunla evlenir ancak işler yolunda gitmeyecektir. Fred' in kişilik bölünmesi yaşaması, cinayet, bir korku hikayesi ..
    152) Enter Nowhere -Kulübe (2011) – Gizem dolu izlenilesi bir film. Film ormanda kaybolan 3 gencin bir kulübede buluşması ve bir türlü kurtulamamalarını ele alıyor. Bu gençler farklı zamandan ve mekandan mı gelmişler ?
    153) Onur Savaşı (2012)– Küçük bir kız tarafından cinsel istismar ile suçlanan ve sonrasında da toplumsal histeriye maruz kalan bir adamın dramatik hikayesi. Film birçok ödül almıştır.
    154) Etki Altında Bir Kadın (1974) – Bir ev kadınının eşi ve çocuklarıyla kendini var etme çabası. Mabel'in manik davranışları, çok fazla gülmesi gibi bir çok psikolojik rahatsızlığı ile eşi baş edebilecek mi ? Toplumsal eleştiri ögelerini de barındıran film ağır gelebilir ancak izlenilmesi tavsiye edilir.
    155) Trainspotting (1996)-(Psikolojik, Macera, Uyuşturucu kullanımı)
    156) Öldüren Sis -The Mist (2007) – Tutucu insanların bulunduğu bir kasaba ve bu kasabada bulunan hür düşünceli gençler..
    157) İntihar Odası (2011) – ( Farklı bir birey olan Dominik depresyonun eşiğine gelmiştir. Ailesinden ilgi görmeyen ve sürekli dışlanan Dominin kendini internet oyununa verir. İşte bundan sonra olanlar olur.
    158) Davetsiz -The Uninvited (2009) – Annesinin ölmesi üzerine travma yaşayan ve bir süre psikiyatri kliniğinde yatan genç bir kızın hikayesi. Babasının bir hemşire ile evlenmesi genç kızın depresyon yaşamasına neden olacaktır.
    159) Bir Rüya İçin Ağıt (2000)– Uyuşturucu bağımlılığı olan bir genç ve televizyon bağımlılığı olan annesi arasında giderek yükselen bir uçurum ve iletişimsizlik.
    160) Şampiyon -The Wrestler (2008) – Ünlü bir güreşçinin kalp krizi sonrası şov dünyasına veda etmesi ve tezgahtar olarak işe başlaması. Ailevi bağları bozulmuş bir adamın hikayesi.
    161) Bipolar (2014) - Harry çekingen bir adam ve aynı zamanda bipolar bozukluğu olan bir hastadır. Yeni bir tedaviyi denemek üzere bir kliniğe yatar ve tüm günü kamera ile izlenilecektir. Harry düzelme gösterebilecek mi ?
    162) Kukla - The Beaver (2011) – Sıkıntılarla dolu günler sonrası hayatını ve ailesini yeniden keşfe çıkan bri adamın hem esprili hem de duygu yüklü hikayesi.
    163) Phobe Harikalar Diyarında (2008) – Geniş bir hayal gücüne sahip olan bir çocuk ve kendini Alice Harikalar Dünyasında piyesi için olan rolüne fazlasıyla kaptırması nedeniyle kendini birden bu dünyanın içinde buluverir.
    164) Sineklerin Tanrısı (1963) - Bütün yetişkin insanların öldüğü bir uçak kazasında hayatta kalan küçük bir grup küçük çocuk ve hayatta kalma savaşları.
    165) Aklım Karıştı (1999) Bir gencin 18 ay boyunca akıl hastanesinde kalışı ve yaşadıkları
    166) Ara (2008) - Tek bir apartman dairesinde geçen filmde 4 kişinin birbirini seven ve aldatan, kıran ama bırakmayan hikayelerini ele alınmaktadır.
    167) Aç Gözünü (1997) – Psikolojik gerilim filmi. Çok güvendiği güzel yüzünü kaybedince Cesar'ın hayatı çok farklı bir yöne doğru gidecektir.
    168) Beyaz Köpek (1982) (Klasik Koşullanma) Eski sahipleri tarafından sadece siyahları saldırması ve öldürmesi yönünde eğitilmiş bir köpek. Yeni sahibi bu köpeğin koşullamasını söndürebilecek mi ?
    169) Büyük Yalnızlık –
    170) Cennet –
    171) Gölgesizler –
    172) Güneş Yanığı –
    173) Küçük Kıyamet
    174) Solaris –
    175) Gerçeğe Çağrı –
    176) Küp –
    177) Ölüm Kitabı (Misery)
    178)Esaretin bedeli
    179)godfather 1-2
    180)kaplumbağlarda uçar
    181)bajrangi bhaijaan
    182)rab ne de bana di jodi
    183) Ekşi Elmalar
    184)Azap yolu
    185) Öteki
    186) Kadın kokusu
    187) La la land
    188)Benim komşum bir melek
    189)Bay hiçkimse
    190) Yaralı yüz
    191) Paramparça köpekler ve aşklar
    192) Ateş böceklerinin mezarı
    193) Cesur yürek
    194) Gladyatör
    195) Özgürlük yolu
    196) The İntouchables ( Can dostum )
    197) Aynı Yıldızın Altında
    198) Leon ( Sevginin gücü )
    199) Lucy
    200) Karanlıkta dans
    201) Remember ( Hatırla)
    202) Zorba
    203) Peekay
    204) Ekmek ve çiçek
    205) Sarhoş atlar zamanı
    206) Kirazın tadı
    207) Kış uykusu
    208) Üç maymun
    209) Şimdi yada asla
    210) Piyanist
    211) Yeşil yol
    212) Prestij
    213) Çingeneler zamanı
    214) August Rush
    215) Amelie
    216) Otomatik Portakal
    217) Ucuz Roman
    218) Rezervuar köpekleri
    219) Zincirsiz
    220) Kanlı elmas
    221) Adalet
    222) Schindler'in listesi
    223) Er Ryan'ı kurtarmak
    224) V for vandetta
    225) Köprüdeki kız
    226) The revenant ( Diriliş)
    227) Gone girl ( Kayıp kız )
    228) Titanic
    229) Nostalghia
    230) Libertarias
    231) Özgürlüğe giden uzun yol

    Film listesi Facebook/Yeraltı Edebiyatı Sayfası Admin’inin kişisel tercihleri ve sayfa üyelerinin desteği ile oluşturulmuş, yaklaşık bir yıldır faydalanmakta olduğum listedir. Ben sadece aracıyım, sitede böyle bir ihtiyaç gördüğüm için paylaştım. Teşekkürler oluşturulmasında emeği geçenleridir.
  • Ve sen (175 öğrenciyi Harp okulundan atan okul komutanı) terfi hastalığının sonucu yukarı bakmaktan aşağıda ne olduğunun farkında olmadın.
  • ...Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)
    2/175
  • Bir arkadaş gözü bir sevgilinin gözüne benzemiyor, çok kere yüzdeki maskeyi delmeye, yürekteki güzelliği görmeye muvaffak oluyor. (syf 175)
  • Dünya A.Ş….
    Dünyanın nasıl bir şirket haline geldiğinin tarihsel ve ekonomik verilerle anlatılmaya çalışılması bu kitabın özü. Üretimin makinelere ve dış kaynaklara yapılandırılması sonucunda, kendi kendine yeten, kendi iç dinamikleri olan Dünya’ mızı nasıl Dünya A.Ş ye evirdiğimiz, Dünya A.Ş nin ortaya çıkışından fayda sağlayan elitlerin, işlerin kamu sektörüne kaymasını engellemek için birikmiş servetlerini ve siyasi nüfuslarını nasıl etkin bir şekilde kullandıklarının, ekonominin nasıl bir güce dönüştüğünün ve bu ekonomik gücün GELECEĞİMİZİ nasıl şekillendirdiğinin özeti.
    İnsanlığın gelişimi hep iletişim, özellikle yazımsal iletişim yoluyla olmuş bunu bir kez daha anlıyoruz bu kitap sayesinde. Al Gore’ da kitabın ilk bölümlerinde bu gerçeğe dayanan somut örnekler vermiş. Yazı ile başladı her şey diyor. Matbaanın bulunması en önemli gelişmeydi. Fikirleri yaymak ve çok kişiye ulaştırmakla başladı düşünsel gelişim. Matbaanın bulunmasından neredeyse 300 yıl sonra 1776 yılında Thomass Paine Amerikan Bağımsızlık savaşının fitilini ateşleyen ‘’Common Sense (Sağduyu)’’ yi yayınlarken diğer tarafta aynı yıl içinde Adam Smith (Kapitalizmin babası) kişiler piyasalarla ilgili ücretsiz bilgi erişimine sahip olurlarsa, özgür bir biçimde satın almayı ve satmayı tercih edecekler ve bir ‘’görünmez el’’ onlara her alanda yardımcı olacaktır diyordu.
    Bu becerikli görünmez el, kaynakları tahsis edecek, arz ve talebi dengeleyecek, ekonomik verimliliği arttıracak fiyatları en iyi seviye de tutacaktı. Bu ‘’görünmez el’’ sayesinde yukarıda ki öngörüleri gerçekleşti mi Adam Smith’ in tartışılır ama yeni bir toplumun şekillenmeye başladığı su götürmez bir gerçek. Kendi ellerimizle bir ’’Tüketim Toplumu’’ canavarı yarattık ve bu ‘’Tüketim Toplumu’’ şimdi yarattığı bu canavara teslim olmuş durumda.
    Tüketim toplumu olmak teslimiyeti kabul etmek demek, sadece yiyeceklerimizi, giyeceklerimizi değil bilgiyi de tüketiveriyoruz. Belki de o nedenledir hep bir telaş içinde olmamız, hep bir yerlere yetişme çabamız. Sakinleşemiyoruz. Öğrendiklerimizi sindiremeden yeni bir bilgi bombardımanı ile karşı karşıya kalıyoruz. Geleneksel uygulamalarla teknolojik gelişmelerin arasında sıkışıp kalmış bir zaman dilimindeyiz. Al Gore un belirttiği gibi Avcılık ve toplayıcılık dönemi 200.000 yıl, Tarım devrimi 8.000 yıl ve Sanayi devrimi sadece 150 yılımızı aldı ve neler göreceğimizin ve daha ne kadar hızlanacağımızın garantisi yok.
    Öyle ki adil gelir dağılımında ki eşitsizliğe, ücret politikalarına, çalışma koşullarına karşı çıkacak bir devrimci işçi hareketi de yok artık. Çünkü işçilerin yerini makinalar almaya başladıkça ses çıkaracak işçi sayısında mutlak bir azalma söz konusu oldu. Ludd’ u değil de ‘’Ludd Yanılgısı’’ nı savunan kişilerin sayısı hiç az değil.
    Dövüşerek öleceğiz yada özgür yaşayacağız
    Kral Ludd sayesinde tüm kralları devireceğiz … diyen Lord Byron’ un bu sözlerinin arkasında halen duran birilerinin var olduğunu savunabilir miyiz bu tüketim toplumu ile?
    Matbaadan sonra fikirlerin yayılmasını hızlandıran ikinci gelişme de İnternet Al Gore’ a göre… İnternetin hayatımıza girmesi ile birlikte fikirlerin yayılması daha kolaylaştı ama sakıncaları ile birlikte. Evet her fikre ulaşabiliyoruz artık ama her fikir de bize ulaşabiliyor. George Orwell e göndermeler yaparak anlatıyor bu durumu yazar. İnternetin halkın değil daha çok hükümetlerin işini kolaylaştırdığı fikrini ileri sürüyor. Üretimde insanın yerini makinalar alınca Dünya nasıl şirket haline dönüştüyse, internetin gücü de bilgi ve düşünceyi ışık hızında milyarlarca insana aktaran bir sinir sistemi ağına dönüştü.
    Bizler istesek te istemesek te, desteklesek te desteklemesek te tarihe tanıklık ediyoruz. Dijital ağlar sayesinde dünyanın ilk ‘’Küresel Uygarlığının’’ doğuşuna şahit olmaktayız. İçinde yaşadığımız dönemde bu küresel uygarlık kendi içinde bir savaş vermekte. İnternetin gelişmesi ile ortaya çıkan küresel uygarlığın galibi kim olacak. Bu savaş iyi ile kötünün savaşına dönüştü ve geleceğimiz bu savaşı kimin kazanacağına bağlı.
    İşte bu iyi ve kötünün savaşı sürüp giderken dünyamız nasıl değişiyor. Doğal kaynaklarımız nasıl tüketiliyor, nasıl kirletiliyor, su savaşları dünyanın sonunu mu getirecek? Toprak savaşı tank ve tüfekle yapılan mıdır yoksa zengin ülkelerin, fakir ülkelerde ki verimli toprakları satın alması mıdır? Daha fazla protein tüketebilmek için okyanuslarda kurduğumuz balık çiftlikleri nelere mal olacak? Sıcaklıkların arttığı her bir derece tarım ürünlerinin verimliliğini nasıl etkiliyor? Tüm bunları bilimsel gerçekliklere dayandırarak fizik, kimya, biyoloji ve istatistik yardımı ile ama anlaşılır bir dille anlatmış Al Gore.
    Meşhur tanıma göre Ekonomi; ‘’Sınırsız insan ihtiyaçlarının kıt kaynaklar ile dengelenmesi bilimidir’’ Kıt kaynaklar toprak, emek, sermaye ve girişimci dörtlüsünden oluşmakta. Adam Smith’ in şu maharetli görünmez eli sayesinde sermaye ve girişimci kendi elleri ile önce toprak ve emeği yok etti. Daha sonra doğal kaynaklar ve emeğin yerine ikame edeceği yeni keşifler peşine düştü. Şimdi de bu keşifler sonucunda dünyanın başına sardığı küresel ısınma, çevre kirliliği, ortaya çıkan genetiği değiştirilmiş ürünler vs. ile mücadele etmek için milyarlarca dolar harcadığı yeni bir sektör yaratıyor.
    Teknoloji: Sınırsız yenilik ve bu yeniliklere ulaşmak için dönen milyarlarca dolar. Özellikle sağlık sektöründe; daha sağlıklı olup, daha uzun yaşamak, için belki de ölümsüzlüğe ulaşmak için yapılan çalışmalar, engelli insan sayısını azaltmak özellikle kalıtımsal hastalıkların bir sonra ki nesle aktarımını engellemek için harcanan milyarlarca dolar, genetiği değiştirilmiş gıdalar, genetiği değiştirilmiş hayvanlar ve genetiği değiştirilmiş insanlar kitapta anlatılan konuların başında geliyor.
    Tarım zararlılarından kurtulmak için kullandığımız kimyasallar haşerelerden ya da bitki hastalıklarından bizleri kurtarmıyor. Aksine mutasyona uğrayıp daha güçlü saldırıyorlar. Arıları öldürüyoruz, nesilleri tüketiyoruz ve bunu ekonomi biliminde homo economicus dediğimiz rasyonel olduğunu varsaydığımız biz insanlar yapıyoruz.
    Nüfus artışı, insanın doğasında var olan kısa vadeli düşünme kapasitesi ve teknolojik gelişmelerin önlenememesi ekolojik sistemin bozulmasına neden oluyor. Bu kitap insanın insana ve insanın doğaya ‘’teknolojik gelişme’’ savsatasıyla neler yaptığının kanıtı.
    Artık teknolojik gelişmeler dünyayı kurtarmıyor, kurtardığını sandığımız yerden başka sorunların çıkmasına sebep oluyor. Kısa vadeli ve ekonomi odaklı çözümler, soluduğumuz havayı tüketiyor. Karbon salınımı arttıkça, küresel ısınma sorunu büyüyecek bu da A.Ş haline getirdiğimiz Dünyamızın sonu olacak. Bu ekonomi anlayışı ile, bu teknolojik gelişme ile varacağımız yer belli maalesef. O nedenle yeni şeyler söylememiz gerekmekte…
    Geleceğimizi nasıl kurtarabiliriz sorusuna cevap arayıp, çeşitli öneriler sunuyor kitapta yazar. Örneğin nüfus artış hızının yavaşlatılması, küresel ısınmaya sebep olacak enerjileri kullanan firmalara sübvansiyonlardan vazgeçilmesi gibi demografik ve ekonomik bir sürü önerilerde bulunuyor. Ama asıl sorun insanoğlunun algısının değişememesi galiba. Çünkü ABD halkının %37 si halen küresel ısınmaya inanmamakta.
    Peki küresel ısınma konusunda bir çok kitap yazan, seminerler düzenleyen Al Gore kimdir peki? Al Gore Bill Clinton döneminde ABD’ de başkan yardımcılığı yapmış ve 2000 yılında George W. Bush ile girdiği başkanlık yarışından mağlup ayrılmış bir politikacı. Bu seçimden sonra küresel ısınma ile mücadeleye girişmiş ve bu mücadelesi sonunda ilk kez Nobel Barış Ödülünün ‘’insan hakları, silahlanma, ezilen halklar, fakirlik’’ gibi geleneksel anlayıştan farklı bir konuda ‘’Küresel ısınma’’ ile ilgili bir konuda verilmesine sebep olmuştur.
    ‘’The Inconvenient Truth’’ ‘’Uygunsuz Gerçek’’ adlı küresel ısınmayı konu alan belgesel ile de Oscar ödülü sahibi de olmuştur. Ancak bu belgesele bir çok tepkiler de olmuş. İngiltere’ de bir okul müdürünün belgesele açtığı davayı karara bağlayan Yüksek Mahkeme Yargıcı Burton ‘’Bilimsel verilerin yetenekli bir politikacı ve iletişimcinin ellerinde siyasi bir programı desteklemek için kullanıldığını belirtti ve dokuz ayrı bilimsel verinin hatalı aktarıldığını belirtti. Son yıllarda organik beslenmeye yönelik hummalı faaliyetleri görünce Al Gore gerçekten yaptığı araştırmalarla abartmadan gerçekleri bizimle mi paylaşıyor yoksa İngiliz yargıç Burton’ un dediği gibi siyasi bir programı destekleme derdinde mi olduğunu zaman gösterecek.
    Kitap 606 sayfa gibi gözükse de bunun 175 sayfası kaynakçadan oluşuyor. Bu da oldukça yoğun bir araştırma sonucunda yazıldığını gösteriyor. Zaten iki yıllık bir süreçte tamamlanabilmiş. Ehh doğal olarak ta çevre bilinci, küresel ısınma gibi konular üzerine yazıldığı için dünya ormanlarının yönetiminin geliştirilmesi için kurulmuş bağımsız bir organizasyon olan ‘’Orman Yönetim Konseyi’’ (FSC) tarafından onaylı çevreye zararlı olmayan kağıttan üretilmiş ve dış yüzeyi, doğaya zararlı olduğu için selefonla kaplanmamıştır.
    Kitap bilimsel verilerle dolu olmasına rağmen gayet anlaşılır bir dille yazılmış. Okuması oldukça keyifli. Ancak çeviriden kaynaklı olduğunu düşündüğüm ( ya da aslı böyledir emin değilim) düşük cümleler çok sık olmasa da karşımıza çıkıyor.
    Kitabı yazan ABD vatandaşı ve politikacı olunca da doğru tespitlerde bulunup, bilimsel gerçekliklerle yazmış olsa bile maalesef taraf olmaktan kurtulamıyor ve ‘’ güçlü bir ABD liderliğinin yokluğunda uluslar topluluğu uluslararası koordinasyon ve küresel sorunların çözümü için işbirliğine dayalı bir çözüm üretmek için bir araya gelemiyor.’’ diyor. İlle de ABD yani  Kapitalizm reform geçirmeli, kapitalizm yeniden yaratılmalı ve doğru çabalarla sürdürülebilir hale gelmelidir fikrini ileri sürüyor. Yeni bir sistem ve bu sistemin adı Al Gore için ‘’Sürdürülebilir Kapitalizm’’….
    Sonuç olarak hangi siyasi amaçla yazılmış olursa olsun küresel ısınmanın bizleri felakete götürüyor olması gerçeği değişmiyor. Bu durumdan kurtulmak için bireysel olarak yapabileceklerimiz halen mevcut.
    Al Gore’ un TED konuşması. https://www.ted.com/...language=tr#t-946426
    Bazen gerçekleri kimin söylediğinden çok gerçeğin ne olduğudur önemli olan. Seyredip üzerinde düşünülesi bir video. Küresel ısınma’ dan kurtulabilecek miyiz yoksa yine ekonominin dişlililerine sıkışıp kalacakmıyız. Aristoteles’ in dediği gibi ‘’Bir şeyin sonu onun doğasını tanımlar’’ Umarım sonu gelmeden insanoğlu kendi doğasını anlar.
    Ve 6 milyar 86 milyon 176 bin 360 kilometre uzaktan çekilmiş dünyanın fotoğrafı. Carl Sagan’ ın deyişiyle ‘’Soluk Mavi Nokta’’ aslında hiçliğimizin bir kanıtı. Bu videoyu kibrimizin ve hırslarımızın önüne geçemediğimizde tekrar tekrar izlemeli ve biraz mola vermeliyiz. Dünya bizim evimiz ve biz evimizi teknoloji çılgınlığı ile talan ediyoruz.
    https://www.youtube.com/watch?v=QMg19hbVQzY
    Akıl tutulması yaşadığımız bir süreçten geçiyoruz. Aklımız tutuldukça bakış açılarımız daralıyor, dünyamızı ve kendimizi çöp haline getiriyoruz. Oysa bu kadar zor olmamalı değişim.
    Son sözü Konfüçyüs’ e bırakalım ; "Bazen bir şeyi gerektiğinde bırakabilmek, zor bir iştir. Onu bırakabilmek de bir beceridir. Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız. Eğer yanlış bir şey yapıyorsanız, o zaman buna son vermelisiniz. Eğer kendinize ve başkalarına karşı dürüst davranmıyorsanız, bu hilekarlığı hemen durdurmalısınız. İşte, ancak o zaman hedefinize ulaşabilirsiniz… Umarım hepimizin hedefi aynı olur bir gün. A.Ş halinden kurtulmuş, kendi doğal dengesiyle özgürce dönüp duran bir dünya….
  • Nefsin meydanı geniş oldukça, ruha kasâvet basar. Nefsin meydanı dar olunca, ruha korku düşer. O Allahû Teâlâ'dan korktukça , diğer mahlûkatta ondan korkarlar. Hâsılı, nefsin meydanı geniş oldukça gönül kararır ve korkusu gider. Hakk'tan korku kalmayınca bu defa ona her şeyden korku olur.
    Hakk Teâlâ buyurur:
    "Siz onlardan korkmayın. Eğer, iman edenlerden iseniz benden korkun.."
    Âl-i İmran sûresi-175. âyet
    Eşrefoğlu Rumi
    Sayfa 478 - Salâh Bilici Kitabevi